Geri Bildirim
Adı:
Oliver Twist
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
547
ISBN:
9789750708275
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Oliver Twist
Çeviri:
Nihal Yeğinobalı
Yayınevi:
Can Yayınları
Oliver Twist, düşkünler evinde dünyaya gelmiş ve yetim kalmış bir çocuktur. Daha fazla yemek isteme cesaretini gösterdiği için düşkünler evinden kovulur ve bir cenaze levazımatçısının yanına girer. Orada da kötü muamele görünce kaçar, ama bu kez de yankesici Fagin ve çetesinin eline düşer. Yeraltı dünyasının acımasız ortamında korkunç Fagin'in pençesinden kurtulmak için akıl almaz serüvenlere atılan Oliver'ı hiç ummadığı bir gelecek beklemektedir...

19. yüzyıl İngiliz edebiyatının en büyük romancısı olarak kabul edilen Charles Dickens, ilk yapıtı Bay Pickwick'in Serüvenleri'nin ardından yayınladığı Oliver Twist'te, dönemin Londra yaşamından yola çıkarak keskin bir toplumsal eleştiriye yönelir. Zenginlerin ikiyüzlülüğünü ve yoksulluğun insan ruhunda açtığı derin yaraları son derece etkileyici bir üslupla betimleyen Oliver Twist, hem bu dünyanın horlananlarının güçlü bir savunucusu hem de sürükleyiciliğini başından sonuna kadar yitirmeyen bir serüven romanıdır. 

Dickens'ın bu başyapıtını Nihal Yeğinobalı'nın usta işi çevirisiyle sunuyoruz.
(Arka Kapak)
Bir Noel Şarkısı ile Charles Dickens okumaya başlamış ve ardından okumak için Oliver Twist, İki Şehrin Hikayesi, Büyük Umutlar şeklinde bir sıralama yapmıştım. Oliver Twist konusu itibariyle diğerlerinden önce okunabilir gibi geldi ama şimdi Oliver Twist nedeniyle yazarın diğer kitaplarına fazlasıyla ön yargılıyım. Okumak için çok heyecanlı olduğum bu kitap beni hayal kırıklığına uğrattı. Yoğun olmadığım dönemlerde bir kitabı bitirmem genelde bu kadar uzun sürmez, son günlerde boş zamanım bol olmasına rağmen Oliver Twist adeta elimde sürümdü.

Bilindiği üzere Oliver Twist yoksullar evinde dünyaya gelmiş anne babası olmayan bir çocuğun başından geçenleri anlatıyor. Kitabın ilk elli-altmış sayfası iyiydi, yani Oliver'ın ilk aşamada yaşadıkları ve çevresindeki insanlarla ilişkilerinin anlatıldığı ilk kısımlar sıkıcı değildi. Ama ardından kitap öyle bunaltıcı hale geldi ki bir ara yarım bırakmayı bile düşündüm. Açıkçası bu kitap ile on günümün çöpe gittiğini düşünüyorum. Kitaba ismini veren karakterimiz Oliver dışında her şeyi okudum gibi geldi. Bir o karakter, bir bu karakter, sıkıcı diyaloglar, bunaltıcı mekan tasvirleri ve daha bir sürü olumsuz nokta... kitaba başlarken yazar bizi en başından Oliver'ın hayatına sokup sonuna kadar ağırlıklı olarak onun eylemlerine, düşüncelerine yer verecek diye düşünürken son derece sıkıcı karakterlerin aynı derecede sıkıcı hayatlarını, konuşmalarını okudum. Kitapta hiçbir karakteri sevemedim. Oliver bile çoğu bölümde neredeyse görünmez olduğu için ona da ısınamadım. Oysa kitabı okumaya başladığımda Oliver Twist karakterini çok seveceğimi düşünüyordum.

