Geri Bildirim
Adı:
Ecinniler
Alt başlık:
Cinler
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
904
ISBN:
9786053605669
Orijinal adı:
Ecinniler
Çeviri:
Mazlum Beyhan
Yayınevi:
Türkiye Kültür İş Bankası Yayınları
Cinler, insanoğlunun yazabildiği en sarsıcı yedi-sekiz romandan biri, hiç şüphesiz, gelmiş geçmiş en büyük siyasal romandır. İlk okuduğumda, yirmi yaşımdayken kitabın üzerimdeki etkisini, sarsılmak, hayret etmek, inanmak ve korkmak kelimeleriyle özetleyebilirim. O zamana kadar okuduğum hiçbir roman beni böylesine derinden sarsmamış, hiç bir hikaye insan ruhu ve şahsiyeti hakkında bana bu kadar sarsıcı bir bilgi vermemişti. Sarsıcı olan şey insanın iktidar isteğinin ve affetme gücünün, kendini ve başkalarını kandırma yeteneğinin ve bir inanç bulma azminin, sevmenin ve nefretin, en kutsal olana ilgiyle en bayağı olana düşkünlüğün boyutlarının genişliğini görmek, bu özelliklerin aslında hep yanyana bulunduğunu kavramak ve bütün bu duygu ve ruh durumlarını kitabın ölüm, siyaset ve aldatmacanın şiddetiyle yüklü olay örgüsüyle birlikte yaşamaktı. (Orhan Pamuk)


Dostoyevski sanatçılık bakımından Shakespeare’in hemen yanında yer alır.
Freud
Dostoyevski eserleri okuru her zaman korkutmuştur. Bu korku, bazen kitabın hacminden, bazen de içeriğinden kaynaklıdır. Fakat onun dünyasına adımını atmaya cesaret eden bir okur, bu korkularından arınır ve yaşayabileceği en büyük edebi hazlardan birini yaşar.

Dostoyevski romanlarını, bizim bildiğimiz dünyadan farklı bir dünyada yaratır. Dışarıdan baktığımızda, onun oluşturduğu bu dünya bizimkiyle aynı gibi gelir ama kitabın içine girince anlarsınız ki, sizler artık farklı bir dünyanın içindesinizdir. Bu farklılığı anlamanızı sağlayan en büyük etmen, onun dünyasının havasının, sizin ciğerlerinize fazla gelmesidir. Huzurlu bir okuma gerçekleşmez bir türlü, insan, onun kitaplarını okurken boğulacak gibi olur.

Bu dünya, bizim dünyamızdan daha şeffaftır. Dostoyevski seçtiği bir konuyla, insanoğlunun çıkmazlarını aydınlatır. Din, siyaset ve insanlık üçlüsü, konularının temel noktasını oluşturur. Dostoyevski'nin insanları, varoluşlarının sebebini sorgulayan, avare insanlardır. Bu arayış esnasında yollarını sürekli kaybeden, ezilmiş, bazen aşırı gururlu bazen de aşırı gurursuz, ortası olmayan insanlardır. Küçücük bir olayı kafalarında devleştiren, tutarsız kişiliklerdir. Varoluşlarını anlamlandıramayışları, intihar ve cinayet gibi sonuçlara sebebiyet verir. Prens Mişkin'ler, Raskolnikov'lar, Stavrogin'ler... Hepsi bu arayışta başarısız olmuş, topluma adapte olamamış karakterlerdir.

