Sarı Yüz

R. F. Kuang
Çevirmen:
Elif Ersavcı
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 35 dk.
Sayfa Sayısı:
303
Basım Tarihi:
Mayıs 2025
İlk Yayın Tarihi:
Mayıs 2023
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Yellowface
Orijinal Dil:
İngilizce
ISBN:
9786052655634
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yazar Olmak, Yazar Kalmak, Yazar Çalmak...
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 23:53
Sarı Yüz, sıradan bir kurmaca kitap değil, Kuang’ın derdi de zaten öylesine bir roman yazmak değil, her satırda bunu hissediyoruz. Yazarın daha önce herhangi bir kitabını okumadım, okumaya merakım da olmadı. Sarı Yüz çıktıktan sonra ilgimi çektiği için merakıma yenik düştüm ve örnek sayfaları okudum. Bu sayfalar benim için yeterliydi ve bu kitabı okumalıyım dedim. Yazarlık, editör-yazar ilişkisi, intihal, telif, çok satan kitaplar, sektör sorunları, ödüller, kıskançlık, başarı, sosyal medya linçleri gibi konularda eleştirileri olan bir kitap. Düz bir roman gibi okuyup, kurgusunu beğenip beğenmemek okurun ne okuduğunu bilip bilmediğiyle ilgili bir durum aslında. Edebiyat dünyasındaki yapısal sorunlarla bir savaşma biçimi olarak okunabilecek bir kitap. Benzer bir kitap değil ama tıpkı sistemi eleştiren Dövüş Kulübü gibi bir misyon edinmiş kendisine. Sadece Sarı Yüz biraz daha sessiz sakin bunu yaparken, Dövüş Kulübü biraz daha patırtı çıkararak ve fiziksel şiddetle yapıyor. Kendinden başlayarak, birilerinin sesi olmaya çalışıyor Kuang, bu bariz bir tespit, daha da net olursam; bence bir hesaplaşma denemesi. Kitabı biraz okuduktan sonra kapattım, yazdığı kitapların Goodreads yorumlarına epey vakit harcadım. Bunu yapmamdaki amaç; yazarın derdinin kendi başından geçenleri bir üst kurmacayla anlatmak olduğunu anlamamdı. Özellikle “Haşhaş Savaşı Üçlemesi” Çinli okurların hışmına uğrayan bir seri. Yorumlarda bunu görebiliyoruz ve yazarı birçok şeyle suçluyorlar. Babil'de nasibini almış elbette. Kitapta ırkçılık temasının birden çok kez önümüze getirilmesindeki ana sebeplerden birisi de bu kitaba yapılan olumsuz yorumlar. Sayfa 111’de geçen “Dünyadan haberi olmayan Beyaz bir kadın…” ifadesi bizzat bu yorumlara bir gönderme. Hatta birçok alıntılanacak ifade bu yorumlara ve
Edebiyat
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Bazen Edebiyat Bile Masum Değildir.
