Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kafkaesk
8/10
·360 syf.··
2024 80. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 20:36
l Kafka'dan okumuş olduğum bu eser, Yarım kalmış bir kitap. Kafka'ya 1917 yılında Tüberküloz tanısı konur, Eseri 1921-22 yılları arasında yazmaya başlar. 1924 yılında vefat eder. Yarım kalmış bu romanı Kafka'nın yakın arkadaşı Max Brod tarafından neşredilen eseri Şato, Dava kitabı ile ilişkilendirilebileciği gibi, başlı başına ele alınmaya değer bir yapıttır. l Eser, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun modern ulus devletlere ayrışmasının ertesinde kaleme alındığından, muhtevasında geleneksel otoritenin nasıl bir düzene evrileceği hususunda sorgulamalar barındırarak, K. isimli bir kadastrocunun şato tarafından görevlendirildiğini iddia etmesi üzerine gittiği köyde karşılaştığı esrarengiz bir kont, ona ait bir şato, diktatörce eğilimler gösteren ve hiyerarşi gölgesi altındaki çok sayıda bürokrat içerisinde şato'ya ulaşma gayreti gözler önüne serilmektedir l Kafka, tıpkı Dava adlı kitabında olduğu gibi Şato'da şeffaflıktan yoksun, işlemeyen kurumlar ile otorite ve bürokrasiyi hicvederek, politik ve sosyolojik açıdan modern insanın köyden kente göçüyle köküne, memleketine yabancılaşmasını ve hiçbir yere ait olamayışını; yine modernleşme ile beraber ivme kazanan sınıflar arası eşitsizlik ile yozlaşan toplumsal dengeye atıfta bulunmakta, psikolojik açıdan ise bireyin iç dünyasındaki çatışmaları sembolik olarak resmederek, iç dünyayı dış evren ile harmanlayarak yazıya dökmektedir. l Şato okuyucusu, eserin muammalarını çözmek adına her nevi karmaşa, ikilem ve müphemliğin arasından yolunu bulmaya çalışacak, 'aktif' bir okuma seyrine dalarak, alt metni çok zengin, çok katmanlı bir kitap olan Şato ile devletin ve bürokrasinin çetrefilli yapısına, statü sahibi insanın erişilmezliğine beraber eşlik edecek, öte yandan hiyerarşik sistemi oluşturan tabakaların birbirlerinden ne
İnceleme
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Kafkaesk...
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2023 98. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 13:39
Karamsarlığı, yalnızlığı, varoluş sancıları, umutsuzluğu, yaşadığı topluma yabancılaşması, yahudi oluşu ve şanssızlığı ile Franz Kafka… Üç kız kardeşini nazi kamplarında kaybeden, aşktan yana şansız olan ve üç defa nişanlanan, anksiyete bozukluğu ile mücadele eden, babasının baskısı ile büyüyen, eğitimini bile bu yönde değiştiren, gündüz boş vakitlerinde uyuyup gecelerini yazmaya ayıran, eserlerinde metaforik anlatımı benimseyen, tüberküloz hastası, hayatı boyunca kendini “zavallı ve yararsız” hisseden, yazar Franz Kafka… Şaheser olarak tanımladığı ilk eseri Yargı için, “beden ve ruhun eksiksiz açılımı” diye bahseden Kafka, aslında bütün eserlerini bu cümle üzerine temellendirmiş. Franz Kafka, 1922 yılında tüm yazılarını ölümünden sonra imha etmesi için bir mektupla birlikte en yakın arkadaşı Max Brod’a gönderir. Mektupta günlüklerinin, mektuplarının, el yazmalarının, eskizlerinin okunmadan yakılmasını ister. 