Madame Bovary Aşk Bazen Ateşli Bir İntihardır

7,7/10  (437 Oy) · 
2.216 okunma  · 
324 beğeni  · 
11.904 gösterim
Madam Bovary kendi dışında bir başkası olma arzusuyla hayallerinin peşinden giden, sahip olduklarıyla hiçbir zaman yetinemeyen bir kadındır. Gözü hep yükseklerde olan bu kadın, döneminin örf ve âdetlerini umursamadan evlilik dışı ilişkiler yaşar, hayatını yalanlar üzerine kurar, çocuğunu yok sayar, borca batma pahasına çılgınlar gibi alışveriş yapar ama yine de tatmin olmaz. Emma Bovary’nin bu yaşam tarzı nedeniyle roman, yayımlandığı süreçte büyük ilgiyle karşılanır, fakat zamanının otoriteleri tarafından ahlaka ve dine uygunsuz olduğu öne sürülerek dava edilir ancak beraat eder.

Tüm zamanların en iyi romanları arasında gösterilen, Realist akımın ilk ve en önemli örneklerinden biri olan Madam Bovary; Tolstoy, Proust, Tanpınar, Saul Below ve daha birçok yazara ilham vermiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2017
  • Sayfa Sayısı:
    464
  • ISBN:
    9786051861807
  • Orijinal Adı:
    Madame Bovary
  • Çeviri:
    Sibel Calayır Atam
  • Yayınevi:
    Martı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Emre Dinç 
30 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Halit Ziya'nın Aşk-ı Memnu'yu yazarken bu kitaptan esinlediği söylenir. Konunun genişliği ile alakalı her türlü eleştiriyi anlarım fakat bir kitabı betimlemeler yüzünden eleştirmek de nedir ? Aynı yaş pastanın içindeki kremadan şikayet etmek gibi. Siz Kahraman Tazeoğlu filan okumaya devam edin , ki ufkunuz inanılmaz ölçüde genişleyecektir , uzak durun klasiklerden.

Döngüsel 
25 Kas 2015 · Kitabı okudu · 12 günde · 7/10 puan

Madam Bovary yıllardır aklımda “sıkıcı” bir kitap olarak kalmış. Bu yüzden kütüphanemde yer kaplamasına, neredeyse her gün görmeme rağmen, hiçbir zaman oturup da okumayı düşünmedim. Bir yerde merak üstün geliyor. Öyle de olması gerekmiyor mu? Verilenin ötesini araştırmak, onu sorgulamak en doğal hakkımız değil midir? Kör olacak kadar iş işten geçmediyse hiçbir şey için geç değildir.

Evet, Madam Bovary için de fikrimi değiştiren bu merak duygusu oldu. İsmini sürekli duyduğum bir klasiği okumamak olmazdı. İyi de yapmışım.:)

Kitaba geçelim mi artık? Çok konuştum, girişi hep böyle uzatıp duruyorum. Direk konuya giremiyorum.

Madam Bovary, bilindiği gibi Flaubert’in en bilinen eseri, hatta kendi isminden bile daha çok bilinen eseri diyebiliriz. Madam Bovary önce gelir, Flabuert ise daha sonra. Diğer klasiklerde buna şahit olduğumu hatırlamıyorum.

Kitap 1857 yılında basıma girmiş. Flaubert, bu eseri yazdıktan sonra bir çok suçlamalarla karşı karşıya kalmış. Etkili olduğu söylenen savunması sayesinde hapse girmekten kurtulmuş.

Anlatım dilinin sıkıcılığından dem vuranların şikayetlerini, günümüz çok satan kitaplarındaki aceleyle olayların birbirine bağlanması şekline alışkın olmalarına bağlıyorum. Sırf bu yüzden acaba diyerek yaklaşıyorum artık yeni ve çok satan ibaresini gördüğüm kitaplara. Olaylar içinde boğulurken kişilerin psikolojisini anlayamayıp, hiçbir empati kuramadan kitap bitiyor. Bu tip yazarların, yarattıkları karakter ile okuyucu arasındaki empatiyi çok da umursadıklarını sanmıyorum. Anlık hoşlanmalarla bir an önce tüketip başka şeylere yönelinmesi onlar için bir şey ifade etmiyor olsa gerek.