10/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2025 79. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 14:59
Sarı Yüz , genç ve başarısız bir yazar olan Juniper’ın, ansızın ölen başarılı yazar arkadaşının elyazmasını sahiplenip kendi eseriymiş gibi yayımlatmasıyla başlar. Ancak bu “başarı” süreci yalnızca bir yükseliş hikâyesi değildir; roman ilerledikçe yayıncılık dünyasının karanlık yüzü, sosyal medyanın linç kültürü ve bir yazarın kimliğinin nasıl inşa edilip aynı hızla yıkılabildiği gözler önüne serilir. Kitap, Juniper üzerinden ün, hırs, etik ve görünür olma arzusu arasındaki sarsıcı ilişkiyi anlatırken; gerçeğin nasıl çarpıtılabildiğini ve bir hikâyenin nasıl başka bir hikâyeye dönüşebildiğini de merkeze alır. Raskolnikov — Suç ve Ceza ’nın vicdan azabıyla paramparça olan kahramanı. Fyodor Dostoyevski bir adamın suçu işledikten sonra değil; suçu düşünmeye başladığı anda nasıl çözüldüğünü gösterir. Sarı Yüz’te karşımıza çıkan “kadın ve fikir çalan” tip sanki başka bir evrende dolaşan bir Raskolnikov gibidir. O öldürmez; “alır.” Hayat değil, kimlik çalar. Ama mekanizma tanıdık: içten içe kendini haklı çıkarma, “ben aslında bunu hak ediyorum” diyerek vicdanı susturma, sonra da o sustuğu yerden daha yüksek bağırmaya başlaması… Raskolnikov baltayla sınırı aşar; Jun kalemle. Birinde cinayet vardır, ötekinde gasbın rafine hâli. Ama ikisinin ortak noktası şudur: insanın kendine kurduğu mahkeme. Kaçamazsın. Delil bazen bir kan damlası değil; bazen senden çalınmış bir cümledir. R. F. Kuang burada çok zekice bir hamle yapar: Klasik edebiyattaki “suç ve kefaret” meselesini çağımıza uyarlayıp bize şunu gösterir: Artık suç sokakta değil, metinde işleniyor. Ceza da hapishane değil; ifşa, güvensizlik ve içten içe çürüme. Bu kitabı sarsıcı kılan şey tek bir olay değil; daha çok insanın içine yerleştirdiği huzursuzluktur. İlk sayfalardan itibaren hissedilir: burada anlatılan sadece bir hikâye
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Saçma sapan incelemeler vol bilmem kaç
5/10
·303 syf.··
2025 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 18:06
Çok ortada kaldığım bir kitap, tamamen nötürüm. Çok basit bir dille yazılmış edebi bir kalitesi yok bence. Ama; son zamanların özeti gibi, reklamın iyisi kötüsü olmaz, ne yaparsan yap süreci idare edebildiğin sürece kazanan sen olursun. Ahlak dediğimiz şey ne ki sen yeter ki kendini haklı gösterecek bahaneler bul vs vs... Rezillik mi o da ne? Bu çağda herşey olabilirsin ama rezil asla(!) Gibi gibi söylemelerin ne kadar haklı olduğunu gösteren hatta kanıtlayan bir içerik. Okunması kolay, akıcı. Hadi şunu bian önce okuyup bitireyim bakalım sonunda ne olmuş dedirtiyor. Çok satanlarda, okunanlar da olmayı hak ediyor mu derseniz, Allah'ım bu nasıl bir kitap diyip 3 -5 kez okuduğum kitapların bu dünyada yer ve değer görmediğini hatırlayıp, tam da kitabın içerisinde anlatıldığı gibi bu çağ reklam çağı, popülerlik algoritmaları çok farklı çalışıyor ve benim kafam bunlara basmıyor. Gene karma karışık tam bir disleksiden bekleneceği gibi bir inceleme oldu. Lütfen okuyan olursa incelememi ve kitabı da okumuşsa düşüncelerini paylaşırsa mutlu olurum
