Tehlikeli Oyunlar Bütün Eserleri 2

9,1/10  (433 Oy) · 
1.032 okunma  · 
491 beğeni  · 
8.005 gösterim
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve "oyun oynuyormuş gibi ilgilenme" yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2008
  • Sayfa Sayısı:
    479
  • ISBN:
    9789754702095
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Mehmet Admış 
 27 Şub 00:33 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sene 2008.. İlkokul 8. sınıftayken Robin Hood'u okuyordum. Bu benim okuduğum ilk romandı. Romanı, bir gece vakti bitirdim, kitabın kapağını kapattım ve yatağıma uzanıp yorganı başıma çektim. O gece, hem romanın bitişine hem de Robin Hood'un ölümüne ağlamıştım. Böylece, sonunda ağladığım ilk kitap olma özelliğini de kazanmıştı.

Bugün, Tehlikeli Oyunlar'ın son 20 sayfasını o çocuğun saf duygularıyla okudum. Ellerim titremeye, gözlerim yaş dökememenin verdiği acıyla kızarmaya başladı. Yüreğim acımaya, içimdeki dehliz beni yutmaya başladı. Çünkü romanın nereye varacağını, sonunun nasıl olacağını biliyordum.. Çünkü; lise yıllarım Selim ise, şu anki halim Hikmet'ti.. Onu çok iyi anlıyordum.. Ne zaman ki Hikmet; 'Albayım...' diye başlayıp haline isyan ediyorken, benim içimdeki çığlıkların sesi oluyordu..

'Fakat, Allah kahretsin ki albayım, insan anlatmak istiyor..' Ben de anlatmak istiyorum albayım.. '... O zaman ben de susarım.. Gecekondumda oturur ve beni anlamalarını beklerim..' olmuyor be albayım.. '... Fakat, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar...' anlamayacaklar bizi Hikmet. Anlayamayacaklar albayım.. O zaman ne biz onların gelmesini bekleyelim, ne de onların kapısına gidelim, kendimizi anlatmak için Hikmet.

Şimdi gelelim Oğuzcum Atay'a.. 'Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor...' evet, hepimizce malum.. Oğuz Atay, beyin tümöründen dolayı aramızdan ayrılmıştı.. (o zamanlar 1973'te başlamış mıydı bilmiyorum ama) ben diyorum ki; Oğuzcum Atay, burada beynindeki tümörden kaynaklı acıyı, edebi bir dille bize yansıtmış.. Ne kadar acı çektiğini dile getirmiş de, biz (1973'teki yakınları ve okurları) onu anlamak istememişiz.. Biz, Tutunamayanlar'ı da, Tehlikeli Oyunlar'ı da basit birer roman olarak görüp okumaktan pek ileri gitmeyiz. Ama durum bundan çok daha öte.. Çünkü Oğuz Atay, bu iki eserinde de (şimdilik sadece bunları okuduğum için diğerleriyle ilgili yorum yapamayacağım) kendini anlatmış, kendi hikayesini yazmış.. Aslında, basit bir otobiyografi olarak yazabilirdi ama burada kendi hikayesini roman kahramanları yoluyla okuyucuya iletiyor. Eğer hatırlarsanız, (okuyanlar hatırlar) kitabın (Tehlikeli Oyunlar) bir yerinde; Albay, Hikmet'e eğer hikayesini, başkalarına anlatmak ve insanların onu dinlemesini istiyorsa, bunu bir roman karakteri üzerinden anlatmasını söylüyordu. Aslında orada bir ipucu var; 'Bak ey okurum! Bu roman, esasında benim hikayem..' diyor Oğuz Atay.. Ve aynı zamanda, 'Eğer bir yazar ölmek istiyorsa, romanda bir karakter intihar eder...' Allah, Allah.. Bu da nesi? Oğuz Atay ölmek mi istiyordu? Evet. Ama kendisi yapamadığı için, Hikmet Benol bunu yapıyor.. Ve Tutunamayanlar'da gördüğümüz o şahane dil, toplumsal eleştiri v.d. Tehlikeli Oyunlar'da da devam ediyor..

