Profil
“Gitmek isteyeni kırk düğüm halatla bağlasan tutamazsın, kalmak isteyene saç teli yeter..”
Kalem kağıttan döküleri yazar. gözler görülen ırak olanı yansıtır. sözler ruhun aynasıdır, sessizken acıtır. Ne kadar Cümle kurarsak kuralım, Her cümlenin farklı bir hissi kalır içinde. ne kadar çok susarsak susalım kalem anlatır derdini kalbe. Her duyguyu yaşatan Hayat imkansızlığı hayalle yaşatır. pişmanlıklarla geçer zaman kendini anılarla hatırlatır.
Reklam
Selef âlimleri ne güzel demiş Dünyalık menfaat üzerine bir araya gelenler birbirlerini lanetleyerek ayrılırmış.
Ortada kapı açılır, boşluk alanı. Sen var olmadığında, bütün dünya yok olur, çünkü dünya sana dayanır. Etrafında yarattığın dünyanın tamamı sana tutunur. Sen yoksan, bütün dünya kaybolur. Varoluş var olmayı bıraktığından değil, hayır. Dünya yok olur ve varoluş ortaya çıkar. Dünya zihnin eseridir; varoluş hakikattir. Bu ev orada olacak, ama o zaman bu ev senin olmayacak. Çiçek orada olacak ama çiçek isimsiz olacak. Ne güzel ne de çirkin olacak. Orada olacak ama zihninde hiçbir kavram oluşmayacak. Kavramsal çerçeve tamamen yok olur. Varoluş, yalın, çıplak, masum; saf, ayna benzeri varlıksallığıyla orada kalır. Bütün kavramlar, bütün imgelemler boşluk alanında yok olur.
İp üzerinde yürüdüğün takdirde iki şey hissetmeye başlayacaksın: Düşünme durur, çünkü tehlike vardır ve gerçekten ortaya geldiğinde, ne sağda ne de solda olmadığında, tam orta noktada, üzerine daha önce hiç tanımadığın büyük bir sessizlik iner. Ve bu, her yönden olur. Hayatın bütünü ip cambazlığıdır.
Bir sorun oluştuğunda zihin de ortaya çıkar. Sorun yoksa, zihin nasıl ortaya çıksın? Sen tam ortadayken, tamamen dengedeyken, zihin yoktur. Denge zihinsizlik demektir.
Reklam
Bazen kadın kocadır ve koca da karıdır, bazen de koca yine kocadır ve kadın yine karıdır. Ve bu durum soldan sağa değişir durur. İp üzerinde yürümek gibidir. Denge kurmak zorundasın. Yirmi dört saat boyunca hükmedemezsin, çünkü o zaman denge kaybolur ve ilişki zarar görecektir.
Gece artan düşünceler
Gecenin ağırlığı, yanıtı olmayan soruların ağırlığıdır. Geceler hastalara, huzursuzlara aittir ve onun zorbalığından kurtulmanın yolu yoktur. Bir ışık yakılabilir, bir kitap açılabilir, radyoda avutucu bir ses aranabilir ama gece gene pusudadır: Karanlıktan geliriz, karanlığa döneriz ve evren form kazanmadan önce mekân karanlıktı. Belki de bu nedenle kentler giderek daha aydınlık ve eğlence dolu olmaktadır: İnsan isterse gecenin herhangi bir saatinde yiyebilir, bir şeyler satın alabilir, eğlenebilir.
Dillerde kutsal kelimeler geziniyor bolca. Ama gözler hep boşlukta, Bedenler yalanda...
"Ne kadar iyileşirseniz iyileşin, bazı insanlar sizi her zaman tetikleyebilir. O yüzden kendiniz için yapabileceğiniz en büyük iyilik size kendinizi değersiz ve yetersiz hissettiren kişilerden fersah fersah uzak durmanızdır."
Reklam
Yaşam hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Kişiliği, günün birinde âşık olmasına elverişliydi.
Sayfa 80
Yalnızlık senden kolaymış…
Üstünü örttüklerimizin altında kaldık...
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.