Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·472 syf.··
2019 17. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2019 10:16
-Bir Kafkasever olarak Öncelikle Sabrımdan dolayı kendimi çok tebrik ediyorum. Ne yazmışsın ama abicim ya. Neymiş okurlarına aktif okuma sunmuş. Tamam sunsun da yani, biraz daha kısa ve derli toplu olabilemez miydi ki acaba. *Neyse gelelim incelemeye; kitaptaki devlet işleyişi anlayışı çok doğru bir amaçla aktarılmış. İşlemeyen, karmakarışık, uzun süren mücadelelere rağmen hiçbir sonuç alınamayan resmi işlem ve döngüler.... -Kitabın bu amacı güzel ! * Diğer konu, her kafadan bir ses çıktığı ve bir olay örgüsünü herkesin nasıl farklı değerlendirerek kendine göre yorumladığı gözler önüne serilmiş.( bu kadar saçma detaylar bunu anlatmak için zaten galiba)- Tamam o da kabul. * Bir de dikkat çeken K.'nın dobralığı ve sözünü esirgememesi, korkmadan çekinmeden kendi hesaplarına göre mücadelesi ama bu arada yönlendirmelere ve kandırmalara maruz kalmasının bir kısmını farkedip bir kısmını farkedememesi.. * Bir şeyin kişiler için ne çok farklı anlamlar ifade etmesi .. gibi şeyler. AMA YİNE DE BÜYÜK SABIR GEREKTİRİYOR. OKUYACAK SEÇKİN ŞAHSİYETLERE KOLAYLIKLAR DİLİYORUM ŞİMDİDEN.. OKUMAYA KARAR VERME AŞAMASINDA OLANLARA DA SAYGILAR VE TUHAF BAKIŞLAR GÖNDERİYORUM.. (iyi düşünün)
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
Şato
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2012 18. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2012 21:35
Herkes hakkımızda bir şeyler biliyor: Ele geçirebildikleri kadar gerçeği ya da hiç değilse başkalarından devralınmış ve çokluk kendileri tarafından uydurulmuş bir söylentiyi biliyor. Elbet yalancının mumu yatsıya kadar yanar; insanın değil mi ki gözleri vardır, eninde sonunda gerçeği görecektir.
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
Beğendi
·
2021 292. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2021 21:09
Franz Kafka'nın ölümünden sonra yayımlanan (1926) Şato, tamamlanmamıştır. Şato yönetimi tarafından köye kadastrocu olarak atanan K.'nın bürokrasi ile olan mücadelesi, bu mücadele etrafında gelişen olaylar anlatılır kitapta.Şato'daki bürokrasi bilinmezlik doludur, kimin neyi, niçin, nasıl yaptığı asla sorgulanmaz.Köylüler bürokrasinin cazibesine kapılıp, gitmiştir. Şato labirente benzeyen bir eser.Kahraman, Şato'ya ulaşmak istedikçe, kaybolur.Şato'ya ulaşmak için yapmış olduğu her girişimle, özgürlüğü biraz daha kısıtlanır. Şato öyle bir korku yaratır ki köylülerin üzerinde, kimse kendi dünyasından çıkma cesareti gösteremez. Kafka'yı neden sevdiğimi bir kez daha hatırladım, Şato'yu okurken.
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2021 74. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2021 12:11
Mektuplarını kolayca okuyup sevdiğim Kafka'nın romanlarını okurken zorlanabiliyorum. Bu kitabı da biraz zorlanarak ve yarıda bırakma ikilemiyle okuyup bitirdim. Dilinin ağır oluşu tamamen kurgusundan kaynaklı olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Kitap konu itibariyle devletin ve bürokrasinin karmaşıklığını ele alıyor. Statü sahibi insanların erişilemez oluşu yazar tarafından eleştiriliyor. Kuvvetli bir eleştiri kitabı olarak değerlendirebiliriz Şato'yu. Betimlemeleri kuvvetli, sakin bir zaman diliminde okumanızı tavsiye ederim.
