Geri Bildirim
Adı:
Yaşamak
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
210
ISBN:
9786056587887
Kitabın türü:
Çeviri:
Bahar Kılıç
Yayınevi:
Jaguar Kitap
Aile servetini yiyip tükettiği gençlik günlerinde, uzun bir hayatın ona neler sunacağından habersizdir elbette Fugui.

Yıllar sonra, yaşlı öküzüyle tarlasını sürerken tanıştığı bir yabancıya hayatından söz etmeye başladığında, şımarık bir gencin başına gelenlerden fazlasını sayıp dökecektir bu yüzden: Fugui, kendisiyle birlikte altı insanın hayatını, kaderin sürprizlerini, yaşamın acılarını ve sevinçlerini anlatır. Onun dilinden -daha doğru bir ifadeyle Yu Hua'nın kaleminden- dökülenler, insanlık durumlarına dair epik bir romana dönüşür böylece. Basit bir anlatım, güçlü bir anlatı doğurur: Sabanın toprakta bıraktığı izlere benzer kâğıt üzerinde satırlar. Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, Yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla...

Yayımlandığında ülkesinde yasaklanmasına rağmen, bir hayat öyküsü okumamış da sanki bir hayat yaşamış olduklarını söyleyen okurlarının her geçen gün artmasıyla bir "modern klasik"e dönüşen Yaşamak'ı Bahar Kılıç, Çince aslından çevirdi.
İşte huzurlarınızda okunmaya değer bir hayat öyküsü. Fugui nereden bakarsanız bakın kötü bir adam ama yine de iddia ediyorum başına gelenlere "oh olsun" diyemeceksiniz. Dram ki ne dram. İronik olansa kitabın adı. "Buna yaşamak denir mi?" diye düşündürüyor. Ya da belki asıl 'yaşamak' denen şey tam da budur: Ölmek için sayısız sebep varken hayatta kalmayı tercih etmek.
Fugui isimli bir köylünün sıradan bir yaşanmışlık ve trajedilerle, kaybetmelerle geçen hayatının, duyanların boğazına düğüm atan buruk hikayesi anlatılıyor kitapta.Geçmişteki hatalarının farkında olan Fugui'yi şımarıklıktan alıkoyan belki çevresindekilerin eleştiri ile anlayış arasındaki tavırları, belki pişmanlığı sonucu yaşantısında ailesinin ve sorumluluklarının yerini farketmesi ya da ,katlandığı zorluklar sonunda sevdiklerine daha sıkı sarılmak istemesi .Bir ailenin zaman ve koşullar değiştikçe başına gelenleri,onca şeye direnmelerini ve farkettirmeden ,gittikçe biriken kederle ,birer birer yenilmelerini sessizce ,elden birşey gelmeden seyrediyorsunuz. Bittiğinde kitabın adını insanın canı yanmadan tekrar söylemesi zor gibi. Okunmasını içtenlikle tavsiye ediyorum
Adı "yaşamak" olup da bu kadar ölüm barındıran bir kitap nasıl da şaşırtıyor insanı. Çin'de köy köy dolaşarak geleneksel halk türkülerini öğrenmeye çalışan, insanların hikayelerini dinleyen anlatıcı bir köyde öküzü ile tarla süren yaşlı bir adamla karşılaşır. Adam Fugui'dir ve hikayesini anlatmayı pek sevmektedir. Bizler Fugui'nin öyküsünü dinleriz kitap boyu. Varlıklı bir ailede doğan Fugui, tek çocuk olarak zevk-i sefa içinde büyürken sorumsuz, savruk, terbiyesiz bir genç adama dönüştüğünde ellerinde olan tüm ata toprağını kumarda kaybeder. Efendi Fugui olur bize fakir bir adam. İşte o zaman Çin'in sefaletine dalarız biz de. Fugui'yi sonraki yaşamında yaşadıkları olgunlaştırır zamanla. Bir gün evden doktor çağırmak için çıkar ve zorla askere alınarak milislerle savaşmak için çok uzaklara götürülür. Yıllarca geri dönemez. Döndüğünde ise karısı ve çocuklarını ser sefil bulur. Yılmaz, yine sarılır hayata, bir çıkış arar... Bu arada Çin'de değişimler başlar... Komünler kurulur. Zenginler cezalandırılır. Halkın olan tüm mal devletin ortak malı olur. Devlete çalışır tüm ülke. Sonra herkes Mao'nun askeri olur; Fugui ve ailesi ise yaşam savaşı verirler. Sonunda 3 nesli birden toprağa gömen Fugui; elinde son kalan ailesi, öküzü Fugui ile dertleşe dertleşe umutla yaşamaya çalışır.

