Adı:
Şato
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053322528
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Das Schloss
Çeviri:
Regaip Minareci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Şato
Şato
Kafka Şato`da, tıpkı Dava`da da olduğu gibi şeffaflıktan yoksun, işlemeyen kurumlarla, otorite ve bürokrasiyi hicveder. Esrarengiz bir kont, ona ait bir şato; diktatörce eğilimler gösteren, hiyerarşi içindeki çok sayıda bürokrat… Roman, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu`nun modern ulus devletlere ayrışmasının ertesinde yazıldığından, Kafka geleneksel otoritenin nasıl bir düzene evrileceğini sorguluyor olsa gerektir. Okur, romanın muammalarını çözmek için her türlü karmaşa, ikilem ve belirsizlik arasından yolunu bulmaya çalışacağı "aktif" bir okumaya davetlidir.
Merhaba 1000kitap ailem,
Biraz gecikmiş bir inceleme olacak ama doğru cümleleri seçmek için uğraştım. Kitabı okurken de yorulmuştum ama siz kitap dostlarımı yanlış yönlendirmek istemem bu yüzden inceleme yapmakta da zorlandım.

Kitapta Kafka' nın birçok özelliğiyle karşılaşıyoruz. Zekasını konuşturduğu zaten aşikar. Statüko kırıcı Kafka kitabın girişinde sizi karşılıyor ve hoşca bir yolculuktan sonra başka kitapların deryasına gitmek üzere son sayfada sizi uğurluyor.
Kitapta dikkatimi çekenlere gelirsek;
1-Statü sahibi insanların statü sahibi olmak için diğer insanlardan beslendiği,
2-Kitabın ana karakteri olan K.' nın toplumda ötekiliğin simgesi olması,
3-Karakterimiz K.' nın Şato' ya her yaklaşışında Şato' dan daha da uzaklaşması,
4-Ve en önemlisi kitabın sonu yok. ( ki bu başta sinirinizi bozsa da belli bir süre sonra kitaba her son düşünüşünüzde size ayrı bir zevk veriyor.)
Not: Kitap asla zevk için okunabilecek bir kitap değil bence, bir de yeni bir kitaba başlamadan biraz kitaba zaman tanıyın kitap kafanızda bir otursun.
Kitap dolu günler geçirmeniz dileğiyle, KEYİFLİ OKUMALAR. :D
Kitabı kahramanı K.'nın kafa karışıklığını çok güzel cümlelerle anlatıyor Kafka.
Kafka'nın kitaplarından farklı bir tat alırım her daim. Düzene ve işleyişe haykırışları satırlar arasında gizlidir çoğu zaman. Babaya mektup, Milena'ya mektuplar, Dönüşüm, Dava, Ceza sömürgesi, Açlık Sanatçısı, Akbaba kitaplarında isyanının sesini duyarsınız.
Kafka'yı ya çok seversiniz ya da bir daha okumamak üzere nefret edersiniz. Ortası yoktur.
  • Bulantı
    8.3/10 (605 Oy)629 beğeni1.949 okunma1.202 alıntı16.921 gösterim
  • Oblomov
    9.0/10 (705 Oy)684 beğeni1.566 okunma947 alıntı18.255 gösterim
  • Ölüler Evinden Anılar
    8.3/10 (345 Oy)331 beğeni1.205 okunma501 alıntı8.717 gösterim
  • Kendine Ait Bir Oda
    8.0/10 (649 Oy)614 beğeni2.043 okunma1.301 alıntı19.923 gösterim
  • Veba
    8.3/10 (509 Oy)485 beğeni1.660 okunma443 alıntı11.033 gösterim
  • Öteki
    8.3/10 (375 Oy)340 beğeni1.126 okunma328 alıntı12.833 gösterim
  • Savaş Sanatı
    8.0/10 (648 Oy)542 beğeni1.752 okunma716 alıntı12.610 gösterim
  • Gülün Adı
    8.7/10 (386 Oy)403 beğeni1.121 okunma361 alıntı11.894 gösterim
  • Sisifos Söyleni
    8.5/10 (186 Oy)195 beğeni665 okunma401 alıntı8.565 gösterim
  • Zorba
    8.5/10 (504 Oy)462 beğeni1.168 okunma790 alıntı13.424 gösterim
Merhaba 1K Ailesi.
Öncelikle; kitabın yorumunu yaparken bir kez daha okumuş kadar yoruldum. Emin olun arkadaşlar. Çok zekice kurgu, saatlerce düşünülen cümleler, metaforlar, felsefi düşünceler, vb.. Sizde okurken yorulacaksınız. :-) Hem yorumda, hem kitapta :-)
