'şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim.' dedi. 'gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim, kendi çapımda...'"
Karanlık bir sinema salonu vardır, iki kişi dünyadan kopup gitmiştir, elleri birbirine kenetlenmiştir... Oysa eller çok uzun süre tutulduğunda terler, değil mi? Aşık olmak yine de çok güzel bir şey. Anlatılmış hikâyelerin en tatlısı ve en acısı.
Ulaşılabilen bir şey, fazla yüksek değil demektir; mantıksal açıklaması bulunabiliyorsa, fazla büyük değil demektir; dibi görünüyorsa, fazla derin değil demektir. Onun ilkesi bu olmuştu her zaman.
Büyüklük bir abartıdır ve bütün büyük abartılar gibi, hemen boşluk kavramını çağrıştırmaktadır. Şişirilmiş oyuncak balon gibi bir şey gelmiyor mu sizin de aklınıza?