Charles Dickens Victoria döneminde yaşamış bir yazar, eserlerinde de bu dönemin izlerini görmek mümkün. Sanayileşme ile birlikte ekonomik adaletsizliklerin daha gözle görülür olduğu, kadınların sıkı kurallara tabi tutulduğu bir dönemden bahsediyoruz. Kitaplar yazıldıkları döneme ayna tutar ve o dönemlerin düşünce yapısını yansıtır. Oliver Twist'te de bu durumu görüyoruz ancak beni asıl sinirlendiren nokta şuydu: Oliver Twist kitabı başka bir şey anlatsaydı, örneğin konu olarak kadın-erkek ilişkilerini anlatan bir kitap olsaydı "Aaaa evet bu yüzden bu tür cümlelerle anlam daha da pekiştirilmiş," derdim. Ancak konusu yetim bir çocuğun yaşadıkları olan bir kitapta neredeyse üç-dört sayfada bir karşıma çıkan "kadın dediğin böyle yapar, kadınlar hep böyledir zaten" tarzındaki cümleler aşırı sinir bozucuydu. Charles Dickens kendi bilinç altındakileri böyle cümlelerle araya serpiştirmiş gibi hissettim. Her kitabı yazıldığı döneme göre değerlendirmek gerekiyor olsa da "kadın dediğin (hattâ zaman zaman karı), kadın dediğin, kadın dediğin kelimeleriyle başlayan cümleler beni çok rahatsız etti.

Kitapta düşündüren noktalardan biri şuydu: Bir doktor düşünün, birçok insanın ölümüne şahit olan bir doktor. Bu mesleği icra eden bir insan zaman ilerledikçe acılara, ölümlere karşı duyarsız bir hale gelebiliyor. O kadar çok hastalık, ölüm görüyor ki bu durum artık o kişiyi zihinsel anlamda etkilemiyor. Oliver Twist'te de kimsesiz çocukların bakıcılığı görevini üstlenen kişilerde gördüm bu durumu. Bu kişiler artık o kadar çok yetim, öksüz çocuk görmüş ki bu durum onları hissizleştirmiş hattâ taş kalpli biri haline getirmiş. Biz mesleğimizde tecrübe kazanmış, artık bir şeyleri otomatik hale getirmiş olabiliriz ancak diyalog kurduğumuz kişilerin bu tür bir durumla ilk kez karşı karşıya kalmış olabileceği ihtimalini düşünmeliyiz.

Oliver Twist'i bitirdim ancak biri bana bu kitap için olumlu anlamda ne söyleyebilirsin şeklinde bir soru sorsa aklıma gelebilecek bir şey olduğunu sanmıyorum. Oliver Twist nedeniyle yazarın şu anda elimde olan İki Şehrin Hikayesi kitabını okumayı aylar sonrasına erteleyeceğim gibi görünüyor. Oliver Twist'i okurken hayata oldukça zor şartlar altında başlamış başka bir çocuğun hikayesini anlatan bir kitap geldi aklıma: Rüya Dağıtan Çocuk. O kitapta da Christmas isimli bir çocuğun doğumundan yetişkinliğine başından geçenleri okumuştum. Durum şu ki, yazarı Charles Dickens diye Oliver Twist'in hiç değilse isim olarak biliniyor olması, ama sırf günümüz kitaplarından olduğu için ve ünlü bir yazara sahip olmadığı için Rüya Dağıtan Çocuk'un çok az bilinmesi, hak ettiği değerin binde birini bile görmemesi oldukça sinir bozucu. Klasik kitap, klasik kitap diyerek yırtınan ve diğer kitapları "popüler kültür ürünü yaaaa" diyerek çöp olarak nitelendiren nitelikli okurlar(!) olduğu sürece biz daha çok görürüz hak etmediği halde göklere çıkarılan ve fazlasıyla hak ettiği halde raflarda tozlanıp giden kitapları. Sonuç olarak Oliver Twist'i tavsiye edemeyeceğim. Okurken bu derece sıkıldığım çok az kitap olmuştu. Bu kitabın ardından klasiklere kısa bir süreliğine ara verip kendi okuduğum türdeki kitapları kucaklama isteğim daha da pekişti. Zira bu okuma sırasında bolca "Kristin Hannah'ın, Tess Gerritsen'in, Debbie Macomber'ın, Dan Brown'un, Harlan Coben, John Verdon, James Dashner, Grange ve daha birçok olağanüstü yazarın gözünü seveyim ben" şeklinde düşündüm. Hepinize keyifli okumalar ve mutlu hafta sonları.
Charles Dickens'ın bu duygusal kitabını okuduktan sonra, Kemalettin Tuğcu'nun kitaplarıyla kıyaslamak geldi içimden.Dedim ki kendi kendime, " hiç okula gitmemiş, okuma ve yazmayı kendi kendine öğrenmiş, hatta Fıransızca çeviri yapacak kadar da Fransızca'yı öğrenmiş bir Kemalettin Tuğcu, yüz Charles Dickens eder."

