Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·378 syf.··
2020 65. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2020 23:58
Bir tek memurun elinde midir bağışlamak ? Bu olsa olsa resmî makamları ilgilendirir, hatta resmî makamlar bile belki bağışlayamaz, yalnızca yargılar .. Alıntısıyla başlamak daha makul olacaktır .. Kafkacım derin kelimeleri bir Derya gibi adeta boğuldum ben o denizde bürokrasiyi kademe kademe anlatıp tezatlıklardan dem vuruyor , bu tezatlıklarda boğulup duruyor insan Kafkacım çok epey önce bunu fark edip çağımızı anlatabilmeyi başarmış :) Amma ve lakin kitabı okurken belki en az yirmi defa bırakmak düşüncesi gölge gibi peşimdeydi Ayrıca yaptığım ilk inceleme kitabım oldu yazmadan yapamadım:)) Kitabı iki yüz sahifesinden sonrası gözlerim dolu dolu okudum nedendir bilinmez deryaya girip boğulmamak mümkün mü ? Sabırlı bir insanın okuyabileceği kitaplardan ..keyifli okumalar dilerim 1000k ailesi :))
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
Kafkaesk...
Puan vermedi·378 syf.··
2021 3. kitabı
·
369 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2021 00:53
Kitap benim için çok ağır ilerledi sürekli elimden bıraktım. Bunu okuma süremden de anlayabilirsiniz :D Ama sonradan hızlandım ve sevdim. Kafka'nın şatoya ulaşamadığı bürokrasinin önüne engeller çıkardığı cümlelerde kendimi şöyle hissettim; belediyeye gidiyorum ya da bir resmî kuruma. Bir evrak teslim edeceğim ya da bir işim düşmüş. Ve o evrakın günlerce masadan masaya dolaştığını hayal ettim. Herkesin başına gelmiştir bu durum. Demek ki resmî kurumlar hiç ilerlememiş senelerdir aynı. Ulaşılamaz yani. Onun dışında çok uzun cümleler vardı, öyle ki hayran kaldım.. ve bazı cümleleri o kadar günümüzü anlatıyor ki Kafka iyi bir gözlemciymiş...
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
Puan vermedi·378 syf.··
2021 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2021 12:19
Kitap cidden oku oku bitmedi. Bitirmesi çok zor bi kitap çünkü bir türlü sonuca varılamamış bi kitap. Kitabın ana karakteri K. bir şatoya kadastrocu olarak atanıyor fakat bir türlü bu işi yapamıyor önüne bir sürü engel çıkıyor sadece iş alanında değil aşkta da sonuca varılamaz bir yerlere gidiyor ve böyle bi durum olduğu için okuyanın canı hayli sıkılıyor.
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
Puan vermedi·378 syf.··
2023 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2023 23:51
Nihayetinde okudum ve bitirdim. Sevinç çığlıkları atmak istiyorum. Kitabı gözümde güzelleştirmek için yağmur sonrası ortaya çıkan gökkuşağı ile resim çekip onunla paylaşmak istedim. Kitabı birazcık matematiksel bir dille eleştireceğim bu kitabı okurken kendimi bir çemberin merkezinde durup çemberden çıkmaya çalışan ama gidebildiğim mesafe sadece yarıçap kadar olan bir durumda hissettim. Yada labirent içindeyim de sağa dönüyorum çıkış yok sola dönüyorum çıkış yok .Sonu olmayan bir yolda gibiydi.Eğer okuma kulübünün kitabı olmasa idi bitirirmiydim bilmiyorum. Franz Kafka 'nın okunması zor ve tamamlanmamış bir romanıdır Şato.Ağustos 1917'de Kafka 'ya tüberküloz teşhisi konuldu. Şato'yu yazmaya 27 Ocak 1922 de başladı. 3 Haziran 1924 'de öldüğünde Şato tamamlanmamıştı.Yakin arkadaşı Max Brad tarafından yayınlanmıştır. Kafka bu romanında modern bürokrasi ve bunun toplum üzerinde ki baskı ve etkilerinden bahseder. Kahramanımız K. bir köye kadastrocu olarak atanır ama geldiği köyde bir Şato vardır. Bu Şato nerededir nasıl gidilir .Tüm kitap boyunca K. Şato'ya ulaşmaya çalışır ama bir türlü ulaşamaz. Geldiği köy zaten garip bir yer .Nereye döner ne yaparsa suç olur.İşsiz güçsüz dururken Şato dan bir haber gelir ki çalışmalarından memnun olduklarını belirten habere göre Şato kendisinden memnundur; yanına verdikleri yardımcılar bile gayretli çalışıyor diye...Ama ortada bir iş bile yoktur.Yatacak sıcak bir yatağı bile yoktur.Bir girdabın içinde döner durur. Ama ne ona mektup gönderip çağıran kişiye ulaşır ne de Şato'ya ulaşır. Sohbet gününü merakla bekliyorum. Ben sevemedim seven grup var.Sevenler ve anlayanlar anlamayanlara anlatırlar artık. #mineilebirlikteokuyoruz Haziran kitabı Şato. Yarım ayımı aldı. Ve bu benim Kafka 'dan okuduğum 5.kitaptı.Eğer Kafka 'ya bu kitap ile
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
Şato-kafka
7/10
·378 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 21:59
İlk yüzelli sayfayada kadar bir beklenti içinde olduğum kitap hiç değişmeden bitti sanki gereksiz uzatılmış hissi versede sanki biraz bu havayı yaşatmaya çalışmış kafka kitabın konusu bay k adındaki bir adamın kadastrocu olarak bir öye atanması ile başlıyor köyde bir şato var bütün köyün idaresi ve bürokrasisi şatodan işliyor bay bir türlü şatoya ulaşamıyor ne iş yaptığını bilmiyor bir belirsizlik yaşıyor statü ağır bürokrasi ulaşılmaz idareciler konusu değişik bir konusu olsada sıkıyor yer yer
1000Kitap
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
6/10
·378 syf.··
2021 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2021 01:09
Eserin başından sonuna kadar ne anlatmak istenildiğini anlamaya çabalamakla geçti bütün mücadelem. Anladığım kadarıyla ise günümüzde de geçerli olduğu gibi devlet dairelerindeki bir türlü sonu gelmeyen, yapılmayan işlerin, sonuçlanmayan başvuruların, yani kısacası bir türlü işlemeyen bürokrasinin konu edildiğini, yazara has üslupla, bayağı da karışık ve insanı bezdiren bir anlatımla kaleme alındığı düşünüyorum.
