Adı:
Madame Bovary
Baskı tarihi:
3 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754588316
Orijinal adı:
Madame Bovary
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Gustave Flaubert (1821-1880); 1857'de yayımlanan ve kamuoyunda hayat-edebiyat ekseninde ciddi tartışmalar yaratan ilk romanı Madame Bovary'den insanın bilmeyle olan derin mücadelesine odaklanan ancak tamamlayamadığı son romanı Bouvard ile Pécuchet'ye her romanında farklı yollar deneyen 19. yüzyılın en yenilikçi klasiklerinden biridir.
1856'nın son aylarında tefrika edilen Madame Bovary ise, yayımlanışının 150. yılı arifesinde, Hasan Âli Yücel Klasikler dizisinde çeviri edebiyatımızın iki önemli ustasının çevirisiyle
yeniden yayımlanıyor.

Nurullah Ataç (1898-1957): Hasan Âli Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun başkanı olmanın yanısıra, gerek çevirileri gerekse denemeleriyle Türkçeyi baştan aşağıya yenileyen bir
edebiyat ve dil ustasıydı.
400 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar en beğendiğim klasiklerden olan Madame Bovary eseri genellikle okuyucuları betimlemelerinden dolayı çok eleştirmektedirler bence çok yerinde ve kusursuz bir şekilde kaleme alınmıştır.Teknik bakımdan batı tarzı ilk romanımız olan Aşkı Memnu yazılırken bu eserden esinlendiği söyleniyor.Bu eseri okurken Stefan Zweig’in Korku kitabı aklıma geldi Stefan Zweig de eserini yazarken esinlenmiş olabilir diye düşündüm.Kitaba gelecek olursam konu olarak Dr.Charles Bovary tedavi için gittiği bir çiftlikte Emma Bovary adında genç bir kadına aşık olurlar ve zaman içinde evlenmeye karar verip evlenirler.Evliliklerinde Emma yaşantısının sıkıcı ve monotonluğundan dolayı eşine olan bakış açısı değişir ve Emma yasak aşk yaşamaya başlar.Emma başka biriyle aşk yaşarken başkasını aldattığı için huzursuzdur.Emma’nın yasak aşkının yarı yolda bırakmasıyla mutsuz evlilik hayatına geri döner.
Keyifli Okumalar Dilerim
400 syf.
·7 günde·8/10
Zaman zaman uyuklayarak,esneyerek okumaya başladığım kitaptır kendileri.Betimlemeler önce kelime oldu,cümle oldu,paragraf oldu,bölüm oldu,bitmek bilmedi.Tam niyeti bozdum "Yeteer!" diye başımı duvarlara vurmak üzereyken kitap tüm tılsımını,güzelliğini bırakıverdi bir anda.İlk kez bir kitaptan özür dilemek zorunda kaldım.:)

Yazar,bilindiği üzere Natüralizm akımının öncüsüdür.Madame Bovary'nin şanı ise yazardan daha önde gitmekte.Zamanında hükümet tarafından toplumun ahlaki ve dini duygularına hakaret ettiği gerekçesiyle yasaklansa da temize çıkmıştır.

Konusu genel itibariyle;yaptığı evlilikte umduğu hayatı bulamayan Emma'nın kendince çırpınışlarınını anlatmakta.Gözü hep yükseklerde,gösterişli ve zengin bir yaşam sürmek ister.Aşkı dibine kadar yaşayabileceği birilerini arar.Bu arayışlar onun hayatında onarılmayacak sorunlara mâl olur.Sadece kendini de değil çocuğu ve onun bu ihtiraslarını bir türlü anlamayan kocası da bu ateşten nasibini alacaktır.

