Adı:
Aforizmalar
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944888059
Orijinal adı:
Betrachtungen über Sünde, Hoffnung, Leid und den wahren Weg
Çeviri:
Osman Çakmakçı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kafka, içinde yaşadığı dönemin, o dönemin olaylarının değil, gelmiş geçmiş tüm zamanların toplumsal mekanizmalarının yarattığı yalnızlığı, anlamsızlığı betimlemiştir.
Kuşkusuz, karanlık bir tablodur bu. Bu karanlık tabloyu aydınlatan ise
Kafka Güneşi’dir. Gecenin en yoğun ânında doğan, karanlığın tüm gizlerini açığa vuran ışığıyla, bizlere, insanlara yalansız bir dünya göstermeye çalışan, bunu handiyse özür dilercesine mırıldanarak gerçekleştiren, son aşamada da pişman olup tüm yazdıklarının yakılmasını (bunu hiçbir zaman yerine getirmeyecek bir dostundan istemiş olsa da) isteyen, hiçlikten sahici bir dünya yaratan bir insan.
Eğer Kafka’nın yapıtında manevi değerler ve umut aranıyorsa, burada aranmalı.
Ve bu aforizmalar da bu ışığın altında okunmalı.
Bu kitap, Kafka’nın ardında bıraktığı tamamlanmış ender elyazmalarından biridir. Tüm aforizmalar Kafka tarafından tek tek numaralandırılmıştır.
Max Brod, altısı, küçük okul defterlerine yazılmış aforizmalardan, kısa
öykücüklerden, çeşitli konulardan oluşan bu elyazmaları “yığınını” Taşrada Düğün Hazırlıkları başlığıyla tek bir kitapta toplamıştır. Daha sonraları birçok ülkede,
bu kitaptan küçük başka kitaplar üretilmiştir: Babaya Mektup ve Aforizmalar gibi.
Bu kitaptaki aforizmaların tam olarak ne zaman yazıldığını bilmiyoruz.
Bir sayfadaki 1917 tarihiyle Günlük’te yer alan benzer cümleler, aforizmaların 1917-18 yılları arasında yazıldığına işaret etmektedir.
Max Brod, bu aforizmalara “Günah, Acıçekme, Umut ve Gerçek Yol Üzerine
Derin Düşünceler” başlığını uygun görmüştür. Ama Kafka, bu elyazmalarına
bir ad vermediğine göre, en uygun başlık, kuşkusuz, yazın alanındaki bu türün
genel adı olan Aforizmalar’dır.
Hemen şunu da belirteyim ki, Kafka’nın tüm kitaplarında, özellikle Günlüklerinde
ve mektuplarında yazılmış, çeşitli konularda, ayıklanacak olsa, başlı başına büyük
bir kitap oluşturacak kadar aforizma vardır.

Ferit Edgü’nün önsözünden
109 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
ISSIZ ADAM

Kafka...
Yalnız adam...
Küskün çocuk...
Genç ölü...
Modern edebiyatın ikonik genci...
Hayata baştan kaybedilmiş bir savaş olarak bakar.
Belki de haklıdır...

Çünkü :
Babasından nefret ederek büyüyen öfkeli ve bir o kadar kırılgan bir çocukluk geçirmiştir...
İki erkek kardeşi küçükken ölmüştür...
3 kız kardeşini ( Elli, Valli ve Ottla) Nazi Almanyasının organize ettiği Yahudi soykırımında kaybetmiştir.
Çok sevdiği Milena’sı Alman toplama kampında hayatını kaybetmiştir.

Yalnızdır...
Çünkü:
Almanca konuştuğu için Çekler tarafından , Yahudi olduğu için de Almanlar tarafından sevilmez.
Ve....
41 yaşındayken veremden ölür...
41 yıla sığdırdığı tüm eserlerini en yakın arkadaşı Max Brod’a ölümünden sonra yakmasını vasiyet eder.
İşte yerine getirilmeyen vasiyet sonucunda Milena’yı, Gregor Samsa’yı tanıdık.
Ve Aforizmaları...

Nedir AFORİZMA?
Çarpıcı,aykırı, özlü söz...
41 yılın özeti bir bakıma...
Kafka’nın kalbini elimize vermesi...
Aklını ortaya koyması...
Çarpıyorlar mı peki?
Hem de dönüp aynaya bakacak kadar...
Kafka bu....
Hafife alınmaz...

Salih Bey’e teşekkür ederim şahsım adına bu etkinliğe zevkle katıldım.
Aforizmalardan :

“Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.”