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2025 17:21
Tamam, itiraf ediyorum: İnternette çok pohpohlanan kitapları bir daha hemen almayacağım diye kendi kendime söz verdikten sonra, internetten kitap alışverişi yaparken sepetimi indirim için gerekli olan tutara tamamlamak adına, kitap hakkında hiçbir ön araştırma yapmadan, öncesinde de her yerde sürekli karşıma çıktığı için en sonunda dayanamayıp aldığım bir kitap. Yazarla ilk tanışmam bu kitapla oldu ve açıkçası ben yazarın dilini ve anlatımını çok beğendim. Benim için son derece sürükleyiciydi. Şimdi elimden geldiğince spoiler vermeden incelememi yapmaya çalışacağım. Kitabın adı, Asyalı kimliğin Batılılar tarafından çalınmasını ve temsil edilmesini eleştiren Sarı Yüz “yellowface” kavramından geliyor. Bu terim, tarih boyunca Asyalı karakterlerin Batılı oyuncular tarafından makyajla canlandırılması ve Asyalı kültürün sömürülmesini ifade ediyor. Kuang, günümüzün en tartışmalı konularını “kültürel gasp, ırkçılık, sosyal medya linci ve anlatının kime ait olduğu” ele alarak, okuru hem eğlendiren hem de vicdanını rahatsız eden, sürükleyici bir anlatım sunmuş. Romanın merkezinde, yayıncılık kariyerinde bir türlü aradığı başarıyı bulamayan beyaz yazar June Hayward yer alıyor. June'ın tam tersine, Çin asıllı Amerikalı eski sınıf arkadaşı Athena Liu ise edebiyat camiasının gözdesi, her kitabı çok satan bir dahi yazar. June'ın Athena'ya duyduğu gizli kıskançlık ve başarısızlık hissi, Athena'nın beklenmedik ve trajik ölümüyle geri dönülmez bir yola giriyor. Roman, sadece bir olay örgüsü sunmakla kalmıyor, aynı zamanda okura "yayıncılık sektörünün perde arkası" turu attırıyor. Kitabın en yakıcı noktası, bir beyaz yazarın, Asyalı bir yazarın Asya tarihi ve deneyimi hakkındaki eserini çalması. June, "bu önemli hikayenin anlatılması gerekiyor, anlatanın kim olduğu önemli değil"
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 31. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2025 08:29
Ana karakterimiz Athena. Ama aslında Junie. Ama aslında yazarın kendisi mi? Ama aslında... Aman neyse. Yani kitap öyle bir “ben kimin hikâyesiyim” sorusuna giriyor ki, biz okurlar da bir noktada kimliğimizi falan sorguluyoruz. Ben kimim? Ben bunu niye okuyorum? Bu neyin intihali, neyin izdihamı? Bak mesela, Athena bir gün geliyor, Asya kökenli ama beyazlar gibi yazıyor, sonra siyah gibi konuşuyor, sonra Latin gibi dert yanıyor. Derken herkes “ne orijinal yazmış” diyor. Meğer kızın yaptığı şey: Ctrl+C ve utançsız Ctrl+V. Yazar R.F. Kuang diyor ki aslında: “Siz kültür diyorsunuz ama o kültürü önce paketliyor, sonra satıyor, sonra da üstüne isim yazıyorsunuz.” Kitabın en bomba özelliği: Kendi kendini gömüyor. Yani yazarı da karakteri de öyle egolu ki... Birbirlerini yerken biz “ay çok iyi yazmış ama ya” diye arkada dedikodu yapıyoruz. Sonuç olarak... Bu kitap bir roman değil. Bir sahne gibi. Bir edebiyat dünyası dramı. Bir “yeter ya artık şu ödül törenlerinde ağlamayın” isyanı.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Sarı Yüz çok satanlar listesinde olmakla haklı mı?
