Adı:
Aforizmalar
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944888059
Orijinal adı:
Die Zürauer Aphorismen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kafka, içinde yaşadığı dönemin, o dönemin olaylarının değil, gelmiş geçmiş tüm zamanların toplumsal mekanizmalarının yarattığı yalnızlığı, anlamsızlığı betimlemiştir.

Kuşkusuz, karanlık bir tablodur bu. Bu karanlık tabloyu aydınlatan ise Kafka Güneşi’dir. Gecenin en yoğun ânında doğan, karanlığın tüm gizlerini açığa vuran ışığıyla, bizlere, insanlara yalansız bir dünya göstermeye çalışan, bunu handiyse özür dilercesine mırıldanarak gerçekleştiren, son aşamada da pişman olup tüm yazdıklarının yakılmasını (bunu hiçbir zaman yerine getirmeyecek bir dostundan istemiş olsa da) isteyen, hiçlikten sahici bir dünya yaratan bir insan.

Eğer Kafka’nın yapıtında manevi değerler ve umut aranıyorsa, burada aranmalı. Ve bu aforizmalar da bu ışığın altında okunmalı. Bu kitap, Kafka’nın ardında bıraktığı tamamlanmış ender elyazmalarından biridir. Tüm aforizmalar Kafka tarafından tek tek numaralandırılmıştır.

Max Brod, altısı, küçük okul defterlerine yazılmış aforizmalardan, kısa öykücüklerden, çeşitli konulardan oluşan bu elyazmaları “yığınını” Taşrada Düğün Hazırlıkları başlığıyla tek bir kitapta toplamıştır. Daha sonraları birçok ülkede, bu kitaptan küçük başka kitaplar üretilmiştir: Babaya Mektup ve Aforizmalar gibi.
Bu kitaptaki aforizmaların tam olarak ne zaman yazıldığını bilmiyoruz.

Bir sayfadaki 1917 tarihiyle Günlük’te yer alan benzer cümleler, aforizmaların 1917-18 yılları arasında yazıldığına işaret etmektedir.

Max Brod, bu aforizmalara “Günah, Acıçekme, Umut ve Gerçek Yol Üzerine Derin Düşünceler” başlığını uygun görmüştür. Ama Kafka, bu elyazmalarına bir ad vermediğine göre, en uygun başlık, kuşkusuz, yazın alanındaki bu türün genel adı olan Aforizmalar’dır.

Hemen şunu da belirteyim ki, Kafka’nın tüm kitaplarında, özellikle Günlüklerinde ve mektuplarında yazılmış, çeşitli konularda, ayıklanacak olsa, başlı başına büyük bir kitap oluşturacak kadar aforizma vardır.

Ferit Edgü’nün önsözünden
63 syf.
·2 günde·8/10 puan
"Ölümün olduğu yerde, hiçbir şey ciddi olamaz."

Kitabın içerisindeki "kitap üzerine birkaç not" bölümünde yer alan cümle. Bir yerlerden mutlaka çalınmıştır kulağınıza. Eser Kafka'nın hayatı ve kitap üzerine birkaç not ve Altıkırkbeş notu ile başlıyor. Şunu her zaman söylemişimdir: Kitabı okumaya kapağından başlamak gerek... Hele ki önsözün okumadığı kitapları okunmuş saymam kendi adıma. Bu kitapta da hem Kafka'ya hem de Aforizmalar eserinin nasıl oluştuğuna dair bilgilendirilmeler yer alıyor. Önce bu bölümü okursanız içindeki cümleler size daha anlamlı gelebilir.

Daha önce Kafka'dan Dönüşüm, Dava, Açlık Sanatçısı ve Milena'ya Mektuplar isimli eserleri okumuştum. Her biri düşünce dünyamda ayrı kapıların açılmasına vesile olmuştu. Ne Gregor Samsa unutulabilecek bir karakter olmuştu benim için ne de Joseph K. Bu kitap da birçok altı çizilecek can alıcı cümleleriyle yer etti zihin dünyamda. Hayata ve ölüme dair yazarın düşünceleri, birçok farklı konuya bakış açısı yer alıyor eserde. Onun ruh haline bürünüyorsunuz. Sizi düşünmeye, sorgulamaya itiyor okurken.