“Dünyadaki uyumsuzluk, şükür ki, sadece sayısal bir uyumsuzluğa benziyor.”

“Bu dünya için koşumlarını takınman gülünç.”

“Dünyayla arandaki savaşımda, dünyanın yanında ol.”

Son Söz: Edebiyatın kırgın ve ıssız adamı Kafka, iyi ki vasiyetine ihanet edildi de sonsuz yaşama kavuştu...
109 syf.
·Beğendi·10/10
KAFKA : RUHU İSLAM’I (HAKİKATİ) ARAYAN BİR YAHUDİ

Yine mi Kafka? Evet ..

Kafka’nın Aforizmalar kitabı , Kafka okumaya başlayacaklar için en başlarda okunabilecek kitaplarından biri. Öylesine özenmiştir ki Kafka bu sözlerini özenle numaralandırıp sıraya koymuş ve meselenin ciddiyetini de vurgulamak adına, “Günah, Izdırap,Umut ve Doğru Yol Üzerine” diye bir başlık seçmiştir aforizmaları için.

Bu kısa cümlelerde en çok ; insan,hayat,cennet,günah ,hakikat,ölüm gibi kavramlar öne çıkar.

“İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için cennetten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ancak belki de belli başlı sadece bir günahları var : Sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötürü geri dönemiyorlar.” Aforizma/3.

Şimdi de Kuranı Kerimden Asr suresine bir bakalım,

“ 1-Asra yemin olsun ki
2- İnsan hüsrandadır
3-Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler ) işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır” Elmalılı Hamdi meali.

Son vurgu sabır, belki de en önemlisi her iki yerde de. Tembelliğin tersi ise çalışmak, iyi işler. Benim anladığım kadarıyla hakikatin kimin kalbine doğacağı hiç belli olmuyor.

Çok bilinen aforizmalardan biri de “Kafesin biri kuş aramaya çıktı” Aforizma/16 Burada da muhtemel ki Kafes(beden)- Kuş(ruh-can) meselesine değiniyor.

Yine çok dolaşımda olan bir diğeri, “ Ders sensin fakat ne yazık ki etrafta öğrenci yok” Aforizma/22
Bu sözü okuduğumda okulu bitireli henüz 1 hafta olmuştu ve nasıl bir yüzleşme yaşadığımı kelimelerle anlatmam mümkün değil..

Ya tevazu için ne demeli , “Bastığın yerin iki ayağınla kapladığından daha büyük olamayacağını bilmek mutlulukların en büyüklerindendir” Aforizma /24

“İyi bir bakıma rahatsızlık vericidir.” Aforizma /30 İtiraf edelim , hangimiz bu meseleden bağımsız kalabiliriz? Kötücül yanımız hem kendimizi hem etrafımızdaki kötülükleri zaman zaman onaylamamıza ve saf iyilikten bir bakıma rahatsız olmamıza neden olmuyor mu?

“Dünyayla arandaki savaşta dünyadan yana ol” Aforizma/52 Aranızda dünyayı yenebilen var mı?

“Ev halkını koruyan Tanrıya inanmaktan daha keyif verici ne olabilir!”Aforizma/68 Bütün inançların yegane çıkış noktası belki de bu ifade.

“İnsanlarla iç içe olmak, insanı kendini gözlemlemeye götürür.” Aforizma / 77 Ve böylece kendimize dönüyoruz belki de, bir de kitaplara tabi ki.