Bu eseri okumakta fayda var.Belki başlarda biraz sıksa da sonunda hayatınız boyunca unutamayacağınız bir hikayeye tanık olmuş olacaksınız.
  • Anna Karenina
    8.8/10 (2.932 Oy)3.489 beğeni11.161 okunma10.065 alıntı89.188 gösterim
  • Babalar ve Oğullar
    8.1/10 (3.703 Oy)3.513 beğeni14.483 okunma6.632 alıntı170.942 gösterim
  • Ana
    8.6/10 (2.971 Oy)3.205 beğeni11.976 okunma9.723 alıntı62.981 gösterim
  • Robinson Crusoe
    8.3/10 (3.875 Oy)3.630 beğeni9.202 okunma1.255 alıntı111.394 gösterim
  • İki Şehrin Hikâyesi
    8.5/10 (4.316 Oy)4.408 beğeni16.047 okunma6.917 alıntı125.167 gösterim
  • Eylül
    7.6/10 (2.575 Oy)2.479 beğeni14.479 okunma5.401 alıntı128.352 gösterim
  • Notre Dame'ın Kamburu
    8.8/10 (2.502 Oy)2.653 beğeni9.154 okunma5.880 alıntı131.991 gösterim
  • Oliver Twist
    8.3/10 (1.313 Oy)1.240 beğeni7.264 okunma1.160 alıntı32.202 gösterim
  • Karamazov Kardeşler
    9.1/10 (3.268 Oy)3.869 beğeni10.274 okunma18.476 alıntı192.042 gösterim
  • İntibah
    7.7/10 (2.529 Oy)2.140 beğeni13.013 okunma3.870 alıntı47.513 gösterim
396 syf.
·5 günde·8/10
İlk defa bir kitaptaki karakterden bu kadar nefret ettim. Madame Bovary'e sinir oldum.
Madame Bovary, hep bir arayış içinde ne istediğini kendisi de bilmeyen bilmeyen bir kadın.
Doktor Charles Bovary'de fazlaca saf ve iyi niyetliydi. Böyle adamların olduğuna inanmak ta çok zor. Karısını o kadar seviyor ve güveniyor ki hiç şüphelenmiyor.
Kitapta en üzüldüğüm de küçük Berthe oldu. Annesinden hiç sevgi görmedi ve sonunda da kimsesiz kaldı.
Karakterlere ne kadar sinir olsam da kitabı sevdim.
408 syf.
·Beğendi·10/10
İlk kez bir kitap için inceleme yazısı yazacağım. Kitaba başlayıp 50'li sayfalarda bırakıp aylarca okumamıştım ama en sonunda merakıma yenik düşüp 1 günde bitirmeye karar vermiştim ki öyle de olmuştu. 1 günde bitirmiştim, ağır betimlemelerine, yer yer sıkıcı olaylarına rağmen. Ama bende çok büyük etki yaratmıştı.
Gerçekten beni çok etkileyen bir kitap oldu.


Madam Bovary yani Emma'da kısmen de olsa kendimi gördüm. Sevgiye muhtaç bir kadın. Okuduğu kitaplardaki güzel sevgilerle öyle çok doldurmuş ki kafasını gerçek hayattaki hiçbir sevgi tatmin etmiyor onu. Gerçek sevgiyi ararken ihtiraslarına, tutkularına yenik düşüyor, kendi ahlâkî değerlerine ters düşüyor.


Kocası Charles Bovary karısını çok seviyor ama onu anlamıyor. Evet çok iyi bir eş ama karısının isteklerini, duygusunu,hayallerini anlamıyor. En çok da bu yüzden uzaklaştı kocasından belki de Emma Bovary. Belki de tek isteği anlaşılmaktı. Hayallerinin anlaşılmasını isterdi. Ama kocası onu tüm o geniş hayallerine rağmen bir eve hapsetti.

Yaşama bakış açıları, istekleri birbirinden ayrı iki insandı onlar. Emma hayalleriyle yaşayan, Charles sadece gerçek hayatta yaşayan biri. Kitap biraz da olsa bunu anlatıyordu; hayatı boyunca hayallerle yaşayan bir kadının gerçekler karşısındaki hayal kırıklığı, umutsuzluğu.

Kitabı okumadan içeriği hakkında bir fikrim vardı bu yüzden Emma'ya karşı bir önyargı ile okumaya başladım ama sonlara doğru onu anladığımı hissettim. Hepimiz öyle değil miyiz zaten, sevgiyi arayan anlaşılmayı isteyen insanlarız.

Flaubert Emma Bovary'i salt kötü olarak oluşturmadı bence, sadece gerçekleri göstermek istedi. Bir kadının hayalini, iç dünyasını, isteklerini o kadar güzel bir anlatımla gözler önüne seriyor ki okurken yazara saygı duyduğunuzu hissedebiliyorsunuz.

