İtiraflarım

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2021 10:26
Tolstoy'un, felsefenin cevap aradığı sorulardan varlık üzerine yazdığı harika bir otobiyografisi. Kitapta yazarın gençlik yıllarından itibaren hayata ve ölüme dair sorularını ve bu sorulara cevap bulmak için bilime,felsefeye,dine bakışını görüyoruz. Kitaba Tolstoy'un felsefe kitabı olarak bakılabilir. Harika bir eser okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
9/10
·76 syf.··
2021 160. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2021 09:09
"Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum, Ama gene de hayattan bir şey bekliyordum." Tolstoy'un hayatı, var oluşu sorguladığı otobiyografi özelliği de taşıyan mühim bir eser, arayışını anlatan bu kitapta Tolstoy gerçekten de itiraflarıyla kötü bir yaşamın anlamsızlığını ifade ediyor. İnce bir kitap olmasına rağmen hemen okunup bitirilebilecek bir kitap değil... Anna Karenina kitabını okuduktan sonra kitapla ilgili düşüncelerimi ve alatmak istedikleri kafamda tamamen yerine oturmuş oldu, Tolstoy'un yazdıklarını bu kitabı okurken ne demek istediğin daha iyi anlıyorsunuz.
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 88. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2021 19:19
İtiraflar beni derinden etkiler. Bu yüzden de neredeyse kitabın tamamının altıni çizdim. Hayata dair birçok şeyi incelememe ve düşünce tarzimın gelişmesine imkan sağladi diyebilirim. Okunmasini tavsiye ederim.
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
10/10
·76 syf.··
2021 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 09:08
Elime aldığımda korktum bi an. Yaşamın ve ölümün anlamını ömrü boyunca arayan ve kendine bile itiraf edememiş itiraflarlarını bu eserde bizimle paylaşan tolstoy, yanıltmadı beni..
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
10/10
·76 syf.··
2022 123. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2022 00:38
TOLSTOY & İTİRAFLARIM Selam arkadaşlar Tolstoy'u tanımak adına çok önemli bir eser olan ve içinde Tolstoy'un hayata dair tecrübelerinin, düşüncelerinin, inanışlarının, yazarlık hayatının yer aldığı bir eserle geldim, kısaca Tolstoy'un otobiyografik eseri de diyebiliriz. Sayfa sayısı az olsa da içerik açısından felsefik cümleler barındırdığı için okunması ve anlaşılması zaman ve odak isteyen bir eser. Geriye dönüp okuduğum ve anlamaya çalıştığım cümleler oldu. Tolstoy sosyoloji bakımından okunması gereken en önemli isimlerden biri. Varoluşu sorgulamış ve büyük bir cesaretle yaptığı hataları da korkusuzca okura sunmuş. Kendini övmemiş aksine zaman zaman eleştirmiş. Bir kont olmasına rağmen işçilerle birlikte çalışması, çalışmayı ve işçiyi üstün görmesi mensup olduğu sınıfın kurallarına aykırı davranışları çokça eleştirilmiş, fakat o inandığı ve savunduğu değerlerden bu eleştiriler uğruna vazgeçmemiş. Anna Karenina eserini okuduktan sonra okumam bir nevi güzel olsa da öncesinde okusaydım daha iyi olurdu, çünkü kitaptaki (Anna karenina) Levin karakterinde kendini yansıttığını biliyor olsam da bu eserinden sonra daha da emin oldum. Zaman içerisinde gelişen ve değişen bir Tolstoy okuyoruz. Onu tanıyoruz. Eğer sizler de Tolstoy'u daha yakından tanımak istiyorsanız mutlaka bu eserini okumalısınız. Kitapla kalın sevgiler
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 22:41
Tolstoy’un bu eserinde açık yüreklilikle ve şüpheci bir yaklaşımla kendi inancını, Tanrıyı, yaşamın anlamını, ölümü ve varoluşu sorguluyor. Bütün bunları sorgularken bilime, felsefeye ve dinlere de (İslamiyet, Hıristiyanlık, Budizm…) başvuruyor ve araştırıyor. Böyle bir süreçte çektiği beyin sancılarını açığa kavuşturmak istiyor. Yanlış uygulamalar nedeniyle kiliseye sert ve ağır eleştiriler yöneltiyor. Bundan ötürü de aforoz ediliyor. Aslında bu kitaba “Tostoy’un gerçeği arayış serüveni” de diyebiliriz. Belki de bir çok kişi benzer psikolojiyi ve sorgulamaları hayatının belli dönemlerinde yaşıyor. Gerçeği ve iyiyi bulabilmek için de sorgulamaya ihtiyaç var. Sokrates’in dediği gibi “Sorgulanmayan bir hayat yaşanmaya değmez ” Okunması gereken eserlerden birisi. Kısa ve anlaşılır. Yine de bir oturuşta okumamak ve anlamaya çalışmak daha yararlı olur. Bütün insanlar hakikatin bilgisine sahiptirler, yoksa başka türlü yaşayamazlardı. Her inancın özelliği ölümün yok etmediği bir mana vermektir yaşama. Gerçi cehalet hep aynı şeyi söyler. Bilmediği bir şey varsa onun saçma olduğunu söyler. Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman, hayatı önemsememeye başlıyorsun. Gerçi cehalet hep aynı şeyi söyler. Bilmediği bir şey varsa onun saçma olduğunu söyler. Soluk alabiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, uyuyabiliyordum. Bunları yapmamak zaten elimde değildi, ama yaşamıyordum. İyiyle kötünün ne olduğuna insanların söyledikleri ve yaptıklarına bakılarak karar verilemez. Hakem benim yüreğimdir. Bizim çevrenin dindarlarının bütün hayatı, inançlarıyla çelişkideydi. Ölümün reddedilemez. Herkes tarafından kabul edilen varlığı bir peri masalı değil, gerçekti. Herkes kendinin haklı olduğuna inanıyordu. Hiçbir şey bir erkeğin
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
İtiraflar...
