Kreutzer Sonat

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Uzun lafın kısası yoktu.
Puan vermedi·140 syf.··
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 04:56
“Ben ne okudum yahu!” tepkisini hepiniz duymuşsunuzdur. Net olarak şunu söyleyebilirim ki, bu tepkiyi daha çok hak eden başka bir kitap okumamıştım. Hayretler içerisindeyim, özellikle son bölüm beni dehşete düşürmüş durumda ve bu inceleme zor olacak. Daha sonsözü gördüğüm anda Ali Ece çığlıklarımı atarak: “Dalga mı geçiyorsun be!” demiştim, çünkü eserini açıklamaya girişiyordu Tolstoy. Bakın durum o kadar ciddi ki, Kilise bu sonsözü okuyup müthiş yobaz bulmuş ve Tolstoy’u aforoz etmiş! Dalga mı geçiyorum sanıyorsunuz? Gelin size kitabın konusundan ve dokusundan, falanından feşmekanından bahsedeyim önce, daha sonra şu meşhur sonsöz bahsine geliriz. Şimdi, bu büyük edebiyat dâhisi, (dalga geçmiyorum, kalemi muazzam) Rusların İsa’sı (işte şimdi dalga geçiyorum) bu kitabı 1889 yılında yayımlıyor, on yıl sonrasında ise kitabını açıkladığı sonsözünü yayımlıyor. Kitabın konusu; bir tren yolculuğunda ismini bilmediğimiz anlatıcımız ile, “kadın”, “evlilik”, “aşk” vb. konularda tartışan bir grup insanın arasında tanışan ve bir yakınlık kuran Pozdnışev adlı karakterin kısa hayat öyküsünü, yolculuk boyunca anlatıcımıza anlatması ve anlatıcımızın da onu yolculuk boyunca hayretler içerisinde dinlemesiydi. Şu Pozdnışev’den bahsedeyim biraz sizlere. Beyaz kıvırcık saçlı, parlak gözleri etrafta fıldır fıldır dönen, insanlarla konuşmayı ancak bir savaş edasıyla gerçekleştirebilen, büyük bir travması olduğu daha ilk bakışta anlaşılan, klasik bir Rus erkeği. Karısını öldürmüş bu adam. Evet! Ve trende tanıştığı yabancıya yani anlatıcımıza bu olayın nasıl geliştiğini anlatarak günah çıkartıyor bir nevi. Tabii kendi boktan tarzında! Hayatımda ilk defa bu kadar kaliteli bir yobazlık örneği gördüm. Çünkü Tolstoy asla boş atmıyor, söylediği her şeyi İncil’den doğrulayarak ve Rus toplumsal
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Kıskançlığın ritmi
Puan vermedi·140 syf.·
2026 18. kitabı
Müziğin etkisiyle hissetmediğim bir şeyi hissedebilirmişim, anlamadığım bir şeyi anlayabilirmişim, yapamadığım bir şeyi yapabilirmişim gibi gelir bana (s.85) Lev Tolstoy kitaptaki alıntısıyla müziği insanı kendi zemininden çekip alan, duyguyu hızlandıran, iradeyi esneten bir güç olarak görüyor. Ki öyledir de müzik sadece kulağa gelen bir sesten ziyade insanın içini yerinden oynatan ve olayları hızlandıran görünmez bir dürtü gibi çalışabiliyor. Kitabına ismini veren Kreutzer Sonat’ta arka fonda çalan bir ayrıntı olmuyor, hikayenin nabzını belirleyen bir tetikleyiciye dönüşüyor. Kitabın ismini aldığı eser Beethoven’ın Op.47 keman–piyano sonatından bahsetmek gerekirse, eseri ilk başta kemancısı George Bridgetower’a ithaf ediyor, sonra araları (anlatıldığına göre bir kadın yüzünden) bozulunca ithafını geri çekiliyor ve eseri başka bir müzisyen olan Rodolphe Kreutzer’e ithaf ediyor. Olayın İlginç kısmı Kreutzer bu sonatı seslendirilmeye uygun bulmayıp hiç çalmıyor olsa da ismi sanatta ölümsüzleşiyor. Tolstoy da bu sonatı alıp edebiyatta bir kıvılcıma çeviriyor, ilk olarak 1889’da ilk yayımlandığında sansüre uğrasa da büyük tartışma yaratıyor, Tolstoy’un geç idealist toplumcu dönemindeki yeni ahlak