İtiraflarım

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·96 syf.··
2022 82. kitabı
Kitap, yazarın hayatın anlamını bulma sürecindeki itiraflarını kapsıyor. “herkesin sahip olmak isteyeceği her şeye fazlasıyla sahibim, peki sonra ne olacak, neden mutlu değilim?” sorularıyla yola çıkan yazarın kitabın sonunda varacağı sonuç merak uyandırıyor. Yazar, hem fiziksel hem de entelektüel mükemmelliğe ulaşmak için kurallar koyarak kendini disipline sokan zorluklara katlanır, amaç ise kendi gözünde ya da Tanrı nın gözünde daha iyi olmak değil, başkalarının gözünde daha önemli olmaktır. Doğru ve yanlışın ne olduğunu kendisi de bilmeden, bir sanatçı olarak insanlara ne öğretebileceğini düşünür. Amacı mümkün olduğu kadar çok para kazanmak ve övülmektir çünkü bunlar çok önemli bir insan olduğunu hissettirir ona. Fakat hayatın anlamıyla ilgili sorular giderek ona daha fazla rahatsızlık vermeye başlar, yaşarken sahip olduğu her şeyin ölümle birlikte yok olacağı gerçeği hayat denen şeyin aslında geçici olduğunu gösterir. Kendisine ölümün yok edemeyeceği bir anlamın olup olmadığını sorar fakat cevap veremez. Her şeyin boş olduğunu görür ve yüreğini hayatın anlamını araştırmaya adar. Bedendeki hayat yalandır, bu sebeple de aslında ölümü istememiz gerekir. İnancı mantıksız bulmasına rağmen, yaşamla ilgili ve ölümün yok edemeyeceği cevaplar veriyor olmasını göz ardı edemez. Yaşamın anlamı sadece inançta vardır. İnanç, hayatın anlamını açıklar. Hayatın anlamının farkında olan, zorluklara rağmen çalışan, acılara ve yokluklara katlanan ve mutlu bir şekilde ölümü karşılayan insanlar yazarda hayranlık uyandırır. Hayatını zevk düşkünlüğü peşinde boşa harcamış olduğunu, Tanrı yı arayışının mantığından değil kalbinden ortaya çıktığını ve sonuç olarak ruhunu kurtarabilmesinin kendi elinde olduğunu bunun için de Tanrı nın buyruklarına göre yaşaması gerektiğini itiraf
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
İtirafların Ardındaki Gerçek: Tolstoy'un Samimi Anıları
10/10
·96 syf.··
2024 116. kitabı
Tolstoy'un "İtirafları" ağır bir felsefe kitabı gibi görünse de, aslında tam tersi! Tamamen samimi bir dille yazılmış, adeta bir dost sohbeti gibi akıp giden bir eser. Tolstoy, bu kitapta 50 yaşına kadar yaşadığı ruhsal çalkantıları, arayışlarını ve değişimlerini tüm açıklığıyla anlatıyor. Zengin bir aristokrat olarak dünyaya gelen Tolstoy, maddi açıdan her şeye sahip olmasına rağmen, iç huzuru bulamamış. Gençlik yıllarındaki çılgın partiler, lüks yaşam tarzı onu tatmin etmemiş ve derin bir boşluk duygusuna kapılmış. Bu arayış onu felsefeye, dine ve nihayetinde köylülerin sade yaşamına sürüklemiş. Köylülerle olan etkileşimi Tolstoy'da bir dönüm noktası olmuş. Materyalist ve bencil yaşam tarzının anlamsızlığını anlamış ve mutluluğun maneviyatta olduğunu fark etmiş. Bu aydınlanma sonrasında tüm mal varlığını fakirlere dağıtmış, mütevazı bir hayat yaşamaya başlamış ve kendini manevi arayışlara adamış. "İtirafları" sadece Tolstoy'un hikayesi değil, aynı zamanda varoluşumuza dair derin sorgulamalar içeren bir eser. Kendimizle yüzleşmemizi, hayatımızın anlamını sorgulamamızı ve mutluluğu nereden bulabileceğimizi düşünmemizi sağlıyor. Tolstoy'un yalın ve samimi dili, kitabı okurken sanki onunla sohbet ediyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Her sayfada yeni bir fikir, yeni bir bakış açısıyla karşılaşıyorsunuz. "İtirafları", varoluşsal sorularla boğuşan, aradığı anlamı bulamayan ve manevi bir arayış içinde olan herkes için okunması gereken bir kitap. Eğer siz de kendinizi sorgulamaktan, varoluşun gizemini çözmekten hoşlanıyorsanız, Tolstoy'un "İtirafları"nı kesinlikle okumalısınız. Bu kitap, ruhunuza dokunacak ve sizi bambaşka bir bakış açısına yönlendirecek.
