Zacharius UstaJules Verne

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.256
Gösterim
Adı:
Zacharius Usta
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052953204
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Maître Zacharius
Çeviri:
Alev Özgüner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün saatlerin ortada görünür bir sebep olmaksızın birden durmasıyla, öfkeli müşteriler evinin kapısını aşındırmaya başlar. Bilimle manevi değerler arasındaki çatışma Jules Verne’in 1854 yılında yayımladığı bu fantastik öykünün ana temasıdır. Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşen ve ruhunu kaybeden Zacharius Usta için çöküş kaçınılmazdır.
KİBİR, RUHUN KANSERİDİR.

Jules Verne, benim çocukluğumu temsil eder. Onunla sevdim ben kitap okumayı. Seksen günde devri alem ise ilk okuduğum kitaptı. Sonra Rus edebiyatı esir alsa da beni Jules Verne'in yeri her zaman özel kaldı.

--SPOİ SPOİ SPOİ--
Master Zacharius, İsviçre'nin Cenevre'sinde nam salmış dünyaca bilinen bir saat ustasıdır. İlgilenenler bilir İsviçre saat denilince ilk akla gelen ülkedir. Romanın gerçekçiliğini araştırmadım ancak Cenevre - Saat ikilisi göz önüne gelince de düşünmüyor değil insan.

--ANLAMSIZ ALAN--
Hiç hayatınızı sorguladınız mı? Ya da durup düşündünüz mü? Şu hayatta yaptığım en iyi şey nedir diye. Çoğumuz sevmediğimiz meslekleri icra ediyoruz. Sevmediğimiz şehirlerde yaşıyoruz. Nefes alıp verirken bile lanetler, küfürler, isyanlar sıralıyoruz. Bir amacımız yoksa hele cehenneme teslim ediyoruz ruhumuzu. Dün ''Loving Vincent'' filmini seyrettim. 800'den fazla tablo yapmış Van Gogh ve sadece birisi satılmış. Sevdiği iş olan ressamlığı yapıp bir yandan da aşık olduğu kadının muhitinde bulunuyor oluşu onu mutlu eder diye düşünüyorum düz mantık. İntihar ettiği gerçeği ile çalkalanıyorum sonra. Kulağını kestiği yetmezmiş gibi. Yani dünya öyle garip bir yer ki, bazen değil çoğu zaman ne yaparsan yap mutluluğu yakalayamıyorsun. Yani yakalasan da bir yere kadar. Gece yükselen yıldız gibi sabahına teslim ediyor ruhunu güneşe. ''Dünyada hiçbir şey hiçlik kadar büyük bir baskı yapmaz insan ruhunda'' sözü geliyor Zweig'in sonra. Beni uzun uzun düşüncelere sevk ediyor bunlar. Resmen varoluşumuz bir hiçliği temsil ediyor. Hayatın bug'ını bulanları kıskanıyorum. En azından uzun bir süre mutlu ya da en önemlisi huzurlu olmayı diliyorum içten içe. İçimde yaşıyoruz ya zaten her şeyi. Artık derdimizin, sıkıntımızın da dostlarımızda bir ederinin olmadığı da aşikar. Neyse.
Bütün bunların kitapla ne alakası var diyenler varsa kitabı okuyunca anlayacak. Master Zacharius yaptığı işte dünyanın en iyisi konumunda. Gün geliyor saatler duruyor. Sattığı onlarca saatle beraber alıcılar aşındırıyor kapıyı. İsyan ediyorlar.

Dünyanın en iyi saatçisinin yaptığı saati alıyorsunuz ve bozuk çıkıyor. Haklılar isyanlarında bir yandan. Usta, saatlerine aşık. Onlarla resmen tinsel bir yakınlık kuruyor. Saatleri bozuldukça sıhhati de sekteye uğruyor. Yataklara düşüyor. Ancak acıdır ki, kibri tutuyor ayakta. İnat edişi hep kibrinden. Öyle bir noktaya geliyor ki Zacharius Usta, ''İnsanoğlu, tanrının dengindendir'' savını savuruyor.

Koskoca ustanın dünya üzerinde tek bir saati kalıyor ayakta. Ruhunu, ününü, kibrini kurtarmanın yolunu ise gidip bu saati almakta buluyor.

