·
Okunma
·
Beğeni
·
10.556
Gösterim
Adı:
İtiraflarım
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052440964
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Venedik Yayınları
Baskılar:
İtiraflarım
İtiraflarım
İtiraflarım
İtiraflarım
İtiraflarım
Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi gerçekçi kurgunun zirvesinde eserler ortaya koyan, Rus edebiyatının en ünlü yazarlarından Tolstoy'un iç dünyasına bir yolculuk olan İtiraflarım, ünlü yazarın yıllar süren arayışını konu alıyor. Maddi başarısı ve sosyal konumuna rağmen hayatını anlamsız bulan Lev Tolstoy'un kendini ve dini anlamaya çalıştığı denemeleri hayatı anlamaya çalışan herkese hitap ediyor. Çocukluğunda öğretilenleri geride bırakmasıyla başladığı kendini bulma yolculuğunda Tolstoy varoluşunun sebeplerini bilim, felsefe, doğunun inanışları gibi pek çok farklı yerde arıyor.

Hayatı anlamlandırmaya çalışan bu otobiyografik eser hem savaşa hem barışa tanık olmuş, zengin, sevilen ve mutlu bir adamı depresyona sokan derin bir arayışın meyvesi.
Kendi iç dünyasındaki sorgulamalarını bizlere aktarmış Tolstoy bu eseriyle. Yazmak işlevi de henüz o sıralarda sadece para kazanmak için yaptığı bir eylem.

İlk başta ailesinde herkesin inandığı din, Ona da sorgusuz, sualsiz kabul ettirilmiş. Abisi çok dindardır. Bu noktada diğer aile üyelerinin üstündedir. Abisi genç yaşında, dindar olmasına rağmen acı çekerek öldüğü için Tanrıyı sorgulamaya başlamış. Abisinin böyle bir ölümü haketmediği düşüncesi ile.
Felsefeci ve düşünürleri, bilim insanlarını araştırmış. Görüşlerini benimsemiş. Hiçliği ve varoluşunu anlamlandırmaya, kendi içinde savaş vermeye başlamış. Bu görüşleri benimseyip araştırmayı sürdürdükçe, çıkış yolu ararken, çıkmaza doğru sürüklenmiş. Dindar olup aslında olmadığını anladığı kişilerden uzaklaşmış. Emekçi olup alınteriyle para kazanarak yaşamını devam ettiren, aynı zamanda da gerçekten dinini yaşayan kişilere yönelip, onlara sonsuz sevgi duymuş.

İntihar düşüncesi sıkça aklından geçmiş. Ancak "Tanrıyı aramak" isteği bir türlü tükenmemiş ve umudu içinde hep varolmuş. Bundan dolayı yaşamını sonlandırma fikrine uzak durmuş.
Bu şekilde kendi görüşlerini, yaşadığı iç sıkıntılarını, arayışlarını ve savaşlarını bizlere anlatmış Tolstoy.

Bu soruları sorar kendine birçok kişi.
Bazı kişiler Tanrının varlığını kabul edip de aramaya, sorgulamaya devam eder. Bu tükenmez arayışla kendini tüketir. Bir sonuca ya ulaşır ya ulaşmaz.
Bazı kişiler zaten sorgusuz inanırlar. Bazıları da tamamıyla reddeder.
Herkes kendine göre bir yol belirleyip, kendi doğrularına inanırlar. Bunlar olabilen gayet normal şeyler. Ama en kötüsü dayatma...
Kaç kişi birilerine bir şeyleri dayatmadan yaşayabiliyor? Hoşgörü ile yaklaşabiliyor? İnanan inanır inanmayan da inanmaz.
Kendilerince dindar olanlara göre inanmayanlar cahilken, inanmayanlara göre ise inananlar ya da dindarlar yobaz. Bu şekilde etiketlemek ne kadar doğru? İşte benim de sorgulamam en çok buna.