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
9/10
·85 syf.··
2024 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2024 16:44
Kendini mi arıyordu Tolstoy? Bilmiyorum...Ama mutlu değildi. Bir insan nasıl o kadar intihar etme düşüncesiyle yaşayabilir ki defalarca...kendiyle savaşıyordu...herkes gibi olmaktan kaçıyordu....ve çok kötü şeyler yaptı Tolstoy... kötülükler yaptı...iyi olanlara baktı maskeleri gördü.... Tanrı'ya inananları gördü inançla yaşayışları ve davranışları arasındaki samimiyetsizliği gördü, sahteliği gördü...Bir şeylerin yanlış olduğunu anladı, bu tatminsizlik niye....Sonra gerçek Tanrı'nın peşine koştu... Buldu mu peki........? Tolstoy'un kendiyle yüzleşti, kendine yabancılaştığı, kendiyle kavga ettiği, hakikati bulma savaşı peşinde koştuğu bu eseri beğendim.... ...........Herkese Keyifli Okumalar Dilerim...........
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
10/10
·96 syf.··
2021 50. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 01:34
10/10 bir kitap. Tolstoy düşüncelerini, sorgulamalarını, arayışlarını, bulabildiği veya bulamadığı tüm cevapları, çelişkileri, ruh halini, her şeyi o kadar güzel anlatıyor ki. Bu açıdan güzel bir kitap. Düşüncelerine katılıyor muyum, pek sanmıyorum. Hayatın amacı ve anlamı ne, neden yaşıyorum, nasıl yaşamalıyım vs soruları yüzünden intiharı arzulayacak kadar insan kendini kaybetmemeli bence. Bu konuda yıllar süren araştırmalar yapmış, hiç vazgeçmemiş. Takdir ediyorum. Ama Tolstoy'un kendisine ve kitaplarına ısınamadım, sevemedim. Gerçi sadece iki kitabını (İnsan Ne ile Yaşar? - Diriliş) okudum ama onlar da benim aklıma uygun gelmedi. Kendini inançta bulduktan sonra onun ağır etkisiyle yazılmış olduklarını düşünüyorum. Anna Karenina okuma planlarım var, bakalım o kitap hakkında ne düşüneceğim. Bundan sonrası kitabın kısa bir özeti niteliğinde. Yani spoiler içerir. Tolstoy küçük yaşlarda felsefeye merak salmış ve birçok eser okuyup düşünmüş ve bunun sonucunda da dini inancını kaybetmiş birisi. Zaten küçüklükten bize anlatılıp öğretilen ibadetlerin ve dini olguların yaş ilerledikçe otomatik olarak zayıfladığını ve en sonunda yitip gittiğini iddia ediyor. Tolstoy inancın ve ahlaklı olmanın eziklik sayıldığı bir dönemde yaşamış. Ne kadar iyi olmaya çalışsa o kadar kendisiyle dalga geçilmiş. En sonunda o da ahlaksız serserinin teki olup çıkmış. Her türlü pisliği yapmış, her türlü suçu işlemiş. Ne kadar kötü bir devir öyle değil mi?  Yazar olup sanatçıların camiasına girdikten sonra orayı da sorgulamaya başlamış ve yazarların ne kadar kaba, ahlaksız kişiler olduğunu fark etmiş. Hiç kimsenin birşey bilmediğini ama yazılarıyla topluma birşeyler öğretmeye çalıştıklarını anlatıyor. Kendisi de uzun bir süre bu duruma kapılıp gitmiş ama en sonunda o da sorgulamaya başlamış bu
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
Kısa Fakat Manası Derin Bir Eser...
