Kitap
Ev Sahibesi

Ev Sahibesi

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.3
1.291 Kişi
4.690
Okunma
942
Beğeni
26,4bin
Gösterim
168 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 46 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · Şubat 2019 · Karton kapak · 9786053600749
Orijinal adı
Хозяйка
Diğer baskılar
Ünlü eleştirmen V. Belinski bu eser üzerine Dostoyevski'den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Yazar 1849'da I. Nikola'nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Cezasını tamamlayıp Sibirya'dan döndükten sonra Petersburg'da Vremya dergisini çıkarmaya başladı, yazdığı romanlarla tekrar eski ününe kavuştu. 1847-1848 yılları arasında yayımlanan Ev Sahibesi, Bay Proharçin, Dokuz Mektupluk Roman ve Polzunkov en güzel öyküleri arasında yer aldı.
5 mağazanın 35 ürününün ortalama fiyatı: ₺9,09
7.3
10 üzerinden
1.291 Puan · 218 İnceleme
Pınar Mi
Ev Sahibesi'ni inceledi.
168 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Ev Sahibesi, Bay Proharçin, Dokuz Mektupluk Roman ve Polzunkov; adlı dört öyküden oluşan bir Dostoyevski eseri. Kitaba ismini veren ilk eser, uzunca bir öykü ya da kısa bir roman olarak nitelendirilebilir. Sosyal ilişki kurmakta son derece başarısız olan, içe kapanık doktora öğrencisi Vasily Ordinov; bir kilise ziyareti esnasında garip bir çift görür: İhtiyar bir adam ve büyüleyici genç bir kadın. Kadının etkisine kapılan Ordinov, bu genç kadına (Katherina) kiracı olur. Eser; yazarın karakter yaratma, karakterlerin ruhsal profillerini büyük bir ustalıkla sergileme becerisine hayran bıraktı. Diğer üç öykü, Ev Sahibesi adlı öykünün başarısını yakalayamamış. Her ne kadar, burada da bir karakter yaratma çabası olsa da karakterler sağlam olamamış. Dostoyevski'nin hemen tüm eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de deliryum sınırında bir başkarakter bulunur. Başkarakterlerindeki bu ruhsal profil birazda Dostoyevski'nin kendi hayatından izler taşır. Dostoyevski külliyatı içinde zayıf sayılabilecek bir eserdi.
Ev Sahibesi
7.3/10
· 4.690 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
sîyazey
Ev Sahibesi'ni inceledi.
168 syf.
·
10/10 puan
Ha Ordinov Ha Raskalnikov!
Aşkın keşfediliş anını betimleyen Dostoyevski, hayatın gerçekleri ile hayalleri arasında gidip gelen bir karakter üzerinden hayata ve aşka dair sorgulamalar yapıyor. Neyin gerçek neyin düş olduğunun ayrımının net olmadığı bir başka mistik roman .Aslında uzun öykü olarak da düşünülebilir. Kronolojik olarak Dostoyevski’nin insancıklar ve öteki'den sonra üçüncü eseridir. Aynı zamanda bu roman dönemin yazarları tarafından pek beğenilmeyip eleştiri yağmuruna tutulmuş. Ama ben şahsen beğendim. Öyle çok kötü denilebilecek ya da çok çok iyi de denilebilecek bir eser değil.Okunmaya değer diye düşünüyorum. Dostoyevski’nin edebiyatın babası olarak adlandırmanın galiba en önemli nedeni; insan ruhunu,iç güdülerini, psikolojik tasvir, ve kahramanlar üzerindeki duygu tahlili okuyucuyu etkilemekte ki en önemli faktör diyebiliriz sanırım .Bundan dolayı zaten psikoloğun psikoloğu denilmiştir kendisine. Yazış tarzı, kesik kesik cümleler, sokak ağzı, üslup; özgünlüğünü oluşturmasının en önemli nedeni de diyebiliriz. Yazar olabilecek ya da yazar olan her insan muhakkak Dostoyevski’nin pınarlarından su içmiştir. Okumak isteyen arkadaşlar tereddüt etmeden okuyabilirler. Keyifli okumalar.
Ev Sahibesi
7.3/10
· 4.690 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
14
DUA
Ev Sahibesi'ni inceledi.
159 syf.
