Adı:
Ben, Kirke
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053759584
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Circe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Ben, Kirke
Circe
NPR, Washington Post, Buzzfeed, People, Time, Amazon, Entertainment Weekly, Bustle ve Newsweek'e göre Yılın En İyi Kitabı

Goodreads okurlarına göre 2018'in En İyi Fantastik Kitabı

“Bu dikkat çekici hikâye sizi, Kirke'nin yaptığı bir büyü gibi etkisi altına alacak.”

- Mary Doria Russell, Serçe'nin yazarı

“Tek kelimeyle büyüleyici ve zarif anlatımıyla Ben, Kirke, kadın yaşamının sıradan ve de sıradışı bir hikâyesi.”

- Eimear McBride, Kız Natamam Bir Şeydir ‘ in yazarı

Ozanlar benden, –erkek– kahramanın karşısında diz çöküp merhamet dilenen bir kadın olarak bahsetti hep; ilaç katarmışım tatlı şaraplarına, büyüleyip domuza çevirirmişim hızlı giden gemilerin tayfasını, babaevini unutturur, sılaya kavuşmalarına müsaade etmezmişim. Ne demeli, kadınlara haddini bildirmek ozanların en sevdiği vakit geçirme biçimidir; yerlerde sürünüp ağlamazsak gerçek bir hikâye olmazmış gibi.

Ama yanılıyorlar, yanılıyorsunuz: Cadılık illa nefret, kıskançlık ya da başka türlü bir kötülükten doğmaz; ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım.

Ben, Helios'un kızı, Aiaie Cadısı Kirke. Hayatım boyunca trajedinin beni bulmasını bekledim. Bulacağından hiç kuşkum yoktu çünkü başkalarının hak ettiğimi düşündüğünden daha fazla arzum, isyanım ve gücüm vardı, yıldırımları üstüne çekecek şeylerdi bunlar. Ve bir gün, artık bu dünyaya dayanamayacağım, diye düşündüm.

Bunun üzerine denizin derinliklerindeki kadim bir tanrı seslendi: Öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap.

Ben, Kirke'de Madeline Miller; Odysseus, İkaros, Minotauros, Prometheus ve Zeus gibi mitolojik karakterlerin binlerce yıldır anlatılagelen hikâyesini farklı bir bakış açısından sunmakla kalmayıp Olymposlu tanrıların dünyasını Homeros'un destansılığında aktarmayı başarıyor.
408 syf.
·13 günde·8/10 puan
> Uzun bir aradan sonra, yine bir inceleme ile merhaba demek isterim siz sevgili okurlara. Tabi beni bilen ve tanıyanlarınızın, bu satırları okumaya başlamadan önce, incelemenin uzunluğuna bakacağına da adım gibi eminim. Artık kalemin ve hayalimin gücü ne verdiyse diyelim ve yavaş yavaş konuya girelim derim. Bugün Madeline Miller’in kaleminden okumuş olduğum Ben, Kirke adlı bu güzel romanı elimden geldiği, kaleminin mürekkebinin yettiği kadar anlatmaya çalışacağım desem de, siz bana inanmayın. Çünkü artık günümüz çağında kalemin yerini bilgisayarların ve klavyelerin aldığını hepimiz çok iyi biliyoruz. O zaman bize: ‘Klavyemiz sağlam, enerjimiz bol olsun’ demek kalıyor.

> Olympos’un mitolojik tanrılarının efsanevi dünyasını bir Homeros destansılığında biz okurlara aktaran bu romanın etkileşimine kapılmamak zor olsa gerek. Kitapta, mitolojik hareketin başladığı, atmosferinin çok sıra dışı olduğu bir ortamı temsil eden bu özel yer – Titanlardan Okeanos'un Nymphler tarafından doldurulmuş su dolu sarayı – bile beni bir okur olarak hemen yakaladı diyebilirim.