Okuduğum en en temiz yazılmış kitaptı diyebilirim. Ne sizi yoran betimlemeler, ne kanırtarak ağlatacak kadar dram var. Dozunda verilmiş, zamanla sizi güldürecek kadar komik olmaya başlayan kayıplarla Fugui okunmayı hakeden bir hayat yaşamış bence.

Kitap hakkında detay isteyenler için;

http://www.filmlervekitaplar.com/...-icin-bir-yorum.html
Öncelikle bu kitabı herkese önerebileceğimi ifade etmek isterim. Kitabın başı beni biraz zorlasa ve keyif vermese de okudukça ne kadar derinlikli bir serüvenin içinde olduğumu hissettim. Bittiğinde iyiki dediğim kitaplarımın başında aldı yerini Yaşamak. Aslın da artık bu kadar da olmaz dedigim sırada hayatın ta kendisinin de bu olduğunu düşündürdü . Hepimiz inişler çıkışlar ölümler acılar yaşamıyor muyuz? Kitap uzun bir dönemi, bir insan hayatını ,kısa, öz ve akıcı bir dille anlatırken hersey de bu kadar üst üste olmaz ki dedirtiyor belki ama hepimiz hayatımızın son evrelerine geldigimizde yaşadıklarımızı üst üste koysak pek de farklı bir durumla karşılaşmayız belki de. Herkese umut cesaret sevgi hoşgörü sağlık ve refah dolu bir hayat dileklerimle... Yaşamak herseye ragmen çok güzel...
"Sabanın toprakta bıraktığı izlere benzer kağıt üzerinde satırlar. Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, YAŞAMAK da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla..." Arka kapaktan alıntıladığım bu yazı her şeyi öyle güzel özetliyor ki, bir şeyler yazıp beni sarıp sarmalayan bu kitabın büyüsünü bozmak istemedim. Bu sadece Fugui'nin hikayesi değil, hepimizin hikayesi.
Kitap üzerine öncelikle belirtmek istediğim fikrim; oldukça akıcı olduğudur. Bunun dışında kurgusal anlamda da bize bir şeyler vermeye uğraşan, okuduğunuz bir bölümden etkilenip etkilenmemenin bir noktada sizin tecrübelerinize bağlı olduğu, oldukça dramatik bir kitaptı. Gerçek bir dramdan bahsediyoruz bu noktada. Bu kadarı da olmaz dediğiniz olaylar bir süre sonra kitabı yaşar kılmıyor. Gerçek dışı bir hikayeye dönüşüyor. Tarihi anlamda yaşanan olaylara pek hakim olmadığım için Çin halkının o dönem yaşadıklarını aktarım konusunda ne kadar başarılı bilemiyorum. Bu yönde bir kaygısı olmayan bir sanat eseri olsa dahi, dram yönü hikayenin yalnızca kurgusal bir parçası mı yoksa gerçeklerden beslenmiş mi bilemiyorum. Anlatılanlar ağır, anlatım hafif idi. Vaktini ayıranlar için iyi okumalar dilerim.
bazen hayatınızı değiştirmek için bir kitap ararsınız ya işte ben onu buldum tamamen duygusal bir kitap AĞLADIĞIM İLK KİTAP :))
fedakarlığın ne kadar da güzel bir şey olduğunu hepimiz anladık sanırım
hayatlarından vaz geçeçek kadar güzel birşey olduğunu...
Belki Türk filmlerinden belki Fakir Baykurt tan hatırlayabileceğiniz çok sıradan bir öykü. Sıradan kelimesi bu cümlede aşağılama değil "bize dair" anlamını taşıyor. Belki bir oturuşta belki iki kahve zamanında okuyabilirsiniz. Bittiğinde de "bu da geçer ya Hû" diyesiniz gelecektir.Keyifli okumalar
Ne zaman içinde "yaşamak" kelimesi geçen bi cümle olsa aklıma Fugui gelecek. Her şeye rağmen içinde devam etme gücü olan Fugui.

