Günah, Istırap, Umut ve Doğru Yol üzerine

Aforizmalar

Franz Kafka
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·64 syf.··
2021 9. kitabı
İki kitap arası dinlenmek ve düşünmek için okudum. Somut ve çiğ metaforları sevenlere tavsiye ediyorum. “İyi bir yanıyla rahatsız edicidir...” “kendini bilmekle birlikte, başkalarına da inanıyor. O işte bu çelişki onu testere gibi dilimliyor.”
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 35. kitabı
Biliyorum bir Franz Kafka eseri incelemek çok zor, kendi adıma çekinceli bir konu. Öyle bir yazar ki eserlerinin derinine indikçe daha da derinleştiği görülüyor. Bir kitabı bitirip, kapağını kapattığınızda kafanızdaki soru işaretleri gitmiş olur genelde Fakat Kafka'nın eserlerinde bu normal akış geçerli değil asıl süreç kitabın kapağını kapattığınız anda başlıyor; kendinize biraz daha detaylı düşünme vakti verirseniz, aslında o bittiğini sandığınız soru işaretlerinin yerini başka sorulara bıraktığını göreceksiniz. Şuan bile kitaptaki cümlelerin bazıları zihnimde uçuşuyor, gün içinde bazı anlarda aklıma geliyor 'tabi yaa' falan yapıyorum 'işte anladım' diyorum ve sonra farklı bakış açısından bakınca tekrar fikrimi değiştiriyorum. Her bir aforizması bir ders niteliğinde bir tabiri caizse. Bazı sayfaları defalarca okudum ve her yineleyişimde farklı anlamlar yükledim o cümlelere ve en ilginç olanı şuan bir defa daha okusam yine bir öncekinden farklı bir şeyler fısıldar o cümleler bana, eminim ... Bu kitabı kesinlikle kafanız bomboşken okuyun..Ve mümkünse en yakın zamanda boşaltın ya da boşaltmış gibi yapın çünkü okunmaya ve düşünmeye oldukça değer bir eser .Okuyun ve sizden ricam sadece değer bilen ve doğru anlamlar yükleyebilecek kişilere okutturun. Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. Keyifli okumalar :)
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
4/10
·64 syf.·
2018 55. kitabı
Bir kitabı okumamızın nedeni genel olarak ondan bir şeyler koparabilmektir muhakkak. Bu sefer şunları koparabildim ve bu şekilde bir liste yaptım: 1- Başaramıyorsun, çünkü sabırsızsın. 2- Doğru olduğunu hissettiğin yoldan sendelesen de şaşma. 3- Aramaktan vazgeçme. 4- İşi usulüne göre sonuna kadar götür. 5- Arkana dönüp bak, kaybettiklerin tembelliğindendi. 6- Gelişimin sonu yoktur. Şu tepeyi geçince dinleneceğim demeyi bırak da, şu tepeyi geçince daha güzel yoldan yürümeyeceğim demene bak sen. 7- Bir elmayı yerken bile farklı farklı değerlendirmeler yapan sen, ne zamandan beri başkalarını yargılar oldun? 8- Gelişmek için zorluklara dayanman gerektiğini unutma. Bacakların yanmayacaksa neden bisiklet sürecekmişsin ki? 9- Elindekinin kıymetini bil. Okuduğun kitapların okumadığın kitaplardan kiymetli olduğunun farkına var. ... Bunlar ilk sayfalardaydı. Diğer sayfaları okurken oldukça sıkıldım ve öğrendim ki bu aforizmalar, Cenap Şehabettin'in Tiryaki Sözleri kitabının onda biri etmez. Bunu Franz Kafka yazmamış olsaydı bu kadar okunmayacağını düşünüyorum. Bu zamana kadar gelemeyeceğinin kanısındayım. Dönüşümden sonra okuduğum ikinci kitabıydı ikisini de sevemedim. Bir tek Milenaya Mektuplar'dan umutluyum. Başka da okumaya değmez yani. Güzel olan bir iki sözün alıntısı burada var zaten. Onlarda sizin düşüncelerinizde dolanan şeylerden ibaret. Ben beğenmedim efendim, size iyi okumalar.
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2018 4. kitabı
'İyi bir bakıma rahatsız edicidir' kitapta yer alan birçok anlamlı sözlerden biriydi sadece, bu söz sadece kitabı değil hayatı da özetlemekte aslında. Franz Kafka hayatın, normal seyrinde ilerleyen yoluna duraklar koymaktadır, hangi durakta ineceğimiz, hangi durakta bekleyeceğimiz bizim elimizdedir. Yaptığımız tercihlerle yaşarız ve bu tercihlerin sonuçlarına da katlanmaktayız. Hayat seyrinde ilerlerken, bu hayat gerçekten istenilen hayat mıdır diye sorarız. Hayat bizim gördüklerimizden, yaşadıklarımızdan, hislerimizden daha fazlasıdır aslında. Hayat sadece ilerleyen bir süreç değil bir manadır. Önemli olan gözlerimizin önündeki perdeyi aralayabilmek ve hayata bir başka pencereden bakabilip manasını keşfedebilmektir.