İncelemeyi burada sonlandırıyorum.
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitaplarla kalınız.
Tolstoy'un kendi ideolojik ve inançsal sorgulamalarını içeren İtiraflarım'ım Tolstoy-severler için kesinlikle okunmaya değer bir eser. Tolstoy bilindiği gibi inanç konusunda birçok buhran yaşamış bir yazar. Hristiyanlığın; hayatın varlığı ve anlamına tatmin edici bir cevap getiremediğini düşündüğü için geleneksel Ortodoks Hristiyanlığına olan inancını yitirir. İtiraflarım ise bunun karar aşaması gibidir. Hayatın ne olduğunu, neden ve nasıl yaşanabileceğini ve ölümü seçmenin en doğru yol olup olmadığını sorgular. Tabii Tolstoy İtiraflarım'da her şeyin başına gidiyor; çocukluğuna.

Rus klasiklerinden aşina olduğumuz bazı durumlar vardır. Mesela o dönem Rusya'sında inanç konuları önemini büyük bir ölçüde yitirmiş, onların yerine nihilizm veya ateizm gibi Kilise'yi reddeden ideolojiler Rusya'yı sarmıştır. İşte Tolstoy'un çocukluğu da tam bu döneme denk geliyor. Bu dönemde inanç kavramı öylesine zayıflamış ki (bunu kötü anlamda söylemiyorum) örneğin -Tolstoy'un anlattığına göre- birinin yemekten önce ettiği duayı gören o kişinin ağabeyi "Bunu hala yapıyorsun ha?" dediği için o kişi inanç kavramına tutunmayı bırakmış. Belki de buna büyük bir oranda toplumsal zihin etkili olmuş. Bu oldukça geniş ve tartışmaya açık bir konu. Dolayısıyla bu kavram düşmesi ile büyüyen Tolstoy, inanç konusunda bir nevi tarafsız olarak yetişiyor.

Daha sonraları hayatın akışına kapılan Tolstoy için bu konu gün geliyor ona sıkıntı vermeye başlıyor. O da her şeyi en baştan sorgulamaya ve araştırmaya başlıyor. Bence bu nokta çok önemli. Herhangi bir olguyu bulmak adına tüm önyargılardan arınıp sorgulamaya başlamak ile sorgulama yapmak arasında büyük bir fark var. Taraflı bir sorgulama ne denli isabetli bir sorgulama olur? Tolstoy bu hataya düşmüyor, her şeyi kafasından silip en baştan kafasında sorular üretiyor ve bunları insanların inandığı şeylerle karşılaştırıyor; cevap almaya çalışıyor. Tolstoy'un bu açıdan tarafsızlığı ve azmi beni gerçekten hayran bıraktı.

İtiraflarım felsefi bir eser olmasının yanı sıra bana kalırsa aynı zamanda sosyolojik bir eser olarak da nitelendirilebilir. Çünkü Tolstoy eser boyunca yalnızca kendinden bahsetmiyor. Rus halkının ideolojik ve inançsal durumunu gözden geçiriyor. İnsanların bu durumlarını gözden geçirmek için de bir süre toplumdan uzaklaştığı da oluyor. Şöyle bir tabir vardır; toplumu en iyi anlayanlar toplumdan dışlanmış kişilerdir diye, belki de Tolstoy da bunun farkında idi. İnanç konusunu dıştan inceliyor belki de herhangi bir inancın etkisine kapılmamak için. Sonuç ise ne oluyor onu da yeni okuyacaklara bırakıyorum.