Gençlikte rahatlıkla hatta parayı savurarak geçmiş bir hayat ve orta yaşlardan itibaren sıkıntı ve kayıplarla devam eden bir yaşam. Oğlunu, kızını, karısını, damadını, torununu kendi elleriyle toprağa gömen bir insan..

İlk kez çin edebiyatından bir eser okudum yüreğimi hüznüyle dağladı resmen.
Fugui, hayatta ne olursa olsun, başa ne gelirse gelsin yine yaşamak için hala bir sebep olabileceğini gözler önüne sermiş.

Jiazhen ise Fengxia'nın sırtında mutluydu. "Tedavi edilemez olması iyi bir şey, yoksa tedavi masrafları için parayı nereden bulabilirdik." dedi.
Hasta olan Jiazhen'nin söylediği bu cümle ise çaresizliğin ve fakirliğin bir yansıması olmuş.
Her gün yorgunluktan ölene kadar çalışınca, başka şeyler için endişe edecek vaktiniz kalmıyor.
Yaşamın her şeyi kapsaması gibi yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla...
Yu Hua
undefined
"İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: Yanlış söz söyleme, yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme, elini yanlış cebe atma. "
Derler ki "Bir felaketten kurtulunca ardından güzel günler gelir"
Eskiler der ki:'Fakirlik adamın hırsını köreltir.'
Yu Hua
Sayfa 44 - jaguar
Öleceğim yerin adını bile bilmiyorum.
Yu Hua
Sayfa 68 - Jaguar Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşamak
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
210
ISBN:
9786056587887
Kitabın türü:
Çeviri:
Bahar Kılıç
Yayınevi:
Jaguar Kitap
Aile servetini yiyip tükettiği gençlik günlerinde, uzun bir hayatın ona neler sunacağından habersizdir elbette Fugui.

Yıllar sonra, yaşlı öküzüyle tarlasını sürerken tanıştığı bir yabancıya hayatından söz etmeye başladığında, şımarık bir gencin başına gelenlerden fazlasını sayıp dökecektir bu yüzden: Fugui, kendisiyle birlikte altı insanın hayatını, kaderin sürprizlerini, yaşamın acılarını ve sevinçlerini anlatır. Onun dilinden -daha doğru bir ifadeyle Yu Hua'nın kaleminden- dökülenler, insanlık durumlarına dair epik bir romana dönüşür böylece. Basit bir anlatım, güçlü bir anlatı doğurur: Sabanın toprakta bıraktığı izlere benzer kâğıt üzerinde satırlar. Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, Yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla...

Yayımlandığında ülkesinde yasaklanmasına rağmen, bir hayat öyküsü okumamış da sanki bir hayat yaşamış olduklarını söyleyen okurlarının her geçen gün artmasıyla bir "modern klasik"e dönüşen Yaşamak'ı Bahar Kılıç, Çince aslından çevirdi.

Kitabı okuyanlar 69 okur

  • İrem Doğan
  • Zeynep Büyük
  • gülhan akbalı
  • Tay tay
  • Kitapdostu68
  • Nigar yalçın
  • JaRoMiL
  • Lalt
  • Kitap Aşığı
  • zubeyde

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%10.7
14-17 Yaş
%10.7
18-24 Yaş
%10.7
25-34 Yaş
%39.3
35-44 Yaş
%21.4
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%89.2
Erkek
%10.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.2 (14)
9
%26.5 (9)
8
%20.6 (7)
7
%8.8 (3)
6
%2.9 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0