Fatih Robur

Jules Verne
Çevirmen:
Büşra Uçar
Tasarımcı:
Elif Çepikkurt
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
287
Basım Tarihi:
26 Ağustos 2020
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Orijinal Adı:
Robur-le-Conquérant
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9786254490897
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Olağanüstü Yolculuklar 27
8/10
·287 syf.··
2020 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2020 00:20
Fatih Robur-Jules Verne “Bilim, ahlakın önüne geçmemelidir.” Sayfa 286 Olağanüstü Yolculuklar serimiz devam ediyor. Son kitabımız Alfa’nın 27. ve en son olarak çıkardığı Fatih Robur’du. İsmi nedense çok ilgimi çektiği için öne aldım. Konu yine tipik Verne romanlarındaki gibi gökyüzünde geçiyor. İnsanlar ikiye ayrılmış vaziyette; bir kısmı hava taşıtlarının hafif olanının makul olduğunu ve gelecekte onların daha kullanışlı olacağını savunmakta diğer kısmı da ağır taşıtların havanın hakimi olacağı kanısında. Robur adındaki kahramanımızda neredeyse uçan gemi tarzında bir araç yapımında... Kitabın başları biraz karışık gelse de yarıdan sonra keyifliydi diyebilirim. Tavsiye ederim fakat Balonla Beş Hafta, İnatçı Keraban kadar iyi olduğunu da düşünmüyorum. Tabii bu sizi yanıltmasın. Yakında “Fatih Robur”kitabının videosu da youtube “Karanlık İzler” kanalımda olacaktır. Jules Verne’yi tam metin okumayı unutmayın! Alfa Kitap #julesverne #fatihrobur #olağanüstüyolculuklar #alfayayınları #kitap #robur #kahve #kahvedünyası #sütlükahve #karanlıkizler #youtube
Edebiyat
Fatih RoburJules Verne · Alfa Yayınları · 202079 okunma
7/10
·287 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2024 00:00
Fatih Robur adında bir mühendisin hava araçlarıyla ilgili girdiği bir tartışma sonrası başlayan maceralarını konu alıyor. Yazar müthiş akıcılıkla aktarıyor yine hikayesini. Bu kitap sonrasında dünyanın hakimi adlı kitabı okumanızı öneririm. Çünkü bir anlamda devamı niteliğinde olacak. Fatih Robur Jules Verne
Bilim-Kurgu
Fatih RoburJules Verne · Alfa Yayınları · 202079 okunma
Mucitten Tirana Fatih Robur
Puan vermedi·287 syf.··
2025 48. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 00:00
Bilim kurgunun büyük üstadı Jules Verne’nin, günümüz teknolojisine yön veren iki kitabını arka arkaya okudum. Kitaplarda Marvel filmlerindeki anti kahramanların kullandığı araçlara taş çıkartan icatlarla yapılan yolculuklara hayran kaldım. Kaptan Nemo'dan sonraki kahramanım artık Fatih Robur. "Fatih Robur" dönemin balon teknolojisine meydan okuyan ağır bir hava taşıtı icat eden bir mühendisin teknolojiye dair iyimser bakış açısını sunarken; "Dünyanın Hakimi" aynı mucidin dünyaya hükmetme arzusuyla bir tirana dönüşümünü vurgular. Aslında yazımları arasında 18 yıl bulunan bu iki kitap arasındaki bariz fark, yazarın teknolojiye ve insan doğasına bakışının yıllar içinde nasıl evrildiğini gösterir. Yazarın sağlığı bozulduktan sonra, teknolojiye olan iyimser bakışının yerini karamsarlığa ve endişeye bıraktığı görülmektedir. Jules Verne’in bu iki eseri, sadece hayal gücünün ürünü değil; aynı zamanda mühendislik prensiplerine dayalı teknolojik kehanetler içerir. Fatih Robur’da, günümüz helikopterlerinin ve belki de droneların bazı özelliklerini taşıyan bir hava aracı vardır. Kaynağı belirsiz, neredeyse sınırsız bir elektrik enerjisiyle hareket eder. Günümüz karbon fiber ve kompozit malzemelerine benzer şekilde, kâğıt hamurundan imal edilmiştir. Dünyanın Hakimi’nde ise hem karada, hem havada, hem su üstünde hem de su altında ilerleyebilen bir araç karşımıza çıkar. Günümüzde askeri amaçlı amfibik araçlar ya da uçan araç denemeleri yapılsa bile, bu dört ortamda da mükemmel çalışan bir araç üretmek hâlâ çok zor ve verimsizdir. Günümüzde teknoloji geliştiricilerini en çok meşgul eden soru burada da karşımıza çıkar: “Yapabildiğimiz her şeyi yapmalı mıyız?” Teknoloji hızla ilerliyor; ancak etik, hukuk ve yönetişim çoğu zaman bu hızın gerisinde kalıyor. Jules Verne’in 19. yüzyılda