❝Tanrı olmak ve hiçbir yara bere almamak harika bir şeydir herhalde.❞ #54885206

> Kirke, öyle bildiğimiz bir su perisi değildir. Kitabın ilk giriş sayfalarından birisinde; ❝Ben doğduğumda, olduğum şeyin bir ismi yoktu.❞ ‘#54828187’ diyerek, başlangıçta kendisi ifade edemez, açıklayamaz. Daha doğduğu andan itibaren onun varlığına kayıtsız kalan, ondan hoşnut olmayan annesi Perse ve babası Helios’u ile tanışırız. Kirke’nin sarıgözlerinin farklılığından ve konuşurken tanrılar katında alay konusu olan, insana benzeyen sesinden dolayı sürekli dışlanması ve hatta en yakınları olan, kendi ailesi tarafından bile hiçbir zaman sevilmemiş olmasıdır okuru etkileyen. Başkahramanımız Kirke’nin doğuştan bazı güçleri ve o güçlerin alametlerini göstermiyor oluşu, onun babası ve yine tanrılar katında Titan olan dedesinde ayrı bir hayal kırıklığına sebep olmuştur. İlerleyen zaman içinde hayata gözlerini açan kardeşlerinden sonra ailesinin ilk gözdesi olmaktan bir hayli uzak kalan Kirke, etrafındaki birçok varlığın gözünden düşmüştür ve kendisine reva görülen bu ortamda, neredeyse anımsanmayacak, unutulacak bir varlık olarak yaşamını sürdürmeye devam etmiş, bir nevi mecbur bırakılmıştır. Ölümlülere yardım ettiği için, tanrılar katında acımasızca cezalandırılan Prometheus ile olan karşılaşmasından sonra, kendisinde ilk kez olsun bu ortamın yıkıcı, aşağılayıcı halinden kurtulma, uzaklaşma gücünü hisseder. Ama o gün gelecek ve Kirke’de, itaatsizliğin bedelini ödemek ve sihirli güçlerini test etmek zorunda kalacaktır...

❝Senelerim böyle geçti işte. Bütün o süre boyunca kabuğumu kırmayı beklediğimi söylemek isterdim ama korkarım zamanın sonuna dek bütün o kör acılardan başka bir şey olmayacağına inanarak akıntıyla sürüklenip durdum.❞ #54831911

> Evet, demin de ifade ettiğimiz gibi, güneşin tanrısı ve titanların en güçlüsü Helios'un evinde bir kız doğar. Ancak Kirke, ne ilahi bir görünüme ne de bir sese sahiptir! Bu sebeplerden ötürü diğerlerinin onu bu denli hor görmesi, dışlaması ve bu dışlamanın etkisiyle ortaya çıkan âşk ile birlikte yasak bir kuvvete dönüşen: büyücülüktür bizleri bekleyenler. Öykümüz, bu içsel âşkın gücünü fark eden Zeus’un, onu intikam almak adına uzak bir ada olan Aiaia'ya sürgün etmesiyle devam eder. Bu sürgün süreci Kirke için bir hayli zor olsa da, her kötülüğün birlikte getirdiği bir iyilikte gün yüzüne çıkar ve bu Kirke bu süreci kendi yeteneklerini geliştirerek değerlendirir. Fakat bu dünyada, yalnız ve bağımsız bir kadın her zaman olduğu gibi risk altındadır. İşte tüm bunlara sebep Kirke, insanlardan korunabilmek ve tanrıların gazabını önleyebilmek adına, yeni keşfetmekte olduğu bu güçlerini artık kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmalıdır...

❝Malı mülkü yok ama ruhu zengin, cesareti çok. Yıldız gibi parlıyor.❞ #54898386

> Güçlü, güçlü olduğu kadar büyülü, ama biraz olsun destanlar arası sıkıştırılmış bir ‘Ben Kirke’nin hikâyesinin kökenlerinin vermiş olduğu iyiliği ve kötülüğü, sevgiyi ve nefreti, güveni ve güvensizliği, insanın sonu olmayan bir savaşının yapılandırılmış hâlininin anlatımıdır Kirke. Kitap buna ek olarak, kendi başına, (en iyi anlamda) kasten açık bir şekilde, bir bireyi içsel değerlere ve daha güçlü bir hiyerarşik sisteme sokmanın, ‘insan’a bir sınır çizmenin ne kadar yıkıcı olabileceğini gösterir. Kitap konusu itibariyle dikkate alındığında hiçbir noktada, anlatısında, çarpıcı, proaktif, saldırgan bir tutum ya da “aşırı” feminizme düşmeyerek, edebiyatın olması gerektiği çerçevede, tanrılar katındaki kadın erkek ayrımını da ele alır, biz okurlara işaret eder. Kadının kendi yoluna gitmesine, modern görünmesine, gerektiğinde otantik olmanın zarifliğine de ufaktan değinir. Miller, dünyevi varoluşun temel özelliklerini kitabında güçlü bir şekilde ifade eder ve bir okurun tahayyüllerinde olabilecek kadın ahlakını, duyarlılığını vurgular ve merkezdeki kadın cinsiyetinin önemi, kadınların hayatımızdaki resmini oluşturur.