Ecinniler, Dostoyevski'nin zamanının siyasi otoritesini ve Rus toplumunu alaycı bir dille eleştirdiği dev eseridir. Özellikle sosyalizmi hedefine almıştır. Bir toplantı esnasında, sosyalizmi savunan bir gruptaki insanları o denli bilgisiz gösterir ki insan, ideolojilerin basitliğini ve çürümüşlüğünü derinden anlar. Neyi, niçin yaptığını bilmeyen, bir hışımla konuşmaya atılıp konuşmanın sonunu getiremeyen, ideolojik çerçevenin içine sıkışıp kalmış insanlar, bilgisizliğin en dibini temsil eder. Bir tek sosyalizmin değil, nihilizm ve ateizmin de üzerine gider ve bu görüşleri savunanları, alaycı bir tutumla eleştirir. Eylem amaçlı valiye giden işçilerin, kendilerini savunmaları ve haklarını almayı talep etmeleri için seçtikleri azınlığın, daha ne isteyeceklerini bile bilmediğini ve sosyalizmi; insanların anladığı bir ideolojiden ziyade, sürü psikolojisi ile hareket edilen bir ideoloji olarak gösterir.

Karakter sayısı ise diğer eserlerine göre oldukça fazla ama zamanla karakterlerle özdeşleştiğiniz için bu durum fazla can sıkmıyor.

Dostoyevski, sahne betimlemelerinde de inanılmaz bir iş çıkarmış. Her bir sahne bütün detaylarıyla okurun gözleri önüne serilmiş. Böylece okur, olaylar esnasında, kitabın içinde kendisine bir yer bulup, olayları birebir oradaymış gibi yaşayabiliyor.

Karakter tahlilleri ve gidişat konusunda da bir şeyler yazmak isterim ama inceleme devasa boyuta ulaşacağı için, bunu yapmaktan vazgeçiyorum.

Eseri, hacmine göre değerlendirmeyip, Dostoyevski'nin başta belirttiğim dünyasında kendinize bir yer bulabilirseniz, hayatın her yönünü soluksuz bir şekilde takip edebilir, bu takip esnasında sayısız deneyimlere erişebilirsiniz. Dostoyevski bu eserinde, Karamazov Kardeşler ya da Budala eserlerinde yaptığı gibi, hayatı bütün yönleriyle ele almış ve şeffaflaştırılmış tahlilleriyle, insanoğlunun yolunu aydınlatmış. Bu yüzdendir ki Dostoyevski okuduğum zaman kendimi daha iyi hissederim ve kitapların insana neler öğretebileceğine bir kez daha şahit olurum.

Herkese bu dev eseri tavsiye ediyor, iyi okumalar diliyorum.
Ecinniler ile Dostoyevski etkinliğine giriş yapıyorum dostlarım :) 896 sayfalık bu yüce eseri Sibirya sürgünü sonrası iki yılda (1870-1872) tamamlamış Dostoyevski.

Bu kitabı yazarken gerçek bir olaydan esinlenmiş. Kısaca gerçek olaydan bahsedelim;
1869'da Moskova Üniversitesi'nde okuyan Sergey Nechayev, çevresindekileri bir devrim için örgütlemeye başlar. "Halkın Öcü" adıyla bilinir örgüt ve Neçhayev'in elinde örgütü destekleyenler tarafından verilen bir mühür ile belge vardır. 1869'da Dostoyevski'ye karısı Anna'nın abisi tarafından bahsedilir bu örgütten ve Ivanov adlı bir öğrenciden. Ivanov, Neçhayev'in elindeki belgenin gerçekliğinden şüphe eder ve ona karşı çıkar. Bu da hızlıca dünyaya yayılır. Birkaç ay sonra Ivanov, üniversitenin arka bahçesinde ölü bulunur. Çok geçmeden Ivanov'u öldürenlerin "Halkın Öcü" örgütü üyeleri olduğu ve bunu ele verilmekten korktukları için yaptıkları ortaya çıkar. Tabi ki Neçhayev işin başındadır. Üç kişi tutuklanır ancak Neçhayev İsviçre'ye kaçar. Olay sonrası Sağ ve Sol'dan tepkiler gelir. Anlatılan olaydan etkilenen Dostoyevski de Sağ'dan gelen (devrimci akımın gözden düşmesi) tepkilere katılır. Ve böylece olayda geçen isimleri değiştirerek Ecinniler'i yazar. (Albert Camus - Ecinniler Oyun) Camus'un bir de kısa açıklamalarını Türkçe altyazı ile kendi sesinden dinledim ve bunu da meraklısı için paylaşmak istiyorum. ( https://youtu.be/Q9-RcReHwHA )

