Gönderi

10/10
·479 syf.·
Beğendi
·
2023 57. kitabı
DİKKAT! BU İNCELEME TEHLİKELİ OYUNLAR İÇERİR. "Bütün dünya bir sahnedir. Ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu; girerler, çıkarlar. Bir kişi birçok rolü birden oynar." Shakespeare Oğuz Atay'ın okuduğum ikinci kitabı ve ben yazarı çok beğendim. Kullandığı dili, ustalık isteyen mizahı ve zeka dolu ironisine hayran kaldım. Artık ben de üstada diğer hayranları gibi 'Oğuzcuğum Atay' diyebilirim. Kitap kurmaca romanlardan farklı olarak üst kurmaca türü olarak yazılmış.Birçok yerde bilinç akışı tekniği kullanılmış. Belli bir olay örgüsü yok. Okurken bir paragrafı kaçırırsanız devamında anlatıcının ( yazar ya da karakter) kim olduğunu anlamayabilirsiniz. O yüzden kesinlikle kolay bir kitap değil. Emek verilerek okunması gereken kitaplardan. Kitabımızın baş karakteri Hikmet Benol. Hikmet'in hiç yaşanılmayan bir çocukluğu, ailesine kabul ettiremediği bir gençliği ve sona ermiş mutsuz bir evliliği var. Kısacası hayata tutunamamış, hayat karşısında hayal kırıklığına uğramış bir karakter. İnsan kurduğu hayallerde mutlu olur. Hayallerimizi istediğimiz gibi yönlendirebiliriz. Ama hayallerinde bile başarısızlığa uğramış bir karakter var kitapta. " Korkuyordum. Hayallerinde bile korkar mı insan? Hayallerine bile hükmedemez mi? "(sayfa 139) "Hayallerimde bile yenik düşüyorum." (sayfa 294) Yaşamaktan yorulan, sıkılan ve mağlup olan bir karakter var karşımızda. " Yoruldum albayım, yoruldum yoruldum yoruldum." ( sayfa 339) "Mış gibi yapmaktan usandım albayım." (sayfa 364) Küçük burjuva Hikmet yaşadığı hayattan sıkılıp, üç katlı bir gecekonduya yerleşir. Üst katında o meşhur albay Hüsamettin Tambay vardır. Alt katında ise dul bir kadın oturur. Hikmet'in yaşadığını anlayabilmesi için oyunlar üretmesi gerekir. Kitapta ayrıca önemli iki karakter daha var. Boşandığı karısı Sevgi ve büyük aşkı Bilge.Kitap baştan sona ironilerle dolu.Öyleki karakter isimlerinde bile ironi var. Eski eşi Sevgi, sevgisizdir. Büyük aşkı Bilge de bilgisizdir. Kendisi de kişilik bölünmesine uğramıştır. Üç dört tane Hikmet çıkar karşımıza. Soyadındaki 'Benol' ironisi de oradan gelmektedir. Bakalım Hikmet kurguladığı bu tehlikeli oyunda benliğini bulabilecek mi? Kitaptaki Bilge karakteri birçok kişiye göre Atay'ın gerçek aşkı Sevin Seydi'dir. Zaten Atay bu kitabı Sevin Seydi kendisinden ayrıldıktan sonra yazmış. Oğuz Atay'ın hayatını biraz olsun biliyorsanız kitaptaki Hikmet'in kendisi olduğunu anlıyorsunuz. Hikmet'in Bilge'ye ya da Atay'ın Sevin Seydi'ye olan aşkı kesinlikle okunmaya değer. Cem Yılmaz bir söyleşisinde, "Etkilendiğiniz ve beslendiğiniz bir mizahçı var mı?" sorusuna " Belli aralıklarla Oğuz Atay okuyorum ve memleketimden böyle birisi geçtiği için heyecanlanıyorum." cevabını vermiş. Gerçekten de Atay beni de heyecanlandıran yazarlardan birisi oldu.Diğer kitaplarını da okumayı büyük bir heyecanla bekliyorum. Tehlikeli Oyunlar yazarın Tutunamayanlar'dan sonra yazdığı ikinci kitabı. İlk kitabı ummuduğu ilgiyi görmemiş. Onu da bu kitabında ironik bir dille eleştirmiş. "Beni şimdiye kadar otuz yedinci sayfaya kadar okudular, sıkılıp ellerinden bıraktılar, o sayfam açık öylece kaldım, o sayfada sarardım." ( sayfa 282) Kendi tabiriyle Türk Edebiyatının mutfağından geçmeden doğrudan salonuna giriş yapmış bir yazar. Bence de salonda başköşeye oturmuş. Dram, mizah ve ironiyle harmanlanmış bu güzel kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Oğuz Atay'ın karizmatik sesinden kitaplarını anlattığı 3 dakikalık ses kaydı. Dinlemenizi tavsiye ederim. youtu.be/-vRXu-sWkJM Son olarak sevip de karşılık bulamayanlara gelsin bu alıntı :) "Beni sevseydi, onun çok yararına olurdu." ( sayfa 412)