İliğinize kadar bürokrasiye gömüleceksiniz. En ufak devlet memurundan, en yüksek rütbeye kadar muhteşem ötesi bir betimleme. Üslupla ilgili bir şey yazmayı asla düşünmüyorum. Kafka’yı eleştirmek benim haddime düşmez sanırım. :-)
Yazarın Aforizmalar ve Dönüşüm kitaplarından sonra bu eserini okumak beni Kafka’ya daha fazla yönlendirdi ve sevdirdi. Çok anlamlı ve derin bu kitap okuduğum diğer eserlerine göre daha güzeldi.
Geçelim kitabın içeriğine; Kitapta devletin, bürokrasinin karmaşıklığını, statü sahibi insanın ulaşılmazlığı eleştirmiş yazar. İnsanların bu otoriteye karşı çok derin bir saygı beslediğini, ayrıca hiyerarşik sistemi oluşturan tabakaların birbirlerinden ne derece kopuk olduğunu da anlatmış. Bürokratik çürümüşlüğü, kendine has üslubuyla, daha hikayenin girişinde okuyucunun ruhunu karartarak hop içine alıyor.
Şato metaforu ile ( ulaşılamaz konum ) kendini üst devlet kademesine yükseltmeye çalışıp o uğraşının sonu gelmez imkansızlıklarla geri çevrildiğini konu etmiş yazar.
İnsanın yabancı bir diyarda, çevresine ve kendisine yabancılaşmasını, otorite karşısındaki ezikliğini ve yok oluşunu sembollerle anlatmış.
İnsan ilişkileri ve bürokrasinin insan yaşamını nasıl etkilediğini çok iyi anlaşılacağı bir roman. Toplum yapısının bireyler üzerindeki etkisini gösterdiği , toplumun dışladığı insanlarla yakın ilişkiler kuran ya da toplumun hoş görmediği eylemler içinde bulunan insanların ötekileştirilmesi bir aşk hikayesi ile de anlatılıyor.
Büyük bir eleştiri kitabı. Farkında bile olmadan boyun eğdiğimiz şeyleri bize göstererek bir bakıma da utandırmıyor değil. ( Hele devlet memuru olup da, idarecilerin baskısı karşısında çaresizce bazı şeylere evet dediğimizi )
Bize verdiği en büyük anlam ise Şato’ya giden yolu aramaktan vazgeçmemek, bu yoldaki çabada kişiliğimizden ödün vermemek.
Dil ve anlatım olarak sakin bir zihinle okunmasını tavsiye ederim. Başta dediğim gibi çok ağır bir kitap bence.
Sürpriz :-)) Kitabın sonu yok ! ( Bu yüzden az kızmadım değil )
Güzel bir yayın evinden keyifle okumanızı tavsiye ederim.
İyi Okumalar 1K Ailesi…
Aylar sonra tekrar Franz Kafka'ya geri dönüş yaptım. İyi ki de yapmışım...
Kitap çok ama çok güzeldi. Konusu ise aşırı ilginçti. Her zamanki gibi bildiğimiz Kafka yine tuhaf tuhaf durumlar karşısında şaşırtıyor beni.
Kitabimizin ana karakteri Kadastrocu. Bay K diye geçiyor. Kadastro görevi için bi köye geliyor. Ama bu köy öyle.bi köy ki görmeniz lazım :D
Şato; yani kitabın ismi ve tüm olayların döndüğü yer, kadastrocunun bağlı olduğu birim. Ama burada işler o kadar tuhaf işliyor ki...
Bay K daha ilk günden gece yarısı uykusundan uyandirilip burada yatma izniniz yok deniliyor. Şato 'dan izin almak gerekirmiş...
Günler sonra da anlaşılıyor ki Şato ve köy için kadastrocuya ihtiyaç yokmuş...
Nasıl ya?
Ama gelin görün ki bizim K'miz ne yaparsa yapsın Satoya ulaşamıyor.
Önünde çok saçma bir hiyerarşi sistemi var. Ve bürokrasi hiç düzgün işlemiyor.
Demem o ki Kafka bu kitabında otorite ve bürokrasiyi distopik bir biçimde hicvederken okurları da eglendirmeyi unutmamış.
Benim için çok güzel bir kitapti herkese de tavsiye ederim.
Herkese iyi okumalar dilerim :)
-Spoiler-
K. bir köye kadastrocu(yer yazımcı) olarak göreve gelir. Ama uzun bir süre yeni görevli olduğuna kimseyi inandıramaz. K.'nın amacı şatoya çıkıp oradaki görevli memurlardan kendi mesleği ve ne yapacağı konusunda bilgi almaktır fakat bir türlü şatoya ulaşamaz. Hep kurumların ve görevlilerin temsilcileriyle yüz yüze gelir. K.'nın şatoya ulaşmaya çalışmasıyla başlayan kitap, ulaşamamasıyla sona eriyor.
-Spoiler sonu-