Sergey Nechayev, romanın baş kahramanı Pyotr Stepanoviç Verhovenski ve Ivanov ise Şatov olarak çıkıyor karşımıza. Sosyalizmin, nihilizmin ve ateizmin sıklıkla işlendiği bir olay örgüsü var Ecinniler'de. Her karakterin betimlemesi, ruhsal durumu ayrıntılarıyla anlatılıyor. Karakterlerin zamanla değişen fikirlerini, evrimlerini inceleme imkanı sunuyor okuyucuya Dostoyevski.

Pyotr Stepanoviç'in küçümsenemeyecek zekasını, her istediğini bu şekilde elde etmesinin ne derece kolay olduğunu sayfalar boyunca hissediyoruz. Şatov'un sosyalist bir insanken zamanla dine yakınlaşması ve Tanrı hakkındaki görüşlerini hatta bazı durumlardaki saflığını keskin cümlelerle anlatıyor Dostoyevski. Kitaptaki ölümlerin nedenlerini uzun süre düşünme gereği hissettim. Rus halkının inançlarını ve kitap boyunca yapılan eleştirilerini de ilgiyle okudum.

Konudan ve karakterlerin tamamından bahsetmek yersiz olacak. Çünkü ayrıntı vermeden karakter isimleri vermek bu kitap için imkânsız. Bu nedenle hiç girişmeyeceğim böyle bir şeye. Kendi görüşlerime gelecek olursam;
Bence okuma sürecim bu kez uzun sürdü. Çünkü önce karakterleri benimsemem gerekti. Çok fazla isme rastladım birçok Dostoyevski romanında olduğu gibi. Bu nedenle not alma gereği hissettim karakter isimlerini. Kısa kısa notlar alarak okumaya başladım. Önce biraz zorlandım evet ama okuduğum kitabın ağırlığının farkında olarak ara vererek sonuca ulaşmayı tercih ettim. Sadece Ecinniler'i okumayıp iki kitapla daha destekledim süreci. Böylece sayfalar ilerledikçe çok rahatladım, hızlandım. Konuyu da karakterleri de benimseyince heyecanla çevirdim sayfaları, hatta favori karakterim bile oldu :) Nikolay'a hayran kaldım ben :) Biraz serseri biraz durgun bir karakter ile birçok Dostoyevski romanında karşılaştım ve her seferinde hayran oldum ona. Nikolay da onlardan biri oldu benim için.

Okuyacaklara tavsiyelerim var elbette. Öncelikle karakterleri iyice hazmetmek gerekiyor. Not almanız taraftarıyım. Biliyorsunuz Rus isimleri birbirini çok andırıyor. Bu sayede karışıklığı önlemiş olacaksınız. Yavaş yavaş okuyun eseri. Çünkü biraz ağır gelecektir önce. İlk kısımlardaki olay örgüsü kavranırsa akıp gidecektir kitap, göreceksiniz. Diğer Dostoyevski eserlerinden farklı bir eserle karşı karşıyasınız, bunu bilerek okumanız taraftarıyım. Bu şekilde okursanız; siyasi, felsefik, realist ve bolca betimlemeden oluşan eseri seveceksiniz. Ve çeviriye değinip bitireyim. Ben yine Mazlum Beyhan çevirisi okudum. Akıcı bir çeviriydi her zaman olduğu gibi. Okuyacaklar için sorun oluşturur mu bilmem ama Fransızca cümlelere çok rastlayacaksınız. Orjinal metindeki haliyle yapılan çevirilerde bunların doğal olduğunu kabul etmek lazım. Okunması gereken Dostoyevski başyapıtlarından birini daha okumanın keyfini yaşamak isteyenlere tavsiyedir :)

