1000Kitap Logosu

Gönderi

Anıl
Tehlikeli Oyunlar'ı inceledi.
479 syf.
·
17 günde
·
10/10 puan
Oğuz Atay okumak, öylesine kolay bir iş değilmiş… Bunu bir defa daha anladım, zira bundan yıllar yıllar önce “Korkuyu Beklerken” kitabını okumaya yeltendiğimi de hatırlarım; kitaba tekrardan başlarım ve anlayamazsam sinirden deliye dönerim diye kendime yediremediğimden ve korkumdan “Korkuyu Beklemeden” bir arkadaşıma hediye etmiştim. İşin aslı sinir olmaya, kendine kızmaya, neden ben anlamıyorum demeye hiçte lüzum yoktur. Çünkü Oğuz Atay’ı anlamak bir yaşanmışlık, bir görmüş geçirmişlik, bir sevgili geçmişi, bir dost kazığı, bir aile iç çatışması hülasa bir hayat tecrübesi gerektirir. Bu sebeple her kitabın bir zamanı olduğunu düşünürüm. Şayet çok kitap okuyorsak biliriz ki, sabretmek kitap okumanın en büyük getirisidir. Kitap okuyan insanlar sabırlıdır, anlayışlıdır… Ve her kitabın sonunda sabır taşımızın az biraz daha büyüdüğünü fark etmeyenimiz yoktur; Anlamıyorsan, küsme! Unutma ki vakti henüz gelmemiştir. Tehlikeli Oyunları oldukça uzun bir zaman dilimine yayarak okumamın sebebi Oğuz Atay’ın fikirlerinin, düşüncelerinin ve hayatı sorgulamasının bendeki hazmının kolay olmamasındandı. Her bir lokmada en hafif tabiri ile kontrpiyede kalıyordum desem yeridir. Sürekli bir ters köşeler, oyunlar, şakalar derken bir de baktım ki gerçek hayattan kendimi soyutlayıp Oğuz Atay’ın kurguladığı dünyada soluk alıp veriyorum. Ah ne oldurdu sanki o dünyada yaşasaydık da Oğuz Atay’ın o edebi havasını ciğerlerimizde solusaydık ya da kullandığı kelimelerin gücüne yaslanarak hayata karşı daha dik durabilseydik… Maskeler. Zannediyorum ki; bir insanın salt benliği ile gündelik hayatını idame ettirmesi insanlarla dolu bir dünyada pekte olanağı olmayan bir varsayım olurdu. Düşünsenize yüzünüze tatlı, ardınızdan çamur sıçramış düşüncelerini söyleyen insanların maskesiz yani ardınızdaki yüzleri ile var olduklarını. İşte bu sebeple azizim, hiçbirimiz maskesiz yaşayamayız karşımızdakinin çamurunu görerek bizim takmış olduğumuz maskeler de buna dahildir. Oğuz Atay’ın o müthiş saptaması gibi “Başkası gibi yaşamasını bilmeyenler, başkalarını taklit etmeliydi.” Peki kitap ne anlatmaya çalışıyor bize? Hani hayatımızın çoğu evresinde karşımıza çıkan bir seçim canavarı vardır ve her daim, “Ya ben, Ya o… seç birini?” Der de seni iki arada bir derede bırakır ya. Hah. İşte kitap, o arada kalmış bir insanın hayatını anlatıyor tüm gerçekliğiyle. Üç katlı bir binanın orta katında kalmış adamı, para uzatan yolcu ile şoför arasında kalmış adamı, iki kadın arasında kalmış adamı ve aynı zamanda insanımıza kızarken bir yandan da reçetesini yazmayı ihmal etmeyen o koca yürekli adamı anlatıyor. Oğuz Atay, hayata, bireye, ilişkilere dair o kadar yerinde saptamalar yapıyor o kadar güzel yorumlar getiriyor ki hayran olmamak elde değil. Hayatını evrelere ayırıp, Herman Hesse’nin Bozkırkurdu’nda yaptığı gibi kişilik paradoksları ve analizleri ile kitabın en top noktasına bizleri ulaştırırken orada saygı duruşuna geçmek mecburiyetinde hissedeceğinizden eminim. Önünde saygıyla eğiliyorum. Büyüksün Üstad.
