Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 19:45
Kadastro memuru K.’nın profesyonel ve bireysel kimliğinin gizemli bir şato ve temsilcileri tarafından tanınması için verdiği beyhude mücadeleyi anlatan bir eser, Velhasılı anlatmak istediği şey, iktidar yapılarının yarattığı sistematik düzeni ve bu yapıların ürünü olan bürokratik labirentin karşısında pasif boyun eğişi yüzümüze çarpar, Devlet aygıtının keyfiliği, orantısız gücü ve aşırı bürokratikleşmesi üzerine bir türlü sonuca dönüşmeyen ya da arayışlar sonucu insanı mahkum vaziyette bırakır... Dipnot; Tamamlanamayan bir eser ve o yüzden epeyce üzüntüye sebebiyet vermiştir...
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2021 30. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2021 18:54
Kafka' nın tamamlayamadığı,trajik ama her döneme hemen hemen konusu ile uyum sağlayabilecek bir eser. Şato ve şatodakiler ile diğerleri, alt tabaka ve üst tabaka... Düzene karşı anlaşılamayan ve ulaşılamayan bir düzensizlik hakim romanda. Kafka bürokrasiyi bir diğer anlamda otoriteyi anlatırken distopik bir biçimde ele almış ve olay örgüleri ile okurun ilgisini çekmeyi unutmamış. Kimilerine çok sıkıcı,bitmeyen ya da yarım bırakılacak bir kitap olarak gelebilirse de aslında yaşanılan gerçeklerin kurgulanmış çok güzel bir hali olarak romanı tanımlayabiliriz. Ulaşılamayan bir şato ve ona ulaşmaya çalışan kahramanımız K ile ele alınan aslında trajik bir gerçekliği yansıtıyor. Ne olursa olsun şato tarafından verilen her kararın doğru olduğu, yapılan her hareketin şatodakiler demese de - düzen öyle iyi oturtulmuş ki- kendi kendilerine kısıtlama getiren, kendilerini cezalandırabilen,asla olayları irdelemeyen, sunulduğu gibi kabul eden sığır bir toplum...
İnsan ve Toplum
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
Puan vermedi·360 syf.·
2020 76. kitabı
Kahraman köyün birine kadastorcu olarak şato tarafından görevlendiriliğini idda etmektedir. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın bir türlü işe başlayamaz.Köylüler tarafından istenmeyen,benimsenmeyen kişidir artık.Kitap yazıldıktan 2 sene sonra basılmış tamamlanamamış bir kitap ve bittikten sonra “böyle mi bitiyor” diyosunuz. Keyifli okumalar
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 19:34
Başta sürükleyici bir anlatım tarzı vardı ama ortalarda baya bir ağır geldi. Bir çırpıda okunabilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum karmaşık bir kitap. Ben okurken zorlandım açıkçası :) Kafamda bazı soru işaretleri kaldı tekrar okuyacağım anlaşılan.
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
Kafka ve Şato
7/10
·360 syf.··
2020 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2020 10:56
Romanın baş kahramanı, "K." bilinmeyen nedenlerden köyü yöneten gizemli otoritelerin arasına katılma hevesindedir. Belirsiz, olağanüstü bir Şato; K'nın sisteme karşı ayakta durma çabası, sistemin içinde yer alma hevesi, bazen de sisteme duyulan öfke arasında ulaşılmaz bir hedef .. Faydasız ve umutsuzca bir yol arayışını anlatmaktadır. Kafka'nın ömrü romanı bitirmeye yetmemiştir.