Fatih RoburJules Verne · Alfa Yayınları · 202079 okunma
8/10
·311 syf.·
2022 115. kitabı
Jules Verne bu eserinde kendisinden beklenen ileri görüşlü fikirlerinden birini sunmuş. Yazarın 1886'da kaleme aldığı bu eser zamanında sıcak hava balonlarının yaygınlaştığı, mekanik uçuş araçlarının hala hayallerde yer aldığı zamanlarda geçiyor. Güzel bir giriş bölümüyle İstikbalin göklerde olduğu vurgusu yapılıyor. Açıkçası bu bölüm çok güzeldi. Sonrasında Kahramanımız Mühendis Fatih Robur ortaya çıkıyor ve Mekanik uçuş araçlarının daha başarılı olacağını savunuyor. Rakipleri olan güç sahibi çoğunluğun fikri ise Sıcak hava ile uçuş sağlayan Balon'lar... Fatih Robur dikkat çekici bir şekilde aykırı konuşmalar yaptığı bu toplantıda linçten son anda kurtuluyor. Ve sonrasında bu fikirlerin en önemli savunucusu olan iki bilim adamını kaçırıyor. Bilim adamları tanımadıkları bir odada gözlerini açtığında bir şeylerin ters gittiğini fark ediyorlar. Ki sonra farkına vardıkları şey uçan bir geminin içinde olduklarıdır. Fatih Robur, bilim adamlarına tatlı sert bir alıkoyma ile fikrinin üstünlüğünü göstermek istemektedir. Okunuşu gayet akıcı ve güzeldi. Havacılıkta daha bu aşamalara gelememiş bir dünyada yazılan bu roman gerçekten yazarın öngörüsünün isabetine vurgu yapıyor... Ayrıca maceradan maceraya atılırken dünyanın çeşitli yerlerini gezmekten, görmekten de uzak kalmıyoruz... İçtenlikle tavsiye ederim. Kitaplarla kalın...
Edebiyat
Fatih RoburJules Verne · İthaki Yayınları · 200379 okunma

Yazar Hakkında

Jules VerneYazar · 157 kitap
Verne, Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile genellikle "Bilim kurgunun babası" olarak adlandırılır. Eserlerinde ayrıntılarıyla tarif ettiği buluşlar ve makinaların o sıralarda gelişmekte olan Avrupa sanayisi ve teknolojisine ilham kaynağı olduğu düşünülür. Özellikle uzay, hava taşıtları, denizaltılar hakkında yazmıştır. Daha çok Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864) ve Seksen Günde Devr-i Alem (1873) romanlarıyla tanınır. UNESCO'nun çeviri kitap veritabanına (Index Translationum) göre dünyada en çok çevrilen ikinci bireysel yazardır. Hayatı Çocukluğu 8 Şubat 1828'de Fransa'nın Nantes şehrinde doğdu. Varlıklı bir avukat olan Pierre Verne ile eşi Sophie Henriette Allotte de la Fuye'nin beş çocuğundan en büyüğüdür. Kış aylarında yoğun trafikli bir liman şehri olan Nantes'da; yaz aylarında ise Loire Nehri kıyısında yelkenlileri ve gemileri izleyerek geçirdiği çocukluğu, seyahat ve macera üstüne hayallerini ateşledi. 12 yaşında iken tayfalık yapmak üzere bir gemiye binip evden kaçmaya yeltenen Jules Verne'in, babası tarafından yakalanıp gemiden indirildiğinde "bundan sonra yalnız hayal dünyasında seyahat edeceğine" dair ailesine söz verdiği rivayet edilir Bu hikayenin gerçekliği hakkında şüpheler vardır. Jules Verne'nin deniz ve macera tutkusunu kardeşi Paul de paylaşıyordu; Paul, sonunda bir deniz mühendisi oldu. Jules Verne ise kısa hikayeler ve şiirler yazmaya başladığı yatılı okul döneminin ardından 1846'da babasının işini devam ettirebilmek için hukuk öğrenimi görmek üzere Paris'e gitti. Gençlik yılları Jules Verne, Paris'e gittikten sonra kısa sürede hukuk diplomasını aldı ancak bu süre içinde edebiyat hevesinin hukuka ilgisinden daha büyük olduğunu farketti. Amcası aracılığıyla Paris edebiyat çevresi ile tanıştı. Şahsen tanıdığı Victor Hugo, Alexandre Dumas (oğul) gibi yazarların etkisinde tiyatro oyunları kaleme aldı; bohem bir hayat sürdürdü. Baba-mesleğini devam ettirmek yerine tiyatro ve edebiyata yönelmesine kızan babası maddi desteğini kesince geçimini yazarak karşılamak zorunda kaldı. Yazarlığa, arkadaşı müzisyen Jean Louis Aristide Hignard ile birlikte tiyatro oyunları yazarak başladı. İlk tiyatro eseri 12 Haziran 1850'de sahnelendi. 