Diriliş

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Mustafa Demir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Siz hiç terkedildiniz mi?
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2020 05:58
Bir zamanlar terk edilmiş. Yüz üstü bırakılmış biri olarak bu kitap beni fazlasıyla etkiledi. Terk edilmekten zor bir şey varsa o da sebepsiz yere, suçsuz yere terkedilmektir. Siz sadece seversiniz. Değer verirsiniz. Önem verirsiniz. Fedakarlıklar yaparsınız. Hatta hayaller bile kurarsınız. Her geçen gün karşıdaki kişiye daha fazla bağlanırsınız. Sonra bir gün aniden terk edilirsiniz. Hiçbir sebep yokken. Şimdi bunu okurken içinizden "kim bilir ne haltlar yedin de terk edildin" diye geçirmeyin. Çünkü sevmekten başka bir halt yemedim :)) İşte kitabımızdaki Maslova'da benim gibi terk edilmiş, yüz üstü bırakılmış bir insan. Tek farkımız o kadın ben erkek. Maslova yarı üvey yarı da hizmetçi şekilde büyüdüğü eve gelen prensle aşk yaşar. Bu prens kızı hamile bırakır ve kızı terk edip gider. Maslova önce büyüdüğü evden atılır. Sonra ise kötü yola düşer. Işte her şey burdan sonra başlar. Maslova'nın durumu bizlere şunu gösteriyor. Bir insan başka bir insana çok büyük zararlar verebiliyor. Eğer bir insan sizin için çok değerliyse, ona çok önem veriyorsanız, ümitler bağlayıp onunla hayaller kurduysanız. O insana fazlaca güvenmeye başlarsınız. Biri onun hakkında şöyle şöyle kötü biri deyince "Hayır o öyle bir insan değil" deriz. Daha sonra o inandığımız, çok güvendiğimiz insan bizim ona en çok ihtiyacımız olduğu bir zamanda bizi yüz üstü bırakıp gider. O kişiye acı çektiğimizi, her şeye rağmen onsuz yapamadığımızı hissettirmek isteriz. Bize neden bu kadar ümit verip, sonra da nasıl bu kadar vicdansızca bir insanı bırakıp gideceğini anlamaya çalışırız. En sonunda o insana karşı sevgimizin şiddeti kadar bir nefret başlar. Bu daha sonra acı bir kine bile dönüşebilir. Bir zamanlar sevdiğin değer verdiğin insandan nefret etmek, yeni birini sevmek kadar zordur. Kitabtan genel
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2019 4. kitabı
İnsan yaptığı yanlışı düzeltmek için bir ömür verebilir ama o ömür de o yanlışı düzeltmeye yetmeyebilir ve bu yanlışlar bir çok insanın hayatını duzeltilemeyecek dereceye getirebilir
İlişkiler
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2021 00:02
TOLSTOY, bu kitapta da toplumsal düzensizliği, çarpıklığı, eşitsizliği, çürümüş ve kokuşmuşluğu ortaya çok net koymuş. Evet, "Diriliş" hepimizin ihtiyacı olan şey:Akıcı, etkili, gerçekçi, düşündürücü ve derinlemesine aktarılmış. İyi ki bu dünyadan gelip geçtin TOLSTOY..
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
Diriliş
Puan vermedi·400 syf.··
2020 1. kitabı
Kim kimdi ? İsimler ara sıra yer değiştiriyor hafızanızda. Gerçeğin ta kendisi yer yer vicdana dokunsa da hukuku tokatlamadan durmadı üstat. Sonuç olarak Lev, edebiyatın büyük psikologlarından, bir kez daha anlıyorum.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
Puan vermedi·%6 (24/400 syf.)·
Tüm varlıkların faydasına varılmış olan bu güzellik,aslında kalbi,yalnızca barışa..,sevgiye ve armoniye yöneltirdi. Onlar sadece birbirlerine hükmedebilmek için uydurdukları şeyleri kutsal, önemli sayıyorlardı.