Benzer kitaplar

  • Kreutzer Sonat
    8.5/10 (244 Oy)196 beğeni613 okunma375 alıntı4.346 gösterim
  • Goriot Baba
    8.1/10 (372 Oy)297 beğeni1.348 okunma427 alıntı8.028 gösterim
  • Hacı Murat
    7.8/10 (299 Oy)252 beğeni1.103 okunma95 alıntı7.716 gösterim
  • Kazaklar
    8.0/10 (130 Oy)103 beğeni434 okunma80 alıntı3.592 gösterim
  • Çocukluk
    7.9/10 (124 Oy)103 beğeni487 okunma123 alıntı4.892 gösterim
  • İvan İlyiç'in Ölümü
    8.5/10 (533 Oy)469 beğeni1.480 okunma327 alıntı9.178 gösterim
  • Bitmeyen Kavga
    8.7/10 (184 Oy)173 beğeni539 okunma158 alıntı5.861 gösterim
  • Şato
    7.6/10 (255 Oy)225 beğeni872 okunma209 alıntı8.677 gösterim
  • Oblomov
    9.0/10 (611 Oy)597 beğeni1.282 okunma776 alıntı15.679 gösterim
  • David Copperfield
    8.0/10 (117 Oy)102 beğeni567 okunma15 alıntı3.304 gösterim
Ilk kez dostoyevski okumuş biri olarak yorum yapma haddini pek kendimde bulamadım arkadaşlar. .Kitap kolay ilerleyen bir roman niteliğinde değil tabiiki üstelik yorucu bir fransızca diyalog trafiği var benim okuduğum baskıda (öteki yayınları ) çok güçlü karakter olan bayan Stavrogin in diyalogları bir tiyatro sahnesi gibi gözümün önünde en sasirdigim detay ise ağlayan ve sayfalar dolusu mektuplar yazan rus erkekleri ,üstelik karakterlerin hemen hepsi intihara meyilli . tabiiki dönem itibarı ve rus elit tabakasının arasında geçen romanda siyasi çalkantılar , haklı galeyana getirecek entrikalar anlatılıyor bu uğurda işlenen cinayetlere kadar varıyor olaylar ....bir halk evinde geçen bölüm beni en etkileyen bölüm oldu ki bir kez daha anladım "rus'un köylüsü beni daha çok cezbediyor yaşam tarzı olarak ..Dostoyevski 'nin bir kitabını daha okuduktan sonra daha detaylı bir bilgi sahibi olacağım yazar in üslubu hakkında ..yanlız şöyle bir tesadüfi detay az önce dikkatimi çekti tabii tesadüfmu yoksa etkileşimmi onu bilemiyorum o da şu ki ..Dostoyevkinin kuramı olan ve bu kitaptada bahsedilen "insanoğlu Tanrı Olacak"düşüncesi homo deus'in yazarının dilindende hemen hemen aynı cümlelerle bir söyleşide iletiliyor bugün. .