Hacimsiz ama hazımsız düşünceler barındıran bir eser. Bu kadar erken gitmemeliydi diyorsunuz okurken. O daha çok yazmalı biz daha çok okuyabilmeliydik. Tanışmak için geç kaldığım bir eser oldu. Beni allak bullak etmek için geç kalan bir eser. Okuma sürecimde hoşuma giden alıntıları paylaştım takipçilerimle. Buraya da eklemek isterim:

Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı.

Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.

Bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksamadır.

Bir gladyatörün dövüşten sonraki yorgunluğuna benziyor yorgunluğu, yaptığı iş bir memur odasının bir duvarına beyaz badana çekmekti.

Sahip oluş yoktur, sadece oluş, son nefesi vermeyi, nefessiz kalarak boğulmayı özleyen oluş vardır.

Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerlediğine hayret eden birisi vardı; gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu.

İnsan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatını bulduğunda değil.

İnanç yoksunu olduğumuz söylenemez. Sadece yaşıyor olmamız bile, tüketilemeyecek bir inanç-değeridir.

Bazıları ıstırabın varlığını güneşi göstererek reddeder; o ise ıstırabı göstererek güneşin varlığını reddediyor.
109 syf.
·1 günde·8/10 puan
YouTube kitap kanalımda Kafka'nın hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz:
https://youtu.be/VC6JxCLzwNI

Dava, Dönüşüm ve Şato kitaplarından sonra okuduğum 4. Kafka eseri oldu.

Aslında Kafka bu elyazmalarına ad vermemiş, kitaplarının yayınlanmasını istememiş vs... Yahu bu Kafka da ne pimpirikli adammış diyenleri duyar gibiyim. O zaman biraz Kafka'dan bahsetmek gerek bu aşamada.

Kafka'nın insanları mekanlarla insansılaşır, mekanları da insanlarla mekanlaşır diyebiliriz. Bu yüzden kafesin biri, bir kuş aramaya çıkar. Elbette bunlar bir metafordur fakat metafor olmayadabilir. Kafes insana baskı kuran bir devlet, kadına baskı kuran bir ataerkillik, kendi özgürlüğünü bulmaya çalışan bireylerin başına inen bir totaliter devlet olabilir!

Bir ortamda Kafka ile ilgili konuşuyorsak kesin yargılardan bahsedemeyiz. Çünkü kendisinin de dediği gibi : "Hedef var, ama yol yok; yol dediğimiz şey tereddütten ibaret." Evet, tam olarak bir tereddüt, şüphe, bürokratik kaos ve hedefe ne kadar yakınlaşırsan o kadar uzaklaşma atomlarının Kafka tepkimesiyle ortaya bulanık bir umut denklemi çıkarmasından bahsedebiliriz.

Ne olursa olsun, Kafka gerek Aforizmalar'da gerekse de diğer kitaplarında 1. Dünya Savaşı'ndan yorgun çıkmış bir Avrupa'nın kendi oturduğu tahtında okuyabileceği ve sorgulaması gerektiği karanlık bir tabloyu yansıtmak istedi. Bu savaşın yarattığı ortamdaki yalnızlığı, bireysizleşmeyi olabildiğince süssüz, yalın bir şekilde anlatmak istedi. Çünkü savaş da bir bakıma süssüzdür, makineli tüfekler sadece öldürmeye odaklanmıştır.

Aforizmalar'da bahsedilen temalar çoğunlukla kayıtsızlık, kısıtlanma, özgürlük sorgulamasıyla birlikte pozitif ve negatif özgürlük kavramları, bireysizleşme, soyutlanma, olay örgüsü bulanıklığı, Kafka'nın hedef ve süreç konusundaki düşünceleri, Tanrı inancı konusundaki cereyanlarından oluşur.

Kafka bir ruh mutfağıdır, baba figürü bu mutfağa yiyecek ihtiyacını sağlar. Kafka'nın ruhu, babasından beslenir. Çünkü Kafka'nın satırları babasıyla arasındaki soyutlanmadan kendisine doygunluk bulur.

Milena'ya Mektuplar bu mutfağın annesidir, ruhlarda sevgi eksikliği vardır, sevgi dağınıktır ve amaçtan sürekli sapar. Şato'daki sevgi buna en büyük örnektir, Şato'ya ulaşmak yerine kendisini amaçtan saptıran bir aşk vardır.

