Kreutzer Sonat

8,4/10  (130 Oy) · 
324 okunma  · 
95 beğeni  · 
1.708 gösterim
Kreutzer Sonat (Kroyçer Sonat), Kroyçer Sonat, bir tren yolculuğu öyküsüyle başlıyor, insanoğlunun ruhunun derinliklerinde uyuyan şiddete, kıskançlığa, zavallılığa uzanıyor. Trende başlayan bir söyleşi sırasında yolcular arasında bulunan, kitabın baş kahramanı Pozdnişev, nasıl olup da böyle çöktüğünü, bezginleştiğini anlatır. Gençliğinde sefih bir hayat sürmüş, sonradan kendinden iğrenmeye başlamıştır. Terzilerin, güzellik uzmanlarının yardımıyla erkeklerin hayvansal içgüdülerini alevlendirdikleri için toplumun ve kadınların suçlu olduğu kanısına varmıştır. İçinde uyanan pişmanlık Pozdnişev’i değişime itmiş, o da bu doğrultuda evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. Ancak, kadınlarla erkekler arasındaki onulmaz farklar, bir yandan da Pozdnişev’in kıskançlığı nedeniyle bir süre sonra karısıyla birbirinden nefret etmeye başlamışlardır. Karısının onu bir müzisyenle aldattığından kuşkulanmasıyla birlikte Pozdnişev’in ruhunun derinlerinde yatan şiddet açığa çıkmış, geri dönüşsüz zararlara yol açmıştır. Pozdnişev’in öyküsü, Lev Tolstoy’un yaşadığı dönemin ahlâk anlayışının ve bazı değerlerin değişmesiyle yaşanan sancıların bir panoraması niteliğindedir. Kadın-erkek ilişkilerinde erdemin gerekliliğine inanan Tolstoy, kendi görüşü doğrultusunda erdemsizliğin insanoğlunu ne gibi çıkmazlara sürüklediğine işaret etmeye çalışıyor. Tabii, Beethoven’ın ünlü Kroyçer Sonat’ını dinleyip dinlememek, size kalmış.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    140
  • ISBN:
    9786053608929
  • Orijinal Adı:
    Kreytserova Sonata
  • Çeviri:
    Ayşe Hacıhasanoğlu
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Tolstoy’un bu eserini okumayı düşünmüyordum aslında ama kitabı okuyup, yorumlayan arkadaşlar kararımı değiştirdi. Eser hakkında yazılanlar, eserin oldukça sansasyonel olduğunu gösteriyordu ve öyle de çıktı.

Kitabın başında geçen konuşmaları bir türlü zihnim almadı, sonrasında kitaba adapte olabildim. Başlarda kitaba adapte olamayışımın sebebini, ilk defa gördüğüm, Tolstoy’un felsefe yapma gayretine bağlıyorum. Schopenhauer temalı felsefe gayretini biraz askıda ve kitaba kötü iliştirilmiş bir detay olarak görüyorum. Tolstoy’un ahlakçı tarafı, bu kitapla birlikte zirveye ulaşmış gibi gözüküyor. Vaazcı Tolstoy’u hissetmemek elde değildi. Bu yüzden de eseri ahlaki ve edebi açıdan değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.