Minnacık bir kitaptan değerli dersler çıkardım. Sizin de okumanızı isterim elbet. İyi okumalar...
https://www.youtube.com/watch?v=EFJ7kDva7JE
(Chopin'in bu eseri tam da saat yaparken dinlenilmezmi?) :D
Saat zamanı değil vakti gösterir. Saatin vakte etki etmek gibi bir hususiyeti yoktur. O sadece ân'ı gösterir. Ki durum itibariyle de saatin zamana hüküm sürmesini düşünmek ahmaklık olur. Zacharius Usta bu konuda yanılgıya düşüyor. Saat yapma konusunda usta olan kahraman bu ustalıkla meşhurlaşınca kendisini zamanın hakimi olarak görüp yaratıcı ile ortaklık payesine erdiriyor kendini. Dinsel açıdan bakılacak olursa ne büyük kayıp. Hem kibir hem de şirk. Zaten kitapta da saatçilik üzerinden bilim ile din arasında başlayan çatışmaya işaret ediyor kitap. Yazılış tarihi 19. yüzyıl olunca akla aydınlanma çağının devamı ve bilmin yükselişi ve buna karşılık olarak da din kurumunun bilim karşısında zayıflaması ve Kilisenin sözünün toplum karşısında güçsüzlüğe uğraması akla geliyor. Bilim geliştikçe ve Kilise geri planda kaldıkça özellikle buluşlarda bulunan bilim insanlarının bazıları toplum ve kendi şahısları nezdinde ayrıcalıklı olduklarını hissettiler. İşte bu kanıda kibir ön plana çıkıyor. Zacharius Usta kitabı bunu ele alıyor. Ancak Zachurius Usta bu durumu kibir olarak değil kendi hakkı olarak kabul ediyor ve kendince bir zaman felsefesi oluşturuyor. Yazar da bilim din çatışmasında din tarafını seçiyor ve görüşünü en etkili bilim, düşünce aracı olan zaman ile yapıyor. Saat yapımı ustasının zamana hükmedebileceğini düşündürmesi ile tüm bilim dallarına görüşünce dinin üstünde bir iş olmadığını, saat yapmakla zamana hükmedilmeyeceğini ifade ediyor. Hem de masalsı bir sekilde. Bilim din karşıtlığı haricinde bir çıkarımda daha bulunulabilir: Zacharius Usta işini kalpten yapıyor. Her şeyini vererek hazırlıyor saatlerini. O saatlere fısıldayan adam. Belki de saat adam. Çünkü herhangi bir saat sebepsizce durunca onun da kalbinde sebepsizce bir tekleme oluyor.
Yazıldığı dönem için önemli bir eser. Tatmin etmeyebilir ancak okunmalı. Özellikle gizli kibri olan ve bunun farkına varanların alacağı önemli dersler olabilir.
Jules Verne, beni üslubu ve zekası ile etkileyen nadir yazarlardan biri. Niye bilmiyorum onu Charles Dickens ile mizahi yönden benzetiyorum. Yaptıkları eleştiriler o kadar hoş ki cümlenin esas anlamına ulaşmadan önce bir süre hayranlıkla gülüyorum.

Zacharius Usta; inanç, bilim ve kibir üzerine yazılmış harika bir kitap. Cenevre'nin meşhur saat ustası ve yaptığı büyük buluşun ardından hissettikleri, bu hislerin onu götürdüğü nokta ve çevresinde sebep olduğu hasar anlatılıyor.

Kesinlikle tavsiye ederim.
Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, Zacharius Usta da zamanı yarattı. Kitapta; kendisini Tanrı’nın eşiti olarak gören ve ölmemek için çabalayan bir saat ustasının saf kibrini okuyorsunuz. Spiritüel, mistik ve dini konular çerçevesinde örülen konu, şirk kavramının cezası ile fazla yüzeysel bir şekilde son buluyor. Biraz daha anlamlı olmasını istediğim bir kitap oldu. Yüzeysellikten hoşlanıyorsanız; okuyabilirsiniz. Fakat derinlik arıyorsanız; bu, sizin kitabınız değil. “Tanrı’nın dengi olmaya kalkışan, sonsuza kadar lanetlenecektir.”
50 sayfalık kısa bir hikaye olduğu için kısa sürede bitti. Kitap, bilim ile dini 50 sayfada güzel bir şekilde karşılaştırmış. Bilim ilerledikçe dinin geri kalacağını düşünen kilisenin kaygılarını dile getirmiş Jules Verne. Kazananın kim olduğunu okuyunca görürsünüz zaten.

