Diriliş

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·400 syf.··
2020 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2020 23:28
Vicdanın insanı kuşatarak her bir şeyi karşısına alışının resmidir diriliş romanı. . İnsanın geçmişte yaptığı bir hatayı düzeltme çabası, bunu başarabileceğine. Bu aslında farkına vardığımız, bize acı vermeye başlayan gerçekten kurtulma, kendimizi kurtarma uğraşından başka nedir? Nehliudov’da da yeni yeni uyanan bu vicdan azabı burjuvaya ve yaşam tarzına olan bakışını tümüyle değiştirmesine, onun haksızlıklara, hukuksuzluğa savaş açmasına neden olacak. Anlatıldığı dönemin sosyolojik yapısını çok başarılı şekilde aktaran bir kitap. Sosyal sınıflar arasında ki mesafe ve derinlik inanılmaz düzeyde. Azınlık bir üst kesimin çoğunluk bir alt kesim üzerinden beslenerek, zevk ve sefa içerisinde yaşamasının, halk üzerinde ki etkisini ve yapılan haksızlıkları aktarmakla beraber, bu durumun düzeltilmesi için gerekli olan bazı noktaları da baş karakter üzerinden vermektedir.  Kitabın kalın olması gözünüzü korkutmasın. Akıcı bir dille kurgusuyla kısacık bir zamanda okuyabileceğiniz klasik kitaplardan diyebiliriz .
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Bazen kendimi Prensin yerine koyup Maslovayı kız arkadaşım olarak düşündüm. Zamanın Rusyasının ceza hukukunun ne kadar gaddar ne kadar adaletsiz oldugunu gözüme soka soka anlattı bana bu roman. İyi ki okumusum. Kız arkadaşımın hukukçu olması ilaveten yargı sistemini çoğu zaman sorguluyor oluşum romandan ayrı bir zevk almamı sağladı.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
9/10
·400 syf.··
2021 90. kitabı
@gercekkitapseverler #tolstoy grubunuz ile Dünya ve Rus Edebiyatının en güçlü kalemlerinden olan Tolstoy'un külliyatını okumaya devam ediyoruz. Yine Tolstoy yine harika bir eseri. Anlatım zenginliği, değindiği konular, betimlemeleri ile yine bir okuma zenginliği yaşattı. Toplumsal konulara değiniyor olması günümüze uzanan, geleceğe de uzanacak mesajlar veriyor. Edebiyat çevrelerince Tolstoy'un en önemli üç romanından biri olan kabul edilen Diriliş, insanın yozlaşmış toplum içinde geçirdiği sarsıcı değişimin, vicdanla dirilişin romanıdır. Zengin Prens Nehlüdov, hizmetçi Maslova'yı baştan çıkarıp terk ederek hırs ve arzularının peşinden gider. Yıllar sonra jüri üyesi olarak bulunduğu bir mahkeme salonunda Maslova ile karşılaşır Nehlüdov. Onu bu batağa kendisinin ittiğinin farkına varan prens, adaletin yerine gelmesi için elinden geleni yapacak, bu köklü değişimin yaşamını dönüştürmesini yürekten kabullenecektir. Diriliş, vicdan azabının ezici baskısını anlatırken, ceza hukukuna, gelir dağılımına, soylulara, mülkiyet hakkına ve sosyal adaletsizliğe de ağır eleştiriler yöneltir. Eserlerinde ahlaki değerlere vurgu yapan Tolstoy, bu romanında toplum tarafından öldürülen insan ruhu, vicdanı ve inancının yeniden #diriliş ihtimalini sorgular.
