BİR İNCE UZUN YAŞAMAK
Doç. Dr./Psikoterapist Kahraman GÜLER
Duydum ki yorulmuşsun her yerinden,
Gözlerinden, ellerinden, düşüncelerinden, aklından, saçlarından yorulmuşsun.
Kapına geldim:
bütün ağır yükleri taşıyabilecek kadar güçlü,
tüm yük araçlarını da yanımda getirdim.
Ezilmişsin altında yorgunluğunun
Yorgunluğunu da sırtlamaya geldim.
Seni kalbime, seni avuçlarıma, seni nefesime sığdırmaya geldim
Ne varsa seni yoran, benim düşmanım artık,
-Kendim de kendi düşmanım
-Geldim, o keskin öfkenden öpmeye geldim
Sırtlamaya geldim o keskin öfkeni, şah damarımla taşımaya
Kalbime de saplasan öfke oklarını, yine de taşıyacağım
Öfken ne kadar keskinse, kararım kesin bi o kadar
Geldim, senin sevmelerini sulamaya geldim.
Bahçende, güneşinin altında bahçıvanlık yapmaya geldim
Bütün dikenleri batsa da ellerime, seni sevmeyi büyütmeye geldim
Bir bir çiçeklerini, çiçeklenmelerini izlemeye geldim
Yeterse bir ömür daha bakacağım sana
Özlemişsin, özlemin yorulmuş:
Kısılmış sesin, sözcükler dağılmış ve karışmış sokaklar birbirine
Ne güneş açıyormuş gününe ne de ay doğuyormuş gecene
Dağılmışsın, kaybolmuşsun çaresizlikler içinde
Özlemin yorulmuş, özlemini de sevmeye, sarmaya geldim Bağlayacağım sevmeni, özlemini, öfkeni de birbirine
Bağlayacağım, aynı ipe dizeceğim dağılmış boncuklarını
Bütün o renklerden sana rengärenk, renk ahenk bir gelecek yaratacağım
Sırtlayacağım yorgunluğunu Keskin bir ustura da olsa öfken, şah damarımla seveceğim seni ben