İtiraflarım

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tolstoy: Hayatı sorgulayan adam...
8/10
·94 syf.··
2024 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2024 01:17
Tolstoy’un “İtiraflarım” adlı kitabı öz yaşam öyküsünden yola çıkarak kendi yaşam hikayesini anlattığı etkileyici bir otobiyografik eserdir. İç dünyasını en gerçekçi bir şekilde derinlemesine irdelediği eserinde hayatı sorgulayarak, yaşamı ve ölümü yargılayarak hakikate ulaşma çabasını anlatıyor. Daha da detaya inerek hayata nasıl başladığını, dünyayı algılamayı, öğrenmeyi, düşünmeyi ve sorgulamayı en içten duygularıyla dile getiriyor. Hayatın anlamı nedir, Neden yaşıyoruz, Ben neden varım, İnanç gerçek midir, Tanrı var mıdır? gibi sorular üzerinde düşünürken kendi hayatı üzerinden de sorgulamaya ve cevaplar bulmaya çalışıyor. Belki de hepimiz zamanla yaşadığımız bu tür düşünme ve sorgulama sürecinden geçtik, geçiyoruz ya da geçeceğiz. Tolstoy bu sorulara yanıt ararken bilim, felsefe, mantık ve din alanlarını kullanıyor. Süleyman, Schopenhauer, Kant, Sokrates vb önemli isimlere yer vererek alıntılar yapmış ve sorgulamasını bu düşünürlerden esinlenerek kendi fikirleri doğrultusunda açıklamaya çalışmış. Tolstoy yaşamda var olabilmek, hayatın daha anlamlı hale gelmesi için dört farklı kaçış yolu olduğunu düşünmüş: Kurtuluşun ilk yolu cehalettir. İkinci kaçış, hazcılıktır. Üçüncüsü, güç ve enerjidir. Dördüncüsü, zayıflıktır. İlk yol; hayatın kötü ve anlamsız olduğunu anlamakta başarısız olmaktır. Bunun farkına varamamaktır. İkinci yol; hayatın anlamsızlığının farkında olmak buna rağmen yaşamı haz olarak görmek, dünya nimetlerinin tadını çıkarmaktır. Üçüncü yol; hayatın kötü, anlamsız olduğunu anlamak ve onu yok etmektir. Bir nevi güç ve enerji yoluyla kaçıştır. Dördüncü ve son olan yol; öncesinden bir sonuca varılamayacağı bilindiği halde kötü ve anlamsız hayata devam etmektir. Ölümün hayattan daha iyi olduğunu düşünürler ama yinede hayatlarına bir son verecek kadar
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
10/10
·94 syf.·
2022 30. kitabı
İnsan olmak yolda olmaktır. Her insan doğum ile başlamayan ölümle de sona ermeyen uzun bir yolculuğun yolcusu olarak açar gözlerini dünyaya. Bu yol nereden gelir, nereye gider yolun adabı nedir ? Bazıları çok umursamaz bu soruları, kendine gösterilen yönde gözü kapalı ilerlemeyi tercih eder. Kimi de sorar, merak eder, önündeki yolcuların peşimizden gel demesi kesmez onu, yoldaki işaret levhalarını kendisi okumak ister, kendi çizer yönünü. Haybeye meçhule yürümek ağır gelir ona. Taşıdığı yükün de, attığı adımın da, katettiği yolun da bir anlamı olsun ister. Bilir ki yolda olmak aramaktır ve insanın değişmeyen yazgısı, bitmek tükenmek bilmez bir anlam arayışıdır. Her insanın arayış süreci kıymetlidir ama Tolstoy gibi kalemiyle gönüllere dokunmayı bilen birinin bu süreçteki serencamı daha kıymetlidir. Çünkü içsel yolculuğunun merhalelerini ancak onun gibi biri, başkalarının yoluna ışık olmak isteyen bir insanın samimiyetiyle itiraf edebilir ve edebiyat tarihine damga vurmuş bir yazarın ustalığıyla satırlara dökebilir. Birçok yazar kendilerini romanlarındaki bazı karakterler üzerinden anlatmayı tercih etmiştir.Victor Hugo'nun Mairius, Jack London'ın Martin Eden, Franz Kafka'nın Joseph K. karakterleri, yazarlarının hayatlarından izler taşır gibidir. Tolstoy da kendi arayış yolculuğunda, kendisi gibi intihar noktasında gelecek kadar iç huzurunu kaybetmiş, yakınlarının ölümüne şahit olmuş, istediği her şeye sahip olmasına rağmen mutluluğu bulamamış, cahil ve köylü olarak nitelenen insanların mutluluk ve huzuruna imrenerek bakmış olan Anna Karanina romanındaki Levin'le aynı yollardan geçmiş gibidir. Ortodoks Hristiyan inancına göre büyüyen Tolstoy ilk gençlik yıllarında dinin, inanan insanların hayatında hiçbir rolü olmadığını fark ederek inancını sorgulamaya
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
İtiraflarımız
Puan vermedi·94 syf.··
2022 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2022 16:31