7/10
·303 syf.·
2026 6. kitabı
"Hakikati hakikaten dile dökmeden söylemenin bir yolu olur. Ve hepsinin ötesinde, eğlendirir." R. F. Kuang Bu cümle masum olmadığı gibi, kitabın anahtarı... Kitabın yazarı Çin asıllı Amerikalı R.F. Kuang, okuduğum ilk kitabı. Akademik kariyeri tarih üzerine şekillenmiş (yüksek lisans: Cambridge, Oxford / doktora: Yale). Yüksek lisans ve doktora konuları da Çin tarihi üzerine. Bu bilgiler neden önemli? Sarı Yüz; intihal, silinme, akademik rekabet, yayınevi oyunları, sosyal medya gibi güncel konular anlatilsa da Çin tarihi bu konuların altına kamufle edilmiş bir fiction roman. Bu katmanlı okumada zihnime kalanlarsa şunlar oldu: Kitabın isminden başlamam gerekirse: Kuang'ın bu ismi bilinçli ve stratejik olarak, zeki bir yol izleyerek seçmiş olduğunu düşünüyorum. Kitapta Sarı Yüz anlamını, tiyatro ve sinemada kullanılan ırkçı bir sahne makyajı olarak tanımlıyor. Oysa Batı’nın Asyalıları aşağılayıcı ve ırkçı biçimde temsil etmenin adı ve kimliği olarak bu yolu kullandığını zaten biliyoruz. Kitap ismi bu açıdan bakınca anlamlı. Sahne olarak sosyal medyayı seçmiş Kuang. Sosyal medya, günümüzde insanların olumlu ya da olumsuz görünür olma çabasına araç olarak kullandıkları bir alan. Okuyucuyu kitapta tutabilmek için günceli kullanması en iyi maskeme yöntemi olmuş. Kitabın kurgusundaki iletişim dilini temsil eden dijital ağlar sürekli sahnede. Söylemek istediklerini tepki çekmeden söyleyebilmek adına sosyal medyayı arac olarak kullanması risksiz ve özenli bir seçim. Çünkü sosyal medya linç kültürü, algoritma ve trend konusunda çok sesli bir koro. Ve Kuang düşüncelerini sosyal medyaya giydirecek kadar zeki bir yazar. Kitabin beni etkileyen yeri güçlü psikolojik katmanı oldu. June, yalan söyleyen biri değil; söylediği yalanlara kendini inandıran biri. Hırsları
Alıntı
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
2/10
·303 syf.··
2025 34. kitabı
Ne The New York Times bu kitap için 21. yüzyılın en önemli kitaplarından biri diye yazarken utanmış ne de kitabın kapağında bu yazıya yer verirken kapak tasarımcısı utanmış ama ben okurken yer yer yazar adına yer yer de kitabı övenler adına utandım. Daha kitabın ilk 20 30 sayfasında okumaya devam etmemeniz gerektiğini anlıyorsunuz. Biraz daha devam ederseniz ilginç ve özgün bir konunun içine giriyor ve "acaba" diye kendinize soruyorsunuz, "acaba iyi bir kitap okuyor olabilir miyim?". Ve hepsi bu kadar. Kitabın geri kalanı boyunca sadece bölümlerin ilk ve son paragraflarını okusanız bile hikayeden kopmayacağınız sığ, konusu hiçbir yere ilerlemeyen, karakter gelişimi olmayan, hiçbir yan karakteri önemsemeyeceğiniz ve daha da kötüsü ana karakteri de asla umursamayacağınız bir kelime salatası okuyorsunuz. Kitap boyunca asla size edebi açıdan zevk verecek betimlemeler, diyaloglar ve monologlar yok ama istemediğiniz kadar sosyal medya yazışması var. Hikaye sağlam bir zemin üzerine oturmuyor. Bazen ana karakterimiz sayfalarca bir konuda duygularını hararetli bir şekilde anlatıyor ve sonunda tek bir cümleyle size anlattığı bütün duygularının yalan olduğunu söylüyor. Kitaptaki neredeyse hiçbir yan hikayenin ana hikaye örgüsüne bir katkısı yok çünkü kitapta karakter gelişmi yok. Kitabın sonuysa kitabın bir ihtimal sizde oluşturmuş olabileceği bir iki merak kırıntısını da süpürerek bu muydu yâni diyeceğiniz bir sona bağlanıyor. Bütün bu eleştirilerimle birlikte kitabın arkasında yazan kitapla ilgili sahte vaatleri de söylemek istiyorum. Kitabın arkasında "R.F. Kuang'ın sansasyon yaratan romanı pandemi sonrası dünyanın hâlini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Sarı Yüz, ilk sayfadan son sayfaya temposunu hiç düşürmeden, çeşitlilik, ırkçılık ve kültürel
