Diriliş

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Mustafa Demir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·399 syf.··
2021 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2021 14:56
Halalarının evinde çalışan maslova adlı kızı iğfal ettikten sonra aynı kızın suçsuz yere kürek mahkûmu olduğu davada jüri üyesi olan Prens Dimitri, hatalarını anlayıp düzeltmeye hatta Maslova'yla evlenmeye karar verir. Bunun için her şeyi yapmaya hazırdır ama hayat hep beklediğimiz şeyleri çıkarmaz karşımıza. Tolstoy bu kitapta kadınlara sadece cinsel obje olarak bakan gereksizleri o kafar güzel eleştiriyor ki, kitapta en çok hoşuma giden şey bu oldu galiba... Okunması gereken kitaplardan biri, tavsiye ederim.
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
Puan vermedi·399 syf.··
2021 3. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 22:08
Dünya klasikleri içinde Rus edebiyatının benim için ayrı bir yeri ve önemi var. Dostoyevski, Gogol, Puşkin, Turganyev gibi yazarların eserlerini -bazılarını birden fazla kez - büyük bir keyifle
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
Puan vermedi·399 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
Kitabın kısa bir özetiyle başlayalım. Prens Nehludov, mahkemede jüri olarak görevlendirilir. Karşısına yıllar önce hamile bırakıp terk ettiği Katyuşa isimli hizmetçi kız çıkar. Katyuşa bir adam
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
toplumda ahlak
10/10
·635 syf.··
2021 3. kitabı
·
156 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 16:31
Ahlaksızlar Ahlaksızları cezalandiyor yola getirmeye çalışıyor. Bunu hiç düşünmeden mekanik işmiş gibi yapabileceklerini sanıyorlardı ancak bundan bir tek şey çıkıyordu. İnsanların bu şekilde hayali bir şekilde cezalandırılması ve yola getirilmesinden kendilerine bir meslek yaratmış olan birtakım yoksul ve çıkarcı insanların kendileri en uç derecede ahlaksızlaşaşırmışlardı ve acı çektirdikleri insanları da sürekli olarak ahlaksızlaştırıyorlardı.
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
10/10
·399 syf.··
2022 16. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2022 11:26
Devlet, sadece yurttaşları sömürmek için değil, aynı zamanda onların maneviyatını bozmak için oluşturulmuş bir kumpastır.” "
Lev Tolstoy
Lev Tolstoy
, Botkin’e mektup, 1857" Bir mahkeme salonunda başlıyor roman. Sanıklar; bir pansiyonun çalışanları Simon Petrov Kartinkin, Yevfimiya İvanovna Boçkova ve seks işçisi Katerina Maslova’dır. Katerina, yani namı diğer Katyuşa öyle bir yoksulluğa doğmuştur ki, hayatta kalmış olması bile neredeyse bir mucizedir. Annesi, doğumdan çok kısa bir sonra vefat etmiştir ve kadının bakımını, aynı zamanda onu ölmekten kurtarmış olan iki hanımefendi üstlenmiştir. Katyuşa bu evde yarı besleme yarı soylu bir şekilde yetiştirilmiş, kâh Fransızca dersleri almış kâh evin tüm işlerine koşturmuştur. Nehlüdof ise, tüm roman boyunca gözlerinden Rusya’nın gerek kaymak tabakasını gerekse kürek mahkumlarının Sibirya’ya sürüldüğü o uzun, kanlı yolculuğu izleyeceğimiz baş karakteridir kitabın. Tolstoy, okurunu tüm hikakeye Nehlüdof üzerinden tanıklık ettireceği için, iç dünyasını da sorgulamalarını da en yakından gördüğümüz karakter o olur. Eserin incelenmesine gelecek olursak; TOLSTOY kitabında insanların suçlu kimliği altında nasıl horlandığını,işkence gördüğünü ve uygulanmakta olan adalet sisteminin yanlışlıklarını anlatmaya çalışmıştır.Okuyucuyu düşünmeye sevk eden bir kitap, vermek istediği düşünceler ilgi çekici. Her kitapseverin okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum ve tavsiye ediyorum.