Bu kadarla yetineyim.Yüzden fazla aforizma var. Okunmasını öneriyorum çünkü insanın,hayatın,varoluşun hakikatine yönelik çok önemli ipuçları ve tespitler olduğunu düşünüyorum.
Kafka farklıdır, bilenler bilir, bilmeyenler de tanımalıdır. İyi okumalar..
  • Kumarbaz
    8.2/10 (2.297 Oy)2.214 beğeni8.087 okunma2.380 alıntı46.056 gösterim
  • Ezilenler
    8.7/10 (775 Oy)870 beğeni2.709 okunma1.907 alıntı22.916 gösterim
  • Esir Şehrin İnsanları
    8.5/10 (490 Oy)503 beğeni1.631 okunma708 alıntı10.404 gösterim
  • Moby Dick
    8.3/10 (234 Oy)211 beğeni958 okunma342 alıntı11.136 gösterim
  • Yalnızlık Paylaşılmaz
    8.7/10 (533 Oy)604 beğeni1.887 okunma1.581 alıntı13.624 gösterim
  • Siyah İnci
    8.5/10 (216 Oy)194 beğeni960 okunma133 alıntı7.514 gösterim
  • Budala
    8.5/10 (1.004 Oy)1.147 beğeni3.810 okunma3.005 alıntı37.356 gösterim
  • Sergüzeşt
    7.7/10 (1.538 Oy)1.305 beğeni8.735 okunma1.301 alıntı26.437 gösterim
  • Beyaz Diş
    8.4/10 (3.146 Oy)2.991 beğeni12.795 okunma1.632 alıntı69.005 gösterim
  • Faust
    8.1/10 (700 Oy)664 beğeni2.852 okunma2.431 alıntı27.111 gösterim
109 syf.
·2 günde·5/10
İlerde dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline gelecek olan Franz Kafka henüz on dokuz yaşındadır. Max Brod isimli biriyle tanışır. Brod ile yakın ilişki kuran Kafka arkadaşının, ölmesi halinde yazdıklarını yakmasını istemiş ancak Max Brod Kafka'nın bu isteğini yerine getirmemiş ve bu kararı ile bir anlamda dünyaya Kafka gibi bir ismi armağan etmiştir. Bana da bu isimle tanışmak Aforizmalar kitabı ile nasip oldu. Genel olarak Kafka hakkında yazılan yorumlara baktığımda okurların daha çok Dönüşüm kitabı ile bu yazarı okumaya başladığını fark ettim. Ancak ben Aforizmalar'ı tercih ettim çünkü numaralandırılarak yer verilen ve her sayfada birer tane olan bu sözlerin yazarı tanımama yardımcı olacağını ve diğer kitapları için bir hazırlık olabileceğini düşündüm. Fakat pek de umduğum gibi olmadı. Sanırım beklentilerim ve var olan gerçekler birbirinden epey uzaktı. Belki de Aforizmalar bir iki günde roman gibi okunup bitirilecek bir kitap değildir, belki de her gün bir aforizma okuyarak bu cümleleri anlamlandırmaya çalışmak gerekiyordur. Belkiler uzar gider ancak ortadaki gerçek bu kitapta Kafka ile pek anlaşamadığımız.

Aforizmalar'ı okumak konusunda çok heyecanlıydım ve şu açıdan beklentilerim yüksekti. Genel olarak çeşitli konularda fikir bazlı kısa cümleler okumayı severim, Aforizmalar'da da böyle bir şey bekliyordum, beklediğimi bulamadım ve bu da hayal kırıklığına uğramama neden oldu. Kafka bu yazılarında daha çok iyi, kötü, Tanrı temalı düşünceleri üstünde durmuştu ve dediğim gibi benim beklentilerim bu yönde değildi. Kafka bu kitapta yer alan her cümlesinde tabii ki hissiyatını yansıtmaya çalışmıştır ama sanırım birçok aforizmada ben o hissiyatı alamadım ve cümlelerin derinliğine inemedim. Tabii tek bir kitap okuyarak bir yazar ve kitabı hakkında detaylı bir yargıya ulaşamıyorsunuz ancak en azından Aforizmalar ile Kafka'nın dünyasına bir adım atmış oldum. Dönüşüm, Şato, Dava gibi kitaplarıyla da bu dünyaya iyice girmiş olacağım ve tabii ki artı olarak yazarın hayatı ile ilgili yazılar okuyarak.

O kadar aforizma arasında tabii ki "Aa tam olarak öyle" dediğim ve kendimden bir şeyler bulup anlamlandırdığım cümleler de oldu. Burada hepsi hakkında yazamayacağım için birini seçtim. "Kafesin biri bir kuş aramaya çıktı." Franz Kafka'nın on altı numaralı aforizması. Kimine göre kafes bizi hapsetmeye çalışan hırslarımız, öfkemiz, nefretimizken; kimine göre kuş aşık olunan, kafes ise aşık olan kişi. Bense kafesi insan zihni, kuşu bilgi olarak anlamlandırdım. Lise üçte felsefe dersine giriş yapılırken ilk olarak philosophia sözcüğünün anlamına inilir. Philo sevgi, sophia ise bilgi anlamına gelir. Philosophia bilgelik sevgisi iken philosophos yani filozof da bilgiyi seven, arayan, ona ulaşmak isteyen anlamına gelir. İşte buradaki gibi kafes olan bizler devamlı bir arayış içindeyiz ve bu arayışımızın sonucunda ulaştığımız şey ise bu cümledeki kuş. Kafesin biri bir kuş aramaya çıktı yani insan bilgi aramaya çıktı. Kitapta bunun gibi üzerinde düşünülebilecek aforizma mevcut. Benim bir sonraki Kafka kitabım Dönüşüm olacak, hepinize keyifli okumalar.
109 syf.
·1 günde·8/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye edeceğim YouTube kanalımda en sevdiğim 5 adet Franz Kafka alıntısını yorumladım:
https://youtu.be/QpqhrbK3lc8

Dava, Dönüşüm ve Şato kitaplarından sonra okuduğum 4. Kafka eseri oldu.