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 13:56
1-Sizce hayat anlamı ve gerçekliği nedir? 2-Zaman zaman hepimizin hayatında hep bir ”Neden Sorusu” vardır... Lev Tolstoy’un İtiraflarım adlı eseri, bir roman değil; yazarın kendi hayatını, inançlarını ve yaşadığı büyük iç bunalımı anlattığı otobiyografik ve felsefi bir metindir... Lev Tolstoy, hayatının bir döneminde büyük bir anlamsızlık ve boşluk duygusu yaşar. Başarılı, zengin ve ünlü olmasına rağmen hayatın anlamını sorgulamaya başlar... »Neden yaşıyorum? »Hayatın amacı ne? »Ölümden sonra ne var? Bu sorular onu derin bir ruhsal krize sürükler. Hatta zaman zaman yaşamaktan vazgeçmeyi bile düşünür... Tolstoy bu krizden kurtulmak için farklı yollar dener: ≈Bilim ve akıl → Ona yeterli cevap vermez ≈Felsefe → Tatmin etmez ≈Zengin ve elit hayat → Anlamsız gelir... Derdine çare bulabilmek için dönemin bilim dallarını, felsefi akımlarını Socrates, Schopenhauer, Buddha gibi düşünürleri inceler. Ancak bilimin ve felsefenin hayatın anlamı sorusuna tatmin edici bir yanıt veremediğini, aksine anlamsızlığı pekiştirdiğini görür. Sonunda gözünü sade yaşayan halkın inancına çevirir. Köylülerin ve sıradan insanların imanı ve yaşam anlayışı, ona gerçek anlamın burada olabileceğini düşündürür... Lev Tolstoy, hayatın anlamını inançta (iman) ve sade yaşamda bulur. İnsanların Tanrı’ya inanarak ve ahlaki bir hayat sürerek gerçek huzura ulaşabileceğini savunur.
Alıntı
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
Karanlık ve Aydınlık İtirafların Işığında İnsanlık
9/10
·96 syf.··
2024 114. kitabı
Lev Tolstoy'un "İtiraflarım" kitabı, edebi bir başyapıt olarak kabul edilir ve okuyucuları derin bir düşünsel yolculuğa çıkarır. Tolstoy'un içsel çatışmalarını ve ruhsal arayışını samimiyetle ele aldığı bu eser, insanın varoluşsal sorularıyla yüzleşmesine yardımcı olur. Yazar, kendi hayatını, inançlarını ve felsefi düşüncelerini dürüstçe paylaşarak, okuyucuların kendi yaşamlarını ve düşüncelerini sorgulamalarını sağlar. Kitap aynı zamanda Tolstoy'un dönemindeki Rus toplumunun yapısını ve ideolojilerini anlamak için önemli bir kaynak olarak da değerlendirilir. Tolstoy'un dil ve anlatımı ustalıkla kullanması, okuyucuları kitabın içine çeker ve onları düşündürür. Bu nedenle, "İtiraflarım", derinlikli bir düşünce ve duygusal keşif yolculuğu sunar, okuyucular üzerinde uzun süre etkisini sürdürür.
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
Mutlu kişi henüz doğmamış olandır.
