Bitmeyen Kavga

8,5/10  (111 Oy) · 
359 okunma  · 
102 beğeni  · 
3.323 gösterim
Eserlerinde işçi sınıfının gündelik ilişkilerini, yaşam koşulları ve mücadelelerini, çağımızın toplumsal meselelerini tüm insani ayrıntılarıyla resmederek haklı ününe kavuşmuş olan John Steinbeck, büyük romanı Bitmeyen Kavga’da destansı bir direnişi konu alıyor. 


Son derece zor koşullarda yaşayan ve aldıkları ücretle karınlarını bile doyuramayan meyve toplayıcıları örgütlenerek ellerindeki yegâne silah olan greve başvururlar. Kapitalist toprak sahipleri ise mücadelenin yayılmasını engellemekte kararlıdır. Çok güçlü ve kendilerinden emindirler, işçilerin örgütlenmesini yeri gelirse kanla, yeri gelirse grev liderlerini satın alarak yıkmaya hazırdırlar, fakat hesaba katmadıkları bir unsur vardır. 

 

İnsanlığın bitmeyen kavgasını tüm gerçekliğiyle resmederek bir destana dönüştüren Steinbeck, kapitalist düzenin dayanaklarını derinden sarsan, kuşaklar boyunca başkaldıranlara esin kaynağı olan bir roman yaratırken mücadelenin açmazlarını da sergilemekten geri durmuyor.  

.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2016
  • Sayfa Sayısı:
    316
  • ISBN:
    9789755707648
  • Orijinal Adı:
    In Dubious Battle
  • Çeviri:
    Gün Zileli
  • Yayınevi:
    Sel Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet pak 
 09 Mar 01:44 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ali Bey Köy 'de ,Gazi 'de ,Taksim 'de İstanbul 'un bir çok semtine gidip bildiriler dağıttığımızda polis baskısının haricinde bir de halk 'ın tepkisiyle karşılaşırdık . Sokağına sokmayan gençler, marketinden alış veriş yaptırmayan kasiyerler , fabrikaların kapılarından geçirmeyen güvenlik görevlisi , aha bunlar yine geldi Allah 'ın komünistleri der kovalarlardı bizi.Yaşlısından tutun gencine kadar üstümüzdeki Halk Cephesi tişörtünü gören kim olursa , eğer kalabalık bir grup halindeyseler ciğer yemiş gibi yüreklenir bir anda vatan kurtarıcısı olarak karşımıza dikilirlerdi .Askere gitmemek için kilo alıp çürük raporu kovalayan ,28 yaşına kadar bir kaç üniversite bitirip bol bol sınıfta kalıp bedelli askerlik yaşına gelmeyi bekleyen vatan kurtarıcıları ! Bizdeki de ne inanç , barlarda diskolarda eğlenmek varken geceli gündüzlü çalışır bildiriler hazırlar , bizi kovalayan şu yığınlara haklarını anlatmaya çalışırdık. Boş ver bu öküzler için bedel ödemeye değer mi sorusunu sorup aramızdan ayrılan bir çok arkadaşa şahitlik etmişimdir. Ama mutlaka kızgınlığı geçip ertesi gün Üniversite harçlarının kaldırılması için yazdığımız bildirileri dağıtmak için Aksaray 'ın yolunu tutmuştu Murat. Yine hüsran tabi ki Allah 'ın komünisti harç març bahane adam memleketi bölmeye gelmiş dinsiz imansız diye kovalanmıştı . Ne kadar acı verici bir durum günlerce hazırlık yap , bildirileri yaz üstünde çalış , insanlara dağıt , kimisi hiç okumadan gözümüzün önünde yırtıp çöpe atsın , bir çoğuda hiç bir zaman bildirileri alma eziyetinde bile bulunmasın. Verdiğin emeğe mi yanarsın ,bildirileri çoğaltmak için kıt kanaat üç beş kuruş topladığımız paralara mı yanarsın , kosa koca adamlar tarafından kovalandığına mı yanarsın. Hep böyle mi kaldı tabi ki hayır bıkmadan usanmadan kovalanacağımızı bile bile girdiğimiz sokaklara inatla girip insanlara bildirileri dağıtmayı ve okutmayı başarabilmiştik. Bunlar gerçekten de bizlerin haklarını anlatan yazılar diyen insanlara oh be çok şükür demek için bir kaç yıl beklemiştik. Aradan bir kaç yıl geçtikten sonra. Bir zamanlar bizleri kovalayan amcalar abiler ,bir zaman sonra aha Cepheliler geldi diyerek çayımızı kahvemizi yemeğimizi ikram eder oldular. Saatlerce süren sohbetlerimizi dinlemeye vakit ayırdılar. Bu bile bizler için çok büyük bir kazanımdı. İnsanlık için umutlanmıştık. Daha bir gayretle çalışmaya başlamıştık.Tam umutlarımızı yitirdiğimiz anda , Geronimo hemen başlardı propagandaya Ayçe İdil Erkmen tahliyesine üç beş ay kala ölüm orucuna yatıp dünyanın ilk ölüm orucu direnişini gerçekleştirebilecek kadar yürekliyken siz yediğiniz iki tokatın tribini atma hakkına sahip olamazsınız.1 Mayıs meydanında katledilen işçilerin direniş ruhundan girer 68 kuşağının öncülerini anlatmaya başlardı. John Steinbeck' in yaptığını yapardı yığınları uyandırmak için her türlü yolu denerdi . Kime anlatabilirsin ki bunu gencecik çocuklar ,duygusal yönleri çok daha ağır basıyor. Ama bitmek tükenmek bilmeyen çalışma , okuma ve yazma gayretleri geleceğimizin aydınlık olduğu hissini hep diri tutardı bende.

