Ölüler Evinden Anılar

Ölüler Evinden Anılar

Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1

Hakkında

376 sayfa ·
saat
Tahmini okuma süresi: 10 sa. 39 dk.
Adı
Ölüler Evinden Anılar
Orijinal adı
Записки из Мёртвого дома
Basım
Türkçe · Türkiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20 Mayıs 2019 · Karton kapak · 9789944884044
Diğer baskılar
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821-1881): İlk romanı İnsancıklar 1846’da yayımlandı. Ünlü eleştirmen V. Belinski bu eser üzerine Dostoyevski’den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Ancak daha sonra yayımlanan eserleri o dönemde fazla ilgi görmedi. Yazar 1849’da I.Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Cezasını tamamlayıp Sibirya’dan döndükten sonra Petersburg’da Vremya dergisini çıkarmaya başladı. 1861-1862 yıllarında bu dergide yayımlanan Ölüler Evinden Anılar Dostoyevski’nin Sibirya’da geçirdiği sürgün yıllarının izlenimlerini bütün canlılığıyla yansıtır.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
alisveris
DR
dr.com.tr
alisveris
İdefix
idefix.com
BÜTÜN FİYATLARI GÖR

Okurlar

kadin
Kadın
% 62.2
erkek
Erkek
% 37.8
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.3
10 üzerinden
2.412 Puan · 415 İnceleme
nalkan
ucnokta_yatay-1
376 syf.
·
7 günde
Her yazar eserinde saklıdır!         
Bugüne kadar
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
’nin “Suç ve Ceza” başta olmak üzere “Beyaz Geceler”, “Kumarbaz”, “Ecinniler” ve “Karamazov Kardeşler” gibi dünya edebiyatında en çok tanınan başyapıtlarını okudum. Okurken her birinden ayrı bir tat ve haz aldım. Okuduğum her kitabı bitirdiğimde Dostoyevski’yi tanıma ve anlamaya yönelik merakım sürekli arttı. O nedenle bir yandan onun çocukluğundan başlayarak yaşamını tüm yönleriyle anlatan biyografik eserlerini okurken, diğer yandan da eserlerindeki kahramanların hikâyelerinde onun izini sürdüm. Bu yönüyle “
Ölüler Evinden Anılar
Ölüler Evinden Anılar
”ı okumak, Dostoyevski’yi tanımak ve eserlerindeki kahramanları anlamak açısından benim için çok yararlı oldu diyebilirim. • • • Doğrusu Dostoyevski’nin hikâyesi, travmalarla geçirdiği çocukluğunun yanında asıl yirmi sekiz yaşında devlet aleyhinde bir komploya karıştığı iddiasıyla tutuklanmasıyla başlıyor. Hapishanede tek kişilik bir hücrede 10 ay kalan Dostoyevski, yirmi bir arkadaşıyla birlikte kurşuna dizilerek idam edilme cezası alıyor. Tam kurşuna dizilmek üzereyken affediliyor ve cezası dört yıl kürek ve dört yıl da sürgün cezasına çevriliyor. Cezasını çekmek için Sibirya’da bulunan Omsk Cezaevi’ne gönderiliyor.*  İşte o, “Ölüler Evinden Anılar”da, Sibirya’da geçirdiği hapishane ve sürgün yıllarını, karısını öldürme suçundan mahkûm olmuş bir soylunun günlüğü aracılığıyla anlatıyor bizlere. • • • Daha kitabın başında “Burada bambaşka, hiçbir yerdekine benzemeyen bir âlem vardı” diye yazan Dostoyevski, bu âlemin kendine has kanunları, elbiseleri, ahlâk ve âdetleri ile yaşayan sakinlerini bir bir tasvir ediyor. Cezaevine geldiği ilk günden başlayarak kaldığı yeri, ilk izlenimlerini, kurduğu arkadaşlıkları, yaptıkları işleri, geçirdikleri bayramları, mevsimleri, hastane günlerini, besledikleri hayvanları, mahkûmlar arasında yaşanan kavgaları, cezaevi yönetimini, firarları, hapisteki son gününü, arkadaşlarından duyduğu ve gördüğü her şeyi adeta açık ve canlı bir tablo gibi okura gösteriyor. Kitabı okurken toplumun farklı kesimlerinden gelen insanlarla ilgili yaptığı karakter ve kişilik analizleri ise insanı derinden etkiliyor.  • • • Dostoyevski bir yandan cezaevi ortamında gördükleri, duydukları ve yaşadıklarını anlatırken, bir yandan da satır aralarında varoluşu, hayatın anlamını, iyiliği, kötülüğü, ahlâkı, erdemi, suçu, suçluyu, adaleti ve ceza infaz sistemini sorguluyor. Cezaevinde birlikte vakit geçirdiği mahkûmların hikâyeleri üzerinden o dönem Rusya’sının farklı bir yüzünü gösteriyor ve kitapları için bir kuyumcu titizliğiyle insan karakterleri topluyor. Tüm bunlarla birlikte geçmişini ve yaşadıklarını titizlikle inceliyor ve gözden geçiriyor. Acıların, ıstırapların ve yalnızlığın koynunda hamken pişiyor ve gençlikten olgunluğa adım atıyor. Nitekim cezaevi ve sürgün hayatı sonrasında kaleme aldığı  “Yeraltından Notlar”, “Suç ve Ceza”, “Kumarbaz”, “Budala”, “Ecinniler”, “Karamazov Kardeşler” gibi dev eserlerinde yaşadığı bu dönemin izleri bütün çıplaklığıyla görülüyor.  • • •
Stefan Zweig
Stefan Zweig
Üç Büyük Usta
Üç Büyük Usta
” adlı kitabında, “Ölüler Evinden Anılar” yayınlandığında “Çar’ın bile bu kitabı okurken gözyaşlarını tutamadığını” ifade ediyor. O nedenle Dostoyevski’yi tanımak ve eserlerini hakkıyla okumak isteyen okurların bu kitabı mutlaka okumaları gerektiğini düşünüyorum. Suçluları ve kaldıkları acımasız ortamı anlatan bu kitabın, herhangi bir olay örgüsü ve kurgusu olmadığından, bazı okurları sıkabileceğini belirtmek istiyorum. Her ne olursa olsun okuru, bir hapishanenin odalarında, koridorlarında, çalışma alanlarında, mahkûmların ruhsal dünyalarında, umutlarında ve umutsuzluklarında adım adım dolaştıran; bazı bölümlerinde de “12 Öfkeli Adam”, “Esaretin Bedeli”, “Kelebek” gibi filmlerin bazı sahnelerini çağrıştıran bu eseri, tüm kitap tutkunlarına tavsiye ediyorum.    “Kim mahvolmuş kalplerin derinlerine inip bütün dünyadan saklanmış şeyleri okuduğunu söyleyebilir ki?” sözünün ne anlama geldiğini merak eden okurlara… Keyifli okumalar dilerim!  .......................................... *"Fyodor Dostoyevski - Vikipedi" tr.m.wikipedia.org/wiki/Fyodor_Dostoye....
Ölüler Evinden Anılar
Ölüler Evinden Anılar
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.3/10 · 9,5bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.