Babaya Mektup

8,5/10  (92 Oy) · 
285 okunma  · 
80 beğeni  · 
2.525 gösterim
"Senin etkinden tamamen bağımsız büyümüş olsaydım bile, senin gönlünde yatan insan gibi biri olamayacaktım büyük ihtimalle. Herhalde yine çelimsiz, ürkek, kararsız, huzursuz bir insan olurdum…"

Yaşarken bir avuç insan tarafından bilinen Kafka, ölümünden sonra dostu Max Brod'un vasiyetine ihanet edip (!) eserlerini yayınlamasıyla birlikte, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızla dünya çapında tanınmaya başladı ve yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri haline geldi, haklı olarak.

Kafka, üzerine en çok yazı ve yorum yapılan yazarlar listesinin başında yer alır. Hakkında dev bir literatür oluşmuştur ve günbegün artmaktadır bu literatür. İçinde yaşadığımız gerçekliğin, şimdinin değil yalnızca, savrulup gittiğimiz geleceğin ve geçmişin de perspektifinden yazabilen ender yazarlardan biridir Kafka ve halen günceldir, güncel de kalacaktır yüzyıllarca.

Babaya Mektup, opus magnumlarından biridir Kafka'nın. Şayet içinizde bir hayaletle yaşamaktan yorulduysanız, Kafka'nın sesine kulak verin deriz!
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    72
  • ISBN:
    9786053328322
  • Orijinal Adı:
    Brief An Der Vater
  • Çeviri:
    Regaip Minareci
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Babaya Mektup okuduğum Kafka kitapları arasında en farklı yere sahip olanıdır. Çünkü yazım ve hayal gücüne bu denli bağlı olduğum, erişilemez bir yazar olarak gördüğüm bir yazarın iç dünyasından ayrıntılar yakalamak açıkçası içimdeki Kafka modelini yeniden şekillendirmeme neden oldu. Ağlayan Kafka, korkan Kafka, horlanan, yıkılan, endişeli Kafka... Kitabı okurken biyografik unsurların çokluğu sizi kitaba bağlayan en büyük etmen oluveriyor.
Diğer önemli kısım ise kitabın baba-oğul çatışmasının ardında saklı olan- işte kitabı klasik metne dönüştüren unsur da bu oluyor - kuşak çatışmasıdır. Aslında Kafka'nın babası o kadar da kötü bir insan değildir ama ortada farklı zamanlarda ve dünyalarda yetişmiş iki bireyin zihinsel uyuşmazlıkları bulunuyor. Böylece kitap sadece bir mektup olmaktan çıkıp edebi bir eser haline geliyor. Bana göre kitabı bu açıdan okumak daha doğru olacaktır. Elbette Kafka'nın hayatından izler okumak güzel ama alttaki cevheri yakalayabilmek ise ayrı bir güzelliğe sahip.
Şu zamana kadar Kafka'nın sosyalizmle ilgilendiğini bilmeyen kalmamıştır. Kitapta babasının işçilere davranış şeklinden rahatsız oluşu ve onlara ödediği ücretin azlığına işaret ediyor olması Kafka'nın bu sosyalist yanına da ayrıca hizmet ediyor.
Bu söylediklerim sadece birkaç detaydır, emin olun kitabı okurken daha fazla detay yakalayacaksınız. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki Kafka'yı tanımak isteyenler için referans sayılabilecek bir eserdir. Yazarın yaşam sürecine dahil olmak oldukça farklı bir deneyim.

Elif Kimya Salt 
14 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Babaya Mektup, Franz Kafka bu kitapta babası Hemann Kafka' ya mektuplar yazmış. Ama malesef babası bu mektupları hiçbir zaman okuyamamış. Ki iyiki okumamış. Aslında zaten babası okusun diye de yazmamış.Kafka bu kitapta içinin kapılarını tamamen okuyucularına açıyor. Kafka kitaplarında hep sanki sert ve karamsar bir hava var ya bunun sebebi bu kitapla ortaya dökülüyor gibi. Çünkü çevresinde hep sert gaddar bir tavır görmüş. Kafka babasının ailesine işçilerine kısaca bütün çevresine karşı gösterdi sert tutumdan rahatsız olurken ondan nefret edip hatta tiksinirken aynı zamanda babasına hayran bir çocuk olduğunu anlatıyor. Kitap çok soğuk bir üslupla yazılmış ve bu da babasıyla aralarındaki mesafeyi iletişimsizliği uzaklığı çok iyi izah ediyor.Hâlâ günümüzde sıkça şahit olduğumuz otoriter baba ve baba evlat çatışmasını çok güzel ve akıcı mektuplara anlatmış. Kitapta ilk yetmiş sayfa bu mektuplardan oluşuyor. Geriye kalan sayfalardaysa bazı belgeler ve biyografiler var. Franz Kafka yı tanımak isteyenler onu bu otobiyografi kitabıyla en iyi şekilde tanıyabilir.