anlayışının güçlü örneklerinden sayılıyor. Hikayesi bir tren yolculuğunda başlıyan eser, kompartımanlı trendeki yolculukta evlilik, aşk, güven ve kadın–erkek ilişkileri üzerine sohbet edilen bir ortamda devam ediyor . Bu konuşmaların içinden Pozdnışev ismindeki karakter kendi evliliğine dair düşüncelerini anlatmaya başlıyor. Başlarda sakin gibi duruyor ama içeride kırgınlıkları anlattıkça, güvensizlik büyüyor, kıskançlık gelip gitmiyor. Olayları ivmelendiren de eve giren müzisyen, karısıyla birlikte çalıyor, Kreutzer Sonatı çalarlarken Pozdnışev’in zihnindeki
Düşünce
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
8/10
·140 syf.··
2018 47. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2018 09:54
Etkinlik kitapları okumaya devam diyelim önce :) "Sen ne yapmışsın be Tolstoy!" diyerek okuyup bitirdiğim bir kitap oldu Kreutzer Sonat. Kitaba yaraşır bir okuma için, kulaklığımı taktım ve Beethoven 9 nolu sonatını dinlemeye başladım. Bir yanda müzik diğer yanda Tolstoy. Bir yanda kemana ve piyanoya giden aklım, diğer yanda kitabın Doris Lessing tarafından yazılan önsözünü okurken düştüğüm dehşet... "Diriliş", "Anna Karenina", "Savaş ve Barış", "Ivan İlyiç'in Ölümü" gibi başyapıtlara imza atan bir Tolstoy var evet. Ama bir de "Kreutzer Sonat" yazan Tolstoy var karşımızda. Cinsellikten nefret eden, insanlığın sonu gelse bile cinsellik konusunda hayli katı olan Tolstoy'un (tabi fanatik bir Hıristiyan olduktan sonrayı kastediyorum) yazdıklarına hayret ederek okudum eseri. Cinselliği "insanın değerini düşüren" daha doğrusu "kadının değerini düşüren" bir olgu olarak görüyor Tolstoy. Bir bireyin dünyaya gelmesi cinselliğin tek iyi tarafıdır Tolstoy'a göre. (13 çocuğunun olmasının açıklaması da budur.) Bunu ve daha birçok düşüncesini zaten kitabı okuyanlar net bir şekilde göreceklerdir. Kısaca konu şöyle; (zaten gerçek bir olaydan esinlenmiş Tolstoy) Pozdnişev adında bir kahramanımız var. Ve yaşadığı hovarda hayattan, yaptığı bir evlilikle elini eteğini çekiyor. Bir tren yolculuğunda da karşısında bulunan kişiye bu evliliğin nasıl kâbusa dönüştüğünü anlatmaya başlıyor. Ama nasıl bir anlatım! Bir durulup bir yükseliyor kitap. Biraz sakin giderken öyle bir cümle söylüyor ki Pozdnişev; hem heyecanlandırıyor hem de sarsıyor okuyucuyu. Tolstoy yapıyor Tolstoyluğunu yani! Kitabın sonunda da Tolstoy tarafından, esere gelen sansürler ve eleştirilere cevap niteliğinde bir Sonsöz var. Ki burada yazdığı bir cümle kitap biterken daha çok sarstı beni. Cümle şu; "İnsanlar çocuklarını
Edebiyat
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
8/10
·140 syf.··
2025 34. kitabı
Klasik Tolstoy eserlerinden farklı bir tarzda yazıldığını düşündüğüm şahane bir eser. Gerçek bir hikayeden esinlenerek yazılan eserde, ikili ilişkiler, aşk, kıskançlık, çocuklar , evlilik konularına toplumun genel kanısının dışında bir bakış açısıyla yorumlar yapılmaktadır. Durum ve olaylar kadın , erkek açısından değerlendirilip her ikisi de eleştirilse de kadınların daha fazla eleştirildiği hatta özellikle kötü giden evliliklerin müsebbibi tutulduğu fikrinin daha fazla vurgulandığı kanısına vardım ve sinirlendim :) Bakınız : “ kadınlar da tıpkı hor görülmenin öcünü parasal egemenlikleriyle alan yahudiler gibiler. Yahudiler ; madem bizim sadece tüccar olmamızı istiyorsunuz, o zaman biz de tüccar olarak size hükmederiz diyorlar. Kadınlar da; madem bizim sadece şehvet aracı olmamızı istiyorsunuz, o zaman biz de şehvet aracı olur, sizi köleleştiririz diyorlar.” Eserde tüm yorumlar baş kahraman Pozdnişev’in kıskançlık krizi sonucu eşini öldürmesiyle sonuçlanan hikayesinin içinde iliştirilmiş şekilde yapılmaktadır. Yazıldığı dönemde içeriğiyle tepki çeken ve hatta sansüre uğrayan bu eseri okumanızı tavsiye ederim