Ooo çok başka yerlere daldım ben. Hemen dönelim. Kitaba ismini veren Madam Bovary olsa da asıl karakter Madam Bovary’nin gelini olan Emma’dır. Genç kızlığında okuduğu aşk romanlarının etkisinden sıyrılamayışı, hayalindeki mükemmel erkeğe, kusursuz aşka kavuşma çabaları Emma’yı ahlaksız sayılabilecek davranışlara iter. Kocası Charles’in, Emma’nın geçirdiği buhranlardan, dalgalanan ruh hallerinden hiç haberi yoktur. Hiç mi insan şüphelenmez anlamıyorum. Gerçi Emma öyle güzel idare etmiştir ki Charles’i, adamın gözü karısından şüphe etmek şöyle dursun, ona layık olmak için her şeyini feda etmeye hazır hale gelmiştir. Öyle ki, taşındıkları yöredeki düztaban bir genci ameliyat edip ünleneceğine bile inandırılır. Ameliyat felaketle sonuçlanır, gencin ayağı kangren olur. Emma başka erkeklerle gönül ilişkisini sürdürür, Charles uykudadır. Çok sonraları, Emma’nın uğradığı hayal kırıklıkları sonucu hastalanıp elindeki tek şeyin, yıllardır yanındaki kocası olduğunu anlamasıyla olaylar biraz açığa kavuşur. Charles gerçeği öğrenir öğrenmesine ama verdiği tepki inanılmazdır. Beklenen, intikam ateşiyle karısının sevgililerinden öç almasıdır ama bunu yapmaz. Gider onlardan biri ile içki içer. Bu kadar vurdumduymaz olmasına içerlemedim değil. Ölmüş bir kadının arkasından ne yapılabilir ki başka, hele ki onu tüm hayatı boyunca sevdiyse?

Olaylara çok fazla girmek istemedim, zira nette her yerde bulunabilir benzer içerikler. Ayrıca başta kısaca değindiğim sıkıcı anlatım tarzından hiç rahatsız olmadığımı da söylemem gerekiyor. Yazıldığı döneme göre düşünürsek, böylesine bir konuyu bu kadar açıklıkla ifade edebilmesine hayran kaldım. Evet, Emma bayağı diye tabir edebileceğimiz bir kadındır. Ne var ki çok daha kötülerine şahit olmaktayız. Bir erkeğin gözünden bir kadının iç dünyasının böylesine açıklıkla anlatılabilmiş olması, değerini bir kat daha artırıyor gözümde.

Duygu Kr 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Saflık derecesinde iyi kalpli, hiçbir şeyden şüphelenmeden karısına gözü kapalı inanan bir doktor olan Charles Bovary ve daha iyi yaşayabilmek adına yapamayacağı hiçbir şey olmayan lüks tutkunu karısı Emma'nın hayatın monotonluğundan kurtulmak için çevirdiği entrikaların ve yaşadığı yasak aşkların hikayesi. Madam Bovary, yazıldığı dönemde bir çok eleştiri almış, müstehcenlikle suçlanmış, öyle ki Flaubert kitabının tümünü yayımlatabilmek için mahkemeye bile başvurmak zorunda kalmış. Okurken biraz zorlandım, uzun betimlemeler kimi zaman yorucu geldi ama gerçek bir başyapıt okuduğum için memnunum.