1852-1855'te bir Paris tiyatrosunda sekreterlik yaptı; komediler, operetler yazdı; kısa hikayeler kaleme alıp dergilerde yayınlatmaya başladı. Çoğu Paris'te çıkan "Musée des familles" adlı dergide yayınlandı. Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nın eserlerini okuduktan sonra onun büyük bir hayranı olan Verne, Poe etkisinde yazılar üretmeye başladı. Bir gemi ile dünyayı dolaşmış olan Fransız seyyah Jacques Arago ile dost oldu. Bu dostluk ona, Paris'ten daha geniş ve ilginç dünyalar hakkında yazılar yazması için ilham verdi; Fransa dışına hiç çıkmamış olsa da hayal gücünü kullanarak başka dünyaları anlattı. Evliliği, borsacılık yılları, ilk seyahatleri 1857'de iki kız çocuğu sahibi bir dul hanım olan Honorine de Viane More ile evlendi. Eşinin borsacı erkek kardeşinin etkisi ile Paris Menkul Kıymetler Borsası'nda brokerlik yapmaya başladı ama edebi çalışmalarına ara vermedi. 1859'da arkadaşı Aristide Hignard ile birlikte ilk defa Fransa'nın dışına çıkarak, Britanya Adaları'nı gezdi. Bu seyahatin notlarını "İskoçya Seyahati" adıyla romanlaştırdı. 1861 yazında aynı arkadaşı ile çıktığı İskandinavya Seyahati, eşinin doğum yaptığı haberinin gelmesi üzerine yarıda kaldı. Jules Verne'in, 5 Ağustos'ta dünyaya gelen oğullarına "Michel" adı verildi. Balonla Beş Hafta Verne, borsadaki işine devam ederken yirmiden fazla günlük gazeteyi, her türlü bilimsel yayınları okuyor; astronomi, meteoroloji ve fizyoloji alanlarındaki deneyleri, keşifleri yakından takip ediyor; coğrafya ile ilgileniyordu. Okuduklarına dayanarak o günlerde Avrupalılar için gizemli bir kıta olan Afrika'da balonla yapılan bir seyahat hakkında kitap yazmayı düşündü. O yıl Fransız fotoğrafçı Nadar, adını "Dev" koyduğu bir sıcak hava balonu yapmaya çalışıyordu ve bu konu kamuoyunun çok ilgisini çekiyordu. Jules Verne, kitabı üzerinde çalışırken Nadar ile tanıştı; bu ilişki sayesinde romanı için gerekli teknik bilgileri edindi. Yazdığı roman, coğrafi gerçekler, bilimsel buluşlar ve hayal ürünü bir hikayeyi bir araya getiren yeni bir tür roman idi. "Balonla Beş Hafta" adlı bu eseri, daha sonraki çalışmalarında izlediği biçimin temelini oluşturdu. Yayıncı Hetzel Yayınlatmaya çalıştığı kitabı çeşitli yayıncılar tarafından reddedilen Jules Verne'in edebi kariyeri yayıncı Pierre Jules Hetzel ile tanıştıktan sonra başladı. "Balonla Beş Hafta", 1863 yılında Hetzel tarafından yayımlandı ve bir anda büyük başarı kazandı. Kitabın başarısından sonra borsacılığı bırakıp kendisini tamamen edebi çalışmalara veren Jules Verne, Hetzel ile bir sözleşme yaptı ve yirmi yıl boyunca her yıl iki cilt fenni roman veya daha kısa sürede 40 adet fenni roman yazmayı taahhüt etti. İlk olarak Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864), Aya Seyahat (1865), Ayın Etrafında (1870) adlı kitaplarını yayınladı. Kitapçı Hetzel, yazarla yaptığı ilk sözleşmeyi içine daha parlak şartlar koyarak beş defa tekrarladı. Jules Verne, ömrü boyunca ardı ardına eser vermeyi sürdürdü. Yapıtları arasında Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Bir Gazetecinin Yolculuk Notları (1872), Seksen Günde Devr-i Alem(1873), Esrarlı Ada (1875), Chancellor Kazazedeleri (1875), Michael Strogoff (1876), 15 Yaşında Bir Kaptan (1878) vardır. Seyahatleri Jules Verne, 1859 ve 1861'de arkadaşı Aristide Hignard ile yaptığı ilk yurtdışı seyahatlerinden sonra Nisan 1867'de kardeşi Paul ile