Babaya Mektup

8,4/10  (189 Oy) · 
581 okunma  · 
196 beğeni  · 
3.885 gösterim
"Senin etkinden tamamen bağımsız büyümüş olsaydım bile, senin gönlünde yatan insan gibi biri olamayacaktım büyük ihtimalle. Herhalde yine çelimsiz, ürkek, kararsız, huzursuz bir insan olurdum…"

Yaşarken bir avuç insan tarafından bilinen Kafka, ölümünden sonra dostu Max Brod'un vasiyetine ihanet edip (!) eserlerini yayınlamasıyla birlikte, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızla dünya çapında tanınmaya başladı ve yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri haline geldi, haklı olarak.

Kafka, üzerine en çok yazı ve yorum yapılan yazarlar listesinin başında yer alır. Hakkında dev bir literatür oluşmuştur ve günbegün artmaktadır bu literatür. İçinde yaşadığımız gerçekliğin, şimdinin değil yalnızca, savrulup gittiğimiz geleceğin ve geçmişin de perspektifinden yazabilen ender yazarlardan biridir Kafka ve halen günceldir, güncel de kalacaktır yüzyıllarca.

Babaya Mektup, opus magnumlarından biridir Kafka'nın. Şayet içinizde bir hayaletle yaşamaktan yorulduysanız, Kafka'nın sesine kulak verin deriz!
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    72
  • ISBN:
    9786053328322
  • Orijinal Adı:
    Brief An Der Vater
  • Çeviri:
    Regaip Minareci
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Babaya Mektup okuduğum Kafka kitapları arasında en farklı yere sahip olanıdır. Çünkü yazım ve hayal gücüne bu denli bağlı olduğum, erişilemez bir yazar olarak gördüğüm bir yazarın iç dünyasından ayrıntılar yakalamak açıkçası içimdeki Kafka modelini yeniden şekillendirmeme neden oldu. Ağlayan Kafka, korkan Kafka, horlanan, yıkılan, endişeli Kafka... Kitabı okurken biyografik unsurların çokluğu sizi kitaba bağlayan en büyük etmen oluveriyor.
Diğer önemli kısım ise kitabın baba-oğul çatışmasının ardında saklı olan- işte kitabı klasik metne dönüştüren unsur da bu oluyor - kuşak çatışmasıdır. Aslında Kafka'nın babası o kadar da kötü bir insan değildir ama ortada farklı zamanlarda ve dünyalarda yetişmiş iki bireyin zihinsel uyuşmazlıkları bulunuyor. Böylece kitap sadece bir mektup olmaktan çıkıp edebi bir eser haline geliyor. Bana göre kitabı bu açıdan okumak daha doğru olacaktır. Elbette Kafka'nın hayatından izler okumak güzel ama alttaki cevheri yakalayabilmek ise ayrı bir güzelliğe sahip.
Şu zamana kadar Kafka'nın sosyalizmle ilgilendiğini bilmeyen kalmamıştır. Kitapta babasının işçilere davranış şeklinden rahatsız oluşu ve onlara ödediği ücretin azlığına işaret ediyor olması Kafka'nın bu sosyalist yanına da ayrıca hizmet ediyor.
Bu söylediklerim sadece birkaç detaydır, emin olun kitabı okurken daha fazla detay yakalayacaksınız. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki Kafka'yı tanımak isteyenler için referans sayılabilecek bir eserdir. Yazarın yaşam sürecine dahil olmak oldukça farklı bir deneyim.