Aslında Kafka bu elyazmalarına ad vermemiş, kitaplarının yayınlanmasını istememiş vs... Yahu bu Kafka da ne pimpirikli adammış diyenleri duyar gibiyim. O zaman biraz Kafka'dan bahsetmek gerek bu aşamada.

Kafka'nın insanları mekanlarla insansılaşır, mekanları da insanlarla mekanlaşır diyebiliriz. Bu yüzden kafesin biri, bir kuş aramaya çıkar. Elbette bunlar bir metafordur fakat metafor olmayadabilir. Kafes insana baskı kuran bir devlet, kadına baskı kuran bir ataerkillik, kendi özgürlüğünü bulmaya çalışan bireylerin başına inen bir totaliter devlet olabilir!

Bir ortamda Kafka ile ilgili konuşuyorsak kesin yargılardan bahsedemeyiz. Çünkü kendisinin de dediği gibi : "Hedef var, ama yol yok; yol dediğimiz şey tereddütten ibaret." Evet, tam olarak bir tereddüt, şüphe, bürokratik kaos ve hedefe ne kadar yakınlaşırsan o kadar uzaklaşma atomlarının Kafka tepkimesiyle ortaya bulanık bir umut denklemi çıkarmasından bahsedebiliriz.

Ne olursa olsun, Kafka gerek Aforizmalar'da gerekse de diğer kitaplarında 1. Dünya Savaşı'ndan yorgun çıkmış bir Avrupa'nın kendi oturduğu tahtında okuyabileceği ve sorgulaması gerektiği karanlık bir tabloyu yansıtmak istedi. Bu savaşın yarattığı ortamdaki yalnızlığı, bireysizleşmeyi olabildiğince süssüz, yalın bir şekilde anlatmak istedi. Çünkü savaş da bir bakıma süssüzdür, makineli tüfekler sadece öldürmeye odaklanmıştır.

Aforizmalar'da bahsedilen temalar çoğunlukla kayıtsızlık, kısıtlanma, özgürlük sorgulamasıyla birlikte pozitif ve negatif özgürlük kavramları, bireysizleşme, soyutlanma, olay örgüsü bulanıklığı, Kafka'nın hedef ve süreç konusundaki düşünceleri, Tanrı inancı konusundaki cereyanlarından oluşur.

Kafka bir ruh mutfağıdır, baba figürü bu mutfağa yiyecek ihtiyacını sağlar. Kafka'nın ruhu, babasından beslenir. Çünkü Kafka'nın satırları babasıyla arasındaki soyutlanmadan kendisine doygunluk bulur.

Milena'ya Mektuplar bu mutfağın annesidir, ruhlarda sevgi eksikliği vardır, sevgi dağınıktır ve amaçtan sürekli sapar. Şato'daki sevgi buna en büyük örnektir, Şato'ya ulaşmak yerine kendisini amaçtan saptıran bir aşk vardır.

Dava bu mutfağın zeminidir, Aforizmalar'da da bu zeminin kayganlığından bahseder, adımlar geriye doğru kayma eğilimi içerir. Dava, Kafka'nın kileri gibidir, yiyeceklerini oradan alır, bütün kitaplarına bu ruh mutfağında hazırladığı cümle yemeklerinden dağıtır.

Şato bu mutfağın dış görünümüdür. Her zaman Kafka'nın ulaşma istenci içerisinde sunduğu bir hologramdan ibarettir, asıl olay içeride saklıdır, o ruh mutfağındadır fakat hiçbir zaman anlayamayız. Aynı annemizin yaptığı yemeklerin biz yaptığımızda nasıl o kadar güzel olmadıklarını anlayamamamız gibi, Kafka'nın yazdıklarını anlaşılmaz bulmamızın sebebi de Kafka'nın kendi düşünsel mekanizmaları içerisindeki dişlileri hareket ettirenin baba, bürokrasi, birey ilişkileri gibi birbirleriyle anlam bulmasıdır.