Kitap metaforlarla doluydu. Eğer kitabı doğru anladıysam Şato devlet otoritesini, K. da otoriteye karşı çıkan ama başarısız olan bireyleri temsil etmekte. K.'nın şatoya ulaşmasını engellemeye çalışan köylüler ise otorite karşısında sinmiş bireyleri temsil ediyor. İnsanların kendilerini, yaşam ve hayallerini, yaşadıkları toplumun katı kuralları ve düzeni yüzünden gözden çıkarmalarını kitapta çok güzel anlatmış.

Kitaptaki cümleler çok uzundu bu yüzden zor anlaşılıyordu. Anlayamamamın sebeplerinden biride benim okuduğum yayının (nilüfer yayınları) çevirisinin kötü olması ve yazım hatalarının fazla olmasıydı. Edebi değeri ne kadar yüksek olsa da kitabı yarım bırakmamak için çok çabaladım, okurken sıkıldım.

Keyifli okumalar.
"Resmi makamlarla aramdaki işleri bir düzene sokmak en yüce, aslında tek ve biricik dileğimdir."


Bu defa, eser hakkındaki düşüncelerimi belirtmeden önce kitaptan güzel bir alıntıyla başlamak istedim. Öyle bir alıntı ki, kitabın içeriğini alenen ortaya koyuyor.

Kafka, hayatta olduğu süre içinde 7 kitap yazmıştır ve yakın arkadaşı Max Brod'dan kendisinin ölümü sonrasında bu eserleri yakmasını istemiştir. Tabii Max Brod, Kafka'nın isteğini yerine getirmemiştir. İyi ki yerine getirmemiş ve Franz Kafka severleri mahrum etmemiş bu eserlerden.


Kitabın konusuna gelirsek;
Kahramanımız K., kadastrocu olarak bir köye gelir, zar zor kalacak bir yer bulur. Gecenin bir yarısı, köylüler tarafından uyandırılır ve Şato'nun izni olmadan köyde kalamayacağını öğrenir. K, kendisine gelen bir mektup sonucunda kadastrocu olarak geldiğini ve Şato'ya ulaşması gerektiğini köylülere açıklamaya çalışır. Fakat ne köylülerin bunu anlaması kolay olacaktır, ne de şatoya ulaşmak...

