Adı:
Kırgınlık
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757085
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Eksik yaşanılan hislerin, hayatların, hikâyelerin izleğinde yol alan bir anlatı Kırgınlık. Roman sanatında öykülemenin, karakterin önemini tartışan, kurmaca ve gerçek arasındaki bağın esnekliğinden, görünmezliğinden ama aynı zamanda sertliğinden yola çıkan, odağına dili alan bir anlatı.

Nihan Kaya, Kırgınlık’ta insanın eksik, saklanarak yaşadığı hislerle metnin akışı arasında bağdaşlık kurarak ilerliyor. Saklanan hisler gibi akıbeti bilinmeyen insanların hayatlarından kesitler sunuyor. Kayıp çocuklar, ölen çocuklar, kulaktan kulağa ulaşırken değişen, efsaneleşen anılar, tek başına ayakta duranlar, yalnızlar etrafında örülen bir yakın tarih külliyatı Kırgınlık. Eksik yaşanılanlar eksik bırakılan hikâyelerde kendini görünür kılıyor.



“Derdimi, bulduğum bütün kâğıtlara yazdım. İstasyondaki bütün kâğıtları bir bir doldurdum, mühürledim, yolladım. Derdimi benim gibi ücra yerlerde, benim gibi üç kelama muhtaç penceresiz denizcilere, çatı katlarını mecburiyetten mesken tutmuş, benim gibi üç kuruşa muhtaç sersefil romancılara, üç adım için üç takla atan bîçare habercilere yolladım. Olur da bir gün bir duvarda, bir kitapta, bir cam yahut bez parçasında bu yazdıklarıma rastlayacak olursanız, lütfen sesime kulak verin. Ben Osman Ali. On dokuz yaşındayım.”



(Tanıtım Bülteninden)
152 syf.
·1 günde·9/10
Nihan Kaya olağanüstü bir kitap yaratmış. Okurken tüm dünya etrafınıza toplanıp sahneler sunuyor size. Kitapta altını çizdiğim her cümle öyle bizden öyle içimizden ki bir an durup düşünmeden devam ediyorsunuz. Nihan Kaya'dan okuduğum ilk kitap fakat son olmayacağının garantisini daha ilk sayfalarda anladım. Kırgınlık içimdeki tüm çocuklara dokunmayı sağladı. İyi ki böyle güzel kitaplar ve yazarlar var. İyi ki....
152 syf.
·3 günde
Nihan Kaya adını son günlerde sıkça duyduğum ve merak ettiğim bir yazardı. (Hem edebiyat okumuş hem de psikanaliz üzerine yüksek lisans yapmış)
Kitap daha çok çocukların öne çıktığı farklı, ucu bazen açık bırakılan hikayelerden oluşuyor. Ama hikayeler arasında belli karakterle bir bağ sağlanıyor ve bence bu kitaba bütünsellik veriyor. Kitabı okurken bana öykü veya deneme okuyormuşum hissi vermişti ama kitabın sonunda yazar kendini de hikayeye dahil edip bu soruya cevap verdi.
Son olarak kitapla alakalı şöyle güzel bir durum var :) Nihan Kaya bu kitabı okura ithaf ediyor. Yani bana da armağan edilmiş bir kitap okudum :))
152 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Akıbeti bilinmeyen ,var olamamış , kaybolmuş insanların hayatlarını aktarmış Kırgınlıkla Nihan Kaya.Yalnız olduğunu sadece bir kere hissetmiş okur için bile etkileyeceği satırları var. Yazarı tanımakta geç kalmışım. 'Yazma Cesareti' isimli kitabını da okumak istiyorum. Son olarak der ki Nihan Kaya ;
'' Sizin yalanlarınızla, hilelerinizle baş edemedim. Bu bana dert oldu. Ben de sizin önünüzde diz çökmedim. Bu da size dert olsun. ''
152 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Dünyasında ki ejderhalar mavi Nihan'ın siz yeşil desenizde kimimizde mavi kimimizde lapis lazuli renginde :)
Kitabın sonuna geldiğimizde kendine olan eleştirilerini kitabı okurken sizinde yaptığınızı anlıyorsunuz aslında. Hoop niye burada bitti bu hikaye derken diğerlerinde devam ettiğini çok sonra anlıyorsun ya da asıl hikayenin yol arkadaşı hikayecikleri sonradan keşfediyorsun.
Kadınları anlatmış bol bol kadın olmanın zorluklarını hapsetmiş sihirli kelimelerine. Sonra çocuklar kayıp çocuklar,ölen çocuklar tek başına ayakta duranlar. Eksik yaşanılanlar,eksik bırakılan hikayelerinde kendini görünür kılmış.
Nihan Kaya'nın okuduğum ilk kitabı ama harflerine kadar sevdim yazdıklarını. Diğer kitaplarında buluşmak üzere. Sevgiler...
152 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Benim derdim,acı çektiğini yeryüzünde kimsenin bilmediği çocukların,acı çekiyor olabileceği gerçeğini yeryüzünde birilerinin fark etmesine vesile olmaktı." diyor kitabın bir yerinde yazar.Ve bunu çok güzel başarmış.Bizim başımıza gelmemesinin bi yerlerde yaşanmıyor olduğu anlamına gelmediğini bizlere hatırlatmış.Çocuk olmanın,kadın olmanın ne demek olduğunu,kırgınlıklarını yazmış.3 maymunu oynamanın faydasızlığını yüzümüze vurmuş.3 kız annesi olarak yüreğimi yaktı,ciğerimi deldi hikayeler.
İşte böyle farkındalık oluşturan yazarları ve kitapları seviyorum.Bir yerlerde olan bitenleri bilipte suskun kalmanın acısını içimize atan yazıları,hikayeleri seviyorum.Siz bol bol çocukları yazın sevgili nihan kaya belki bizlerde görüp te duymamayı öğrenebiliriz.
152 syf.
·6 günde
Kitabı okurken hem hiçbir şey anlamadım hem de birçok cümlenin altını çizdim. Tespitlere hayret ettim, çıkarımlarını ve feminist bakış açısını takdir ettim. Pek çok sosyal olaya değinmiş hoşuma gitti.
Ama hepsi bütün bir roman mıydı değil miydi... aaaa bölümler arasında bütünlük var mıydı derken derken kitabı bitirdim:) biraz kafamdan dumanlar çıkmış olabilir, zorlandım:)