Zaman geçtikçe hem biz büyürdük hem de kavga büyürdü .Kanımızı emen sermayenin büyüklüğü doğrultusunda olmasa bile , saflarımızda olan insanların sayısı gün geçtikçe artardı. Grup yorumun türküleri , Yaşar kemal 'in romanları, Nazım Hikmet 'in şiirleri ile örgütlenir , yığınların yüreğindeki ateşi diri tutmaya çalışırdık. Marx 'tan alıntılar yapar , Komünist manifesto 'yu insanlara okurduk. Her düşünceden , her inançtan ,her cinsten insana koşar ortak düşmanımıza karşı ortak mücadele etmekten bahsederdik. '' Ezildikten sonra hepimiz aynı şarabız '' sözünü sık sık hatırlatırdık. Sermayenin tetikçileri durur muydu ? Tabiki durmazdı dört bir koldan maaşlarını aldıkları patronların yanında saf tutup , silahlarını bizlere doğrulturdu.


John Steinbeck ise bu mücadelenin kırsalında örgütlemeye başlamıştı yığınları. Mac ve Jim Metropolden çıkıp kırsalda ezilen işçilerin hakları için örgütlemeye başlamıştı insanlığı. Bunu yapmak çok da kolay olmamıştı . İhanetin kaçınılmazlığı , işçi sınıfının aç kalma korkusu, işinden olma kaygısı , karşısında uyuşuklaşan kitleyi canlandırmak için her türlü yolu denemiştir. En yasal hakları olan grev için kitleyi kış uykusundan uyandırmanın bazen ne kadar kolay olabileceğini göstermiştir. Zaman zaman bu mücadele esnasında umutları yitirilen , mücadele heyecanları yok olmaya yüz tutan işçiler bir anda karşılarında Mac 'i bulur ve Mac söylemleri ve bitmek tükenmek bilmeyen tutkusuyla bu yığınları diriltebilmek, yüreklerine mücadele ateşini salabilmek için her türlü aracı kullanır.Patronlarda grevi bastırmak için her türlü aracı kullanmaktan geri kalmazlar . Devletin kolluk güçlerini grev yapan işçilerin karşısına diker. Silahları ile panzerleri ile işçilerin karşısına dikilen polis safını her zamanki gibi patronlardan yana kullanır.İşçiler bu mücadeleyi kaybetse de ,aslında bunun bir kayıp olmadığını , işçiler birlik olduklarında karşılarında duran barikatları aşabilecekleri gerçeğini görmeleri bağlamında bir kazanım olduğunu göstermektedir Mac.


'' İşçilerin bir araya geldiklerinde ne kadar güçlü olduklarını görmelerini isteriz. ''

'' Malları kim üretir ? '' diye sordu .
'' Şey ... İşçiler , '' dedi Jim.
'' Peki kar kimin cebine girer ? ''
'' Sermayeyi yatıranların . ''
Joy bağırdı . '' Ama onlar hiçbir şey üretmiyor ki .Kârı almaya ne hakları var ?''

