Sadık Kocak

Sadık Kocak
@sadikkocak24
Öğretmenler! Yeni Nesil Sizin Eseriniz Olacaktır! İstediğiniz kitapları (PDF) -mail adresinizi de yazarak- ÜCRETSİZ talep edebilirsiniz. İstek üzerine TELEGRAM adresimiz açıldı. Kitaplarınızı talep edebilirsiniz.
İstanbul Üniversitesi - Tarih
Lisans
Ataşehir
Istanbul, 1 Ocak 1996
3.647 kütüphaneci puanı
5589 okur puanı
Ocak 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·716 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 06:51
Merhaba arkadaşlar. Hepimize günaydınlar, güzel bir gün olması dileklerimle. Sürprizleri sever misiniz? Aşağıda sizlere bir sürpriz bırakacağım. Esrarlı Ada yine çocukluğumdan hatırladığım ama okumaya başlarken hafızamda canlanmayan, o küçük hikayeler serisiyle okul kütüphanesinde ilkokul zamanlarımızda okuduğum eserlerden biriydi. Şimdiyse, orijinal baskısından çeviri okuduğumuz 700 sayfalık bir külliyatla birlikteyiz. Bu külliyatın neresini anlatacağız, bunca sayfayı nerede özetleyeceğiz bilmiyorum ama elimden geldiğinde kitapla bağımızı bozmadan ilerlemeye çalışacağız. Evvela savaş tutsağı olan birkaç kişinin düştüğü ada bizim hikayemizin temel konusunu oluşturuyor. Bu bilgiyi vererek başlayalım. Ada konulu eserlerin başında benim için dünya yansa da yıkılsa da Robinson Crusoe gelecek ve her ada konulu eserde de kıyaslamam bu yüzden ne yazık ki başka bir eser değil bu olacak. Maalesef bu kıyaslama durumunu da asla ama asla aşamıyorum. Richmond adında bir savaş kampından önce balonla kaçan suçlular (ABD İç Savaşı ile bağlantılı ama tarihi detayları bilmiyoruz sadece suçlu veya mahkum oldukları bilgisi kitapta var) daha sonra bir fırtınaya yakalanıyor, daha sonrasında bir adanın yakınına düşüyorlar. Bunlardan Cyrus Smith bir mühendis ve aynı zamanda bir bilim adamı. Köpeği Kop ile beraber kölesi Neb, gazeteci Spilett, denizci Pencroff ve yardımcısı Brown da diğer kaçaklar. Aslında buraya kadar oldukça normal bir şekilde ilerliyoruz ama şimdi biraz ada hakkında merak uyandıralım istiyorum. Balona toplamda 5 insan ve 1 köpek girmişti. Ancak 4 insan çıktı. Buna kimse şaşırmayacak ama grubun en kariyerlisi olan Cyrus Smith balondan sağ çıkanlar arasında yok. Kariyerli dedim bilerek çünkü onu aramak için nedenleri onu sevmeleri yahut yol arkadaşı olmaları değil onu
Esrarlı AdaJules Verne · Alfa Yayıncılık · 20183,024 okunma
Reklam
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:57
Merhaba arkadaşlar. Jules Verne serüvenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Dünyanın Hakimi (Efendisi) eserinde bizleri neler bekliyor. Hızlıca başlayalım. Bu eserde bizler özellikle hızlı arabaların konu edildiği bir döneme geçiyoruz. Kitap 1904 yılında yayımlandığı için araba bulmanın güç olduğu bir devirde adeta hızlı araçların gündeme getirilmesi bile Jules Verne’nin düşünce gücünü açığa çıkarıyor. Bu defa Amerika’ya uzandığımız eserde bizler Carolina – Morganton'a konuk oluyoruz. Burada insanlar yüksek ses nedeniyle uykularından uyanırken aynı zamanda da Great Eyrie adındaki bir dağdan gelen parlak ışıklara şahit oluyorlar. Hemen Washington emniyetinden Müfettiş Strock da görevlendirilir bu konuda ve detaylara bakmak için harekete geçer. Onun göreve gelmesi sonrası çok hızlı bir araba yanında aynı şekilde bir gemi, uçak ve denizaltı da hikayeye dahil oluyor. Tam, bu hikaye nereye gidiyor diye sorgularken bir de gizemli diyebileceğimiz ‘Ulusa Sesleniş’ konulu diyebileceğimiz mektuplar ortaya çıkıyor. Kitaba devam ettiğimizde Jules Verne’nin çok farklı düşündüğünü, 4 farklı bölgedeki 4 farklı aracın 4 ayrı mesaj ama genelden baktığımızda da bir bütünlük içeren gönderme yaptığını gözlemliyoruz. Burada biraz ‘Biyoloji’ işin içine girdiği için 4 element olarak değerlendirme yapıldığını ve kitabın buna göre şekillendiğini ekleyelim. Ancak çok önemli bir detay var ki bundan mutlaka bahsetmemiz gerekiyor. FBI olarak bildiğimiz büronun öncü kuruluşu olan Soruşturma Bürosu 1908 yılında kurulurken Verne kitabı bundan birkaç yıl önce kaleme alıyor. Yani tamam teknolojik yenilikler hadi biraz beklenti biraz hayal gücüyle denk geldi diyebiliriz ama bu noktada bu kadar ufak ve önemli bir detayı es geçemeyiz. Verne bence yalnızca tahmin yürütmüyordu. Bildiği kısımlar da vardı.
Dünyanın HâkimiJules Verne · Alfa Yayınları · 2021185 okunma
8/10
·532 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:36
Merhaba arkadaşlar. Sonunda sıra geldi bizim çocukluğumuzun efsanesine. Hepimizin bir kere dahi olsa okuduğu, minicik baskılarıyla hafızamıza kazınan o efsanenin tam çevirisine. Başlamadan önce ne hissediyorsam bittikten sonra da aynılarına hatta daha fazlasına sahip olduğum eserlerden biri. Onun bilim kurgu yönü o kadar gelişmiş ki artık, onu tanımadıklarından kesinlikle emin olduğum birkaç kişinin yorumuna da özellikle bakmayı tercih ettim. Kimdi o eskimiş bunlar artık zamanı geçmiş teknolojiler gibi bir yorum vardı. Buna çok güldüm. Sorun şurada, bu kitap yazıldığında denizaltında anlatılan teknoloji aslında hiç yoktu arkadaşlar. Beni güldüren kısım da tam olarak bu. Hiç var olmayan bir şeyden sanki varmış gibi bahseden, daha sonrasında bu icat yapıldığında da benzer özelliklere sahip olması uzun yıllar alan bir teknoloji için ‘Bu eski’ diye eleştiri yapılması. Yani buradan ne anlıyoruz? Herkes bilgi sahibi olmadığı konuda bir yorum sahibi. Yani insanlar konuşur, biz kendi işimize bakalım diyebiliriz. Demeliyiz. Kitaba geldiğimizde -nihayet- Nautilus adında denizlerde yolculuk yapan bir denizaltı ve onun kaptanı Nemo ile kurtarılan 3 kazazedenin yolculuğuna konuk oluyoruz. Öncelikle en başa yani 1866 yılına uzanalım. Ve bu kazazedelere odaklanalım. Öncelikle denizlerde korkunç bir canavarın ortaya çıktığı haberi yayılıyor. Pek çok gemi kazasından sorumlu olan bu canavar için çeşitli teoriler ortaya atılırken denizlerde sigorta yapan şirketlerin hızlıca fiyat arttırmaya gitmelerinin kitabın içine sokuşturulması da gizliden bir kapitalist eleştiri olarak karşımıza çıkıyor. Ama buna şaşırmıyorum. Hatta daha ileri gidip bizim içimizde de böyle alçak insanlar olduğunu, bir yangın çıktığında 50 liralık eldiveni 500’e sattıklarını kim inkar edebilir? Deprem olduğunda (6
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201916,3bin okunma
6/10
·160 syf.··
2026 57. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 20:39
Merhaba arkadaşlar. Yine az bilinen bir Jules Verne romanı okuduk –iyi ki- ve okunmaya hazır taramasını paylaşacağımız bilgisiyle başlamak istiyorum. Kralcılar ve Cumhuriyetçiler arasında yaşanan çatışmada kralcıların tarafını tutan yazarın bilim kurgu dışına çıktığı nadir, tarih konulu kitaplardan biri olduğunu belirterek başlayalım. Tarihe Vendee İsyanı olarak geçen, Fransız İhtilali sonrası adını aldığı Vendee Bölgesi’nde çıkan isyanı anlatır bizlere. İsyanın sebebi ise o bölge halkının katledilmesidir elbette. 1794 tarihinde çıkarılan resmi bir yasa ile Fransa Parlamentosu Lazara Hoche isimli generale bölgedeki tüm kadın, erkek ve çocukların tümüyle katledilmesi için yetki vermiştir. Yani yine ‘Medeni Avrupa’nın o kadim medeniyetini tüm şerefi ve yüceliğiyle öğrenip okuyacağız. Daha sonra belediye başkanı ve meclis üyesi seçilen, girdiği savaştan sonra birkaç yılda anılarını tamamlayan Pierre Suzanne Lucaz de la Championniere ise bu kitabın ilham vericisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Onun çocuklarıyla Jules Verne’nin arkadaş olmasının ve anılara rahatlıkla ulaşabilmesinin de bu durumda etkili olduğunu belirtmek gerek. Şimdi kitaba daha rahat değinmemiz mümkün. Kont Humbert, hizmetkarı Kernan ile devrimcilere karşı savaşa gider. Burada ise eski hizmetçisi Karval’ın (hırsız ve sadakatsiz biridir) devrimcilere karşı yakınlık duyduğunu ve onları takip ettiğini gözlemleriz. Daha sonra Kont olmadığı bir zamanda kitaba adını veren Chanteleine Kalesi’ne ise saldırı düzenler ve tabiri caizse ortalık adeta kan gölüne döner. Köylülerle beraber kontes ve kızı Marie’nin de idamını istemektedir. İlerleyen süreçte ise biz Kernan ile Karval’in mücadelesiyle kitaba son verirken buna iyilik ve kötülüğün savaşı olarak psikolojik açıdan bile bakabiliyoruz. Hangisi kazandı derseniz
Chanteleine KontuJules Verne · Alfa Yayınları · 202061 okunma
7/10
·264 syf.··
2026 56. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 10:35
Merhaba arkadaşlar. Şimdiden iyi bayramlar, hayırlı cumalar, çalışanlara başarılar, diğer klalanlara da iyi tatiller dilerim. Jules Verne’e ait sonunda çok fazla bilinmeyen, okunmayan ve reklam olmamış bir kitap okumanın gururuyla yeni bir incelemeye başlıyoruz. Yine bir yolculuk öyküsü olduğundan, yolu ve yolculuğu sever misiniz diye sorarak da başlamak istiyorum. Benim cevabım, yola kiminle çıktığım özelinde değişkenlik gösteren bir cevap olacak tabi. Chancellor (Şansölye) ise maceramıza konu olan geminin adı. Liverpool’a yolculuk yapıyor. Tabi ki yolcular ne yaşayacaklarından habersiz (bizler bekliyoruz bir şeyler olacak diye) ve ilk olarak da bir yangın ile karşılaşıyoruz. Yangın kısmı başlangıç için oldukça önemli çünkü yangın çıktığı andan itibaren gemiyi hatırlamak için Felaket Gemisi tanımı da yapmak mümkün. Kazallon adındaki (bu isimler bir bana mı garip geliyor bilmiyorum cidden) adamın bu 4 aylık macerayı kaleme alıp bize anlatması da güzel bir detay. Gerçek hayatta ise Meduse isimli bir gemi 200 yıldan biraz daha fazla zaman önce bir kaza geçiriyor ve bu kitabın ilham kaynağı oluyor. Kitaptaki tartışmaların temel konusu ise bu yolculuğun nasıl ilerlediği ve neler yaşandığından çok ahlak, bağlılık, sadakat gibi kavramlara yönelik incelemeler ve bunların birbirleriyle olan çatışmalarından ibaret. İyilik sonunda kazanacak mı yoksa yine kötülük egemen mi olacak düşüncesi her alanda kitaba hakim diyebiliriz. Özellikle gemiyi terk etmek zorunda kalmaları ve hayat mücadelesi vermeleri kısmı çok güzel işlenmiş. Yani hepimiz sonuç olarak özellikle ‘Ahlak’ temalı konulardan bahsediyoruz ama bu ahlak tam olarak nasıl tanımlanıyor bunu yapamıyoruz. Çünkü işin temeline kendimizi koyup net bir değerlendirme yapamıyoruz. Haksızlık bize yapılıyorsa bunu ahlaksızca
ChancellorJules Verne · Alfa Yayınları · 202066 okunma
Reklam