Dünya Klasikleri
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
10/10
·400 syf.··
2020 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 14:29
DirilişDiriliş Lev TolstoyLev Tolstoy Okudukça kendini yavaş yavaş sevdiren bir kitaptı benim için. Sonlara doğru beğenim artarak okumaya devam ettim. Diriliş, içinde bir nebze olsun merhamet bulunan fakat bu merhametin; ruhunun çok derinliklerinde saklı kalmış olan bir adamın konu olduğu roman. Adalet sisteminin, insanların vicdanının çok güzel ve haklı bir şekilde  eleştirildiği romanı çok sevdim. Yazar; Prens'in, tesadüfi bir karşılaşma sonrasında, zamanında vicdansızca bir davranışta bulunduğu genç kadına karşı ortaya çıkan suçluluk duygusunun, vicdani azabın getirdigi sorumluluğu üstlenmesi ve bunu üstlenirken yaşadığı zorlukları cok güzel anlatmış. Rusya'da zengin, üst tabaka olan kesimin bencilce, rahat yaşayışlarının yerildiği, köylü halkın, zindanlardaki esirlerin (içlerinde suçsuz yere yatmakta olanların da bulunduğu ) uğradığı haksızlığın, kendilerine karşı olan insanlık dışı muamelelerin anlatıldığı bir roman. Prens'in herşeyi, her zaman apaçık gördüğü halde nasıl bunca zaman bütün bu yanlışların ona doğru göründüğünü düşünerek doğru yolu bulmaya, vicdani yükünü hafifletmek için maddi olarak da malvarlığını ortaya koyduğunu işliyor Tolstoy. Ben severek okudum, okumamış olanlara tavsiye ediyorum. İyi okumalar diliyorum.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2019 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2019 19:22
Kitaptaki olaylar bir hapishane de geçmektedir. Oraya Maslova adında bir kadın haksız yere düşmüştür. Kader bu ya kızın mahkeme günü orada jüri olarak bulunan aynı zamanda kıza önceden tecavüz etmiş olan Prens Nekliudof yıllar sonra kızı tekrardan orada görmüştür. Ve bunun üzerine vicdan azabı duyarak kızı oradan çıkarmak için her türlü yola başvurmuş, Vali' den Çar' a kadar gidip buna bir çözüm bulunmasını istemiştir. Bu süre zarfında Prens hapishaneye Maslova' yı görmeye gide gele diğer suçluların da dertlerini dinlemiş ve onların da bir kısmının haksız yere hapse atıldıklarını öğrenmiş ve bu sefer onlar içinde bir takım çareler aramaya başlamıştır. Prens işte bütün bunların farkına varmış ve çevresindeki insanlarla bu konularda tartışma yaratır olmuştu. Prens, iki ayrı bölgede toprağa sahipti ve bunu köylülere nasıl adil bir şekilde dağıtacağının yollarını arıyordu. Fakat sonunda beni çok şaşırtarak topraklarını kardeşinin çocuklarına bırakacağını söylemişti. Halbuki köylülerin çaresizliğini öylesine gözler önüne sermişti ki sonunda bir çözüm bulacağını sanmıştım. Kitaba bir eleştirim olacak o da; kitabın sonuna yaklaşmasına rağmen yeni yeni karakterler ortaya çıkarmasıydı, bence bu gereksizdi çünkü beni çok sıktı. Diriliş yeniden uyanmanın ve etraftaki gerçeklikleri gözler önüne sermenin romanıydı, okunmaya değer.
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
Spoilerlı Özet,Konu ve Yorum
10/10
·800 syf.··
2020 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2020 11:43
Adalet sistemindeki yanlış düzenlemeler ve bu düzenlemelere maruz kalan bir kadın ve aynı kaderi paylaşan diğer mahkumların yaşadıkları olayları anlatmakta ve ceza hukukuna ağır bir şekilde eleştiriler yapmaktadır.Ayrıca vicdan azabının insan hayatı üzerindeki baskıyı anlatıyor. Prens Nehludov,(neikludof) halasının malikanesindeki Evlatlık kız olan güzel Katyuşa'yı(maslova) baştan çıkarmış ve ona sahip olmuştur. O günden sonra da bir daha Katyuşa’yı arayıp sormamış, Ama Katya, bu buluşmadan sonra hamile kalmıştır. Katyuşa çocuğunu doğurduktan sonra kapı dışarı edilir. Çaresiz kalan Katyuşa önce geneleve daha sonra da zindana düşer. Yıllar sonra Prens ve Katyuşa beklenmedik bir biçimde karşılaşmıştır. Birini zehirlemek suçuyla yargılanan Katyusa’nın mahkemesinde Prens Nehludov jüri üyesi olmuştur. Prens Nehludov, Katyuşa'yı görünce derinden sarsılmış,  vicdani bir buhranın eline kapılmıştır.Daha sonra prens Nehludov vicdan azabınının verdiği baskı üzerine Katyuşa'yı kurtarmak ister ve olaylar bu şekilde sürüklenip gider Tolstoy'un bu eseri insana çok şey öğretiyor. Çünkü insanı teşkil eden kendi vicdanından yola çıkarak yaptığı hareketleridir.
