Senin adına sevindim!’ Kıskançlık ile ‘adına sevinmek’ arasındaki mesafe zamanla kısalan bir şeydir. Uzak olduğun ve kendini eşit görmediğin insanın ‘adına sevinirsin’. Yakınlaştıkça ve kendini karşındakiyle denk görmeye başladıkça yerini kıyas alır.Muvaffakiyette bir payın varsa yine ‘adına sevinirsin’, ötesinde bilincsiz bir haset içindesin…
En nihayetinde dostlarımızı söylediklerimize hak verenlerden seçeriz. Seni sevebilecekleri seçip, seni sevebileceklerin en onay vereceği şeyleri anlat, sonra da kendini kahraman san. Tüm sosyal ağların içinde olan ya da ardında yatan… Bir nevi kendi cemaatimizi oluşturma peşinde değil miyiz hepimiz? İçinde de kendi seçtiklerimiz.
Gerçeği küçükken bağırmak, büyüdükçe fısıldamak, en sonunda da susmak.. Bizi gerçekte sağır eden şey işimize gelmeyeni duymamaya alışmak… İnsanı sessiz kalmaya zorlayan nedir? Yaşımız ilerledikçe susmamız gerektiğini öğrendiğimi anlar. O anların herbirini eziyetle tecrübe etmiş hayatlarımız var.