Bu zorlu yolda K., birçok köylü ile bağlantılar kurar. Benim en çok dikkatimi çeken bölüm, Şato habercisi Barnabas ve ailesinin başından geçenlerdi. Barnabas'ın kız kardeşi Olga ile K arasında geçen bu konuşmada "Şato'nun Etkisi" göz önüne seriliyor.

Hiç şüphesiz, Kafka bu eserinde resmi makamları, bürokrasiyi, resmi makamlarda yaşanan aksaklıkları, görünmeyen üst düzey yöneticileri açık bir şekilde eleştirmiştir.

Bu serüvende bir de Frieda çıkar karşısına K'nın. Burada Kafka'nın kadın-erkek ilişkilerindeki psikolojik tahlilleri gayet başarılıydı.

Yer yer uzun cümlelerden sıkıldığım olsa da çok severek okuduğumu itiraf etmeliyim.
Bir de eserin yarım kalmış olduğunu belirtmek isterim. Bunu kitap bitene kadar bilmiyordum tabii. Sonunda biraz şaşırmadım değil. Yine de okunmaya kesinlikle değer...

Ve son olarak, kitabı okumama vesile olana bin teşekkür... Severek okudum, Kafka severlere tavsiye ederim. Keyifli Okumalar...
Şato, umutla varılmak istenen bir yerin yarım kalmış hikayesiydi bana göre.
Zira, Kafka'nın okunması çok da kolay olmayan bu ilginç romanını bitirmeye ömrü yetmemiş.
Kahramanımız K., atandığı köyde görevinin tam olarak ne olduğunu ve bu görevi ona kimin verdiğini öğrenmek için Şato'ya, yönetime, ulaşmak istiyor kitap boyunca. Sanki her sayfa, Şato 'ya ulaşacak bir merdiven basamağı. O basamakları tırmandıkça Şato uzaklaşıyor, tıpkı biz safaları çevirdikçe kitaptaki hikayeden uzaklaştığımız , başka hikayelere daldığımız gibi...
Ulaşılamayan bir otorite var kitapta tıpkı "Dava" kitabında olduğu gibi.