Sonuç olarak; Tehlikeli Oyunlar, her ne kadar Tutunamayanlar'ın gölgesinde kalmışsa da ondan aşağı kalır yanı yok.. Hatta, Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar'daki kadar ağır bir dile sahip değil.. Yani, onu okuyamayan ve bundan şikayet eden okurlara özellikle tavsiyemdir, Tehlikeli Oyunlar... E, tabii ki herkese tavsiye ediyorum..

(Özür: İncelemenin uzun olduğunun farkındayım fakat, buna rağmen daha söyleyemediğim onlarca şey var.. Ama burada kesmek durumundayım.. Okuduğunuz için teşekkür ederim.. Keyifli okumalar..)

Bayan Okur 
 25 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Zor.Oğuz Atay'ı okumak tam olarak da böyle. Oğuz Atay zor ama okuyup anlayana o kadar güzel ki! İnsanı kendini bulmaya yöneltiyor. Hatta insana kendini bulduruyor. İnsandaki içsel hesaplaşmanın sonucunun ve kazananınını belirlemeye yarıyor denilebilir. Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar, Korkuyu Beklerken kitaplarını okudum. Geriye kalanını da okumak için heyecanla bekliyorum.

Eylem 
02 Mar 15:55 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Karakterimiz Hikmet Benol’un gerçek mi kurgu olduğu belirsiz yaşamını anlatan bu eserin yazıldığı yıllarda Atay’ın içinde bulunduğu durumu düşününce roman daha bir anlam kazandı zihnimde. Bu yıllarda (71-73) yazarın eşiyle ayrılmasının ardından uzun süre birlikte yaşadığı Sevin Seydi’nin de kendisini terketmesi üzerine Beyoğlu’ndaki evine kapanıp sürekli yazdığı bilinmektedir. Kitabı okuyunca yazarın içine düştüğü umutsuz ve mutsuz ruh hâlinin Hikmet Benol karakterine yansıması bariz görülüyor. Zira Hikmet tek bir vücutta birçok farklı kişiyi barındıran, bu farklı kişilikler arasında bazen boğulan, sürekli zihninde kendine ve başkalarına dair oyunlar yazarak yazarak bunlara kendini kaptıran, yaşadığı hayatın bu oyunlardan biri mi yoksa gerçek mi olduğunu algılayamayan, gelgitler içinde savrulan ve sonunda silinip giden bir tutunamayandır. Tutunamayanlar kitabında tanıdığımız Selim ile bu eserdeki Hikmet fazlasıyla benzer karakterler. Kitabı okurken bir süre sonra Hikmet’in etrafında yer alan karakterlerin varlığını sorgulamadan edemiyor insan. Hikmet hayal dünyası ile gerçeklik arasına o kadar sıkışıp kalmış ki; okuyucu ister istemez “Sevgi, Albay Hüsamettin, Bilge, Nurhayat Hanım ve dahası acaba var mıydı?” diye durup düşünüyor. En azından ben böyle hissettim. Tutunamayanlar’ı okuduysanız ve sevdiyseniz eğer bu kitaba da tutunacağınıza şüphe yok. Çünkü uzun paragraflar, iç hesaplaşmalar, gerçek ve hayal, insanı farklı alemlere taşıyan diyaloglar iki eserde de karşımıza çıkıyor. Tehlikeli Oyunlar’da yer alan tiyatro eserleri beni hayrete düşürdü. Her sayfada oyun içinde oyun karşılıyor okuyucuyu. Kitap içinde farklı kitaplar okuyormuş hissine kapıldım bir ara. En ilginci de bu kadar karmaşık oyunun nasıl bu kadar düzenli yazılabildiği. Bu da kuşkusuz Atay’ın ince mizah ve derin üslubunun yansıması. Bu yetenek kitabı her okuyana farklı şeyler düşünme ve hissetme imkânı sunuyor. Demem o ki; bol aksiyonlu, bir çırpıda biten bir roman okumaksa niyetiniz yanlış yerdesiniz. Hayal ve gerçeği sorgulamak, farklı dünyalarda ağır adımlarla ama bir o kadar da edebi bir serüven yaşamak istiyorum derseniz Tehlikeli Oyunlar doğru bir seçim. Şimdiden keyifli okumalar. :)

