Goriot Baba

8,1/10  (186 Oy) · 
773 okunma  · 
129 beğeni  · 
3.558 gösterim
Şerif Hulûsi çevirisi,Peter Brooks'un önsözü,Marcel Proust ve Harry Levin'in sonsözleriyle.Yazar ve dönem kronolojisiyle.

Goriot Baba Restorasyon dönemi Fransası'na damgasını vuran burjuva hayatının toplumda yarattığı trajediyi gerçekçi bir üslupla resmediyor.Realist romanın en iyi örneklerinden biri kabul edilen Goriot Baba, Balzac'ın "İnsanlık Komedyası" dizisindeki karakterlerin bütünlüğünü sağlayan en önemli eserlerinden biridir. İlk defa 1835'te okurla buluşan roman, ilk bakışta birbirinden hayli farklı görünen ama aslında hepsi burjuva olma hayaliyle hayatlarına yön vermiş üç karakterin yollarını Madam Vauquer'in pansiyonunda kesiştiriyor: Bütün servetini kızlarının başarılı evlilikler yapabilmesi uğruna harcayan ve sonunda damatları tarafından dışlanan Jean-Joachim Goriot, hukuk eğitimi almak için geldiği Paris'te karşılaştığı hayata özenen Rastignac ve hırsına kapılarak ahlâklı insanları kendi çıkarları için manipüle eden Vautrin…

"Vautrin, Rastignac, Birotteau... Ve siz Honoré de Balzac, bağrınızdan yarattığınız bütün karakterlerden daha kahraman, daha sade, daha romantik ve daha şairanesiniz…"
-CHARLES BAUDELAIRE-

"Bildiğimiz 19. yüzyıl, büyük ölçüde bir Balzac icadıdır."
-OSCAR WILDE-


(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2014
  • Sayfa Sayısı:
    376
  • ISBN:
    9789750516351
  • Orijinal Adı:
    Le Père Goriot
  • Çeviri:
    Şerif Hulusi
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Nina 
 26 Tem 2016 · Kitabı okudu · 56 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnsanlık komedisini 144 eserden oluşturmaya planlayan Balzak, 91 ni tamamlamıştı, “Goriot Baba” 1935 yılında yayınlandı. Romanda karşılaştığımız kahramanlar, sonraki eserlerinde hayatlarını devam ediyorlar. Burada ise başlangıcın yeridir ve gençliğin /Eugene de Rastignac’ın/kayıplara karışan yanılsamalarına vedası söz konusudur. Romandaki sözü geçen çoğu insanlar, romanın başkahramanı olabilecek özelliklere sahiptir. Asıl başrol karakteri tanımlamak mümkün olmuyor.

Romandaki Goriot Baba’nın kızlarına ölçülmez sevgisi, cinayeti yaptıran Vautrin’in felsefesi, hırs ve emellerle dolu genç de Rastignac’ın şöhret ve servet sahibi olmak için dürüst bir yaşam sürdürmek mümkün müdür sorusunu çözmeye çalışan yazar çeşitli toplumsal gruplarından farklı karakterlerini kullanıyor.

Balzac çeşitli sosyal tipleri tasvir ederek, bir bilim adamın tutkusu ile yaşamı ve hayatını, hareketlerini, yüz ifadelerini ve en küçük detay bile atlamadan o zamanki Fransa’yi bize anlatıyor. Yazar aynı zamanda, problemi çözmek için insanın hep yanında bulunan nesneler sayesinden insan psikolojisine girmeyi başarıyor. Romanda baştahtı aşka verilmedi buradaki öncelik sosyal analize verilmiş ve aşk ikinci planda kalıyor.