Elif K. 
09 Ağu 11:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Karısına aşık ve çok güvenen bir adam Charles Bovary, hiçbir şey ile yetinmeyen hep daha fazlasını isteyen Emma Bovary. Kitabı okurken Emma yani Madam Bovary'nin istekleri, yasak aşkları, bir sonraki sayfada neler yapacakları oldukça ilgimi çekti ve kitabı kısa bir sürede bitirdim..

Kitap hakkında klasik bir yorum var, evet betimlemeler çok fazla. Bir evin dış görünüşünü bir sayfa boyunca betimleyebilecek bir yazar ile karşı karşıyasınız ve inanın bu da büyük bir başarı. Bu yüzden betimlemeler beni asla rahatsız etmedi tam tersi hayranlım duydum...

Seda Köktürk 
17 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi

Klasikleri okurken yapılan bir çok hatadan biri de kitapların yazıldığı dönemin şartlarını göz önünde bulundurulmadığını biraz tarih bilgisiyle bu tür kitaplardan daha çok haz alınacağına inanıyorum. Madam Bovary de 18. yüzyıl da tartışılması ve hatta konuşulması bile tabu olduğu bir dönemde, kadının, özellikle bir erkeğin kalemiyle yazılmış nadide kitaplardandır.Eğer tasfir ve uzun anlatımlardan hoşlanmıyorsanız,sıkıcı bulabilirsiniz. Ben Madam Bovary nin kadın ruhuna ve çektiği acılar ve karmaşalara dair yazılmış en güzel klasiklerden biri olduğunu düşünüyorum.

Oğuz Atay 
 30 May 13:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gustave Flaubert ''yasak bir aşk'' üzerinden kadının iç dünyasına ayna tutuyor.
realizm akımının ilk ve en önemli örneği olan kitap, kadının doğasında, uyuyan, pasif durumda olan tatminsizlik, memnuniyetsizlik duygusunun var olduğunu ve bu duygunun uyandığı zaman önünde hiçbir gücün duramayacağını vurgular.

Kitabın başkahramanı Emma Bovary iyi kalpli bir doktorun eşidir. Evden işe, işten eve gidip gelen ve kendi işi dışında başka pek bir şeyle ilgilenmeyen kocasının bu yaşantısını bir gün sorgulamaya başlar Emma. İşte o gün, bahsettiğim o duygular uyanmaya başlar. Yaşantının tekdüzeliğinden, evlilik hayatının garantisinden ve her şeyin belirliğinden sıkılan Emma, çareyi yasak bir aşkta bulmayı kafasına koyar. Yeni heyecanlar, yeni maceralar, yeni tutkular olmadan insan hayatının boş geçtiğini, sırf bir erkeği mutlu etmek için bir kadının kendi heyecanlarından, kendi tutkularından, kendi istek ve arzularından vazgeçmemesi gerektiğini söyleyen Emma, başka bir erkekle aşk yaşamaya başlar. Yine eskisi gibi kalbinin hızlı hızlı çarpması, aşık olduğu erkekle gizli gizli buluşması ve aşkın getirdiği o tarifsiz huzuru ve huzursuzluğu derinden hissetmesi onu kıpır kıpır yapar.

Buradan anlıyoruz ki kadınlar, aynı çizgide ve yaşantıda olan bir erkek yerine, bir tarafı çocuk kalan ve aynı zamanda kadına çocukluğunu hissettiren, biraz serseri, biraz tutarsız ama içinde bir yerde sevgiyi saklı tutan, yaşam dolu ve biraz da deli olan erkeklerle aşk yaşamayı tercih eder. Bakın evlenmek ister demiyorum. Aşk diyorum...

Kitap Fransa'da yasaklanıyor bir süre. Çünkü kitabı okuyan her kadın bovarizm akımına kapılıyor ve bu da erkeklerin tepkisine neden oluyor. Temel yerleşik değerleri ve kadının üzerine inşa edilen ahlaki kalıpları kıran kitaba sadece Fransız erkekleri değil, dünyanın başka yerlerinden de tepki gösterenler olmuştur.

