Ölüler Evinden Anılar

8,3/10  (203 Oy) · 
798 okunma  · 
178 beğeni  · 
4.688 gösterim
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821-1881): İlk romanı İnsancıklar 1846’da yayımlandı. Ünlü eleştirmen V. Belinski bu eser üzerine Dostoyevski’den geleceğin büyük yazarı olarak söz etti. Ancak daha sonra yayımlanan eserleri o dönemde fazla ilgi görmedi. Yazar 1849’da I.Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Cezasını tamamlayıp Sibirya’dan döndükten sonra Petersburg’da Vremya dergisini çıkarmaya başladı. 1861-1862 yıllarında bu dergide yayımlanan Ölüler Evinden Anılar Dostoyevski’nin Sibirya’da geçirdiği sürgün yıllarının izlenimlerini bütün canlılığıyla yansıtır.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    376
  • ISBN:
    9789944884051
  • Çeviri:
    Nihal Yalaza Taluy
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Fırat Çağlar MANTAŞ 
11 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Hapishane ve mahkumlar o kadar güzel tasvir edilmiş ki, orada mahkumlarla birlikte yaşamış kadar oluyorsunuz. Her zamanki gibi muhteşem betimlemeler yapmış Dostoyevski. Mahkumiyetin, insanlar üzerinde yarattığı psikolojik ve fiziksel etkiyi anlamak için mükemmel bir kitap.

Murat Doğan 
16 Mar 23:37 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Kitabı okurken zorlandığımı belirtmek istiyorum. Nedeni ise, ortada bir hikayeden ziyade bölüm bölüm hapishanedeki karakterler ve genel ruh halinin anlatılması.

Bir Dostoyevski eseri olması itibariyle karakter tasvirleri ve duygu/düşünce betimlemeleri oldukça etkileyici. Ama sürükleyici bir olay örgüsü olmaması kitabı yorucu kılıyor.

Kısaca kitap hapishanenin karanlık dünyasını an be an anlatıyor. Bunu bilerek okuma listenize alın derim.

İyi okumalar.

Sadettin TANIK 
07 Nis 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yaşanmışlık üzerine yazılmış bir roman. Hapishane içerisinde geçen yılları kaleme almış olan Dostoyevski, muhteşem betimlemeler ve insanları sorgulayan karakterleriyle insanı yaşanan o döneme götürüyor. Okunması gereken muhteşem dünya klasiklerinden birisi.

Erkan Akdemir 
30 May 09:24 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yine bir Dostoyevski eseri. Edebiyatın en iyi roman yazarı var mıdır bilmiyorum. Eğer varsa bu Dostoyevski'den başkası olamaz onu biliyorum. Ölümden tabiri caizse kıl payı ile kurtulan Dostoyevski yaşadığı hapishane hayatını bir yazardan çok bir araştırmacı gözü ile anlatıyor.
Her bir bölümünü okurken sanki o anlatilanlari yaşamış hisettiriyor insana. Yatılı okumuş biri olarak hapishane hayatını az da olsa tahmin edebiliyorum. Özellikle hamam kısmı benim lisede yaşadığım banyo ile neredeyse bire bir. Okurken lisede yaşadığım zorluklara dalıp gitmemek elde değildi. Bir hapishane ile yatılı okul hayatı bir olamaz diyebilirsiniz. Zaten ben de aynı olduğunu söylemiyorum ama hapishane hayatına en yakın hayat tarzı olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Hele ki okul da Kars'ta ise ve binaların yapımı Rus ise bana hak vereceğinizi düşünüyorum.
Konuya tekrar dönersek Dostoyevski'nin eseri okuyun işte. Daha fazla ne denilebilir ki.
Herkese keyifli okumalar.

Selen Kıreylioğlu 
20 Eki 16:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dostoyevksi'nin sürgün yıllarını yazmış olduğunu kitabı. Kitaptaki adını Aleksandr Petroviç olarak ifade etmiş. Ama anlatıcıda Dostoyevksi izleri görmüyorsunuz okurken. Gözlemler kendisine ait evet ama anlatıcıya bir karakter büründürmesi oldukça gerçekçi kılıyor Petroviç'in varlığını. Ölüler evi tabiri hapishane olarak anlaşılıyor. Oradaki anılarını bölüm bölüm ele alıyor. Bölümlerde konu bütünlüğü ve akışı var fakat kitabın genelinde bunu söyleyemiyorum. Dostoyevksi yine o karakter tahlili gücüne hayran bıraktırıyor kendine. Buna betimlemeleri eklenince neredeyse o an yaşıyormuşçasına okuyorsunuz kitabı.

Betül Özge Demir 
01 Eki 13:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dostoyevski'nin kitabın başlarında paraya bu kadar vurgu yaptıktan sonra tiyatroda makhumlar özel yer ayırtınca birden paraya karşı bakış açısının değişmesi ve insanlığı vurgulaması benim için can alıcı bir çelişkidir.