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
Puan vermedi·399 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 07:51
Vicdan azabının insan hayatı üzerinde neden olduğu baskıları anlatan, aynı zamanda ceza hukukuna yönelik ağır eleştiriler içeren önemli bir romandır.Diriliş, Tolstoy’un inanılmaz gözlem gücünü ve hassas duyargalarını toplumsal eşitsizliğe, üst sınıfların kalpsizliğine ve suçluluk duygularına ve Çarlık Rusyasının acımasız bürokrasisine yönelttiği eleştirel romanıdır. “Diriliş’i bir seferde okudum. Çarpıcı bir eser... İlginç kahramanlar, prensler, generaller, ihtiyar hanımefendiler, köylüler ve mahkûmlar... Usta bir yazarın güzel bir eseri. Herkese tavsiye ederim.
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
Ben Vicdan mıyım?
7/10
·399 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
İnsan beyni sizi mutlu etmek için çalışır her şart ve koşulda, size yarar sağlar, olaylar karşısında yalnızca sizi odak noktası yapar, 3. Kişilerin düşüncelerinin hislerinin sizin menfaatiniz karşısında uğrayacağı durumların önemi yoktur. Peki vicdanınız kim leh ve aleyhine çalışır, beyin gibi mantıklı bir organın algılayamadığı, uğraşmadığı; tüm canlılar karşısında onların haklarını da size savunma kavgası nedir bunun. Bir akarsu gibi tüm berraklığıya, devinimiyle, durmaksızın beyninizde akar durur. Bazen yaptığınız bir eylemin neticesiyle ilgili vicdanınızla karşılıklı masaya oturursunuz, blöf yok,kartlar açık, çarpar yüzünüze niyetinizi, sonra ağlayıp günah yıkamaya geçersiniz yada özür dileyerek dilden bit ayıklamaya, vicdanım ben miyim? Vicdanımın dediği ve benim iyi olanı yapışım benim iyi insan oluşumdan mıdır? Yoksa ben kötüyümde arada vicdanımın dediğini yaparak nötr biri olmaya mı çalışıyorum. Sırf vicdanım sussun diye yaptıklarım; onun için mi, onu rahatlatmak için... yoksa ben tüm bedenimin toplamıyla sadece bir vicdan mıyım? Kitabı okurken baş karakterin kendini sorgulayışı, neticesinde aldığı kararlar, aklıma kendi bazı muhakemelerimi getirdi ve ilgili bu tür soruları sordum kendime.
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
Diriliş
10/10
·399 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Diriliş'i okumamak büyük bir eksiklik olurdu. Biraz kafanızı çalıştırmak, ciddi şeyler hakkında düşünmek niyetindeyseniz okumanızı tavsiye ederim. Bir farkındalığın öyküsüydü bence. Bu açıdan başlık
1000Kitap
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
8/10
·399 syf.··
2021 1. kitabı
Sonu hiç beklediğim gibi bitmeyen bir kitap oldu, anlamlı ve düşündüren bir sonla bitti. Bazı zor, yaşam mücadelesi veren hayatların bazı kimseler için basit olduğunu ve bir görevin ötesinde olmadığını, umursamamazlığı anlatıyor.
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma
Puan vermedi·399 syf.··
2021 13. kitabı
Tolstoy'un en önemli üç romanından biri olan Diriliş, insanın yozlaşmış toplum içinde geçirdiği sarsıcı değişimin, vicdanla dirilişin romanıdır. Zengin Prens Nehlüdov, hizmetçi Maslova'yı baştan çıkarıp terk ederek hırs ve arzularının peşinden gider. Yıllar sonra bir mahkeme salonunda Maslova ile karşılaşır Nehlüdov. Onu bu batağa kendisinin ittiğinin farkına varan prens, adaletin yerine gelmesi için elinden geleni yapacak, bu köklü değişimin yaşamını dönüştürmesini yürekten kabullenecektir. Diriliş, vicdan azabının ezici baskısını anlatırken, ceza hukukuna, gelir dağılımına, soylulara, mülkiyet hakkına ve sosyal adaletsizliğe de ağır eleştiriler yöneltir. Eserlerinde ahlaki değerlere vurgu yapan Tolstoy, bu romanında toplum tarafından öldürülen insan ruhu, vicdanı ve inancının yeniden diriliş ihtimalini sorgular.
DirilişLev Tolstoy · Erasmus Yayınları · 201821,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.