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
5/10
·303 syf.··
2025 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 16:39
Seneler önce “Çok Güzel Hareketler Bunlar”da izlediğim Oğuzhan Koç ve Eser’in oynadığı bir skeç vardı. Eser tiyatroda başarısız olduğu için bunalıma girince, Oğuzhan da ona kendisinin yazmış olduğu bir senaryoyu anlatıyordu. Eser de bunu Yılmaz Erdoğan’a kendi fikriymiş gibi aktarıyor ve senaryonun çok beğenilip filminin çekilmesi, hatta filmin oscar ödülü almasına kadar giden bir hikaye; seyirciye eğlenceli bir dille anlatılmıştı. İşte “Sarı Yüz” kitabı da tam olarak bu şekilde olmasa da bu konuyu, yani “fikir hırsızlığı”nı ele alıyor. Bir yanda gerçeği söyleyerek kafamızın rahat olması ama övgüyü başkasının alması, arkadaşımızın başarılı olması var. Diğer tarafta ise yalan söyleyerek fikri kendimizinmiş gibi yansıtıp övgüye ve başarıya bedavadan konmak var. Hangisini seçeriz? Bahsettiğim skeçte bu durum, sahneye şeytan ve meleğin de dahil olmasıyla mizahi bir dille yansıtılmıştı. Bu kitapta ise bu konu daha çok psikolojik olarak ele alınıyor ve kahramanın yaklaşma-kaçınma çatışmasının içinde buluyoruz kendimizi. Bence dikkat çekici bir şekilde başlayan olaylar örgüsü, yazarın bir anda frene basmasıyla duruyor ve sıkıcı bir hale bürünüyor. Konu olarak çok farklı bir konu yok, dediğim gibi yıllar önce bir skeçte bile yer alan basit bir konu. Yazarın anlatımı da aman aman başarılı değil. Konu da bir yerde tıkanıyor ve final de sürpriz bir şekilde bitmiyor. Peki şu an nasıl çok satanlar listesinde ve 21. Yüzyılın en iyi romanı olarak tanıtılıyor, anlamış değilim. Bazı siyasi göndermelerin olması, ırkçılık gibi konuları ince ince işlemesi, akıcı bir üslubun olması; kitabın bir şekilde ön plana çıkmasını sağlamış. Benim tavsiye edebileceğim bir kitap değil; ama dikkatimi çektiğinden ben de okumuş bulundum, popüler kitapları okumadan bırakmam diyenlere keyifli okumalar
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Allah'ım kıskanç insanın şerrinden sana sığındım
9/10
·304 syf.··
2025 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2025 18:54
Ünlü bir yazar olan Athena Liu her şeye sahipti. Arkadaşı June Hayward ise kelimenin tam anlamıyla bir hiçti. Spoiler yok. June Athena'yla yıllardan beri süren ancak pek de sağlam olmayan bir arkadaşlığa sahiptir. June Athena'yı aslında pek sevmez. Onu yıllarca kıskanır ve onun tüm başarısını Asyalı bir kadın olmasına, ilgi çekici bir kişilik olmasına bağlar. June hayallerini gerçekleştirememiş "başarısız" bir yazardır ve Athena'ya olan nefreti her geçen gün artarken Athena bir gün ölür. Başarılı yazardan geriye henüz taslak halinde bir başyapıt kalır. Ve bu başyapıttan haberdar olan tek kişi June'dur. Başta sadece okumak ister June. Ancak bu şaheserin eksiklerini gördükçe onu düzeltmek ister. Dosya üzerinde çalışır, onu kesip biçer. Başta amacı sadece