Sevgiyle ve kitapla kalın "iyi okumalar "
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'nin dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli klasiklerden biri olan Ecinniler, oldukça merak ettiğim ve gözümü korkuttuğu halde zor da olsa bitirmeyi başardığım bir kitap oldu. Göz korkması kitabın aşırı kalınlığından ziyade son derece ağır bir dille yazılmış olmasından aslında, eski klasikler pek sade olmuyor. Yazarın zamanında örgüt üyesi olma gerekçesiyle tutuklanıp, Sibirya'ya sürgün edilmesinin ardından yazdığı bu önemli eser bize dönemin Rusya'sı hakkında önemli bilgiler veriyor. Kitap başlarda eğlenceli ve komik gibi geliyor fakat sonlara doğru şiddetini arttıran karamsarlık ve trajediler ruh halinizi aşırı depresif bir havaya sokuyor. Bitirdikten sonra üzerimden ağır bir yük kalkmış gibi hissettim ve büyük mutluluk verdi. Dostoyevski'nin bildiğimiz o uzun uzun cümleleri, aşina olmadığımız uzun kişi adlarının verdiği karmaşıklık, derin karakter incelemeleri, aşırı detaylı olay anlatımları ve durağan hikaye akışı, kısacası Rus edebiyatı denince aklımıza gelen bütün özellikler Ecinniler kitabında mevcut. Kitabımız 19. yüzyılın ikinci yarısında filizlenen sosyalizm, ateizm ve nihilizm hakkında eleştiriler sunarken, bu düşüncelerin Rusya, Rus halkı ve yüksek mevkili kişiler üzerindeki etkilerinden bahsediyor. Kendisi profesör olan Stepan Trofimoviç isimli eski bir liberalin, general kızı Varvara Petrovna ile olan uzun ilişkisiyle başlayan hikayemiz, onların ayrı kişilerden sahip olduğu oğulları Nikolay Vsevolodoviç Stavrogin ve Pyotr Stepanoviç'in içlerinde bulunduğu ihtilalci bir örgütün yapılanması, eylemleri ve birbirleriyle olan rekabetiyle devam ediyor. Yazarın içinde pasif olarak yer alıp fazla rol üstlenmediği eserde aydın kesimin yozlaşması, sıradan halkın çıkarcılığı, devlet düzenindeki aksamalar ince ince işleniyor. Bu tip konuları içinde barındıran kitapta cinayetler, intiharlar, delirmeler, kundaklamalar, hırsızlıklar ve daha aklımıza gelebilecek her türlü ahlak dışı hareket mevcut elbette. Ecinniler kolay bir kitap değil kesinlikle, okurken kendinizi vermeniz gerekiyor. Çaba gösterince gerçekten eserdeki olayları idrak ediyor ve derin edebiyat hissini fazlasıyla içinize çekiyorsunuz. Dostoyevski, Karmazinov isimli karakterle Turgenyev'in Babalar ve Oğullar adlı kitabındaki Bazarov adlı karaktere bir eleştiri yapmaktadır. Turgenyev'in yanı sıra hayranı olduğu Gogol'a da gönderme yapar yazarımız. Stavrogin'in itiraflarının yer aldığı bir bölüm var ki kitabın en can acıtıcı kısımlarından biri belki, bir insanın nasıl böylesine bayağılaşarak kendini kaybedebileceğini bizlere gösteriyor o bölüm hatta zamanında sansürlenmiş ve uzun yıllar sonra kitaba ek bölüm olarak konulmuştur. Kitabın isminin geldiği yer oldukça ilginç ama bunu söylemeyeyim ve sadece İncil'de yer aldığını belirtmekle kalayım. Stepan Trofimoviç, Nikolay Vsevolodoviç Stavrogin ve Pyotr Stepanoviç en çok beğendiğim ve okumaktan keyif aldığım karakterler oldu. Anlatılacak çok şey var aslında fakat böyle bir kitap için ne kadar anlatsam yetmez diye düşünüyorum. Son olarak Nobel ödüllü ünlü Fransız yazar Albert Camus'nün bu kitaptan uyarladığı ve yönettiği bir tiyatro oyununun olduğunu belirtmek isterim.
Ecinniler, Dostoyevski'nin suç ve ceza ile budala dan sonraki üçüncü büyük romanıdır. Roman, Rusya 'da önceden beri var olan liberal düşüncelerinin yeni nesil arasında ateşli bir şekilde yayılması üzerine yazılmıştır.
Genç nesil bu düşüncelerle öylesine aklını yitirmiştir ki olay cinayetlere kadar varmıştır. Ayrıca nihilist düşünceyle beraber intihar vakaları da yadsınamayacak derecede artmıştır. Bu toplumsal sıkıntılar karşısında Dostoyevski Ecinniler romanını kaleme almış, siyasi düşüncelerini açık açık yazmış, gençler arasında yayılan yeni düşünceleri yetkin kalemiyle eleştirmiştir.