Sakin kafayla bir daha okuyayım ben bunu:)
ilk kitabımdı bu yazardan, diğer kitaplarını da okumaya sabırsızlanıyorum.
Insan olmak hep zordu .. Kitabı okurken bir kez daha anladım ki bazı insanlar için kadın olmak daha da zor. En çok beni etkileyenlerden biri Şenlik bacinın hikayesi idi. Sahi adı neden senlik konuldu ki hiç şen olmamisken kendisi.
152 syf.
·Beğendi·10/10
Ne desem bilmiyorum. Söyleyecek çok şey var. Alıntılanacak cümleler, bahsedilecek mevzular, çağrışımlar var. Ama susasım da var. Bambaşka bir şey okudum. İyi ki yazmış Nihan Kaya, iyi ki okumuşum.
152 syf.
·10/10
Uzun zamandır okumak istiyordum. Beynimi yaktıran romanlar okumayı seviyorum yahu️Nihan kaya eşittir çok cesur psikolojik tahlil yapan yazar diyebiliriz.
Yani senin benim baktığımız ama göremediğimiz, hissetmediğimiz acılar, hayatlar var. Yaşarken kaybettiğimiz çocuklardan aile yapılarına kadınların acıları üzerine çok ciddi tahliller yapmış. Feminist tarafını da hissediyorsunuz okurken. Tabi normal kitaplarda olduğu gibi birbiriyle bağlantılı olmasını bekliyoruz bölümlerin hiçte öyle değil yarım bağlantısız ama kitaptan kopamıyorsunuz öyle de değişik içine çeken serbest stil bir roman. Bayıldım . Psikolojimi de biraz altüst ettim. Olsun:)
Netice olarak yazar diyor ki ben sizin roman anlayışınıza uymam siz benim tarzıma alışacaksınız. Üfff çok cesur ve afilli gerçektenSevdim bidaha sevdim
Kurtların büyüttüğü kızları evcilleştirebilirsiniz; ama kitapların büyüttüğü bir kız, etini cendereye sıkıştırsanız dahi bu dünyaya uyum sağlamayacaktır.
Nihan Kaya
Sayfa 98 - İthaki
Bakın size ne diyeceğim: Birinin iyi bir insan olduğunu mu düşünüyorsunuz? Önce eline biraz güç verin.
İnsanın, yaşadığı çağdaki Muaviye'ye (Ebu Süfhan-Emevi devletinin kurucusu) tavır alması değil asıl zor olan.
İnsanın yaşadığı çağdaki Muaviye'ye tavır almasından daha zoru, insanın yaşadığı çağda kimin Muaviye olup kimin Muaviye olmadığını bilmeyişi.
Uzun yıllar kendimin yasını tuttum. Olabileceğim halde olmadığım insanın, yapabileceğim halde yapmadığım şeylerin yasını.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırgınlık
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757085
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Eksik yaşanılan hislerin, hayatların, hikâyelerin izleğinde yol alan bir anlatı Kırgınlık. Roman sanatında öykülemenin, karakterin önemini tartışan, kurmaca ve gerçek arasındaki bağın esnekliğinden, görünmezliğinden ama aynı zamanda sertliğinden yola çıkan, odağına dili alan bir anlatı.

Nihan Kaya, Kırgınlık’ta insanın eksik, saklanarak yaşadığı hislerle metnin akışı arasında bağdaşlık kurarak ilerliyor. Saklanan hisler gibi akıbeti bilinmeyen insanların hayatlarından kesitler sunuyor. Kayıp çocuklar, ölen çocuklar, kulaktan kulağa ulaşırken değişen, efsaneleşen anılar, tek başına ayakta duranlar, yalnızlar etrafında örülen bir yakın tarih külliyatı Kırgınlık. Eksik yaşanılanlar eksik bırakılan hikâyelerde kendini görünür kılıyor.



“Derdimi, bulduğum bütün kâğıtlara yazdım. İstasyondaki bütün kâğıtları bir bir doldurdum, mühürledim, yolladım. Derdimi benim gibi ücra yerlerde, benim gibi üç kelama muhtaç penceresiz denizcilere, çatı katlarını mecburiyetten mesken tutmuş, benim gibi üç kuruşa muhtaç sersefil romancılara, üç adım için üç takla atan bîçare habercilere yolladım. Olur da bir gün bir duvarda, bir kitapta, bir cam yahut bez parçasında bu yazdıklarıma rastlayacak olursanız, lütfen sesime kulak verin. Ben Osman Ali. On dokuz yaşındayım.”



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 99 okur

  • Y. E.
  • Gulen
  • Huriye Şenocak Güllü
  • Yağmur
  • Özlem Çelik Yavaş
  • D.
  • Elf_Ksk
  • fatma porsuk
  • Pınar Akçe
  • Tuğba Yanıköz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.8 (16)
9
%23.9 (11)
8
%23.9 (11)
7
%8.7 (4)
6
%4.3 (2)
5
%2.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%2.2 (1)
1
%0