Hümeyra 
 19 Oca 12:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Öncelikle insanın iç dünyası ile konuşmasını sağlayan ve yaşanılan anıları yaşanılan anları derin bir hissiyatla anlamaya çalışan önemli üstadlardan biridir Oğuz Atay ve tehlikeli oyunlar adlı kitabında da bireyin iç dünyasına çokça inmiştir. Duyarlı ne yaşadığını bilen ve yaşadıkları şeyler hakkında çokça düşünen biriyseniz bu kitap tam da size göre keyifli okumalar dilerim tüm okuyuculara :)

Burak Gökçe 
08 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Tehlikeli Oyunlar ı daha önce Seyyar Sahne Ekibi'nden oyun olarak izlemiştim. Erdem Şenocak ı çok beğenmiş ve bu kitabı okumalıyım demiştim. Oyundan çıkar çıkmaz gidip kitabı aldım ( iyiki almışım :)) Tutunamayanlar, Oğuz Atay'ın bugün bu kadar popüler olmasının sebebi olsa da, bu kitapta en az onun kadar övgüyü hakkediyor. Dünyanın her yerinde vardır sanırım zamanında hakkettiği ilgi görmeyen insanların öldükten sonra değer görüp popüler olması. Oğuz Atay da bunu bilen biri olarak ne güzel demiş; '’ Biliyorum ki, bu akıl beni bütünüyle terk edinceye kadar gidipgelenazizvarlık masalına kimse inanmayacaktır. Bazı insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleriyle ortaya koymak durumundadır.’’ Yazarın bu kitabı da biraz Tutunamayanlar ı andırıyor. Selim ve Turgut gibi bir tutunamayan da Hikmet Benol. Kitabın edebi değerine diyecek laf yok zaten.Sevin Seydi' ye ithaf ettiği bu iki kitap onunla birleşmesi ve ayrılışını temsil ediyor. İkisini de okumanızı öneririm.

Mehtap 
17 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

TEHLİKELİ OYUNLAR

Yoruldum albayım derken Hikmet Benol, insan anlıyor hissiyatını. Karmaşık bir roman gibi görünse bile insan kendi düşüncesiyle tamamlıyor. Hayatın acemi insanı Hikmet Benol'un kendi düşünceleri ile savaşını, kendi benliklerine ayrılmış ruhunun karmaşıklıgını anlatıyor kitap.Karakter analizleri, albayla diyaloglar, düşüncelerin arasındaki sıkışıp kalma hali, piyeslerinde bulunan hayal gücü ile kitap okuyucusunu kendine bağlıyor. Özellikle son yemek bölümü beni çok etkiledi. Oradaki kargaşa ve sonundaki isyan. Kim bilir kaç kalabalıktan çıkarken böyle düşündük anlamsızlıgın anlamını ? "İnsanlık öldü" diye başlayan aklımıza saplanan satırları yankılanıyor sürekli. Kitabın son paragrafında iki kişinin diyalogunda Atay düşündüren bir tebessüm ettiriyor. Korkuyu Beklerken kitabını okurken tebessüm ettirip düşündüren kalemiyle tanıştım yazar ile. Bu kitabında da aynı şekilde tekrar tekrar okunacak, her okuyuşta benliğimize yeni şeyler katacak bir roman oldugunu düşünüyorum.

Rukiye Uygur 
28 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın sonundaki film örneklendirmesiyle okuruna mesajı aldın mı sorusunu soran Tehlikeli Oyunlar kitabını kendi benliğini aramakta olan herkese tavsiye ederim.

Yadigar Soydan 
08 Eki 2016 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir Oğuz Atay kitabı daha. Oyun içinde oyun.. Gerçekle hayal ürünü olan olayları neredeyse ayırt etmek imkansız.. Var olan bir olayın içinde yer aldığınızı düşünmenizin üzerinden çok geçmiyor ki, Hikmet'in beyninde yer alan kurgunun içinde olduğunuzu anlamanız. Gerçeklerle ve düşler iç içe.. Başlarda anlaşılması zor olmasından dolayı yavaş ilerleyen bir kitap olmasına rağmen daha sonraları akıcılık kazanıyor. Bir klasik daha.. Mutlaka okunmalı..