Tolstoy'un inançla ilgili iç sorgulamalardan oluşan İtiraflarım kesinlikle okumaya değer.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.066 Oy)17.450 beğeni39.407 okunma2.109 alıntı165.017 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.837 Oy)8.124 beğeni25.949 okunma618 alıntı126.393 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.989 Oy)12.450 beğeni31.679 okunma2.777 alıntı132.237 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.447 Oy)8.395 beğeni22.776 okunma1.439 alıntı105.272 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.210 Oy)8.128 beğeni23.922 okunma1.892 alıntı102.175 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.046 Oy)7.312 beğeni19.796 okunma3.198 alıntı116.313 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.807 Oy)7.345 beğeni20.544 okunma686 alıntı79.321 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.243 Oy)5.350 beğeni18.100 okunma686 alıntı92.072 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.013 Oy)3.080 beğeni9.406 okunma4.019 alıntı85.058 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.958 Oy)8.349 beğeni23.180 okunma1.127 alıntı112.596 gösterim
İlk Tolstoy okumamı İnci Hanım'ın etkinliği sayesinde yapmıştım. Buradan kendilerine selam ederim. :)
"İnsan neyle yaşar?" kitabıyla tanışmış oldum Tolstoy'la.
Lakin ben de itiraf etmeliyim ki Dostoyevski gibi ilk okuyuşta kuvvetli bir bağ kuramamıştım kendileriyle.
Ta ki "İtiraflarım" kitabını okuyana kadar.
Bu kitabı okuduktan sonra kendime sorduğum soru: "Neden ilk bu kitabını okumamışım ki ben?" oldu.
Bir yazarla tanışırken ilk kitap seçiminin bile ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım.
Diğer kitaplarını henüz okumadım ama Tolstoy'la henüz tanışmadıysanız bu kitabının doğru bir tercih olacağını düşünüyor ve kesinlikle tavsiye ediyorum.
Günümüzde birçok insan ne yazık ki kafasını kemiren sorulardan inşa edilmiş bir hastalığa düçar olmuş durumda.İddia ediyorum ki bu kitap sayesinde hastalıklı durumundan kurtulabilir, sorularına muazzam cevaplar bulabilir.
Eğer gerçekten arıyorsa ve sonunda da doğruyu kabullenip o yolda ilerlemek istiyorsa.
Bu kitapla beraber çetrefilli bir arayış serüvenine şahit oluyorsunuz.

Öyle bir arayış ki beyninizin varlığını hissettiren öyle bir arayış ki her buldum sandığınızda bir kaybedişi yaşatan ve yine öyle bir arayış ki sonunda güzel bir buluş olan...

Akıl ile inancın farklı kutuplarında gidip gelirken yaşama sebebinizi sorgulayacak ölümün varlığını ve yakınlığını hissedeceksiniz.
Beynim yana yana okurken hayranlık duymadım desem yalan olur.
Yeni ufuklar açan varlığımın sebebini yeniden bulduran bir kitap oldu benim için.

Zweig, Woolf gibi yazarların bu durumları yaşayıp bu evrelerden geçtiği fakat Tolstoy kadar şanslı olamadıkları düşüncesi de geçti aklımdan.

Bunu Tolstoy'un şu satırlarından çıkarmak mümkün: "Bunun için yollar da vardır:Boynun etrafına geçirilen bir ip, su, kalbe saplanan bir bıçak ya da raylardan geçmekte olan bir tren."

Arayış evrelerinde neler düşünmüyor ki neler geçmiyor ki beyninin karanlık dehlizlerinden?
Kaç kere vazgeçip kaç kere hayata tutundu kim bilir?
Bulmuş olan için aramak ne kadar kolaysa arayan için de bulmak bir o kadar zor.

"İtiraflarım" ise yaşam ile ölümün arasında bir yol.Tutunulan tek ve son kolon.

Tavsiyemdir, ölmeden önce okumanız gereken kitaplar listenizde kesinlikle yer almalı.
Neden varım ?
Neden şunu şunu yapmak zorundayım ?
Neden yaşamalıyım ?
Yaşamımın sonunda ne olacak ?
Neden , niçin .................

Dini öğretilerin '' şahsi fikrimde '' daha ağır bastığını gördüm ..
Okunması gereken bir kitap , özelliklere de müslümanlara okutulmalı ..
Hani neden eğilip kalktığını bilmeyen , ibadet ettiği Allah'ı ( Yaratıcı , Tanrı ) tanımayanlara ve en önemlisi ilk gelen ayetin '' OKU ! '' olmasına rağmen okumaktan bi haber insanlara okutulmalı .. Oku , seni yaratan Rabbinin sanatını oku , anla nasıl büyük bir Zat'a iman ettiğini anla ..