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
9/10
·360 syf.··
2020 4. kitabı
·
288 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2020 12:48
Kitabın zaten sonunu kitabın arkasından veya herhangi bir küçük araştırmanızdan da öğrenebiliyorsunuz. Evet, bir devlet memurunun göreve başlayabilmesi için Şato'ya asla gidememesi üzerine yazılmış bir kitap. Mesela zaten Şato'ya gitmek değil giden yolda yaşanılanlar ve düşünülenler. Biraz ağır bir düşünce yapısı var, Kafka çizgisini bu kitabında da bozmamış. Kitabın sonunu getirmek gerçekten sabır istiyor, bitirince de hem çok şey anladığınızı hem hiçbir şey anlamadığınızı fark ediyorsunuz. Klasik Kafka hali diyorum ben bu duruma. Zihninizi yormayı, derin felsefi düşünceler üzerine düşünmeyi ve anlamlandırmayı seviyorsanız bence tercih edilebilecek bir kitap; "yok ben daha akıcı, sürükleyici kitaplar tercih ediyorum, çarpıcı detaylar olmalı okuduğum kitapta" diyorsanız bu düşünceniz geçene kadar çok da seveceğiniz bir kitap olduğunu sanmıyorum Bu arada bu eser Kafka'nın yarım kalan eseridir. Sevgili Kafka vefat ediyor ve eseri yarım kalıyor. En yakın arkadaşı Max Brod, Kafka kitaplarının yayınlanmasını istememesine rağmen bu yarım kalan kitabı da tamamlayıp diğer kitaplarla beraber yayınlanmasını sağlıyor. (Not: Kitabın neresine kadar Kafka yazmış neresinden sonra Brod devam etmiş bilmiyorum ve çok merak ediyorum. Bununla ilgili ne bir bilgi bulabildim ne de okurken anlayabildim. Bilgisi olan varsa beni de bilgilendirirse çok sevinirim )
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
6/10
·360 syf.··
2019 127. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2019 12:25
●ŞATO| Selamlar Franz Kafka' yi sevmeyeniniz azdır bunu biliyorum. Okuduğum diğer kitaplarında aldığım tadı bu kitapta alamadım. K isimli Kadastro memuru arkasında her şeyini bırakarak ona gelen haberle şatonun bulunduğu köye gelir. Karşılaştığı herkes onun şatoyu ulaşmasını engeller, hiçbir araba oraya gitmez diyerek uzaklaştırmaya çalışırlar. Kalmak için yer aradığı sırada beylerin kaldığı bir hana girer ve Klamm' in sevgilisi Frieda' ya aşık olur. Klamm ise kimse tarafından asla görülmeyen ulaşması zor Şatoda bir yetkilidir. Durum böyle olunca K ve sevgilisi Frieda kalacak yer bulamazlar. Burada kalabilmesi için çeşitli zorluklara ve iftiralara katlanmak zorunda kalır memur K. .. .. Sindire sindire okuduğum bir kitap oldu tıpkı tüm Kafka kitaplarında olduğu gibi. Konusunu gerçekten beğenmedim. Dönüşüm, Dava kadar beni etkilemedi, sonunun Kafka öldüğü için tamamlanmamış olmasından ötürü olabilir. Alt tabakanın asla üstlere ulaşıp derdini anlatamadığı bir dünyaydı. Hancı kadının gerçekte kim olduğu bir muamma kaldı. Kafka severlere tavsiyemdir.