❝Kimin içinde ne olduğunu kimse bilemez bence.❞ #54948254

> Kitapta ayrıca zaman ve insan ihtiyaçları bahse konu bu varlıklar için hiçbir rol oynamaz. Onların tanrılar katındaki bu yaşamları şehvet, güç ve dikkat dağınıklığı etrafında döner. Bu sonsuz yaşamlarında bilgelik, güç ve irade sahibi olmalarına rağmen, Kirke’ye karşı basit fikirlilikleri bizi ister istemez düşündürür. Ama neyse ki, Kirke kendinde olan içsel gücü keşfettiğinde, kitap bize çok daha heyecan verici gelmeye başlar. Kirke’nin karakteri de kendi gibi gelişmeye başlar ve yıllar geçtikçe, kendince kusurları olan bu varlık, kendine güvenen bir kadın olmakla birlikte, aynı zamanda bilgeliğe de erişir. Bu onun ilk masumiyetle dolu, daha sonra açıklığa kavuşan ve özgürleşen ilişkilerinde de belirgin bir şekilde gözlenmektedir. Böylece erkekler de Kirke'nin hayatında rol oynarlar, ama onlar Kirke için her şeyi ifade etmemektedirler.

❝Birinin gözünde bir kıymetim olsaydı, yalnız yaşamama izin verilmezdi zaten.❞ #55057899

❝Ne dualarını istiyordum ne ismimi ağızlarına almalarını.❞ #55057717

> Ok, şimdilik buraya kadar diyorum ve konu hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyorum. Aynı zamanda romanın tüm okuyucularına, Wikipedia'daki antik Yunanistan tanrıları ve kahramanları ile ilgili hikâyeleri, kendi bilgilerini geliştirmek adına hemen okumamalarını, boşlukları doldurmak için romanın bitmesini beklemelerini tavsiye ediyorum. Bu konularda zaten bir uzman olsaydık, kendimizi çok fazla detayla yormazdık değil mi?... Buna ek olarak, klasik bir filolog olan yazar, Helios, Athena, Medea, Hermes ve Ariadne, Odysseus, Daidalos ve Ikarus gibi Yunan tanrılarını ve kahramanlarını, en azından benim için kurgu olmayan herhangi bir kitaptan daha yetenekli bir şekilde hayata geçiriyor. Zamanında okuduğum ve içimde tanrıların antik dünyasına olan yoğun ilgim, Madeline Miller’in kitabının ruhunu ve karakterini kolaylıkla anlamamı sağladı. Hikâyenin bizlere derinden yansıyan ve kendi kendini eleştiren Kirke açısından, kronolojik bir biçimde anlatılış tarzı olmasını gerçekten sevdim. Kitap, yer yer düşüncelerinizi, duygularınızı ve duygularınızın zirvesini etkileyebiliyor ve karakterlere dair kişisel gelişmeler, dönüm noktaları nefes kesici gerginlik ve yoğunlukta sunulmaktadır.

❝Sparta Kraliçesi, Zeus'un ölümlü kızı, dünyanın en güzel kadını.❞ #55136487

❝Mısır'daysanız İsis'e taparsınız, Anadolu'daysanız Kibele'ye kuzu kurban edersiniz.❞ #55233674

> Roman akıcı bir dille ele aldığını ifade edebilirim ve sivri diyaloglar içermektedir. Baskın karakterlerinin, konumları ve eylem yollarının atmosferik tanımlarıyla doludur. Hemen hemen her bölüm, eyleme şaşırtıcı bir bükülme, gidişat getiren ve hoş bir şekilde bir sonraki bölümlere açılan birçok kapı içermektedir.

> Kendi kendime ne kadar kötü de olsa; ❝Herkesin sahip olduğumu söylediği babayla asla karşılaşmamış olmanın yasını tutuyordum. ❞#55369664 Sonunda; ❝Gördün mü, dedim ona. Kimseye ihtiyacımız yok.❞ #55257006 unutma her zaman olduğu gibi; ❝Tanrılar sırf zevk için seni ezer. Sırf inat olsun diye ezer.❞ #55363265 dedim.