İREM ÖNCÜ 
16 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Altını çizerek kitap okuma alışkanlığı olanları biraz zorlayacak, öyle bir kitap ki her cümlesinde sizi içine çekiyor. Hepsinin altını çizmek, bir yerlere not almak istiyorsunuz. Anlamak pek kolay değil, ani geçişlere uyum sağlamak, ruh tahlillerini benimsemek için tamamen onda olarak okumalısınız. Vakit ayırdığınız için hiçbir şekilde pişman olmazsınız. Hayatımın kitabi diyebilir miyim? Kuvvetle muhtemel diyebilirim.

Ahmet Can Ayhan
Fatma Herken

Çağdaş İncesu
Cefer
Neslihan Sürmeli
Gizem Altıntabak
Nihan Gras
Pervin Tutuş
Rabia Karakurt
Vildan satılmış
İbrahim gürtürk
Enes Ertürk
Eyüp Ece
melek mehmet ali yeral keskin
Jesse Pinkman
dilara
Yunus Emre beceren
Mert Erdinç
Adil Sakçalı
Deniz kara mahmutoğlu
S. P.
Safiye Bilgi
Yavuz Selim
Züleyha ASLAN
Mustafa
Fatih Albayrak
esen can
Yaş gruplarına göre okuyanlar
0-13 Yaş
1.3%
14-17 Yaş
4.3%
18-24 Yaş
24.8%
25-34 Yaş
35.7%
35-44 Yaş
21.3%
45-54 Yaş
7.8%
55-64 Yaş
1.3%
65+ Yaş
3.5%
Cinsiyetlerine göre okuyanlar
Kadın
54.9%
Erkek
45.1%
Kitap istatistikleri
404 Okur beğendi
864 Okur okudu
94 Okur okuyor
1.115 Okur okuyacak
42 Okur yarım bıraktı
Okur Puanlamaları (9.1 / 10 - 372 Oy)
10
56.2% (209)
9
19.6% (73)
8
14.5% (54)
7
5.6% (21)
6
1.3% (5)
5
1.1% (4)
4
0.5% (2)
3
0.5% (2)
2
0% (0)
1
0.5% (2)
Kitabın sıralamaları
En çok okunan kitaplar'da 262. sırada.
En popüler kitaplar'da 148. sırada.
En beğenilen kitaplar'da 77. sırada.
En çok yorumlanan kitaplar'da 100. sırada.
En çok okunacak kitaplar'da 45. sırada.
En çok yarım bırakılanlar'da 80. sırada.
Kitabı Paylaş
Facebook'ta paylaş
Twitter'da paylaş
Google Plus'ta paylaş
Google'da araştır
Tehlikeli Oyunlar Bütün Eserleri 2 Oğuz Atay
Okudum 9,1/10 (372 Oy) · 864 okunma · 404 beğeni · 7.480 gösterim
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve "oyun oynuyormuş gibi ilgilenme" yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
Baskı Tarihi:2008 Sayfa Sayısı:479 ISBN:9789754702095 Yayınevi:İletişim Yayıncılık Kitabın Türü:Roman, Edebiyat
İncelemeler80
Alıntılar807
Okurlar864
Haberler3
İnceleme Ekle
En beğenilenler
En yeniler
En uzunlar
En çok yorumlananlar
Mehmet AdmışMehmet Admış
27 Şub 00:33 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan
Sene 2008.. İlkokul 8. sınıftayken Robin Hood'u okuyordum. Bu benim okuduğum ilk romandı. Romanı, bir gece vakti bitirdim, kitabın kapağını kapattım ve yatağıma uzanıp yorganı başıma çektim. O gece, hem romanın bitişine hem de Robin Hood'un ölümüne ağlamıştım. Böylece, sonunda ağladığım ilk kitap olma özelliğini de kazanmıştı.

Bugün, Tehlikeli Oyunlar'ın son 20 sayfasını o çocuğun saf duygularıyla okudum. Ellerim titremeye, gözlerim yaş dökememenin verdiği acıyla kızarmaya başladı. Yüreğim acımaya, içimdeki dehliz beni yutmaya başladı. Çünkü romanın nereye varacağını, sonunun nasıl olacağını biliyordum.. Çünkü; lise yıllarım Selim ise, şu anki halim Hikmet'ti.. Onu çok iyi anlıyordum.. Ne zaman ki Hikmet; 'Albayım...' diye başlayıp haline isyan ediyorken, benim içimdeki çığlıkların sesi oluyordu..