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
··1 alıntı·
1 +1'leme
·
5,1bin Gösterim
23 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bir gün müdür yardımcısının odasindaydim, masanın üstünde gördüm kitabı, o zamanlar da Tutunamayanlar'i okuyorum. Hocam bunu alabili miyim ben, benim olsun mu dedim. O da al dedi. Mutlu mutlu sayfalara bakiyordumki "yırtılmış" olduklarını gördüm. Sordum hemen şaşkınlıkla. Meğerse müdür yardımcısı da okulun kazan dairesinde bulmuş kitabı, sözde "müstehcen" şeyler yazıyormuş o yüzden yırtıp oraya atmışlar. kitabı şimdi kutuphanemde saklıyorum. Yani diyeceğim o ki Oğuzcum Atay hala anlaşılamıyor bu ülkede ne yazık ki. Böylesi incelemeler,yorumlar okuyunca mutlu oluyor insan. :)) Eline yüreğine sağlık hocam :))
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Yok bu kitap için demiş herhalde.
Emegine saglik Mustafa hocam👏🥰 Hikmet'in iç acıları dindi mi acaba derinden etkiledi beni 🥹
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 6 yıl önceki bir incelemeyi sayende tekrar okudum. Hikmet'in acıları dinmez. Hikmet yaşamını acılara borçlu.:)
Güzel anlatmışsın albayım , yaşamak da ölmek de ayrı dert albayım bırakma bizi ne olur !
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Osman. 'Albayım' etkisi uzun bir süre devam edecek.:)
Kitabı alalı epey oluyor ve hâlâ okumadım. Niyeyse?! İncelemeniz çok güzel olmuş. Artık erteleme dedirtti. Elinize sağlık.
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Kitabı seveceğinizi düşünüyorum.
Hocam öncelikle inceleme için elinize sağlık. İncelemeyi alıntılarla suslemeniz de güzel bir detay olmuş. Özellikle de Tehlikeli Oyunlar'ı arada alır hiç olmazsa altını çizdiğim kısımları okurum. Özellikle de Bilge'ye olan mektubu okumadan edemiyorum. Hatta kitap bitince ilk başlarda günde bir kez okuyordum o mektubu. Tutunamayanlar bu esere göre sizin tabirinizle okuması daha çok emek gerektiren bir kitap. Oğuz Atay okumaya başlayan birisi Tehlikeli Oyunlar ile başlasa daha mı iyi olur acaba diye sormadan edemiyorum bazen.
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim güzel yorumun için Mehmet. Tehlikeli Oyunlar'da zor bir kitap. Ben Korkuyu Beklerken ile başlanması gerektiğini düşünüyorum.Ben de bu kitapla ilgili alıntıları zaman zaman okumayı düşünüyorum.
Reklam
Bu kitabın ismini ne zaman görsem, Leyla ile Mecnun’daki şu sözleri aklıma geliyor: “Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.” Elinize sağlık Mustafa Bey.
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Evet Hırsız Yavuz okumuştu kitaptan.
Elinize sağlık, bu aralar Oğuzcuğum Atay'ı okuyor herkes, incelemeler, alıntılar falan.. Ben de bir ara tekrar dalmak istiyorum da kitapları kimse almasın diye zor yere koymuşum kendim bile almaya üşeniyorum:) Teşekkürler inceleme ve ses kaydı için. Oğuzcuğum Atay demeye başladıysanız tebrikler siz de artık Tutunamayanlar Kulübü'ne üyesiniz..
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Teşekkürler Didem Hanım.