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ A.Y. ~
408 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Ah, tam olarak nereden başlayacağımı bilemiyorum. O kadar güzel bir mitolojik kitap okudum ki... Kitabın adı "Ben, Kirke" yerine "Ah, Kirke!" olmalıymış diye düşündüm durdum. Kitap Goodreads okurlarına göre 2018'in en iyi fantastik romanı seçilmiş ama şunu da belirtmeliyim ki kültürel birikiminiz yoksa; Homeros'un İlyada ve Odysseia Destanı'nı bilmiyorsanız; Olimposlular, Titanlar, Troyalılar hakkında fikir sahibi değilseniz; Agamemnon, Akhilleus, Hektor, Helene isimlerini duymadıysanız; günümüz Çanakkale sınırlarında yer alan Truva kalıntılarını gezmediyseniz; bazı öykülere göre ölümlülere ateşi verip onlara medeniyeti öğreten ve bunun yaptırımı olarak Kafkas Dağları'nda bir kayalığa zincirlenerek hergün bir kartalın gelip karaciğerini yediğine inanılan Prometheus'la ilk defa karşılaşacaksanız kitabın size karışık gelmesi ve pek bir şey anlamamanız muhtemeldir. Fakat biraz tarih, mitoloji, edebiyat biliyorsanız ya da biraz araştırarak okumayı denerseniz kitabın içinde kaybolacağınızın garantisini veririm. (Diğer taraftan da mitolojiyi çok çok iyi biliyorsanız kitap size belki yaratıcı gelmeyebilir çünkü karakterlerin hikayelerine fazla aşinasınızdır, bunu da atlamamak gerekir.)
Olaylar akıp gidiyor, zaman akıp gidiyor, bir tarafta ölümsüzlük diğer tarafta ölümsüzlerin elinden akıp giden sevdikleri...
Savaşlar, oyunlar, trajediler, aşk, merhamet, canavarlar, sihir, ölüm, doğa...
Tanrılar, Titanlar, Troyalılar, ölümlüler, cadılar... Aynı zamanda sorgulayıcı bir bakış açısı kazanıyorsunuz. Ölümsüzlük hiç de öyle hayal ettiğim gibi değilmiş. :) Bu arada kitap +18, dikkat edilmeli. Keyifli okumalar...
408 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
“Ve bir gün, artık bu dünyaya dayanamayacağım, diye düşündüm.
Bunun üzerine denizin derinliklerindeki kadim bir tanrı seslendi:
-Öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap.”

Ben başka bir dünya yapmak için yıllarca çalıştım. Alışılmış kurallarla savaştım, istediğim ve istemediğim şeyleri belirlemeyi bildim, kalabalıklarla baş ettim, dilediğimde yalnızlığı seçip, dilediğimde sevdiklerimin ve ailemin elinin uzanabileceği bir yerde olabildim.
Bir gün sevdiklerimden biriyle, annemle seyahate çıktım. Kendi başına gidemeyeceği yerleri görsün istedim.

Birinci köprü yoluna yanlışlıkla girip panikten ne yapacağını şaşıran sürücüler gördünüz mü hiç? Biz Kuzey Amerika’da kiralık bir araçla bilmediğimiz bir sürü yolda paniklemeden gezdik annemle. Yine de daha önce iyi bildiğim bir hissi oralarda içime kazıya kazıya bir kez daha yaşattı sağ olsun.
- Bir başımıza buralarda ne işimiz vardı?
- Tamam anne, anlıyorum. Ben astronot olup Ay’a bile çıksam vasıfsız bir erkek kadar olamam değil mi?

Kitabı okurken bu düşüncelerin kıyısında gezinip duruyor insan. “Eğer kadınsan, tanrıça bile olsan, kaybeden taraftasın.”

Ancak bu kabullenen tarafta olduğun anlamına gelmez. “Kirke” gibi, kendini bulma yolunda her şeyi göze alacak güce sahip olduğunu fark ettiğin an kazanan tarafa geçtin demektir.

Mitolojiye ilginiz olsun olmasın, ‘Ben, KİRKE’ tek solukta okuyacağınız bir eser. Kitabı okumaya başlarken son sayfalarda kahramanların tanıtıldığı bölüme göz gezdirebilirsiniz. Ben başlangıçta özellikle bakmadım o kısma. Tüm hikâyeyi öğrendikten sonra bu küçük mitoloji sözlüğüne bakmak daha hoşuma gitti.

Bir film izler gibi büyülerin, canavarların, acımasız Zeus, akıllı ve güzel Athena, bencil ve katı Helios gibi tanrıların, Agamemnon, Akhilleus ve Odysseus gibi büyük savaşçıların dünyasında dolaştım. Yalnızca tanrıça veya titan değil, olağanüstü bir kadın olan Kirke beni kendine hayran bıraktı.