Kafkacım, The Doors'u dinlemeden öldüğün için üzülüyorum! https://youtu.be/2W7TfJRj7fI
109 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Şu ana kadar bir KAFKA incelemesi yapmadım.Çünkü kolay değildi benim için.Hakkını veremeyeceğimden korktum, layık olamayacağından.Onu anlayamayanlar gibi anlayamamaktan değil de anlatamamaktan.Çünkü KAFKA'nın yoğun duygularının kelimelerine çarpıp sağa sola savrulması gibi en ufak olacak benim de yazılarım diye düşündüm.Ama her şeye rağmen KAFKA güneşine olan inancım inceleme yazma düşünceme umut oldu.Daha fazla dayanamadım ve o güneşe ellerimle karşı koymak yerine yüzüme,duygularıma, kalemime vurmasına izin verdim.Ve sıcaklığını hissettiğim zaman incelememe hakkını verebilmeyi dileyerek başladım...
Sevgili KAFKA sen nasıl bir yazarsın!?Sözlerin bir insanı nasıl bu kadar etkileyebilir?Işığın aç bir insanı nasıl bu kadar doyurabilir!?
KAFKA' nın aforizmalarından oluşuyor kitap.Burda da tüm KAFKA kitapları gibi, KAFKA bir kelimeye binbir duygu yüklüyor, sizi düşündürüyor, sizi kendisiyle empati yapmaya sevk ediyor ve bunu yapmaya çabalamaktan, tatlı bir yorgunluk hissediyorsunuz.Ve onu anlamak sandığınız kadar basit olmuyor.Anladığınızda ise onun büyüsüne kapılıyorsunuz ve cümlelerinin altındaki anlam size bir kapı aralıyor, ufkunuz gelişiyor adeta yeni bir hayata adım atıyorsunuz.O yüzden de KAFKA okumak biraz da emek işi diye düşünüyorum.Ama emeğinizin karşılığını layıkıyla alıyorsunuz.
Kısacası severek okuduğum bir KAFKA kitabı.Sizin de okumanız ve onun güneşine tutulup yazılarıyla ısınmanız dileğiyle.Keyifli okumalar...
109 syf.
·1 günde·9/10
Biraz Kafka’nın bakış açısını görmek,anlayabilmek için oluşturulmuş bir kitap. Okuyunca anlıyor musunuz?Anlamıyorsunuz,o başka bir kafa çünkü.
Arzu ederseniz on beş dakika içerisinde bile okuyabilirsiniz, o kadar kısacık.
Yani tabi eğer bitirmek veya sadece ‘okudum’ diyebilmek amacıyla okuyorsanız. Anlayabilmek daha sonrasında da farkına varabilmek için okuyorsanız e nispeten biraz daha zaman alması lazım.
Kafka’nın günlüğünde yer alan bazı ortak cümlelerden yola çıkarak aforizmalarının 1917-18 yılları arasında yazıldığı düşünülüyormuş.
Anladım ki insan her zaman insan,eleştiriler hep aynı. Bir konuyla ilgili değil,birçok farklı konuyla ilgili paylaşım var.
Okuması kolay,anlamasını bilemem.
Ben bazılarını bir kaç kere okudum,bazılarını hiç anlamadım bile.
Kitabı başka bir zaman diliminde okuduğunuzda da ayni şekilde hayatınıza dokunacak,aynı sorulara cevap arayacaksınız.Hayatın ve insanın her halinden beslenmiş bir kitap.
Okuyup rafa kaldırabileceğiniz bir kitap değil. Tekrar okuyup,yeniden üzerinde düşünebileceğiniz bir yapıt.
109 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bir kitap ancak bu kadar güzel olabilirdi. Kafka ile bu kitap sayesinde tanıştım. Okumadan önce az çok fikrim vardı hem yazar hakkında hem de kitap hakkında. Beklentimin üstünde olan kitaplardan biri de hiç şüphesiz ki Aforizmalar oldu. Gittigim Sahafcida Kitabı elime aldığımda oradaki çalışan beyefendinin dediği cümle
" bu kitabı okuduğunuzda etrafınizdaki olaylara bakış açınız değişecek ve insanların hepsinin hemen hemen aynı olduğunu anlayacaksiniz" olmuştu. Kitabı okuduktan sonra bu cümlenin ne kadar isabetli bir cümle olduğunu anladım.
Kitabı okudugunuz bölümler her ne kadar kısa olsa da size çok şey katıyor. Cümlenin sonuna geldiğiniz an bir durup düşünüyorsunuz,kendinize soru soruyorsunuz acaba ne demek isteniyor diye. Hatta anlamadiginiz zaman başka insanların fikirlerini alıp yazıya farklı bir bakiş açısindan bakmış oluyorsunuz. Ve illa orada ne yazıyor bunu öğrenmek istiyorsunuz. Yani kisacasi merak ettiğinizi erteleme gibi bir durum olmuyor. Çünkü Kafka az sözle çok şey anlatan bir yazar. Onun yazdığı her kelimeyi anlamak ayrı bir tat ayrı bir mutluluk. Bu mutluluğu tatmaniz dileğiyle keyfli okumalar. İncelememi okudugunuz için teşekkürler. :)
109 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitapta tek tek numaralandırılmış cümleler var. Hepsi birbirinden farklı, hepsi birbirinden güzel ve hepsi birbirinden anlamlı. Bazen anlamadığım yerler de oldu gerçi ama o sırada Kafka'nın apayrı bir kafa yaşadığını anladım ve anlamak için pek de zorlamadım kendimi. Bir sonraki sayfada acaba ne diyecek diye hem iştahla hem de bitmesini istemeyerek çevirdim sayfaları. Keyifli okumalar.
109 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kafka 'yı anlamak...
Bu amaçla yazılmış bir sürü kitap ve makale bulunmakta. Lakin yeterli mi dersiniz? Belki evet belki hayır belki de böyle bir soruyu sormak yersiz.
Anlaşılamayacağını anladığı için yakılmasını istedi kitaplarını. Kim bilir en yakın arkadaşının kitaplarını yakmayacağını bilecek kadar tanıyordur onu...
Bu kitap ;Franz Kafka Aforizmalar
Üzerinde ciddi düşünülmesi gereken fikir, kapı ve sorulardan oluşan bir ışık demeti. Derin ve parlak bir ışık demeti. Kafka'nın karanlığında...
109 syf.
·Puan vermedi
Kafka'nın Aforizmalarını altıkırkbeş yayınlarının 98'deki baskısından okudum. İş Bankası Kültür Yayınlarının üstüne bir de "O:1920 günlüğünden aforizmalar" diye bir bölüm vardı bu baskıda. Osman Çakmakçı çevirmiş, beni fazla rahatsız etmedi. İş Bankası Yayınları gibi her sayfaya bir aforizma şeklinde basılmadığından yeterince kısa bir kitap. Altıkırbeşin ilk dönemleri ve çok hoş bir notları var başta, değiştirmeden ekliyorum incelemeye