Yazar, hemen hemen her kitabında değindiği, toplumsal çarpıklıkların oluşmasının en büyük sebeplerinden biri olarak gördüğü, genelevlerin işleyiş tarzından bahsederek, bu kurumların toplum için ne kadar tehlikeli olduğunu belirtmiş. Bu kurumlara giden insanları ve bunlara destek veren aileleri kötülemiş. Orada çalışan kadınların ne kadar çirkin yaratık olduğundan bahsetmiş. Cinselliğin gereksiz ve özellikle böyle kurumlarda yapılması son derece yanlış bir şey olduğundan dem vurmuş. Tolstoy, sokakta, bedenini teşhir eden kadınların amacının, kendilerini erkeklere beğendirmek olduğunu söylemiş. Erkeklerin de bu kadınlara kanarak, cinsel arzu hissetmelerini ya da onlarla birlikte olma isteklerini son derece yanlış bulmuş. Doğum kontrol haplarının ve çocuk yapımının gereksizliğinden, cinsel isteğin törpülenmesi gerektiğinden, evliliklerde nasıl bir yol izlenmesi gerektiğinden bahsetmiş. Genel anlamda baktığımız zaman, Tolstoy’un söyledikleri kimilerine mantıklı gözükebilir ama bu düşünce tarzının oldukça tehlikeli tarafları mevcuttur. Bu düşüncenin neticesini şu an ülkemizde yaşıyoruz; hamile kadının sokakta dolaşmasının istenmediği ve mini etek giyen kadının dövüldüğü bir yönetime tabiiyiz. Ahlakçı anlayışın unuttuğu bir şey vardır , bu beni her zaman rahatsız eder, suç toplumda değil, bireydedir. Öncelik bireysel eğitimden geçer. Toplumdaki genelevleri kapatmak, insanı eğitmedikten sonra, istenilen neticenin oluşmasını sağlamaz. Yasakçı ve sapık zihniyetlerin tohumları her zaman ahlakçı düşüncelerde atılır. Tolstoy da bu kitabıyla maalesef en büyük ahlakçı rolüne bürünmüş ve söyledikleriyle toplumu şekillendirmeyi kendisine görev bellemiş. Yazdıklarını, özellikle kitabın son kısmında yazdıklarını, okuduktan sonra uzun bir süre düşündüm ve inanın zihnim Tolstoy’un söylediği çoğu şeyi kabullenemedi. Bütün bunları söyleyen bir yazarın, on üç çocuk sahibi olmasını da ayrıca idrak edemedim.

Tolstoy'un erkeğin, kadına bakış açısı konusunda söylediklerine hak verdim. Kadın geçmişten günümüze, erkeğin zevk aracı olarak kullanılmış ve -azalsa da- kullanılmaya devam etmektedir. Özellikle gelişmemiş toplumlarda kadın, erkek tarafından, ruhsal ve bedensel olarak sömürülmektedir. Evlilik konusunda söylediği bazı kısımlarda da yazara hak verdim. Sırf cinsel tatmini sağlamak amaçlı yapılan evlilikler olumsuz sonuçlanmakta ve bu evliliklerden doğan çocuklar yeterli sevgiden mahrum yetişmektedir.

Tolstoy, gerilimi yüksek bir yazıma imza atmış. Gerek ana karakter gerekse yan karakterler, okura, ustaca aktarılmış . Paranoyak erkek modeli ve onun yaşadıkları okurun kitabı elinden bırakamamasını sağlıyor. Kısa ama buna rağmen, oldukça doyurucu bir eser olmuş.

Edebi açıdan beğendiğim, savunduğu düşünceler bakımından sevemediğim bir Tolstoy kitabı oldu. Herkese iyi okumalar diliyorum.

