Gündüz uykusu bedenin günahı gibidir. Ne denli çok işlenirse o denli çok istenir. Gene de insan kendini mutsuz hisseder; aynı zamanda hem doygun hem de doymamış...
Kuzey ve Güney insanların birbirini gerçekten anlamaya başlamasının, aşkın kendisinden bile daha önemli olduğunu anlatıyor. Gürültülü bir aşk hikâyesi değil; bakışların, gururun, suskunlukların ve geç fark edilen duyguların romanı. Elizabeth Gaskell burada aşkı bir “anı” gibi değil, iki ruhun uzun uzun birbirine yaklaşması gibi yazıyor. Roman boyunca sürekli bir “gecikmiş yakınlık” hissi vardır. Tam birbirlerine yaklaşacakken araya sınıf farkı, yanlış anlaşılmalar, kırgınlıklar ve sessizlik girer. Gaskell aşkı tam da hayat gibi yazıyor burada; net değil, karmaşık ve zaman isteyen bir şey olarak. Gerçek aşk, birini idealize etmek değil; onun bütün sert yanlarını, korkularını, kırgınlıklarını görüp yine de kalbinde ona yer açabilmek.
Ve bu yüzden Kuzey ve Güney, yalnızca romantik bir roman değil; birbirini anlamayı öğrenen iki yalnız ruhun hikâyesi gibi hissettiriyor. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
Kuzey ve GüneyElizabeth Gaskell · Koridor Yayıncılık · 2022649 okunma