"Daha yayınevi kurulmadan önce, selüloz ürünleri üzerine yoğunlaşan bir dergiye, yayınevimizi ve yaptığı işleri bir nebze olsun tanıtabilmek amacıyla yazdığımız bir yazıda, aynen şu cümlelere yer vermiştik: "Kafka kitaplarına dokunma isteğine alternatif dokunma nesneleri üretmek... "

Korkarız ki bu kitapla birlikte, yukarıda ifade ettiğimiz amacımızdan sapma noktasına gelmiş oluyoruz. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, çok sayıda genç kızın elinizdeki kitabı başından sonuna kadar okuma olasılığı hayli yüksek görünüyor. Bunun Türk kültür hayatına ve diğer hayatlara ne gibi etkiler yapacağı konusunda hiçbir fikrimiz olmamakla beraber, şu saatlerde yapabileceğimiz başka bir şey de yok. Hiç olmazsa bu kitapla Black Jack yapmış oluyoruz.

Kitabın İngilizce versiyonunu, bahara hazırlanan yağmurlu bir günde, Beyoğlu'nda yürürken gördük. Sonra Kadıköy'de çevirmenimize gösterdik. Heyecanlandı. Derken zaman geçti, çeviriyi sorumlumuz M. Ulusel'e gösterdik. Daha önce hiç Kafka kapağı deneyimi yoktu. Bir eksiğini daha kapatabildiği için gülümsedi. Filtresiz Pall Mall'ını küllüğe bastırırken, evindeki bir günlükte olan Kafka desenlerini hissedip aradı. Aranan bulunmaz kuralıyla karşılaşınca, H.T.'yi A.K.'e yollayıp görüntüleri sağladık.

Her şey bir yana, sizin bu kitabı elinize alıp okumanız, çok hoş, gerçekten. Ama tüm bunların üstüne bir de ikinci baskıyı yapabilmek tuhaf, çok tuhaf.

Karanlık günler için bir Kafka şekerlemesi. Yol gösterici, Kafka'nın özü.

