Ecinniler Cinler

8,8/10  (63 Oy) · 
220 okunma  · 
77 beğeni  · 
4.718 gösterim
Cinler, insanoğlunun yazabildiği en sarsıcı yedi-sekiz romandan biri, hiç şüphesiz, gelmiş geçmiş en büyük siyasal romandır. İlk okuduğumda, yirmi yaşımdayken kitabın üzerimdeki etkisini, sarsılmak, hayret etmek, inanmak ve korkmak kelimeleriyle özetleyebilirim. O zamana kadar okuduğum hiçbir roman beni böylesine derinden sarsmamış, hiç bir hikaye insan ruhu ve şahsiyeti hakkında bana bu kadar sarsıcı bir bilgi vermemişti. Sarsıcı olan şey insanın iktidar isteğinin ve affetme gücünün, kendini ve başkalarını kandırma yeteneğinin ve bir inanç bulma azminin, sevmenin ve nefretin, en kutsal olana ilgiyle en bayağı olana düşkünlüğün boyutlarının genişliğini görmek, bu özelliklerin aslında hep yanyana bulunduğunu kavramak ve bütün bu duygu ve ruh durumlarını kitabın ölüm, siyaset ve aldatmacanın şiddetiyle yüklü olay örgüsüyle birlikte yaşamaktı. (Orhan Pamuk)


Dostoyevski sanatçılık bakımından Shakespeare’in hemen yanında yer alır.
Freud

Dostoyevski eserleri okuru her zaman korkutmuştur. Bu korku, bazen kitabın hacminden, bazen de içeriğinden kaynaklıdır. Fakat onun dünyasına adımını atmaya cesaret eden bir okur, bu korkularından arınır ve yaşayabileceği en büyük edebi hazlardan birini yaşar.

Dostoyevski romanlarını, bizim bildiğimiz dünyadan farklı bir dünyada yaratır. Dışarıdan baktığımızda, onun oluşturduğu bu dünya bizimkiyle aynı gibi gelir ama kitabın içine girince anlarsınız ki, sizler artık farklı bir dünyanın içindesinizdir. Bu farklılığı anlamanızı sağlayan en büyük etmen, onun dünyasının havasının, sizin ciğerlerinize fazla gelmesidir. Huzurlu bir okuma gerçekleşmez bir türlü, insan, onun kitaplarını okurken boğulacak gibi olur.

Bu dünya, bizim dünyamızdan daha şeffaftır. Dostoyevski seçtiği bir konuyla, insanoğlunun çıkmazlarını aydınlatır. Din, siyaset ve insanlık üçlüsü, konularının temel noktasını oluşturur. Dostoyevski'nin insanları, varoluşlarının sebebini sorgulayan, avare insanlardır. Bu arayış esnasında yollarını sürekli kaybeden, ezilmiş, bazen aşırı gururlu bazen de aşırı gurursuz, ortası olmayan insanlardır. Küçücük bir olayı kafalarında devleştiren, tutarsız kişiliklerdir. Varoluşlarını anlamlandıramayışları, intihar ve cinayet gibi sonuçlara sebebiyet verir. Prens Mişkin'ler, Raskolnikov'lar, Stavrogin'ler... Hepsi bu arayışta başarısız olmuş, topluma adapte olamamış karakterlerdir.

Ecinniler, Dostoyevski'nin zamanının siyasi otoritesini ve Rus toplumunu alaycı bir dille eleştirdiği dev eseridir. Özellikle sosyalizmi hedefine almıştır. Bir toplantı esnasında, sosyalizmi savunan bir gruptaki insanları o denli bilgisiz gösterir ki insan, ideolojilerin basitliğini ve çürümüşlüğünü derinden anlar. Neyi, niçin yaptığını bilmeyen, bir hışımla konuşmaya atılıp konuşmanın sonunu getiremeyen, ideolojik çerçevenin içine sıkışıp kalmış insanlar, bilgisizliğin en dibini temsil eder. Bir tek sosyalizmin değil, nihilizm ve ateizmin de üzerine gider ve bu görüşleri savunanları, alaycı bir tutumla eleştirir. Eylem amaçlı valiye giden işçilerin, kendilerini savunmaları ve haklarını almayı talep etmeleri için seçtikleri azınlığın, daha ne isteyeceklerini bile bilmediğini ve sosyalizmi; insanların anladığı bir ideolojiden ziyade, sürü psikolojisi ile hareket edilen bir ideoloji olarak gösterir.