Okuyun arkadaşlar anlatılan sizin hikayenizdir.

Taner durmaz 
04 May 11:36 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Daha da önemlisi eğer Steinbeck kişisel görüşlerine yer verdiyse bunlar Mac'in değil, Doktor Bruton'ın ağzından çıkanlar. Doktor ne sermayedar ne de mavi yakalı. Ne kapitalizm ne de komünizm aklına yatıyor. O işin biraz daha felsefi tarafında. Bu bitmeyen kavgayı insanın içindeki iyi ve kötünün savaşı olarak görüyor. Kızılların aksine bireye önem veriyor. Grevde siyasi olayları, işçi sınıfının hareketlerini değil, bireyin toplum içindeki hareket tarzını ve kötü ile iyi arasındaki mücadelesini gözlemliyor. Grev kampında çalışmasının tek nedeni "insan"a şahit olma hevesi. Çünkü ona göre bu da onun bitmeyecek savaşlarından biri. İnsanın içinde kendine duyduğu sevgi ve nefret bir arada bulunuyor, sürekli çatışıyor ve biri diğerini dengeliyor. Bütün bunlar insanın kendi içindeki çekişmenin yansıması belki. Bu yüzden insan ancak son bir birey (kendisi) kalıncaya kadar herkesi yok ettiğinde huzur bulabilir. Bütün bunlar kitaba siyasiden çok felsefi bir alt metin kazandırıyor

Sadocan 
03 Nis 11:41 · Kitabı okudu · 26 günde · Beğendi · 7/10 puan

Açıkça söylemem gerek, kitaptan beklentim büyüktü. Büyük bir hevesle başlamıştım fakat bitirdiğim de aynı duyguları maalesef hissedemedim, aksine biraz da sinirliyim doğrusu. Kim bilir, belki de bu benim eksimliğimdir.

Kitap, grevde ki işçilere öncülük etmeye çalışan iki devrimci'nin başından geçenleri anlatıyor. Evet neredeyse diyaloglar birkaç kişi etrafında dolaşıp durmuş desem sanırım haksızlık etmiş olmam. Farklı karakterler, grev kırıcılar, mülk sahipleri vb arasında ki diyaloglara da yer verilse daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Bu yanıyla bence eksik kalmış. Bunun dışın da okuyanı pek sıkmayan akıcı bir dille yazılmış.

Okuyacak olanlara haksızlık etmemek için kitabın içeriğine pek girmek istemiyorum. Ancak kitap hakkın da genel olarak birkaç şey söylemesem olmaz.
Doğası gereği hiçbir grev sadece ücretler artırılsın, şartlar iyileştirilsin veya hiçbir anlamda uzlaşamayacak iki sınıf şiddete başvurmadan mutabık kalsın diye yapılmaz. Asıl amaç; ezilen emekçilerin birliğini sağlamak, dostu düşmanı ayırt edebilmesi için bilinçlendirmek ve kavganın meşruluğunu kavratmaktır. Tabii bunun yanın da birkaç tali neden de sayılabilir ki, bunlar da ender olarak zamana ve mekana göre önceden sezilemeyen gereksinimlerden kaynaklanabilir.

Kitap da anlatılan iki devrimcinin asıl amacı da bu, buraya kadar hiçbir sorun yok. Fakat devrimcilik, zafere giden yolda her yol mübahtır mantığı ile icra edilemez, edildiğin de ise adı devrimcilik olmaz. Emeği için grev kararı almış emekçi kitlesi en cesur kararı vermiş demektir ki devrimci kişilik için sağlam bir potansiyeldir bu. Sırada ki görev onları bilinçlendirmek, öfkelerini doğru hedefe yönlendirmektir, bir kaç kişiyi düşmana katlettirip kargaşa yaratmak değil. Fakat kitapta öyle bir anlatılmış ki, sanırsınız halktan değil bir hayvan sürüsünden bahsediliyor. Kargaşa çıksın, düşmana saldırılsın da nasıl olursa olsun mantığı yansıtılmış. Devrimci diye nitelendirilen kişilerin, eğer eylem başarısız olursa kaçacak yerleri bile hazır...