1924 yılında Kafka vefat eder. Max Brod okuduğu bu yazıları derleyip toparlayarak 1925 yılında “Dava” kitabını yayınlatır. Kafka’nın yazılarının orijinalleri Prag’taki Kafka Müzesi’nde sergileniyor. Kafka, tüberküloz hastalığından dolayı işten erken emekli olduğu dönemde, kendini tamamen yazmaya adar ve bu dönemde “Şato” kitabını kaleme alır. Bu kitabında gecenin bir vakti, karla kaplı ıssız bir köye Şato tarafından kadastrocu olarak atanan Bay K.’nın hikayesini okuyoruz. Bay K.’nın topluma kendini kabullendirme çabasını, bürokrasi ile mücadelesini, okuyoruz. Bay K.’nın otorite ile mücadelesini okurken satır aralarındaki o sıkışmışlık duygusu biraz okuyucuyu boğuyor ama kitap bırakılmıyor. Kafka eserleri içerisinde en çok yarım bırakılan eserin Şato olmasının temel sebebi sanırım bu. Ulaşılmaz bir hedefin boş ve umutsuz arayışıdır, Şato kitabı. Franz
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
7/10
·360 syf.··
2025 192. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 11:18
Şato – Franz Kafka Şato, Kafka’nın insanın sistem karşısındaki çaresizliğini en yoğun hissettiren romanlarından biri. K.’nın şatoya ulaşma çabası, baştan sona bir belirsizlik ve engellenmişlik hâliyle ilerliyor. Ne kurallar net, ne muhataplar gerçek anlamda ulaşılabilir. Bu da okurda sürekli bir tedirginlik duygusu yaratıyor. Roman boyunca asıl mesele şatoya varmak değil; varamamak. K. ne kadar çabalarsa çabalasın, her adımda daha karmaşık bir bürokrasinin içine çekiliyor. Kafka, burada bireyin kendini kanıtlama ihtiyacını ve sistemin buna nasıl kayıtsız kaldığını çok güçlü bir şekilde gösteriyor. Ancak Şato kolay okunan bir kitap değil. Tekrar eden diyaloglar, uzayan konuşmalar ve bitmeyen bekleyiş hissi zaman zaman yorucu olabiliyor. Yine de bu zorluk, anlatılan duygunun bir parçası gibi. Okur da tıpkı K. gibi sabırsızlanıyor, sıkışıyor ve bir türlü ilerleyemediğini hissediyor. Şato, bana insanın sürekli bir yere ait olma ve kabul edilme arzusuyla yaşadığını düşündürdü. Ama bu arzu, çoğu zaman karşılık bulmuyor. Kafka’nın dünyasında umut var gibi görünüyor ama hiçbir zaman tam olarak somutlaşmıyor. Bitirdiğimde içimde kalan şey, cevapsız sorular ve bitmeyen bir eksiklik hissi oldu.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
#bürokrasi #otorite #sistemlemücadele
Puan vermedi·360 syf.··
2023 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 13:39
ŞatoŞato Franz KafkaFranz Kafka Franz Kafka’nın okunması kolay olmayan ve yarım kalmış romanlarından bir tanesi Şato. Ağustos 1917’de Kafka’ya tüberküloz tanısı konmuş, 27 Ocak 1922’de Şato’yu yazmaya başlamış fakat tamamlayamadan 3 Haziran 1924’te ölmüştür. Yarım kalmış bu roman ,1926 yılında Kafka’nın yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlanmıştır. Kafka bu romanında modern bürokrasi ve bunun toplum üzerindeki etkilerine farklı bir pencereden bakmaktadır. Roman K.’nın şato tarafından kadastrocu olarak atanmasıyla başlar. K.’nın istediği , işini yapabilmektir. Fakat daha ne olduğunu anlayamadan , şatonun bürokratik düzeneğinin dişlilerine takılıp kalır ve hiçbir ilerleme gösteremez. K. hiç durmadan ve usanmadan otoritenin merkezi şatoya ulaşmaya ve kendisini ifade edebilmeye çalışmaktadır; ancak roman boyunca bunu başaramayacaktır ne yazık ki. Aslında Kafka’nın romanlarındaki kahramanları , tıpkı kendisi gibi ikilemler ve belirsizlikler arasında yolunu bulmaya çalışan, umutsuzca bir yol arayışı içindedirler. Kafka kendi özel hayatında da birkaç kez nişanlanmış ancak bu nişanlılık dönemlerini evlilikle sonlandıramamıştır. Romanlarında da tıpkı kendi özel hayatında olduğu gibi hep bir çıkışsızlık hali vardır. Franz Kafka yaşadığı dönemi çok iyi analiz etmiş bir yazardır. Romanlarında ele aldığı sorunlar yalnızca yaşadığı dönemin sorunları değil, bugünün dünyasının da sorunlarıdır. İyi okumalar…