Goriot Baba dul bir erkek. Daha gençliğinde paranın sihirli gücüne inanmış biridir; her şey satılır ve satın alınabiliyor diye basit bir denklemi iyi yerleştirmiş beyine, çalışan vasıfında fabrikatörlüğe kadar hızlı ve başarılı adımlarını atarak büyük servet sahibi olur. İki kızını Anastasie ve Delphine’yi onların istedikleri kişilerle evlendirir, yüklü ‘’çeyiz’’ vererek kızların mutlu olabileceğini düşünmüştür. Zaman ilerleyince kızların öz babasından utandığını, zengin çevresi onları babasından dolayı küçümsediği için babası ile görüşmelerini mecbur kalmadıkça yapmadılar. Buna rağmen babasının kızlarına karşı kör aşkı hiç sönmedi.

De Rastignac varlıklı ve soylu aileden gelen genç bir erkek. Ailesinin maddi kurtarıcısı olabilecek olan aileden tek kişi olarak düşünülüyor. Ailenin tek umudu de Rastignac okuyup ailesini parasızlığından çekip çıkarmayı amaçlamaktadır. Hukuk fakültesi öğrencisi, saf ve temiz bir taşra genci değişimlere uğrar, Paris'in üst tabakası gençlerinin becerilerini edinir ve Paris'in en soylu salonlarına girmeye başarır...

… Edebiyat tarihinde Balzak ile ilgili mit haline gelmiş bir olay var. Kendisinin kötü bir işadamı ünü vardı. Balzak’ın hayat ironisi ise kendi iş başarısı hakkında bilmeden öldüğün gerçeği yatıyor. Bütün servetini demir yollarına yatırım yapmıştı kendisi. O zamanlar demiryolları işleri daha yeni gelişmeye başlıyordu, bu yüzden başlangıçta şirketin hisseleri hızla düştü. Balzak ölüyor. Fakat demir yollarının hisselerini onunla birlikte satın alan bir kişi daha vardı, ünlü ve bilenen biridir. O kendi hisselerini hiç satmadı ve dünyada en zenginlerinden biri oldu. O Rothschild di. Balzak’ın küçük müstakil evini yerle bir edip, Rothschild’in varisleri için yapılmış görkemli yapı da kaderin ironisidir. Balzac ticaret ve iş konularında yetenekli bir danışman olabilirdi. Ama deha bir yazar oldu.

Kitap konu olarak çok güzel ancak şunu öğrendim çevirmen ve yayın çok önemli okuduğum sentez yayınları berbat ama Goriot baba gibi olmalı kız babaları.

Özge Gören 
02 Ara 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · Puan vermedi

Aynı fakirhane pansiyonunu paylaşan farklı karakterlerin yaşamlarından kesitler.

İki varoluş özü. Bir yanda durmadan sevmek, şuursuzca sevmek, kendini feda etmek, harcamak. Öte yanda ise daha çoğuna sahip olmak istemek, gücünü arttırmak, zengin olmak, itibarlı olmak. Ancak olay seçimini yapmak değil kesinlikle, ölçülü olmak.
Sanmayın ki âşıklardan bahsediyorum. Bu sevgi, bir babanın kızlarına olan sevgisi. Kitapta hayatını kızlarına adamış olan eski bir tel şehriye ve ekmek fabrikatörü Mösyö Goriot'un Madam Vauquer Pansiyonu'na yerleşmesinden sonra meydana gelen olaylar zinciri anlatılmakta.

Kitabın başındaki uzun mekân tasvirleri 3 yıl önce kitabı yarım bırakmama neden olduysa da şimdi anlıyorum ki tasvirler, Balzac'ın okuyucuyu sokmak istediği dünyanın kafamızda oluşması için fazlasıyla gerekli.
Demem o ki sabrın sonu selamet, iyi okumalar :)