Puan vermedi·76 syf.··
2020 43. kitabı
Tolstoy itiraflarım,,, Hepimizin de bildiği üzere; Tolstoy, hayatın sıradanlığını, anlamsızlığını içlerine kadar hissetmiş ve yıllarca intiharın kıyısında yaşamasına rağmen ölüme kendini alıştıramamış ve hayata tutunmak için bir sebep aramaya koyulmuştur. Tolstoy; kitabının giriş bölümünde hayatın anlamsızlığını temellendirmesi ne kadar sağlamsa ve kulağa güvenilir geliyorsa da, ruhunun kurtuluşunu tanrıda bulması da o kadar temelsiz ve inandırıcılıktan uzak geliyor. İspatsız bir kabul ediş sorgular bir girişe yakışmıyor doğrusu. Sanki varoluş krizi sona ersin diye dinlerdeki ve tanrıdaki mantık hatalarını görmezden gelip kendini kandırıyormuş hissi uyandırdı bende. “İnsan Yalnızca Anlamadığı Şeye İnanabilir” der ya hani Voltaire. Sahiden de artık vazgeçip bu girdaptan son düzlükte çıkayım da huzurlu bir ölümü tadayım dercesine bir kabul ediş belki de yazarın kapanışı. Hem biz yazacağız ve yazarak öğreteceğiz insanlara derken, çıkmazları hep yazıp anlatmak güzelken bir de yolu göstermek gerekir haksız mıyım? İşte bu yolu bulanlar gösterebilir ancak, ya da bulma sanrınızı anlatabilirsiniz. Tıpkı ilizyon gibi, “inanın da defteri kapatın kardeşim” tadında bir son söz olmuş. Sorgulayıcılığı ilgi çekici bir kitaptır, hacmi az ancak derindir. Okunmalı, belki birkaç kez okunmalı. #ockham
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 19:07
Hayatta çoğu kişinin çoğu zaman bir başkasına ve özellikle kendine bile itiraf etmekte zorlandığı iç sancılarını, herkesin açıkça bahsetmekten korktuğu inanç, tanrı kavramları hakkındaki düşüncelerini samimi bir üslupla okuyucusuna itiraf ettiği Tolstoy'un bu mükkemmel kitabı üzerine düşünülmesi, kafa yorulması gereken nadide eserlerdendir.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2022 4. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 16:23
Çıkışı olmayan bir ormanda yaşayan birisi gibi olsaydım, hayatımı sürdürmeye devam edebilirdim. Ama ben ormanda yolunu kaybeden ve yolunu kaybettiği için de dehşete kapılan ve yolunu bulmak umuduyla oraya buraya koşuşturan birisi gibiydim; attığı her adımda kafasının daha da karıştığının farkında olan, ama elinden oradan oraya koşuşturmaktan başka bir şey de gelmeyen birisi gibi.
Dünya Klasikleri - Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma
Puan vermedi·94 syf.··
2021 28. kitabı
Tolstoy 'un herhangi bir kitabını muhakkak okumuşsunuzdur ama bu kitap Tolstoy' un herhangi bir kitabı değil, Tolstoy 'un ta kendisi. Tüm açıklığıyla, samimiyetiyle insanın bir dostuna bile kolay kolay anlatamayacağı her şeyi yazıya dökmüş adeta. Kendini anlatmış, çocukluğundan sona kadar. Karmakarışık duygu dünyasında kendini tanımlayamamış, bir türlü konumlandıramamış, hep ölmek istemiş ama ölümden de hep kaçmış. İntihara hep meyilli ama Tanrı 'yı aramaktan hiç vazgeçmemiş. O nasıl oluyor demeyin okuyun ve sanki hayatına şahit olmuş gibi hissedin kendinizi. "Soluk alabiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, uyuyabiliyordum. Bunları yapmamak zaten elimde değildi, ama yaşamıyordum."
İtiraflarımLev Tolstoy · Dorlion Yayınevi · 201929,2bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.