8/10
·96 syf.··
2022 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2022 13:34
Bu eserini okuyup bana bazı şeyleri yeniden hatırlattığın için teşekkür ederim #y:171. Aramaktan vazgeçmek de bir aramak mânâsı içinde ve birbiri içinde örtüşen ama bir o kadar uzak kutupların yaşam biçiminden fevkalade bahsedilmiş. Dönem fark etmiyor bu kitabı okuduğunuzda zira, insanlar değişiyor zannediyorsunuz halbuki, sadece yılların sayıları değişiyor. İnsanlık ve dönemler hep aynı. Modernize olmuş bu devirle, o dönemin modernize olmuş insan hayatının hiçbir farkı olmadığını söyleyebiliyorum. Hakikat acıdır, araması tatlıdır. Ararken yaşanılan o hengâme ve olayların insan hayatına lezzet kattığı, sonrası daha öncesine duyulan pişmanlık. Pek çoğumuzun hayatının ya özeti ya da kopyası diyebilirim. Eseri okumak her birey için faydalı olacaktır. Yeterki, ne aradığını bilerek... İyi okumalar.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
Bütün insanlar yalan içinde yaşıyor
7/10
·96 syf.··
2018 13. kitabı
Tolstoy düşüncelerini, sorgulamalarını, arayışlarını, bulabildiği veya bulamadığı tüm cevapları, çelişkileri, ruh halini, her şeyi o kadar güzel anlatıyor ki. Bu açıdan çok güzel bir kitap. Hayatın amacı ve anlamı ne, neden yaşıyorum, nasıl yaşamalıyım vs soruları yüzünden intiharı arzulayacak kadar insan kendini kaybetmemeli bence. Bu konuda yıllar süren araştırmalar yapmış, hiç vazgeçmemiş. Kitaba Tolstoy'un felsefe kitabı olarak bakılabilir. Tolstoy'un, felsefenin cevap aradığı sorulardan varlık üzerine yazdığı harika bir otobiyografisi. Kitapta yazarın gençlik yıllarından itibaren hayata ve ölüme dair sorularını ve bu sorulara cevap bulmak için bilime, felsefeye, dine bakışını görüyoruz. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim arkadaşlar.
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
İnanç.. şüphe... arayış
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 166. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 09:17
Lev Tolstoy her şeyi reddettiği, tüm öğretilenleri sorguladığı, bildiklerinden okuduklarından daha fazlası olduğuna inandığı arayışı anlatıyor.Bence bu herkesin belli döneminde yaşadığı bir münakaşa süreci bu yönüyle her dönem geçerli bir eser. Mükemmel insan nasıl olmalı,herkesin mükemmel i aynımı?Sanat ve sanatçılar çerçevesinde işlemiş ve tabiki ölüm peki ölüm kurtuluş mu?yoksa yalnız yok oluş mu? Bir aile, saygınlık tatmin için hayat için yeterli mi?bunlar hepimizin zihninde zaman zaman dolaşan sorular. İtiraflarım kitapta bu sorulara belki net yanıt olmayacak ama aydınlaticak başka kapılar açarak biraz da olsun tatmin edecek bir çok cümle/kavram yer alıyor. Sosyal çevresinden yola çıkarak yaptığı gözlemler ,saptamalar çelişkilerini daha cok artırıyor ve bu merak içindeki tatminsizlikle birleşince ortaya başucundan ayırmayacağınız vecizeler ile dolu İtiraflarım bir kitap çıkıyor. Benimsemediği bir seyi yapmak istememesi ve her olguya şüphe ile yaklaşması insanı insan yapan o eşsiz değeri hatırlatıyor. Kendimce bir çok altını ve üstünü cizdigim cümleler olan akıcı ilerlediğim bir kitap oldu.
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
Puan vermedi
Tolstoy 67 yaşında bisiklet sürmeyi öğrenmiş. Hayatta neden geç kalmak kavramı var ? Neye geç kalıyoruz? Neden sürekli insanlarla kendimizi kıyaslıyoruz? Neden hızlı yaşamak için bütün hayatımızı oldu bittiye getiriyoruz ? Bu sahip olduğumuz hayata nankörlük yapmaktan başka bir şey değil gibi geliyor.. 70 yaşında da yaptıklarımı hayal etmek istiyorum. Ve ömrüm yeterse 85 içinde planlarım hayallerim olsun istiyorum o yaşlarda bana ait.
Alıntı
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.