Tüketerek büyümek, tükettiğin her ne ise tükendiğinde, senin de tükenmendir. Bu yüzden üretim şarttır ve üreteni teşvik etmek gerekir. Ancak üreteni itibarsızlaştırmak, bindiğin dalı kesmektir.
Yakalamamız gereken bir yarın var ve yarın, hiç kimseye vaat edilmemiştir. Onu ancak hayal edenler ve bu hayali gerçekleştirmek için ömrü buna vakfedenler inşa edecek, başarabilecektir.
Darı ambarı üzerinde yayılan inekler olmayı bırakalım da kabiliyetlerimizi bilelim. Yerel kabiliyet, bizi hayata bağlayan en hayati bağdır ve onu geliştirmedikçe zenginliğimiz kalıcı olmayacaktır.
Refah üretmeyen büyüme, şişmekle eşdeğerdir. İstihdamı artırmadığı gibi gelir dağılımını daha da bozar. Üstelik üretmek ve ürettiğini satmak zorunda olan Türkiye’nin yarınını fazlaca riske atar.