Mustafa Oner 
23 Şub 12:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Honore de Balzac’ın Goriot Baba romanında, hayatını kızlarına adamış olan eski bir tel şehriye ve ekmek fabrikatörü Mösyö Goriot'un Madam Vauquer Pansiyonu'na yerleşmesinden sonra meydana gelen olaylar anlatılmaktadır. Servetinin çoğunu kızlarının iyi birer evlilik yapmaları için harcayan Goriot Baba, damatları tarafından istenmemiş ve cimri bir dul olan Madam Vauquer'in pansiyonuna yerleşmiştir. Goriot Baba, belli bir süre sonra para harcamalarını azaltmasından ve en ucuz kata çıkmasından dolayı pansiyonun sahibesi ve müşterileri tarafından aşağılanmaya başlanmıştır. Romanda asıl karakter olan Eugene de Rastignac ise, soylu ancak fakir düşmüş bir aileden gelen bir hukuk öğrencisidir. Mösyö Goriot'la aynı pansiyonda kalan Rastignac, aynı zamanda kuzeni olan Madam de Beausent'in adını bir anahtar gibi kullanarak Paris'in en gözde salonlarına girer ve Mösyö Goriot'un kızları Madam de Restaud ve Madam Delphine de Nucingen'le tanışır.
Kitap şu şekilde özetlenebilir:
Goriot, girişken bir tel şehriyeci çırağıdır. Jusienne sokağına yerleşmiş, ticaretle uğraşır. Tel şehriyecinin gönlünü iki şey sarar: tahıl ticareti ve kızlarına olan sevgisi. Babalık duygusu onda çılgınlık seviyesindedir. Yedi yıllık evliliğinden sonra eşi ölmüş ve iki kızına kendisi bakmıştır. Goriot kızlarını mutlu etmek için her şeyi yapar, kızlarının isteklerine hayır diyemez.
Gün gelir ve kızları evlilik çağına ulaşırlar. Güzelliği yüzünden Kont de Restaud'un peşine düştüğü Anastasie, sosyetede tanınmak için bu adamla evlenir. Diğer kızı Delphine ise, Mösyö Nucingen adlı zengin bir bankacıyla evlenir. Goriot damatlarının çok iyi olmasını dilerken, ikisi de ummadığı gibi çıkar. Goriot babanın eski varlığını yitirmesiyle damatları kızlarıyla Goriot'un görüşmesini istemezler. Bunun üzerine Goriot kızlarıyla gizlice buluşabilir.
Goriot baba bu olaylardan sonra Madam Vauquer denilen bir kadının pansiyonuna yerleşir. Madam Vauquer, Goriot'a en iyi odalardan birini verir. Goriot fakirleştikçe onu fakirlerin kaldığı odalara yerleştirir. Bu pansiyonda birçok kişi kalıyordur. Bunlardan bazıları, Eugene, Vautrin, Madam ichonneau, Poiret, Madam Couture ve Victorine'dir.
Eugene, ailesinin yanından ayrılıp, Paris'e hukuk okumak için gelen bir delikanlıdır. Zengin olmak ve tanınmak istiyordur. Vautrin otelde kalan haydut, kaba, acımasız bir hapishane kaçkınıdır. Madam Michonneau otelin en yaşlı müşterisidir, Poiret denen noter katibiyle aralarında bir sevgi vardır. Victorine ise gerçek annesi ölen ve babası kendisini kabul etmeyen bir genç kızdır. Babasının onu kabul etmemesinin sebebi Victorine'nin kendi öz kızı olduğuna inanmamasıdır. Victorine'ye uzaktan bir yakını olan Madam Couture bakmaktadır.
Pansiyondaki herkes Goriot'a saygı gösterirken daha sonra Goriot hakkında ileri geri konuşmaya başlarlar. Eugene bile Goriot baba hakkında çok kötü şeyler düşünür. Bunun sebebi, Goriot'un kızlarıyla gizli görüşmesinin yanlış anlaşılmasıdır. Kızlarını Goriot'un sevgilileri sanmışlardır.
Eugene, bir gün Beauseant adlı bir tanıdığı aracılığıyla bir baloya gider. Baloda Goriot'un kızı olan Anastasie'yi beğenir ve izini sürerek kızın evine gider. Evine gittiğinde Anastasie ile konuşur ve Goriot'un onun babası olduğunu öğrenir. Evde Anastasie'nin kumarbaz sevgilisi Maxime de Trailles vardır. Anastasie, Eugene'nin babasıyla aynı pansiyonda kaldığını duyunca, ona yüz vermez ve daha da eve almaz. Anastasie'den istediğini alamayan Eugene, Paris'te ad yapmak için tanınmış bir bayanla olmalıdır. Bu kez Goriot'un diğer kızına ulaşmaya karar verir. Eugene tekrar kuzeni Beauseant'ın yanına gider ve ondan yardım ister. Kuzeninin sevgilisi ona bu konuda yardımcı olur ve Delphine ile tanışırlar. Delphine ondan etkilenir zaten Delphine'nin kocası onunla hiç ilgilenmiyordur, zengin olmasına rağmen para bile vermiyordur.
Bir gün Delphine gelip Eugene'ye paraya ihtiyacı olduğunu, artık babasının durumu kötü olduğu için babasından para isteyemeyeceğini söyler. Eugene genç kadına sevgisini ispatlamak için bunu kabul eder. Gidip kumar oynar. Para kazanır ve Delphine'e parasını verir. Delphine bunu görünce çok sevinir ve borçlarını öder. Aralarındaki sevgi gittikçe gerçek sevgiye dönüşür. Eugene zengin olup kendiyle birlikte olan kadınları Delphine için reddeder. Goriot da, Eugene ve Delphine'nin evliliğini çok istiyordur. Damadı Nucingen kızını başka bir kadınla aldatıyordur ve boşanacaklardır.
Diğer taraftan pansiyonda Vautrin'in sırlarını öğrenen Poiret ve Madam Michonneau, Vautrin'e tuzak kurup onu polise ihbar ederler. Bu olay üzerine pansiyondakiler Poiret ve Madam Michonneau'nun pansiyondan gitmesini aksi takdirde kendilerinin gideceğini söylerler. Bu durumda ikisi de pansiyonu terk eder. Victorine'nin babasının onu kabul etmesi üzerine Madam Couture'la o da pansiyondan ayrılır. Madam Vauquer'in pansiyonu gittikçe boşalır. Bu durum Vauquer'i gitgide üzer.
Günler geçmiş ve Anastasie babasının yanına gelmiştir. Aslında yine babasından para istemek için gelmiştir. Babasına başına gelenleri anlatır. Anastasie'nin kocası, karısının kendisini başka biriyle aldattığını öğrenir ve artık ona çocuklarını bile göstermeyeceğini söyler. Diğer taraftan, sevgilisi Maxim'de daha da borçlanır ve Anastasie'dan para ister. Babasına bu durumu anlatınca Anastasie'nin kocasının hiç bir şey yapamayacağını, ona kızını üzmesinin hesabını soracağını söyler.
Diğer taraftan, Delphine ise, babasına gelip eşinin ondan boşanmak için şart koştuğunu söyler. Delphine'nin kocası sırf ünü kaybolmasın diye Delphine'nin adını kullanmak ister. Goriot kızlarının bu acılarına dayanamaz. Bir süre sonra hasta olup yatağa düşer. Eugene onun yanındadır, kızlarını son bir kez görmek istiyordur fakat kızlarına bildirildiği halde kızı Delphine güzel bir baloya katılır. Babasını ziyaret edeceği yerde baloda dans eder. Diğer kızı da bir türlü babasının yanına gelmez. Goriot artık ölecek gibidir, durumu çok ciddileşir. Eugene, Goriot'un kızlarıyla görüşmek ister ve ilkin Anastasie'nin evine gider. Anastasie'nin kocasına durumu anlatmasına rağmen kocası, Anastasie'yi babasının yanına göndermez. Delphine ile konuşmaya gittiğinde ise çok hastayım diyerek gelemeyeceğini söyler. Goriot kızlarının gelmeyeceğini öğrenince, kızlarına sitem eder. Bu hayatta onlar için her şeyimi verdim ama onlar, beni son kez görmeye bile gelmediler der. Adamın bilinci kaybolur ve o sırada Anastasie gelir babasının elinden tutar ve ağlayarak özür diler. Tabi babası bunu hissetmez. Artık babaları ölmüştür.
Delphine babası öldüğü sırada arabasından inip, oraya doğru gidiyordur ki Anastasie'nin sesini duyar. Goriot'un cenazesini Eugene kaldırır. Parası olmadığı halde rahip bulur ve cenaze töreni yaptırır. Kızları ise cenazeyi uzaktan izlerler. İşte hayatın gerçeği şudur: evlatlarına canını veren Goriot'a kızlarının yaptığı nankörlüktür.