Rogojin 
 19 Şub 16:03 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tolstoy'un 'İvan İlyiç'in Ölümü' adlı muhteşem eserinden sonra okuduğum ikinci eseri de dört dörtlük bir gerilim kitabı okuduğumu düşündürdü bana. Her iki eserde de bedenin arzuları, bedenin hoyrat kullanılması; arzuların, günahların ruhsal ve somut anlamda sebep olduğu ruhsal ve fiziksel bütün kötü sonuçları anlatılıyor. İçeriğinden bağımsız olarak eserin kesinlikle çok etkileyici bir gerilim, bana kalırsa bir korku hissi yarattığını söylemek isterim. Aynı hissi İvan İlyiç'i okurken de hissetmiştim. Bu anlamda eseri kesinlikle kalburüstü buluyorum, açıkçası en son 'Kafes' adlı kitabı okurken böylesine gerilmiştim. Tolstoy ahlâki bir mesele olarak evlilik dışı ilişkileri, hem erkekleri hem kadınları yererek anlatırken, cinsellik konusundaki takıntısıyla beni şaşırttı açıkçası, muhakkak ki dindarlığının ve muhafazakârlığının büyük etkisiyle yazdığı bir eser bu; ancak daha gelişmiş, nüfusu daha fazla ve kentleşmenin arttığı, her türden sosyal ilişkinin karmaşık bir hâl oluşturduğu bir toplumda insanlar arası cinsel ilişkilerin yalın,sade ve dinin talep ettiği kurallarla sürmesini beklemek safdillik olurdu herhalde. Tolstoy bu anlamda gözlemlediği karmaşıklıklara karşı ahlâki, İsevi temellere dayanan cinsel perhizler önererek çözüm getirmeye çalışıyor, baktığı şeyde ahlâksızlık ve çökmüşlük, bayağılık görüyor, ama ben sadece evlilik dışı ilişkilerden dolayı böyle gördüğünü sanmıyorum açıkçası, çünkü bu bakış bizler için son derece güncel, bağlayıcı, oldukça yakından tanıdığımız bir bakış açısı. Muazzam güzellikteki eserin acıyla kıvranan baş karakteri Pozdnişev hakikaten inanılmaz bir karaktere dönüşerek zihnimize çakılıyor. Galiba Tolstoy ızdırabı çok güzel anlatıyor. İvan İlyiç de Pozdnişev de acı çeken, pişman olan, dönüşmek isteyen, ama bunu bir şekilde yapamayan insanlar. Okumayanlara kesinlikle önerdiğim gibi, kesinlikle okuduğum en iyi kitaplar arasına koyuyorum artık yazarın bu eserini.

Onur Erol 
 31 Eki 2016 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi · 10/10 puan

Yine uzun olacağını düşündüğüm bir inceleme ile beraberiz dostlar. Bu kitap hakkında niye bu kadar yazı yazdığımı incelemeyi okuyunca olayın hangi boyutlarda olduğunu anlayacağınızı umuyorum. Şimdi kalkıp Tolstoy’un ne kadar büyük bir yazar olduğundan bahsetmeyeceğim. Onu zaten siz biliyorsunuz. Ama Tolstoy’un neden büyük bir yazar olduğunu kitabı okuyunca veya bu inceleme ile birlikte kafanızda bir şeyler canlanmış olacaktır sanırım. Lafı daha fazla uzatmadan hemen kitaba geçelim isterseniz. Zira çok sabırsızlanıyorum.

Kreutzer Sonat ne demektir? İsterseniz önce kitabın isminden başlayalım. Ludwig van Beethoven’ın Piyano ve Keman sonatı olan Kreutzer Sonat’ı Beethoven önce George Bridtower’a adadığını ancak daha sonra iki sanatçı arasında bir kadın yüzünden çıkan tartışma sonucu Beethoven bu kararından vazgeçip, sonatı ünlü Fransız Kemancı Rodolphe Kreutzer’a adadığı bilinmektedir.

Kitap normal sakinlikte başlayıp, sizi yükselen bir temponun içine öyle bir alıyor ki, adeta yakanıza başınıza yapışarak yapıyor bunu. Siz daha ne olduğunu anlamadan trenin içinde oraya buraya koşturan yolcular gibi piyanonun tuşlarına delice basarcasına kitabı büyük bir heyecanla okumaya devam ediyorsunuz. Arada biraz yumuşar gibi olurken birden o sert vuruşlarını gösterip sizi diri tutmaya devam ediyor. Şahsen ben kitabı biraz okuduktan sonra aman Allah’ım bu nasıl bir kitap demeye başladım. Gözlerim büyüdü ve heyecandan dilim damağım kurumaya başladı. Özellikle son bölümlerinde neredeyse kitabı yere fırlatacak kadar oldum. Kitap bence Tolstoy’un köşede kenarda kalmış bir başyapıtı değerinde. Anna Karenina’nın temellerinin atıldığı bu kitap, gizliden gizliye bağlantılarda kurmuş. Bu yüzden Tolstoy’u okuyacak olanlar kronolojik sırayı takip etmeleri her şeyi daha iyi anlamaları açısından önem taşıyor. Bunu bir kez daha tekrar etme isteğini özellikle bu kitabı okuduktan sonra daha iyi anladım diyebilirim.