Karakter sayısı ise diğer eserlerine göre oldukça fazla ama zamanla karakterlerle özdeşleştiğiniz için bu durum fazla can sıkmıyor.

Dostoyevski, sahne betimlemelerinde de inanılmaz bir iş çıkarmış. Her bir sahne bütün detaylarıyla okurun gözleri önüne serilmiş. Böylece okur, olaylar esnasında, kitabın içinde kendisine bir yer bulup, olayları birebir oradaymış gibi yaşayabiliyor.

Karakter tahlilleri ve gidişat konusunda da bir şeyler yazmak isterim ama inceleme devasa boyuta ulaşacağı için, bunu yapmaktan vazgeçiyorum.

Eseri, hacmine göre değerlendirmeyip, Dostoyevski'nin başta belirttiğim dünyasında kendinize bir yer bulabilirseniz, hayatın her yönünü soluksuz bir şekilde takip edebilir, bu takip esnasında sayısız deneyimlere erişebilirsiniz. Dostoyevski bu eserinde, Karamazov Kardeşler ya da Budala eserlerinde yaptığı gibi, hayatı bütün yönleriyle ele almış ve şeffaflaştırılmış tahlilleriyle, insanoğlunun yolunu aydınlatmış. Bu yüzdendir ki Dostoyevski okuduğum zaman kendimi daha iyi hissederim ve kitapların insana neler öğretebileceğine bir kez daha şahit olurum.

Herkese bu dev eseri tavsiye ediyor, iyi okumalar diliyorum.

Ebru Ince 
 16 Şub 22:24 · Kitabı okudu · 8 günde · 6/10 puan

Ilk kez dostoyevski okumuş biri olarak yorum yapma haddini pek kendimde bulamadım arkadaşlar. .Kitap kolay ilerleyen bir roman niteliğinde değil tabiiki üstelik yorucu bir fransızca diyalog trafiği var benim okuduğum baskıda (öteki yayınları ) çok güçlü karakter olan bayan Stavrogin in diyalogları bir tiyatro sahnesi gibi gözümün önünde en sasirdigim detay ise ağlayan ve sayfalar dolusu mektuplar yazan rus erkekleri ,üstelik karakterlerin hemen hepsi intihara meyilli . tabiiki dönem itibarı ve rus elit tabakasının arasında geçen romanda siyasi çalkantılar , haklı galeyana getirecek entrikalar anlatılıyor bu uğurda işlenen cinayetlere kadar varıyor olaylar ....bir halk evinde geçen bölüm beni en etkileyen bölüm oldu ki bir kez daha anladım "rus'un köylüsü beni daha çok cezbediyor yaşam tarzı olarak ..Dostoyevski 'nin bir kitabını daha okuduktan sonra daha detaylı bir bilgi sahibi olacağım yazar in üslubu hakkında ..yanlız şöyle bir tesadüfi detay az önce dikkatimi çekti tabii tesadüfmu yoksa etkileşimmi onu bilemiyorum o da şu ki ..Dostoyevkinin kuramı olan ve bu kitaptada bahsedilen "insanoğlu Tanrı Olacak"düşüncesi homo deus'in yazarının dilindende hemen hemen aynı cümlelerle bir söyleşide iletiliyor bugün. .

Sevgiyle ve kitapla kalın "iyi okumalar "

İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
13 Mar 23:21 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ecinniler, Dostoyevski'nin suç ve ceza ile budala dan sonraki üçüncü büyük romanıdır. Roman, Rusya 'da önceden beri var olan liberal düşüncelerinin yeni nesil arasında ateşli bir şekilde yayılması üzerine yazılmıştır.
Genç nesil bu düşüncelerle öylesine aklını yitirmiştir ki olay cinayetlere kadar varmıştır. Ayrıca nihilist düşünceyle beraber intihar vakaları da yadsınamayacak derecede artmıştır. Bu toplumsal sıkıntılar karşısında Dostoyevski Ecinniler romanını kaleme almış, siyasi düşüncelerini açık açık yazmış, gençler arasında yayılan yeni düşünceleri yetkin kalemiyle eleştirmiştir.