Seher 
 01 May 19:18 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Goriot Baba.
Balzac bu eserine 19. yy. Paris'ini ayrıntılı karakter ve sosyal yaşantı tasvirleriyle işliyor. Bir yanda Vaquer Yurdu sakinleri, diğer yanda Kibar Alemi...
Bu ayrıntılı tasvirler okuyucuyu ilk başlarda biraz sıksa da kitap ilerledikçe olaylar o kadar net anlaşılıyor ki durup tasvirlerinden dolayı yazara teşekkür ediyorsunuz.
Kitapta bence iki ana konu var;
Birincisi kızlarını ölçüsüz ve karşılıksız seven hatta onlar uğruna yapamayacağı hiçbir şey olmayan gözü pek bir baba (Goriot).
"Ben hayatımı iki kızıma verdim. Onlar eğleniyorlarsa, mutlu oluyorlarsa, şık giyiniyorlarsa, halılar üstünde yürüyorlarsa, ben üstüme ne giymişim, yattığım yer nasılmış, bunun ne önemi var? Onlar ısınıyorlarsa, ben hiç üşümem. Onlar gülüyorlarsa, benim canım hiç sıkılmaz. Onların tasaları benim tasamdır." diyen yüce gönüllü bir baba figürü işleniyor eserde. Kızlarından asla hakettiği değeri göremeyen zavallı bir baba.
İkincisi Kibar Alemi'nde şöhret ve aşk uğruna kaybolmuş bir genç (Eugène).
Kısacası dönemin tezatları arasında geçen hayatlar ve yitirilen değerlerin anlatıldığı bir eser.
Bu eserin içeriğinden çok Balzac'ın dil üzerinde ki etkinliğinin ve tasvir yeteneğinin anlaşılması için okunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum.