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2020 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2020 23:34
Diriliş Öncelikle Tolstoy’dan Söz edecek olursak; Leo tolstoy dönemin şartlarından etkilenip bu romanı yazmıştır.Tolstoy bu romanda toplumsal eşitsizliği, zengin ve saygı gören üst sınıf insanlarının suçluluk duygularını eleştirmiştir. Toplumun üst tabakasında ki bir insanın, bir suç işlemesi ne kadar normal sayılabilir? Ama işlediği suç hukuki değil ahlaki bir suç ise. Ne kadar zorlu olursa olsun,Toplumun elit tabaka da gördüğü birisinin yaptığı bir hata yüzünden başka bir insanın hayatının tamamen değiştirmesi, sırf hata yapan kişinin vicdanını, toplumsal sınıflanmayı,soyluluğundan dolayı değil sadece insan olduğu için vicdanen çökmesi ve hatasını telafi etme çabaları artık geçmişi geri getiremez. Prens nehlüdof, Katyuşa ayım bırakıp giderken eline yüz ruble verip terk etmesi, yani prensin Katyuşaya acıyıp öyle bırakıp gitmesin, Nehlüdof’un ne kadar bencil ve şımarık olursa olsun içinde hâlâ vicdan kırıntılarının olduğunu belirtir. Toplumda ne kadar zengin, şımarık, bencil veya ahlâken insanlık vasfını yitirmiş insanlar olsa da insanlarda hâlâ Acıma ve vicdan duyguları olması, O toplum için tamamen ahlaki değerlerinin bozulmadığını, vicdanlarının tükenmediğini belirtmek isterim. Prens nehlüdof Bu insanlardan biridir. Yıllar geçtikten sonra Katyuşayı Zanlı olarak gören nehlüdöf, Derin bir Sarsıntı yaşar. Katyuşanın bu halde olmasının sebebini kendisi olduğunu çok iyi bilmektedir. Prens nehlüdofun vicdanı tamamen sarsılır. Bu duygu onun hayatında büyük bir değişime yol açmıştır. Yaptığı hatanın farkına varması, yaptığı bu vicdansızlığın ne kadar korkunç bir şey olduğunun Farkına varır. Aslında aciz olan kendisinin ta kendisidir. Kendisinin ne kadar bencil, Ne kadar şımarık olduğunu, insani ve ahlaki değerlerini yitirdiğinin farkına varır. Nehlüdof Tamamen kendisiyle
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
Diriliş
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
6963 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2019 22:55
Nehlyudov,''Biz de aynı şeyi yapmıyor muyuz?''diye düşündü.''Hayatlarımızın efendisi olduğumuza inanıp bu yaşam bize eğlenmek için verildi sanmıyor muyuz?Oysa,saçmanın ta kendisi bu!Biz buraya birnin arzusuyla,bir maksatla gönderildik.Yalnız kendi zevkimiz için yaşamaya karar verdiğimizde elbette ki işlerimiz ters gider...
1000Kitap
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
9/10
·400 syf.··
2019 37. kitabı
Müthiş bir kült eserin daha sonuna geldik. Tam anlamıyla isminin hakkını veren bir kitap, insanın içindeki diriliş bu kadar güzel anlatılabilirdi... Kitap benim ceza sistemine bakış açımıda değiştirdi. Ben bir suçluya verilebilecek en büyük cezanın özgürlüğünün elinden alınması olduğunu düşünürdüm hep. Ama bu kitaptan sonra ''hapis'' cezasının anlamsız olduğunu, ilkel bulunan ve eleştirilen idam ve sürgün cezasının bile kendi içerisinde bir anlamı olduğunu düşünmeye başladım. Nereden veya kimden duyduğumu anımsayamadım bir söz, bu kitabı en iyi anlatan bir cümle olurdu sanırım ''suçluyu kazıyınız, altından insan çıkacaktır''.
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
Gerçekten samimi miyiz ?
Puan vermedi·399 syf.··
2026 12. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 17:10
Bu şekilde kendini dindar diye tanımlarken içinden bir damar onun öyle olmadığını fısıldardı. Bakışlarında sürekli görünen kederin sebebi buydu. DirilişDiriliş Lev TolstoyLev Tolstoy Gerçekten samimi miyiz? Bu beni bir kaç kere düşündürdü? Şu yazı var ya.. şu. Cümle aslında bir çok toplum ve insanların psikoloji ve yaşantısını yansıtmaktadır. Gerçekten dinimizi seviyor muyuz? Ya Cehennem korkusu mu mesele..? Yahut insanlar nasıl bende öyle gözükeyim.. Yoksa sevdiğimiz için mi? Ya ne için? Sevmiş olsak Allah'ı samimi olarak.. sadece "inanıyorum" diye bitirir miydik meseleyi? Cümleyi böyle noktalar mıydık? Yoksa kavuşmayı diler ve yaşamak istemez miydik? Çünkü biz insanlar birini severken ona karşı özlem duyar, ona sarılmayı diler, kavuşmayı ister, ona benzemeye çalışırız.. Acaba Allah'a sadece "inanıyor" muyuz yoksa kavuşmayı da mı diliyoruz?
1000Kitap
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 36. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2018 07:55
Kitapta Prens ve onun uzun yıllar önce hayatının kesiştiği ve kötü gitmesine sebep olduğu Maslowa adlı kadının aralarındaki aşk ile ilerleyen süreçte bu aşkın bir adalet sorgulaması ve vicdan muhasebesine dönüşmesini muhteşem bir şekilde anlatıyor Tolstoy. Maslowa ile Prens’in yolu bir kez daha mahkeme yolunda kesişiyor ve Prens’in o dönem Rusya’daki adalet sistemini Maslowa ve geçmişte yaptığı bir kötülük yüzünden vicdanı üzerinden okuyucuya aktarıyor. Sanki bazı bölümleri-hatta birçok bölümü- ülkemiz ve adalet sistemimiz ile de alakalı gibi geldi bana.Her ne kadar toprak meselesi farklı olsa da.
Hukuk
DirilişLev Tolstoy · Olympia Yayınları · 202021,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.