Tek beğenmediğim nokta, Emma'nın kitabın sonlarında intihar etmesi. Yazar yine erkekliğini göstermiş. İnce bir mesaj vermek istemiş kadınlara kendince. Bakın Emma gibi olursanız, sonunuz ölüm olur.

Yasak aşkı konu alan Tolstoy'un Anna Karenina'sında da Anna intihar ediyordu. Halit Ziya'nın Aşk-ı Memnu'sunda da Bihter...

Yazanlar erkek olunca kadına intihar ettiriyorlar. Erkek yine hayatına devam ediyor.

Esin Akun 
18 Şub 19:18 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Madame Bovary, istediklerini bulamamış, tutkularını hayatın içinde yakalayamamış bir kadın. Belki de ne istediğini bilememiş, istediğini sandığı şeylere ne yaptıysa ulaşamamış, kendisini ve ailesini mahvetmiş bir kadın. Kitap kolay okunabilen hemen akıp giden kitaplardan. " Yaşam bir düştür. Uyanmak bizi öldürür." Emma da tutkularını yaşatmaya çalıştığı hayattaki rüyasında ölümle uyanmış biri bence.

Merve 
09 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Flaubert kitaptaki Emma karakteri benim diyor evet belki de yazar kendini karakterle özleştirdiği için
bu kadar güzel bu kadar içten ve unutulmaz bir kitap. Keyifli okumalar.

ŞENAY İNCİ 
30 Eki 12:01 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

9.yüzyıl romanının en başarılı örneklerinden birisidir “Madam Bovary”. Hem ele aldığı konu, hem de Flaubert’in üslubudur metni çarpıcı kılan. Anlatılan, Emma Bovary’nin trajik hayat hikayesi ve karşılıksız aşkları gibi görünmekle birlikte, Flaubert Emma’nın şahsında, 19.yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını, toplumsal değer yargıları ve ahlak ölçülerinin iki yüzlülüğünü ele alır.
Gustave Flaubert’in Madam Bovary romanı ilk kez 1857 yılında basılmıştır. Yapıt döneminde büyük yankılar uyandırmış, ancak Flaubert o dönemde bile oldukça şaşırtıcı görünen bir gerekçeyle, ahlak ve dine aykırılık nedeniyle yargıç önüne çıkartılıp yargılandı, en sert biçimde cezalandırılması istendi. Bu gülünç dava yüzünden adı bugünlere kadar gelen savcı Pinard, bu kitabın gerçek amacının, evlilikte eş aldatmayı yüceltmek, cinsel duyuları abartıp kışkırtmak, bu yolda dinsel ögeler de kullanarak inanç konusunda kuşkular yaratmak olduğunu öne sürmüştü. Yargılama sonunda yazar zor da olsa aklandı.
Bir erkeğin gözünden bir kadının iç dünyasının böylesine açıklıkla anlatılabilmiş olması, değerini bir kat daha artırıyor gözümde.

AYSU GÜRBÜZ ÇOCUKLAR NEDEN YALAN SÖYLER? PAUL EKMAN 
30 Ağu 18:26 · Kitabı okudu · 40 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok güzeldi kitap edebiyat olduğu biraz kötü biraz aşk biraz akıcı oldu biraz sıkıcı oldu işlerden dolayı zor bitirdim ama harika bir eserdi ben beğendim...

5 /

Kitaptan 182 Alıntı

kitapları seven 
20 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir erkek , en azından özgürdür.
Tutkudan tutkuyla, ülkeden ülkeye dolaşabilir, engelleri aşabilier, en erişimez mutluluklara ulaşabilir.
Bir kadın ise hep yasaklara sınırlıdır. ..

Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 105)Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 105)
Aslı Duman 
02 Kas 03:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Öfkelenen, ama yine de olacağa boyun eğen insanlar, tıpkı bir kalkan gibi, çok sakin bir tavır takınırlar.

Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 375 - İletişim)Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 375 - İletişim)

Gerçekten, akşamları lamba yandıktan sonra, bir kitap alıp ocak başına geçmekten daha güzel bir şey var mıdır dışarıda rüzgâr camları sarsarken!

Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 97)Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 97)
kitapları seven 
 20 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sonra yavaş yavaş, günler birbirini kovaladı.
Kıştan sonra bahar, bir yazın arkasından da bir sonbahar geçince, hepsi azar azar, parça parça akıp gitti.
Geçti gitti, uzaklaştı.
Bitti demek istiyorum.

Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 27)Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 27)
HÜLYA BİLGİN 
15 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sevdiklerimizi çekiştirmeye başladık mı onlardan kopmaya başladık demektir....

Madame Bovary, Gustave FlaubertMadame Bovary, Gustave Flaubert
Nina 
29 Haz 00:11 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Gelecek, dipte kapısı sımsıkı kapalı, karanlık, daracık bir dehlizdi.

Madame Bovary, Gustave Flaubert (Türkiye İş Bankası)Madame Bovary, Gustave Flaubert (Türkiye İş Bankası)
HÜLYA BİLGİN 
15 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan , fırtınalı zamanlarda,kıyısının yosunlarından sonsuz derinliklerinin kumlarına kadar aralanan okyanuslar gibi , bütün ruhun, içindeki şeyleri karmakarışık bir biçimde ortaya dökmesine yol açan bunalımlarından birini geçirir.

Madame Bovary, Gustave FlaubertMadame Bovary, Gustave Flaubert
Aslı Duman 
06 Eki 00:46 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

...
Ama yaşamak için ihtiyacım var size! Gözlerinize, sesinize , düşüncelerinize ihtiyacım var.

Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 216 - Rodolphe)Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 216 - Rodolphe)
Aslı Duman 
16 Eki 16:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Çünkü hiç kimse hiçbir zaman gereksinimlerini, düşüncelerini, acılarını tam anlamıyla anlatamaz."

Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 248 - İletişim Yayınları)Madame Bovary, Gustave Flaubert (Sayfa 248 - İletişim Yayınları)
Aslı Duman 
04 Kas 02:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Sonra gülmeye başladı; korkunç, delice, umutsuz bir gülüştü bu...

Madame Bovary, Gustave FlaubertMadame Bovary, Gustave Flaubert

Kitapla ilgili 5 Haber

Beyin Geliştiren On Kitap
Beyin Geliştiren On Kitap Edebiyatın tedavi edici, sağaltıcı bir işlevi olduğu varsayımına dayanan bir grup bilim insanı, roman okumanın insan beynini geliştiren bir etmen olduğunu kanıtladı.
İkinci Dilden Çeviri Sorunu ve Çeviri İlkeleri
İkinci Dilden Çeviri Sorunu ve Çeviri İlkeleri Türkçe olarak yayınlanmış kaç tane Suç ve Ceza baskısı var ve bunlardan kaç tanesi Rusça aslından tercüme? Peki Türkçe basılmış olan 38 madam Bovary çevirisinden kaç tanesi özgün çeviri? Klasikleri okuyoruz ama çeviri ve çevirinin ilkeleri üzerine üzerine bir okur olarak yeniden düşünmemiz gerekir.
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter Edebiyat sahnesinin gizemli figürleri daima kadınlar olmuştur. Geçmişten günümüze ataerkil olan dünyanın hazineleri de, hep onların arasından çıkar. Zihne, yüreğe, fikre işleyen 14 müthiş kadın:
Klasikleri okurken
Klasikleri okurken Okuduğumuz bir klasiği, bugüne dek bize verilmiş okuma biçimlerinin dışına çıkıp nesnelliğimizi koruyabileceğimiz bir uzaklığa koyduktan sonra kendi öznelliğimizle devreyi bağlayarak okumak. Yapılacak olan bu.