Eugenie Grandet

8,2/10  (67 Oy) · 
227 okunma  · 
53 beğeni  · 
3.023 gösterim
Eugénie Grandet, “İnsanlık Komedyası” başlığı altında tasarlanmış dev romanlar dizisinin en tanınmış, en sevilen bölümlerinden biri. Klasik Fransız edebiyatının büyük yazarı Honoré de Balzac, ilk kez 1833’te yayımlanan bu romanında taşra insanlarını ve onların özellikle parayla ilişkilerini kendine özgü gerçekçiliğiyle anlatır. Temel olarak cimriliği ve aşkı birlikte ele aldığı bu önemli romanında Balzac, romanın kahramanlarından birinin, Grandet Baba’nın büyük malvarlığının çalışmakla elde edilemeyeceğini gözler önüne serer. Fırsatçılıkla, Fransız Devrimi sonrasındaki karışıklıkta türlü aldatmacalarla elde edilmiş bu servetin içinde alınterinin payı, denizde bir damla gibidir. Dürüst, erdemli Eugénie Grandet’nin tertemiz aşkının ve yüce gönüllülüğünün bütün bu pisliklerin yanında yeri nedir? Balzac’ın romanı, tüm kuşaklar için güncelliğini ve değerini koruyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2017
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789750700897
  • Orijinal Adı:
    Eugénie Grandet
  • Çeviri:
    Tahsin Yücel
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Gogol'ün paltosu 
25 Mar 16:36 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

"Gelecekte başka bir hayatın olacağına inanmayan pintiler için her şey içinde bulundukları yaşamdan ibarettir." diyor Balzac.

Ne de güzel demiş. Günümüzde sayısı gitgide artan, paradan gözü dönmüş insanları Grandet baba modeliyle bizlere sunuyor kitap. Yani 19.yüzyıl Fransa'sında tasvir ettiği bir insanı günümüzde bulmak mümkündür. Zaten klasikler bu yüzden klasik değil midir? Hangi dönemde olursanız olun kendinize çıkaracak bir şeyler mutlaka bulursunuz.Yeter ki oradaki durumu mevcut duruma uyarlamayı bilin. Belki günümüzde yiğeninin kahvesine kaç şeker attığına karışan, üşüse bile şömineye fazladan odun atmayan, eşi hasta olduğunda masraf olmasın diye doktora götürmeyen cimri modeli fazla yok ;fakat sokakta dilenen bir çocuk görünce para veren, yanıbaşındaki komşusu zordayken ona yardım eden, borca ihtiyacı olan arkadaşına karşılıksız borç veren insan da yok. Çünkü para çoğumuzun hayatının merkezi durumunda. Haksız da sayılmayız. Sonuçta isteklerimize, ihtiyaçlarımıza, hayallerimize ulaşmada para önemli bir araç. Kimileri bunu abartarak "aracı" "amaç" haline getiriyor ve çevresine duyarsız bireyler dolayısıyla çevresine duyarsız bir toplum yetişiyor.Nitekim insan mezara eli boş gidiyor ve hayat boyu uğrunda koştuğumuz para bizimle beraber gelmiyor. Yaşamını buna adamış insanlar elindeki zenginliğin tadına varamadan hayata gözlerini yumuyorlar.


Grandet babanın hikayesi bu şekilde yorumladım gelelim Eugenie'mize...

"Hangi durumda olursa olsun kadınların erkeklerden daha fazla acı çekme nedenleri vardır, bu yüzden erkeklerden daha çok acı çekerler." Hayatı boyunca babasının baskıcı tutumu altında büyümüş bu masum kızın yüreğinde kelebekler uçuşmasına neden olan Charles... İki gencin ilişkisi, güneşin döngüsü gibiydi. Doğmaya başlayan güneş gibi aralarında kıvılcımlar doğdu, en tepedeyken olduğu gibi ışık(aşk) her yanı sardı ve hüzünlü kısım:batış. Sevdiğinin sözlerine, emanetlerine canından çok değer veren adeta onları ulvileştirmiş Eugenie'miz masum umutlarla sevdiğini beklerken yüreği para tarafından kirlenen Charles... Güneş tek taraf için batmıştı. Parlak güneş, doğmamak üzere karanlığa gömülmektense ay olup sessizce parlamaya devam etti... (Eugenie aşkını kalbine gömdü)