Karşı cinsten uzak durun."

İncelemenin yarısını böyle bir şekilde geçiştirmenin verdiği mutlulukla, bu iki aforizma kitabıyla ilgili de biraz bilgi vermek istiyorum. İlk bölüm yani "Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine aforizmalar", Kafka'nın en buhranlı dönemleri olan 1917-1920 arasında yazdığı (Nişanlısından ayrılmış, verem olduğunu öğrenmiş, işinden de uzun bir izin almak zorunda kalmış) 109 tane paragraftan oluşuyor. Bunların bazıları tek cümle, bazıları ise sayfayı dolduruyor tamamen. Kısa olanlar ve özellikle anlaşılanlar her aforizma gibi twitter, instagram ve hatta 1000 kitap alıntı ve incelemelerini süslerken, bazı beyin tokatlayan " burada aslında şunu demek istemiş olabilir" tarzındaki paragraflar çoğunlukla görmezden geliniyor. Gerçi günahını almayayım kimsenin- bu 109 (aslında iki tanesi kayıp) aforizma için tam 529 alıntı ve 110 inceleme yazılmış, incelemeler de alıntılarla dolu genellikle va Kafka'nın hayatıyla. Ara sıra bazı aforizmalarla ilgili açıklamalar yapılmaya da çalışılıyor. Ama sonuçta hemen herkes bu kitabın okunması gerektiği konusunda hemfikir. Kafka tek tek numarlamış sonuçta bu lafları, önemsiz bir şey olamaz. Art arda bazı aforizmalar, sanki birbirinin devamıymış gibi benzer şeyler içeriyor. Kimbilir belki de Kafka bunları bir dergide yayınlatmayı düşünüyordu ya da çıkaracağı başka bir kitap için notlar alıyordu. Max Brod dahil hiç birimizin bunu kesin olarak bilebileceğimizi sanmıyorum.

İş Bankası Kültür Yayınlarında olmayan, kitabın ikinci kısmında ise 1920'de yazılmış bir günlükten bölümler var- aslında bunları aforizma olarak değerlendirebilir miyiz bilmiyorum ama altıkırkbeş, belki ingilizce metin de böyle olduğu için- bu iki kısmı da aforizma olarak çıkarmış. 10 bölüm var burada. Bazıları 2-3 sayfaya kadar uzamakta. Hepsi kafa yorulması gereken yazılar. Kafkaeskden çok post-modern bir tarzı var ama, ya da bana öyle geldi. Ama popüler kültüre bir "Kafesin biri, bir kuşu aramaya çıktı" cümlesi kadar etki edebilecek bir şey olmadığı için çoğunluk tarafından ilk bölümdeki uzun paragraflar gibi atlanabilir.

Peki okumalı mıyız bu kitabı, gerek yok bence- zaten popüler olanları kesinlikle görmüşsünüzdür İnternetin çeşitli yerlerinde. Kalanlar da buradaki alıntı ve incelemelerde mevcut. Kafka'yla ilgili ana sorun erken ölmüş olması bence. Yaşasaydı elbette daha epey bir katkısı olacaktı çağına ama bu açıdan söylemiyorum. Kafka'nın telif süresi 2000'lerin başlarında sona erdi ve edebiyat dünyasının bu değerli şahsı bir anda popüler kültürün çok satan bir öğesi oldu. Öyle bir şekilde lanse edildi ki topluma- Kafka okumayan, beğenmeyen insan kendini cahil olarak gördü belki. Şu aralar sitede gördüğümüz Dönüşüm incelemeleri de - belki biraz da Kamuran Şipal'in katkılarıyla- bu dayatmaya bir tepki galiba.