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2025 42. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 16:58
Kafka’nın Şatosu, nüfus müdürlüğünde sıra beklemek gibi bir roman. Numaran yanıyor ama memur yok, herkes “birazdan gelir” diyor. Ana karakter K. köye ölçücü olarak gelir ama bir türlü şatoya giremez. Bizim mahalle ağzıyla: “Gardaş, adam kapıda kaldı, içeri almadılar.” Ama işin entelektüel tarafı çok daha derin. Şato, görünürde bir yönetim merkezi ama aslında sisin, belirsizliğin, otoritenin kendisi. Yasaları var ama görünmez, yöneticileri var ama ortada yok. Modern insanın hayatla, sistemle, anlamla mücadelesini sembolize ediyor. K.’nın kapıda bekleyişi, aslında hepimizin “hayatta içeri alınma” arzusunun bir metaforu. Atmosfer desen, tam Kafka işi: bitmeyen kar, kasvetli sokaklar, donuk yüzlü insanlar. Okurken eline battaniye alasın geliyor. Romanın yarım kalması da cuk oturuyor: Çünkü aslında hayatta da “tam son” diye bir şey yok. Hep kapının önünde, biraz üşüyerek bekliyoruz.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 20:25
Şato’yu okurken açıkçası biraz karışık duygular yaşadım. Başta çok ilgimi çekti çünkü ortam bayağı gizemliydi. K.’nın köye gelişi, şatoya ulaşmaya çalışması falan derken “bir şeyler olacak” diye merakla okumaya devam ettim. O belirsizlik hissi gerçekten iyi verilmiş, insanı içine çekiyor. Ama ilerledikçe biraz zorlandım. Sürekli aynı şeyler etrafında dönüyormuş gibi hissettim. K. uğraşıyor, konuşuyor, bir yerlere gitmeye çalışıyor ama sanki hiçbir şey ilerlemiyor. Bu da beni biraz sıktı açıkçası. Bazen “tamam artık bir şey açıklansın” dedim ama yine belirsiz kaldı. Karakterler de bana çok sıcak gelmedi. K.’yı anlıyorum ama diğerleri biraz tuhaf ve uzak geldi. O yüzden bazı yerlerde kopuk okudum. Ama galiba Franz Kafka zaten bilerek böyle yazmış, yani o yabancılık hissini özellikle vermek istemiş gibi. Yine de kitap bittikten sonra düşündürdü beni. Hani okurken çok keyif aldım diyemem ama sonrasında “bu neydi şimdi?” diye kafa yordum. Sistem, otorite, ulaşamama gibi konular bayağı çarpıcıydı. Kısaca benim için: okuması biraz zor ve yer yer sıkıcı ama havası ve verdiği duygu gerçekten güçlü bir kitap. Herkes sevmeyebilir ama farklı bir deneyim olduğu kesin.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
8/10
·360 syf.··
2023 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2023 20:56
Romanın baş kahramanı, kadastrocu olarak atandığı köye görevini yapmak için gelir. Köydeki şatoya gidip bir yetkiliyle görüşmek ve görevi hakkında bilgi almak ister. Köyde, varlığı belli olmayan ama halk üzerinde etkili, hiyerarşik bir sistem söz konusudur. Şatoya ulaşmak için gösterdiği çaba, her seferinde köylüler ve yetkililer tarafından engellenir; gizemli otoriteyle süren mücadelesi onu zamanla tüketen bir göreve sürükler. Şato; yabancılaşma, bürokrasi, bir adamın sisteme karşı sonu gelmeyen ayakta durma çabası, bazen sistemin içinde yer alma hevesi, bazen sisteme duyulan öfke arasında, erişilemez bir hedef doğrultusunda faydasız ve umutsuzca bir yol arayışını anlatmaktadır.
