Gönderi

10/10
·479 syf.··
2018 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2018 16:09
Oğuz Atay okumak, öylesine kolay bir iş değilmiş… Bunu bir defa daha anladım, zira bundan yıllar yıllar önce “Korkuyu Beklerken” kitabını okumaya yeltendiğimi de hatırlarım; kitaba tekrardan başlarım ve anlayamazsam sinirden deliye dönerim diye kendime yediremediğimden ve korkumdan “Korkuyu Beklemeden” bir arkadaşıma hediye etmiştim. İşin aslı sinir olmaya, kendine kızmaya, neden ben anlamıyorum demeye hiçte lüzum yoktur. Çünkü Oğuz Atay’ı anlamak bir yaşanmışlık, bir görmüş geçirmişlik, bir sevgili geçmişi, bir dost kazığı, bir aile iç çatışması hülasa bir hayat tecrübesi gerektirir. Bu sebeple her kitabın bir zamanı olduğunu düşünürüm. Şayet çok kitap okuyorsak biliriz ki, sabretmek kitap okumanın en büyük getirisidir. Kitap okuyan insanlar sabırlıdır, anlayışlıdır… Ve her kitabın sonunda sabır taşımızın az biraz daha büyüdüğünü fark etmeyenimiz yoktur; Anlamıyorsan, küsme! Unutma ki vakti henüz gelmemiştir. Tehlikeli Oyunları oldukça uzun bir zaman dilimine yayarak okumamın sebebi Oğuz Atay’ın fikirlerinin, düşüncelerinin ve hayatı sorgulamasının bendeki hazmının kolay olmamasındandı. Her bir lokmada en hafif tabiri ile kontrpiyede kalıyordum desem yeridir. Sürekli bir ters köşeler, oyunlar, şakalar derken bir de baktım ki gerçek hayattan kendimi soyutlayıp Oğuz Atay’ın kurguladığı dünyada soluk alıp veriyorum. Ah ne oldurdu sanki o dünyada yaşasaydık da Oğuz Atay’ın o edebi havasını ciğerlerimizde solusaydık ya da kullandığı kelimelerin gücüne yaslanarak hayata karşı daha dik durabilseydik… Maskeler. Zannediyorum ki; bir insanın salt benliği ile gündelik hayatını idame ettirmesi insanlarla dolu bir dünyada pekte olanağı olmayan bir varsayım olurdu. Düşünsenize yüzünüze tatlı, ardınızdan çamur sıçramış düşüncelerini söyleyen insanların maskesiz yani ardınızdaki yüzleri ile var olduklarını. İşte bu sebeple azizim, hiçbirimiz maskesiz yaşayamayız karşımızdakinin çamurunu görerek bizim takmış olduğumuz maskeler de buna dahildir. Oğuz Atay’ın o müthiş saptaması gibi “Başkası gibi yaşamasını bilmeyenler, başkalarını taklit etmeliydi.” Peki kitap ne anlatmaya çalışıyor bize? Hani hayatımızın çoğu evresinde karşımıza çıkan bir seçim canavarı vardır ve her daim, “Ya ben, Ya o… seç birini?” Der de seni iki arada bir derede bırakır ya. Hah. İşte kitap, o arada kalmış bir insanın hayatını anlatıyor tüm gerçekliğiyle. Üç katlı bir binanın orta katında kalmış adamı, para uzatan yolcu ile şoför arasında kalmış adamı, iki kadın arasında kalmış adamı ve aynı zamanda insanımıza kızarken bir yandan da reçetesini yazmayı ihmal etmeyen o koca yürekli adamı anlatıyor. Oğuz Atay, hayata, bireye, ilişkilere dair o kadar yerinde saptamalar yapıyor o kadar güzel yorumlar getiriyor ki hayran olmamak elde değil. Hayatını evrelere ayırıp, Herman Hesse’nin Bozkırkurdu’nda yaptığı gibi kişilik paradoksları ve analizleri ile kitabın en top noktasına bizleri ulaştırırken orada saygı duruşuna geçmek mecburiyetinde hissedeceğinizden eminim. Önünde saygıyla eğiliyorum. Büyüksün Üstad.