Ve bence kitaptaki en can alıcı alıntı şu ;
''Demiri onlar çıkardılar , ormanları kesmeyi bize onlar öğrettiler , inekleri ve atları onlar evcilleştirdiler , tahıl etmeyi ve birlikte yaşamayı bize onlar öğrettiler , yaşamımızı onlar düzenlediler ve bana konuşmayı ve yazmayı onlar öğrettiler ..
Ve onların bir ürünü olan , onlar tarafından yedirilen , içirilen öğretilen ben , onların düşünceleri ve sözcükleriyle düşünerek bütün bunların saçmalık olduğunu savundum .
( Yanlış olan bir şey var ! ) dedim kendime . ( Bir yerlerde büyük bir hata yaptım . ) Ancak nerede hata yaptığımı anlamam çok zamanımı aldı . ''

Dedelerimiz bize öğretti , Allahı , nasıl ibadet etmemiz gerektiğini ..
Peki biz onlar ne verdi ise onu kabul ettik ..
Düşünün ve sorgulayın lütfen ..
Bu sorgulamak kelimesini yanlış anlamayın ..
Allahı siz tekrar bulun , bir yaratıcının varlığını tekrar gösterin kendinize , insanlığa ...
Bütün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonucunda ne olacak? Neden yaşıyorum? Okudum, yazdım, öğrettim, öğrendim... Bütün bunların ben öldükten ve yok olduktan sonra anlamı ne?

Tolstoy'un iç dünyasına kısacık da olsa tanık oluyoruz İtiraflarım sayesinde. Aslında küçük çocukların bile sorabileceği basit bir soru ve cevaplanması bir o kadar zor. Dünyevi hırslar ve zevkler içinde yaşama amacının nasıl solup gittiğini; ahlaki açıdan mükemmelliğe ulaşma ile başlayan serüvenin nasıl olup da herkesden daha güçlü, daha zengin, daha başarılı, daha önemli, daha ünlü olma hırslarına yenildiğini ve sonunda yolunu kaybedip nasıl karamsarlığa düştüğünü açıkça anlatıyor. Akıl danışabildiği herkese akıl danışıyor yine de tatmin edici bir cevap alamıyor. Sonsuzluk içinde sonlu bir varlık olma düşüncesi onu yiyip bitiriyor.

Sadece kendi düştüğü durumdan da bahsetmiyor Tolstoy, Rus halkının çeşitli eğitim seviyesindeki faklı yaşamlar süren insanlardan da kesitler sunuyor. Bu bağlamda hem sosyolojik hem piskolojik hem felsefik bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Bu incecik kitaptan öğrenebileceğiniz, kendinizi sorgulayabileceğiniz çok şey olduğuna inanıyorum.

Beyaz ve siyah fare tutunduğunuz asmayı kemirirken balı yalamaya devam mı edeceksiniz yoksa bütünün bir parçası olup inancınıza mı sarılacaksınız? Karar sizin. Keyifli okumalar...
Daha önce hiç Tolstoy okumamış olmamın üzüntüsünü ve sonunda okumuş olmamın sevincini yaşıyorum. Tolstoy ile tanışmama vesile olan inci hanıma teşekkür ediyorum. :)

Tolstoy derin bir hakikatin peşinde olan; önceleri bu hakikatın inkâr da, sonraları iman da olduğunu düşünen bir insan.

Gençlik yıllarında inkâr ile yaşamış ve -kendisinin tabiriyle- ne öğreteceğini bilmeden insanlara bir şeyler öğretmeye çalışmış.

Sonra inkâr etmek artık ruhuna ağır gelmeye başlamış ve imanın huzur sağladığına kanaat etmiş. Ve elbette bunu öğrenmek için de dine ihtiyaç olduğuna..

Daha Sonra dinleri araştırmaya başlamış, kitabında en çok Hıristiyanlık geçiyor, kiliseler arası ayrılıkta oraya buraya savrulmuş bir nevi. Ama aradığını orada bulamamış.

Aslında benim gördüğüm kadarıyla, yazarın istediği inanç biçimiyle İslâm çok benziyor birbirine. 82 yaşındayken 1910 yılında İstanbul'a gelmek istemiş ama ömrü yetmemiş. Belki de İslâm'ı öğrenmek içindi, en doğrusunu Allah bilir.