Böyle güzel bir çeviri yapan Seda Çıngay’ın ve emeği geçenlerin ellerine sağlık diyorum.
Okursanız ayırdığınız zamana değecek.
408 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
" Ne diyebilirim ? Dünya adil bir yer değil."
Kadın olmanın en zor tarafı nedir sizce ?
Sırf cinsiyetiniz yüzünden sevgisiz ilgisiz bir ailede büyümek mi ? Gençlik çağlarınızı psikolojik baskı altında geçirmek mi ? Fiziksel görünüşünüz yüzünden itilip kakılmak mı ? Ya da yine fiziksel görünüşünüz yüzünden tüm gözlerin üzerinizde olması mı ? Ayaklarınızı yere sağlam basmaya çalışırken tacize uğramak mı ? Yaşadığınız o tacizleri içinizde tutarak yaşamak mı ? İlk aşkınızın, sevginizi çöpe atarak derin izler bırakarak kalbinizi çürütmesi mi ? Tek başınıza çocuk doğurup bütün sorumluluğu omzunuzda iyi bir evlat yetiştirmeye çalışmak mı?
Kirke ! Güneş Tanrısı Helios'un kızı.. Tanrıça Kirke.. Cadı Kirke... Ama bütün bu soruları yaşayarak cevaplamış bir Kirke...
Ve sonra kitap su gibi aktıkça; bir kadının kendini buluşunu, her zorluğa göğüs gererek verdiği mücadeleyi, oluşan özgüvenini, özgür ruhunu, baş kaldırışını, dik duruşunu, azmini, direnişini, aşka olan tutkusunu hayranlıkla okudum.
Evet bizler bir Tanrıça değiliz belki ama kadınız... Ve hepimiz içimizdeki potansiyelin farkına varırsak, aşamayacağımız duvar, yıkamayacağımız ön yargı yok..
Biraz özgüven ve biraz cesaret..
" İçimde ne olduğunu kim bilebilir ? "
408 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10 puan
Mitolojik açıdan çok güçlü, karakterler yönünden canlı ve dil açısından anlaşılır bir kitap. Ancak benim gibi mitoloji bilgisine çokta sahip değilseniz oldukça yoruyor sizi. İsimler havada uçuşuyor. Karakterleri tanıyana kadar neredeyse kitabın yarısına geliyorsunuz. Kitabın yarısından sonra olaylar sizi içine çekiyor. Kitabı okumaktan zevk aldım.

Antik Yunan tanrılarının dünyasında aşk, aile içi rekabet, saray entrikaları ile mücadele eden sıradan ama sıra dışı bir kadının, Aiaie Cadısı Kirke'nin sürükleyici öyküsünü okuyacaksınız.

Mitoloji seviyorsanız kesinlikle tavsiye olunur...
İyi okumalar
408 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Arkadaşlar, bu kitabı okurken kesinlikle mitolojiye hakim olmak gerekiyor.Araştırmak gerekiyor.
Okuduğum en güzel mitolojik, fantastik kitaplardan biriydi. Mitolojiyle o kadar güzel kurgu yaratılmış ki kesinlikle heyecan içinde okuyorsunuz. Kirke güneşin kızı olmasına rağmen hiç sevilmeyen bir cadıdır.
Aşkından dolayı bir büyü yapar ve Zeus tarafından sürgün edilerek bir adaya bırakılır. Kirke'nin bahtsız serüveni başlar.
Bunun yanında Zeus, Odysseus, Minotauros, Athena gibi bir çok mitolojik karakterleri de tanıma fırsatınız oluyor.
Tanrıça da olsa ölümlü de olsa kadın kadındır. Kadınların yaşadıkları, çektikleri yaşamak zorunda bırakıldıkları, her daim 2. sınıf muameleye maruz kalmaları ve acıları hep ortak. Kitabın kesinlikle bu aktarımını çok sevdim. Eğer mitolojiyle ilgili az bilgileriniz varsa anlamakta zorlanabilirsiniz. Ben, Antik Yunan mitolojisinde biraz bilgi sahibi olduğum için severek okudum. Kesinlikle bu kitabı okuyun derim.
408 syf.
·7 günde·Beğendi·6/10 puan
..İlk defa bu tarz bir kitap okudum. Eğer mitoloji, destanlar, fantastik olaylar ilginizi çekmiyorsa çok da önerebileceğim bir kitap değil. Kirke; Güneş Tanrısı Helios’un kızı. Annesi, babası kardeşleri ve akrabaları tarafından sevilmeyen, herkesten farklı olduğu için dışlanan Kirke’nin hikayesini kendi ağzından okuyoruz. Dışlanmış tanrıça Kirke'nin binlerce yıllık macera dolu hayatı anlatılıyor. Tanrılar, titanlar, ölümlüler ve yarı tanrılar arasındaki savaş ve barış hikayeleri ve hiç alışkın olmadığımız gerçek olmayan ölümsüzlük..
Çok fazla karakter var ve bir süre kafa karışıklığı yaşıyorsunuz. Bu sebeple olsa gerek , yazar kitabın sonunda karakter dizinini eklemiş. Bu da biraz olsun kitabı anlamanizda yardımcı oluyor. Ayrıca kitapta hoşuma gitmeyen kısımlar vardı ensest ilişkiler, Kirke' nin sürekli bir aşk yaşaması ve onu unutup ardından yine bir aşk yaşaması. Mitoloji sevenler için güzel bir kitap ama anlatıldığı kadar efsane olduğunu düşünmüyorum okuması keyifli ancak yer yer sıkıcı olduğu bölümler de yok değil..
408 syf.
Kitaba başlayacaklara naçizane tavsiyem kitabın sonundaki karakterler kısmını okuyarak başlayın. Aksi takdirde isimler biraz hafızanızı zorlayabiliyor. (Hele ki mitolojik isimlere yabancıysanız. )

KİRKE ben seni sevemedim yahu. Sadece betimlemeler ve olayların bana çok hayalperest gelişini sevdim. Galiba mitoloji de okumaktan çok dinlemeyi ya da izlemeyi seviyorum. Bunun nedeni mitolojinin daha çok bana görsel haz vermesi. Okuduğum Semboller & İşaretler kitabı da buna kanıt bence. Ya da aynı anda okuduğum için Ben, Kirke 'e haksızlık ediyorum.

Kadına yönelik duyarlılık konusunda etkilendiğim kitaplardan oldu. Onun haricinde pek beğenemedim. Kapağı gerçekten müthiş. Keşke gereksiz uzatılmasaymış ve Kirke daha baskın bir karakter olsaymış. Yine de mitoloji sevenlerinin beğeneceklerini düşünüyorum. Son olarak bir verse söyleyeceğim Hermes'e ithafen (en çok onu sevdim kitapta çünkü sadece dalgasında :D)
Mitoloji mafyası gibi gözüküyor ama Zeus'un oğlu da bir serseri. :D Keyifli okumalar Zeus'un çocukları :)
408 syf.
Ben, Kirke, okuduğum en güzel fantastik mitolojik kitaplardan biriydi. Bildiğimiz mitolojiyle o kadar güzel bir kurgu yaratılmış ki heyecan içinde okuyorsunuz. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere Kirke'nin hikayesini okuyoruz ama hikaye dediğime bakmayın bizi uzuun bir roman karşılıyor ve kitapta o kadar çok olay oluyor ki nereden geldiğinizi unutmaya başlıyorsunuz:)

Kesinlikle belirtmek istediğim şeylerden biri de şu: eğer mitolojiyle aranız iyi değilse kitabı okurken asla keyif almazsınız çünkü aslında kitapta bildiğimiz şeyler oluyor, sadece Kirke'nin hayatından bakıyoruz olaylara. Mesela ben kitabı okumadan önce İlyada ve Odysseia'yı okusaydım keşke, o zaman daha iyi anlardım. Ama yine de önlemimi alıp şöyle bir özetini okumuştum. Siz siz olun, bu kitabı okumadan önce İlyada ve Odysseia destanının kendisini okuyun, özetini değil:D

Eğer, benim mitolojiyle aram iyi, okumama gerek yok diyorsanız da kitaba hemen başlayın, çok seveceğinize eminim. İyi okumalar:):)
408 syf.
·Puan vermedi
Ben Kirke

Kitabın ismini çok duymuştum burada bu kitaba talep çok fazla.. Bu yüzden kitabı alıp almamakta kararsız kalmıştım taa ki YouTube kanalında sesli kitabı görene kadar.

İncelemeyi sesli kitabı dinleyince yazdım. Güneşin oğlu Helios'un  kızı Kirke, kardeşleri arasında silik bir çocukluk geçirmiş. Yaptığı hiçbir şeyde ailesinin takdirini ve onayını göremeyen, itilen, istenilmeyen bir çocuk Kirke.

Gençliğinde aşık oluyor. Hem de ölümlü fani bir balıkçıya. Elbet O da biliyor balıkçının sonsuza kadar yaşamayıp bir gün öleceğini..O yüzden, aşkından dolayı balıkçıyı ölümsüz bir tanrıya dönüştürüyor. Bunun ardından Kirke zannediyor ki balıkçı genç ona aşık, onu seçecek. Halbuki iş hiçte öyle değil.

Genç adamın seçtiği kişi Kirke değil. Kirke’nin kardeşi Süküla oluyor. Bu sefer bunu hazmedemiyen Kirke, kardeşini denizde insan yiyen, altı başlı bir canavara dönüştürüyor. Bunun üzerine tanrılar Kirke' ye ömrünün sonuna kadar Aiaie adasında kalması için ceza veriyor.

Bundan sonra Kirke artık o adada yalnız başına yaşamaya çalışıyor. Burada arada Kirke’nin ziyaretine gelen haber tanrısı Helmes oluyor bazen de adasına rotasını kaybeden  denizci korsanlar. .

Tabi ki korsan denizciler yalnız başına gördükleri  -Kirke’yi- istismar için üzerine atılıyor. Ama korsanların bilmedikleri bir şey var. O da Kirke’nin bir tanrı olduğu.. Kirke ifretini bu kötü korsanlardan korumak için onları büyü yapıp domuza çeviriyor.