Roman eski bir liberalin hayatıyla başlar, ilerleyen bölümlerde yeni nesil yerini alır ve olaylar hızlanır. Dostoyevski nin karakter işleme de ki ustalığı yıne ön plandadır. Ayrıca romanda gözden kaçmayan bir diğer unsur da Dostoyevski nin ilk yazarlık döneminde beri çekişme halinde olduğu Turgenyev in romanda yerini bulmasıdır (karmizanov).

Romanın dili, çeviri ve zorluk seviyesine gelecek olursak. Benım okudugum eser iletişim yayınları tarafından basılmış, Ergin Altay çevirisiydi. Kitap da bazı yazım hataları olmakla beraber, ben bunun yayınevınden kaynaklandığını düşünüyorum. Bana göre çeviri gayet başarılıydı. Zaten çevirmen de Hasan Ali Ediz ve Mazlum Beyhan ile beraber beğendiğim en iyi üç çevirmen arasında.
Eserin dili (okuyucudan okuyucuya değişmekle beraber) okuru zorlayacak bir seviyede değildi. Kitabın içeriği felsefe, siyasi düşünce içermekle beraber daha çok olay kurgusundan oluşmakta. Birçok kısımda da diyaloglar mevcut bu da okur açısından ayrı bir kolaylık sağlıyor.

Meraklılarına keyifli okumalar dilerim.

Esma Tezgi 
31 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Açıkçası başlarken sayfa sayısı ve yazıların küçüklüğü çekimser olmama sebep olmuştu ancak o kadar kolay ve sıkılmadan okudum ki!
Gerçekten çok güzeldi, konusu da karakterleri de son derece başarılı ve ilgi çekiciydi. Romanların en önemli noktalarından biri de karakterleri hissetmek ve onlara inanmaktır ki Ecinniler' de bunu fazlasıyla bulabilirsiniz. Her karakter çok sağlamdı ve çok güzel anlatılmış. Kitabı okurken kendimi olayların içinde gibi hissedip karakterlerle aynı duyguları paylaştım. Özellikle Stavrogin ve Şatov karakterlerini çok sevdim.
Anlatıldığı dönemi kesinlikle çok iyi yansıtıyordu. O zamanlar Rusya da hakim olan akımlar bunların etkilerini bir çok yönden görmek mümkün.
Okurken çok zevk aldım ve çok beğendim. Mutlaka okunması gerek.

Ebrucanım 
21 May 15:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Tartışmasız şimdiye dek yazılmış en iyi siyasi roman. Bize kalsa hepimiz kendi lambamızdan sorumlu birer ciniz oysa kendimize ait bir şey yok, aynı dünyayı aydınlatıyoruz.

İvan Şatov 
 06 Eyl 20:47 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yeryüzünde hiçbir Dostoyevski kitabı yoktur ki, hayranlık duyulmadan okunsun. Yeryüzünde hiçbir Dostoyevski karakteri yoktur ki ateşler içinde yanmasın, heyecanlanmasın.

Dostoyevski'nin okumadığım tek hacimli eserini okumanın sevincini ve üzüntüsünü aynı anda yaşıyorum. 897 sayfalık bu devasa eseri yazan "Ateş Fedya'ya" hayran olmamak elde değil. Bir sayfası dahi heyecansız olmayan, sürekli hareketliliğin olduğu müthiş bir eser. Her cümlede deha parıltılarını görmek mutluluğuna bizi eriştiren Dostoyevski iyi ki bu dünyaya geldin ve iyi ki lanet olası askerlikten nefret edip, yazar olmaya karar verdin.

Dostoyevski yeryüzünün en iyi yazarıdır. Bu tartışmaya dahi kapalı bir konudur. Bu kesinliğe kanıtınız nedir diye soranlara, "Karamazov Kardeşler" kitabının gösterilmesi yeterlidir.