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
··1 alıntı·
8,8bin Gösterim
19 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne kadar muhteşem anlatmışsınız inanamıyorum.bende tutunamayanlar kitabı var ve ben bu kitabı 3 defa okumaya yeltendim ama başaramadım.Kendim bile nedenini çözememişken sizin anlattıklarınızla evet bu sebepten diyebildim.Şimdi içimde yeniden bi okuma isteği belirdi.Daha farklı bir gözle bakıp okuyacağım sanırım.Teşekkürler
Anıl
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim. :)
Ne kadar güzel ve yerinde cümlelerle anlatmışsınız. Bu kitabı ilk seferde yarım bırakmıştım. İkinci okuyuşmda da ilk bölümden sonra tekrar başa almıştım. Kitabın dünyasına girmek çaba gerektiriyor. Sonrası sonsuz cümleler. Benim en çok merak ettiğim ise kitabın arka kapağında yazan Türkiye' nin Ruhu kitabı. Keşke onu da yazabilseydi..
Anıl
Gönderi Sahibi
Keşke... Teşekkürler güzel yorumlarınız için. :)
Anıl Hocam, bu kitap, Korkuyu Beklerken ile birlikte uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekliyor. Hatta geçen bir yerlerde uzun uzun Oğuz Atay üzerine sohbet dönmüştü. Ayşe Hanım, o gün bana da bir yol haritası çizdi Atay konusunda. Hem kitap incelemesi hem de oyun incelemesi çok önemli bir katkı yaptı. Şimdi onun üzerine sizin bu incelemenize denk geldim. Benim henüz yapamadığımı başarmış ve muazzam bir inceleme ile bunu ilan etmişsiniz:)) Kitabı günlere yaymanız da bence çok yerinde olmuş. Sanrım ben de benzer süreçlerden geçeceğim. İncelemeniz benim için çok faydalıydı. Çok teşekkür ederim paylaştığınız için. Kaleminize sağlık... Sevgilerimle...
Anıl
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Necip Hocam. Aynı şekilde okuduktan sonra görüşlerinizi okumak isteriz.
Bir vesileyle Oğuz Atay'ın "Bir Bilim Adamının Romanı"nı okumuştum. Bu eserin dışında okumadım. Sizinle aynı duygular içindeyim. Güzel incelemeniz beni heveslendirdi. Ama hangisinden başlayacağım konusunda tereddüdüm var. Tecrübe etmiş arkadaşların fikrini almak isterim. Teşekkür ederim.
Anıl
Gönderi Sahibi
Ayşe Hoca size yardımcı olur diye düşünüyorum.
Anıl
Gönderi Sahibi
Biz burada kendi halinde edebiyatseverleriz amacımız nasıl yazdığımızdan daha ziyade ne yazdığımızdır. İşte bu sebeple yazım yanlışlarını dikkate almıyoruz, almayız ama sen gibi çıkıpta "de" ayrı şu bitişik, baş harfi küçük, bu kelime yamuk gibi parazit yapanlar da yok değil ama dikkate almıyorum. Bu nedenle konu ile alakalı son cevabımdır sana. Kalite hususunda en önemli donanım yazım yanlışlarına dikkat etmek ise haklısın; yazımlarım kalitesizdir. Sen de dahil kimseyi yazımlarımı okuması hususunda zorlamıyorum. Bundan sonra okumazsın olur biter. İyice gözlerin kanamaz. ;)
Reklam
Anıl
Gönderi Sahibi
Tehlikeli Oyunlar'ın tiyatrosunu izleyip yorumlayan Hercaiokumalar /Ayşe Hocamın yazısını ekliyorum okumak isteyenler için. hercaiokumalar.wordpress.com/2017/11/04/tehl...