Sana dua ediyorum sevgili Tolstoy, umarım Müslüman olarak vefat etmişsindir..
Esasında yaratıcıyı arama gayesinde olan yazarın kitabı,aynı zamanda otobiyografik bir eserdir.İnancı sorgulaması nedeniyle 1984'te yasaklanmış. Tolstoy'un varoluşunun sebebini sorguladığı bu itiraflarında inanç sistemlerine eleştirisini samimi ve etkileyici bir dille yapmış. Yazması cesaret gerektiren bu eseri Tolstoy severlerin okuması gerektiğini düşünüyorum.
On yedi bölümden oluşan bir eser. Kitap karamsarlıklar, ruhsal bunalım, düşünce ve inanç çıkmazları ile dolu. Tolstoy'un inanç kapsamlı otobiyografik eseri diyebilirim. Aynı zamanda felsefi ve psikolojik bir kitap.

Kitap Tolstoy'u ve onun gibi hayata anlam veremeyen diğer insanları biraz daha iyi tanımam açısından faydalı oldu. Kitabın sekizinci bölümüne kadar bunaldığımı ve sıkıldığımı söylemeden edemeyeceğim. Sebebi Tolstoy'un içine düştüğü duruma yabancı oluşum olabilir. İntiharın eşiğine hiç gelmedim, intihar etmeyi hiç düşünmedim.

Hayatı, insanları, hayvanları, doğayı, bitkileri seven, idealleri olan, inançlı bir insanı, hangi düşünce veya sorular intihara sürükleyebilir?

İşte ben tam bu soruyu sorduğum anda Tolstoy zihnime tokadı yapıştırıyor. Sekizinci bölüm itibariyle içine düştüğü intihar sarmalından dini  inanç yardımıyla kurtuluşunu anlatmaya başlıyor ve kendine de bana da zulüm etmeyi bırakıyor. Ağır ağır giden, ilerlemeyen kitap Tolstoy'un imana gelmesiyle hızlanarak bir çırpıda bitiyor.
Hayatın anlamını sorgulayan ünlü değerli yazar, bu kitapta okuyucuya karşı dürüst bir şekilde büyük itiraflarda bulunuyor. Onun gibi bir yazarın bu kadar doğruculuk oynamasına bir yandan şaşırdım, bir yandan da büyük olmasını bu yazılarına borçlu diye de içimden geçirdim ya hani.

"Hayatın anlamı nedir?"sorusuna anlam vermeye çalışıp bir yandan da cevap aramasına yönelten bir eser.
Sonunda anlamını bulmasaydı ya da belli bir düşünceyle desteklemeseydi, kitabı yırtıp atacaktım ve kendimi odaya kilitleyip asacaktım. Mübalağa yapıyorum tabi ki ama bu kadar olmasa da beni büyük bir düşünce girdabına itti.

Eğer sizde bu sorularla mücadele edemiyorsanız okuyun, eğer kendi işimi kendim görürüm diyorsanız ne haliniz varsa görün !
Tek solukta okunabilecek bir kitap.kitabin neredeyse her kelimesini alintilayacaktim okurken.inanmanin ne oldugunu tekrar hatirlatiyor insana.siz de sorgulayan biri iseniz bu kitap tam da size gore.keyifli okumalar dilerim
Eveeet kısa ama dolu dolu bir kitabin daha sonuna geldik.İtiraflarım, kısa ama hemen okuyup bitirilen bir kitap değil. Çünkü her satırı ve cümlesi epeyce düşünmeyi gerektiren bir kitaptır. Dili sade ve akıcı olmasına rağmen her satırda durup düşünüyorsunuz. Tolstoy'un hayat boyu yaşadığı çelişkiler, hayatın anlamını ve ölümü tartıştığı, anlamsız bir hayatın yaşanmaya bile değer olmadığını belirten bir itiraf kitabıdır...
Çöldeyim, susuzluktan bağrı kurumuş bir çölde,
Eceli çoktan gelmiş, sarkık kanatlı kiraz kuşuyum,
Yüzükoyun savruluyorum,
Bir serap, Ya Rabb!
Bulamıyorum..

