İtiraflarım

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·128 syf.··
2023 79. kitabı
Tolstoy bu eserinde yaşamını, tercihlerini, fikir ayrılıklarını, düşüncelerinin değişimini, bazen hayatın akışının onu düşündüttüğünü, hayatın gerekliliğini ve gereksizliğini kendi içisel boyutunda anlatmış.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 56. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 22:50
Tüm hayatını benzetme sanatını kullanarak harika bir şekilde anlatan yazarın bu bölümünü okuyan birçok kişi de ben gibi kendini bu benzetmelerin içinde bulacaktır diye düşünüyorum. Kitabın özeti olan bu bölüm şu şekildedir: “Başıma gelenler şunun gibi bir şeydi: Oraya nasıl geldiğimi bilmeden, kendimi bilinmeyen bir sahilden yola çıkmış bir kayıkta bulmuştum. Diğer kıyıya olan yol gösterilmiş, tecrübesiz ellerime kürekler yerleştirilmiş ve yalnız bırakılmıştım. Kürekleri elimden geldiğince güçlü çekip hareket ediyordum. Fakat merkeze ne kadar varmaya çalışırsam çalışayım, akıntı beni yolumdan o kadar saptırıyordu ve gittikçe daha çok akıntıda yolunu kaybetmiş kişiyle karşılaşıyordum. Bazıları hâlâ kürek çekiyordu, bazılarıysa küreklerini atmıştı. İnsanlarla dolu büyük kayıklar, dev gemiler vardı. Bazısı akıntıya karşı mücadele ediyor, kimisi ise akıntıya kapılıp gidiyordu. Daha ileriye gittikçe akıntıyla nehrin aşağısına doğru sürüklenenleri görüyor ve gideceğim sahili iyice unutuyordum. Nehrin ortasında, akıntıyla aşağı savrulan kayıklar ve gemiler arasında yolumu tümden kaybettim ve küreklerimi attım. Etrafımdaki insanlar mutluluk ve zafer içerisinde nehirden aşağı gidiyor, beni ve birbirlerini gidilecek başka bir yön olmadığına dair ikna ediyorlardı. Onlara inandım ve yanlarında gittim. Öylesine uzaklara sürüklendim ki, artık nehrin beni paramparça edecek çağlarcanın kükremesini duyabiliyor ve parçalanmış kayıkları görebiliyordum.  Sonrasında aklım başıma geldi. Uzun zaman boyunca neler olup bittiğinin farkına varamamıştım. Önümde uzanan kişisel mahvoluşa bodoslama gidiyordum ve korkarım ki kurtuluşu hiçbir yerde göremiyor, ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Fakat dönüp arkama baktığımda akıntıya karşı durmaksızın çabalayan sayısız kayık gördüm.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
Düşüncelerim
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 13:00
Eseri okurken yüreğim bir mengenede sıkışmış gibi hissettim, Tolstoy’un hiç bir kitabını bu kadar yavaş okumamıştım, dili yalındı ama cümleler çarpıcıydı, bazı cümleleri tekrar tekrar okudum. Onun iç hesaplaşması özellikle hayatın anlamı ve inançlar konusunda düşünmeye zorladı beni de. Tolstoy’un kendi kaleminden ; çocukluğundan itibaren inancını, yaşantısını, hatalarını, dini ritüelleri, mensubu olduğu sınıfı, ailesini anlattığı , sorguladığı, eleştirdiği ve gerçekçi, cesur itiraflarının yer aldığı eşsiz bir eser. Otobiyografi niteliğinde. Anna Karenina isimli baş yapıtındaki Levin karekterinin dini , köy ve şehir yaşamını, aile hayatını sorguladığı bölümlerle de düşüncesel benzerlikler yakaladım, kendisinin o dönemdeki ruh halini yansıtmış sanki bu karakter ile.. Bu eseri okumak, Tolstoy’un diğer kitaplarını okurken onların ruh hallerini anlamak konusunda da ışık tutacaktır bence. İyi okumalar
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
9/10
·128 syf.··
2021 16. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2021 19:52
O kadar derin bir kitaptı ki... Bir türlü kendime gelemedim. Tolstoy'un varoluş sancılarında onunla birlikte kıvranıp durdum. Hayatın bir anlamı var mı? Varsa nedir? Yoksa yaşamamız saçma değil mi? İnanç nedir? Tanrı nedir? Bugün yaptıklarımızın ve yarın yapacaklarımızın sonucu ne olacak? Hayatımızın sonucu ne olacak? Zihnimin içinde bu sorulara cevap aramaya çalışıp durdum. Zihnimi oldukça meşgul eden bir kitap oldu.
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
İtiraflarım;
Puan vermedi·128 syf.·
2019 35. kitabı
Tolstoy bu kitabında bir arayışın içinde ve var olan hayatının anlamını idrak etmeye çalışıyor. İnsanın var oluşunu sorgulayan hayatının bir anlamının olup olmadığını düşündüren ve neye nasıl inandığımızı sorgulatan bir kitap. Tolstoy inanç’a olan hayat bakışını anlatmış eserinde ve kendi içinde bir çok sorgulamalara yapmış. Ve bir çok şeyi kendine itiraf etmiştir. İnsanı yer yer derin düşüncelere sevk edecek bir kitap, hayatın anlamı ve din üzerine fazla yoğunlaşmış. Bizimde kendimize itiraf edemediğimiz konular vardır. Yaşadığımız hayatı sorgulamalıyız ve bu hayat içerisinde nasıl insanca yaşıyoruz? Bu soruyu kendi iç dünyamızda düşünüp kendimize itiraf edeceğimiz cevaplar olacaktır. Bu eseri okuyunca sizde kendinizi sorgulayacaksınız..
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
8/10
·128 syf.··
2019 25. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2019 14:01
Tolstoy, bu kitabında oldukça açık,yalın, okuyucuyu sıkmayan bir anlatım kullanmış.Okurken keyif aldım,Tolstoy’un bu denli arayış içinde olması,meraklı olması ve sürekli sorular sorması ve asla yetinmemesi beni çok etkiledi.mesela bizler bir soru sorarız cevabı açıktır nettir ya da çok kapalıdır çok fazla araştırma yoluna girmeyebiliyoruz ama Tolstoy sürekli bir arayış içerisinde.aslında belki de bu da dine körü körüne inanmama ihtiyacından kaynaklanıyor.makul bir sebep olduğu aşikar.Tolstoy sürekli soruyor,soruyor,soruyor,cevap arıyor,arıyor,arıyor. olması gerekeni yapıyor aslında. Tolstoy’un genel din anlayışı sanki bana deist gibi geldi kitap bitiminde. yani kliseyi,ortodoksları,dinin getirdiği yükümlülükleri,din adamlarının belli bir düşünce etrafında birleşememesi,İsa’nın dirilişinin anılmasını anlayamaması.(aslında deistlik derken bunu demek yanlış da olabilir çünkü uzun bir zaman diliminden bahsediyoruz ve Tolstoy sürekli arayış içinde ve kendini yenileyen ve sürekli düşünen bir yazar.siz de yorumlayabilirsiniz bu kısmı dilerseniz.) ama sanki aradığı, dinden ziyade Tanrıymış gibi. kitapta çünkü ben dine bir bağımlılık fikrinde olduğunu görmedim belki de göremedim. Tolstoy yaşama gücünü Tanrı’da aradı.Tanrısız mahvoluştan başka hiçbir şey bulamadığını söyledi bizlere.ben okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum kendim de bu kitabı daha sonra 2.ye okumak isteyeceğime eminim:)
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
"Tanrı'nın olmadığı gerçeğiyle yüzleşmenin verdiği umutsuzlukla haykırdım: "Tanrım, merhamet et bana, kurtar beni! Ah Tanrım, yaratıcım, bana doğru yolu göster!" Fakat kimse bana merhamet göstermedi ve hayatım durma noktasına geldi." Tolstoyun beni en çok etkileyen kitabı İtiraflarımı okurken aklımdaki düşüncelerin çoğuyla karşılaştım. Çok başarilı bir eser.
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2020 19:20
İnancınıza ne kadar bağlı olduğunuzu ya da ne kadar sorguladığınızı bu kitap sayesinde öğreneceksiniz. Aynı zamanda hayata hangi pencereden baktığınızı yazarla ortak noktanız olup olmadığını ve ne kadar bilgiye , donanıma sahip olduğunuzu bu kitap sayesinde daha çok farkına varacaksınız.Okuyacak olan herkese iyi okumalar şimdiden:)
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Tolstoy’un bu denli bir arayışta olduğunu bilmiyordum. Böyle bir kayboluş içinden doğduğunu... İntihar, yaşam ve ölüm üzerine olan düşüncelerinin, hatalarının, gerçek itiraflarının beni bu kadar şaşırtacağını da beklemiyordum. Gerçekten soluksuz bitirdiğim yapıtlarından biri oldu. Birçok satırı defalarca okudum ve cümlelerinin anlamlarını bulmak için defalarca okuyacağımdan da eminim.
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma
TOLSTOY'UN KENDİSİYLE YÜZLEŞMESİ
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2019 66. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2019 22:22
Öncelikle merhabalar, herkes tarafından özellikle de klasik severler tarafından kesinlikle okunması gereken bir eser oldugu kanaatine varmış bulunmaktayım. Kitap az, öz bir kitap olmasına rağmen sayfalar dolusu şey anlatılmış aslında, kitapta Tolstoy adeta kendisiyle yüzleşiyor, hayati boyunca yaşadığı olaylar neticesinde oluşan "inanç" kavramını kendi yaşamından edindiği tecrübelerle okuyucuya döküyor. Neden roman yazdığını, gençliğinde nasıl biri olduğunu, kitabı yazarken nasıl bir düşünceye sahip olduğunu, edindiği düşünceler sonucunda vardığı noktayla önceki düşünceleri arasında nasıl farklar olduğuna değiniyor zira beni en çok etkileyen tarafı kişiyi adeta bazi seyleri sorgulamaya, düşündürmeye itmesi oldu. Bundan başka olarak kitapta yazar kendi hayatının haritasını çizerek yaşamı boyunca nasıl bir yol izlediğini, hakikat ve doğruyu arayışından nereye vardığını ve nereye gittiğini, belli doktrinlere nasıl açıklık getirdiğini, yaşamın özünü nasıl aradığını ve kendisi için ne ifade ettiğinden bahsediyor. Seksen iki yıllık bir hayat yaşamış olan Tolstoy'un aslında delilik ve dâhilik arasında nasıl gidip geldiğini kendi ağzından dinliyoruz...
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Ren Kitap · 201829,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.