》Tolstoy'u anlamak, tanımak isteyenlerin kesinlikle okuması gereken otobiyografik bir eser. 1880'de yazmış, 1884'te yasaklanmış. 》Çocukluğu, gençliği, ailesi, mensubu olduğu sınıfı, dini görüşleri, hayata bakışı, hataları ve daha kendisiyle ilgili ne varsa açıkça anlattığı, kendisini övmek yerine aksine acımasızca eleştirdiği için tam anlamıyla adıyla uyumlu bir kitap yazmış. 》Bir kont olmasına rağmen işçilerle birlikte çalışması, çalışmayı ve işçiyi üstün görmesi, mensup olduğu sınıfın kurallarına aykırı davranışları çokça eleştirilse de o inandığı ve savunduğu değerlerden vazgeçmemiş. 》Tolstoy'un buhranlar yaşayarak intiharın eşiğine gelmesi üzerine hayatın anlamını sorgulamaya başlaması, neden yaşadığı, neye inandığı, hayatın amacının ne olduğu, aradığı, bulduğu ve bulamadığı tüm cevapların nasıl oluştuğu, ölümün tek hakikat olduğunu nasıl öğrendiği öyle güzel ve dürüst anlatılmış ki, herkesin kendinden bir parça bulacağı bir eser çıkmış ortaya. 》İntihar fikri kafasının içinde çok kuvvetli bir yerdeyken, bu boşluk hissiyle hayatına son vermeyi çok isterken içindeki anlam arayışı, cevap bulmak istediği soruların kafasına üşüşmesi ona engel oluyor, öyle ki kolay yoldan ölümü seçer diye ava çıkmayı bırakıyor, odasındaki ipleri saklıyor. 》Bu arayışı onu çok derin düşüncelere sevkediyor ve bu yolda felsefecileri, düşünürleri, bilim insanlarını araştırıyor, görüşlerini benimsiyor, bilim, din, felsefe arasında dönüyor. Sokrates, Hz. Süleyman, Schopenhauer ve Kant gibi düşünürlerin fikirlerine yer veriyor.  Kendi gibi olan ve olmayan insanları gözlemliyor. Ve varoluşu anlamlandırmaya çalışıyor ve neden yaşadığımıza, hayatın bizler için ne olduğuna dair bir anlam arıyor. 》İnce bir kitap olmasına rağmen içerdiği derin anlamlar sebebiyle okurken zorlandığım kısımlar olsa
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
Tolstoy'un İnanç Üzerine Kendini Bulma Öyküsü
Puan vermedi·94 syf.··
2021 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2021 00:57
İtiraflarım kitabı Tolstoy'un, 18 yaşından sonra, onun deyimiyle "basitçe bana öğretilen, büyüklerimin de sadık kaldığı şeylere güvendim." biçiminde ifade ettiği inancını kaybetmesiyle birlikte başlayarak; sorgulama süreçlerini, anlam arayışını, yeni keşifler yolunda yaşadığı deneyimleri, acılarını, iç huzursuzluklarını anlattığı, düşünce yapısı hakkında bir fikir sahibi olabilmek için okunması gereken önemli bir yapıt. Bir gözlem olarak ben İtiraflarım' da, inançsız kaldığında intihar çevrelerinde dolanacak kadar umutsuz kalmış, inanç olmadan yaşayamayacak bir Tolstoy gördüm ( "Tanrı'yı bildiğim sürece, yaşıyorum. Onu unuttuğumda, ona inanmadığımda, ölüyorum."). Bu nedenle anlam arayışında, ikna olmadığı yönleri olsa da kendini kandırabilmenin ve ikna olmanın yoluna girmiş, çünkü ancak bu şekilde huzur bulmaktadır. Kendi deyimiyle mantıksal düşünceye yöneldiği, ona öğretilen inançtan uzaklaştığı dönemdeki duygu durumunu ve tekrar yaratıcıya yönelme nedenini şöyle özetlemiş: "Bana o dönem olan şey şuydu: Bir yıl boyunca, neredeyse her an kendimi asarak mı; yoksa bir kurşunla mı öldürmem gerektiğini sorarken, tarif ettiğim düşünceler ve gözlemlerle meşgulken, kalbim acı verici hislerle işkence görüyordu. Bu hisleri sadece bir yaratıcıya dair arayışın mantıktan değil duygularımdan kaynaklandığını söyleyebilirim; zira bu arayış mantıksal süreçlerimden doğan bir arayış değil, bu sürece tamamen ters bir noktadan, kalbimden doğan bir arayıştı. Bu bir dehşet, yalnızlık, bana yabancı olan her şeyin içinde bir ıssızlık duygusuydu; birinin edeceği yardım için duyulan ümitti." "O var. Bunu kabul ettiğim an, hayat içimde büyümeye başlıyordu." Ancak yaşadığı deneyimlerden ve geçtiği süreçlerden sonra tekrar eski inanç pratiklerine dönmeye karar verdiğinde aslında köprünün altından
Felsefe-Düşünce
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
8/10
·94 syf.··
2020 26. kitabı
Kitap, Tolstoy'un ömrü boyunca süregelen anlam arayışını anlatıyor. Sürekli hayattaki yaşama amacını ve anlamsızlığın arasında gidip gelen hiç bir zaman kendini bir şeye ait hissetmeyen şüpheci ve her an kuşkucu psikolojisini elinden geldiğince objektif ve acımasızca aktarmaya çalışmış.