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
Kişisel gelişim aforizması :)
10/10
·64 syf.··
2020 78. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2020 08:21
Franz Kafka 'nın küçük yazılardan oluşan bu kitabı benim nezdimde tam bir kişisel gelişim olmuştur. Her satırda aydınlanabileceğin, doğrunun yanlışı, yanlışında doğruya, doğru yol aldığı kısa yazılar... Benim iç dünyamı aydınlatan kısa yazılarını alıntılamak ve hatta neredeyse tüm aforizmaları yeniden yazma dürtüsü oluştu içimde :) Ve tabi ki Max Brod... Galiba Kafka ona çok minnettar olmalı ;bu eserlerin gün yüzüne çıkmasında büyük payı olduğu için. Bir başucu kitabı olarak her yeni güne bir aforizma ile başlamak;bizimde size minettarlığımız olsun. Son olarak sanki herşeyi bir yazıda anlatabilmek bu olsa gerek diye düşündüğüm kısa yazısını buraya bırakarak, aforizmalar da başarılar diliyorum sizlere :) Okur kalın... İlk Günah'tan beri İyi ve Kötü'yü ayırt etme yeteneğimiz aşağı yukarı birbirine eşittir; ama yine de bu konuda hemcinslerimizden üstünlüğümüzü burada ararız. Ama işte gerçekte bu İyi ve Kötü bilgisinin çok ötesinde gerçek farklılıklar başlar. Bunun aksi bir görünüm olması şuna dayanıyor: Kimse sadece bilmekle hoşnut olamaz, aynı zamanda bilgisine uygun olarak davranmak ister. Ancak, bunu yapabilecek güçle donatılmamıştır, dolayısıyla kendini yok etmeye yazgılıdır, gerekli gücü ele geçirememe riski bile onu engelleyemez, ama son denemeyi yapmaktan başka bir şey de kalmamıştır ona. (Bilgi Ağacı'nın yemişlerini yeme yasağının çiğnenmesine karşı ölümle tehditte yatan saklı anlam budur; belki eceliyle ölümün, başlangıçtaki anlamı da buydu.) Şimdi bu yapmaya korktuğu bir hamledir; İyi ya da Kötü bilgisinden vazgeçmeyi bile yeğler ("İlk Günah" terimi, kaynağını bu korkudan alır); ama bir kere olmuş olan iptal edilemez, sadece belirsizleştirilebilir. İşte bu amaçla birtakım mazeretler uydurulur. Tüm dünya böylesi mazeretlerle doludur, hatta gözle görülür bütün
1000Kitap
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Aforizma, çeşitli konulardaki düşünceleri, kesinlikle bilinmesi gereken kural ve özellikleri birkaç kelime ile öz ve ahenkli olarak anlatan cümle, bir çeşit vecize veya bir slogandır. Bu kitapta “Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine aforizmalar” ve “Ocak 1920 günlüğünden aforizmalar” başlıklarıyla iki ayrı bölümden oluşmaktadır.
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
8/10
·64 syf.··
2020 35. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2020 07:49
Kafka'nın iki bölümden oluşan Aforizmalar'ı, Ekim 1917 ve Şubat 1920 tarihleri arasında, kısacık ömrünün en buhranlı ve karamsar dönemlerinde kaleme aldığı, iç dünyasındaki seslenişlerin izdüşümleri niteliğinde bir eser. Yer yer metafizik duygularla, yer yer de maddeci çağrışımlarla içindeki Tanrı'yı arayan bir çocuğun seslerini duyuyoruz yazarın bu kısacık ölümsüz eserinde. Kitapta öyle cümleler var ki, tabiri caizse okuru yerine mıhlayıp, beynine çivi çakar gibi çakıyor sözcükleri. "Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine aforizmalar" olarak adlandırılan kitabın ilk bölümündeki aforizmalar daha çok kısa ve vurucu cümlelerle betimlenirken, "O" (1920 günlüğünden aforizmalar) bölümünde öyküye çalan bir duruş görülüyor. Yazarın ölümünden sonra notlarını derleyip bir araya getirerek yayımlanmasını sağlayan, arkadaşı ve sırdaşı olan Max Brod'a, günümüz okurları ciddi anlamda çok şey borçlu diyebiliriz. Kafka'nın rahat okunan ve o derecede rahatsız eden bir yapıtıdır Aforizmalar. Okunmalı ve okutulmalı...