Gerçekten okuma kültürüne sahip, birikimi olan her insanın okuması gereken bir kitap. Her bir karakter, her olay tamamen bizim yaşantımızdan. Mükemmel bir üslup, çok etkileyici bir kitap. Ağır ve uzun betimlemelerine dayanıp bitirebilirseniz hayatınızda yer edinecek bir karakterdir Madam Bovary.

Okuyun, okutturun!
353 syf.
·Puan vermedi
Aslında hepimizin içinde Bovary var...sadece dizginleyebilmek öne çıkıyor. Okunmalı. Bazen hepimiz saçma tutkular edinip hayatımızda o tutukluları en öne koyarız. Hayatımızı mahvetmek pahasına...
431 syf.
·Beğendi·10/10
https://youtu.be/RUez39BwoFg

Madam Bovary ve Aşk-ı Memnu romanı arasındaki büyük benzerlikleri anlattığım Dünya Klasikleri video serimin 2. videosunu izleyince çok şaşıracaksınız. Tabii iki kitabı da okuduysanız siz bunları zaten biliyorsunuzdur
400 syf.
·12 günde·7/10
Madam Bovary yıllardır aklımda “sıkıcı” bir kitap olarak kalmış. Bu yüzden kütüphanemde yer kaplamasına, neredeyse her gün görmeme rağmen, hiçbir zaman oturup da okumayı düşünmedim. Bir yerde merak üstün geliyor. Öyle de olması gerekmiyor mu? Verilenin ötesini araştırmak, onu sorgulamak en doğal hakkımız değil midir? Kör olacak kadar iş işten geçmediyse hiçbir şey için geç değildir.

Evet, Madam Bovary için de fikrimi değiştiren bu merak duygusu oldu. İsmini sürekli duyduğum bir klasiği okumamak olmazdı. İyi de yapmışım.:)

Kitaba geçelim mi artık? Çok konuştum, girişi hep böyle uzatıp duruyorum. Direk konuya giremiyorum.

Madam Bovary, bilindiği gibi Flaubert’in en bilinen eseri, hatta kendi isminden bile daha çok bilinen eseri diyebiliriz. Madam Bovary önce gelir, Flabuert ise daha sonra. Diğer klasiklerde buna şahit olduğumu hatırlamıyorum.

Kitap 1857 yılında basıma girmiş. Flaubert, bu eseri yazdıktan sonra bir çok suçlamalarla karşı karşıya kalmış. Etkili olduğu söylenen savunması sayesinde hapse girmekten kurtulmuş.

Anlatım dilinin sıkıcılığından dem vuranların şikayetlerini, günümüz çok satan kitaplarındaki aceleyle olayların birbirine bağlanması şekline alışkın olmalarına bağlıyorum. Sırf bu yüzden acaba diyerek yaklaşıyorum artık yeni ve çok satan ibaresini gördüğüm kitaplara. Olaylar içinde boğulurken kişilerin psikolojisini anlayamayıp, hiçbir empati kuramadan kitap bitiyor. Bu tip yazarların, yarattıkları karakter ile okuyucu arasındaki empatiyi çok da umursadıklarını sanmıyorum. Anlık hoşlanmalarla bir an önce tüketip başka şeylere yönelinmesi onlar için bir şey ifade etmiyor olsa gerek.

Ooo çok başka yerlere daldım ben. Hemen dönelim. Kitaba ismini veren Madam Bovary olsa da asıl karakter Madam Bovary’nin gelini olan Emma’dır. Genç kızlığında okuduğu aşk romanlarının etkisinden sıyrılamayışı, hayalindeki mükemmel erkeğe, kusursuz aşka kavuşma çabaları Emma’yı ahlaksız sayılabilecek davranışlara iter. Kocası Charles’in, Emma’nın geçirdiği buhranlardan, dalgalanan ruh hallerinden hiç haberi yoktur. Hiç mi insan şüphelenmez anlamıyorum. Gerçi Emma öyle güzel idare etmiştir ki Charles’i, adamın gözü karısından şüphe etmek şöyle dursun, ona layık olmak için her şeyini feda etmeye hazır hale gelmiştir. Öyle ki, taşındıkları yöredeki düztaban bir genci ameliyat edip ünleneceğine bile inandırılır. Ameliyat felaketle sonuçlanır, gencin ayağı kangren olur. Emma başka erkeklerle gönül ilişkisini sürdürür, Charles uykudadır. Çok sonraları, Emma’nın uğradığı hayal kırıklıkları sonucu hastalanıp elindeki tek şeyin, yıllardır yanındaki kocası olduğunu anlamasıyla olaylar biraz açığa kavuşur. Charles gerçeği öğrenir öğrenmesine ama verdiği tepki inanılmazdır. Beklenen, intikam ateşiyle karısının sevgililerinden öç almasıdır ama bunu yapmaz. Gider onlardan biri ile içki içer. Bu kadar vurdumduymaz olmasına içerlemedim değil. Ölmüş bir kadının arkasından ne yapılabilir ki başka, hele ki onu tüm hayatı boyunca sevdiyse?