Elif Kimya Salt 
14 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Babaya Mektup, Franz Kafka bu kitapta babası Hemann Kafka' ya mektuplar yazmış. Ama malesef babası bu mektupları hiçbir zaman okuyamamış. Ki iyiki okumamış. Aslında zaten babası okusun diye de yazmamış.Kafka bu kitapta içinin kapılarını tamamen okuyucularına açıyor. Kafka kitaplarında hep sanki sert ve karamsar bir hava var ya bunun sebebi bu kitapla ortaya dökülüyor gibi. Çünkü çevresinde hep sert gaddar bir tavır görmüş. Kafka babasının ailesine işçilerine kısaca bütün çevresine karşı gösterdi sert tutumdan rahatsız olurken ondan nefret edip hatta tiksinirken aynı zamanda babasına hayran bir çocuk olduğunu anlatıyor. Kitap çok soğuk bir üslupla yazılmış ve bu da babasıyla aralarındaki mesafeyi iletişimsizliği uzaklığı çok iyi izah ediyor.Hâlâ günümüzde sıkça şahit olduğumuz otoriter baba ve baba evlat çatışmasını çok güzel ve akıcı mektuplara anlatmış. Kitapta ilk yetmiş sayfa bu mektuplardan oluşuyor. Geriye kalan sayfalardaysa bazı belgeler ve biyografiler var. Franz Kafka yı tanımak isteyenler onu bu otobiyografi kitabıyla en iyi şekilde tanıyabilir.

Esra ÇELEBİ 
14 Eyl 22:36 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Bir babaya hasretliğin hikayesi...hasretlik diyorum çünkü yanında olsa bile hasret duyarsın bazen sevgiye, ilgiye, baba şefkatine..
Degiştiremeyeceğin şeyler olur ya hayatta. Silemezsin, değiştiremezsin, bırakıp gidemezsin, vazgeçemezsin. Yine de sitem etmeden de rahat edemezsin. Çünkü içinde, kalbinin bir köşesinde yer alan senin bir parçanı koparmak mümkün değildir. Ama kabullenmezsin de yaşananları, yaşattıklarını, hayal kırıklıklarını..
Dile dökersin, hislerini bilsin istersin, bir cesaretsizlik vardır yüzüne söyleyemezsin (Belki de buna cesaretin yoktur. Belki arandaki setlerin daha da kalın duvarlarla örülmesinden korkarsın). Söylemeden için rahat etmez çünkü sevdiğin biridir boşver deyip gidemezsin. Sadece bir serzenişte bulunursun uzaktan. Belki bir şiir yazarsın, belki bir kitap...Belki de bir mektup yazarsın hiç gönderemeyeceğin..
Belki de babaya yazılan bu mektup derinden hissedilen hasretin son bulması içindir. .

İlgen Aktürk 
13 Tem 22:35 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Milena'ya mektupları okurken Kafka'nın babasıyla olan ilişkisi ve bundan bahsetme şekli ilgimi çekmişti. Milena'ya altı ay önce babasına bir mektup yazdığını ve hala o mektubu gönderemediğinden bahsediyordu. Bu yazdığı mektupların kitap olarak basıldığından haberim yoktu ilk kez sitede gördüm Babaya Mektup kitabını ve zaten babasıyla olan ilişkisini merak ettiğim için de okumak istedim. Milenaya Mektupları okurken zorlanmış biri olarak bu kitaba başlamadan önce birtakım endişelerim vardı. Ya bu kitabı okurken de çok sıkılırsam, ya da Kafka'nın karanlık iç dünyasından, karamsarlığından etkilenip yine ruhum sıkılırsa diye düşünüyor, mektup şeklinde ve tek taraflı olduğundan olayları anlayamamaktan korkuyordum. Ancak şunu belirtmeliyim ki; hiç korktuğum gibi olmadı. Gayet anlaşılır, akıcı ve merak uyandırıcıydı mektubu. Bu kitabı özellikle Kafka'yı okumayı değil de onu biraz olsun anlamayı isteyenlere mutlaka öneriyorum. Aile yaşantısı, çocukluğu, ilişkileri hakkında öğrenmek istediğimiz, merak ettiğimiz birçok soru işaretleri bence bu kitapla giderilebilir ancak. Kafka'nın kendi elleriyle ruhunu, kalbini açtığı çok çok önemli bir eser bu. Babasıyla olan ilişkisine gelecek olursak; Despot, ataerkil bir babayla yaşamanın vermiş olduğu zorluklarını yaşayan üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin bunu aşamayan, unutamayan, acılar içerisinde ki Kafka. Babası Hermann Kafka'ya hem hayranlık hem de korku duyuyor küçüklüğünden beri Kafka. Babası çoğu ebeveyn gibi çocuklarını kendi istedikleri kalıplara sokmaya uğraşan, ve bunu başaramayınca da etrafa korku salan bir adam. Başından beri çocuk yetiştirme konusundaki uyguladığı yanlış metodlarla Kafka'nın ezik, duygusal, içe kapanık biri gibi yetişmesini sağlıyor. Öyle ki Kafka'nın aşk ilişkileri konusunda da bu kadar başarısız olmasını babasıyla olan yanlış ilişkisine bağlıyorum ben. Ve hep şuna inanırım, çocukken yaşadığımız olaylar ileride nasıl yetişkin insanlar olabileceğimizi belirliyor. Bu açıdan Kafka'ya, onun babasına karşı duyduğu suçluluk hislerine çok üzüldüm. Bir de şunu düşündüm. Başka bir aile, dahası başka bir babası olsaydı belki de hiç yazar olmayacak, hayatını bu kadar karamsarlık ve derin bir mutsuzluk içinde yaşamayacaktı Kafka. Kafka'yı biraz olsun anlayabildiğimi düşünüyorum şimdi ve eserlerini nasıl bir psikoloji altında yazdığını, neden bu kadar çok sevildiğini de anlıyorum. Kafka bizden biri, tam içimizden. Yaşadıkları aslında çok tanıdık. Belki de çoğumuzun aile ilişkileri gibi. Kafka okumaya, anlamaya işte bu kitaptan sonra başlayacağım. Mükemmel bir deneyim oldu benim için. Can Yayınları'nı özellikle tavsiye ediyorum ayrıca. Kitabın sonunda ek olarak Kafka, ailesi ve ilişkileri hakkında yarım kalmış soruları gideren ek bi bölüm yapmışlar ve o kısım bi çok şeyi kafamda oturtmama çokça yardımcı oldu :)