Benzer kitaplar

Filmini beğendiğim kadar bu minnak romanıda beğenmiş olmaktan mutluluk duyuyorum izleyin veyahut okuyun hatta her ikisini birden yapın pişman olmazsınız emin olun. :))
İnsanın mayası ne olursa olsun bozulmazmış. Oliver da öyle. Zorla hırsız yapmaya çalışsalar da Oliver iyi bir çocuktu. Her şey aslına çeker misali. Sevdiğim roman kahramanlarından. Keşke roman kahramanı değilde benim arkadaşım olsaydı diye düşündüğüm üç roman kahramanımdan biri. ( Oliver, Zeze ve Küçük Prens)
Kitabı belki yüzlerce kez duymuş fakat daha okumamistim. belkide önceden okusaydim oliver'i bu kadar iyi hissedemiyecektim. Ilk yüz sayfasında tam kitaba kendimi verememistim.belkide bu kitabı huzunluyken okumak daha doğru oliver'i biraz olsun hissedebilmek için...
Kitaba gelince yarının ne getircegini bilmemenin örneği var kitapta her seferinde umudla iyi bir yaşama koşan oliverin başına gelen kötü olaylar ve sonrasında umudun asla yitirilmemesi gerektiğini anlatan bi son. Kitabın sonunda dediği gibi acı çeken insanlar hayata umud la bakmaya başladılar.
Okuyanlar bilir dostluğun sevginin ve haylazlığın bir çocuğun hayatında ne kadar önemli olduğunu. Defalarca okuyup hiç sıkılmadan tekrar okuyabileceğim nadir eserlerden.
Yetimhane ortaminda bir çocuk ve büyük sıkıntı zorlukla başetmek zorunda yada yetimhaneden kaçmak zorunda Charles Dickens’ın bu güzel romanini okumanızı tavsiye ederim
Bir soylunun olduğu kadar, bir dilencinin de çocuğu olabilirdi. Fakat hiç kimse onun, kimin oğlu olduğunu bilmiyordu. Toplum içindeki yerini kestirmek imkansızdı. Fakat günün birinde kaba, yıpranmış, sarı kumaştan bir elbise giydirilip göğsüne etiket takılarak, yetimhaneye alınınca, toplum içindeki yerini bulmuştu.
Charles Dickens...
Size hayatında çok acılar çekmiş ama önüne ne çıkarsa çıksın her daim iyi olmaktan asla vazgeçmeyen bir çocuğu anlatır yazar.Başına neler gelmiştir bir bilseniz.Bir yetimhane...
Anne ve babası hakkında hiçbir şey bilmezken hayatın ona kurduğu tuzaklara karşı savunmasızdır adeta.Kitabın son bölümleri gerçekten çok iyiydi. Beklenilmeyen bir hayat hikayesi çıktı ortaya.Mutlu sonla bitmesi ise beni en mutlu eden şey.
Bu kitabı kesinlikle her çocuk okumalı .Çünkü ben bu kitabı okuduğumda çok daha özgür ve özgüvenli hissetmiştim.Ayrıca anlatımı felanda çok hoşuma gitmişti .Bana kitap sevdiren ilk kitap.
Hepimizin elinde birçok nimet var ama çoğumuz değerini bilmiyoruz.
Charles Dickens
Sayfa 228 - Can Yayınları
Gurur denilen günah en yüksek ve saygın kişiler kadar en bayağı ve kirli kişilerin de malıdır!
Charles Dickens
Sayfa 412 - Can Yayınları
Doğaya ve insanlara bakıp bakıp da her şeyi karanlık ve kasvetli gören insanlar haklıdır. Ne var ki bu karanlık ve kasvet onların kendi tasalı ruhlarının ve görüşlerinin rengini yansıtır.
Charles Dickens
Sayfa 344 - Can Yayınları
Ölüm hiçbirimizi çok bekletmez... Hepimizin sırası çarçabuk gelecek!
Charles Dickens
Sayfa 240 - Can Yayınları
Güzel ve masum bir görünüşün içinde günahın gizlenmiş olmadığını kim ileri sürebilir?
Charles Dickens
Sayfa 294 - Can Yayınları
Dünyada hiç kimsenin kendisi kadar yakın dostu yoktur.
...
Yalnız bazen de insanlar kendi kendilerinin en büyük düşmanı olurlar.
Charles Dickens
Sayfa 445 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oliver Twist
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
547
ISBN:
9789750708275
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Oliver Twist
Çeviri:
Nihal Yeğinobalı
Yayınevi:
Can Yayınları
Oliver Twist, düşkünler evinde dünyaya gelmiş ve yetim kalmış bir çocuktur. Daha fazla yemek isteme cesaretini gösterdiği için düşkünler evinden kovulur ve bir cenaze levazımatçısının yanına girer. Orada da kötü muamele görünce kaçar, ama bu kez de yankesici Fagin ve çetesinin eline düşer. Yeraltı dünyasının acımasız ortamında korkunç Fagin'in pençesinden kurtulmak için akıl almaz serüvenlere atılan Oliver'ı hiç ummadığı bir gelecek beklemektedir...