Daha önce başlayıp yarım bıraktığım bir kitaptı Ecinniler. Kurgusu biraz karmaşık ve dağınık gelmişti o sıralar bana. Şimdi anlıyorum ki bazı kitaplar, bazı
özel zaman dilimlerinde okunmalıdır. Dostoyevski'nin belki de en siyasi kitabı Ecinniler. Belki de Sosyalizm'i ve onun getirdiği dinsizliği en sert şekilde eleştirdiği eser. Kitap okunduğu zaman da görüleceği gibi Sosyalizm, bir Ecinnidir. Fikirsel aşaması dahi kitabı kana bulamaya yetmiştir. İçerikle ilgili özellikle belirtmek istediğim şey; okurken ağladığım tek kitap olma özelliğine sahip olması. Ağlatan olayı hemen aşağıda verdim.
Spoiler - - -
Ah Şatov! Ne mükemmel adamsın sen! Aşkınla ağlattın beni! Sen nasıl bir aşıksın ki eski karının açılan üstüne bakmadan onu örtmeye çalışıyorsun, sen nasıl bir aşıksın ki evinde çay olmadığı için ve eski karın çay istediği için tek savunman olan silahını anında rehin vermeyi düşünürsün hayatını tehlikeye atmayı göze alarak?
Spoiler - - -

Ayrıca böyle bir kitapta Aleksey Niliç Kirillov gibi bir isimden bahsetmemek olmaz. Ah iyi yürekli Aleksey Niliç! Müthiş fikirlerin var Aleksey müthiş! Kitaptaki en güçlü karakter sensin Aleksey Niliç. Kendinin Tanrı'sısın sen Aleksey Niliç! Çok ama çok etkilendim senden Aleksey Niliç! Seninle hayati bir ortak noktamız olabilir Aleksey Niliç!

Okurken dikkatimi çeken şeylerden biri; Pyotr Stepanoviç'in Nikolay Stavrogin'e olan hayranlığı. O olmadan kendini bir hiç gibi hissetmesi. Karamazov Kardeşler'i okuyanlar hemen göreceklerdir bu hayranlığın Smerdyakov'un, İvan Karamazov'a duyduğu hayranlığın aynısı olduğunu.

Sonuç itibariyle her Dostoyevski kitabı olduğu gibi bu kitabın da mutlaka ama mutlaka okunması gerekir. Dostoyevski okumayan biri eksiktir, aynı kitap okumayan birinin eksik olduğu gibi...

mustafa tamer akder 
22 Ara 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Rus halkının daha çok düşünür ve sosyete kesiminin eleştiride bulunulduğu , çeşitli entrikalar döndüğü , kibir konusunun üzerinde durulduğu ve son kısımlarda suç ve cezayı anımsattığı güzel bir kitap. Birde benim hissettiğim kendisi hakkında öz eleştiri yaptığını bir kitap.

Tom Jones 
10 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitap çok kapsamlı ve geniş. Yani akıcılık beklemeyin:) Dostoyevski din, ateizm, nihilizm vb. konularını karakterlerin ruhlarına çok güzel işlemiş,ayrıca dönemin ideolojik ve siyasi yapısına da ışık tutmuş. Okuyunuz efendim..

idris yılmaz 
16 Mar 04:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ecinniler
Dostoyevski
Rus Klasiklerinin beslendiği ortam, Çarlık dönemi derebeyi sisteminin hakim olduğu 19. Yüzyıl. Dostoyevski 1800 lerin sonlarında Rusyada ki Bolşevik Devriminin ayak seslerini anlatır Ecinniler Romanında.
Avrupa’da Rönesansın gerçekleşmesi, ardından Fransız devriminin getirdiği özgürleşme henüz Rusya ya ulaşmamıştır. Avrupaya seyahate giden gerek asilzade Ruslar gerek maceracılar gerekse edebiyatçılar Avrupada ki özgürleşme hareketlerinin ucundan kıyından etkilenmeye başlamışlardır.
Avrupadan dönen ve Rusyadaki derebeylik sisteminin değişmesi gerektiğine inanan devrimciler, özgürlükçü asiller, köylüler, işçiler bir yanda, diğer yanda asiller ve asillerle içli dışlı hantal devlet bürokratları. Devrimcilerin kendi içlerindeki hesaplaşmaları
Yokluktakilerin varlıktakilere özentileri, ruhunu şeytana satan yokluk karakterleri, Varlıktakilerin kaprisleri, umutsuz aşklar, pazarlıklı ilişkiler vs. kısaca etrafımızda da gördüğümüz günümüz karakterlerinin 19. Yüzyılda yaşamış ataları.
Dostoyevski ustanın elinde bu hikaye harmanlanınca yine sürükleyici bir roman çıkıyor ortaya.
Belki Suç ve Ceza ya da Budala kadar etkileyici olmasa da yine de okunası kitap.
“Öğrenim tutkusu aristokratik bir tutkudur.”
“İnsan yaşamayı ve yaşamamayı aynı şey diye sandığı zaman özgürleşir. İşte bütün amaç bu.”
“İnsanlar neden kötü biliyomusun ? İnsanlar iyi olduklarını bilmedikleri için kötüler.”
"Ulusu olmayanların Tanrısı da yoktur. Şunu iyice biliniz, kendi ulusunu anlamasını unutanlar, onunla olan bağlarını yitirenler, hemen o anda, o oranda yurda Olan inançlarını da yitiriyorlar, sonunda da ya dinsiz oluyorlar, ya da herşeye karşı ilgisiz."
"İnsan yaşamayı ve yaşamamayı aynı şey saydığı zaman özgürleşir."