Hayat ile darağacı arasında kaldığında,
yer ile gök arasında gidip geldiğinde, havaya karışacak olan son nefesin ile alacağın o saniyelik nefesin arasındaki ince çizgi kalınlaştığında, ruhunu bedenine bağlayacak olan tek şey, inancındır. O olmadan "varlığımın ne anlamı var ki?" sorusunu buhranlı bir kafayla hep kendisine sorar insan. İnançsız hayat 0+0=0, 2+4=0, 99+999=0 işlemlerinden ibarettir. Eğer insanın bir şeye inancı ve güveni olmazsa, yaşamının amaçsızlığında sendeler durur. Tatlı canını biraz daha hayatta tutmak için geçici hefeslerin kapısını çalar. Hepsi bir süreliğine tatmin eder, doyurur ve biter. Hiçbiri ona devamlı mutluluğu veremez. Bitmeye mahkum olan ve sonu kesin olan şeyler nasıl sonsuz bir güveni ve iç huzuru verebilir ki? Hayır, veremez. Ben bunu biliyordum ama bu kitabı okuyunca düşüncelerim daha da koyulaştı. Tolstoy'un kendince itiraflarında kendimi bulmam beni sevindirdi de. İnsan kendini sevmese bile kendi yansımasını bir başkasında görünce hafiften gülümsüyor. Tolstoy aynanın karşısına geçince beni görmüş olabilir. Hatta eğer reenkarnasyona inansaydım "aranızdaki Tolstoy benim!" diye haykırabilirdim. Upuzak çağlarda yaşamış iki insanın bu denli benzerliği.. Belki bundandır kitabı çok sevmem. Neyse, kendimi daha fazla ifşalamayayım..(: Hemencecik bitiveriyor kitap ve ikinci kez okumanın planlarını kurduruyor. Okurken içinizdeki inancın tomurcuklandığını hissettiriyor ve onsuz hayatın ne kadar loş ve karanlık olacağını vurguluyor.

Sanki biri bana sesleniyordu: "Bak ve aklında tut!" Ve gözlerimi açtım.

Teşekkürler, inançla ve güvenle kalın..(:
Soluk alabiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, uyuyabiliyordum.
Bunları yapmamak zaten elimde değildi, ama yaşamıyordum..
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 23 - Antik Kitap 1.Basım
İyiyle kötünün ne olduğuna insanların söyledikleri ve yaptıklarına bakılarak karar verilemez.

Hakem benim yüreğimdir.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 17 - Antik Kitap 1.Basım
Her şey boş.İnsanın yeryüzünde sarf ettiği çabadan eline geçen ne? Bir nesil gidiyor,
diğeri geliyor; ancak dünya sonsuza dek kalıyor:Olup biten şeyler ne oluyor? Daha sonra ne olacak? İnsanın yaptığı şey nedir? Daha sonra yapacağı şey nedir?
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 38 - Kumsaati Yayınları
Ölüm

Tek gördüğüm buydu, çünkü tek gerçek buydu.
Geri kalan ne varsa yalandı.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 26 - Antik Kitap 1.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İtiraflarım
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052440964
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Venedik Yayınları
Baskılar:
İtiraflarım
İtiraflarım
İtiraflarım
İtiraflarım
İtiraflarım
Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi gerçekçi kurgunun zirvesinde eserler ortaya koyan, Rus edebiyatının en ünlü yazarlarından Tolstoy'un iç dünyasına bir yolculuk olan İtiraflarım, ünlü yazarın yıllar süren arayışını konu alıyor. Maddi başarısı ve sosyal konumuna rağmen hayatını anlamsız bulan Lev Tolstoy'un kendini ve dini anlamaya çalıştığı denemeleri hayatı anlamaya çalışan herkese hitap ediyor. Çocukluğunda öğretilenleri geride bırakmasıyla başladığı kendini bulma yolculuğunda Tolstoy varoluşunun sebeplerini bilim, felsefe, doğunun inanışları gibi pek çok farklı yerde arıyor.

Hayatı anlamlandırmaya çalışan bu otobiyografik eser hem savaşa hem barışa tanık olmuş, zengin, sevilen ve mutlu bir adamı depresyona sokan derin bir arayışın meyvesi.

Kitabı okuyanlar 1.623 okur

  • Arif kılınç
  • Melike Bars
  • Fatma Yazıroğlu
  • kübra k.
  • Şeyma
  • Gulsahbalta
  • Halil İbrahim Yıldız

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.4 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları