Tamam, itiraf ediyorum: İnternette çok pohpohlanan kitapları bir daha hemen almayacağım diye kendi kendime söz verdikten sonra, internetten kitap alışverişi yaparken sepetimi indirim için gerekli olan tutara tamamlamak adına, kitap hakkında hiçbir ön araştırma yapmadan, öncesinde de her yerde sürekli karşıma çıktığı için en sonunda dayanamayıp aldığım bir kitap. Yazarla ilk tanışmam bu kitapla oldu ve açıkçası ben yazarın dilini ve anlatımını çok beğendim. Benim için son derece sürükleyiciydi. Şimdi elimden geldiğince spoiler vermeden incelememi yapmaya çalışacağım.
Kitabın adı, Asyalı kimliğin Batılılar tarafından çalınmasını ve temsil edilmesini eleştiren Sarı Yüz “yellowface” kavramından geliyor. Bu terim, tarih boyunca Asyalı karakterlerin Batılı oyuncular tarafından makyajla canlandırılması ve Asyalı kültürün sömürülmesini ifade ediyor.
Kuang, günümüzün en tartışmalı konularını “kültürel gasp, ırkçılık, sosyal medya linci ve anlatının kime ait olduğu” ele alarak, okuru hem eğlendiren hem de vicdanını rahatsız eden, sürükleyici bir anlatım sunmuş.
Romanın merkezinde, yayıncılık kariyerinde bir türlü aradığı başarıyı bulamayan beyaz yazar June Hayward yer alıyor. June'ın tam tersine, Çin asıllı Amerikalı eski sınıf arkadaşı Athena Liu ise edebiyat camiasının gözdesi, her kitabı çok satan bir dahi yazar. June'ın Athena'ya duyduğu gizli kıskançlık ve başarısızlık hissi, Athena'nın beklenmedik ve trajik ölümüyle geri dönülmez bir yola giriyor.
Roman, sadece bir olay örgüsü sunmakla kalmıyor, aynı zamanda okura "yayıncılık sektörünün perde arkası" turu attırıyor.
Kitabın en yakıcı noktası, bir beyaz yazarın, Asyalı bir yazarın Asya tarihi ve deneyimi hakkındaki eserini çalması. June, "bu önemli hikayenin anlatılması gerekiyor, anlatanın kim olduğu önemli değil"