Neyse aforizmalarda güzel şeyler var gerçekten, site üzerinden inceleyebilirsiniz hepsini tekrar etmek gerekirse. Ama zaten ucuz olan ve içinde çeşitli ortamlarda kullanabileceğiniz onlarca şey bulunan bu kitap instagram için de güzel bir parça sonuçta. İsteyen alabilir de. Sonuçta "El taşı olabildiğince sıkı kavrar. Daha da uzağa fırlatabilmek için sıkıca kavrar taşı. Ama o kadar uzağa da götürür yol."
109 syf.
·Beğendi·9/10
Kafka'nın Aforizmalarını okurken hayata açtığı pencereden onunla birlikte bakıyor gibi oldum. Aslında kısa bir kitap olmasına rağmen bazı cümleleri o kadar anlaşılmaz ya da daha uygun bir tabir olabilir sıradışı geldi bana. Bu yüzden aynı cümleleri bir kaç defa okudum. Kafka hiç düşünmediğim şekilde düşünmemi sağladı. Eğer Kafka okuyorsanız illaki okumanız gereken bir kitap. Sonrasında başucu kitabınız olacağı kesin. İyi okumalar.
109 syf.
·Beğendi·10/10
Kafka'nın insanlar ve hayat üzerindeki tespitlerinin yer aldığı güzel sözler mevcut.Bir kitap ancak bu kadar güzel olabilir ve okunabilir.Belki günlük hayatta bu tespitleri hepimiz düşünüyoruz ama Kafka kadar cesaretli değilizdir.Kafkayı anlamak zor değil aslında sadece onunla aynı pencereden bakmak gerekiyor.
"Evlenmek, önce güven ister. 
Yoksa birinin yalnızlığını, bir başkasınınkine eklemek, asla bir yuva değil, tersine, bir zindan yaratır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aforizmalar
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944888059
Orijinal adı:
Betrachtungen über Sünde, Hoffnung, Leid und den wahren Weg
Çeviri:
Osman Çakmakçı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kafka, içinde yaşadığı dönemin, o dönemin olaylarının değil, gelmiş geçmiş tüm zamanların toplumsal mekanizmalarının yarattığı yalnızlığı, anlamsızlığı betimlemiştir.
Kuşkusuz, karanlık bir tablodur bu. Bu karanlık tabloyu aydınlatan ise
Kafka Güneşi’dir. Gecenin en yoğun ânında doğan, karanlığın tüm gizlerini açığa vuran ışığıyla, bizlere, insanlara yalansız bir dünya göstermeye çalışan, bunu handiyse özür dilercesine mırıldanarak gerçekleştiren, son aşamada da pişman olup tüm yazdıklarının yakılmasını (bunu hiçbir zaman yerine getirmeyecek bir dostundan istemiş olsa da) isteyen, hiçlikten sahici bir dünya yaratan bir insan.
Eğer Kafka’nın yapıtında manevi değerler ve umut aranıyorsa, burada aranmalı.
Ve bu aforizmalar da bu ışığın altında okunmalı.
Bu kitap, Kafka’nın ardında bıraktığı tamamlanmış ender elyazmalarından biridir. Tüm aforizmalar Kafka tarafından tek tek numaralandırılmıştır.
Max Brod, altısı, küçük okul defterlerine yazılmış aforizmalardan, kısa
öykücüklerden, çeşitli konulardan oluşan bu elyazmaları “yığınını” Taşrada Düğün Hazırlıkları başlığıyla tek bir kitapta toplamıştır. Daha sonraları birçok ülkede,
bu kitaptan küçük başka kitaplar üretilmiştir: Babaya Mektup ve Aforizmalar gibi.
Bu kitaptaki aforizmaların tam olarak ne zaman yazıldığını bilmiyoruz.
Bir sayfadaki 1917 tarihiyle Günlük’te yer alan benzer cümleler, aforizmaların 1917-18 yılları arasında yazıldığına işaret etmektedir.
Max Brod, bu aforizmalara “Günah, Acıçekme, Umut ve Gerçek Yol Üzerine
Derin Düşünceler” başlığını uygun görmüştür. Ama Kafka, bu elyazmalarına
bir ad vermediğine göre, en uygun başlık, kuşkusuz, yazın alanındaki bu türün
genel adı olan Aforizmalar’dır.
Hemen şunu da belirteyim ki, Kafka’nın tüm kitaplarında, özellikle Günlüklerinde
ve mektuplarında yazılmış, çeşitli konularda, ayıklanacak olsa, başlı başına büyük
bir kitap oluşturacak kadar aforizma vardır.

Ferit Edgü’nün önsözünden

Kitabı okuyanlar 4.451 okur

  • Muhammet Enes Bayraktutan
  • Aylinn
  • Gamze Karahan
  • Elif
  • Melis
  • Akay Sultanov
  • Leylivefa
  • Can Çetindaş
  • Aybik
  • Cansel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.3
14-17 Yaş
%10
18-24 Yaş
%27.8
25-34 Yaş
%31.6
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%3.2
55-64 Yaş
%0.3
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.8
Erkek
%39.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.8 (203)
9
%13.6 (147)
8
%23 (249)
7
%17.1 (185)
6
%8 (86)
5
%3 (32)
4
%1.9 (20)
3
%0.9 (10)
2
%0.3 (3)
1
%0.4 (4)

Kitabın sıralamaları