Mustafa Demir

Mustafa Demir

YazarÇevirmenEditör
8.2/10
89 Kişi
·
9
Okunma
·
0
Beğeni
·
221
Gösterim
Adı:
Mustafa Demir
Unvan:
Türk Doç. Dr., Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
104 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Tolstoy'un bu kitabı oldukça etkileyici, okurken kendimizi sorgulamaktan alamayacağımız türde bir eser.
Kitap Tolstoy 'un İtiraflarım başlığı altında yaşamının birçok kısmı boyunca ele aldığı en önemli konu ve soru "Ben ne için varım?", "Hayatın anlamı nedir?".
Kitabı okurken yazarın kendi hayatını sorgulamasının yanı sıra bizim de hayatımızı sorgulamamıza sebep olacak.
Tolstoy ilk olarak ele aldığı problemi ölüm kavramıyla açıklamaya çalışır, madem bir ölüm var, hayat ıstıraplarla dolu o halde bu hayata bir son verecek ölüm neden güzel olmasın. Bu dünyanın sıkıntılarından kurtulma yolu olan intihar düşüncesini defalarca düşünen yazar bunu bi türlü uygulayamaz.
Hayatın anlamı konusunda cevaplar bulmaya çalışan Tolstoy kendince şu cevapları verir :
Hayatın anlamı hiçbir şeydir. Yalnızca var olmak için bu dünyadayız.
Hayattan uzaklaştığını ölçüde gerçeğe yaklaşıyorsak ölüm bize gelirken niçin sevinmeyelim. Her şey boş yanılma yok bunda, ölüm hayattan daha iyi.
Sorularının cevabını bilimde bulmaya çalışan yazar bir çözüm bulamayınca cevabı etrafındaki insanlarda bulmaya çalışır. Tolstoy göre akla dayalı bilgi biricik ve bunu meydana getiren akıl o zaman hayatın yaratıcısıdır. Fakat bir yanlışlık olduğunu her daim düşüncesinin bir köşesinde duyumsar. Sonra yazar insanın ancak soruyu başka türlü sorarsa cevap alabileceğini düşünür.
Tolstoy'un sorguladığı bir diğer kavram 'inanç' kavramıdır. İnanç kavramına yöneldiğinde bu kavramın kendisine yaşama imkanı, sevinci verdiğinin farkına varıyor. Aslında sorunun düşüncesinin yanılmasında değil her türlü zevke doyum sağlayan hayatının olduğunun farkına varıyor. Bu sorgulamalar neticesinde bütün insanlığın inandığı bir Tanrının varolduğu, her insanın yaşamını anlamlandırmak için bir yaratıcıya ihtiyaç duyduğu sonucuna varır. Tolstoy gördüğü bir rüya üzerine hayatının anlamının yaratıcıya bilmek, yaşamak, ve hayatı boyunca yüzünü ona dönük olarak yaşadığında bir anlamı olacağını söyler.

Kitap son derece etkileyiciydi sorgulayan ve sorgulatan bir eserdi..Okuduğum için çok mutluyum.
Pek haddim olmasada Üstad için incelemeyi yazdım umarım ona layık bir incelemedir.

Size de tavsiyem Tolstoy okuyun, okutun..
263 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
“Bu şehir baştan sona yitirmiş umudunu”

Bir taraf da Krallık, dini hiyerarşi ve zengin sınıf diğer tarafda ekmek bulamayan açlık, sefalet, yoksulluk çeken, üst tabaka tarafından ezilen, aşağılanan halk. Ve bu insanlar içlerinde biriktirdikleri nefret ve öfke ile bastille hapishanesini basarak oradaki suçluları serbes bırakıp silahlara el koyarlar ve suçlu suçsuz demeden insanları öldürürler. Özgürlük, Adalet, Eşitlik ve Cumhuriyet adına. Sonuçta amaçlarına ulaşırlar ve 1.Cumhuriyet ilan edilir.

Yasa yapma yetkisi de artık halktadır yargılama yetkiside. Deyim yerindeyse niye gözün üzerinde kaşın var diye adam öldürülür. Binlerce Fransız ölür o dönemde, çoğunun da hiçbir suçu olmadan.