Bu Şato'nun bulunduğu köyde ise , otorite ile bire bir görüşme fırsatı bulamayan köylüler , yukarıdakilere karşı çıkmanın bedelinin dışlanmak olduğunu bildiği için ,köyün yönetimindeki olumsuzlukları düşünmek, sorgulamak istemiyorlar ve K.ya engel olmaya çalışıyorlar. Bürokrasiden kaynaklanan iletişimsizlik, her kafadan çıkan sesler...
Kitabın kurgusu ise bence takip edilmesi kolay olmayan bir kurguydu. Bol karakterli, davranış sebeplerinin bir yalan bir doğru verildiği bir hikaye... 'Hımm anladım bu karakterin davranış sebebi buymuş aslında ' diyemediğim türden..
Kafka'nin o kendine has yorumuyla devlet duzenine bakis acisini yansitmasi bakimindan dava ile benzer yönleri olan bir eseri. Kamu kurumlarindaki eksiklikler aksaklıklar sorunlar gündeme getiriliyor . güzeldi değişikti
Franz Kafka tarafından yazılan Şato, yabancılaşma, bürokrasi, bir adamın sisteme karşı sonu gelmeyen ayakta durma çabası, bazen sistemin içinde yer alma hevesi, bazen sisteme duyulan öfke arasında, erişilemez bir hedef doğrultusunda faydasız ve umutsuzca bir yol arayışını anlatmaktadır. Kimi zaman karanlık kimi zaman gerçek üstü bir içeriğe sahiptir. Romanın kahramanı "K.", bilinmeyen nedenlerden ötürü köyü yöneten gizemli otoritelerin arasına katılmak istemektedir.
Roman aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
K., bir köye kadastrocu olarak atanır. Başta köylüler onun kadastrocu olduğuna inanmasa da, bir şato görevlisinin yardımcısının şatoyu aramasıyla kadastrocu olduğu anlaşılır. Bir hana yerleşir, fakat köylüler yabancılara karşı pek misafirperver değildir. Görevi hakkında bilgi almak için şatoya gitmek istediğinden köylülere şatonun yolunu sorar, şatonun yolunu tarif etseler bile kimse onu şatoya götürmeye yanaşmamaktadır.
Akşama doğru Arthur ve Jeremias adında iki genç çıkagelir. K.'ya onun yardımcıları olduklarını söylerler. K. onları daha önce hiç görmemiş olsa da, sorgulamadan onları hizmetinde çalıştırmayı kabul eder.
Ertesi sabah, Barnabas adında bir ulak K.'ya Klamm adında bir şato beyinden gelen bir mektup getirir. Mektup, K.'nın görevleri hakkındadır. K. Barnabas'tan kendisini şatoya götürmesini ister, birlikte yola çıkarlar fakat Barnabas onu şatoya değil kendi evine götürür. Barnabas'ın ailesiyle tanışan ve biraz tuhaf bulan K., farklı bir hana kalmak üzere gider. Handa beylerden başka kimsenin kalamayacağını öğrenen K., en azından meyhaneye uğrar. Orada çalışan kız Freida'yla tanışır ve ona aşık olur. Freida ise sabah kendine mektup gönderen şato beyi Klamm' ın metresidir. K., Klamm ile konuşabilmek için Freida'dan yararlanmaya çalışır, fakat bir türlü beceremez. İlerleyen zamanda ise Freida ile nişanlanırlar.
Bir gün K. hala görevi hakkında bir şey bilmediğinden köyün muhtarına gider. Muhtar köyde kadastrocuya ihtiyaç olmadığını söyler. Bunun üzerine K. Klamm'dan gelen mektubu çıkarıp muhtara gösterir fakat muhtar mektubun geçerli olmadığını söyleyerek K.'yı gönderir.
Birkaç gün sonra muhtar, K.'ya haber gönderir. Köyün okulunda hizmetli kadrosu boştur ve eğer isterse nişanlısı ile orada çalışabileceklerdir. Bunu kabul eder ve Freida ile beraber okula yerleşir ve işe başlarlar. Fakat bir süre sonra işten ayrılırlar çünkü patronu onlara çok kötü davranmıştır.
Bir gün K. hanın kapısında Klamm'ın kızağını görür. Fakat her yerde aramasına rağmen Klamm'ı bulamaz. Ertesi gün ise K.'yı sorguya çağırırlar. Sorgu sırasında uyuyakalan K. aslında suçunun ne olduğunu, neden sorgulandığını bilmemektedir.
Daha sonra hancının karısı onu yanına çağırır ve hancı kadın K.’ya onun aslında kadastrocu olduğunu söyler. K. da kadına onun da sadece hancı olmadığını, başka işlerin peşinde olduğunu söyler.