Dava bu mutfağın zeminidir, Aforizmalar'da da bu zeminin kayganlığından bahseder, adımlar geriye doğru kayma eğilimi içerir. Dava, Kafka'nın kileri gibidir, yiyeceklerini oradan alır, bütün kitaplarına bu ruh mutfağında hazırladığı cümle yemeklerinden dağıtır.

Şato bu mutfağın dış görünümüdür. Her zaman Kafka'nın ulaşma istenci içerisinde sunduğu bir hologramdan ibarettir, asıl olay içeride saklıdır, o ruh mutfağındadır fakat hiçbir zaman anlayamayız. Aynı annemizin yaptığı yemeklerin biz yaptığımızda nasıl o kadar güzel olmadıklarını anlayamamamız gibi, Kafka'nın yazdıklarını anlaşılmaz bulmamızın sebebi de Kafka'nın kendi düşünsel mekanizmaları içerisindeki dişlileri hareket ettirenin baba, bürokrasi, birey ilişkileri gibi birbirleriyle anlam bulmasıdır.

Kafkacım, The Doors'u dinlemeden öldüğün için üzülüyorum! https://youtu.be/2W7TfJRj7fI
  • Dokuza Kadar On
    8.7/10 (2.891 Oy)2.977 beğeni11,8bin okunma38bin alıntı58,4bin gösterim
  • Ermiş
    8.3/10 (11,4bin Oy)9,8bin beğeni38,7bin okunma88,9bin alıntı165,8bin gösterim
  • Bütün Şiirleri
    8.7/10 (2.716 Oy)2.777 beğeni11,2bin okunma29,2bin alıntı41,6bin gösterim
  • Sokrates'in Savunması
    8.6/10 (6,9bin Oy)6,9bin beğeni27,8bin okunma27,6bin alıntı440,4bin gösterim
  • Hasretinden Prangalar Eskittim
    9.1/10 (5,5bin Oy)6,8bin beğeni23bin okunma52,6bin alıntı125,7bin gösterim
  • Denemeler
    8.7/10 (7,6bin Oy)8bin beğeni31,2bin okunma100bin alıntı144,4bin gösterim
  • Dava
    7.7/10 (7,5bin Oy)7bin beğeni32,2bin okunma19,1bin alıntı174,1bin gösterim
  • Ana
    8.6/10 (4.396 Oy)4.629 beğeni17,7bin okunma29,3bin alıntı97bin gösterim
  • Yaşlı Adam ve Deniz
    8.1/10 (4.746 Oy)3.965 beğeni17,2bin okunma9,1bin alıntı80,7bin gösterim
  • Üvercinka
    7.7/10 (2.414 Oy)2.437 beğeni10,7bin okunma16,7bin alıntı48,3bin gösterim
109 syf.
·1 günde·10/10 puan
Kafkanın kitaplarını okurken kendi sesini bulmaya çalışan bir adam görürüm. Bu eser de beni hiç şaşırtmadı.

Kitap yazarın bu zamana kadar gelen el yazmalarindan biridir. Kendisi topluca bir ad vermediği için ve ne zamab yazildigu da belli olmadığı için yazın alanında bu tür eserlere aforizma denilmektedir.

Şu günlerde okuduğum en derin kitap diyebilirim. Türü dram değil ağlıyorsun , korku değil korkuyorsun. Sayfa sayısı az fakat tesiri kuvvetli..

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
109 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Bastığın yerin iki ayağını kapladığından daha büyük olamayacağını anlamaktır mutluluk." tam da bunu algılıyor tüm benliğim ama ne zaman ki o zaman ? :)
109 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
ISSIZ ADAM

Kafka...
Yalnız adam...
Küskün çocuk...
Genç ölü...
Modern edebiyatın ikonik genci...
Hayata baştan kaybedilmiş bir savaş olarak bakar.
Belki de haklıdır...

Çünkü :
Babasından nefret ederek büyüyen öfkeli ve bir o kadar kırılgan bir çocukluk geçirmiştir...
İki erkek kardeşi küçükken ölmüştür...
3 kız kardeşini ( Elli, Valli ve Ottla) Nazi Almanyasının organize ettiği Yahudi soykırımında kaybetmiştir.
Çok sevdiği Milena’sı Alman toplama kampında hayatını kaybetmiştir.