1000Kitap
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2020 14:45
Şato Şato deyince akılda canlanan o büyük ve soğuk, ulaşılması güç çağrışımı kitabı tek kelimeyle neredeyse özetliyor. Kafka’nın içdünyasıyla yazdığı bir kitap. Okurken dava kitabı, oradaki canhıraş çaba gözünüzün önüne geliyor yine. Davayı okuduktan sonra anlamadığım için kitabı bitirdikten sonra bitirmek için verdiğim o çabanın boşa mı gitti üzüntüsünü şimdi mutluluğa çevirebiliyorum. Şato’yla Dava kitabı aynı mekanizmanın üzerine oturtulmuş sadece modelinde değişim yapılan bir üretim tesisi hissini veriyor. İki kitabı da okumak Kafka’nın (ne anlatmak istediğini asla tam olarak anlayamayacağımı düşünüyorum) değinmek istediği o küflenmiş, hantal bürokrasinin, bu ne mantıksızlıktır demekten kendimizi alamadığımız saçma hiyerarşiyi ve bu yönetim mantığının halk üzerinde ne kadar baskın olduğunu ve sorgusuz kabul edilebileceğini gösteriyor. Kitabın başında atandığı görev için şatonun olduğu köye gelen K. geldiği ilk andan itibaren bu saçma kargaşayla savaşmak zorunda kalmasıyla başlayıp sizi de içine çeken bir kavga olarak devam ediyor kitap. Şatoya geldiğinde karşılaştığı duruma verdiği ‘’ Eğer buraya tesadüf eseri, herhangi bir amacım olmadan gelseydim... Şu anda umutsuzluğa kapılırdım.’’ S.21 bölümüyle bu saçma durumu insanın bir amacı olduğunda aşabileceğini düşünerek o özgüveni size de hissettirerek mücadeleye ortak olmanızı sağlıyor. Şato denilen şey nedir diye düşünecek olursanız Şato hep olan ama kabul edilmeyen yukarıdaki yöneticiler ve bürokratlar. Herkesin gördüğü, kolunu uzatıp ulaşabileceğin ama tanıdığın yoksa kapıcısıyla bile görüşemediğin o yer bu kitapta şato diye ele alınmış. Bu bürokratlar ve Şatoya yakın olan kişilerin o torpil yerine kullandığımız referanslarla başka insanları ve hayatları nasıl etkilediğini çok güzel yansıtmış. Şatodaki bir ulağın
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
Şato, her yerdedir ama hiçbir yerdedir.
7/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 14:44
Şato, cevap veren bir roman değildir. Soru olarak kalan bir romandır. Ve bittiğinde insana huzur değil, hafif bir varoluş sıkıntısı bırakır. Belirsizlik, bürokrasi, ulaşamama, sürekli ertelenme ve sinir bozucu bir bekleyiş. K.’nın şatoya ulaşma çabası aslında bir işe kabul edilme meselesi değil, bir anlam arayışıdır. Ve en kritik nokta Şato belki bir yer değil. O bir otorite olabilir, Tanrı olabilir, devlet olabilir, kabul edilme ihtiyacı olabilir ya da insanın ulaşamadığı iç huzur olabilir. Kitap bitince bende tuhaf bir his bıraktı. Çünkü çözüm yoktu, netlik yoktu, son yoktu, tatmin yoktu. Ve işin ironisi, bu bilinçliydi. Zaten Kafka bu eseri tamamlayamadan ölmüş. (Yakın arkadaşı ve edebi vasisi Max Brod tarafından düzenlenip yayıma hazırlanmıştır) Ama bu yarım kalmışlık bile Şato’nun o ulaşılamaz ruhuna o kadar uygun ki. Tamamlanmamış olması resmen temaya hizmet ediyor. Çünkü K.’nın mücadelesi de sonuçlanmıyor. Kafka bize şunu söylüyordu sanki: “İnsan bazen bir yere ulaşmak için değil, ulaşamayacağını bilmeden çabalamak için yaşar.” Sözün özü; farklı bir kitaptı. Okurken sonu nereye bağlanacak diye düşünüp, sonuna gelince de “sanki gerçekten böyle bitmeliydi” diyorsunuz.
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2025 27. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 14:39
Franz Kafka nın tamamlanamamış eseri. Aslında olaylar tam da heyecanlanmaya başlamıştı. Daha önce okuyanlar farkedecek ki kitap yazarın Dava isimli kitabını hatırlatıyor. Birilerinin lüks yaşamıyla oluşturduğu sınıfsal ve bürokratik yapı bu kitabın eleştiri konusu olurken bu yapıyı anlatan simge ise şato olarak seçilmiş.
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201912,3bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.