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine
Puan vermedi·64 syf.··
2021 7. kitabı
Bir oturuşta okunacak kitaplar listesine girdi benim için, böyle bir liste yoksa idi, artık var:) Franz Kafka’nın yaşamı bana, “bir küçük çocuğun yan komşusunu sadece ömrü boyunca uzaktan görerek yaşaması gibi bir anlam katıyor ve katmıyor.” Bu bile bir anlam ifade ediyor en azından:) “İnanç yoksunu olduğumuz söylenemez. Sadece yaşıyor olmamız bile, tüketilemeyecek bir inanç değeridir.” Kitabın son ve benim için en iyi aforizmalarından. Bu incelemeye sadece aforizma’nın tanımı yazsam bile F. Kafka’nın adıyla güzel bir inceleme olacağını düşünmediğim değil, duygu ve düşüncelerin bir araya gelip anlam yüklü “kısa ve öz” ah bu tanımı Kafka’nın her kitabında görüyorum, nasıl mütevazi bir yazar anlatamam, çünkü bilmiyorum. :) “... Önceleri sorularıma neden cevap alamadığımı anlayamıyordum, şimdiyse soru sorabileceğimi anlayamıyorum. Ama gerçekte inanmıyordum ki, soruyordum sadece. Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok. Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı. Aforizmalar- Franz Kafka ...” Her düşünüş, bir ilke imza atmaktır... iyi okumalar dilerim
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
Kafka'nın Aforizmaları..
3/10
·64 syf.·
2020 16. kitabı
Öncelikle şunu belirteyim kitap bi derleme olduğu için eleştirim kitaptaki yazım hatalarına vs. olmayacak. Çünkü eğer o kısımdan bahsedersem 3 sayfa yazı yazmam gerekebilir. İçerik ve yazarı hedef alacağım. Kafka'nın penceresinden bakınca meseleye yapabildiğinin en iyisini yazmayı bularak ve çalışarak yapmış. Fakat herkesin bildiği, malûm "evli bi kadınla aşk yaşama" günahı bana biraz iğreti verdi aşk temalı sözleri okurken. Kitap okumakla ilgili söylediği "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bi darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" cümlesi ise, kitabı okurken kafama vurulan en sert darbeydi diyebilirim. Çünkü o cümleye kadar boşa zahmet ettiğimi düşündüm. Öne çıkan en belirgin kişisel özelliğine gelince: Duygulu ve iniş-çıkışları olan bir kişiliğe sahip olduğunu hiç gocunmadan yansıtıyor. Daha önce "Dönüşüm" kitabını okumuştum. Fakat bu kitabı okurken anladım ki, bir yazarı okumadan evvel düşünce yapısını şekillendiren hayat şartlarını anlamak gerekir. Bunun en ideal yolu ise; özdeyişlerine bakmak, biyografisini okumak ve travmalarını göz önünde bulundurmaktır. Böyle okumak daha etkili olacaktır. Milena'ya gelince... Erkeklerdeki klasik heyecan arayışı gibi geliyor bana. Kadın çok güzel, çok iyi, mükemmel olduğu için değil sadece içinde bulunduğu durumun heyecanı olduğu için onu seçti bence. Çünkü başka alternatifleri de varmış. İşte bu hususta gayrimüslim birinin bize ibret olacak bi noktası mevcut; Arayış içerisindeyken insan, - eğer imanı zayıf ve ahlaki değerleri düşükse- rahatlıkla sapkınlığa düşebilir. Çok zeki bir yazar olması da bu durumu etkilemez. Ne denilebilir ki... Allah taksiratını affetsin.
Edebiyat
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma
5/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2020 12:20
Franz Kafka’nın üç yıllık ,iki yaratıcılık dönemi içerisinde yazdığı bir kitaptır. Kitap, “ Günah,ıstırap,umut ve doğru yol üzerine aforizmalar” ve “O:1920 günlüğünden aforizmalar” başlıklarıyla iki ayrı bölüm de ele alınmış. Aslında tüm insanlığın bir dönem içinde yaşadığı büyük yıkımlar,kaoslar,dibi görmeler gibi Franz Kafka’da bu dönem de vereme yakalandığını öğrenmiş ve tüm sevdiklerini kendinden uzaklaştırmış. Aslında Kafka bu eserini yayımlamayı düşünüyordu içten içe fakat tamamlayamamıştır. Kafka’nın vefalı dostu Max Brod, bu sayfaları bir araya getirip düzenlememiş olsaydı belki de elimize hiç ulaşmamış olacaktı. Teşekkürler Kafka,var ol Max ..
1000Kitap
AforizmalarFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201434,4bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.