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
Puan vermedi
Büyük bir ihtimalle kitap yarım kalmış çünkü sonu çok saçma bir şekilde bitti. Öte yandan olaylar birbirlerine çok iyi bir şekilde bağlanmış olay örgüsü kurgusal açıdan güzel bir kitap ancak okuyucuların aklında (K. Nereden geldi, ailesi yokmu vs gibi) bir çok soru işareti bırakıyor. Bürokratik bir roman, biraz sıkıcı ama tavsiye ederim.
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
Puan vermedi·378 syf.··
2020 33. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2020 00:22
Açıkçası kitabı okurken çok zorlandım. Bu kitap Kafka’nın toplum, devlet düzenine gönderdiği ağır bir eleştiri aslında. Kafka çoğu zaman bana fantastik bir dünya kuruyor gibi geliyor. Karakterleri ve olayları oturtmak çok zor. Oluşturduğu dünya abartılı, bazen tiksindirici ve çok saçma. Peki hikaye neden bize tanıdık geliyor! Çok basit aslında nasıl Tolkien Yüzüklerin Efendisinde bize aslında Avrupa’nın Ortaçağ savaşlarını anlatıyorsa, Kafka’da herkes maskesini çıkartsaydı olacaktan, gibi gözüktüğümüz değil de hani parlak yeşil, harikulade ayakkabının içindeki sert, kötü kokan ayaktan bahsediyor. Boyanın altındaki tuğladan, Kafaların içindeki bizden bahsediyor. Yabancısı olduğumuz, tanımadığımız bizden... Okursanız bitirmekte zorlanacağınız bir kitap olacaktır, yinede okunmalı kesinlikle size çok şey katacaktır...
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
Kafka
10/10
·378 syf.··
2019 83. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2019 14:54
K. ve maceraları... İnsanın bir yerlere gelebilmesi için katlandığı olayları o kadar farklı anlatmışki okuyan herkes bu benimde başıma geldi diyebilir. Kafkanın bütün eserlerinde olduğu gibi bu kitaptada muğlaklık çok fazla.Gri alanların fazla olması insana sürekli düşünme isteği veriyor. Ben bir şeyler yapmak için nelere katlanmalıyım,nelerden vazgeçmeli veya neler göğüs germeliyim ?
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Mavi Çatı Yayınları · 201812,3bin okunma
Kafkaesk
8/10
·360 syf.··
2024 80. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 20:36
l Kafka'dan okumuş olduğum bu eser, Yarım kalmış bir kitap. Kafka'ya 1917 yılında Tüberküloz tanısı konur, Eseri 1921-22 yılları arasında yazmaya başlar. 1924 yılında vefat eder. Yarım kalmış bu romanı Kafka'nın yakın arkadaşı Max Brod tarafından neşredilen eseri Şato, Dava kitabı ile ilişkilendirilebileciği gibi, başlı başına ele alınmaya değer bir yapıttır. l Eser, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun modern ulus devletlere ayrışmasının ertesinde kaleme alındığından, muhtevasında geleneksel otoritenin nasıl bir düzene evrileceği hususunda sorgulamalar barındırarak, K. isimli bir kadastrocunun şato tarafından görevlendirildiğini iddia etmesi üzerine gittiği köyde karşılaştığı esrarengiz bir kont, ona ait bir şato, diktatörce eğilimler gösteren ve hiyerarşi gölgesi altındaki çok sayıda bürokrat içerisinde şato'ya ulaşma gayreti gözler önüne serilmektedir l Kafka, tıpkı Dava adlı kitabında olduğu gibi Şato'da şeffaflıktan yoksun, işlemeyen kurumlar ile otorite ve bürokrasiyi hicvederek, politik ve sosyolojik açıdan modern insanın köyden kente göçüyle köküne, memleketine yabancılaşmasını ve hiçbir yere ait olamayışını; yine modernleşme ile beraber ivme kazanan sınıflar arası eşitsizlik ile yozlaşan toplumsal dengeye atıfta bulunmakta, psikolojik açıdan ise bireyin iç dünyasındaki çatışmaları sembolik olarak resmederek, iç dünyayı dış evren ile harmanlayarak yazıya dökmektedir. l Şato okuyucusu, eserin muammalarını çözmek adına her nevi karmaşa, ikilem ve müphemliğin arasından yolunu bulmaya çalışacak, 'aktif' bir okuma seyrine dalarak, alt metni çok zengin, çok katmanlı bir kitap olan Şato ile devletin ve bürokrasinin çetrefilli yapısına, statü sahibi insanın erişilmezliğine beraber eşlik edecek, öte yandan hiyerarşik sistemi oluşturan tabakaların birbirlerinden ne
İnceleme
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.