Yalnızdır...
Çünkü:
Almanca konuştuğu için Çekler tarafından , Yahudi olduğu için de Almanlar tarafından sevilmez.
Ve....
41 yaşındayken veremden ölür...
41 yıla sığdırdığı tüm eserlerini en yakın arkadaşı Max Brod’a ölümünden sonra yakmasını vasiyet eder.
İşte yerine getirilmeyen vasiyet sonucunda Milena’yı, Gregor Samsa’yı tanıdık.
Ve Aforizmaları...

Nedir AFORİZMA?
Çarpıcı,aykırı, özlü söz...
41 yılın özeti bir bakıma...
Kafka’nın kalbini elimize vermesi...
Aklını ortaya koyması...
Çarpıyorlar mı peki?
Hem de dönüp aynaya bakacak kadar...
Kafka bu....
Hafife alınmaz...

Salih Bey’e teşekkür ederim şahsım adına bu etkinliğe zevkle katıldım.
Aforizmalardan :

“Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok.”

“Dünyadaki uyumsuzluk, şükür ki, sadece sayısal bir uyumsuzluğa benziyor.”

“Bu dünya için koşumlarını takınman gülünç.”

“Dünyayla arandaki savaşımda, dünyanın yanında ol.”

Son Söz: Edebiyatın kırgın ve ıssız adamı Kafka, iyi ki vasiyetine ihanet edildi de sonsuz yaşama kavuştu...
114 syf.
·5/10 puan
Yazarın çeşitli eserlerinden can alıcı cümlelerinin derlendiği bir kitap. Aforizmalar kitabını okumaktansa kitabın derlendiği kaynakların okunmasını daha sağlıklı buluyorum. Çünkü bir önermeyi anlayabilmek için bence sayfalarca yazı okunmalı ve o aforizma üzerinde akıl yürütmeler yapmalı. Kitap içersinde anlamakta zorlandığım veya anladığımı saydığım aforizmlardaki en önemli eksiklik buydu bence
109 syf.
·2 günde·5/10 puan
İlerde dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline gelecek olan Franz Kafka henüz on dokuz yaşındadır. Max Brod isimli biriyle tanışır. Brod ile yakın ilişki kuran Kafka arkadaşının, ölmesi halinde yazdıklarını yakmasını istemiş ancak Max Brod Kafka'nın bu isteğini yerine getirmemiş ve bu kararı ile bir anlamda dünyaya Kafka gibi bir ismi armağan etmiştir. Bana da bu isimle tanışmak Aforizmalar kitabı ile nasip oldu. Genel olarak Kafka hakkında yazılan yorumlara baktığımda okurların daha çok Dönüşüm kitabı ile bu yazarı okumaya başladığını fark ettim. Ancak ben Aforizmalar'ı tercih ettim çünkü numaralandırılarak yer verilen ve her sayfada birer tane olan bu sözlerin yazarı tanımama yardımcı olacağını ve diğer kitapları için bir hazırlık olabileceğini düşündüm. Fakat pek de umduğum gibi olmadı. Sanırım beklentilerim ve var olan gerçekler birbirinden epey uzaktı. Belki de Aforizmalar bir iki günde roman gibi okunup bitirilecek bir kitap değildir, belki de her gün bir aforizma okuyarak bu cümleleri anlamlandırmaya çalışmak gerekiyordur. Belkiler uzar gider ancak ortadaki gerçek bu kitapta Kafka ile pek anlaşamadığımız.

Aforizmalar'ı okumak konusunda çok heyecanlıydım ve şu açıdan beklentilerim yüksekti. Genel olarak çeşitli konularda fikir bazlı kısa cümleler okumayı severim, Aforizmalar'da da böyle bir şey bekliyordum, beklediğimi bulamadım ve bu da hayal kırıklığına uğramama neden oldu. Kafka bu yazılarında daha çok iyi, kötü, Tanrı temalı düşünceleri üstünde durmuştu ve dediğim gibi benim beklentilerim bu yönde değildi. Kafka bu kitapta yer alan her cümlesinde tabii ki hissiyatını yansıtmaya çalışmıştır ama sanırım birçok aforizmada ben o hissiyatı alamadım ve cümlelerin derinliğine inemedim. Tabii tek bir kitap okuyarak bir yazar ve kitabı hakkında detaylı bir yargıya ulaşamıyorsunuz ancak en azından Aforizmalar ile Kafka'nın dünyasına bir adım atmış oldum. Dönüşüm, Şato, Dava gibi kitaplarıyla da bu dünyaya iyice girmiş olacağım ve tabii ki artı olarak yazarın hayatı ile ilgili yazılar okuyarak.