Roman eski bir liberalin hayatıyla başlar, ilerleyen bölümlerde yeni nesil yerini alır ve olaylar hızlanır. Dostoyevski nin karakter işleme de ki ustalığı yıne ön plandadır. Ayrıca romanda gözden kaçmayan bir diğer unsur da Dostoyevski nin ilk yazarlık döneminde beri çekişme halinde olduğu Turgenyev in romanda yerini bulmasıdır (karmizanov).

Romanın dili, çeviri ve zorluk seviyesine gelecek olursak. Benım okudugum eser iletişim yayınları tarafından basılmış, Ergin Altay çevirisiydi. Kitap da bazı yazım hataları olmakla beraber, ben bunun yayınevınden kaynaklandığını düşünüyorum. Bana göre çeviri gayet başarılıydı. Zaten çevirmen de Hasan Ali Ediz ve Mazlum Beyhan ile beraber beğendiğim en iyi üç çevirmen arasında.
Eserin dili (okuyucudan okuyucuya değişmekle beraber) okuru zorlayacak bir seviyede değildi. Kitabın içeriği felsefe, siyasi düşünce içermekle beraber daha çok olay kurgusundan oluşmakta. Birçok kısımda da diyaloglar mevcut bu da okur açısından ayrı bir kolaylık sağlıyor.

Meraklılarına keyifli okumalar dilerim.
Okurlarımızın bir hayli haşır neşir olduğu, on dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatından bilindiği üzere bu köleliğin kaldırılması hikayesinden sonra ülkede bir yığın toplumsal komplikasyonlar ve muhtelif siyasi görüşler vücut bulmuştur. Bu siyasi fikirlerin en göze çarpanı kuşkusuz 'sosyalizm' fikridir, fakat şimdi burada ben, bu sosyalizmin bu ülkeye getirdiği olumsuzlukları uzun uzadıya yazmayacağım zira bu konulara hakim olabilmek için Rus tarihini ve sosyolojisini iyi bir irdelemek ve araştırmak gerekiyor ki bunlara vakit ayıracağımı zannetmiyorum... Velhasıl kelam, edebiyatın zirvesindeki isim Dostoyevski, hayatının bir döneminde bu doğrultudaki bir siyasi grupla senli benli olmuş sonra efendim görülmemesi yaşanmaması gereken olaylara şahit olmuş ve bu dönem hayatını bir hayli olumsuz etkilemiştir. Sonra sonra buradaki yaşadıklarını elimizdeki bu 'Ecinniler' romanında anlatmış ki bunlar son derece sıradışı ve trajik olaylar, okuyanlar şaşırıyor derken bu romanın edebi özelliği ise klasik Dostoyevski tarzıdır; yani karakter analizleri ve psikolojik (zaman zaman psikiyatrik) durumların tasvirleri olağanüstü başarılıdır.

Okumadan geçmeyiniz derim.
İyi okumalar.
Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyecek bir kitap.

Halkı bir eğlence ile oyalayip, bir şehri yakmaya çalışmak... Günümüze ne kadar çok benziyor.

Her karakter için ayrı bir kitap daha yazılabilir. Bu denli derin bir içeriği var. Ayrıca Dostoyevski' nin kendine özgü üslubu ile okudukça zevk veren bir kitap.

Anlatıcı, olayların bir kısmının içinde olan ama her şeyi tamamen bilmeyen biri olarak anlatıyor. Bu bazı kısımlarda çok zevkli oluyor ama bana göre bazı yerlerde yazıya varsayım havası kattığı için, metnin gerçekliğini azaltıyor.

İlerde tekrardan okuyacağım bir kitap. Çok beğendim.
Yeryüzünde hiçbir Dostoyevski kitabı yoktur ki, hayranlık duyulmadan okunsun. Yeryüzünde hiçbir Dostoyevski karakteri yoktur ki ateşler içinde yanmasın, heyecanlanmasın.