1000Kitap
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
9/10
·140 syf.·
2025 576. kitabı
Tolstoy’un Kreutzer Sonatı, aşkın, kıskançlığın ve evlilik kurumunun derinlemesine sorgulandığı sarsıcı bir eser. Bir tren yolculuğunda anlatılan itiraflar üzerinden ilerleyen hikâye, aslında bireysel bir kıskançlık hikâyesi gibi görünse de, arka planda toplumun ahlaki değerlerini ve kadın, erkek ilişkilerindeki çarpıklıkları da gözler önüne seriyor. Tolstoy, karakterinin ağzından hem evliliğe hem de tutkuların insana verdiği zarara karşı oldukça keskin ve rahatsız edici tespitler yapıyor. Kitap boyunca hissedilen yoğun gerilim, müzik ile tutkunun birleştiği o unutulmaz noktada doruğa ulaşıyor. Özellikle Beethoven’ın “Kreutzer Sonat”ının romana kattığı atmosfer, sanatın bir duyguyu nasıl tetikleyebileceğini çarpıcı şekilde gösteriyor. Tolstoy, bu kısa ama etkileyici eserde okuyucusunu huzursuz ederek düşündürmeyi başarıyor; aşkı, sadakati ve kıskançlığı en çıplak halleriyle sorgulatıyor.
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Tek ricam; okumadan beğenmeyin.
9/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2022 116. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2022 17:39
4yıl kadar bundan önce doğum günümde hediye bir kitap aldım. Kitapın orijinal ismi "Крейцерова соната" yani " Kreutzer Sonat " O zamanlar Rusça'ya yeni merak sardığımdan hediye olayı kitabı orijinal haliyle okumama vesile olmuştu. Geçenlerde tesadüfü bir şekilde aynı kitaba denk düştüm. Fakat bu kez sizlerle de paylamak amaçlı Türkçe çevirisini okuma kararı aldım. Gelelim kitaba. Kreutzer Sonat adını Beethoven'ın Kreutzersonate isimli kemanlı bestesinden alan, bir Lev Tolstoy hikayesidir.. Fakat size tavsiyem ismine aldanmamanız. Aslında olay müzikten çok aile yaşamını mercek altına alan bir konu üzerine işlenmektedir. Aşk "kıskançlık" cinayet...ve çok daha fazlası. Hiç sıkılmadan keyifle okuyacağınız güzel bir kitap. Okuyacak arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum. Okumayı düşünen arkadaşlar da düşünmeyi bir kenara bırakıp okumaya başlamalarını tavsiye ediyorum. Umarım okurken en az benim kadar sizler de keyif alırsınız ;)
Edebiyat
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Kreutzer Sonat- kitap yorumu
5/10
·140 syf.··
2024 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2024 01:05
Lev Tolstoy en sevdiğim yazardır diyebilirim. O kadar seviyorum ki külliyatını toplamaya ve her eserini okumaya çalışıyorum. Şuana kadar sevmediğim çok az eseri vardır sanırım. Düşünceleri, yazdığı konular, dili çok hoşuma gidiyor ve eserleri akıp gidiyor elimde. Bu eserini daha önce hiç duymamıştım ve okumadan önce inceleme yaptığımda büyük eleştirilere maruz kalan bir eser olduğunu farkettim. Nedeni ise işlenen konu ve Tolsoy'un bakış açısı. Konusundan kısaca bahsedersem; Tren yolculuğuna çıkan kahramanımız ilginç