O kadar aforizma arasında tabii ki "Aa tam olarak öyle" dediğim ve kendimden bir şeyler bulup anlamlandırdığım cümleler de oldu. Burada hepsi hakkında yazamayacağım için birini seçtim. "Kafesin biri bir kuş aramaya çıktı." Franz Kafka'nın on altı numaralı aforizması. Kimine göre kafes bizi hapsetmeye çalışan hırslarımız, öfkemiz, nefretimizken; kimine göre kuş aşık olunan, kafes ise aşık olan kişi. Bense kafesi insan zihni, kuşu bilgi olarak anlamlandırdım. Lise üçte felsefe dersine giriş yapılırken ilk olarak philosophia sözcüğünün anlamına inilir. Philo sevgi, sophia ise bilgi anlamına gelir. Philosophia bilgelik sevgisi iken philosophos yani filozof da bilgiyi seven, arayan, ona ulaşmak isteyen anlamına gelir. İşte buradaki gibi kafes olan bizler devamlı bir arayış içindeyiz ve bu arayışımızın sonucunda ulaştığımız şey ise bu cümledeki kuş. Kafesin biri bir kuş aramaya çıktı yani insan bilgi aramaya çıktı. Kitapta bunun gibi üzerinde düşünülebilecek aforizma mevcut. Benim bir sonraki Kafka kitabım Dönüşüm olacak, hepinize keyifli okumalar.
109 syf.
·1 günde·7/10 puan
Bir incelemeden çok öfke haykırışı olacak sanırım bu yazı. Kitap hakkında birçok inceleme okudum ama bu konuya değinen birine rastlamadım ne yazık ki...
Evet içindeki aforizmalar güzel olabilir. Ama üç kelimelik şeyler için bile koskoca bir sayfayı heba etmişler. Üstelik kitabın %90ı bu şekilde ilerlemekte.
Bunlardan bazıları;
https://hizliresim.com/9mQwXZ
https://hizliresim.com/wZKNU1
https://hizliresim.com/Jc4B8J
Ben bunu ağaç israfı dışında başka bir şekilde ifade edemiyorum. Kitabın içeriğine lafım yok ama sayfayı bu kadar hunharca kullanmaya hiç gerek yok. Toplasanız 50 sayfa etmeyecek cümleler var içinde. Belki yayınevi kaynaklıdır, diğer yayınları bilmiyorum fakat İş Bankası Yayınlarında durum bu şekilde...
109 syf.
·Beğendi·10/10 puan
KAFKA : RUHU İSLAM’I (HAKİKATİ) ARAYAN BİR YAHUDİ

Yine mi Kafka? Evet ..

Kafka’nın Aforizmalar kitabı , Kafka okumaya başlayacaklar için en başlarda okunabilecek kitaplarından biri. Öylesine özenmiştir ki Kafka bu sözlerini özenle numaralandırıp sıraya koymuş ve meselenin ciddiyetini de vurgulamak adına, “Günah, Izdırap,Umut ve Doğru Yol Üzerine” diye bir başlık seçmiştir aforizmaları için.

Bu kısa cümlelerde en çok ; insan,hayat,cennet,günah ,hakikat,ölüm gibi kavramlar öne çıkar.

“İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: Sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için cennetten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ancak belki de belli başlı sadece bir günahları var : Sabırsızlık. Sabırsızlıklarından ötürü kovulmuşlardı, sabırsızlıklarından ötürü geri dönemiyorlar.” Aforizma/3.

Şimdi de Kuranı Kerimden Asr suresine bir bakalım,

“ 1-Asra yemin olsun ki
2- İnsan hüsrandadır
3-Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler ) işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır” Elmalılı Hamdi meali.

