Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

4/10
·377 syf.··
2020 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 22:24
Şato yarım kalmış bir romandır. Şato, oldukça karışık kurguya sahip bir eser. Kitapta Kişiler arasındaki ilişkilerde karışık bir şekilde ortaya koyulmuştur. kitabın vurgusu ve anlattığı konu ilk 80 sayfada anlaşılmakta olup geri kalanında okumaya değer çok bir kısım bulunmuyor. geri kalan 200 küsür sayfa ilk 80 sayfada verilen mesajın güçlendirilmesinden başka bir şey değil. belirsizliğe tahammülünüz yoksa okumayın bu kitabı. sonuç odaklı yaşayan insanlara önermem anı yaşarım ben ama sonuç da çok önemli diyene de önermem. Özeti ise ... şato romanında, kadastrocu (bay k.), akşam karanlığında şatonun köyüne varır, ama şatoya bir türlü giremez, oysa oradan çağırılmıştır, beklemeye karar verir, boşuna, bir mekan elde edemeden oradan oraya sürünür durur; bir okula hademe olarak atanır, ama ona bir oda verilmediği için, eğreti olarak sınıflarda yatar kalkar. uyumsuz (saçma) bir durumdur bu, eğretilik onun ruhunu da biçimlendirmektedir. Karamsar bir ruhun okuyucuyu nasıl kendi karanlığında boğduğuna dair nadide bir örnek.
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
7/10
·377 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
iş ciddiye bindi mi bir yardımı dokunmuyordu, kendisi aciz durumdaydı, yalnızca gülümsemesi ışıldıyor; ama gökteki yıldızlar aşağıdaki fırtına üzerinde ne kadar etkili olabilirse, bu gülümseme de o kadar işe yarıyordu.
1000Kitap Gerçek Okurlar
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
6/10
·377 syf.··
2021 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 23:58
Kafka'dan okuduğum 4. kitap Şato. Ilk olarak belirtmek istediğim nokta diğer okuduğum kitaplarına göre (Dönüşüm, Dava, Ceza Sömürgesi ) bu kitabın cok daha detaylı olduğu ve detaylar arasında kaybolmanın muhtemel olduğudur. Bürokrasiye ciddi bir eleştiri yapılmaktadır. Toplum hiyerarşisi ve bu hiyerarşinin çarpıklığı göz önüne serilmeye çalışılmaktadır. Ancak bahsedilen konuların aktarımı cok uzun ve kimi zaman karmaşık cümlelere dayanmaktadır. Ben Olympia yayınlarının çıkardığı baskıyı okudum ve çok pişmanım. Kesinlikle tavsiye etmiyorum. Çok fazla yazım hatası mevcut ve hatta anlam kaymasına sebep olacak hatalar olduğunu düşünüyorum. Teşekkürler, iyi okumalar dilerim.
Bakanlar, Bürokratlar, Memurlar!
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
1/10
·377 syf.··
2020 9. kitabı
·
545 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2020 09:06
Bu yazarın yazdıkları roman değil tasvir tarzı yazım olmalı. Kurgu çok zayıf, hikaye dikkat çekici değil. Reklam kitabı. Ölümü üzerinden 70 geçip yayınevlerinin para kazanmak için telif hakkı ödenmeyen kitaplardan.
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
7/10
·377 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
Bu kitabın incelemesini Oğuz Aktürk'ten izlemeniz veya okumanız daha iyi olacaktır, baya iyi araştırmış kendisi. Ben size sadece okuduğumu anlatabilirim, araştırma yapmadım kitap hakkında. Kitap beni yordu, ama Kafka zaten yorucudur, harika betimlemeler yapar, bunlar uzun olur genelde. Siyasi bir kitap olduğunu anlıyoruz hemen. Kitapta sürekli bir makam mevki kavgası, insanların kasabadaki konumu anlatılıyor. Karakterimiz K. kitap boyunca Şato'ya ulaşmaya çalışıyor. Sürekli bir engeller karşısına çıkıyor, yakınlaştıkça uzaklaşıyor şatodan. Kitapta insanların mevki için birbirlerini nasıl kullandığını görüyoruz. Toplumun alt sınıfıyla, şatodakiler arasındaki hiyerarşiği görüyoruz. Klamm'ın yani şatonun ulaşılmazlığını, üst makamdakilerin bir hareketle alt sınıfı yani kasabadakilerin hayatını mahvedişini okuyoruz. Şatodakilerin memnuniyeti için kasabalarının bir önemi olmadığı soğuk su gibi yüzümüze çarpıyor. 1920'lere siyasi göndermeler yapıyormuş burda, bence kitap o kadar genel ki günümüze taşınmış durumda, en azından kendi ülkemize. Kitabı okurken acı gerçeklerle yüzleşeceksiniz, keyifli okumalar hepinize.
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
8/10
·377 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
366 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2019 23:03
Hukuk kurallarının ve mahkemelerin şeffaflığı ile ilgili Franz kafka çok güzel anlatmış ve eleştiride bulunmuş. Hukuk okuyan arkadaşlara önereceğim bir numaralı kitaplardan bir tanesi.
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
Puan vermedi·377 syf.··
2020 5. kitabı
Kahramanımız şato ile yönetilen bir köye atandığı haberiyle köye ulaşır.Fakat kısa bir süre sonra aslında atanmasının yapılmadığını köyün muhtarından öğrenir ve şatoya ulaşmak isteğiyle,köyde yaşayanlarla arasında amansız bir mücadele başlar. Kafka bu kitabında şatoyu bir yönetim olarak görmüş ve bürokrasiyi ayrıntılı bir şekilde eleştirmiştir.Köydeki yaşamı üst tabaka ve alt tabaka olarak anlatmıştır.
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
bürokrasinin ezikliği
Puan vermedi·377 syf.··
2021 5. kitabı
Kitapta devletin, bürokrasinin karmaşıklığını, statü sahibi insanın ulaşılmazlığı eleştirmiş yazar. İnsanların bu otoriteye karşı çok derin bir saygı beslediğini, ayrıca hiyerarşik sistemi oluşturan tabakaların birbirlerinden ne derece kopuk olduğunu da anlatmış. Tabi yayın evi iyi değil başka yayın evinde okumanızı önerebilirim
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
7/10
·366 syf.··
2021 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2021 00:00
Kafka bu kitabında bulunduğu zamanın otoritesinin , işlemeyen kurumlarını halk ve bürokrasinin birbirinden ne kadar kopuk olduğunu, köye kadastrocu olarak gelen K. adlı kişinin hikayesiyle anlatıyor .
Edebiyat & Roman
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma
Puan vermedi·377 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2020 17:14
Bay K. nin umut dolu şatoya ulaşma serüvenini okuduğumuz kitap akıcı bir dile sahip. Şatoya ulaşma sürecinde Bay K.nin karşılaştığı karakterleri analiz ediyor.
ŞatoFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201612,3bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.