Ne de olsa yaşamın son kalıntısıdır kemik, varoluşla ölüm arasında muğlak geçiş nesnesi. Sonsuz döngü arzusuyla geçiciliğin aynı anda yan yana bulunması en çok kemiklerle belirir. Varlığı eşitler, katman katman uyandırır, ürkütür, konuşur, hatta susturur da. İsa peygamberin diriltme hükmü de kemikten gelir bu yüzden. Kemik sınırdır. Uğradığın her sınır, dışarı çağırır.
Sayfa 22 - Metis·Kitabı okudu
Visal
Beni zaman kuşatmış, mekân kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş... Perde perde verâlar, ışık başka, nur başka; Bir ânlık visal başka, kesiksiz huzur başka. Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükût, duyulmazın sesi mi? Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen! Sana yönelsin diye icat eden kalbi, sen! Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş! Azap var mı âlemde fikir çilesine eş? Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor? Çilesiz suratlara tüküresim geliyor! Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum! Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli? Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli? Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır; Belki de benliğinden kaçabilene hazır. Hâtıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül! Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül! O visal, can sendeyken canını etmek feda; Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda! (1982)
Sayfa 233 - BÜYÜK DOĞU YAYINLARI·Kitabı okuyor
Birkaç yıl uzadı, daha uzun yıllara döndü ve daha uzun yıllar da koca bir ömür oldu. Yılların böyle davranmak gibi bir alışkanlığı vardır. Britt-Marie hiçbir beklentisi olmamasını seçti denemez. Sadece bir sabah uyandığında hepsinin son kullanma tarihinin geçtiğini gördü..
Sayfa 55 - Kairos Kitap·Kitabı okuyor
Roman
Bedenler toprağa karışsa, hayat bizi bambaşka yerlere savursa da, sevgiye ve umuda tutunan o son kale yani "yürek" asla teslim olmaz.