Rogojin 
 23 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Dönüşüm ve Ceza Sömürgesi ile Kafka okumalarıma başlamıştım, Babaya Mektup'la devam ediyorum. Bu kitapta Kafka'nın neden cezalandırmayı, aşağılamayı, suçlamayı seven bir baba figürünü kullandığını anlamak mümkün oldu: Ceza Sömürgesi'nin son hikâyesinde karakterimizi sürekli suçlayan ve kendini çok kötü hissetmesine sebep olan bütün o eleştiriler, kınayan bakışın sebebi burada: Kafka'nın babası sayfalar dolusu analiz ve yüzleşmelerde gördüğümüz kadarıyla çok sert, bir anlamda bağışlamasız, hata kabul etmeyen, kendini kusursuz gören bir baba figürü, bir korku sebebi...Kafka uzmanı James Hawkes bütün bu baba korkusu vb. nin bir Kafka miti olduğunu söyleyerek kanıtlarıyla yıkmış, okuduğum yazıda bu yazıyordu, bilmiyorum, doğru mu, değil mi? Ne olursa olsun, sözünü ettiğim üç kitapta da atmosfer olarak etkileyici, en basit tanımla farklı bir yazar olduğunu anlamak son derece kolay Kafka'nın..ancak, bu arada, okumak, en azından bana, pek keyif vermiyor açıkçası. Ceza Sömürgesi son derece ilginç bir toplama kitaptı- toplama diyorum, çünkü farklı yayınevleri galiba farklı hikâyeler ekleyerek farklı kitaplar çıkarıyor; eğer orijinal olan benim okuduğum kitaptıysa, cidden tek başına çok etkileyiciydi, ancak okurken klostrofobik bir hisse kapılmamak da imkânsız. Bu atmosferin Babaya Mektup'ta da ciddi bir şekilde hissedildiğini söylemem gerek, sanki bir kâbus var, ve hikâye değişse de, atmosfer ve o his değişmek bilmiyor. Eğer Kafka'nın bütün kitapları böyleyse bu huzursuzluk hissini çok uzun süre okuyamam ve taşıyamam gibi geliyor bana. Ayrıca Babaya Mektup'u okurken bu adamın, yani anlatılan adamın bana çok da yabancı gelmediğini söylemem gerek, belki abartı gibi görünecek, ama gerçekten de öyle...

Babaya Mektup'u bütün Kafka sevenlere öneriyorum.