Rogojin 
 23 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Dönüşüm ve Ceza Sömürgesi ile Kafka okumalarıma başlamıştım, Babaya Mektup'la devam ediyorum. Bu kitapta Kafka'nın neden cezalandırmayı, aşağılamayı, suçlamayı seven bir baba figürünü kullandığını anlamak mümkün oldu: Ceza Sömürgesi'nin son hikâyesinde karakterimizi sürekli suçlayan ve kendini çok kötü hissetmesine sebep olan bütün o eleştiriler, kınayan bakışın sebebi burada: Kafka'nın babası sayfalar dolusu analiz ve yüzleşmelerde gördüğümüz kadarıyla çok sert, bir anlamda bağışlamasız, hata kabul etmeyen, kendini kusursuz gören bir baba figürü, bir korku sebebi...Kafka uzmanı James Hawkes bütün bu baba korkusu vb. nin bir Kafka miti olduğunu söyleyerek kanıtlarıyla yıkmış, okuduğum yazıda bu yazıyordu, bilmiyorum, doğru mu, değil mi? Ne olursa olsun, sözünü ettiğim üç kitapta da atmosfer olarak etkileyici, en basit tanımla farklı bir yazar olduğunu anlamak son derece kolay Kafka'nın..ancak, bu arada, okumak, en azından bana, pek keyif vermiyor açıkçası. Ceza Sömürgesi son derece ilginç bir toplama kitaptı- toplama diyorum, çünkü farklı yayınevleri galiba farklı hikâyeler ekleyerek farklı kitaplar çıkarıyor; eğer orijinal olan benim okuduğum kitaptıysa, cidden tek başına çok etkileyiciydi, ancak okurken klostrofobik bir hisse kapılmamak da imkânsız. Bu atmosferin Babaya Mektup'ta da ciddi bir şekilde hissedildiğini söylemem gerek, sanki bir kâbus var, ve hikâye değişse de, atmosfer ve o his değişmek bilmiyor. Eğer Kafka'nın bütün kitapları böyleyse bu huzursuzluk hissini çok uzun süre okuyamam ve taşıyamam gibi geliyor bana. Ayrıca Babaya Mektup'u okurken bu adamın, yani anlatılan adamın bana çok da yabancı gelmediğini söylemem gerek, belki abartı gibi görünecek, ama gerçekten de öyle...

Babaya Mektup'u bütün Kafka sevenlere öneriyorum.

***
Bu arada, aşağıdaki yazıda hem Babaya Mektup hem de James Hawkes'ın Kafka ile ilgili iddiaları yer alıyor:

https://aysenozkaya.wordpress.com/...ka-ve-babaya-mektup/

Nurhan Işkın 
23 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir babaya yazılacak en kötü mektup bu olsa gerek. Franz Kafka tüm yaşadıklarını babası Herman Kafka'ya gönderemediği bu mektup ile anlatmaya çalışmış. Bir insanın hayatında babanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapsa da daha çok onun desteğini görmediği için kendini bulamamasını anlatmış...

Franz Kafka babasının despotluğunu, söylemleri ile alaycı, kişilikleri hor gören, kendisi gibi olmayanları zayıf bulan bu adam karşısında hiç bir zaman bir birey olarak kendini savunamadığını hatta konuşamadığını anlatmış...

Franz Kafka, insan üzerinde sözlü otoritenin ve çocuk yaşlarda zihne yerleşen korkunun ne kadar acımasız olduğunu bu mektup ile gözler önüne sermiş. Okurken hüzünlenecek ve mutlaka kendi babanızı hatırlayacak onu sevgi ile anacaksınız...

AVAKA 
08 Oca 16:36 · 7/10 puan

Muazzam bir kafka eseri kafka olayları anlatırken sırf olay kurgusunun bir önemi yok belkide,yaşadığımız olaylar karşısında içsel olarak neler düşündüğümüzü sorgulatıyor bu kitapta babasına olan korkusunun babasıyla olan ilişkilerinin ve babasının aile içindeki davranışlarının nasıl yaşamını şekillendirdiğini aile ilşkilerini nasıl etkilediğini anlatıyor insanların aile içindeki korku ve endişelerinin hayatı nasıl şekillendirdiği yaşam motifini nasıl oluşturduğu gözler önüne seriliyor belki de güzel düşündüren bir eser mutlaka okunmalı iyi okumalar

kafka bu kitapta mektup "sanatını"öğretmiş resmen bu kitaptan sonra mektup sanatıyla ilgilenesi geliyor insanın fazla söze gerek yok kitap yazarının kimliğini çok iyi anlatıyor tam bir kafka kitabı

Tuğba 
10 Oca 13:22 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Samimi bir şekilde itiraf etmek gerekirse bu adamı kıskanıyorum.Çünkü bırakın kafka gibi düşüncelerini kağıda dökme becerisine sahip olmak normal hayat mevzularında bile kağıda dökemem hislerimi. Aklım almıyor;kafka'nın kelimelerle ifade edebildikleri buysa aklından geçenler kim bilir nelerdir.Bir tur daha okuyacağım sanırım kısa bir kitap zaten doyamadım. Kısaca öncelikle, bu kitabı kafkanın özel hayatıyla ilgili bilgi sahibi olmak isteyen insanlar için öneririm. Ruhu şad olsun usta yazarın.

Aysel Omurtak 
11 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Baba sevgisinin koşullu bir sevgi olduğu düşünüldüğünde, hangimiz babamıza kendimizi sevdirmek için uğraşmadık ki çocukken? Peki kaçımız başarabildi, kaçımız bunun imkansız olduğuna kanaat getirdi? Babasıyla sağlıklı bir ilişki geliştiremeyen herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir kitap.

Sena T. 
14 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Söylenecek tek bir şey yok aslında. Aldığım gibi okuyup bitirdim. Otobüs yolculuğu sırasında okumama rağmen göz yaşlarımı tutamadım.
Hepimizin babasına karşı söyleyemediği şeyler vardır ve mutlaka bir parça da olsa bunları biri tarafından duymak içimizi yakar. Şahsen kendimde yapabilme cesareti bulsaydım bunu bir de babamın okumasını isterdim.

Hogír 
18 Oca 17:09 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Bir mektubun mükemmel bir esere dönüştüğü bir kitap. Zaten Kafka nin yazacağı mektubun da öyle basit olacağını düşünmek saflık olurdu.
Kitap her ne kadar Kafka'nın babasına yazdığı bir mektup olsa da mektuptan ziyade bir otobiyografik eser olarak nitelendirebiliriz kitabı.
Kafka çocukluğundan gençliğine, askerlikten mesleki yaşamına, evliliklerine kısaca tüm yaşamını babasıyla olan ilişkisi üzerinden anlatmış.
Kafka'nın babası da diğer çoğu baba gibi mükemmel bir çocuk yetiştireceğim diye kendi hayatını da çocuğun hayatını da mahvedenlerden. İyi bir insan yetiştirmek yerine kendisinde bile olmayan değerleri, özellikleri oğluna dayatarak bir robot yetiştirme çalışmak. Ve bunları dayttığı kişinin de zevklerinin olacağını, başka duygular yaşadığını kendi başına ayrı bir birey olduğunu unutmak. İşte malesef ki çoğu babanın yaptığı hata.
Kitabı okurken anlıyoruz ki Kafka'nın çocukluğunda maruz kaldığı bu dayatmalar hayatının her alanında etkili olmayı başarmış. Babasının istediği gibi biri olamadığı için babasıyla birlikte kendisine de çoğu zaman kızmış. Hatta evliliği bile babasına ulaşabilmenin, ona yaklaşabilmenin bir yolu olarak görmüş. Ve sonunda ne babasının ne de kendisinin olmasını istediği kişi olabilmiş.
Kafka yazdığı mektupla yetinmemiş olacak ki kendi mektubu içinde babasının ağzından da kendine cevap yazmış. O kısım gerçekten şahaneydi. Hayatını neredeyse altüst eden babasını haklı çıkarabilmesi kendini onun gözünden eleştirebilmesi bana çok etkileyici geldi. Kafkaya olan hayranlığım arttı diyebilirim.
Sonuç olarak Kafka severlerin, Kafka'yı tanımak isteyenlerin okumaktan zevk alacağı bir kitap. Kitap ayrıca baba-oğul ilişkisi açısından sosyolojik bir kitap olarak da değerlendirilebilir benim için.
Herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar

3 /

Kitaptan 74 Alıntı

Şimdi ve bundan sonra, sana ve kendime itiraf etmekte hâlâ fazlasıyla zorlandığım bazı şeyleri suskunlukla geçiştireceğim.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 44 - Can Yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 44 - Can Yayınları)
Elif Kimya Salt 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Evet sen temelde iyi kalpli yumuşak bir insansın,ama her çocuk o iyiliği bulana kadar arayacak sabır ve korkusuzluğa sahip değildir.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 19)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 19)
Elif Kimya Salt 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ayrıca senin pek tatlı, seyrek görülen, sessiz, memnun, evet diyen bir başka gülümseyişin de var ki, gülümsediğin kimseyi mutluluğa gömebiliyor. Çocukluğumda doğrudan bana böyle bir gülümsemenin nasip olduğunu anımsamıyorum, ama olmuştur belki; çünkü henüz bana masum bir gözle bakarak büyük umutlar bağladığın o vakitler, böyle bir gülümsemeyi ne diye esirgeyecektin benden. Hem bu gibi güler yüzlü izlenimler, sürüp giden zaman boyutunda ruhumdaki suçluluk bilincini büyütmekten ve dünyayı benim için daha anlaşılmaz kılmaktan başka işe yaramadı.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 35)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 35)
Elif Kimya Salt 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Sen yapmacık tavırlar takınamazsın, bu doğru ancak; sadece bu nedenle başka babaların yapmacık davrandıklarını iddia etmek ya üstünde durulması gerekmeyen, basit bir iddiacılıktır ya da belkide -ve bence gerçek budur- aramızda bir şeylerin yolunda gitmediğinin ve buna elinde olmadan senin de yol açtığının örtülü bir ifadesidir.Kastettiğin buysa eğer, o halde anlaşıyoruz demektir.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 17)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 17)
Aysel 
 30 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Biraz desteklenmeye, biraz dostça bir yaklaşıma, yolumun biraz açık tutulmasına ihtiyacım vardı, sense onun yerine yolumu kesiyordun (...)"

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 20 - Can Yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 20 - Can Yayınları)
Aysel 
02 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Yazdıklarım seninle ilgiliydi, orada senin göğsünde yakınamadıklarımdan yakınıyordum yalnızca."

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 50 - Can Yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 50 - Can Yayınları)
Mâsiva 
28 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Evlenmek,aile kurmak,doğan tüm çocukları kabullenmek,onları bu güvensiz dünyada desteklemek ve belki de onları bir nebze de olsun yönlendirmek,bence bir insanın başarabileceği en yüce şey.

Babaya Mektup, Franz KafkaBabaya Mektup, Franz Kafka
AVAKA 
 08 Oca 14:43 · İnceledi · 7/10 puan

Cimrilik derin mutsuzluğun en sağlam belirtilerindendir

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 27 - Kültür yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 27 - Kültür yayınları)
Aysel 
05 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

(...) annem, babamın sevgi dolu bir kölesi ve babam da annemin sevgi dolu bir zorbası, bu yüzden de aralarındaki uyum her zaman mükemmel oldu (...)

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 102 - Can Yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 102 - Can Yayınları)

Kitapla ilgili 2 Haber

Kafka savaşını İsrail Ulusal Kütüphanesi kazandı
Kafka savaşını İsrail Ulusal Kütüphanesi kazandı Yaklaşık 8 yıldır İsrail Ulusal Kütüphanesi ile Hoffe ailesi arasında süren "Kafka belgeleri" üzerine yasal savaştan Ulusal Kütüphane galip çıktı.
Franz Kafka`nın Gizli Hayatı
Franz Kafka`nın Gizli Hayatı Franz Kafka, soyadı sıfata dönüşmüş büyük bir yazardır. Neden büyük bir yazar olarak anılıyor Kafka? Çünkü kabusumsu roman ve öykülerle bir çağın, bir toplumun ve evrensel bir yabancılaşma ve çaresizlik duygusunun nabzını çok iyi tuttu. Bizde Kafka’nın nabzını tutalım öyleyse.