Son vurgu sabır, belki de en önemlisi her iki yerde de. Tembelliğin tersi ise çalışmak, iyi işler. Benim anladığım kadarıyla hakikatin kimin kalbine doğacağı hiç belli olmuyor.

Çok bilinen aforizmalardan biri de “Kafesin biri kuş aramaya çıktı” Aforizma/16 Burada da muhtemel ki Kafes(beden)- Kuş(ruh-can) meselesine değiniyor.

Yine çok dolaşımda olan bir diğeri, “ Ders sensin fakat ne yazık ki etrafta öğrenci yok” Aforizma/22
Bu sözü okuduğumda okulu bitireli henüz 1 hafta olmuştu ve nasıl bir yüzleşme yaşadığımı kelimelerle anlatmam mümkün değil..

Ya tevazu için ne demeli , “Bastığın yerin iki ayağınla kapladığından daha büyük olamayacağını bilmek mutlulukların en büyüklerindendir” Aforizma /24

“İyi bir bakıma rahatsızlık vericidir.” Aforizma /30 İtiraf edelim , hangimiz bu meseleden bağımsız kalabiliriz? Kötücül yanımız hem kendimizi hem etrafımızdaki kötülükleri zaman zaman onaylamamıza ve saf iyilikten bir bakıma rahatsız olmamıza neden olmuyor mu?

“Dünyayla arandaki savaşta dünyadan yana ol” Aforizma/52 Aranızda dünyayı yenebilen var mı?

“Ev halkını koruyan Tanrıya inanmaktan daha keyif verici ne olabilir!”Aforizma/68 Bütün inançların yegane çıkış noktası belki de bu ifade.

“İnsanlarla iç içe olmak, insanı kendini gözlemlemeye götürür.” Aforizma / 77 Ve böylece kendimize dönüyoruz belki de, bir de kitaplara tabi ki.

Bu kadarla yetineyim.Yüzden fazla aforizma var. Okunmasını öneriyorum çünkü insanın,hayatın,varoluşun hakikatine yönelik çok önemli ipuçları ve tespitler olduğunu düşünüyorum.
Kafka farklıdır, bilenler bilir, bilmeyenler de tanımalıdır. İyi okumalar..
109 syf.
·1 günde·9/10 puan
Biraz Kafka’nın bakış açısını görmek,anlayabilmek için oluşturulmuş bir kitap. Okuyunca anlıyor musunuz?Anlamıyorsunuz,o başka bir kafa çünkü.
Arzu ederseniz on beş dakika içerisinde bile okuyabilirsiniz, o kadar kısacık.
Yani tabi eğer bitirmek veya sadece ‘okudum’ diyebilmek amacıyla okuyorsanız. Anlayabilmek daha sonrasında da farkına varabilmek için okuyorsanız e nispeten biraz daha zaman alması lazım.
Kafka’nın günlüğünde yer alan bazı ortak cümlelerden yola çıkarak aforizmalarının 1917-18 yılları arasında yazıldığı düşünülüyormuş.
Anladım ki insan her zaman insan,eleştiriler hep aynı. Bir konuyla ilgili değil,birçok farklı konuyla ilgili paylaşım var.
Okuması kolay,anlamasını bilemem.
Ben bazılarını bir kaç kere okudum,bazılarını hiç anlamadım bile.
Kitabı başka bir zaman diliminde okuduğunuzda da ayni şekilde hayatınıza dokunacak,aynı sorulara cevap arayacaksınız.Hayatın ve insanın her halinden beslenmiş bir kitap.
Okuyup rafa kaldırabileceğiniz bir kitap değil. Tekrar okuyup,yeniden üzerinde düşünebileceğiniz bir yapıt.
109 syf.
·23 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabın içeriğine geçmeden önce adının nereden geldiğinden bahsetmek istiyorum.
Herhangi bir yazar yazdığı kitaba bir ad vermediğinde ve ne zaman yazdığı belli olmadığında bu tür eserlere "Aforizma" adı verilir. Aforizma "özdeyiş" anlamına gelmektedir -ki eserin içeriğine bakıcak olursak bunu anlamamak pek de mümkün değil-
.
Kitap bir derlemedir. İçeriğinde, yazarın kendi el yazmaları ve bazı kitaplardan parçalar bılunmakta. Her ne kadar konu bütünlüğü tam olarak sağlanamamış olsa da yazarın özellikle üzerinde durduğu konular mevcut; "iyi-kötü" çatışması ya da "inanç" gibi.
.
Bu kitap sayesinde; Kafka'yı karakter ve edebi yetenek konusunda şekillendiren şeylerin başında din konusunun ön planda olmadığını açıkça görebiliriz.
.
Franz Kafka'yı tanımayan kişilerin okuması gereken son kitap olmalıdır çünkü anlamadan yapılan yüzeysel bir okuma olacaktır...
Sen kendini dünyadaki acılardan geri çekebilirsin, bunu yapmakta serbestsin. Bu mizacına da uygundur. Fakat bu geri çekme, belki de kaçınabileceğin tek acıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aforizmalar
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944888059
Orijinal adı:
Die Zürauer Aphorismen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kafka, içinde yaşadığı dönemin, o dönemin olaylarının değil, gelmiş geçmiş tüm zamanların toplumsal mekanizmalarının yarattığı yalnızlığı, anlamsızlığı betimlemiştir.