Tehlikeli Oyunlar
9.2/10
· 18,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
Yorum
26
Paylaşım
704
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler 
Ebru A
Ne kadar muhteşem anlatmışsınız inanamıyorum.bende tutunamayanlar kitabı var ve ben bu kitabı 3 defa okumaya yeltendim ama başaramadım.Kendim bile nedenini çözememişken sizin anlattıklarınızla evet bu sebepten diyebildim.Şimdi içimde yeniden bi okuma isteği belirdi.Daha farklı bir gözle bakıp okuyacağım sanırım.Teşekkürler
1
6
Anıl
Ben teşekkür ederim. :)
Özlem
Ne kadar güzel ve yerinde cümlelerle anlatmışsınız. Bu kitabı ilk seferde yarım bırakmıştım. İkinci okuyuşmda da ilk bölümden sonra tekrar başa almıştım. Kitabın dünyasına girmek çaba gerektiriyor. Sonrası sonsuz cümleler. Benim en çok merak ettiğim ise kitabın arka kapağında yazan Türkiye' nin Ruhu kitabı. Keşke onu da yazabilseydi..
1
7
Anıl
Keşke... Teşekkürler güzel yorumlarınız için. :)
Melek yeter
Hani bazı yazim hatalari kitabin yada cümlenin manasini değiştirir iste o zaman karşı çıkarsın ; dikkat et dersin, kitaba saygidan. ne yapalım yani bazen" ı "olacağına " i" oluveriyor . ve uzun yazdığın zaman cok da dikkat etmiyorsun ( çok da:))) )
2
Melek yeter
anlamı bozmadığı sürece yazım yanlışı önemli değildir..ayrica kitaplarda da bu var. Oğuz Atayin Tutunamayanlar ' ında da noktalama konusunda nerde başlıyor nerde bitiyor cumleyi bulamiyorsun bile.. kalkip şimdi yazara sen cumleleri doğru düzgün yazmıyorsun mu diyelim.. sırf soylemek için söylemişsiniz Ali Bey.. Eğer gercekten amacınız illa yazım hatalarını duzeltmek olsa özelden arkadaşa yazar onu da bilgilendirmis olurdunuz. boyle yaparak aslında kendiniz özgüven patlaması yaşadığınızı belli ediyorsunuz
3
2
3 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Melek yeter
Ali Bey, amacınız yazım kurallarini öğretmekse severek dinleyelim ama söyleminiz hoş değil.. bilgi size böbürlenme fırsatı tanımışsa bence siz öğrenememişsiniz.. inceleme hakkinda en ufak bir söylem geliştiremediniz ve görünüşe takıldınız.. incelemeyi ele alıp sonunda arkadaşın yanlışını belirtebilirdin..ama karsindakine inceleme yapma yeteneği yokmuş mesajı veriyorsun..kusura bakmayın da Ali Bey haddinize degil..Bana da uyari geldi su kelimeyi yanlis yazmışsın dendi ama sen kimsin de inceleme yapıyorsun denmedi . bende duzenleyip yeniden paylaştım.. bu kez aynı kişiden iletim hakkinda yorum yapmasını istedim ; yapmadi.. Eğer Ali bey amaciniz kendimi gostereyim olmasaydi önce incelemeyi değerlendirmeniz gerekirdi..
2
Anıl
Biz burada kendi halinde edebiyatseverleriz amacımız nasıl yazdığımızdan daha ziyade ne yazdığımızdır. İşte bu sebeple yazım yanlışlarını dikkate almıyoruz, almayız ama sen gibi çıkıpta "de" ayrı şu bitişik, baş harfi küçük, bu kelime yamuk gibi parazit yapanlar da yok değil ama dikkate almıyorum. Bu nedenle konu ile alakalı son cevabımdır sana. Kalite hususunda en önemli donanım yazım yanlışlarına dikkat etmek ise haklısın; yazımlarım kalitesizdir. Sen de dahil kimseyi yazımlarımı okuması hususunda zorlamıyorum. Bundan sonra okumazsın olur biter. İyice gözlerin kanamaz. ;)
5
Anıl
.xxxzzz kardeşim sen yenisin sanırım ve sana hiç sinirlenmeden cevap yazacağım şimdi. :) Öncelikle ben bir editör değilim; yazım yanlışlarına dikkat edeyim. Kaldı ki burada bir yazım yanlışları üzerine sınav olduğumuz da yok. İkincil olarak öz güven duygusu kusursuz olmaktan mı ileri gelir? Öz güven sahibi bir birey hataları ile barışık bir insan değil midir sorarım sana ve sen gibi düşünenlere? Üçüncül olarak ben burada profesyonel bir inceleme yapmıyorum naçizane düşüncelerimi belirtiyorum; dilersem överim, dilersem yererim bu özgürlüğüme kimse dokunamaz ve bunu yaparkende dilediğim gibi yazım yanlışı yapabilirim. Ve son olarak kardeşim, evet sen TDK mısın sana ne? :)
2
4
2 YANITIN TAMAMINI GÖSTER
Anıl
Hay yaşa sen Hakan Hocam. :) şimdi bu yorumunu da görmez. :)
2