Y

Bir gönül inceligidir, bir insana degerli olduğunu hissettirmek.
Sakarya üniversitesi
Istanbul
184 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
Kitaplık, aslında insanın zihninin vitrini gibi. Kimi bakıp “Hepsini okudun mu?” diye sorar; oysa mesele hepsini okumak değil, biriktirmek, izlemek, zamanın akışına tanıklık eden satırları evinde konuk etmektir. Bazı kitaplar okunmak için değil, elde tutulmak, gerektiğinde açılıp tek bir cümlenin altını çizmek, bir anıyı canlandırmak için vardır. Bazılarıysa henüz okunmadığı hâlde insanın zihninde şimdiden yer etmiş olur: “Bir gün sıra sana gelecek” diye fısıldar. Biriktirmek, yalnızca nesneleri değil; hayalleri, ihtimalleri, beklemeleri de saklamaktır. İzlemekse bu birikimin insanın gözleri önünde birer manzaraya dönüşmesini. Dolayısıyla “Hepsini okudun mu?” sorusu bana artık naif bir yanılgı gibi geliyor. Asıl mesele, kitaplığın karşısına geçip o sessiz kalabalığı seyredebilmek. Çünkü her raf, bir yazarın zihnine açılan pencere; her kapak, zamanı aşan bir davetiyedir. Pazar günleri benim için işte tam da bu: kitapların arasında dolaşmak, okumadıklarımı da okuduklarım kadar sevmek, biriktirmenin ve izlemenin keyfini sürmek.

Y

, bir kitap okudu
Puan vermedi·148 syf.··
3 günde okudu
·
2026 7. kitabı
Ernest Hemingway
7.5/10 · 40,9bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 21:26
Başkarakterimiz Santiago Amca. Tam 84 gündür tek bir hamsi bile tutamamış, şanssızlığı dillere destan olmuş, tabiri caizse okyanusun ortasında bile kara kedilerin yolunu değiştirdiği bir dedemiz.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202540,9bin okunma
Puan vermedi·475 syf.··
2026 6. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 10:34
Klasik eserlerin o ağırbaşlı yapısı bazen göz korkutur bilirsiniz. Ben de Sinekli Bakkal serüvenimde ufak bir modern çağ hilesi yaptım ve kitabın büyük bir kısmını sesli dinledim. İyi ki de öyle yapmışım! Halide Edip’in o zengin dili, seslendirenin tiyatral havasıyla birleşince kendimi kulaklığımı taktığım an II. Abdülhamid dönemi İstanbul'unun o dar, tozlu ama bir o kadar da cıvıl cıvıl sokaklarında buldum. Kitaptaki karakterler adeta bir geçit töreni gibi. Bir yanda Karagözcü Kız Tevfik’in o eğlenceli ve ele avuca sığmaz halleri (sesli dinlerken Karagöz taklitleri ve atışmaları efsane oluyor!), diğer yanda Rabia’nın o güçlü duruşu... Edebiyat derslerinde duyduğumuz o meşhur "Doğu-Batı çatışması" mevzusu; mahallenin o sıcacık dedikoduları, İtalyan müzisyen Peregrini'nin piyano tınıları ve Vehbi Dede'nin ney sesleri arasına öyle doğal yedirilmiş ki, dinlerken bir an bile sıkılmıyorsunuz. Özetle; okul yıllarında "mutlaka okunmalı" diye önümüze konup geçilen bu kitap, aslında koca bir imparatorluğun ve toplumun harika bir panoramasıymış. İster sayfalarını çevirerek kağıt kokusunu içinize çekin, ister benim gibi yolda yürürken veya kahvenizi yudumlarken kulaklıktan dinleyin; ama Sinekli Bakkal sakinleriyle hayatınızın bir noktasında mutlaka tanışın derim.
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,8bin okunma