Tüm kitapsever dostlarıma mutlu günler ve kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum
Bugün hem ilmi hem de manevi yönden kıymetli bir eserin paylaşımı ile geldim. İlahiyat mezunu öğretmen arkadaşım ile birlikte yaklaşık bir aydır üzerinde hassasiyetle durup zaman ayırdığımız bu kitabın yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i anlayabilmek adına katkıları çok büyük.
Kitaba içerik yönünden baktığımızda:
Nahiv ve sarf olmak üzere iki bölümden oluşan bu kitap Kuran Arapçasını öğrenmek isteyenler için içerik yönünden oldukça zengin görülmektedir. Nahiv bölümüne başlamadan önce nahiv ilmiyle ilgili kısa bir bilgilenmek içeriği daha da anlaşılır kılabilir. Bölüm sonlarındaki temrin çalışmaları okuyucunun öğrenme sürecini pekiştirmesi açısından son derece önemlidir. Kuran-ı Kerimden Hazineler başlığı altında verilen örnekler okuyucunun Kuran’ın dil ve üslup yönünden mucizeliğine dikkatini çektiği gibi kitabın ismi’ Kuran Arapçası’ adı ile de örtüştüğü için biraz da artırılabilir. Sarf bölümünde kelimelerin sarf sürecinde verilen ipuçları konuyu oldukça kolaylaştırmakta ve anlaşılığınu arttırmaktadır.
Yazım tarzı yönünden kitaba baktığımızda üslup olarak son derece sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Okuyucu Arapça hazırbulunuşluğu olmaksızın bu yöntem ve teknikle Arapça öğrenmekte çok zorlanmayacaktur. Terimlerin kısaltmalarının verilmesi ve bu kısaltmaların belirli aralıklarla tekrar etmesi kavramların karıştırılmadan anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca cümle iraplarındaki izahlarda son derece sade ve açıklayıcıdır.
Kur'an Arapçasını öğrenmek isteyen tüm dostlarıma tavsiye ederken, bu kıymetli eserin devam ciltlerini de beklediğimi belirtmek istiyorum
Türk ordusu, 239 yıl sonra işgalcileri vatan toprağından atmak için taarruz edecektir. Savaş prensiplerine göre, taarruz edinin düşmandan her yönüyle üstün olması gerekir. Ancak düşman asker, silah ve araç yönünden üstündür