1000Kitap
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 02:05
Roman dediğimiz yazın türü anlatı çeşitliliği bakımından her ne kadar dağınık ve birbirinden bağımsız gibi görünen hikayeler şeklinde anlatılsa bile sonunda okurun kafasında bir bütün oluşturmalıdır.Şato romanının tamamlanmamış olduğu dikkate alındığında en büyük eksikliğin okurun zihninde bir bütün oluşturmadığıdır.Roman, parçaların bütün oluşturmasını sağlayacak bir son ile bitmemiştir. Romanın ilk yarısı keyifli ve dinamik bir okuma sunuyor, diğer yarısı yer yer dinamik olsada genel itibariyle sıkıcı,boğucu bir anlatımla devam ediyor. Roman bize Kafka iklimini belirgin bir şekilde sunuyor.Ben Kafka'nın delilik ve dehalık arasında gerilmiş bir ipte bir rismanbaz olduğuna inanmışımdır.Bence Kafka dehalık değil de delilik hallerini yansıtmayı daha çok seviyor.Bu romanın bazı kısımlarında da bir tımarhane ve delilik halı mevcuttur. Kafka romanda hayal dünyasını gerçek hayatın mekaniğine ters düşmeden başarılı bir şekilde kağıda ilmek ilmek işliyor.Bu düş gezgini çoğu zaman gerçekle okur arasına bir sis perdesi indiriyor ve okuru gerçeğin sisler içinde kayboluşu tedirginliğinde bırakıyor. Kafka'nın katmanlı kurmaca ustalığı adeta çok küçük zaman aralıklarında çoğumuzun yaşıyorken bile kaçıracağı bütün detayları nitelikli bir mercek işleviyle anı bütün çıplaklığıyla ortaya seriyor. Genel olarak toparlayacak olursak parçaların anlatımı iyi,olaylar iyi seçilmiş,verdiği mesaj etkili , taslak bir metin diye kabul edersek bütünlük oluşturma durumu hariç başarılı bir metin ve kesinlikle deneyimlenmesini tavsiye ediyorum. İşte böyle.... Saygılarımla,daima kitapla olun.
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2021 105. kitabı
İlk başta şunu söylemek zorundayım ki betimlemelerden dolayı biraz okurken yoruldum.. Kafka şatoyu 1922 yılında yazmış 1926 yılında ölümünden 2 sene sonra yayınlanmış. Tamamlanmamış bir eser olmasına rağmen alt metinde verdiği mesajlar çok manalı insanların köyden kente göçüyle beraber köküne, memleketine yabancılaşmasını, hiç bir yere ait olmama hissini, sınıflaşma, eşitsizlik, rekabetçiliği, bencillik, ırkçılık gibi bir çok tasviri içerisinde barındırıyor. Eser daha çok resmî makamları bürokrasiyi, makamlarda yalanan olumsuzlukları, görünmeyen üst düzey yöneticileri eleştirme manasında yazılmıştır. ∙ Kısaca konusu; Baş kahramanımız K. Kadastrocu olarak bir köye gelir. Zaten zat zor geldiği bu yerde gecenin bir yarısı köylüler tarafından şatonun izni olmadan köye giremeyeceğini öğrenir. K. Kendisine gelen mektup donu ı kadastrocu olarak geldiğini köylülere anlatsa da bir türlü başaramaz ve şatolara bir türlü ulaşamaz...
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 11:08
Kafka'dan okuduğum 3. Eser oldu Şato. Kitaba dair biraz araştırma yapınca bir çok kişi tarafından okunmasının bir hayli zorlu ve yaratılan karamsar atmosferin boğucu olduğunu okumuştum. Üstelik kitabın sonunun olmamasıda pek olumlu bir durum değil maalesef fakat ben her şeye rağmen gerçekten çok sevdim Şato'yu. Kafka'nın yaşadığı dönemi böyle eleştirmesi ve kendince bir başkaldırıda bulunması bütün eserlerinde muhakkak bir yerde karşımıza çıkıyor. Şato toplum hiyerarşisine, bürokrasiye ve otoriter sisteme karşı yazılmış. Josef K bir gün Şato tarafından köye çağrılır çünkü söz konusu köyde kadastrocuya ihtiyaç vardır. K'nın bir anda köye gelişi hiç iyi karşılaşılmaz köylüler tarafından, hatta geceyi geçirecek bir yeri bile zor bulur. Geceyi geçirmek için girdiği otelde bir oda verilmez kendisine, o da köylülerin gözleri önünde otelin salonunda aldırmadan bir şilte üzerinde yatar ta ki şatonun kahya yardımcısının oğlu tarafından uyandırılana kadar. Kahya yardımcısının oğlu ona köyde kalabilmesi için Kont Westwest'ten izin almasını aksi taktirde köyü terk etmesi gerektiğini söyler. Her şey burada başlar, K kadastroculuk görevi için geldiği köyden adeta kovulur. Bütün bu anlamsızlık içerisinde K içten içe köyde kalmayı hatta Şato'ya ve makamın sahibine erişmeyi kafasına koyar. Ertesi gün bu harabe bir kentten ibaret Şato'yu görünce hayal kırıklığına uğrar fakat vazgeçmeyecektir. Köylüler ve şatonun çalışanları tarafından daima denetlenecek ve gözlenecektir K, o ise her türlü şarta uyum sağlamaya razıdır yeter ki Şato'ya erişsin. Barnabas ve ailesinin hikayesinden çok etkilendim... Uzun diyalogları okurken biraz zorlandığımı itiraf etmeliyim, çeviri gerçekten çok iyiydi. Şiddetle tavsiye ediyorum.
1000Kitap
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
ÖTEKİ Mİ ?UYUMSUZ MU? HAYIR ! SADECE YALNIZ! !