Doktor Manette’de 18 yıl yatmıştır Bastille hapishanesinde ordan çıktığında ise artık hiç bir şey hatırlamıyor ve akli dengesini yitirmiştir, onu hayata döndüren kızı Lucie’dir. Fransa’dan kaçarak İngiltere’de yaşarlar. Onlar gibi Fransa’dan kaçan Charles Darnay İle bir mahkeme salonunda karşılaşırlar ve Darnay Lucie’ye aşık olur,sonunda evlenirler. Yıllar sonra yaşanan bazı olaylar sonucunda tekrar Fransa’ya dönmek zorunda kalır Darnay hem de tam ihtilalin zirve yaptığı 1789 senesinde. İnsanların ellerinde silahlar, bıçaklar, ortalık da insan cesetleri, halkın yüzünde öfke ve giyotin ile öldürülen insanları izlerken duydukları zevk. Darnay hapse atılır yargılanır onu kurtarmak için ailesi de peşinden gelir ama bu durumda yapılacak çok da bir şey yoktur. Bu vahşet içerisinde ordan kurtulmak için büyük bir yaşam mücadelesi verirler.

Tarihe ‘Kanlı ihtilal’ diye geçen Fransız İhtilali on yıl sürmüştür. Krallık yıkılıp cumhuriyet İlan edilmiş, adalet, eşitlik ilkeleri benimsenmiş, milliyetçilik etkili olmuş,İnsan hakları bildirgesi tüm dünya tarafından benimsenmiş, yeni çağ bitmiş yakın çağ başlamıştır.İhtilal sadece Fransa üzerinde değil tüm dünya üzerinde etkili olmuştur.
Keyifli okumalar..
175 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabı okumadan önce bu kadar etkileneceğimi tahmin etmiyordum. Duygular, olaylar, diyaloglar çok iyi yansıtılmış. Uzun uzun mekan betimlemeleri yok. Bu benim için iyi bir şey çünkü sıkılıyorum bu tarz kitaplardan. Akıcı bir kitap. Kitabın bir kısmını suratım asık ağlamaklı bir şekilde okudum. Beyaz Diş ne zaman rahata kavuşacak diye diye okudum kitabı. Bitirince ise anlamsız bir şekilde bağlandığımı fark ettim kitaba. Kitap dolabıma koyamıyorum baş ucumda duruyor. Yanımdan ayırmak istemiyorum. Gerçekten okurken sizde çok etkileneceksiniz. Uzun süre hafızanızda kalacağını düşünüyorum. Şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. Teşekkürler Jack London.
106 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Varlığını sorgulayan ve bana da sorgulatan, cevaba yaklaşmama ve daha derin düşünmeme sebep olan kitap. Aslında birçok kez aklımdan geçmiş olanları mükemmel şekilde kağıda dökmüş yazar. Okurken pekçok farklı ruh haline girdim. Farklı açılardan bakmamı ve görmemi sağladı. Tekrar okuduğumda eminim ki çok daha farklı şeyler düşünüp çok daha farklı şeyler görürüm.
175 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Merhaba. Beyaz Diş'i nasıl anlatırım bilmiyorum. Ama bir kurt gözüyle dünyayı tanımak desem yeridir. Dünyayı algılama biçimi ve dünyayı tanıma çabasıyla bir başyapıt olmuş bir kitap. Mutlaka tavsiyemdir. İyi okumalar.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap Tolstoy'un vaftiz edildiği dönemden başlıyor. Daha o dönemlerde içinde beliren şüpheyi anlatıyor Tolstoy. Bir arayış içine giriyor. Yazı yazmaya koyuluyor. Ama bunu kendi deyimiyle takdir edilmek ve para kazanmak için yapıyor. Bunun anlamsız olduğunu da erkenden fark ediyor Ancak para kazandığı edebiyatı bırakmak istemiyor.
Kendine sorular soruyor. Ben neden yaşıyorum?, Tanrı var mı?, Bu dünyadaki görevim ne? Gibi birçok bu soruları kendi içinde değerlendirirken Hz Süleyman Schopenhauer ve Buda'nın öne sürdüğü fikirleri sürekli gözden geçiriyor.
Sonra bilimin sorularına cevap veremeyişinden yakınıyor. Bilimin sadece maddenin köküne inip insanın maneviyatına dair hiçbir şey söyleyememesine kızıyor. Bu yüzden de vazgeçiyor bilimden.
Din adamlarını, dine inanan insanları ve farklı mezhepleri incelemeye koyuluyor. Çok iyi insanlara rastlıyor. Ve bağlanıyor dine.
Ancak bu bağlanma sorularının cevap bulmasında yeterli olmuyor. Bağlandığı dindeki her şeyin hakikat olmadığını yanlışların da var olduğunu görüyor.
Kısacası bu kitabı okurken Tolstoy ile birlikte bir arayışa giriyor, bazen katılıyor fikirlerine bazen katılmıyorsunuz. Bir yandan kitabı bitirmeye çalışıp arayışın sonuçlanmasını görmek istiyorsunuz, bir yandan da kitap biteceği için üzülüyorsunuz.Bu kitapta Tolstoy'u, Tolstoy yapan arayışları Tolstoy'un kendi dilinden okurken onunla birlikte sorulara cevap arıyorsunuz. Tavsiye edilir.
352 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kulak verin Dostoyevski ye ezilenlerin sesini duyacaksınız çünkü yüreğinizi burkan ruhunuzu ezen tellere dokunuyor. O tepeden bakanlara bir daha nefret duyacak ama ezilenlerin ruhunu yücelten acılardan onların ucuz mutluluklarına beslenecek kini bile çok göreceksiniz .