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2019 28. kitabı
#tolstoy #diriliş. Eserlerinde insanlığın çeşitli meselerine değinen tolstoy’un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değerleri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını ustalıkla yansıtmıştır. Birincisi şöyle diyordu: ‘’ insan kardeşini öldürmek şöyle dursun,ona karşı öfke duymamalı, hatta kimseyi hor görmemelidir. Birisiyle kavga etti mi,tanrı’ya duasını yapmadan önce, kavga ettiği kimseyle barışmalıdır. İkincisi şöyle diyordu:’’insan kendini şehvete terketmek şöyle dursun, kadınların güzelliğinden kaçmalıdır. Kadınlardan biriyle birleşti mi onu asla aldatmamalıdır.’’ Üçüncüsü şöyle diordu:’’ insan yemin ederek hiçbir vaatte bulunmamalıdır.’’ Dördüncüsü şöyle diyordu: ‘’insan hiç bir zaman göze göz, dişe diş kısasa kıssa istememli;sol yanağına bir Tokat atıldığı zaman sağ yanağını uzatmalı, hakaretleri bağışlamalı, bunlara alçak gönülle katlanmalı ve insanların kendisinden isteyecekleri hiçbir şeyi geri çevirmemelidir.
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2021 102. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 11:26
Yine severek okuduğum bir Tolstoy kitabı. Kitapta Rusya' nın hukuk sistemindeki yanlışlar,haksız yargılamalar, görevlilerin işlerini hakkıyla yerine getirmeyişleri tenkit ediliyor. Yine üst tabakadaki halkın zengin ve sorumsuz yaşayışına karşın köylünün fakir yaşantısına dikkat çekilmiş. Kitabın kahramanları ise Prens Nekliudof ve Maslova.Prens Nekliudof halalarının yanında hizmetçi olan Maslova'yla bir gönül ilişkisindedir fakat bulunduğu konum ve çevresinin etkisiyle onu ardında bırakıp gider. Bundan sonra Maslova türlü badirelerden sonra kötü yola düşmüştür. Ve yıllar sonra yolları bir mahkeme salonunda kesişir. Sanık Maslova' dır. Prens bütün bunlara sebep olduğu gerçeğiyle yüzleşir ve vicdan azabını dindirmek, hatalarının bedelini ödemek için Maslova ya yardım etmeye uğraşır. Prensin bir zamanlar sağır olan vicdanı şimdi onu rahat bırakmıyor bu haksızlıkları düzeltemese bile payı da bulunsun istemiyordu.
1000Kitap
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2019 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2019 17:18
Klasikleri okuma gayretimle, elime aldığım ilk kitap Diriliş oldu. Romanın kültürü bizden başka, çağı çağımıza çok uzak, anlatılanlar aşina olmadığımız yerden.. Lakin ortada bir gerçek var ki hepimize malum; insan. İnsanın acıları, inadı, aşkı, vicdanı, hırsları, şefkati... Hangi çağ, hangi coğrafya olursa olsun, değişmeyen bir gerçek insanlık. Diriliş’te güzel bir kadın görüyoruz, tabiri caizse, hayata yenik başlayan. Bir evde ‘besleme’ gibi büyüyor, asil ev sahiplerinin prens yeğenine gönlünü kaptırıyor. Neticede evden atılıyor, çocuğunu kaybediyor, girdiği her işten taciz edilerek ayrılıyor. Hayatsız bir kadın oluyor, nihayet bir cinayet vakasına ismi karışıyor. Cinayetin görüşüldüğü mahkemeye jüri üyesi olarak dahil olan Prens de kızı yıllar sonra ilk kez bu halde, üstelik, kendisi yüzünden bu halde görüyor. Bu kitapta hayatta kalma çabasını, kadına kolayca yapıştırılan yaftaları görüp yorulacak, sonra azmi, merhameti, anlayışı tadacak dinleneceksiniz. Bir vicdan azabının saygın bir toprak sahibini her şeyden vazgeçirip, kürek mahkumları ile yollara düşürüşünün yanında, bir toplumun iki zıt kutbunun yaşamlarına şahit olacaksınız. Bütün bunlarla beraber, hukuku, devleti, “suç” kavramını ve adaleti sorgulamaktan kendinizi alamayacaksınız. İnsan bir kitaptan daha ne bekler ? Şahsen ben, çevirisinin ve basımının biraz daha kaliteli olmasını beklerdim, o ayrı. Tavsiyemdir, benim gibi kelime hatalarına, noktalama işareti noksanlıklarına tahammülde zorluk çekiyorsanız, bu yayınevinden almayın kitabı. Muhabbetle
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2022 47. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 13:27
Diriliş, ana karakterin hayata yeni bir perspektiften bakmasının, yeniden doğmasının romanı. Karakterin ruh inceliği, bu denli sorgulayıcı (benliğini) olması, hatalarıyla yüzleşme cesareti gösterebilmesi, konfor alanından çıkıp adaletsizlikleri kendi çapında eşitleme çabası ders niteliğinde. Bizlerin de kendi iç/dış dünyamızı sorgulayıp buna kafa yormamızı sağlar umarım...
DirilişLev Tolstoy · İskele Yayıncılık · 200521,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.