·
10/10 puan
Bugün benim adım Ordinov, ben bugün kilisede gördüğüm Katerina'ya aşık oldum.. Onun gezdiği yollarda geziyor havaya sinen kokusunu içime çekiyorum. Arasıra gökyüzüne bakıyorum. Katerina'nın derin mavi gözleri orada duruyor. Kocası var Katerinanın oda fark etmiş ki ters ters bakıyor. Bir gün çok hasta oldum Katerina'nın kollarındayım. Beni sarıp sarmalayıp iyileştirdi. Oda beni seviyor mu ne. Neyse daha fazla spoiler vermeyeyim. Zaten Dostoyevski okurlarına yazdıklarını içten içe, ilmek ilmek işliyor. Eleştireceğim tek konu ise Dostoyevski ile değil bizimle ilgili. Konu Dostoyevski Tolstoy vs olunca kilise, din, ayin, mum yakma gibi dini ögeler gayet normal karşılanır. Konu bizim kendi yazarlarımız olunca cami, namaz, oruç, gibi dini öğeler yadırganır. Yobaz, dinci yazar diye yaftalanır. Müslümanlıkta hoşgörü var ama müslümanlarda hoşgörü yok.
Ev Sahibesi
7.3/10
· 4.690 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
205
Numan
Ev Sahibesi'ni inceledi.
159 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Ev Sahibesi, Dostoyevski kronolojisine üçüncü sıradan yerleşen bir novella. Türkiye İş Bankası Yayınları'nda o dönem yazdığı üç kısa öyküye de yer verilmiş. Aynı yayınevinin Puşkin ve Gogol'un tek tek yayımlanacak kadar önemli öykülerini bile tek kitapta vermesine zaman zaman kızsam bile bu sefer oldukça isabetli bir karar olduğu kanısındayım. Sadece diğer üç öykünün olduğu bir kitaba, Dostoyevski'nin elinden çıkmasına rağmen maddiyat ve zaman anlamında harcanacak pek bir şey olmadığı kanaatindeyim. Çünkü Dostoyevski'ye dair neredeyse hiçbir şey bulunamayacak bir kitap olurdu o kitap. İnsancıklar, halk tarafından çoğunlukla beğenilmeyen bir roman olsa bile eleştirmenlerin beğenisini kazanmış bir romandı. Öteki'nin okurların yanı sıra eleştirmenlerin de büyük hışmına uğraması sonrası, halkın ilgisini kaybettiğini fark eden Dostoyevski acilen yeni eserler üretmek ve halkın sevgisini tekrar kazanmak amacıyla kolları sıvar. Bu kitapta bulunan 'Bay Proharçin' ve 'Dokuz Mektupluk Roman' öyküleri 'Ev Sahibesi'nden önce, 'Polzunkov' ise sonrasında yazdığı kısa öykülerdir. Bay Proharçin'de oldukça cimri bir memurun, yaşadığı dairede bulunan diğer karakterlerle etkileşimlerini okuyoruz. Karakterin ölmesi ve yastığının içinden neredeyse bir servet çıkması sonrasında yaşananlar hikayenin yükseliyor denebilecek tek noktası. İnsancıklar'ı oradan oraya süründüren Sansür ise Bay Proharçin'e o kadar hızlı ve sert bir darbe vuruyor ki Dostoyevski bile şaşırıyor. Kardeşine yazdığı mektuplardan bir kısım: "Proharçin'in kimi yerleri kıyasıya değiştirildi. Bu beyler "memur" sözcüğünü yasakladılar, nedenini Tanrı bilir!.. Canlı olan her şey öldürüldü. Benim yaptığımdan yalnız bir iskelet kaldı." Dokuz Mektupluk Roman adından anlaşılacağı gibi iki kişi arasındaki toplam dokuz mektuptan oluşan bir öykü. Başlangıçta ılımlı şekilde başlayan mektuplaşmalar, üçkağıtçı tarafın diğer tarafın parasını iç etmesi ve "teyzem öldü, karım hastalandı, çocuk evde taş yiyor" gibi türlü bahanelerle sürekli yüz yüze görüşmeden kaçması sebebiyle sertleşen mektuplarla devam ediyor. Dostoyevski'nin seviyesini geçtim, sıradan bir yazar için bile kötü bir öykü. Dostoyevski gibi bir dehanın bunu hangi kafayla ve ne durumda yazdığını cidden merak ediyorum. Stres ya da endişe gibi durumlarla bir ilgisi olduğunu da sanmıyorum. Adamın neredeyse tüm hayatı bunlardan ibaret. Olgunluk ve ustalık eserlerini güllük gülistanlık durumlardan ziyade çok daha zor şartlar altında yazmıştır. Ev Sahibesi'nin yayımlanmasından bir yıl sonra kaleme aldığı, bir kumpanyada çalışan Polzunkov'un, memur olduğu zamanlarla ilgili bir