Olaylara çok fazla girmek istemedim, zira nette her yerde bulunabilir benzer içerikler. Ayrıca başta kısaca değindiğim sıkıcı anlatım tarzından hiç rahatsız olmadığımı da söylemem gerekiyor. Yazıldığı döneme göre düşünürsek, böylesine bir konuyu bu kadar açıklıkla ifade edebilmesine hayran kaldım. Evet, Emma bayağı diye tabir edebileceğimiz bir kadındır. Ne var ki çok daha kötülerine şahit olmaktayız. Bir erkeğin gözünden bir kadının iç dünyasının böylesine açıklıkla anlatılabilmiş olması, değerini bir kat daha artırıyor gözümde.
400 syf.
·7/10
Saflık derecesinde iyi kalpli, hiçbir şeyden şüphelenmeden karısına gözü kapalı inanan bir doktor olan Charles Bovary ve daha iyi yaşayabilmek adına yapamayacağı hiçbir şey olmayan lüks tutkunu karısı Emma'nın hayatın monotonluğundan kurtulmak için çevirdiği entrikaların ve yaşadığı yasak aşkların hikayesi. Madam Bovary, yazıldığı dönemde bir çok eleştiri almış, müstehcenlikle suçlanmış, öyle ki Flaubert kitabının tümünü yayımlatabilmek için mahkemeye bile başvurmak zorunda kalmış. Okurken biraz zorlandım, uzun betimlemeler kimi zaman yorucu geldi ama gerçek bir başyapıt okuduğum için memnunum.
396 syf.
·7 günde·9/10·
Madam Bovary, Fransız yazar Gustave Flaubert'in "Madam Bovary: Taşra Hayatı" orijinal ismiyle 1856'da yayınlanan ilk romanıdır. Yaşadığı sıkıcı ve sıradan taşra hayatından kurtulabilmek için sınırlarını umutsuzca zorlayan Madam Bovary'nin hikâyesini anlatır. Acaba bıraksam mi dediğim çok oldu ama sonra iyiki yarıda bırakmadım dediğim kitaplardan biri bülbülü öldürmek kitabından da aynı durum başıma gelmişti. Okurken sizi zorluyor uzun uzun betimlemelere yer veriyor, olayları en ince ayrıntısına kadar ele alıyor. Öyle ki bu cümleleri yeri geliyor birkaç defa okumanız gerekebiliyor. Fakat kitabı bi 100 150 sayfa okuduğunuzda artık yazarın üslubuna alışıyorsunuz ve kitap sizi içine çekiyor adeta. iyiki bırakmamışım dediğim kitaplardan biri okuduğum kitap karakterlerinden kolay kolay nefret etmem ama ilk kez bir karakterden nefret ettim. Emma (Madam Bovary)
Emma hep arayış içinde, her zaman bir şeylere sığınma derdinde hep daha iyisini arama derdinde lüks bir hayat derdinde sürekli o yüzden gırtlağına kadar borç batağına girip buna rağmen hiçbir şeyden ödün vermeyen biri madam bovary okunmasi gereken bir kitap fazla spoiller vermeme adina burada bırakıyorum.

Charles karakterine de değinmeden edemeyecem çocukluğundan beri kendi fikirleri olmayan annesi tarafından sürekli yönlendirilen annesinin isteği ile doktor olan annesi tarafından ondan yaşca büyük dul bir kadınla evlendirilen daha sonra hanımı vefat edince Emma ile evlenen Emma eğitimli güzel bir bayan onla evlendikten sonra onu mutlu etmek için
her türlü fedakarlığı gösterebilen bir karakter ama hanımı tarafından defalarca aldatılan biridir.

