Naim

Naim
@mulkiyeli
Hayat Boyu Öğrenci
ANKARA
1 Ocak 1900
2643 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 19:44
Bir Dava, Ayhan Geçgin tarafından yazılmış, bireyin iç dünyasıyla toplum arasındaki gerilimleri ele alan bir romandır. Roman, ismi verilmeyen bir anlatıcının hayatına odaklanır. Anlatıcı, sıradan bir yaşam sürerken giderek içsel bir huzursuzluk yaşamaya başlar. Toplumla olan bağları zayıflar, insanlarla iletişimi yüzeyselleşir ve kendini yalnızlaşmış hisseder. Bu süreçte kendi varoluşunu, hayatın anlamını ve çevresindeki düzeni sorgulamaya başlar. Zamanla anlatıcının zihinsel ve duygusal durumu daha karmaşık hale gelir. Gerçeklik algısı bulanıklaşır; yaşadıkları ile düşündükleri iç içe geçer. Roman boyunca dış dünyada büyük olaylar olmaz, asıl “dava” anlatıcının kendi içinde verdiği mücadeledir. Bu mücadele, kimlik arayışı, yabancılaşma ve varoluşsal sorgulamalar etrafında şekillenir. Klasik bir olay örgüsünden çok, bireyin iç dünyasına odaklanan, yoğun ve felsefi bir anlatım sunar. Anlatıcının kesin bir çözüme ulaşmaması, romanın açık uçlu ve düşündürücü yapısını güçlendirir. Günümüzdeki kumpas davalarında biraz tanıdık geliyor. ABD'da yaşayan aslı'nın annesinden gelen telefon ile gelişen olaylar silsilesini okuyoruz.
Bir DavaAyhan Geçgin · Metis Yayıncılık · 2019191 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne mutlu meşalesi Kur'an olan bir ümmete!
10/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 20:48
Abdurrahim Karakoç üstadın farklı yıllarda kaleme aldıpı Ramazan-ı Şerif ile ilgili yazılarının derlendiği bir eserdir. Eser'de toplumsal ve manevi temaları işlediği eserlerinden biridir. Şiir, hem bireysel hem de toplumsal eleştiriler içeren, düşündürücü bir anlatıma sahiptir. Eserde şair, “Samanyolu’nda ziyafet” ifadesiyle mecazi bir anlatım kurar. Bu ziyafet; dünyadaki adaletsizliklere, çıkar ilişkilerine ve insanların hırslarına gönderme yapar. Şair, bir yandan insanlığın değer kaybını eleştirirken diğer yandan manevi değerlere vurgu yapar. Karakoç, şiirde: Dünyadaki eşitsizlikleri, İnsanların menfaat uğruna birbirine zarar vermesini, Adalet ve ahlak anlayışındaki bozulmayı eleştirel bir dille anlatır. “Samanyolu” evrenselliği, “ziyafet” ise paylaşımı simgeler. Ancak burada gerçek bir paylaşım değil, güçlülerin çıkar sağladığı bir düzen ima edilir. Şair, okuyucuya adalet, vicdan ve insanlık değerleri üzerine düşünme çağrısı yapar. Yoğun olarak işlenen konu ise Toplumsal adaletsizlik ve manevi yozlaşma eleştirisi.
Samanyolunda ZiyafetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20254,583 okunma
Uyumasam Delirecektim
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 17:23
Romanın başkahramanı Zamir, henüz altı aylık bir bebekken bir mülteci kampında meydana gelen patlama sonucu ağır yaralanmış ve yüzü paramparça olmuştur. "Zamir" ismi ona sonradan verilmiştir. Dil bilgisinde "ismin yerini tutan kelime" anlamına gelen zamir, karakterin belirsiz kimliğini ve herkesin yerine geçebilme potansiyelini simgeler. Zamir’in yüzü, çok sayıda estetik operasyon geçirmesine rağmen bir "maske" gibidir; bu durum ona hem bir korkutuculuk hem de bir gizem katar. Zamir, dünya genelindeki çatışmaları durdurmak için çalışan devasa ve çok güçlü bir kuruluş olan Birinci Dünya Barış Vakfı’nda görev almaktadır. Ancak bu vakıf, alışılagelmiş yardım kuruluşlarından çok farklıdır. Vakfın amacı sadece "barış" sağlamak değil, barışı bir "sektör" gibi yönetmektir. Vakıf, savaşları durdurmak için bazen rüşvet verir, bazen şantaj yapar, bazen de daha küçük bir savaşı tetikleyerek daha büyüğünü engellemeye çalışır. Barışın Endüstrileşmesi: Roman, barışın da tıpkı savaş gibi bir ticaret konusu olduğunu savunur. "Barışın gelmesi için kaç kişinin ölmesi gerekir?" gibi