'Fakat, Allah kahretsin ki albayım, insan anlatmak istiyor..' Ben de anlatmak istiyorum albayım.. '... O zaman ben de susarım.. Gecekondumda oturur ve beni anlamalarını beklerim..' olmuyor be albayım.. '... Fakat, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar...' anlamayacaklar bizi Hikmet. Anlayamayacaklar albayım.. O zaman ne biz onların gelmesini bekleyelim, ne de onların kapısına gidelim, kendimizi anlatmak için Hikmet.

Şimdi gelelim Oğuzcum Atay'a.. 'Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor...' evet, hepimizce malum.. Oğuz Atay, beyin tümöründen dolayı aramızdan ayrılmıştı.. (o zamanlar 1973'te başlamış mıydı bilmiyorum ama) ben diyorum ki; Oğuzcum Atay, burada beynindeki tümörden kaynaklı acıyı, edebi bir dille bize yansıtmış.. Ne kadar acı çektiğini dile getirmiş de, biz (1973'teki yakınları ve okurları) onu anlamak istememişiz.. Biz, Tutunamayanlar'ı da, Tehlikeli Oyunlar'ı da basit birer roman olarak görüp okumaktan pek ileri gitmeyiz. Ama durum bundan çok daha öte.. Çünkü Oğuz Atay, bu iki eserinde de (şimdilik sadece bunları okuduğum için diğerleriyle ilgili yorum yapamayacağım) kendini anlatmış, kendi hikayesini yazmış.. Aslında, basit bir otobiyografi olarak yazabilirdi ama burada kendi hikayesini roman kahramanları yoluyla okuyucuya iletiyor. Eğer hatırlarsanız, (okuyanlar hatırlar) kitabın (Tehlikeli Oyunlar) bir yerinde; Albay, Hikmet'e eğer hikayesini, başkalarına anlatmak ve insanların onu dinlemesini istiyorsa, bunu bir roman karakteri üzerinden anlatmasını söylüyordu. Aslında orada bir ipucu var; 'Bak ey okurum! Bu roman, esasında benim hikayem..' diyor Oğuz Atay.. Ve aynı zamanda, 'Eğer bir yazar ölmek istiyorsa, romanda bir karakter intihar eder...' Allah, Allah.. Bu da nesi? Oğuz Atay ölmek mi istiyordu? Evet. Ama kendisi yapamadığı için, Hikmet Benol bunu yapıyor.. Ve Tutunamayanlar'da gördüğümüz o şahane dil, toplumsal eleştiri v.d. Tehlikeli Oyunlar'da da devam ediyor..

Sonuç olarak; Tehlikeli Oyunlar, her ne kadar Tutunamayanlar'ın gölgesinde kalmışsa da ondan aşağı kalır yanı yok.. Hatta, Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar'daki kadar ağır bir dile sahip değil.. Yani, onu okuyamayan ve bundan şikayet eden okurlara özellikle tavsiyemdir, Tehlikeli Oyunlar... E, tabii ki herkese tavsiye ediyorum..

(Özür: İncelemenin uzun olduğunun farkındayım fakat, buna rağmen daha söyleyemediğim onlarca şey var.. Ama burada kesmek durumundayım.. Okuduğunuz için teşekkür ederim.. Keyifli okumalar..)

Kitaptan 999 Alıntı

Bayan Okur 
26 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Herkes tarih okuyor albayım; bugüne değer veren kalmadı.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 69)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 69)
Özgür Meral 
06 Eki 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 259 - İletişim yayınları)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 259 - İletişim yayınları)

Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
Bayan Okur 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim açıyor.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
Berk Liman 
06 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Kendimle konuşurken bile onun hoşuna gitmeye çalışıyordum."

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
Aysel Omurtak 
20 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Beklenen geç geliyor, geldiği sırada insan başka yerlerde oluyor.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 73)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 73)
Bora Harut 
16 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bu kalbin, birini sevmeye ihtiyacı vardı. Ve sen bunu anlamadın. Ve bana eziyet ettin. Ve eziyet ettiğini bilmedin. Gözyaşımı silmedin.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 91)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 91)
Bayan Okur 
06 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Ölmek nedir? Yaşayabileceğini hayal ettiğin şeylerin bitmesidir ya da insanın öyle sanmasıdır."

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 401)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 401)
100 /

Kitapla ilgili 3 Haber