Daha yazacak çok fazla şey var fakat bunları inceleme de ele almak istemiyorum. Hem kitabın ''Talihsiz'' karakteri Jim her şeyi açıklamış gibi;
''Hayır... Düşünüyorum... Şimdi bir dövüş kazandık ve bizimkilere barikatları anırttık ama yine de her zamandan çok yakınız yenilgiye. biz buraya bir şeyler yapmaya gelmiştik Mac. Her şeyi bombok mu ettiik yoksa''

Kitabın ismi ''Ne yapmamalı?'' olsa sanırım daha iyi olurdu.
Bu yazıyı yazmadan önce, kitabın yazıldığı tarih de başta olmak üzere birçok şeyi inceledim acaba haksızlık etmiş olurmuyum diye, ama şu an haksızlık etmediğimin farkındayım.
Yazarın okuduğum ilk kitabı olduğunu da belirtmeliyim, bir başka kitabı ''Gazap Üzümleri''ni aldım ve yazarı da tanımak için onu da yakın zaman da okuyacağım.

Pelda Yılmaz 
12 Tem 21:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

J.Steinbeck yapıtlarında çoğu zaman olayları bütün çıplaklığıyla anlatarak okuyucusuyla buluşturdu. Fakat aynı zamanda kendi görüşlerini de yarattığı karakterlere ustaca yerleştirmiştir. Yaklaşım ve hislerini net bir şekilde gözlemleyebiliyoruz eserlerinde. Bitmeyen Kavga'da ise yazar, işçi sınıfı arasındaki bağı kuvvetlendirmek, onları birlik ve dayanışmaya teşvik etmek adına 2 devrimci öncülüğünde başlattıkları greve sahip çıkmalarını sağlamak amacıyla daha çok Jim ve Mac'in başından geçenlere odaklıdır.Olaylar silsilesi bir yana bence kitabın özü insanın kendisine doğru yaptığı yolcukukta iyi ve kötüye yaklaşımlari, gösterdikleri uyum ve yaptıkları tercihtir. Bitmeyen kavgamız ilk önce kalabaliklar içinde bile kendimizle vermiş olduğumuz devamlı mücadelemizdir. Beğenerek okuduğum bir kitaptı. Yazar sorunlara doğru yaklaşimlarla ilerlemis bence.Herkese tavsiye ederim.

Halil Yavuz KAYA 
 29 Eki 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

1930 lu yılların Amerikası ve, John Steinbeck o yılların Kaliforniyasından sergiler eserini.
1930 yılının altını çizmek gerekir.
Ne den?
1. çünkü dünya 1929 ekonomik bunalımın etkisindedir .
2.Çünkü, dünya siyasetten ve ekonomik güç dengeleri bloklara ayrılmış.
3. Çünkü. dünya bu blokların başını çeken süper güçlerin sistemleri arasında sıkışıp kalmış, Yeni bir dünya haritası oluşturulma hazırlıkları başlanmış.
4. Dünya kapitalizmin peşinden mi giderek şekil alacak yoksa sosyalizm in peşi sıra mı yol alacak....?
5. İşte bu çerçeveye sokulmuş...bir dünyada, yazarlar da bu ahval içerisinde fikiriyatları ve kalemleri ile , yol aldılar.
Bitmeyen Kavgada bu atmosferin bir ürünüdür.
O zamanlarda üretim araçlarının başında geleni olan TORAK;. bu toplumsal olaylarda, emekçiler ile büyük toprak sahipleri arasındaki çetin çatışmaların oluştuğu yerlerdi..
Yazarın kaleme aldığı hikayede işte böylesi bir çatışmanın Marksit bir yaklaşımla resmedilmesidir..,
Bireysel mücadelenin.bir hiç olduğu,, eylemlerin bütün işcilerin desteği ve örgütlenmesi ile hedefe ulaşamasa dahi amaçlardan birin gerçekleştireceği gerceğini ortaya koymakta.
Yazar nefis ve sürükleyici bir dil kullanmış. Ama bu arada Çevirmen Tuncay Gökmenin hakkını da vermek gerek...Bazı deyimler, tanımlamalar, Öz değişler Türkçeye uygun ve bizim kullandığım ifadelerle cevirmiş. adeta bir Türk yazarın eserini okur gibi okuyorsunuz.
Bazen de konunun Amerika da değilde, 1917 Bolşevik Devriminden önce Çarlık Rusyasın da geçiyor sandığım zamanlar olmadı değil.
Bu tarz konulardan hoşlanan okurlar için tavsiye ederim.