ALINTILAR

Toplumun mahkûm etmediği bir tek duygu var mı?
En soylu iç güdüler, en temiz sempatiler hırpalanıyor, kötüleniyor.

Sevdiklerimizi çekiştirmeye başladık mı onlardan kopmaya başladık demektir...

Charles Emma'nın sevdiği bu yüzün karşısında Rodolphe'nin karşısında hayaller içinde kayboluyordu.Olağanüstü bir şeydi bu!Şu adamın yerinde olmak isterdi...


Ruhunun derinliklerinde, bir olay bekliyordu. Tehlikede olan gemiciler gibi, yaşamın tekdüzeliği üzerinde umutsuzca göz gezdiriyor, uzaklarda, ufkun sisleri içinde bir ak yelken arıyordu.
İnsan, hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca,
hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir.
Gustave Flaubert
Sayfa 124 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 13.Basım
-Evet, birçok şeylerden mahrum kaldım; hep yapayalnızdım. Ah, hayatta bir gayem olsaydı, bir sevgiye rast gelseydim, birini bulsaydım..
Gustave Flaubert
Sayfa 149 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 13.Basım
Ama işte günler akşam oldu, kış geçip bahar geldi, yaz gidip sonbahar oldu, parça parça, sanki çöp çöp aktı bitti; kederimde geçti gitti, daha doğrusu dibe indi; çünkü ne de olsa bir şeyler kalıyor, nasıl söyleyeyim... Sanki insanın yüreğinin üstüne bir taş oturuyor!
Gustave Flaubert
Sayfa 20 - İş Bankası Kültür Yayınları
"Ya dostlarınız ne olacak?"

"Dostlarım mı? Peki hangileri? Dostum var mı benim?
Kim beni düşünüyor ki?"
Gustave Flaubert
Sayfa 148 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 13.Basım
"Siz benim benliğimde yüksek, sağlam, lekesiz bir yerde, bir ayaklığın üzerinde duran bir Madonna gibisiniz. Ama yaşamak için ihtiyacım var size! Gözlerinize, sesinize, düşüncelerinize ihtiyacım var. Arkadaşım, kardeşim, meleğim olun benim!"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Madame Bovary
Baskı tarihi:
3 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754588316
Orijinal adı:
Madame Bovary
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Gustave Flaubert (1821-1880); 1857'de yayımlanan ve kamuoyunda hayat-edebiyat ekseninde ciddi tartışmalar yaratan ilk romanı Madame Bovary'den insanın bilmeyle olan derin mücadelesine odaklanan ancak tamamlayamadığı son romanı Bouvard ile Pécuchet'ye her romanında farklı yollar deneyen 19. yüzyılın en yenilikçi klasiklerinden biridir.
1856'nın son aylarında tefrika edilen Madame Bovary ise, yayımlanışının 150. yılı arifesinde, Hasan Âli Yücel Klasikler dizisinde çeviri edebiyatımızın iki önemli ustasının çevirisiyle
yeniden yayımlanıyor.

Nurullah Ataç (1898-1957): Hasan Âli Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun başkanı olmanın yanısıra, gerek çevirileri gerekse denemeleriyle Türkçeyi baştan aşağıya yenileyen bir
edebiyat ve dil ustasıydı.

Kitabı okuyanlar 11.006 okur

  • Fridahuzur
  • Medya Aslan
  • Hakan
  • Seda
  • Esra Akın
  • Aydoğan Ünal
  • Ali candan
  • fuatagram
  • Sibel
  • onur yücedağ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.3
14-17 Yaş
%4.2
18-24 Yaş
%22.3
25-34 Yaş
%31.4
35-44 Yaş
%23.4
45-54 Yaş
%8.5
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.7
Erkek
%25.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.6 (274)
9
%11.6 (272)
8
%17.5 (412)
7
%13 (306)
6
%6.3 (149)
5
%3.1 (72)
4
%1.5 (35)
3
%0.7 (16)
2
%0.4 (10)
1
%0.4 (10)

Kitabın sıralamaları