Kuşkusuz, karanlık bir tablodur bu. Bu karanlık tabloyu aydınlatan ise Kafka Güneşi’dir. Gecenin en yoğun ânında doğan, karanlığın tüm gizlerini açığa vuran ışığıyla, bizlere, insanlara yalansız bir dünya göstermeye çalışan, bunu handiyse özür dilercesine mırıldanarak gerçekleştiren, son aşamada da pişman olup tüm yazdıklarının yakılmasını (bunu hiçbir zaman yerine getirmeyecek bir dostundan istemiş olsa da) isteyen, hiçlikten sahici bir dünya yaratan bir insan.

Eğer Kafka’nın yapıtında manevi değerler ve umut aranıyorsa, burada aranmalı. Ve bu aforizmalar da bu ışığın altında okunmalı. Bu kitap, Kafka’nın ardında bıraktığı tamamlanmış ender elyazmalarından biridir. Tüm aforizmalar Kafka tarafından tek tek numaralandırılmıştır.

Max Brod, altısı, küçük okul defterlerine yazılmış aforizmalardan, kısa öykücüklerden, çeşitli konulardan oluşan bu elyazmaları “yığınını” Taşrada Düğün Hazırlıkları başlığıyla tek bir kitapta toplamıştır. Daha sonraları birçok ülkede, bu kitaptan küçük başka kitaplar üretilmiştir: Babaya Mektup ve Aforizmalar gibi.
Bu kitaptaki aforizmaların tam olarak ne zaman yazıldığını bilmiyoruz.

Bir sayfadaki 1917 tarihiyle Günlük’te yer alan benzer cümleler, aforizmaların 1917-18 yılları arasında yazıldığına işaret etmektedir.

Max Brod, bu aforizmalara “Günah, Acıçekme, Umut ve Gerçek Yol Üzerine Derin Düşünceler” başlığını uygun görmüştür. Ama Kafka, bu elyazmalarına bir ad vermediğine göre, en uygun başlık, kuşkusuz, yazın alanındaki bu türün genel adı olan Aforizmalar’dır.

Hemen şunu da belirteyim ki, Kafka’nın tüm kitaplarında, özellikle Günlüklerinde ve mektuplarında yazılmış, çeşitli konularda, ayıklanacak olsa, başlı başına büyük bir kitap oluşturacak kadar aforizma vardır.

Ferit Edgü’nün önsözünden

Kitabı okuyanlar 14,7bin okur

  • Furkan
  • Melek durmaz
  • Rümeysa Elif
  • mine
  • duru
  • Aleyna Zenan Özsoy
  • Alexis ZORBA
  • Kaan
  • Fırat Bahşi
  • Beytullah KAPLAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%7.3
13-17 Yaş
%10
18-24 Yaş
%27.8
25-34 Yaş
%31.6
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%3.2
55-64 Yaş
%0.3
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.8
Erkek
%39.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.2 (444)
9
%9.7 (325)
8
%18 (603)
7
%14 (471)
6
%6.4 (214)
5
%3.4 (115)
4
%1.4 (46)
3
%0.6 (19)
2
%0.3 (10)
1
%0.5 (17)

Kitabın sıralamaları