etik soruları sarsıcı bir şekilde sorar. Mülteci Sorunu: Zamir'in bir mülteci kampında doğmuş olması, küresel mülteci krizine ve bu insanların sistem içindeki "hiçliklerine" dikkat çeker. İnsan Doğası: Günday, insanın şiddete olan meyilli doğasını ve bu şiddetin modern kurumlar aracılığıyla nasıl "meşrulaştırıldığını" anlatır. Kimliksizlik: Zamir'in ne bir ailesi ne de gerçek bir yüzü vardır. O, modern dünyanın yarattığı "kimliksiz" insanın bir temsilcisidir. Romanın sonuna doğru Zamir, hizmet ettiği vakfın ve genel olarak dünyanın işleyişindeki mutlak ikiyüzlülükle yüzleşir. Hakan Günday, Zamir aracılığıyla okuyucuya şu karanlık gerçeği fısıldar: Modern dünyada barış, savaşın bitmesi değil, sadece daha kârlı
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
Ne kadar acı çekersen çek, sabah yine güneş doğuyor
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 10:53
Yu Hua'nın en ünlü eserlerinden biri olan Yaşamak, Çin'in modern tarihini sıradan bir adamın trajik ama bir o kadar da dirençli yaşam öyküsü üzerinden anlatır. Roman, 1940'lardan Kültür Devrimi sonrasına kadar uzanan çalkantılı bir dönemi kapsar. Yaşam ile ölüm kıyısında iki zıt kutubun bu kadar iç içe olmasını çok güzel anlatıyor. Köylerde halk hikayeleri ve türküler derleyen genç bir anlatıcının ağzından başlar. Anlatıcı, tarlasını yaşlı bir öküzle süren yaşlı bir adamla karşılaşır. Bu adam, romanın ana karakteri Fugui'dir. Fugui, öküzüne sanki birden fazla öküz varmış gibi farklı isimlerle seslenmektedir. Meraklanan anlatıcı onunla konuşmaya başlar ve Fugui kendi hayat hikayesini anlatmaya koyulur. Fugui, gençliğinde varlıklı bir ailenin şımarık oğludur. Günlerini genelevlerde ve kumar masalarında geçirir. Karısı Jiazhen, hamile olmasına rağmen onu bu hayattan döndürmeye çalışır ama Fugui onu dinlemez. Sonunda, hileli bir kumar oyununda (Long Er adında bir adama karşı) ailenin tüm servetini ve büyük konağını kaybeder. Babası bu üzüntüden kısa süre sonra ölür. Fugui, bir gecede toprak ağasıyken yoksul bir kiracı çiftçiye dönüşür. Bu düşüş, onun karakterini değiştiren ilk büyük darbedir. Artık ailesine bakmak zorundadır. Fugui, hasta annesine ilaç almak için şehre gittiğinde Milliyetçi Ordu tarafından zorla askere alınır. Çin İç Savaşı'nın ortasında kalır. Savaşın dehşetine tanık olur, açlık ve ölümle burun buruna gelir. Burada Komünist Ordu'ya esir düşer ve sonunda serbest bırakılarak evine döner. Çin Halk Cumhuriyeti kurulur ve toprak reformu başlar. Kaderin cilvesi olarak, Fugui'nin kumar masasında her şeyini kaybettiği Long Er, toprak ağası olduğu için "halk düşmanı" ilan edilir ve idam edilir. Fugui, eğer servetini kaybetmeseydi o kurşunun kendisine sıkılacağını
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,2bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 20:55
Martha Moraghan Jablow'un "Sevmek Yetmez" adlı kitabı, çocuklarımızı sevmenin tek başına yeterli olmadığını; onlarla doğru ve etkili iletişim kurmanın da şart olduğunu anlatan pratik bir ebeveynlik rehberidir. Kitap, gerçek hayattan alınmış sayısız diyalog örneği ve yaşanmış olaylar üzerinden, ebeveynlerin karşılaştığı yaygın sorunlara nasıl yaklaşmaları gerektiğini gösterir. Çocuklarımızı çok seviyoruz, bunda şüphe yok. Ancak sevgi tek başına sorumluluk bilinci yüksek, kendi kendine yetebilen bireyler yetiştirmek için yeterli değildir. Ebeveynler çocuklarının: Sorumluluklarını yerine getirmediğinde Mızmızlandığında Kardeşleriyle kavga ettiğinde Yemeklerini yemediğinde Söz dinlemediğinde büyük tolerans gösterir veya tam tersine öfke patlamaları yaşar. Bu iki uç davranış da çözüm getirmez. Hayatın içinden çarpıcı örneklerle çok güzel anlatılmış okumanızı tavsiye ederim.
Sevmek YetmezMartha Moraghan Jablow · Buzdağı Yayınevi · 2020977 okunma