Sadık Kocak'ın Kapak Resmi
Sadık Kocak, Coriolanus'u inceledi.
21 Şub 18:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitap aslında bir savaştan çok bir milletin dramını anlatıyor desem yeridir. Kitabın sitede ilk defa okunması da garibime gitti. Shakespeare olunca da insan hayret ediyor hani genelde ben en son gelirdim bu yazara ama çok da irdelemedim tabi.
Kitabın içeriği nedir, neyi anlatıyor bunu zaten kapakta veriyor aslında ve işlenen oyunda bunu yansıtıyor ancak temasını sorarsanız bunu da sayfa 11’de daha kitaba başlamadan göreceksiniz desem yeridir. Hatta böyle bırakmadan orayı eklemeyi de uygun buldum kendimce. “Bazıları, kendinden korkmayı ve kaçmayı biraz daha zor bulur, o kadar” deniliyor cümle sonunda. Zaten bu metinde bize ana fikrin de toplumun içinde bulunduğu durumun yansıtılması olarak geliyor diyebilirim.
Okurken çok keyif almadım gerçeği söylemek gerekirse ama verilmek istenen mesajı da bir o kadar beğendim! Hal böyle olunca da tabi kitabı beğenmiş oldum. Biraz başlarda kafa karıştırsa da bir adam (Coriolanus) üzerinden aslında bir toplumun yansıması yapılmış. Bu yönüyle çok önemli bir yazıtı sizlere de tavsiye ediyor, iyi akşamlar diliyorum..

Sadık Kocak, bir alıntı ekledi.
21 Şub 17:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Cehalet ..
Ta ki, kendi başına gelmeden
Hiçbir şeyi kavrayamayan cehaletiniz,
Şehirde, yine kendinizin en büyük düşmanı olan
Sizlerden başka kimseyi bırakmasın.

Coriolanus, William Shakespeare (Sayfa 126)Coriolanus, William Shakespeare (Sayfa 126)
Sadık Kocak, bir alıntı ekledi.
21 Şub 17:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Gözümüz ve kulağımız bugün olacaklarda,
Gönlümüz yarınlarda olsun.

Coriolanus, William Shakespeare (Sayfa 69)Coriolanus, William Shakespeare (Sayfa 69)
Sadık Kocak, bir alıntı ekledi.
21 Şub 16:29 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Yaralarımı nasıl aldığımı anlatmaktansa,
Yeniden yaralanıp acısını çekmeyi yeğlerim...

Coriolanus, William ShakespeareCoriolanus, William Shakespeare
Sadık Kocak, Babil Şifresi'ni inceledi.
21 Şub 11:15 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Herkese selamlar öncelikle. Aradan aylar geçtikten sonra selam vererek başlamayı aklıma getirdim, eh zamanla bazı şeyler, bende öğreniyorum. Biraz da Spoiler verebiliriz ama kusurumuza bakmayın, sonucu etkileyecek şeyler yazmamaya çalışacağım. Tabi şunu belirtmekte fayda var: Biyoloji seviyorsanız mutlaka okuyun, yazar o konuya bayağı dalıyor, şaşıracaksınız bence.
Kitabımız; Define, Geri Dönüş, Keşif, Baştan Çıkarma ve Çarmıh bölümlerinden oluşmak üzere 5 kısma ayrılmış.
Define bölümünde tahmin edeceğiniz gibi bir hazinemiz var ki arka kapakta bile bunun ne olduğu yazıyor. Bunun çalınması anlatılırken Osmanlı dönemine değinilmiş ve Babil konu edinilmiş. Dikkatimi çeken ayrıntı ise Alman Mauser M87 silahı dönemin modern silahı ve bir Arapta gözüküyor. Aslında 2 tane dikkatimi çeken nokta var. İlki arapların ihanetini yazarımız bile anlamış ve bir diğeri de o silah Alman Mauser değil Turkish Mauser M87 silahı olup ismi bu şekilde kaydedilmiştir. Alman yapımı olsa bile. Dönemin halen süper gücü Osmanlı Devleti olup inanamayanlar para birimlerini ve değerlerini araştırıp ona bile bakarak anlayabilirler.
Geri Dönüş bölümüne geldiğimizde burada acayip olaylar var. İşin içinde her zaman olduğu gibi Vatikan teması olmazsa olmaz, Batılı yazarlar için Vatikan demek dünya olmadan kurulu bir düzen demek. Ademle Havva bile Vatikan’da vardır da dünyaya duyurulmamıştır falan filan işte her zaman ki boş şeyleri artık göz aşinası olduk ya dikkatimizi bile çekmiyor. Ne yapsak da işin içine Vatikan girse diye canların çıkıyor. Bu bölümde daha çok dikkatinizi çekecek olan Chris. Adamın hem geçmişi hem de okurken yaptıkları oldukça ilginizi çekecek cinsten. Arka kapakta da yazıldığı üzere Forster diye bir adamımız var, Chris’i kiralıyor ve her nasıl oluyorsa arada kurulan gönül birliği (ya da diğer adıyla birkaç milyon dolar mı desek bilemedim) ile Chris, Forster’in kendilerine yapılan saldırıda ölmesi sonrası bu işe yoğunlaşıyor. Lakin bu bölümde de yazar adına ben olumlu şeyler düşündüm. Mesela bir ara dalmış gidiyordum ve bir de baktım ki Papa Benedikt sahneye girmiş ve adamın gördüğü rüyayı okuyorum. Sanırım ilk defa bir kitaba olaylardan ziyade rüyalar bile işlenmişti. Bu da değişik ve yazarın farklı noktalarından bir tanesi olarak notlarım arasına girdi haliyle.
Keşif bölümü benim için en tatlı bölümlerden birisidir. Kutudaki kemikler falan inceleniyor ve siz de dahil herkes bir anda hemen şuna bağlıyor: “Yahu bu sefer de mi Hz. İsa ile ilgili bir şey bulacaklar. Ne kadar uğraştınız adamla be” diye aynen bu kafaya bağlanıyoruz. Mesela burada bir Akvaryum sahnesi var ki ilginizi çekecek. Acayip bir mevzu döndü orada ve en önemlisi de ne biliyor musunuz ? Gözümde canlandırdım. Sanırım bu yeterli olacaktır. Biyoloji ile alakası ne Sadık Kardeşim diyenleri duyar gibiyim. İşte bomba burada. Deney Fareleri vardır bilirsiniz ve bunları araştıran insanlar ölecekken bir anda gözlemliyorlar. Neyi mi? 6 fare düşünün. Bir Deney. 3 fare Genç, 3 fare Yaşlı. Eh çıkışı bulabilirsiniz değil mi ? Bu kısım oldukça bağlamıştı beni kendisine. Dediğim gibi kitabın ortası her zaman en tatlı yeridir. Geçmişin birleşimi ve geleceğin habercisi. Güzel kurgulanan kitaplarda bu böyledir en azından.
Baştan Çıkarma bölümü ise bir Tablet okuma bölümü var. Bu bölümde 1 tabletin eksik olduğu ve kemiklerin kime ait olduğu merak konusu. Bizler de bekliyorduk tabi. 
Son bölüm Çarmıh ise final olması ve olayın gidişiyle en merak ettiğim kısımdı.