Bitirmekte çok zorlandığım kitaplardan biriydi. Verdiği (veremediği) mesajı, konusunu, ve de kurgusunu anlamakta güçlük çektiğim bir ızdıraptı.Vasiyetine uyulup yakılsaymış,pek bir şey kaybetmezmişiz diye düşünmekteyim.
Zorluk çektiren, sakinlik ve sessizlik isteyen bir kitap Şato. Ancak ülkemizin karmaşık bürokrasisine aşina olacak yaşa gelmiş insanlar için güncel bir roman gibi. Çünkü kafka insan için var olan ama insanın dokunamadığı ve de insana dokunmayan sözümona insan oluşumu yönetimlerden ve getirdiği yaşamı zorlaştıran her şeyden dem vuruyor romanda. Karakterimiz K. , isminden de belli olduğu üzere sade bir vatandaş ve bir meslek erbabı. Ancak hayatının bir evresinde K.'nın yolu bürokrasi ile kesişiyor ve yaşadığı tüm saçmalıklar da okuyucuya mevcut düzene karşı çıkanların ötekileşerek kimsesiz ve çaresiz kalacağını mesajını veriyor. Kitap bitmiyor. Kafka burda bürokrasideki bu yozlaşmanın ve bunun insan hayatima etkilerinin bitmeyeceğini ve kimsenin bu konuda hiçbir şey yapamayacağını anlatmak istiyor gibi. K. ayrıca bürokrasi ile mücadele ederken en çok da kendi gibi vatandaşlara takılıyor. Daha çarka çomak sokmadan- ki bu çomagın daha ilk anda kırılacağı çok belli- yalnızlaşıyor, dışlanıyor ve kendi gibi sade vatandaşlar tarafından öğütülüyor. Her kelimesinin altında insanın doğasına aykırı olan bir senaryoya tüm benliği ile teslim olmuş, evrim geçirmiş olduğunu hissediyorsunuz. Öyleki, kitap adeta bilim kurgu romanı gibi. Keyifli okumalar.
Kafka ya şapka çıkarılır ve kitap biter. Dahice yazılmış bir kitapti. Özellikle bütün yolların Şato ya yaklaştığı noktada tekrar uzaklasmasi... Benim için kitabın en önemli noktasiydi. Hala daha zekasina hayran bir şekilde gülüyorum. Diğer ilginç yani ise kitabın bi sonu olmaması. Okurken yordu ama değerdi. (Sanki kitabı formül üzerinde yazmış. )
Konu yalnızca unutmak değil, çok daha ötesi.
Çünkü insan unuttuğuyla yeniden tanışabilir.
Franz Kafka
Sayfa 93 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 7.Basım
İnsanın umudunu kıran:
Çevrenin zorlayıcı gücü ve düş kırıklıklarına alışma..
Franz Kafka
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 7.Basım
Hareketleri biraz ağırlaşmıştı, bunun nedeni yorgunluk değil, anıların yarattığı yüktü.
Franz Kafka
Sayfa 88 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 7.Basım
Fakat dünyanın aşılması güç engelleri vardır, varılmak istenen şey büyüdükçe engeller de büyür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şato
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053322528
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Das Schloss
Çeviri:
Regaip Minareci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Şato
Şato
Kafka Şato`da, tıpkı Dava`da da olduğu gibi şeffaflıktan yoksun, işlemeyen kurumlarla, otorite ve bürokrasiyi hicveder. Esrarengiz bir kont, ona ait bir şato; diktatörce eğilimler gösteren, hiyerarşi içindeki çok sayıda bürokrat… Roman, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu`nun modern ulus devletlere ayrışmasının ertesinde yazıldığından, Kafka geleneksel otoritenin nasıl bir düzene evrileceğini sorguluyor olsa gerektir. Okur, romanın muammalarını çözmek için her türlü karmaşa, ikilem ve belirsizlik arasından yolunu bulmaya çalışacağı "aktif" bir okumaya davetlidir.

Kitabı okuyanlar 1.043 okur

  • Gözde Bozoğlu
  • Mustafa Bilici
  • Damla Karaman
  • Elif
  • Zeynep
  • EYYÜP ÇAKMAK
  • Sultannur Dağlum
  • B. Bulut Sağlam
  • SULE SARPKAYA
  • Kübra Yıldız

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%6.2
18-24 Yaş
%26.8
25-34 Yaş
%35.1
35-44 Yaş
%17.8
45-54 Yaş
%5.2
55-64 Yaş
%2.1
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.6
Erkek
%48.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.7 (57)
9
%12.1 (35)
8
%28.4 (82)
7
%16.6 (48)
6
%10.7 (31)
5
%4.2 (12)
4
%2.8 (8)
3
%1.4 (4)
2
%3.5 (10)
1
%0

Kitabın sıralamaları