***
Bu arada, aşağıdaki yazıda hem Babaya Mektup hem de James Hawkes'ın Kafka ile ilgili iddiaları yer alıyor:

https://aysenozkaya.wordpress.com/...ka-ve-babaya-mektup/

Derya Yalınkılıç 
 01 Nis 21:07 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Franz Kafka'nın babası Hermann Kafka'ya yazdığı ancak babasının hiçbir zaman okuyamadığı mektupmuş Babaya Mektup. Kafka bu kitabında hem kendi gözünden babasını hem de babasının gözünden kendi yerini anlatmış uzun uzun psikolojik analizleriyle. Babasının otoriter tavrı Kafka'nın yaşamı boyunca her alanda etkilemiş. İnsanlarla olan iletişimsizliği, özgüven eksikliği, karşı cinsle olan ilişkileri, evliliğe bakış açısı, dine olan mesafesinin altında babasının tutumunun izleri var. Babasının otoritesi o kadar kuvvetli ki üzerinde "...sen benim için her şeyin ölçütüydün." diyor Minik Kafka. Babaya olan bu hayranlık, katı kurallar koyan, koyduğu kurallara uymayıp davranışlarının sorgulanmasına da asla izin vermeyen babasından çaresizce uzaklaşan Kafka'nın saygısının öfkeye dönüştüğünü de farkediyoruz bu mektubuyla. Zaman zaman annesinin uzlaştırmacı yaklaşımından bahsetse de baba figürünün ağırlığı annenin bu çabalarını gölgede bırakmış maalesef.

Kitap Kafka'nın hayatından önemli izler taşıyor. Kafka'yı anlamak için belki de ilk okunması gereken kitap budur. Ayrıca ebeveyn davranışları ve sonuçları açısından kişisel gelişim kitaplarından daha etkileyiciydi bana göre. Okuyun, okutun dostlar. Keyifli okumalar...

mehmet pak 
07 May 21:15 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Babaya Mektup kitabını okurken Kafka bir anlamda okuyucuyu da kendi yaşantısı ile yüzleştiriyor. Her sayfasında mutlaka ama mutlaka kendi öz eleştirinizi yapacaksınızdır. Bir sayfayı okuduktan sonra bir anda geçmiş yaşantınız gözlerinizin önüne gelecektir. Şimdiye kadar kimleri aşağıladığınızın ,kimler tarafından nasıl aşağlandığınızın , kimlerin ,sizlere nasıl haksızlıklar yaptığını, sizlerin , kimlere nasıl haksızlıklar yaptığınızın muhasebesini yapacaksınızdır. Okuduğunuz bir bölümün sonunda bende Ahmet'e böyle davranmıştım deyip kendinizi , Ayşe 'de bana böyle davranmıştı diyerek Ayşe 'yi suçlayabileceksiniz. Sadece arkadaşlar ile ilgili ilişkilerden değil babanızla olan ilişkilerinizden de bir çok kesit bulabileceksiniz. Benim okurken tebessüm ettiğim bir kaç sayfa olmuştur. Babalarımızın şunu yapmayın bunu yapmayın diye bize öğütler de bulunduğu her şeyi kendilerinin yapıyor olması . Direksiyonda babam. Alkol almış eve gidiyoruz, arabayı da kendisinin kullandığı bir anda babamın '' alkollüyken araba kullanma '' uyarısı gibi .

Yıllarca içinde biriktirmiş olduğu duygularını bir boşalma gibi haykıran Kafka 'nın içselliğini anlamamız bağlamında çok önemli bir eser. Aşağılanmanın, horlanmanın , kendi tercihlerine saygı duyulmayışının, hatta evliliği bile genç kızlar gibi kurtuluş olarak görmenin , acizliğin ,çaresizliğin oluşturduğu Kafka 'nın , babası ile kuramadığı duygu bağının bir belgesidir.Babasına hayran Kafka, basından nefret eden Kafka .Sadece bu kadar mı ? Tabi ki değil. Babasının burjuva düzenine de başkaldırmış bir Kafka okuyacaksınız. Başkaldırmış derken mektubun yazılmış aşamasında oluşan bir başkaldırıdır. O yaşlarda babasının kendi üstündeki baskılarının karşısında güçsüz bir Kafka vardır. Bir yandan Kafkanın kendi yaş gurubu çocukların karşısında oluşan aşırı otoriter , '' dediğim dedik çaldığım düdük, '' babaların bir portresi.

Kafka olayları kendi penceresinden , kendi bakış açısıyla anlattığı anlarda babasının penceresinden babasının bakış açısıyla anlatarak tarafsızlık ilan etmiş gibi. Keşke bu mektup babasının eline geçseydi , bir de Baba Kafka 'nın kaleminden cevabını okuyabilseydik.

Kafka 'nın yaşamına açıklıklar getiren bu eseri bütün Kafka severlerin mutlaka okuması gerekir. Sadece Kafka severler değil , ikili ilişkiler kurabilen ya da en azından kurmaya çalışan bizlerin de ikili ilişkilerde karşımızdaki insanlara karşı nasıl hatalara düşebileceğimizi anlamamız bağlamında herkesin okuması gerektiği bir eser. Kafka 'yı tanımak büyük şans arkadaşlar. Kafka 'yla tanışmayanlar çok geç kalmasın.

Yaren Sıla Koç 
28 Nis 20:38 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Babaya Mektup, Franz Kafka'nın, babası Hermann Kafka'ya yazmış olduğu bir mektup. Ancak babası bu mektubu hiçbir zaman okuyamamıştır. Biyografik bir eser olmasından dolayı yazarın hayatı hakkında bolca bilgi edinilebilir. Kafka, babasının, onun gelişimini nasıl olumsuz etkilediğini, onun yüzünden sahip olduğu özgüven sorununu, karşı cinsle olan ilişkisine nasıl karıştığını kendi gözlemleriyle anlatmış.
Aslında bakıldığında günümüzde baba-oğul ilişkisinden de kesitler görebiliyoruz kitapta.
Klasik olmasına rağmen kişisel gelişim olarak da kabul edilebilir bir nevi. Bu nedenle aynı zamanda her babanın çocuklarının gelişimi için okuyabileceği bir eser. Çocukların büyükleri nasıl taklit ettikleri, onların söylediği her sözcüğün yaşamlarını nasıl etkilediği çok net bir şekilde anlatılmış.
Kafka'nın birçok kitabında söz ettiği korkunç baba figürü işte bu kitapta anlam kazanıyor. Bu nedenle daha önce Kafka okumaya başlamadıysanız Kafka'yı ve onun düşüncelerini anlamak için bu eserden başlayabilirsiniz.

Nurhan Işkın 
23 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir babaya yazılacak en kötü mektup bu olsa gerek. Franz Kafka tüm yaşadıklarını babası Herman Kafka'ya gönderemediği bu mektup ile anlatmaya çalışmış. Bir insanın hayatında babanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapsa da daha çok onun desteğini görmediği için kendini bulamamasını anlatmış...

Franz Kafka babasının despotluğunu, söylemleri ile alaycı, kişilikleri hor gören, kendisi gibi olmayanları zayıf bulan bu adam karşısında hiç bir zaman bir birey olarak kendini savunamadığını hatta konuşamadığını anlatmış...

Franz Kafka, insan üzerinde sözlü otoritenin ve çocuk yaşlarda zihne yerleşen korkunun ne kadar acımasız olduğunu bu mektup ile gözler önüne sermiş. Okurken hüzünlenecek ve mutlaka kendi babanızı hatırlayacak onu sevgi ile anacaksınız...

Gamze 
20 Tem 03:34 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Babasına hitaben yazdığı ve babasının hiçbir zaman okuyamadığı mektuptan oluşan bir kitap. Kitabı okuduktan sonra keşke babasına da ulaşsaymış diyerek üzüldüm. Kitapta babasının kişiliği ve bu kişiliğin yazarın üzerindeki etkisinden söz edilmekte. Bir oturuşta okunulabilecek akıcılıkta. Yazarın babasıyla olan ilişkisi dışında iç dünyasını en derinine kadar hissetmek, onu anlayabilmek için okuyabilirsiniz.

Kitaptan 221 Alıntı

Şimdi ve bundan sonra, sana ve kendime itiraf etmekte hâlâ fazlasıyla zorlandığım bazı şeyleri suskunlukla geçiştireceğim.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 44 - Can Yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 44 - Can Yayınları)
Elif Kimya Salt 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Evet sen temelde iyi kalpli yumuşak bir insansın,ama her çocuk o iyiliği bulana kadar arayacak sabır ve korkusuzluğa sahip değildir.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 19)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 19)
AVAKA 
 08 Oca 14:43 · İnceledi · 7/10 puan

Cimrilik derin mutsuzluğun en sağlam belirtilerindendir

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 27 - Kültür yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 27 - Kültür yayınları)
Aysel 
 30 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Biraz desteklenmeye, biraz dostça bir yaklaşıma, yolumun biraz açık tutulmasına ihtiyacım vardı, sense onun yerine yolumu kesiyordun (...)"

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 20 - Can Yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 20 - Can Yayınları)
Elif Kimya Salt 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ayrıca senin pek tatlı, seyrek görülen, sessiz, memnun, evet diyen bir başka gülümseyişin de var ki, gülümsediğin kimseyi mutluluğa gömebiliyor. Çocukluğumda doğrudan bana böyle bir gülümsemenin nasip olduğunu anımsamıyorum, ama olmuştur belki; çünkü henüz bana masum bir gözle bakarak büyük umutlar bağladığın o vakitler, böyle bir gülümsemeyi ne diye esirgeyecektin benden. Hem bu gibi güler yüzlü izlenimler, sürüp giden zaman boyutunda ruhumdaki suçluluk bilincini büyütmekten ve dünyayı benim için daha anlaşılmaz kılmaktan başka işe yaramadı.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 35)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 35)
Elif Kimya Salt 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Sen yapmacık tavırlar takınamazsın, bu doğru ancak; sadece bu nedenle başka babaların yapmacık davrandıklarını iddia etmek ya üstünde durulması gerekmeyen, basit bir iddiacılıktır ya da belkide -ve bence gerçek budur- aramızda bir şeylerin yolunda gitmediğinin ve buna elinde olmadan senin de yol açtığının örtülü bir ifadesidir.Kastettiğin buysa eğer, o halde anlaşıyoruz demektir.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 17)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 17)
Derya Yalınkılıç 
31 Mar 18:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

... her çocuk iyiliği bulana kadar arama kararlılığına ve cesaretine sahip değildir.

Babaya Mektup, Franz KafkaBabaya Mektup, Franz Kafka
Hatice Kübra Savan 
15 Ağu 13:32 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Evlilik konusu aile kurmak, çocuk yetiştirmek, bu pis dünyada onları büyütmek ve yol göstermek gibi tüm zorluklarıyla bence bir insanın yapabileceği en kutsal şeydir.

Babaya Mektup, Franz KafkaBabaya Mektup, Franz Kafka
Ömer Faruk 
14 Eyl 02:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İki türlü savaş vardır.Biri, bağımsız tarafların güçlerinin ölçüştüğü şövalyece savaştır; herkes kendi başınadır, kendine kaybedip, kendine kazanır.Bir de sokmakla kalmayıp, aynı zamanda hayatta kalabilmek için kan emen haşeratın savaşı vardır.

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 55 - İş Bankası Yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 55 - İş Bankası Yayınları)
Aysel 
02 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Yazdıklarım seninle ilgiliydi, orada senin göğsünde yakınamadıklarımdan yakınıyordum yalnızca."

Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 50 - Can Yayınları)Babaya Mektup, Franz Kafka (Sayfa 50 - Can Yayınları)

Kitapla ilgili 2 Haber

Kafka savaşını İsrail Ulusal Kütüphanesi kazandı
Kafka savaşını İsrail Ulusal Kütüphanesi kazandı Yaklaşık 8 yıldır İsrail Ulusal Kütüphanesi ile Hoffe ailesi arasında süren "Kafka belgeleri" üzerine yasal savaştan Ulusal Kütüphane galip çıktı.
Franz Kafka`nın Gizli Hayatı
Franz Kafka`nın Gizli Hayatı Franz Kafka, soyadı sıfata dönüşmüş büyük bir yazardır. Neden büyük bir yazar olarak anılıyor Kafka? Çünkü kabusumsu roman ve öykülerle bir çağın, bir toplumun ve evrensel bir yabancılaşma ve çaresizlik duygusunun nabzını çok iyi tuttu. Bizde Kafka’nın nabzını tutalım öyleyse.