Sadık Kocak, bir alıntı ekledi.
20 Şub 23:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Fetişizm Nedir?
"Katolik Kilisesi kalıntılarla dolup taşmış durumda, kutsal kişilerin ayak tırnakları, çarmıha gerildikleri çiviler, rahiplerin saç ve tüy yumakları, Hz. İsa'nın gerildiği çarmıha ait olduğu iddia edilen tahta kıymıkları. Benim gözümde fetişizmin özel bir biçimi

Babil Şifresi, Uwe Schomburg (Sayfa 285 - Pegasus Yayınları)Babil Şifresi, Uwe Schomburg (Sayfa 285 - Pegasus Yayınları)
Sadık Kocak, Türk Tarihinde Meseleler'i inceledi.
12 Oca 21:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabımız en derinden başlayarak detaylandırılıyor. Burada dikkatimi çeken hususlardan biri de II. Abdülhamid mevzusuydu. Özellikle Atsız’ın kaleminden onun tam da düşündüğüm gibi vatanperver birisi olduğu ve hakkında yapılan tüm olumsuzluklar ve kendi Türk gencine kötü yansıtılmasına rağmen yaptıkları ve bunları -yine söylüyorum ki- Atsız’ın kaleminden okumak benim için çok başka bir olay.
Ali Canip Yöntem. Sen misin Osmanlı Padişahlarına hakaret eden. Bak kim geçi(şti)riyor sana ? Oh olsun dedim. Tabi bizim ki durur mu ? Başlamış tek tek Osmanlı Padişahlarına. Atsız gibi bir adam senin devrinde yaşıyorsa biraz daha akıllı ol da laf yeme yani. Bir de Ömer Seyfettin gibi adamın yanında bulunmuşsun. Garipsedim.
Genel itibariyle güzel ve Atsız’ın sert ve net cevaplar vererek geçen, bilgileriyle beynimizi çalıştıran eşsiz bir eseri daha. Madem boş vaktimiz var, onu da böyle değerlendirmek gerek..

Sadık Kocak, bir alıntı ekledi.
19 Şub 23:28

Bozkurt
Asla şüphem yoktur ki; Türklüğün unutulmuş büyük medeni niteliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğacaktır.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !

Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Mustafa Kemal AtatürkAtatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Mustafa Kemal Atatürk
Sadık Kocak, İyi Psikopatın Yaşam Kılavuzu'yu inceledi.
17 Şub 19:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Başlangıcı komik tutalım ki okuyucunun ilgisini çeksin okusun, finali güzel yapalım ki okuyucu iyi izlenimler elde etsin. Kişisel Gelişim kitaplarının olması gereken stili budur. Tabi bir de benim gibi Kara Cahil kesimin bir psikopat bekleyerek kitabı alması durumu var. O kısım henüz kategoriye ayrılmış değil.
Kitabın hemen başlarında Psikopatlığın 7 Önemli Özelliği (Hemen Yap, Tam Yap, Kendinin Adamı Ol, İkna Sanatında Kara Kuşak, Metanet, Olduğun Zamanda Yaşamak ve Davranışları Duygulardan Ayırmak) belirtilmiş. Tabi benim kitabı alma sebebim olarak buralar cidden ilgimi çekti. Peki sonrası? Evet geliyoruz. (Çok da olumsuz olmamaya çalıştım, beğendim)
Kitap çok güzel öneriler sunuyor ancak farkındalık şurada yatıyor. İş Hayatı ve Başarısı üzerine çok düşülmüş, kalanlar sanki önemsiz gibi kısa kısa anlatılmış. Mesela AİLE benim için önemlidir ve Aile olmak Kişisel Gelişim yönünde en büyük adımken –hadi önce küçük adımlar atalım da sonra büyük adımı atarız denmesini de bekledim- ‘neredeyse’ değinilmemiş. Mesela en büyük akılda kalıcı kısımlardan birisi de en sonda -Sonsöz kısmında yani- harika bir öğüt verici komik hikâye anlatılması oldu diyebilirim. Hani o olmasa şu kitaba vereceğim puan 3 falan olurdu dersem, kendimi anlatmış olurum.
Kitabın iyi noktaları yok mu Sadık kardeşim ? Var canlarım var. Mesela Andy kendi başına öyle. Adam kitaba, yazardan laf yemek için girmiş resmen. Eh be kardeşim şöyle sağlam bir hesabı üstüne alda sustur şu adamı demezler mi adama ? Adamın da şansı yok. Bara gider, barda birisi onun askerlik olaylarını ve adını kullanarak manitaları götürür. (Buraya uygun terim bulamadım, özür diliyorum) Bizimki de kendimi gördüm diye şaşkın şaşkın kalır.
Bir diğer noktada, Son Akşam Yemeği, Leonardo Da Vinci’nin (Andy ile konuşuyorsanız Di Caprio ) diye başlayan cümlede –Sayfa 211- dalgın dalgın okurken kahkaha atmam ve utanıp önüme döndüğüm kısım tabi.
Bir kitaptan daha ne isterim ki? Hem akıcı olacak hem öğretici olacak hem de eğleneceğim. Hem de 5 liraya. Kadıköy’de Çay 4 lira. Varın siz hesaplayın 5 liraya gelen şu mutluluğu der, keyifli okumalar dilerim. Bu sefer iyi akşamlar dileyemiyorum çünkü cümle sonunu birleştiremedi bu beceriksiz kardeşiniz. Kendinize dikkat edin, sağlıcakla kalın..

Sadık Kocak, bir alıntı ekledi.
17 Şub 09:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Zeigarnik Etkisi
Babamda Parkinson hastalığı olduğundan, bir hareketi başlatmakta zorluk çeker. Ancak bir kere harekete geçti mi de bu sefer de durmak bilmez. Babamın beynindeki aç-kapa anahtarı bozulmuştur.
Bir gün babam çarşıya çıkarken istediği otobüsün kendisinden biraz uzakta olan durağa yaklaştığını görür ancak bacaklarını harekete geçiremez.
Otobüs şoförü, babamı aynadan görür ve yaşından dolayı onu bekler. Sonunda babam bacaklarını harekete geçirir ve hızla ilerlemeye başlar. Bunu gören şoför, otobüsün kapısını açar ancak (babam) duramadığı için hızla otobüsün yanından geçer.
Şoför, babamın yanından geçerken "Hayvan herif. Bir daha benim kullandığım otobüse binemezsin" diye bağırır.
Babam, Kent Caddesi'nden hızla ilerlerken şoföre, 'Yahu duramıyorum ki!' diye seslenir.

İyi Psikopatın Yaşam Kılavuzu, Kevin Dutton (Sayfa 82 - Beyaz Baykuş)İyi Psikopatın Yaşam Kılavuzu, Kevin Dutton (Sayfa 82 - Beyaz Baykuş)
Sadık Kocak, bir alıntı ekledi.
17 Şub 09:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Tanıdık geldi mi?
Yani belirsiz bir şekilde "Beşte işten çıkacağım" dediğinizde tahminen yediye kadar işte kalırsınız. Ancak "Gün sonu listemdeki son satırı yazdıktan sonra işten çıkacağım" dediğinizde hikaye farklılaşır ve siz göz açıp kapayana kadar kendinizi otoparkta bulursunuz.

İyi Psikopatın Yaşam Kılavuzu, Kevin Dutton (Sayfa 50)İyi Psikopatın Yaşam Kılavuzu, Kevin Dutton (Sayfa 50)