Naim

@mulkiyeli·
·
sabitlendi
Cahit Zarifoğlu’nun dediği gibi: “İnsan ara sıra içinin Hira’sına çekilmeli…” Çünkü yola niçin çıkıldığını unuttu birçoğumuz. Birçoğumuz yolunu kaybetti. Yol kaybedilince geri dönmek ve yeniden başlamak en iyisidir. Çünkü insana nereden ve niçin başladığını tekrar hatırlatır bu dönüş... Yeniden amelde ihlâsı, namazda huşuyu, ahlâkta örnekliği, davranışta takvayı, sözde hikmeti ve davette samimiyeti yakalamaya ihtiyacımız var.
Reklam
Temiz, dürüst, ahlaklı olan, işinde iyi olandır zaten. İşini iyi yapmak, dürüstlüğü kendiliğinden getirir. İşinde dalavereye başvuran kim varsa, bu, işinde iyi olmadığı içindir. Siz hiç, işini iyi yapan birinin iş yerinde başkalarının ayağını kaydırarak yükseldiğini gördünüz mü? Nitelikli ve zeki kimseler neden hep böyle saf, kandırılmaya müsait zannediyorsunuz? Her yerde, aptallar ve kalitesizler kandırırlar zeki kimseleri. Zekası da niteliği de olmayan mecburen kurnazlığı öğrenir, onunla kendine yer edinmeye girişir. Kurnazlık, aptal ve niteliksizlerin tek kozudur; ne var ki, dünyada işler de zeki ve nitelikli olanların değil, kurnazların lehine işliyor.
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Trafiğe çıktığınızda bütün araçların şoförlerini deli kabul edin,’ derler; ‘Her an her aracın olmadık bir hamle yapabileceğini göz önünde tutun.’ Trafik de bir şey mi? Asıl hayata çıktığında herkesi deli kabul etmeli insan. Herkes her an her şeyi yapabilir.
Bugün sokakta iki adam gördüm. İki kocaman adam. Sapasağlam iki adam. Hiçbir eksiği olmayan iki adam. Adamlardan biri diğerine vurmaya başladı ve taraftaki herkes seferber oldu onları ayırmak için. Kocaman bir adam bir başka kocaman adama vurunca herkes hiç düşünmeden müdahale ediyor. O zaman, bir yetişkin bir çocuğa vurunca neden herkes böyle sessiz? Bir çocuk, bir yetişkinden her anlamda ama her anlamda daha zayıf, daha güçsüz, kalıcı yaralar almaya daha çok müsait değil mi? Birinin birine vurmasını göreceksem eğer, bir yetişkinin bir çocuğa değil, bir çocuğun bir yetişkine vurmasını görmeyi tercih ederim. Ama her açıdan zaten daha güçlü olanı korumaya “saygı” adı verilmiş, saygı da müesseseleştirilmiş.
Bizim ülkemiz, çocuklarına her gün ve her gün ve her gün ve her gün ve her gün ve her gün mükemmelen ütülü kıyafetler, çocukların evde olacağı dakika hesabına göre pişirilmiş enfes yemekler verirken, aynı çocukların ruhuna hiç de o kadar özenli, nazik davranmayan annelerle doludur.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Reklam