bir adamla tanışır yolcuk sırasında. Bu adam karısını öldürmüştür. Yolculuk boyunca katil oluş hikayesini, adamın kadınlara bakış açısını, evliliğini, genel olarak dünya görüşünü okuyoruz. Gerçekten okuduğum en ilginç eserlerden biriydi verilmek istenen mesajlar ve savunulan düşünceler bakımından. Kitap, kadınların genelevlerdeki kadınlardan farklı amaçlar için yaşamadıklarını (s. 26), insanlık türünün devamını getiren cinselliğin tamamen ortadan kaldırılması gereken bir şey olduğunu (s. 37), erkeklerin köle seçer gibi kadınları seçtiğini ve kadınların seçilmek için türlü yöntemlerle erkekleri kandırdığını, seçilen kadınların daha sonrasında kendilerinin köle değil aslında farkettirmeden erkekleri köle yapmaları ve onları yönettiklerini, ahlakı bozulmuş bir köle olarak kadının doğum kontrol yöntemlerini kullanarak kendisini bir fahişe haline getirdiğini (s. 49), sanatın zinayı teşvik edebileceğini (s. 78), bedensel aşk ve evliliğin ahlaksızlık ve günah olduğunu (s. 119), cinselliğin ayıp bir şey olduğunu, temiz bir genç kız olmak istiyorsanız bütün gücünüzü ahlaklı olmaya adamanız gerektiğini (s. 122) savunuyor. İlk başta bu yazılanların Tolstoy'un düşünceleri olduğunu kabul etmek istemedim ve değil diye düşündüm. Bir sayfada erkekleri gömer gibi oluyor
İnceleme
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Nedir Bu Kadınların Erkeklerden Çektiği?!
3/10
·140 syf.··
2021 52. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 22:28
YouTube kitap kanalımdaki videodan Tolstoy'un hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/bsTzvrg-Pi4 Tolstoy'un bir başka gereksiz abartılan kitabından hepinize merhabalar... Tolstoy için çok yakın bir zamanda okuma rehberi hazırlamış olacağım ama ondan önce bu kitap hakkındaki düşüncelerimi açıklamasam olmazdı. Evet arkadaşlar, söylesenize, nedir bu kadınların erkeklerden çektiği? Bugüne kadar hiç denemediğim bir şekilde bir inceleme yazmak istiyorum ve Tolstoy'un bu kitabını bir müzisyenin, bir Hristiyan'ın, bir feministin, bir nikah memurunun, bir pedagogun, bir diyetisyenin ve bir edebiyat eleştirmeninin nasıl yorumlayacağı üzerine ayrı ayrı incelemeler yapmayı hedefliyorum. Neden böyle yaptığımı da birazdan anlayacaksınız. Bir müzisyen Kreutzer Sonat'ı okusaydı: “Derler ki, müzik güzelse, verdiği tat bütün duygulara ayak uydurur. Mutlu insan, melodilerde mutluluğu, hüzünlü insan hüznü bulur.” diyor Dostoyevski. İyi de Tolstoy, toplumumuzdaki zinaların büyük bir bölümünün müzik yüzünden olduğunu söylemiş. (s. 78) O zaman konserlere giden insanların hepsi Tolstoy'a göre günahkar oluyor? Yani ben Büyük Ev Ablukada dinlediğim için cehenneme mi gideceğim? Eğer bu kitabı başka meslektaşlarım okursa bir daha hiçbir konsere falan çıkamayız, bu kitabı acilen yok etmem lazım! Bir Hristiyan Kreutzer Sonat'ı okusaydı: Kitap kesinlikle muhteşem. Kitap kadınlara ne yapmaları gerektiğini tam olarak öğretiyor, bunu yaparken vücutlarından tutun da kadınların ne düşünmeleri, ne giyinmeleri gerektiğine kadar da epey ders veriyor. Eğer Hristiyanlık kurallarına uymak isterseniz ve kadınlara gereken ahlak dersini vermeyi düşünüyorsanız bu kitabı çok seveceksiniz. Bir feminist Kreutzer Sonat'ı okusaydı: Hayatımda okuduğum en
Edebiyat
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Pozdnışev gibi olmayın...