Tolstoy kitabında ana temayı kıskançlık, cinsellik ve aile kavramlarını yoğun ve çarpıcı bir biçimde işlemiş. Aslında buna çarpıcı demek yetersiz kalıyor yani öyle şiddetli bir şekilde işlemiş ki, bir anda kendinizi bir Kasırga’nın içinde buluveriyorsunuz.

Pozdnışev (telaffuz etmekte zorlandığım bir isim ama aklımdan hiç çıkmayacak) yani başkahramanımız bir evlilik yapıyor. Ve anlatıcıya evliliğini anlatmaya başlıyor. Şimdi bazı detayları veremiyorum. Gerçi başta bunun sebebi söylense de bu bir sürpriz olarak kalsın. Kitap bir trende başlıyor. Eminim siz bunu normal bir tren yolculuğu zannediyorsunuzdur. :) Bende öyle zannediyordum. Ama değil işte! İsterseniz gerisini kitaptan dinleyin! Hikâye hakkında en ufak bir ipucu vermeyi düşünmüyorum. Tolstoy son sözde bu kitabı niye yazdığını gelen tepkilere cevap olarak uzun bir metin olarak sunuyor.

Kreutzer Sonat aynı zamanda bir ahlak kitabı. Toplum normlarını bir kez daha hatırlatırcasına derin bir darbe gibi içten içe yüzünüze çarparak bu olayların niye olduğunu ve nasıl olduğunu en iyi şekilde açıklıyor. Kitabın az ilgi görmüş olmasının sebebi önce Savaş ve Barış veya Anna Karenina gibi eserlere üşüşülüp doyum sağlandıktan sonra başka eserlerine göz atmayı ihmal edilmesinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Buradaki yanlışta böyle eserlerin kaybı ile sonuçlanıyor. Benden şimdilik bu kadar. Sonuç olarak Kreutzer Sonat mutlaka okunması gerekir diye söylemiyorum. Siz zaten okursunuz :)) Keyifli okumalar :))

Nina 
 02 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kreutzer Sonat Lev Nikolayeviç Tolstoy'un eseridir.
Yazar hikayenin adını Ludwig van Beethoven’in 9.Sonat'tan ( Kreutzer Sonat) esinlenmiştir. 9.Sonat ünlü kemancı, besteci ve orkestra şefi Rodolphe Kreutzer için yazmıştır. Fakat kendisinin bu sonatı hiç icra ettiği duyulmamıştır.

Erkek gözüyle anlatılan bir hikaye. Bekarlık hayatını değerlendiren erkek evlendikten sonra da kendini ve evlendiği kadının nasıl değiştiğini, değişim sürecinde yaşananların nasıl her iki tarafı da etkilediğini ve bu evliliğin nasıl bittiğini anlatan bir hikaye.

''Kitabın ikinci baskısında kullandığı dili yumuşatmıştır, Tolstoy (birinci baskı yayınlanmamıştır). Kitap ağır bir kitap. Tolstoy modern şehir hayatının ahlaksızlığını ve kadının bir meta olarak kullanılmasını anlatır. Sanat ,müzik ve edebiyatın peşinden koşan şehir erkeğinin lüks arayışı ve aynı zamanda kadının nasıl ahlaksızlaştığını anlatıyor. Aile hayatının önemini ortaya koymaya çalıştığı çok güzel bir roman.'' Nihrir
''Tolstoy bu romanında sadece kadını eleştirmez, bu bir toplum eleştirisidir. Tolstoy'un romanın çıkış noktası Hz İsa'nın 'Dağ’daki Konuşma' ile alakalıdır.
Matta 5:8 Ne mutlu yüreği temiz olanlara! Çünkü onlar Tanrıyı görecekler.
Temiz insan ve temiz toplumdan bahseder. '' Nihrir


Piyasaya çıktığı zaman kitap anında sansüre uğramış ve yayınlanmıyordu. Sansüre uğraması ve yayınlama yasağı kitabın çekiciliğini artırmıştı. Ancak yazarın eşi Sofya Andreevna Tostaya Çar III. Aleksandr ile özel görüşme esnasında kitabın yayınlanmasına izin alabilmişti.

Bu kitap hem Kreutzer Sonat hem Krouçer Sonat isimli rastlayabilirsiniz, tereddütünüz olmasın bu tek bir eserdir. Hayata dair çok şey bulabilir ve farklı düşüncelere tanık olabilirsiniz. Klasik müzik sevenlere Bethovenın bestelediği sonat eşliğinde kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

bookhead 
 22 Tem 22:28 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Öncelikle genel olarak klasik eserleri incelerken şahsi fikrimizi açıkça beyan etmememizin daha doğru olduğu kanısındayım.Çünkü klasik eserlerden herkes farklı bir tat alır ve herkes farklı bir yönünden yakalar diye düşünüyorum.Kısaca kitap hakkında genel bilgi vereyim: olay bir trende geçiyor bir yolcunun(pozdnişev) diğer yolcuya anlattığı kendi eşini öldürme hikayesi çerçevesinde kadın erkek ilişkilerini ,ayrılıkları, kıskançlığı ,bekaret durumunu , karşılıklı şüpheyi ve daha bir çok ilişki içindeki temel konuları doğrudan, detaylı bir şekilde oldukça yalın bir dille ahlak ve din penceresinden anlatıyor. Bu kitap yazıldıktan sonra bayağı tartışma konusu olmuş bundan mütevellit kitap sonunda tolstoyun kitap hakkında açıklama yaptığı kısa bir yazısı da mevcut, kısa bir kitap bir günde bitirilebilir ve altı çizilecek oldukça fazla yer var tavsiye ederim her klasik severe..

Yadigar Soydan 
30 Mar 09:05 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Rahatlıkla okunabilecek bir kitap. Evlilik, kadın erkek arasındaki ilişki, erkeklerin evli ve bekar kadınlara bakış açıları, toplumda kadının yeri, çocuk gibi bir sürü konuyu ele alıp bununla ilgili duygu ve düşüncelerini dile getiriyor kitaptaki kahraman. Bazı incelemeleri yönünden kendi düşüncelerime çok yakın bulduğum yerler oldu, lakin bazı bölümlerde fikir ayrılığına düştüğüm de bir gerçektir. Evlilik; malum tartışılan bir konu. Konu olarak ilgisini çekenlerin okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Hic beklemediğim bir kurgu oldu olay örgüsü duyguyu hissetirmede okuyana yasanmislik etkisi katiyor son sozdeki açıklamalar tamamlanmisliği ziyadesiyle aciklamista.

İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
 05 Nis 16:07 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

İnsan Ne ile Yaşar’ı saymazsak Tolstoy’la ilk tanışmam diyebiliriz. İnsan Ne ile Yaşar beklentimin altında kalmıştı, Kroyçer Sonat’ı ise genel olarak beğendim. Ayrıca eser Tolstoy’un felsefesini ve anlatım tekniğindeki ustalığını görme açısından da iyi oldu benim için.

Esere geçecek olursak; hikaye bir trende geçiyor. İlk girişte birkaç kişi arasında geçen sohbetin ortasında buluyorsunuz kendinizi. Konu; evlilik hayatı, ahlak ve kadın erkek arası ilişkiler. Yazar ayıp bir hikaye anlatan yaşlı tüccarın birkaç dakika sonra haç çıkartması, şahıslardan birisinin suç işlemiş bir birey olması üzerine çevresindekilerin dağılması üzerinden ilk eleştirilerini yapmış oluyor. Topluluk dağıldığında yazarımız suç işleyen bireyle baş başa kalıyor ve aralarında samimi bir sohbet başlıyor. Daha doğrusu suç işleyen şahıs eşini nasıl öldürdüğünü anlatıyor, yazarımız dinliyor. Anlatıcı çocukluğundan başlıyor anlatmaya, sonra gençlik dönemi, evliliği ve en son cinayet anı.
Yazar karakterin çocukluk ve gençlik dönemlerinde toplum ahlakına, evliliğin ilk dönemlerinde ise evliliğe, kadın erkek arası bireysel ilişkilere, çocukların yetiştirilmesine ilişkin felsefesini açıklamış. Bu kısımda işlenen hususlar kadının metalaştırılması, aşk evlilikleri, çocukların evliliğe etkileri gibi konular.
Evliliğin ilerleyen dönemlerinde ise olayı daha çok hikayeleştirmiş. Burada da anlatım tekniğindeki ustalığı gösteriyor ve ilk bölümde vermiş olduğu felsefeyi uygulamaya koyuyor.
Ayrıca iş bankası yayınlarından çıkan kitabın son kısmında bizzat Tolstoy tarafından yazılmış bir sonsöz mevcut. Eserde aktarmak istediklerin ve genel felsefesini açıklamış.