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·94 syf.·
2019 21. kitabı
Tolstoy' un yaşamının büyük kısmında hep bir arafta kalmışlık hakim olsada yazarın tüm hayatı yaşamına anlam bulmak , ne için yaşadığını keşfetmeye adamakla geçmiştir. Adadığı şeye ulaşmış ve ulaştığı şeyin başta inkar ettiği şey olduğunu anlamak ona kendini aptal gibi hissetirse de hayatın anlamını bulmak her şeye yetmiştir.
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
Instagram: k.o.k.jurnal
8/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 01:21
Tolstoy • İtiraflarım #kitapyorumu İtiraflarım'ı merakla okudum. Yalnızca fikirlerin ve düşüncelerin yazıldığı bir günce gibi olmasına rağmen oldukça akıcı bir kitaptı. Kitabı Tolstoy'un manevi otobiyografisi olarak değerlendirebilirim. Tolstoy okuyucuya sohbet havası içinde inanç yolcuğunu, önce Tanrı'dan vazgeçişini sonra ona geri dönüşünü, gençliğinde yaptığı hataları, kendini nasıl kandırdığını, hayatın anlamını arayışında başından geçenleri ve hayatın anlamını nerelerde bulduğunu, nelerin aslında koca yalanlar olduğunu anlatıyor. Tolstoy'un manevi hislerini kendi kaleminden okumak etkileyiciydi ve böylesine bir yazar ve kişinin iç dünyasını tanımak gerçekten ilginçti. Rus edebiyatına, Tolstoy'a veya değindiğim konulara ilgiliyseniz, okumanızı tavsiye edebilirim. Şimdiden iyi okumalar!
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·94 syf.··
2020 1. kitabı
İtiraflarım İlk denemede Tolstoy, inancını nasıl kaybettiğini ve yaşadığı çevrede insanların nasıl dinden uzaklaştığından söz ediyor. İlk olarak kendisinin de dine fazla bağlı biri olmadığını ve dini çok da ciddiye almadığını belirtmekle beraber çevresinin de böyle olduğunu belirtiyor. Dini inancın kaybolmasıyla beraber yeni bir anlam arayışına çıkmasıyla beraber bu anlam arayışının oldukça belirsiz olduğu açık nitekim neye inandığını kendisi dahi tanımlayamayan Tolstoy, sonrasında hayat amacını bir mükemmelliğe adayış olarak belirliyor. Bu mükemmellik ise ilk başta kendi deyişi ile ahlaki mükemmellik iken sonrasında her anlamda mükemmelliğe yöneliyor. Bu mükemmelliğin ölçütü ise sadece kendisi için ya da Tanrının gözünde değil başka insanların gözünde de mükemmelliğe ulaşmak istiyor. Yani her anlamda mutlak bir üstünlüğe sahip olmayı amaçlıyor. Oldukça ütopik ve bir o kadar ilginç olan olan bu hedef zamanla insanlardan daha varlıklı, daha önemli, daha güçlü kısacası bütün insanlardan daha üstün olma arzusuna dönüşüyor.
Felsefe
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
8/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
Bu kitabı okumak çok sevdiğim Tolstoy’un karşısında oturuyormuşum gibi hissettirdi bana. Sanki karşısında oturuyorum da bana anlatıyor gibi. O kadar samimi o kadar içten yazılmış bir kitap ki. Tolstoy’un içindeki çarpışmaları bizzat yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz. En karanlık yönlerini, en çaresiz anlarını bile hiçbir örtüye gerek duymadan anlatmış ve mükemmel ötesi sözlerle. Çok beğendim harika bir keyifti benim için okuması.
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
9/10
·96 syf.··
2020 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2020 01:29
Tolstoy'u seviyor, eserlerini okuyorsanız mutlaka bi' bakmanız gereken eserdir. Yazarın iç dünyası, anlam ve inanç arayışı, bunu en samimi ve mantıksal şekillerde açıklamasından oluşan bir kitaptır. Bu kitap ve Hazreti Muhammed kitabının art arda okunması gerektiği ile ilgili bir yorum görmüş bunun üzerine ilk bu eserden başlama kararı almıştım. Eleştiriler, tahliller, samimi arayış, bilim, ilim, tartışmalar, analiz, sentez... Hepsini bu kitapta görebilirsiniz. İyi okumalar.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.