Puan vermedi·140 syf.··
2023 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2023 08:46
Kitabı okumaya başladığım zaman çok çok güzel ilerlediğini düşünmüştüm. Avukatın hikaye bitene dek kadınları ve haklarını savunacağını, bu savunmaya da karşıt görüşte olan herkesi ikna ederek devam edeceğini düşünmüştüm. Ağır yanılmışım. :) Tolstoy hikayede müthiş bir kadın düşmanı yaratmış. Ve bu kadın düşmanı, ahlakı sürekli kadınlar üzerine yıkan bir zır cahil... Tolstoy kendi fikirlerini Pozdnışev üzerinden bizlere sundu mu diye düşünmemek elde değil çünkü son sözünde buna mahal verecek konuşmaları var. Fikirlerini sunarken de erkeklerin kadınlara üstünlüğünü cinsel yönden resmetmiş. Kadın burada yalnızca ahlak ve ahlaksızlık kavramları üzerinden aktarılmış. Şehvet duygusunu da öyle aşağılamış ki hatta müziği bile şehveti tetikleyen bir unsur olarak atfetmiş, saydırmış da saydırmış. Zaten Beethoven'dan seçmiş olduğu Kreutzer Sonat yapıtının hikayesi de manidar. Pozdnışev'in, yaptığı her hareketi kendini haklı göstererek yapması zaten baştan mide bulandırıcı. Empatiden yoksun, aldatılma olup olmadığı bile meçhulken karısını öldürüp bundan da gram pişmanlık duymayan bir yaratık. Zihnini kemiren fikirlere engel olamıyor ve zihninin onu yönlendirmesiyle tüm bunları yapıyor. İç sesinin konuşup onu esir alacağını hissettiği noktalarda da onu adeta bir tavuk gibi gırtlaklayıp susturuyor. Tolstoy bizlere burada tam olarak neyi göstermeyi amaçlamış anlamadım. "Pozdnışev gibi olmayı mı, olmamayı mı?" Her iki soruya göre kitabın içeriği değişir çünkü. Zira ben "Pozdnışev gibi olmamayı" amaçladığı kısmına inanmak istiyorum. Ama ne yazık ki benim inanmayı istemediğim kısmı, kadınlara yaşatan erkek sayısı o kadar fazla ki... Keyifli okumalar.
1000Kitap
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
8/10
·140 syf.··
2021 71. kitabı
Kitabın ismi kitabın sonlarına doğru ancak oturdu zihnimde. Zira ünlü bestekar Beethoven'in bir eserinin adından esinlenilmiş. Bu kitabı ile ilgili yazar hem eleştiri hem de sorular aldığı için diğer kitaplarından farklı olarak, madde madde, bir nevi kitabının savunmasını yazmış. Açıkçası bu sonsöz beni pek şaşırtmadı. daha önce okuma grubumuzda yazarın hayatını ve pek çok konuda ki bakış açısını araştırmış ve konuşmuştuk. Gelelim kitapta ne anlatıldığına. Bir tren yolculuğunda karşılaşan ve bir şekilde sohbete başlayan iki adamdan birinin diğerine çocukluğundan, gençliğine, yetişkinliğine, evlilik hayatına kadar tüm yaşadıklarını detaylarıyla anlatmasını okuyoruz. Bu detaylar adamın kadına, cinselliğe, kadının doğurganlığına, çocuk sahibi olmaya bakışa, doğum kontrol yöntemlerine, evlilikte sadakate ahlâkî değerlere, sınıf farklılıklarına kadar pek konuya ve bunlar hakkındaki düşünce ve duygularına kadar anlatıyor. Kahramanı okurken haklı gördüğüm, bu kadar da olmaz dediğim pek çok husus yer alıyor. Öyle bir sonla da bitti ki merak içerisinde bıraktı beni. Eminim Tolstoy bize 'buyrun kendinize göre bir karar verin' demiştir Az sayfalı çok şey anlatan, fazlası ile iddialı bir kitaptı okuduğum. Tavsiye ederim, sizler de okuyunuz
Edebiyat
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.