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
9/10
·360 syf.··
2015 131. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2015 00:00
Merhaba 1K Ailesi. Öncelikle; kitabın yorumunu yaparken bir kez daha okumuş kadar yoruldum. Emin olun arkadaşlar. Çok zekice kurgu, saatlerce düşünülen cümleler, metaforlar, felsefi düşünceler, vb.. Sizde okurken yorulacaksınız. :-) Hem yorumda, hem kitapta :-) İliğinize kadar bürokrasiye gömüleceksiniz. En ufak devlet memurundan, en yüksek rütbeye kadar muhteşem ötesi bir betimleme. Üslupla ilgili bir şey yazmayı asla düşünmüyorum. Kafka’yı eleştirmek benim haddime düşmez sanırım. :-) Yazarın Aforizmalar ve Dönüşüm kitaplarından sonra bu eserini okumak beni Kafka’ya daha fazla yönlendirdi ve sevdirdi. Çok anlamlı ve derin bu kitap okuduğum diğer eserlerine göre daha güzeldi. Geçelim kitabın içeriğine; Kitapta devletin, bürokrasinin karmaşıklığını, statü sahibi insanın ulaşılmazlığı eleştirmiş yazar. İnsanların bu otoriteye karşı çok derin bir saygı beslediğini, ayrıca hiyerarşik sistemi oluşturan tabakaların birbirlerinden ne derece kopuk olduğunu da anlatmış. Bürokratik çürümüşlüğü, kendine has üslubuyla, daha hikayenin girişinde okuyucunun ruhunu karartarak hop içine alıyor. Şato metaforu ile ( ulaşılamaz konum ) kendini üst devlet kademesine yükseltmeye çalışıp o uğraşının sonu gelmez imkansızlıklarla geri çevrildiğini konu etmiş yazar. İnsanın yabancı bir diyarda, çevresine ve kendisine yabancılaşmasını, otorite karşısındaki ezikliğini ve yok oluşunu sembollerle anlatmış. İnsan ilişkileri ve bürokrasinin insan yaşamını nasıl etkilediğini çok iyi anlaşılacağı bir roman. Toplum yapısının bireyler üzerindeki etkisini gösterdiği , toplumun dışladığı insanlarla yakın ilişkiler kuran ya da toplumun hoş görmediği eylemler içinde bulunan insanların ötekileştirilmesi bir aşk hikayesi ile de anlatılıyor. Büyük bir eleştiri kitabı. Farkında bile olmadan boyun eğdiğimiz
1000Kitap
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
7/10
·360 syf.··
2025 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 05:48
herkese merhabalar. Franz KafkaFranz Kafka ŞatoŞato kitabından bahsedeceğim sizlere bugün. evvet, Kafka’ya Dava kitabını okuyup tam beş yıl ara vermiştim. öneri üzerine, Şato kitabıyla kendisine bir şans vermek istedim. bilemiyorum iyi mi yaptım. :D teşekkür ediyorum yine de okumama vesile olana. :) kendisi edebiyatın en zor yazarı olabilir, bu kitabı tam iki kere okudum anlamak için. kendisine yine ara veriyorum. şimdi detaylı bir inceleme yapacağım kitapla ilgili, hazırsak başlıyorum. :))) “Şato”, Kafka’nın en ünlü eserlerinden bir tanesi; varoluşsal kaygıyı, bürokratik sistemin karmaşıklığını ve insanın anlam arayışını işleyen bir roman olarak öne çıkıyor. Kafka diğer eserlerinde olduğu gibi, bu eserde de insanın anlam veremediği, kontrol edemediği ve sürekli bir belirsizlik içerisinde kaldığı bir dünyayı anlatıyor. klasik bir Kafka eseri anlayacağınız. Şato’daki başkarakterimiz K., bir kasabaya gelir ve şatoya ulaşmaya çalışırken, hep bir engelle karşılaşır. K., kasabanın toplumsal yapısına ve sistemine yabancı kalır. bu engeller, onun varoluşunu sorgulamasına yol açar. burada bir anlam arayışı ve varoluş mücadelesi görüyoruz; Şato’ya ulaşmaya çalışırken, aslında kendini ve hayatın anlamını arıyor K. Kafka romanlarında sık rastlanılan diğer bir tema da bürokrasi ve onun insanların hayatlarını nasıl kontrol ettiğini sıklıkla işler yazar. Şato’ya ulaşma çabası, aslında bürokratik engeller zincirine takılmayı da simgeliyor. ne kadar Şato’ya ulaşmak istese de sürekli olarak engellerle karşılaşıyor ve her engel onu daha çok umutsuzluğa sürüklüyor. Kafka burada, bürokratik sistemin mantıksızlığını ve kişilerin bireysel isteklerine karşı nasıl bir duvar ördüğünü vurgulamak istemiş olabilir. Şato’daki dünya, bir anlam ya da düzen taşımayan, sürekli belirsizliğe dayalı bir dünya
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
O'nun gözünden...
Puan vermedi·360 syf.··
2023 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2023 01:58
Başta şunu söylemek gerek konusu distopik roman,kahramanlar,karakterler çok anlamsız gelebilir,okuma sırasında hikayeden kopabiliyor insan,şatoya ulaşmak çok zor görünür,fakat şato hem korku hemde ihtiyaç görünür,şatonun içinde neler olduğu bilinmez oldukça gizemlidir..Yönetimin korku üzerine kurulduğunu ama modern devletin böyle olmaması gerektiğini bilmektedir..Korku hükümdarlığına başkaldırı kısacası...Kafka zordur evet ama,farklı olmanın bedeli vardır ve insan hayatına katkısı olan bir roman..
1K
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.