Halil Yavuz KAYA 
09 Şub 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Zaman zaman yaptığım gibi, uzun yıllar önce okuduklarımı yeniden okuma gibi. Bu kitabı da yeniden okumaya başladım. Elim de uzadıkça uzadı. bırakma alışkanlığım yok, o nedenle sonlandırmaya gayret gösterdim. Kitap evet konu itibariye içerikli ve realizm için örnek teşkil etse de... Bir Fransız Ya da bir Avrupalı okur için anlaşılması, kavranması daha kolay olur. Art arda sıralanan isimler mevkiler yerler ile sıkıcı bir anlatım dili ile kaleme alınınca; Okurların yüzde onu neden beğenmediği, yada yarım bıraktığı açığa çıkıyor. Kısacası beni anlatımı ile çok sıkıcı gelen bir Balzac ürünü geldi...

ESRA KADIOGLU 
27 Haz 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 8/10 puan

Merhaba 1K Dostlarım :) Goriot BABA, tüm hayatını, servetini ve kendisini kızlarına adamış, bu uğurda sonuna kadar herşeyi yapmış bir baba.... Kitap okuyucusu ile ilk defa 1800 SENELER DE buluşmuş olsa da, okuduğunuzda bugün gibi hissediyorsunuz. Kaç asır geçerse geçsin; nankör insanoğlu değişmeyen, aksine artan, kötü yönleri, ama gittikçe yok olmaya yüz tutan iyi yönleri ile dünya da olmaya devam ediyor. Kendi ve çevresindeki bir kaç iyi insan tıpkı günümüzde ki gibi hiç birşeye yetemiyor maalesef. Sıkılmadan merakla hüzünle okudum. Sevenlere tavsiye ederim... Sevgiyle kalın....