Can 
15 Nis 00:32 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı okuduğum iki gün boyunca ben de sibirya cezaevindeydim. Aleksandr Petrovicle beraber cezaevine girdim, çektiği zorlukları, acıları, yattığı tahta yatağı, yediği lahana çorbasına kadar herşeyi sanki oradaymışım gibi yaşadım diyebilirim. Kitabın bitmesi ile ben de bugün Aleksandr Petrovicle beraber tahliye oldum. Betimlemeleri, ruhsal durum analizlerinin mükemmelliği yanında , cezaevlerine ve suçlulara bakış açısı, eleştireleri,önerileri bence günümüz için bile geçerli. Tekrar okumak isteyebileceğim bir kitap.

instgrmkahvecisi 
18 Nis 09:55 · Kitabı okudu · 3 günde

Dünya klasikleri arasında yer alan kitabın sonsuz/yakamoz kitap basımını tercih ettim. Kitap,364 sayfa. Kapak tasarımı bence etkileyicidir. Çareler, çaresizdir. Kitap, her duruma alışılabileceğini ve herşeyin yapmam yapılmaz dendiğinde bile yapılabileceğini anlatır.

"hatırlıyorum da,bütün bu zaman boyunca ,yüzlerce arkadaşım olsa da yalnızlığın en korkuncunu yaşadım ve o sonunda o yalnızlığı da sever hale geldim. ruhsal yalnızlığımla, bütün geçmişimi gözden geçirdim, en ince ayrıntısına kadar her şeyi zihnimde evirip çevirip, geçmişimi tarttım, kendimi katı amansız bir yargılamaya tabi tuttum ve hatta bazen beni böyle yalnızlalaştırdığı için kaderime şükrettim.

Çünkü aksi taktirde, ne böyle kendimi sorgulayabilecek ne de geçmiş yaşamımı böylesine titiz gözden geçirebilecektim. Ne umutlar beslemedi ki yüreğim o günlerde. Bundan sonra hayatımda , önceki yanılgılarıma düşmeyeceğimi düşündüm, kararlar aldım, yeminler ettim. Gelecek için kendime bir plan çizdim ve buna uyacağıma ant içtim. bir kez daha içimde, bu plana uyacağıma, uyabileceğime dair körü körüne bir inanç filizkendi... Sabırsızca özgürlümü bekledim, çabuk gelmesi için ona seslendim, yeni bir mücadelede kendimi denemek istedim. Bazen sabırsızlık içinde kıvranıyordum. Ama bütün bunları yazmamın nedeni, her kim olursa olsun, hayatının baharında cezaevine gönderilen birinin beni anlayacağına inanmamdandır. Çünkü aynı şeyler mutlaka ona da olmuştur."

Ümran AYGIN 
02 Kas 20:52 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bazı şeyleri tecrübe etmeden anlayamazsınız, ama şu kadarını kesinlikle söyleyebilirim: Manevi yoksunluklara dayanmak,fiziksel acılara dayanmaktan çok daha zordur.

Kitap diğer kitaplarına nazaran konusu itibariyle çok akıcı değildi. Derin bir anlatımı vardı, biraz zordu ama güzeldi. Cezaevi ve sürgün hayatı bu kadar etkili anlatılamazdı. Hele bir hamam bölümü vardı aman allahım gözlerimin önüne geldi tüm o küf ve pislikle örtülü odalar ve orada temiz olma çabaları....

4 /

Kitaptan 287 Alıntı

Biz, dayak yiyen milletiz. Dövüle dövüle içimiz kopmuş da geceleri ondan bağırıyoruz.

Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 20)Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 20)

" İşte burada yıllarca kalmak zorundayım; işte şimdi, hiç istemeyerek, kederler içinde bulunduğum bu köşeden yıllar sonra ayrılırken belki de burayı arayacağım, " diyordum.

Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 77 - İskele Yayınları)Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 77 - İskele Yayınları)
Mustafa Yıldız 
21 Eki 08:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hiç tanımadığımız birinin gülüşü daha ilk karşılamanızda hoşunuza giderse, karşınızdakinin iyi bir adam olduğundan tereddüt etmeyiniz.

Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 47 - isbankasi)Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 47 - isbankasi)
Merve Çalıkuşu 
28 Nis 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan her şeye alışan bir yaratıktır ve sanırım bu onun en iyi niteliğidir.

Ölüler Evinden Anılar, DostoyevskiÖlüler Evinden Anılar, Dostoyevski

Çok doğru düzgün bir insanın bile alışkanlık sonucu kötüleşebileceğine, insan olma vasfını yitirebileceğine inanıyorum.

Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 227)Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 227)
Mustafa Yıldız 
21 Eki 08:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Etrafın taşyürekli heriflerle doludur, ağlayacak tenha bir köşe bile bulamazsın.

Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 56 - isbankasi)Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski (Sayfa 56 - isbankasi)