ahmet Karakuzulu 
03 Nis 13:35 · Kitabı okudu · 8 günde · 7/10 puan

Bitmeyen kavga, akıcı bir dile sahip, çoğunlukla diyaloglar şeklinde kaleme alınmış, tasvire fazla yer verilmemiş, kolay anlaşılır bir kitap. İçerik olarak, bir grev klavuzu olabilecek bir eser. Romandaki Mac karakteri, grev öğreticisi olarak rol üstlenmiş. Marksist ideolojinin öngördüğü işçi sınıfının gerçekleştirebileceği devrim için bir saha çalışması şeklinde kurgulanmış. .Etkin ve sistemli İşçi örgütlenmesinin, işçi sorunlarını çözmede ne kadar önemli olduğunu yalın bir dille anlatan kitap, okunmayı hak ediyor.

Onur Özkan 
05 Nis 2016 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

John Steinbeck ve eserleri üzerine:
"Bütün mesele insanda başlar ve insanda biter."

"John Steinbeck, 66 yıllık ömrüne 27 kitap birçok hikaye ve senaryo sığdırdı. Karakterlerinin yaşadığı birçok olayı, durumu, iniş-çıkışları, mücadeleyi, kavgayı kendisi de hayatında yaşadı. 1920’lerde kendisi de evsiz, gezici bir çiftlik işçisiydi.

1962 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı açıklandıktan sonra bir basın
toplantısı düzenledi. Toplantıya Fareler ve İnsanlar, Cennetin Doğusu,
Gazap Üzümleri, Bitmeyen Kavga ile geldi.

Gazap Üzümleri Bitmeyen Kavga’dan üç yıl sonra yayınlanmasına rağmen
daha çok satıldı. Nedeni Gazap Üzümleri’nin dramatik unsurlara daha fazla yaslanması veya kitabın hiç beklenmedik sonu itibariyle olabilir. Bitmeyen Kavga gölgede kalmasına rağmen Steinbeck külliyatının en önemli romanlarından.
Çünkü; İnsanın kavgası hiç bitmez."

http://www.pinkitap.com/...27-kitap-1-kulliyat/

Sefer Fındık 
08 Ağu 20:31 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 10/10 puan

İşçi sınıfı hareketini konu alan, elma toplayıcıların grevini işleyen bir kitap. Ana karakterler mac ve jim nolan komünist parti üyeleri bu greve yön vererek kazanımla sonuçlanmasi için çalışıyor. Steinbeck'in en iyi kitaplarından.

Erkan Akdemir 
18 May 21:54 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

İncelemeleri uzun yazma taraftarı değilim. Tıpkı kitabın arkasında yazıldığı gibi az ve öz olmalı.
John steinbeck işçi sınıfını, ezilenleri en iyi anlatan yazarların başında gelir.
Bitmeyen Kavga'da bunu bir kez daha görüyoruz.
Grev nedir? Ne zaman yapılır? Kime karşı yapılır? Ne için yapılır? Vb. Soruları sorarak ve aynı güzellikte cevaplayarak anlatır bu kitabında. Olayın kahramanları 1930 lu yılların Amerikasinda yaşayan ve mevsimlik işçi olarak çalışan emekçilerdir. Şehirden iki kişinin gelerek grev hakkında onları bilinçlendirerek birlikte hareket etmeleri halinde ne kadar güçlü olduklarını, birleşen bu gücün neleri yapabilecek kapasite olduğunu anlatır.
Henüz okumayan varsa en kısa sürede alıp okumalı diyorum.
Herkese keyifli okumalar.

Emrah 
24 Haz 03:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Sürükleyici bir kitap var karşınızda. Sosyalist öğretilerle bezeli bir kitap. Ne kadar da bu öğretiye inanmasam da bununla ilgili bilgi sahibi olmak adına yumuşak bir geçiş. Sosyalizme nurettin topcunin bakışı ile bakmak bana her zaman mantıklı gelmiştir. Topcu der ki "Sosyalizm çiğnenmesi halinde Allah un razi olmayacağı kul hakkının savunusudur aslında"
Ama maalesef sosyalist öğretinin temellerini atanlar ve bugünkü savunucuları bundan uzaklar.