Gel zaman git zaman bir gün adaya gemicileriyle birlikte İtaka prensi Odessise'un yolu düşer. Tabi ki korsanların domuza dönüştürülme payından Odessise'un gemicileri de nasibini alır. Bu kez Odessise gemicilerini kurtarmak için Kirke’nin huyuna gider ve Kirke hamile kalır.

Kirke'nin hamile olduğundan habesiz Odessise, ülkesi İteka' ya geri döner.

Kirke çocuğu - Telegenos'u- doğurur, tek başına büyütür. Oğluna babasının kimliğini, oğlu tam 16 yaşındayken söyler. Bunun sonucunda Telegenos hemen, babası Odessis' u görmek için İteka'ya gitmek ister.

Annesi başta buna müsade etmek istemez
Çünkü oğlu doğduğundan beri Atenanın gazabından korkuyordur. Sebebi ise Teleganos'un büyüdüğünde Atena'nın canını sıkacak bir şey yapacak olması. Bu yüzden de evladını korumasız  bir şekilde göndermek istemez. Bunun için Kirke okyanusun derinliklerine inerek deniz tanrısının kuyruğunu alır getirir ve Oğlu Teleganos'un mızrağına takar, ancak oğlunu öyle yollar babasına.

Salıyla birlikte İteka'ya giden Telegonos'un işleri beklediği gibi gitmez. Çünkü onu görünce babası yabancı zanneder ve Telegenos'a saldırır. Bunun sonucunda mızraktaki kuyruk yanlışlıkla babasının yüzüne değmesiyle babası ölür ve Teleganos suçluluk duyarak Aiaei adasına annesinin yanına geri döner.

Yalnız, Teleganos yanlız değildir. Yanında Odessise'un karısı Penellope ve oğlu Telamakos'ta vardır.

Kirke onları görünce şaşırır. Onların adasından gitmesini ister çünkü onların Odessise'un öcünü almak istedikleri için burada olduklarını düşünür. Halbuki Penellope ile Telamakos'un amacı bu değildir. Onlar sadece kalacak yer bulmak istemektedir.

Kirke oğlunun ısrarı karşısında kayıtsız kalamaz. Ve onların adada kalmasını müsade eder.

Atena olayı duyar: Sağ kolu Odessise'un Kirke’nin oğlu Teleganos tarafından öldürülüp kehanetin gerçekleştiğini.. Bunun üzerine Athena adaya gelmek ister. Ama önünde Kirke’nin oğlu Teleganos u korumak için kurduğu bir duvar engel vardır. Atena duvarı kaldırmasını söylemesi için Helmes'i Kirke'ye gönderir.

Neyse anlaşırlar bir şekilde. Kirke kurduğu koruma duvarını kaldırır ve Zeus'un kızı Athena adaya gelir. Odessise'un oğlu Telemakos'a teklifini götürür. Ama Telemakos teklifi kabul etmez. Bu sefer Athena aynı teklifi Odessis'un Kirke'den doğan oğlu Teleganos'a teklif eder.

Kirke şaşkındır. O oğlunun gitmesini hiç istemez. Ama oğlu ise gitmek için can atmaktadır. Bundan sonra Telamakos Atena'nın teklifini kabul eder ve tahta çıkmak için yola koyulur.

Artık adada sadece Penellope, Telamakos ve Kirke kalmıştır.

Kirke babasından cezasının kaldırılması için yollar arar, durur ve  başarır. Yanına Telemakos'u da alıp bir yuva kurar. Kirke’nin, Odessise'un oğlu Telamakos'tan çocukları olur ve kitap biter.

◕Son söz, kitabı dinlerken hep Poseidon deniz tanrısının adının geçmesini beklemiştim.
Çünkü kitap ada ülkesinde denizlerde geçiyor. Ama buna rağmen, 13. Bölüme kadar Poseidon'un ismi koca kitapta sadece bir kere geçmişti. Açıkçası bu durum beni yazarın mitolojik bilgisi hakkında biraz şüpheye düşürmüştü.

◕Bir de kitabı dinlerken  Kirke aşık olduğu ölümlü adamı, ölümsüz bir tanrıya çevirmeyi akıl ediyor. Ama kendi öz oğlu Teleganos 'un ölümlü olduğunu bildiği halde, Peki oğlunu niye ölümsüz tanrıya çevirmedi? Aklıma takılmıştı. Bu durum kitapta mantık hatası gibi gelmişti bana..