Puan vermedi·412 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2020 11:46
K. kadastrocudur. Hicbir seyi olmayan biridir . Hakkında bildiğimiz tek bilgi ! Bir daha dönmemek üzere kitapta konu olan yere (?) gelmiştir . Peki nerden gelmiştir ? Ailesi var mıdır ? Ya da sevdikleri ... Onu seven kimse yok mudur ? K. kimdir? Roman bize bunları söylemez . Mekana baktigimizda ise düzensiz bir yapı ile karşılaşırız . Hatta burda bir kadastrocuya ihtiyaç var mıdır  ki? Şato ve Klamm mülkiyeti elinde tutar . Klamm kimdir ? Onu hiç bilmiyoruz.  Hatta ŞATO bile şatoya benzemiyor . K.gordugu şeyi tasvir etmiştir okuyucuya ... neyse . Ulaşılamaz konumdadır şato . Sadece beyler ,sekreterler, memurlar ve Klamm gidebiliyor oraya . K.ve bize öyle söyleniyor.  Bürokrasinin saçma, uzayan yapısı Kafka tarafından gözler önüne seriliyor . Absürd olan, mulklerin sınırlarını devlet eliyle yapan kişi olan kadastrocunun oraya çağrılması ve bir türlü bu işin kendisine verilmeyisi. .. Kitap Kafka'nin ölümünden sonra basılmış . Ve yarım kaldığı düşünülebilir . Fakat daha ne yazılabilir ki... bitmeyen bir döngü ... çözümsüz bürokrasi ve devlet işleri . ÖTEKİ  olmanın dayanılmaz yalnızlığı ... daha ne yazılsın bitmesi için !  
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2021 90. kitabı
İyi akşamlar sizlere Sema canımın tavsiyesiyle okuduğumuz @cemyayinevi kitaplarından #franzkfaka #şato kitabının yorumuyla geldim. Yazar bu kitabında da serzeniş, sorgulama ve yaşadığı toplum ve yönetimini eleştiriyi güzel bir konuyla aktarmış. Konusuna gelince. Kadostro görevlisi olarak atanan kahramanımız oradaki halkın Şatodaki kişi tarafından yönetildiğini, onun için de ona ihtiyaçları olmadığını söylerler, çaresiz bir şekil de şato da yaşayan kişiye ulaşmaya çalışır ama bir türlü ulaşamaz. Sonunda pes eder ve işsiz kalmamak için bir hizmetli olarak işe başlar. Sonrası için kitabı okumanızı tavsiye ederim. @cemyayinevi @lokomotifkitap Sema #franzkafka #franzkafkaşato #neokudum #kitap #kitaptavsiyesi #1k1f #okuyananneler #vuslatınkitapkurtları #1000k #keşfet #kitapokuyankadınlar #klasikkitaplar #hürriyetkitapsanat #hürriyetkitapkulübü #hobimbnw #hobimportrait #hobimmizah #hobimmacro #hobimtraveler #hobimnations #hobimbnw #hobimportrait #hobimmizah #hobimmacro #hobimtraveler#hobimnations #hobinizhobimolsun
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma
Ekspresyonizm Akımının Eleştirme Gücü
9/10
·472 syf.··
2021 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2021 20:07
Kafka'dan okuduğum 6.eserdi. Şundan eminim ki sayfalar ilerledikçe içinden en çıkılmayan eseri Şato'dur. Bana kalırsa Kafka, ekspresyonizm akımını en iyi Şato eserinde yorumlamıştır. Ben böylesi kabus bir hikaye daha öncesinde hiç okumadım. Dönem bürokrasi işlerinin sistemsizliğini ve yöneticilerin kendini Tanrı profilinde görmelerini Kafka çok güzel bir dille yeriyor. Asla ulaşılmayan bir kont, asla konuşulmayan memurlar vb. kademedeki şato çalışanlarına bu denli ulaşılamaması ciddi anlamda çok güzel bir eleştiri ve günümüzde de benzer şeylerin olması çok can sıkıcı bir durum. Zaten böylesi eski eserlerin modernliğini korumasının yegane sebebi, günümüzdeki problemlerle bağıntılarını asla kaybetmemeleri ve sahip olduğumuz problemleri kavramımızda bize ışık tutması değil midir? Ateşli hastalıklara mahsus görülen başı belirsiz sonu belirsiz uyanıldığı zamanda etkisinin bir yarım saat sürüp ağızda buruk bir tat bırakan kabuslar olur ya, Şato eseri böyle bir kabus işte. Sıkıntının, kasvetin, ümitsizlik günlerinde ümitlenmenin, sahte aşkların romanı. Kafka'nın fikirlerinin giriftliğine en üst düzeyde eriştiğim ve kavradığım bu romanı tüm Kafka severlere öneriyorum. Eğer ekspresyonizme ya da Kafka'ya tahammülünüz yoksa Şato'dan uzak durun. (Zaten isteseniz de yaklaşamazsınız.) Şunun garantisini sizlere sağlayabilirim ki, her sayfayı çevirdiğiniz zaman "kafkaesk" sıfatının ardındaki bir isim gibi hissedeceksiniz kendinizi. Keyifli okumalar. #1000kitap #İnceleme
1000Kitap
ŞatoFranz Kafka · Cem Yayınevi · 201212,3bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.