Dostoyevski'nin okumadığım tek hacimli eserini okumanın sevincini ve üzüntüsünü aynı anda yaşıyorum. 897 sayfalık bu devasa eseri yazan "Ateş Fedya'ya" hayran olmamak elde değil. Bir sayfası dahi heyecansız olmayan, sürekli hareketliliğin olduğu müthiş bir eser. Her cümlede deha parıltılarını görmek mutluluğuna bizi eriştiren Dostoyevski iyi ki bu dünyaya geldin ve iyi ki lanet olası askerlikten nefret edip, yazar olmaya karar verdin.

Dostoyevski yeryüzünün en iyi yazarıdır. Bu tartışmaya dahi kapalı bir konudur. Bu kesinliğe kanıtınız nedir diye soranlara, "Karamazov Kardeşler" kitabının gösterilmesi yeterlidir.

Daha önce başlayıp yarım bıraktığım bir kitaptı Ecinniler. Kurgusu biraz karmaşık ve dağınık gelmişti o sıralar bana. Şimdi anlıyorum ki bazı kitaplar, bazı
özel zaman dilimlerinde okunmalıdır. Dostoyevski'nin belki de en siyasi kitabı Ecinniler. Belki de Sosyalizm'i ve onun getirdiği dinsizliği en sert şekilde eleştirdiği eser. Kitap okunduğu zaman da görüleceği gibi Sosyalizm, bir Ecinnidir. Fikirsel aşaması dahi kitabı kana bulamaya yetmiştir. İçerikle ilgili özellikle belirtmek istediğim şey; okurken ağladığım tek kitap olma özelliğine sahip olması. Ağlatan olayı hemen aşağıda verdim.
Spoiler - - -
Ah Şatov! Ne mükemmel adamsın sen! Aşkınla ağlattın beni! Sen nasıl bir aşıksın ki eski karının açılan üstüne bakmadan onu örtmeye çalışıyorsun, sen nasıl bir aşıksın ki evinde çay olmadığı için ve eski karın çay istediği için tek savunman olan silahını anında rehin vermeyi düşünürsün hayatını tehlikeye atmayı göze alarak?
Spoiler - - -

Ayrıca böyle bir kitapta Aleksey Niliç Kirillov gibi bir isimden bahsetmemek olmaz. Ah iyi yürekli Aleksey Niliç! Müthiş fikirlerin var Aleksey müthiş! Kitaptaki en güçlü karakter sensin Aleksey Niliç. Kendinin Tanrı'sısın sen Aleksey Niliç! Çok ama çok etkilendim senden Aleksey Niliç! Seninle hayati bir ortak noktamız olabilir Aleksey Niliç!

Okurken dikkatimi çeken şeylerden biri; Pyotr Stepanoviç'in Nikolay Stavrogin'e olan hayranlığı. O olmadan kendini bir hiç gibi hissetmesi. Karamazov Kardeşler'i okuyanlar hemen göreceklerdir bu hayranlığın Smerdyakov'un, İvan Karamazov'a duyduğu hayranlığın aynısı olduğunu.