◕Nitekim o kadar merak ettiğim bir kitabın sonunun ensest bir ilişki ile bitmesi benim için enterasan oldu. Kendime "o kadar zaman boyunca kitabın sonunu duyunca, bunun için mi bekledim" dedim. Nihayetinde mitolojiye ilginiz varsa sıkılma ihtimalinizi göz önünde bulundurarak kitabı okuyabilirsiniz.     ๑ ◕‿◕ ๑
408 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Güneşin kızı olmasına rağmen sevilmeyen cadı Kirke...
Aşkından dolayı bir büyü yapar ve Zeus tarafından sürgün edilerek bir adaya hapsedilir.Ve böylelikle Kirke’nin o bahtsız serüveni başlar.Kirke’nin yaşadıklarını,çektiği yalnızlığı, merhameti, dışlanmışlığı anlatan mitolojik bir hikaye! Ayrıca kitapta Zeus,Odysseus,Minotauros,Athena gibi bir çok mitolojik karakteri de yakından tanıma fırsatınız var.

Eğer mitolojik hikayeleri seviyorsanız okumanızı öneririm.
408 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Okuduğum en iyi fantastik romanlardan Ben Kirke. Harika bir kadın hikayesi...
Yalnız kalmış, dışlanmış, tek başına ayakta kalmış, çok güçlü bir kadın
2021'in ilk kitabı oldu. Beklentilerimin üstündeydi, mitolojiyle aram olmamasına rağmen kitap kendini çok güzel okutturdu.
İlyada ve Odysseia okumak için de biraz cesaretlendirdi.
Ailesi tarafından pek sevilmeyen, güneş tanrısının kızı, Kirke aşk için cadılık yeteneklerini kullanır ve diğer tanrılar tarafından ceza olarak bir adaya hapsedilir. Ve adada bir yaşam kurar. Yaşadığı olaylar sayesinde de Kirke kabuğunu kırıp, gerçek kendisini bulur.

*Kadınların narin yaratıklar olduğu, çiçek, yumurta gibi bir anlık dikkatsizlikle ezilebilecek şeyler olduğu söylenir hep. Buna eskiden inanmış  olsam bile artık inanmıyordum..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ben, Kirke
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053759584
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Circe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Ben, Kirke
Circe
NPR, Washington Post, Buzzfeed, People, Time, Amazon, Entertainment Weekly, Bustle ve Newsweek'e göre Yılın En İyi Kitabı

Goodreads okurlarına göre 2018'in En İyi Fantastik Kitabı

“Bu dikkat çekici hikâye sizi, Kirke'nin yaptığı bir büyü gibi etkisi altına alacak.”

- Mary Doria Russell, Serçe'nin yazarı

“Tek kelimeyle büyüleyici ve zarif anlatımıyla Ben, Kirke, kadın yaşamının sıradan ve de sıradışı bir hikâyesi.”

- Eimear McBride, Kız Natamam Bir Şeydir ‘ in yazarı

Ozanlar benden, –erkek– kahramanın karşısında diz çöküp merhamet dilenen bir kadın olarak bahsetti hep; ilaç katarmışım tatlı şaraplarına, büyüleyip domuza çevirirmişim hızlı giden gemilerin tayfasını, babaevini unutturur, sılaya kavuşmalarına müsaade etmezmişim. Ne demeli, kadınlara haddini bildirmek ozanların en sevdiği vakit geçirme biçimidir; yerlerde sürünüp ağlamazsak gerçek bir hikâye olmazmış gibi.

Ama yanılıyorlar, yanılıyorsunuz: Cadılık illa nefret, kıskançlık ya da başka türlü bir kötülükten doğmaz; ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım.

Ben, Helios'un kızı, Aiaie Cadısı Kirke. Hayatım boyunca trajedinin beni bulmasını bekledim. Bulacağından hiç kuşkum yoktu çünkü başkalarının hak ettiğimi düşündüğünden daha fazla arzum, isyanım ve gücüm vardı, yıldırımları üstüne çekecek şeylerdi bunlar. Ve bir gün, artık bu dünyaya dayanamayacağım, diye düşündüm.

Bunun üzerine denizin derinliklerindeki kadim bir tanrı seslendi: Öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap.

Ben, Kirke'de Madeline Miller; Odysseus, İkaros, Minotauros, Prometheus ve Zeus gibi mitolojik karakterlerin binlerce yıldır anlatılagelen hikâyesini farklı bir bakış açısından sunmakla kalmayıp Olymposlu tanrıların dünyasını Homeros'un destansılığında aktarmayı başarıyor.

Kitabı okuyanlar 8,1bin okur

  • Betül Simsar
  • arda can
  • Burak Kaan Bulut
  • Esra
  • Sinem Danla
  • İsmail ile Mecnun
  • Azuri
  • irem yılmaz
  • şeniz yılmaz
  • cansu arslan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.8 (669)
9
%21 (642)
8
%25.6 (784)
7
%16.6 (508)
6
%6.4 (196)
5
%4.3 (131)
4
%1.6 (49)
3
%0.9 (27)
2
%0.7 (21)
1
%0.9 (29)

Kitabın sıralamaları