Felsefesini veriş ve anlatım tekniğine gelecek olursak; Tolstoy felsefesini verirken çok kesin ifadeler kullanıyor. Size öğrenci sırasına oturtuyor ve ders verir gibi anlatıyor. Hiçbir boşluk bırakmıyor, fırsat vermiyor sizin düşünmenize. Kendinizi yazara eşit hissetmekten ziyade size üstünlüğünü kanıtlamak isteyen bir yazarla muhatap olduğunuzu hissediyorsunuz.
Hikaye anlatı olduğundan birinci tekil şahıs nezdinde vermek bir zorunluluk halini almış. Tabi birinci tekil şahıs anlatım tekniğinin tüm özelliklerini sonuna kadar kullanmış yazar. Karakterin derinliklerine kadar inmiş. İç monolog tekniğiyle karakterin psikolojisini çok etkileyici olarak vermiş ve düşüncesel bunalımını açık bir şekilde ortaya koymuş.

Yazar değerlendirmesine gelirsek; ben genel olarak Tolstoy’un felsefesinde işlediği temaları beğenmemle beraber felsefesini veriş tarzını pek beğenmedim. Karakter işleyişi açısındansa birinci tekil şahıs da çok iyiydi. Ben özelikle yazarın ilahi bakış açısı tekniğiyle yazdığı büyük romanlarında yan karakterlerini nasıl işlediğini merak ediyorum.

Tolstoy’un felsefesini ve anlatımındaki ustalığı görmek isteyenlere eseri tavsiye ediyorum.

Herkese keyifli okumalar dilerim. :)

insan_okur 
 22 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Kreutzer Sonat, Kroyçer Sonat ve farklı şekilde dile getirilen bu eser Tolstoy’un olmakla beraber aynı zamanda Ludwig van Beethoven’ın da eseridir. Şimdi ne alaka diyebilirsiniz. Haklısınız da. Bilmeyenler için elbette ki açıklaması şu şekilde… Romanda bahsi geçen ve ona adını veren sonat, Beethoven'ın Rodolphe Kreutzer'a ithaf ettiği ve bu yüzden “Kreutzer (Kroyçer) Sonatı" olarak bilinen op. 47 9 numaralı keman-piyano sonatıdır. Romana ilhamı veren fikrin Tolstoy’a, tiyatro oyuncusu arkadaşı Vasilii Nikolevich Andreev-Burlak tarafından, 1887’de Yasnaya Polyana’yı ziyareti sırasında verildiği düşünülür.

Bu kitabı okumamdaki neden Ahmet Ümit ve Sultanı Öldürmek. İçerisinde ismi çok çok geçtiği için dedim ki Kemal bunu okuyacaksın. :)

Evet bu kadar açıklama yeterli sonat hakkında hemen link veriyorum ve ve ve kimden geliyor Fazıl SAY’dan https://www.youtube.com/watch?v=OF9fneQ50Us efendim hemen altta bu eser çalarken ben eserle ilgili incelemelerime devam edeyim. Müzikle beraber bir eser. İç içe...

Hikaye roman kahramanı trende yolculuk yaparken başlıyor ve trenden inerken de bitiyor. Kısaca bir özet geçeyim ama spoiler olabilir. Uyarmakta fayda var. Ama içeriği ve içerdiği bilgiler asıl önemli olan. Trende yolculuğa başlayan Pozdnişev yolcularla sohbet ederken evlilik, kadın ve kız ilişkileri üzerine sohbetler açılıyor. Kahramanımız evleniyor evlenmesine ama gelin görelim ki çok şiddetli geçimsizlikler baş gösteriyor. Bundan sonrası ise çok fena. Kıskançlık krizi ve bu sebepten dolayı gelen bir ölüm. Ama bu kıskançlık kendince olan bir kıskançlık, aldatma mevzusu. Ama gerçekte kendisi de öğreniyor aslında böyle bir şey olmadığını ama iş işten geçiyor. Özeti budur efendim.