Athena'nın mirasını mükemmel hale getirmektir (bak bak alnıma bak, enayi yazıyor ya ha göremedin mi daha dikkatli bak, ben de sana inandım). Ancak bu kitap en nihayetinde bittiğinde June, Athena da kitabının en mükemmel haliyle basılmasını isterdi diyerek kitabı kendi adıyla bastırıyor. Çünkü o kitabı mükemmel hale getiren June. "Son Cephe" başta potansiyel dolu bir taslakken onun sayesinde bir şahesere dönüşür. June uğraşmıştır, bunu hak etmiştir ve bu onun tazminatıdır. Bakın, tarihin en manipülatif karakterinin June olduğuna karar verdim. Narsistler ve suçu sürekli başkalarında arayan insanlar hikayeyi çarptırmada o kadar ustadır ki bir anlığına onların gerçekten haklı ve mağdur olduğunu düşünürsünüz. June kitap boyunca size bahaneler veriyor "Athena Asyalı bir kadın olduğu için başarı ona verildi, kesinlikle kendi elde etmedi." "Bu bana yaptıklarının tazminatıydı." "Bu hikayeyi bu başarıya ben getirdim." Ben, ben, ben... June'un sürekli kurduğu ve okura karşı oluşturduğu bu savunma aslında onun kendini suçlu
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
6/10
·304 syf.··
2025 36. kitabı
Öncelikle yazar yirmi dokuz yaşında olmasına rağmen epey donanımlı. Georgetownlar Cambridgeler Oxfordlar havada uçuşuyor. Nasıl bir eğitime adanmışlıksa hayranlık duymamak elde değil. Aldığı ödüller ve çekilen filmler de cabası. Kariyer planlamasında bir ben yokum.. Muhtemelen bıktınız bu kitabı görmekten. Haklısınız ben de çok sıkıldım ama okumasam da içimde kalacaktı. O kadar çok okundu ve sükse yaptı ki sırf ne anlatıyormuş bu kadın yahu diyerek merakıma yenik düşüp aldım kitabı. Akıcı olmasının yanı sıra kurgusu da oldukça klasik. June ve Athena iki yakın arkadaş. İkiside yazar. Athena başarılı, tüm ideallerini gerçekleştirmiş, profesyonelliğe adım atmış, yüklü telif ücretleri alan ünlü bir yazar. June ise hayallerine kavuşmanın yanına bile yaklaşamamış, yerinde sayan, yazdıklarını yetersiz bulan bir karakter. Athena kazayla ölünce (o da bir garip ölümdü de neyse) June, onun bir kitap taslağını ele geçirip istediği şekilde uyarlar. Bunun bedeli de oldukça ağır olur. Başarızlığını bu denli kabullenip bu kadar narsist davranışlar sergileyen başka bir karakter okuduğumu hatırlamıyorum. Bir de okuru manipüle etme şekli var ki inanamazsınız. :) Başta June’a sinir oluyorsunuz ama olayıları öyle bir dramatize edip kendi lehine çeviriyor ki ‘Allah da beni kahretmesin’ noktasına geliyorsunuz. Seni de yazdık bir kenara drama queen, unutmayacağız. Bu tarz kitaplar bir gerilim kurgusu zeminine oturmuyorsa şayet; yazar, yazarlık, edebiyat dünyası, yayın piyasası vs. gibi konuları okumayı pek tercih etmem. Yeterince bu işlerin içindeyim zaten. Madalyonun iki yüzünü de iyi bilen biri olduğum için, -kurgusal anlamda da istediğim etkiyi bulamayınca- kitap bana bildiklerimi tekrar eden kişisel gelişim tarzı bir iş gibi geldi. Bilmeyenler, merak edenler, bu piyasaya ilgi duyanlar
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma

Yazar Hakkında

R. F. KuangYazar · 5 kitap
Rebecca F. Kuang, Marshall Bursiyeri, çevirmen ve ödüllü, #1 New York Times çok satan yazarıdır. Cambridge'den Çin Çalışmaları alanında MPhil ve Oxford'dan Çağdaş Çin Çalışmaları alanında MSc derecesi var; şu anda Yale'de Doğu Asya Dilleri ve Edebiyatları alanında doktora yapıyor.