BİROL COŞKUN 
18 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Goriot baba, nesi var nesi yok her şeyini kızlarına sunmaya, adamaya hazır, onların mutsuz olmasına, üzülmesine dayanamayan, okurken kendinizi onun yerine koyduğunuz, bu kadar da olur mu diyebileceğiniz bir hikaye.

Uğur Erdoğan 
18 Ara 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Goriot Baba kendini kızlarına adamış bir babadır. Onun bu hayattaki tek mutluluk kaynağı kızlarıdır. Onun için kızlarının bir anlık gülümsemesi en büyük mutluluk kaynağıdır. Ancak kızları onu sadece parası için sevmekte , başları sıkılınca hatırlamaktadır. Romandaki bir delikanlı da bu adamın kızlarından birine aşık olur ve gün geçtikçe gerçeklerle karşılaşır. Bir babanın yaptığı fedakarlıklara karşı kızlarının tavrını görünce insan gerçekten üzülüyor. İnsanın sahip olabileceği en önemli hazine herhalde hayırlı bir evladının olmasıdır. Onunla sadece iyi durumdayken değil kötü durumdayken de ilgilenecek çocukları olması çok önemli

Zeynep E. 
20 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gün gelir yaptığınız iyilikler vazifeniz olur. Goriot Baba kendinden ödün vermeden yaşamak gerektiğine inandırdı beni. Pis, bencil insanların olduğu bu dünyada tutunmak malesef ki zor.

3 /

Kitaptan 194 Alıntı

Akif Gündoğdu (Ötekilerden Biri) 
28 Mar 12:52 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Kısa bir sessizlikten sonra Victorine:
- Mösyö Eugéne, acaba bir derdiniz mi var? diye sordu.
Rastignac:
- Kimin derdi yoktur ki? diye karşılık verdi. Eğer biz gençler, her zaman için yapmaya hazır olduğumuz fedakarlıkların karşılığını verecek bir vefa ile gerçekten sevilmiş olduğumuza inanmış olsaydık, belki hiçbir zaman sıkıntılarımız olmazdı.''

Goriot Baba, Honore De BalzacGoriot Baba, Honore De Balzac
Derya Yalınkılıç 
03 Mar 01:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

İnsan kusurludur. Bazen daha az, bazen daha çok iki yüzlüdür.

Goriot Baba, Honore De BalzacGoriot Baba, Honore De Balzac

Mutlu olsa, çok güzelleşirdi.
Makyaj, nasıl kadınların boyasıysa mutluluk da şiirleridir.

Goriot Baba, Honore De Balzac (Sayfa 58 - Can epub (926 sayfa))Goriot Baba, Honore De Balzac (Sayfa 58 - Can epub (926 sayfa))
Derya Yalınkılıç 
03 Mar 01:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Durmadan isteyip de istediğine kavuşamamak bıktırıcı şeydir.

Goriot Baba, Honore De BalzacGoriot Baba, Honore De Balzac

Zindan gardiyansız olmaz, birini tasarladınız mı ötekini de tasarlamak zorundasınız. Nasıl tifüs bir hastanenin yayıntılarının sonucuysa, bu ufak tefek kadının soluk tombulluğu da bu yaşamın ürünüdür.

Goriot Baba, Honore De Balzac (Sayfa 14)Goriot Baba, Honore De Balzac (Sayfa 14)

Kitapla ilgili 2 Haber

Cemal Süreya'nın Sevdiği ve Defalarca Okuduğu 4 Kitap
Cemal Süreya'nın Sevdiği ve Defalarca Okuduğu 4 Kitap Kötü bir romanı okuyamıyorum. On beş yirmi sayfa ilerledikten sonra elimden atıyorum. Buna karşılık şiirin her türlüsü çekici geliyor bana...
Klasikleri okurken
Klasikleri okurken Okuduğumuz bir klasiği, bugüne dek bize verilmiş okuma biçimlerinin dışına çıkıp nesnelliğimizi koruyabileceğimiz bir uzaklığa koyduktan sonra kendi öznelliğimizle devreyi bağlayarak okumak. Yapılacak olan bu.