olayı ve yaptığı 1 Nisan şakasının hayatını nasıl değiştirdiğini kumpanyaya gelen bir gruba anlatması hakkında bir öykü olan Polzunkov ise üç öykü arasında en sevdiğim oldu. Bay Proharçin ve Dokuz Mektupluk Roman'ın eleştirmenler tarafından yerin dibine sokulmasıyla birlikte iyice endişeye kapılan Dostoyevski iki kısa öykü daha kaleme alıyor. Ancak bir süre sonra kardeşine yazdığı mektuplarda "ortaya yeni bir şey koymuyorum," diyerek yeni yazdığı öykülerin yayımlanmayacağını bildiriyor. Yayımlanan öyküleri baz alırsak bir okur olarak edebi anlamda çok büyük bir kayıp yaşadığımızı düşünmüyorum şahsen. Daha sonra yine kardeşine yazdığı bir mektupta, yakında Netoçka Nezvanova'yı okuyabileceğini ve İnsancıklar'dan daha üstün olacağını şimdiden belli eden Ev Sahibesi'ni yazdığını haber veriyor. Netoçka Nezvanova romanı Ev Sahibesi'nden ancak 2 yıl sonra yayımlanıyor. Ev Sahibesi novellası da bırakın İnsancıklar'ı, Öteki'nin bile çok çok altında kalan bir kitap oluyor. Bilim aşığı olan ve sosyal hayattan kopuk biri olarak yaşayan Ordinov, oturduğu evden çıkmak zorunda kalması sonrası Petersburg sokaklarında ev ararken, bir kilisede, yaşlı bir adam ve oldukça güzel bir kadınla karşılaşır. Daha sonra ikilinin oturdukları evi bulan ve bu güzel kadının aşkıyla yanan Ordinov oturdukları evin bir odasını kiralar. Kapıcı sayesinde Murin adındaki yaşlı adamın bir büyücü olduğu söylentilerini duyar ve Ordinov'un hastalanması neticesinde kitapta birçok soru işaretiyle karşı karşıya kalırız. Tek emin olabildiğimiz durum Ordinov'un Katerina'ya olan aşkıdır. Olaylar gerçekten yaşanıyor mu yoksa Ordinov'un hasta yatağında gördüğü sanrıları mı okuyoruz? Net bir şey yok. Novella 'ee yani?' denecek bir şekilde sona eriyor. İlk iki kitabında olduğu gibi Dostoyevski yine kendisini anlatıyor Ev Sahibesi'nde aslında. Dostoyevski, İnsancıklar sonrası Belinski ve Nekrassov'un yüksek çevrelerde sürekli kendisini övmesi ve katıldığı davetlerde gördüğü ilginin had safhada olduğu dönemlerde Panayev evinden de davet alır ve Panayev'in eşine delicesine aşık olur. Dostoyevski, Ordinov karakterinde kendisini anlatır. Katerina karakterinde ise Bayan Panayev'i. Doğal olarak Dostoyevski'nin duyduğu aşkın sonu Ordinov karakterine benzer bir şekilde biter. Dostoyevski ilk iki kitabında olduğu gibi üçüncü kitabında da Puşkin'i övmekten geri durmuyor. Ama İnsancıklar'da Palto'dan, Öteki kitabında ise Burun'dan esinlenmesi gibi Ev Sahibesi de yine Gogol'un Korkunç İntikam adlı öyküsünden esinlenme. Daha önce okumadığım bir Gogol öyküsüydü. Merak eden varsa sekiz öyküden oluşan 'Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları' kitabında bu öyküyü bulabilir. Ev Sahibesi'ne inceleme yazmadan önce o kitabı da araya sıkıştırdım. Dostoyevski sayesinde Gogol'un tüm kitaplarını da bitireceğim sanırım bu vesileyle. Korkunç İntikam'da bir Kazak beyi ve güzeller güzeli karısının hikayesi anlatılıyor. Kadının babası olan yaşlı büyücü ise kızını kendine istemekte ve kızını rüyalar ve sanrılarla büyülemektedir. Benzerlikler bununla da sınırlı değil. Güzelliği ile ünlü kadın karakterin adı, evet, Katerina. Acaba Dostoyevski, İnsancıklar'ı yazdık paltoyu giydirdiniz, Öteki'yi yazdık burnumdan getirdiniz, diyerek inadına mı kadın karakterin adını bile değiştirmedi diye sordurdu bana. Hem ilk iki kitabına hem de kürek cezası sonrası okuduğum eserlerine bakarak sanırım Dostoyevski külliyatının en zayıf halkasını okuduğumu düşünüyorum. Henüz okumadığım eserlerinde daha aşağı seviyede bir kitaba rastlarsam düzeltirim incelemenin bu kısmını. İyi okumalar.
Ev Sahibesi
7.3/10
· 4.690 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
13
64