19. yüzyıl İngiliz edebiyatının en büyük romancısı olarak kabul edilen Charles Dickens, ilk yapıtı Bay Pickwick'in Serüvenleri'nin ardından yayınladığı Oliver Twist'te, dönemin Londra yaşamından yola çıkarak keskin bir toplumsal eleştiriye yönelir. Zenginlerin ikiyüzlülüğünü ve yoksulluğun insan ruhunda açtığı derin yaraları son derece etkileyici bir üslupla betimleyen Oliver Twist, hem bu dünyanın horlananlarının güçlü bir savunucusu hem de sürükleyiciliğini başından sonuna kadar yitirmeyen bir serüven romanıdır. 

Dickens'ın bu başyapıtını Nihal Yeğinobalı'nın usta işi çevirisiyle sunuyoruz.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 3.001 okur

  • İbrahim KAYALI
  • Zeynep Yetkin
  • Melisa Ekinci
  • BÜŞRA ÇİL
  • Kundaktaki ermiş
  • Yasmin
  • Akın Yiğit Bitlisli
  • Sedef korgan
  • OguzhanE
  • Deniz Yarına

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.4
14-17 Yaş
%7.7
18-24 Yaş
%29.9
25-34 Yaş
%27.9
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%7.6
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.6
Erkek
%31.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.5 (130)
9
%18.9 (96)
8
%27.9 (142)
7
%16.1 (82)
6
%5.9 (30)
5
%2.2 (11)
4
%1.2 (6)
3
%1.4 (7)
2
%0.6 (3)
1
%0.4 (2)

Kitabın sıralamaları