birlikte Amerika kıtasına seyahat etti. Verne'nin bu seyahatinin 26 günü gemide geçmişti; sadece sekiz gününde New York'u ve Niagara Şelalesi'ni görebildi. Ancak bu gezisi, "Yüzen Şehir" adlı kitabına "Denizler Altında 20.000 Fersah" adlı romanındaki birçok fikre ilham sağladı. Yazar, 1872'de eşinin doğduğu şehir olan Amiens'e yerleşti. Kitaplarından elde ettiği kazançla "St. Michel" adını verdikleri bir yat satın aldı ve kendi hayatında da kitaplarındaki gibi maceralar yaşamak üzere yatı ile seyahatlere çıktı. Seyahatleri yeni kitapları için ilham sağladı. 1872'de Londra ve Woolwich, 1871-1873 arasında yayıncısı Hertzel'in davetiyle Manş Adaları'na geziler yaptı, 1876'da İngiltere kıyılarını dolaştı. 1878'de yatı ile uzun bir geziye çıkarak Lizbon, Tanca ve Cebelitarık'ı dolaştı. 1881'de Hollanda, Danimarka, Almanya'yı ziyaret etti. 1884'te yeniden yatıyla Akdeniz gezisine çıkarak Cezayir, Malta, İtalya'yı dolaştı. 1883'te yayımladığı ve mekan olarak Osmanlı topraklarını seçtiği "İnatçı Keraban" adlı kitabındaki detaylı İstanbul tasvirlerinden ötürü yazarın Türkiye'ye de seyahat etmiş olduğu düşünülür ancak bunun da Verne'nin gerçekte hiç Türkiye'de bulunmadığı, bunun da onun hakkındaki efsane ve söylentilerden birisi olduğu söylenir. Son yılları 1886'da evine döndükten sonra akıl hastası olan yeğeni tarafından vuruldu ve bu nedenle hayatının geri kalanında baston kullanmak zorunda kaldı; tedavi için sürekli uğraştı. 1887'de yayıncısı Hetzel'in ve ardından annesinin ölümü üzerine hayatının karamsar bir dönemine girdi. 1888'de siyasete atılan Jules Verne, Amiens belediye meclisinde görev aldı. Tiyatrolar, okullar ve şehircilik gibi kültürel sorunlarla ilgilendi. 1889'da Belediye Sirkini kurdu. 1892, 1896 ve 1900 dönemlerinde de Meclis üyeliğine yeniden seçildi. İlerleyen şeker hastalığı sonucu 1902'de kısmen görme yeteneğini kaybeden yazar, 24 Mart 1905'te Amiens'teki evinde hayatını kaybetti. Amiens'te La Madeleine Mezarlığı'na defnedilmiştir. Ölümünden iki yıl sonra mezarının başına bir heykeli dikildi. Heykelde Verne, mezarında doğrulmuş, bir elini yıldızlara uzatır biçimde betimlenir. Eserlerinin Türkçe yayınlanması Jules Verne eserlerinin Türkçeye çevrilip yayınlanmasının geçmişi 1875 yılını bulur. Harf Devrimi'nden sonra eserleri yeni harflerle tekrar yayımlandı. En önemli Jules Verne çevirmeni, Ferid Namık Hansoy'dur. 1940'larda Jules Verne'in eserlerini çevirmeye başlayan Hansoy, yazarın elli eserini Türkçeye kazandırdı. Yirminci Yüzyıl'da Paris Yirminci Yüzyıl'da Paris romanı, kaleme alındıktan 130 yıl sonra yayımlanabilmiş bir eseridir. Verne, bu kitabı 1863 yılında kaleme almış ama yayınıcısı Hertezel, fazla karamsar olduğu gerekçesiyle yayımlamayı reddetmişti. Eserin kaybolduğu sanılan yazması, 1990'da ailesi tarafından eski bir sandıkta bulundu. Eser, 1994 yılında Fransa'da yayımladı ve büyük ilgi gördü. Bilimkurgu yazarlığı Jules Vernes ismi, kaynakların çoğunda Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile birlikte bilimkurgunun babası olarak anılıyor olsa da öykülerindeki ayrıntıları bilimsel gerçeklere dayanarak kaleme alındığı için Jule Verne'nin bilimkurgu yazarı değil, bilim yazarı veya teknoloji yazarı olarak anılması gerektiği iddia edilir. Filme alınan eserleri Verne'nin romanları, pek çok filme esin kaynağı olmuştur. Bunların başlıcaları şunlardır : - A Trip to the Moon (Aya Yolculuk), 1902, Georges Méliés - Vynâlez zkâzy (Jules Verne'in Muhteşem Dünyası), 1958, Karel Zeman - 20,000 Leagues Under the Sea (Denizler Altında 20.000 Fersah), 1954, Walt Disney - Journey to the Center of the Earth (Dünyanın Merkezine Seyahat), 1959, Henry Levin - Five Weeks in a Balloon (Balonda Beş Hafta), 1962, Irwin Allen