Aah Vanya önünde aşk , acı , merhamet diz çöktü . Sahi Vanya sen gerçek misin ?
104 syf.
·5 günde·8/10
Merhaba sevgili kitapseverler okuduğum her yeni bir kitap benim için yeni bir bakış, yeni insan, yeni bir dünya demektir. Tolstoy'un bu kitabı aslında en değerli eseridir çünkü yazarın bizzat kendi ruh dünyasını anlatıyor.
Yazar, yaşadığı devrin çalkantılı döneminde çalkantılı bir hayatın içinde anlam arayışı içine giriyor. Her şeyi sorguluyor, hayatı, bilimi, inancı...
Kitap sayfa olarak çok az olmasına rağmen çok derin felsefik, sosyal, teolojik değerlendirmelerin olduğu içinde yazarın arayışının sürekli sorgulandığı ve kendisine çıkış yolu aradığı üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken çok güzel bir kitap...

Yazara göre, teorik ve teknik bilimlerin insanın anlam arayışında yeterli çözüm sunmadığı bunun aksine inancın bu çözümü sunduğu ancak Hristiyan mezhep anlayışları ve din otoritelerinin uygulamalarının dinin özüne uygun olmadığı, dini en iyi cahil halk kesiminin yaşadığı ancak onların uygulamalarında da yanlış örfi uygulamaların olduğunu söyler.

Kitabi eleştirel gözle okuduğumuzda aynı sorunların ve aynı bakış açılarının bizim içinde geçerli olduğunu görürüz.

Kitabı iyi bir çevirisinden okumanızı tavsiye ederim.
400 syf.
·Beğendi·8/10
İnsanın vicdanının sesini dinleyince elinde ki servetini, statüsünü nasıl bir çırpıda elinin tersiyle yittiğini anlatan bir eser.. O dönemin adaletsizliğini, sınıf farklılığının ve sefaleti en iyi şekilde anlatıyor.. İnsanın ne kadar alçabileceğini, insanın ne denli yükselebileceğini bu kitapta hissedebilirsiniz. Rus edebiyatının en önemli yazarlarından olan Lev Tolstoy'un bu kitabını şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Demir
Unvan:
Türk Doç. Dr., Yazar

Yazar istatistikleri

  • 9 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 13 okur okuyacak.