Sonuç itibariyle her Dostoyevski kitabı olduğu gibi bu kitabın da mutlaka ama mutlaka okunması gerekir. Dostoyevski okumayan biri eksiktir, aynı kitap okumayan birinin eksik olduğu gibi...
Açıkçası başlarken sayfa sayısı ve yazıların küçüklüğü çekimser olmama sebep olmuştu ancak o kadar kolay ve sıkılmadan okudum ki!
Gerçekten çok güzeldi, konusu da karakterleri de son derece başarılı ve ilgi çekiciydi. Romanların en önemli noktalarından biri de karakterleri hissetmek ve onlara inanmaktır ki Ecinniler' de bunu fazlasıyla bulabilirsiniz. Her karakter çok sağlamdı ve çok güzel anlatılmış. Kitabı okurken kendimi olayların içinde gibi hissedip karakterlerle aynı duyguları paylaştım. Özellikle Stavrogin ve Şatov karakterlerini çok sevdim.
Anlatıldığı dönemi kesinlikle çok iyi yansıtıyordu. O zamanlar Rusya da hakim olan akımlar bunların etkilerini bir çok yönden görmek mümkün.
Okurken çok zevk aldım ve çok beğendim. Mutlaka okunması gerek.
Tartışmasız şimdiye dek yazılmış en iyi siyasi roman. Bize kalsa hepimiz kendi lambamızdan sorumlu birer ciniz oysa kendimize ait bir şey yok, aynı dünyayı aydınlatıyoruz.
Konuşmayı bilenler, hep kısa konuşur.
Dostoyevski
Sayfa 302 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan.
Dostoyevski
Sayfa 155 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İnsan ne kadar zor koşullar altında yaşıyorsa ya da halk ne kadar ezilmiş, bitkin, yoksulluk içindeyse, o kadar büyük bir inatla cennette ödüllendirilmeyi bekler; hele bir de bu arada yüz bin papaz, din adamı, vs. birtakım spekülasyonlarla onların bu hayallerini kışkırtacak çalışmalar yürütülürse...
Dostoyevski
Sayfa 264 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
...bugünlerde kimse kendi aklıyla düşünmüyor.
Dostoyevski
Sayfa 575 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alışkanlık... Neler yaptırmaz insana!
Dostoyevski
Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
...siz o fikri yiyip bitirmiyorsunuz, o fikir sizi yiyip bitiriyor...
Dostoyevski
Sayfa 769 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İnsanın kendi olmasından daha kurnazca ne olabilir? Çünkü kimse inanmaz onun kendisi olduğuna.
Dostoyevski
Sayfa 301 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ecinniler
Alt başlık:
Cinler
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
904
ISBN:
9786053605669
Orijinal adı:
Ecinniler
Çeviri:
Mazlum Beyhan
Yayınevi:
Türkiye Kültür İş Bankası Yayınları
Cinler, insanoğlunun yazabildiği en sarsıcı yedi-sekiz romandan biri, hiç şüphesiz, gelmiş geçmiş en büyük siyasal romandır. İlk okuduğumda, yirmi yaşımdayken kitabın üzerimdeki etkisini, sarsılmak, hayret etmek, inanmak ve korkmak kelimeleriyle özetleyebilirim. O zamana kadar okuduğum hiçbir roman beni böylesine derinden sarsmamış, hiç bir hikaye insan ruhu ve şahsiyeti hakkında bana bu kadar sarsıcı bir bilgi vermemişti. Sarsıcı olan şey insanın iktidar isteğinin ve affetme gücünün, kendini ve başkalarını kandırma yeteneğinin ve bir inanç bulma azminin, sevmenin ve nefretin, en kutsal olana ilgiyle en bayağı olana düşkünlüğün boyutlarının genişliğini görmek, bu özelliklerin aslında hep yanyana bulunduğunu kavramak ve bütün bu duygu ve ruh durumlarını kitabın ölüm, siyaset ve aldatmacanın şiddetiyle yüklü olay örgüsüyle birlikte yaşamaktı. (Orhan Pamuk)


Dostoyevski sanatçılık bakımından Shakespeare’in hemen yanında yer alır.
Freud

Kitabı okuyanlar 366 okur

  • Erken Boş Alan Garson
  • Deep Down
  • sana ne oluyor tolstoyevski
  • Levent Öz
  • Damla Güldürücü
  • Hanan D. Abbas
  • Abbas Alp Özbek
  • Ozan Çakıroğlu
  • Meryem
  • Hüseyin Sabuncu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0.9
14-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%24.2
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%26.5
45-54 Yaş
%9.3
55-64 Yaş
%2.3
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%35.3
Erkek
%64.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39 (46)
9
%28.8 (34)
8
%20.3 (24)
7
%3.4 (4)
6
%5.1 (6)
5
%2.5 (3)
4
%0
3
%0
2
%0.8 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları