Goriot Baba

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·304 syf.··
2025 200. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 19:10
Goriot Baba – Honoré de Balzac Goriot Baba benim için sadece bir baba-kız hikâyesi değil, sevginin nasıl sömürülebileceğini ve insanın kendi duygularıyla nasıl yavaş yavaş tükenebileceğini gösteren çok ağır bir roman oldu. Balzac bu kitapta, fedakârlığın kutsallığını değil, sınırı olmadığında nasıl yıkıcı bir hâl alabildiğini anlatıyor. Goriot Baba’nın kızlarına duyduğu sevgi başta dokunaklı geliyor. Onlar için her şeyden vazgeçmiş olması, kendini tamamen geri plana atması ilk bakışta “iyi bir baba” imajı yaratıyor. Ama roman ilerledikçe bu sevginin tek taraflı ve dengesiz bir hâl aldığını görmek insanın içini acıtıyor. Kızlarının ilgisi azaldıkça, Goriot Baba daha çok vermeye, daha çok yok olmaya başlıyor. Beni en çok sarsan şey, kızların kötülüğünden çok Goriot Baba’nın körlüğü oldu. Sevilmek için sürekli bir şeyler vermek zorunda hissetmesi, sevgiyi fedakârlıkla eşitlemesi ve karşılıksızlığa rağmen vazgeçememesi çok tanıdık geldi. Balzac burada sadece bir baba figürü değil, sevgiyi yanlış yerlerde ve yanlış biçimde arayan insanları anlatıyor. Romanın arka planında Paris toplumu çok güçlü bir şekilde hissediliyor. Para, statü ve sosyal çevre neredeyse her şeyin önüne geçiyor. İnsan ilişkileri bile çıkar üzerinden şekilleniyor. Goriot Baba’nın değeri de kızlarının hayatındaki “işlevi” kadar var. Bu gerçek, romanın en acı taraflarından biri. Rastignac karakteri ise hikâyeye ayrı bir boyut katıyor. Onun gözünden bu dünyayı görmek, ahlaki çürümenin nasıl normalleştiğini anlamamı sağladı. Roman boyunca bir yandan Goriot Baba’ya üzülürken, diğer yandan Rastignac’ın bu düzene ayak uydurma hâlini izlemek insanı rahatsız ediyor ama düşündürüyor. Goriot Baba’yı bitirdiğimde içimde kalan şey büyük bir hüzün oldu. Bu roman bana sevginin her zaman yüce bir duygu olmadığını,
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Balzac
9/10
·304 syf.··
2024 16. kitabı
·
253 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 21:06
Honore de Balzac'ın 1835 yılında yayımladığı romanıdır. Kitabı çok uzun zaman önce yarım bırakmıştım, burada kitabın herhangi bir kusuru yoktur çünkü insan her zaman aynı ruh durumunda olmuyor, yakın zamanda ise kitabı tekrar okumaya karar verdim. Rahatlık diyebilirim ki okunması gereken klasikler arasında yer almayı hak ediyor. Balzac, Dante'nin ''İlahi Komedya''sından esinlenerek insanlığın bir anlamda çöküşünü anlatmak için romanlarını ''İnsanlık Komedyası'' adıyla birleştirmiştir. Balzac'a dair Vadideki ZambakVadideki Zambak ve Goriot BabaGoriot Baba okumalarıma dayanarak gerçekten de o temelde Fransız sosyal yapısı üzerinden insanlığın panaromasını çizmiştir. Vadideki Zambak romanını safî aşk(yasak aşk) veya Goriot Baba romanını temiz yürekli bir babanın kızlarını her şeyini feda edecek kadar sevmesi gibi basit bir temaya bağlayamayız. Zirâ Balzac bundan çok daha fazlasıdır. Okuyucuya zor gelebilir Balzac, ya kendisi doğuştan üslupçu ya da eserine inanılmaz emek veriyor. Çünkü oku geç şeklinde okunulması pek de mümkün değildir Balzac. Her cümlesi ayrı şiirsel, her cümlesi o kadar mânâlı. Herkesin dilinden düşürmediği Zweig Üç Büyük UstaÜç Büyük Usta kitabında onu bu ustalardan saymıştır hatta müstakil biyografisini de yazmıştır. Cemil Meriç de ona hayran, pek çoğumuzun bilmediği eserlerini tercüme etmiştir. Esere dair bilgi vermek istemiyorum pek çoğunuza sıkıcı, bazılarına göre zor(bölümlere ayrılmaması da etken) bazılarına göre aşırı duygusal gelebilir. Eh 20.yy öncesi tüm romanlarda bu yok mu? Ama bir yandan bu komedyanın içerisinde insan olduğu için ve insanın temelde çok da değişmediğini bildiğimiz için ve Balzac'ın da bunu çok iyi portreleştirdiğini bildiğimiz için Balzac okunmalı, okutulmalıdır.
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
7/10
·304 syf.··
2025 69. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 14:02
Goriot Baba romanı, 19. Yy Fransa'nda Napolyon sonrası restorasyon dönemindeki Paris toplumunu konu edinir. Dönemin yaşayış tarzını, algılarını ve toplumsal düzenini detaylı bir şekilde gözler önüne serer. Eseri okurken, aynı dönemi konu alan bir çok başka kitapta olduğu gibi, Paris sosyetesinin yoğun aşk trafiğine de epeyce maruz kalırız ve de aşkı algılayış ve kullanış biçimlerinin çeşitliliği ( gerçek aşk, para için olan aşk, statü için olan aşk gibi) epeyce belirgindir. Evli insanların metres veya dost hayatı yaşaması, bunların herkes tarafından bilinmesi ve normal karşılanması, bu ilişkiler üzerine hayatların harcanması gibi dönemin Fransız edebiyatının alışılageldik olay örgüleri bu romanda da yerini almıştır. Romanın ana karakteri Goriot Baba fedakarlık kavramına adete boyut atlatırken, kızları tam aksine nankörlük ve vefasızlık kavramlarını yeniden yazarlar. Vadideki Zambak'tan sonra Balzac'tan okuduğum ikinci eser oldu. Kesinlikle okunmaya değer bir klasik olduğunu düşünmekle beraber, yazarın tarzının son derece yoğun, yorucu ve ağır olduğu kanısındayım. Epeyce bir ara verdikten sonra ancak yazarın başka bir eseri ile tanışmaya hazır hissederim sanıyorum.
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Baba Fedakârlığı ve Kızları
Puan vermedi·304 syf.··
2025 87. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2025 13:49
Honoré de Balzac'ın 1835'te yayımlanan Goriot Baba eseri, yazarın devasa edebi projesi İnsanlık Komedyası'nın temel taşlarından biridir. Roman, 19. yüzyılın başında, Restorasyon Dönemi Paris'inde geçer ve bu dönemin sosyal çarpıklıklarını, acımasız sınıf atlama mücadelesini ve insan ilişkilerinin metalaşmasını amansız bir şekilde gözler önüne serer. Dönemin Çarpık Paris'i ve Pansiyon Hayatı Balzac, olayları Madame Vauquer'in pansiyonunda ve Paris'in seçkin semtlerinde (Saint-Germain) geçirir. Bu iki mekan, toplumun iki zıt yüzünü temsil eder: biri sefaletin, umudun ve düş kırıklığının; diğeri ise servetin, gösterişin ve acımasızlığın. Pansiyon, adeta bir mikrokosmostur. Burada, bir arada yaşayan ancak birbirine yabancı, kendi hırsları ve trajedileri peşinde koşan karakterler vardır. Balzac'ın mekan ve karakter betimlemeleri son derece detaylıdır. Pansiyonun nemli duvarları, ağır kokan havası, mobilyaların eskimişliği o kadar canlı anlatılır ki, okuyucu kendini orada hisseder. Ancak bu detaycılık, özellikle kitabın başlarında, olay örgüsünün yavaş ilerlemesine neden olabilir ve bazı okurlar için sıkıcı bir hal alabilir. Balzac, adeta bir ressam gibi çalışır, fırça darbeleriyle en ince ayrıntıyı bile tuvaline işler; bu da sabır ister. Çıkar İlişkileri ve İnsanın Dönüşümü Romanın kalbinde, insanların çıkar ilişkileri uğruna neler yapabileceği yatar. Genç hukuk öğrencisi Eugène de Rastignac, taşradan gelmiş, saf bir idealist olarak başladığı Paris macerasında, kuzeni Madame de Beauséant'ın "acımasız ol, güçlü ol" tavsiyesiyle hızla dönüşür. Onun hikayesi, yükselme hırsının genç ve temiz bir ruhu nasıl yozlaştırdığının, onu nasıl "yataklık" yapmaya, duygularını stratejik bir silah olarak kullanmaya ittiğinin trajik bir portresidir. Aynı şekilde, kaçakçı Vautrin, bu
1000Kitap
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
9/10
·304 syf.··
2024 28. kitabı
Hani bazı kitaplar vardır yüreğiniz sızladıkça okursunuz… Goriot Baba tam da öyle bir roman. Goriot Baba, sadece bir adamın hikayesi değil; insanlığın, çıkarın, vefasızlığın ve yürek burkan bir sevginin romanı. Paris’in puslu sokaklarını, dökülen sıvalı pansiyon duvarlarını değil de bir babanın içten içe çürüyen kalbini okudum sanki. Goriot, yalnızca kızlarını seven bir baba değil; onların mutluluğu uğruna kendinden vazgeçmiş bir adam. Okurken düşündüm: Sevgi ne zaman fazlaya kaçar? Bir insan sevilmediği yerde neden hala kalır? Balzac, kalemini öyle ustalıkla kullanmış ki karakterlerin ruhuna usulca giriyorsunuz. Rastignac’ın yükselme arzusu, Vautrin’in karanlık cazibesi, ama en çok da Goriot’nun sessiz tükenişi insanın içine işliyor. Finalde duygulanmamak elde değil .Belki de uzun zamandır bu kadar sahici bir acıyı roman sayfalarında hissetmemiştim. Son olarak da sessizce yok olan tüm "Goriot"lara bir selam olsun. Keyifli okumalar Honore de BalzacHonore de Balzac Goriot BabaGoriot Baba
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Rastignac gökyüzüne bakar ve der ki:...
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
GORİOT BABA HONORÉ DE BALZAC (BABA SEVGİSİNİN TRAJEDİSİ) 1819 senesinin Paris’inde, Madame Vauquer adlı dul bir kadının işlettiği mütevazı bir pansiyon vardır. Bu pansiyonda farklı sosyal sınıflardan insanlar ikamet etmektedir ve hikaye bu karakterlerin hayatlarının işlenmesiyle ilerler. Goriot Baba bu mütevazı pansiyonun en dikkat çeken şahsiyetlerindendir. Bir zamanlar makarna ticaretiyle zengin olmuş, ancak servetini kızlarına harcamış yaşlı bir adamdır. Goriot’nun hayatının tek manası, evlendirdiği iki kızı için fedakarlık yapmaktır. Kızları evlenmiş, üst sınıf hayatına karışmış, kendilerine bu hayatı sağlayan fedakar babalarını bir yük gibi görmeye başlamışlardır. Kızları Delphine de Nucingen ve Anastasie de Restaud statü, gösteriş meraklısı bencil kimselerdir. Goriot Baba da onlara yük olmama adına (kızları tarafından kendisine bu duygu hissettirilir) Madame Vauquer'in pansiyonuna taşınır. Pansiyon sahibi Madame hesapçı, meraklı, acımasızdır. Önceleri Goriot Baba'ya maddi varlığından dolayı güler yüzlü ve saygılıyken zamanla bu tutumu değişir. Pansiyonun diğer sakinlerinden Eugène de Rastignac da taşradan gelmiş, zeki ve hırslı bir gençtir. İdealist ve masum bir genç olan Rastignac zamanla çıkarcı bir kişiliğe bürünür. Vautrin ise gizemli ve tehlikeli biridir. Ahlak ve yasa dışı yolları savunur. Madame Couture ise orta yaşlı, şefkatli ve koruyucu bir kadındır. Eski bir terzidir ve sade bir hayat sürmek istemektedir. Victorine Taillefer narin, bu genç kız çekingen ve saftır. Zengin bir babası vardır fakat onu reddetmiştir. Vautrin, Rastignac'a Victorine ile evlenmesini öğütler. Mademoiselle Michonneau ise sinsi ve sert bir karakterdir. Gelelim Goriot Baba'ya; yaşlılığında rahat edebilmek için kenarda sakladığı parasına da kızları göz diker. Sanki bütün servetini
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2016 16. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2016 09:21
İnsanlık komedisini 144 eserden oluşturmaya planlayan Balzak, 91 ni tamamlamıştı, “Goriot Baba” 1935 yılında yayınlandı. Romanda karşılaştığımız kahramanlar, sonraki eserlerinde hayatlarını devam ediyorlar. Burada ise başlangıcın yeridir ve gençliğin /Eugene de Rastignac’ın/kayıplara karışan yanılsamalarına vedası söz konusudur. Romandaki sözü geçen çoğu insanlar, romanın başkahramanı olabilecek özelliklere sahiptir. Asıl başrol karakteri tanımlamak mümkün olmuyor. Romandaki Goriot Baba’nın kızlarına ölçülmez sevgisi, cinayeti yaptıran Vautrin’in felsefesi, hırs ve emellerle dolu genç de Rastignac’ın şöhret ve servet sahibi olmak için dürüst bir yaşam sürdürmek mümkün müdür sorusunu çözmeye çalışan yazar çeşitli toplumsal gruplarından farklı karakterlerini kullanıyor. Balzac çeşitli sosyal tipleri tasvir ederek, bir bilim adamın tutkusu ile yaşamı ve hayatını, hareketlerini, yüz ifadelerini ve en küçük detay bile atlamadan o zamanki Fransa’yi bize anlatıyor. Yazar aynı zamanda, problemi çözmek için insanın hep yanında bulunan nesneler sayesinden insan psikolojisine girmeyi başarıyor. Romanda baştahtı aşka verilmedi buradaki öncelik sosyal analize verilmiş ve aşk ikinci planda kalıyor. Goriot Baba dul bir erkek. Daha gençliğinde paranın sihirli gücüne inanmış biridir; her şey satılır ve satın alınabiliyor diye basit bir denklemi iyi yerleştirmiş beyine, çalışan vasıfında fabrikatörlüğe kadar hızlı ve başarılı adımlarını atarak büyük servet sahibi olur. İki kızını Anastasie ve Delphine’yi onların istedikleri kişilerle evlendirir, yüklü ‘’çeyiz’’ vererek kızların mutlu olabileceğini düşünmüştür. Zaman ilerleyince kızların öz babasından utandığını, zengin çevresi onları babasından dolayı küçümsediği için babası ile görüşmelerini mecbur kalmadıkça yapmadılar. Buna
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 53. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2021 03:50
Hiç her şeyinizi feda edebilecek kadar sevdiğiniz biri oldu mu , tüm hayatınızı ona adadığınız , zekanızı ve zamanınızı sırf o mutlu olsun diye kullandığınız , onun mutlu edebilmek dışında sizi mutlu edecek hiç kimse ve hiç bir şeyin olmayacağını düşündüğünüz biri , hiç oldu mu ? Eğer olduysa sizi tanımasam da bunun sonucunu bildiğimi düşünüyorum. Sizin fazlasıyla verdiğiniz değerin karşılığı nankörlük oldu öyle değil mi ? Sosyete hayatının ahlaki sefilliğini , bu hayata girmeye çalışan kişilerin neleri feda etmesi gerektiğini öğrendiğimiz ve en önemlisi de Goriot Baba'nın kızlarının yaptıkları onca nankörlükle hiç kimseye ve hiç bir şeye hak ettiğinden fazla değer vermememiz gerektiğini anladığımız bu eser bizi bir kez daha insanlıktan soğutmakla beraber verdikleri hayat dersleri ve diliyle bizi kendine çekiyor. Hikayemizin ana kahramanı olan Goriot Baba zengin bir tüccardır . Goriot Baba'yı Goriot Baba yapan şey eşinin ölümüyle başlar . Halihazırda çok sevdiği iki kızını , eşinin ölümü ile beraber onlara tapacak kadar sevmeye başlar. Para kazanır çünkü kızları para ile mutlu olur . Kızları sarayda yaşarken o kümes gibi bir yerde yaşayabilir çünkü onlar sarayda yaşıyorsa o da sarayda yaşıyor demektir. İnsanlar onunla istediği kadar alay edebilir bunun hiç bir önemi yoktur tek istediği kızlarının mutlu olmasıdır. Rastignac... Paris'in ışıltılı hayatına girmeye can atan köyden şehire gelmiş yoksul bir hukuk öğrencisidir. Tek derdi sosyetenin içine girmek olan bu genç bu hayatın içine girdikçe Paris'in karanlık yüzüyle karşılaşır. Bir yanda sefaletler içerisinde onlarca kişinin oturduğu pansiyon diğer yanda her yerinin özel mobilyalarla bezendiği saraylar. Bunlar bir yana o çok özendiği sosyetik Paris kadınlarının sefil yaşamları onu daha da şaşırtır. Bu olaylar
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
hepsi benim hatamdır, beni çiğnemeye onları ben kendim alıştırdım.
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2024 38. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2024 00:04
Goriot babanın iki kızına olan aşırı sevgisinin ve kızlarının bu sevgi karşısında ki umursamaz ve bencil tavırların uzun betimlemeler ile anlatıldığı akıcı güzel bir eser. Fransız sosyetesinin tuhaf yaşamına ve iki yüzlü ilişkileri , fakir bir hukuk öğrencisi olan Eugene'nin yüksek sosyeteye girmek için uğraşları, Vautrin karakterinin ilginç yöntem ve tespitleri ve otelin diğer konukları. Keyifli okumalar dilerim.
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Seni seviyorum Balzac!
9/10
·
Beğendi
Yazarın İlk okuduğum kitabı olmamakla beraber, onu tanımak, anlamak, çözümlemek niyetleriyle okuduğum tabiri caizse alıcı gözüyle baktığım ilk kitabı olmuştur. Burdan en samimi duygularla Balzac’a seslenmek ve bu müthiş eseri coşkunlukla herkese tavsiye etmek istiyorum. Balzac seni seviyorum! Artık gerçekten seviyorum, artık diyorum çünkü itiraf edeyim ki başlarda yalnızca Marcel Prost sevdiği için, “Kayıp Zamanın İzinde” serisi boyunca adını defalarca kez onun ağzından duyduğum için sevmiştim. O sevdiyse vardır bir bildiği demiştim.. Ha bide günde 20 fincan kahve içtiğin için. Lakin yazdıklarını okumak şerefine eriştiğim, hiç olmazsa eserlerin aracılığıyla yarattığın dünyada seni biraz olsun tanımış olduğumu düşündüğüm için büyükçe seviyorum şimdi. Karakter analizlerine, çatı katındaki yoksul masandan yalnızca geceleri izlediğin bu İnsanlığın Komedyasını, tüyler ürpertici şekilde bana sanki Vaquer pansiyonun bir pansiyoneriymişim gibi hissettiren büyük kalemine tarifsiz bir saygı duyuyorum. Kitap boyunca işlenen her duygunun sahiciliği, tutkuların derinliği de misliyle artırıyor hayranlığımı. Zweig, Üç Usta kitabında bahsetmiş senden “Balzac’ın karakterleri tutkuludur” demiş, ne kadar haklı. Bir taraftan bu kitabın her satırında ezildim, gözyaşları içinde ellerimle ceplerimde kefen parası bile aradım diğer taraftan, Rastignac ve Goriot baba ile bir parçada olsa hala yaşadığını haber verdiğin insanlığa sarıldım sıkı sıkı. Uzun lafın kısası bende tutkulu bir tesir bıraktın. Ben Napoleon’ un kılıcını pek sevmem ama senin kaleminin şüphesiz daha büyük fetihler yaptığını, yapacağını biliyorum artık. Bir okurun, bu gece yatağa yaşadığımız dünyanın kıyısındaki asıl gerçekliği, senin sayende duyumsayarak, birazda acı çekerek girecek. ! Saygılar
1000Kitap
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.