3 /

Kitaptan 139 Alıntı

mehmet pak 
05 Mar 00:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Malları kim üretir ? '' diye sordu .
'' Şey ... İşçiler , '' dedi Jim.
'' Peki kar kimin cebine girer ? ''
'' Sermayeyi yatıranların . ''
Joy bağırdı . '' Ama onlar hiçbir şey üretmiyor ki .Kârı almaya ne hakları var ?''

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 22 - Sel Yayınları)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 22 - Sel Yayınları)
Halil Yavuz KAYA 
29 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ve insan, karşısına çıkan her engeli aşmış, her düşmanı yenmiş. Yalnız bir tanesinin üstesinden gelememiş. Evet, yalnızca kendisini yenememiş. İnsanlık nasıl da nefret ediyor kendi kendisinden.

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 246)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 246)

İnsan bir toplulukla hareket ediyorsa, bir amaca hizmet ettiğini düşünür. Örneğin 'Tanrı kutsal toprakları yeniden ele geçirmemizi istiyor' veya 'Komünizmle sosyal adaletsizliğin kökünü kazıyacağız' gibi bir düşünce peşindedir. Oysa kitle, Kutsal Topraklar, Demokrasi ya da Komünizm ile doğrudan ilgili değildir. Kitle sadece hareket ve kavga peşindedir ve bu sözcükleri sadece bireylerin beyinlerini ikna amacıyla kullanır.

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 126)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 126)

Saçını tarıyordu. Tuhaf bir şey... Bazen biri çok sıradan bir şey yaparken bile harika görünebiliyor ve bu da insanın aklından çıkmıyor hayat boyu.

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 276 - Sel Yayınları)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 276 - Sel Yayınları)

İnsana, hayvan değil, insan olduğu için inanıyorum anlayacağın. Bir köpek barınağına girsem, içerideki köpeklerin açlık, hastalık ve pislikten kırıldığını görsem, onların da imdadına koşarım. Bu duruma düşmelerinde, onların suçu yoktur ki. "Bu köpekler amaçsız yaşıyorlar. Kara gün için kemik ayırmıyorlar. Alt tarafı köpek bunlar," deyip geçemezsin.

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 169)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 169)
mehmet pak 
07 Mar 14:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

'' Korkan insanlara bir şeyler anlatmanın hiçbir faydası yoktur. ''

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 312 - Sel Yayınları)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 312 - Sel Yayınları)
Sadocan 
25 Mar 22:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Ağızları dolu," dedi kız. "Ağızları dolu değilse hep konuşurlar. Hiç durmadan konuşurlar. Kavga edeceklerse neden gidip etmiyorlar da vır vır konuşuyorlar böyle?"

"Bu grevdir," dedi Jim kendini savunurcasına.

"Sen bile durmadan konuşuyorsun. Konuşmak çarkları çevirmez

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 179)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 179)

Devleti yıkmaya kalkmışım. Oysa yaptığım bir konuşmada, açlıktan ölen insanların varlığından dem vurmuştum yalnızca.

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 26)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 26)

Bir insanla tanışmak için ona sigara vermekten ya da ondan sigara istemekten daha iyi bir yol yoktur.

Bitmeyen Kavga, John SteinbeckBitmeyen Kavga, John Steinbeck

"İşçi takımın kusuru nedir bilir misiniz." dedi. "Söyleyeyim. Çok gevezeler. Daha az konuşup daha çok çalışsalar, bugüne dek çok şey değişirdi."

Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 193)Bitmeyen Kavga, John Steinbeck (Sayfa 193)

Kitapla ilgili 1 Haber

John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye
John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye John Steinbeck bir aktör ve yazar olan Robert Wallstene’e 1962 yılında bir mektup yazarak kendi yazarlık yöntemini özetleyen altı ipucu vermiş. Hem Nobel hem de Pulitzer ödüllü bir yazar Steinbeck, bu açıdan bakınca yazmak ve yazarlık hakkındaki düşünceleri ayrı bir önem kazanıyor şüphesiz. Genç yazarlara yol gösterici bir nitelik taşıyan bu altı tavsiyeye bir göz atalım öyleyse..