Salih Doğantekin

Salih Doğantekin
@Salihdgntkn
10/10
·200 syf.··
2024 74. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 20:22
l Psikolojik roman türünde yazılmış eserlerin başında gelen Açlık, Knut Hamsun’un hayatından izler taşıdığından biyografik/ otobiyografik bir kitap olarak da değerlendirilir. Roman, açlığı yaşamış bir yazarın kaleminden çıkmıştır. Hamsun bu eseri ile 1920 yılında Nobel edebiyat ödülünü kazanmıştır. l İşsiz ve beş parasız kalan genç adam her şeyini rehinecilere bırakır. Bir yandan da çok zor şartlar altında makaleler yazarak bunları dergilere ve gazetelere gönderir. Yazıları kabul edilmez. Artık kaldığı pansiyonun da parasını ödeyemez duruma gelip, dışarda parklarda yatmaya başlar. Günlerce aç kalır. Yoksullukla beraber gencin aşık oluşuna, bazen hayatı alaya alışına, tüm bitkinliğine ve onun ardından gelen tarifsiz düşüşe de tanık oluyoruz. l Günümüzde birçoğumuzun hiç aklına gelmeyen, görmediğimiz bir dünyada ruhunuzu derinden sarsacak bir gezintiye çıkarıyor. Bugüne kadar açlığı belki de hiç böyle bilmediğinizi keşfedeceksiniz ve gerçek açlığı öğreneceksiniz. Kitaptaki kahramanımız ile aynı açlığı, çaresizliği ve acıyı derinden hissedeceksiniz. l Bu kitabı tok birinin okuması ve aç birinin okuması arasında çok fark var zannımca. Hani deriz ya “Tok açın halinden anlamaz.” diye. O kadar doğru ki. Açlıktan tahta parçaları yiyip hayatta kalmayan çalışan, belki yiyebilirim diyerek parmağını ısıran ama aynı zamanda dilenmeyi kabul etmeyen, karakterinden asla ödün vermeyen ve düşmeyen bir adamın kitabı. l Siz hiç acıktığınız için talaş çiğnediniz mi? Hayatınızı bir mercimek çorbasına feda edecek hale geldiniz mi? Yaması gelmiş kıyafetinize temiz ve parlak görünsün diye tükürüğünüzü sürdünüz mü? Kulağa nasıl zor geliyor değil mi? O kadar etkilendiğim bir kitap oldu ki! İçim çekildi.. Boğazım düğümlendi.. Herkese bol kitaplı günler ve iyi
İnceleme
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Salih Doğantekin

, bir kitap okudu
10/10
·240 syf.·
2026 34. kitabı
Ferenc Molnar
8.5/10 · 36,3bin okunma
Seçici Tepkiler
Günümüzde bazı haberler karşısında toplumsal olarak sergilediğimiz şaşkınlık, aslında ne kadar seçici bir algıya sahip olduğumuzu da gözler önüne seriyor. Özellikle yayınevleri gibi “entelektüel” kimlikle özdeşleştirilen kurumlar söz konusu olduğunda, ortaya çıkan olumsuzluklara verdiğimiz tepki daha sert ve daha görünür oluyor. Oysa bu durum, daha önce benzer koşullarda çalışan sayısız insanın yaşadıklarıyla kıyaslandığında ciddi bir çelişki barındırıyor. Bugüne kadar pek çok sektörde, zor şartlar altında çalışan, emeğinin karşılığını alamayan ya da sistemin içinde ezilen insanlara çoğu zaman sessiz kalındı. Bu durum, sıradan ya da “alışılmış” olarak görüldü. Ancak iş yayınevlerine geldiğinde, sanki bu kurumlar kapitalist düzenin dışında, daha “temiz” ve “adil” yapılarmış gibi bir beklenti ortaya çıkıyor. Oysa yayınevleri de nihayetinde birer işletmedir; üretim yapar, kâr hedefler ve sistemin kurallarına göre hareket eder. Bu noktada asıl sorgulanması gereken, belirli kurumlara yüklenen anlamlar ve beklentilerdir. Okur kitlesine hitap eden, eğitimli bireylerle ilişkilendirilen bir yapının, sistemin dışında kalacağına inanmak bir tür yanılgıdır. Çünkü kapitalist düzen, yalnızca belirli sektörleri değil, tüm üretim ve hizmet alanlarını kapsayan geniş bir çerçeve sunar. Yayınevleri de bu çerçevenin bir parçasıdır. Dolayısıyla, ortaya çıkan durumlara yalnızca kurumun kimliğine bakarak tepki vermek yerine, daha bütüncül bir bakış açısı geliştirmek gerekir. Eğer bir eleştiri yapılacaksa, bu eleştiri yalnızca yayınevlerine değil, benzer koşulları üreten ve sürdüren sistemin tamamına yöneltilmelidir. Aksi halde tepkilerimiz, tutarsız ve seçici olmaktan öteye geçemez.