Semiha E. 
20 Oca 12:47 · Kitabı okudu · 120 günde · 6/10 puan

İş yerinde fırsat buldukça okuduğum bir pdf kitaptı. Okuma süresine bakınca fırsat bulamadığım anlaşılıyor. :)))
Dostoyevski yi severim ama bu kitabı biraz ağır gitti. Akıcı bir kitaptı diyemem. Konu olarak Çarlık sisteminin olduğu Rusya da üst tabaka sosyetenin yaşam şekilleri, entrikaları, hırsları, eğlenceleri ve anlatılıyor.

2 /

Kitaptan 206 Alıntı

Konuşmayı bilenler, hep kısa konuşur.

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 302 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 302 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan.

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 155 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 155 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

...bugünlerde kimse kendi aklıyla düşünmüyor.

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 575 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 575 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Alışkanlık... Neler yaptırmaz insana!

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

İnsanın kendi olmasından daha kurnazca ne olabilir? Çünkü kimse inanmaz onun kendisi olduğuna.

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 301 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 301 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Fikirleri sindirebildiğimiz günlere...
...siz o fikri yiyip bitirmiyorsunuz, o fikir sizi yiyip bitiriyor...

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 769 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 769 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Şatov
Kitap okumak ve kitabı ciltlemek, insanın gelişme çizgisinde birbirinden ayrı iki büyük evredir. İnsan yavaş yavaş kitap okumayı öğrenir, bu kuşkusuz yüzyıllar sürer, ama okuduğu kitaba hiç özen göstermez, onu değersiz bir şey olarak görür. Kitap ciltletmekse kitaba saygının belirtisidir, yalnızca kitap okumayı sevmenin değil, kitap okumayı bir uğraş kabul etmenin belirtisidir.

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 796 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 796 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Her halk, kendi Tanrı'sına sahip olduğu ve bütün öteki Tanrıları uzlaşmaz biçimde yadsıdığı, kendi Tanrısıyla bütün öteki Tanrıları yeneceğine ve dünyadan defedeceğine inandığı sürece halktır. Bütün büyük uluslar, en azından şu ya da bu şekilde öne çıkmış ve insanlığın başını çekebilmiş uluslar hep böyle inanmıştır. Gerçeğe karşı konulamaz. Yahudiler gerçek Tanrı'yı bekleyerek yaşadılar ve dünyayı gerçek Tanrı'ya bıraktılar. Yunanlılar doğayı tanrılaştırdılar ve dinlerini, yani felsefe ve sanatlarını dünyaya miras bıraktılar. Roma, halkı devlette tanrılaştırdı ve halka devleti miras bıraktı.

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 347 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 347 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Hepimiz mutsuzuz, ama hepsini bağışlamalıyız. Bağışlayalım, Liza ve sonsuza dek özgür olalım. Dünyayla ilgimizi kesmek ve tümüyle özgür olmak için, bağışlamak, bağışlamak, bağışlamak gerek.

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 740 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 740 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Düşmanınızdan korkuyorsanız, bu korku,ona olan nefretinizi de yok eder.

Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 287 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Ecinniler, Dostoyevski (Sayfa 287 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)