İçeriğini biraz sarsalım birlikte. Aslında arkadaşlar o kadar çok konu var ki nasıl başlayayım diye yazdım sildim, yazdım sildim. Tolstoy zaten ne diyebilirim ki. Kadınlardan başlayayım. Onlara yapılan eziyetten ve kendilerini mal gibi göstermekten ( gösterilmesinden) dolayı. Yine araya başka bir cümle sokacağım ama Tolstoy gerçekten aşırı bir dinci, dini duyguları çok sağlam bir yazar. Çünkü kitabın başlangıcında ne vardı inanır mısınız ? Şu geçenlerde bir hadis diye ortalıkta gezen söz.

Fakat ben size derim ki, bir kadına şehvetle bakan her insan, zaten içinden onunla zina etmiş demektir. ( Matta V 28 )

Biraz daha açmam gerekirse evlilik dışı ilişkilerdi asıl konu. Kadınları öyle bir konuma koydu ki; pazardaki mal örneği dahi vardı. Yazarın anlatmak istediği fuhuş yapan kadınlar aslında. Para karşılığında kendini ve vücudunu satanla farkı yok diyor. Hayvanlarla kıyaslıyor çok ağır bir eleştiri var. Aileyi ve evliliği eleştiriyor. Bütün suçu kadınlara yıkıyormuş gibi gelebilir ama şunu kaçırmamak lazım. Romanın sonunda Tolstoy’un açıklaması var mutlaka okunmalı. Ne anlattığını ve anlatmak istediğini tek tek maddeler halinde anlatmış. Oraya da geleceğim ama biraz daha not aldığım yerler var.

Erkekler neden hep yukarıda diyor bir bölümünde ? Neden hakimler, avukatlar geneli erkektir. Seçimlerde neden hep erkek vekil vardır diye de sorgulatıyor ? Kadınlar hep çalışır mı diyor ? Cinsellik ve çocuk yapma olayları hakimdi konulara. Eşitsizlik olarak inceleyebiliriz. Kesinlikle çok ağır bir eser. Ama okuması çok kolay ve kısacık bir eser. Derin felsefe var. Gelinlere ve kızlara yapılan baskı da mevcut. Yine örnek verecek olursam; bazı bölgelerimizde kızlara yapılan baskı ve genç yaşta evlendirme ve onlardan çocuk isteme ( erkek ).

Alttaki cümleler yazarın kendi dilinden kitapta anlatmak istediklerinin bazıları...
a) Dünyaya çocuk getirmek karı koca ilişkilerinin başlıca amacı, suçun özrü olacak yerde bu durum, sevişme zevkinin engeli sayılıyor diyor.
b) Çocuklarımızı hemen hayvan yavrularından farklı şekilde büyütmeye başlamalıyız. Onların vücutlarını güzelleştirmekten daha başka amaçlarımız olması gereğini aklımızdan çıkarmamalıyız.
c) O halde cinselliği, büyük, insanı yükselten bir duygu saymaktan kaçılmalıdır. Bir insanın amacını gerçekleştirmesine, insanlığa, vatana, bilime, sanata ya da Tanrı yolunda hizmetine ister yasal, ister yasal olmayan aşk hayatının hiçbir etkisi yoktur. Tam tersine aşkla birleşme gerçektir yüce bir amaca ulaşmayı her zaman kösteklemektedir.

Ağır, zor, düşündürücü ve sarsıcı bir eser. Kısa bir kitap. Ben Varlık Yayınlarından okudum. Mümkünse bu yayından okumayın diye de tavsiye ederekten bitiriyorum. İyi okumalar…

Biraz uzun oldu ama kendimce hala istediklerimi anlatamadığımı düşünüyorum. Bunu da belirtmek isterim. Sürçü lisan ettiysem affola...

Ömer Yaşar 
23 Tem 00:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Aşk bir erkeğin ya da bir kadının bir başkasını herşeyin üstünde görmesidir."

Aşk, sevgi ve VİCDAN üzerine defalarca okunabilecek mükemmel bir eser.

4 /

Kitaptan 151 Alıntı

Bir insanın bir ömür boyu seveceğini söylemek bir mumun ömür boyu yanacağını iddia etmekle aynı şeydir.

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç TolstoyKreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy
bookhead 
22 Tem 23:03 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Aşk;bir kadın ya da erkeğin geri kalan diğer herkes
karşısında özel olarak tercih edilmesidir.

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç TolstoyKreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy
Onur Erol 
29 Eki 2016 · Kitabı okumayı düşünüyor · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Birbirini sevmeyen insanlar evleniyorlar. Sonrada geçinemeyişlerine hayret ediyorlar. Aslında sahiplerinin isteği üzerine sadece hayvanlar çiftleşebilir, insanlarsa kendi hevesleri, istekleri, sevgileri vardır, -dedi; heralde tüccarın kalbini kırmak istemiyordu.

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 6 - İş Kültür)Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 6 - İş Kültür)
Yasemin Bektaş 
01 Şub 10:37 · Puan vermedi

İnsan şehirde yüz yıl yaşar da çoktan ölüp çürüdüğünün farkına bile varmaz.

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 62 - Can Yayınları)Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 62 - Can Yayınları)
Yasemin Bektaş 
01 Şub 09:55 · Puan vermedi

Hayatımız böyle sisli bir hava içinde geçip gidiyor, etrafımızı bir türlü göremiyorduk.

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 61 - Can Yayınları)Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 61 - Can Yayınları)
Yasemin Bektaş 
01 Şub 09:34 · Puan vermedi

Güzellik insana her şeyi iyi gösterip nasıl da aldatıyor!

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 29 - Can Yayınları)Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 29 - Can Yayınları)

İşin içinde şeytanca bir kurnazlık da var. Hani şunu itiraf etseler! Deseler ki kadın bir zevktir. Seçilmiş bir parçadır, değilse bile öyle bakılıyor, hadi neyse!

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç TolstoyKreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy
Yadigar Soydan 
 29 Mar 09:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kadını üniversiteye, devlet dairelerine kabul ederek özgür kılıyorlar, ama ona yine bir zevk nesnesi olarak bakıyorlar. Halihazırda yaptığımız gibi, kendisine bu şekilde bakmayı öğretirseniz, kadın hep ilkel bir yaratık olarak kalacaktır. Ya da aşağılık doktorların yardımıyla gebe kalmamaya çalışacak, yani hayvan derecesine bile değil, bir eşya dercesine kadar düşen tam bir fahişe ya da çoğu vakadaki gibi manevi gelişim olanağından yoksun, ruhen hasta, isterik, mutsuz bir insan olacaktır.

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 49)Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 49)

Yaşamda lükse ait ne varsa hepsi onu arayan, onu değerlendiren kadınlar içindir. Atölyeleri, tezgahları, hatta fabrikaları teker teker geziniz. Bunların tümünün anlamsız, anlamsız olduğu kadar gereksiz birtakım kadın süsleri üretmekle meşgul olduğunu göreceksiniz. Nice nesil milyonlarca emekçi, bu manasız kadın hevesleri uğruna mahvolup gitmiştir. Tokalar, kolyeler, takılar… Möble, dekorasyon, her tür incik boncuk. Ve bunca emek, sırf kadının kaprislerini doyurmak için. Sonsuz güce sahip kraliçeler gibi, kadınlar, tarih boyunca insanoğlunun yüzde dokuzunu köleler gibi çalıştırmış ve sömürmüştür.

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç TolstoyKreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy
Ebru Ince 
15 Mar 00:15 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Birbirimizi ömür boyu seveceğiz. ..
"Bir insanı ömür boyu sevmek bir mumun bir ömür boyu yanacağını ileri sürmek gibi olur "

Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 35 - Altın kalem /hayat neşriyat)Kreutzer Sonat, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 35 - Altın kalem /hayat neşriyat)