Kitabın konusuna gelirsek; yaptığı saatler üne kavuşunca kendini zamanın tanrısı ilan eden Zacharius ustamız günden güne kibrine yenik düşerek kendi sonunu hazırlar.
Küçükken okul tarafından bana zorla okutulmuş (ki bu sebeple bitirememiştim) bir Jules Verne kitabı nedeni ile yazara yıllardır mesafeli durdum. Yayınevi'nde çalışmakta olan bir abimin önerisi ve önyargımı kırmak istemesi nedeni ile aldım, okudum. Fikrim değişti mi? Evet :) Korkacak bir şey yokmuş ama çocukluk travması işte... Demek ki neymiş, akılları eren çocuklar kendi kitaplarını kendileri seçmeliymiş :))
Verne'nin kısa hikayeleri hoşuma gidiyor. Gerçi Bu hikaye biraz dinle çok iç içe olmuş o konuda biraz itici gelebilir ancak bir müslüman gözüyle bakıp onların yanlışlarını (Tanrı-hz meryem yanlışları-şarap-tapma vb) kendi içimizden düzeltip okursak güzel oğütler alabiliriz. Mesela bu kitap Şirk(aşağıda çok güzel bir alıntı yaptım) ve Kibir için yazılmış bence çok iyi bir kitap.Bu öğütleri almamız gerekiyor bir müslüman olarak. Hiristiyan yazar çok abartmuş okumam diyip geçiştirmek yerine yanlışlarını kendimizce düzeltip güzel öğütleri almamız geerekiyor.ve bence bu kitap,kalbini hırs ve kibire bağlamış bir insan ölümsüzlüğü arayan sapkının hikayesinin güzel anlatıyor.. En sevdiğini kendi bencilce hayatı için feda etmeye göze alan biri... Hırslar insanın gözünü kör edebilir . en sevdiğinizi bile bencilce bir sebebten dolayı görmezden gelirsiniz. bence okumanız gerekiyor öğüt verme konusunda da iyi bir kitap hikaye olarakta tatmin edici zaten çok ta cuzzi bir fiyatı var. Zweig abimizin intihara çoğunluk (hepsi demiyorum) meyilli kitaplarından daha hoş bir hikayesi ve DERS VERİCİ yönleri var. Bir alıntıda ekliyeylim inceleme okurları için:Sayfa 48
Verne: 'Allah'ın Dengi Olmaya Kalkışan , Sonsuza kadar Lanetlenecektir'
Nisa Suresi, 116. ayet: Hiç şüphesiz, Allah, Kendisi’ne şirk koşanları bağışlamaz.


(Kitapta Tanrı yazıyor ancak benim gönlüm buraya alıntı yaparken asıl isimlerinden biri olan Allah yazmaktan yana)
Kitapta bilim ve manevi değerlerin arasındaki çatışmanın öykülenerek, Zacharius Ustanın kibrine yenik düşüp ölümsüzlüğün peşindeki yolculuğunda buhrana uğramasını anlatır. Okumaya değer bir kitap. :)
Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşen ve ruhunu kaybeden Zacharius Usta için çöküş kaçınılmazdır.Okunması gereken kitaplardan. “Ruhunuz madde değil! Ruhunuz ölümsüz.
Jules Verne'in 19.yy da yükselen bir tartışma olan bilim ile manevi değerler arasında ki tartışamaya kibir konusu olarak yaklaşarak yazdığı kısa bir öykü.Edebi olarak çok kaliteli ve akıcı ama bence hayranlık uyandıran o dönemdeki aydınların yaptığı eleştirileri bu tip eserler yazarak edebi olarak eleştirmesi gerçekten çok kaliteli bir yöntem zannımca.
Zacharius Usta kibir ve tamahkarlık üzerine yazılmış müthiş bir kitap. Kahramanımız Zacharius Usta çağının en büyük saat ustasıdır ve yaptığı saatler her yerde dillere destan olmuştur. Tabi bu yüzden kibirlenmekten geri kalmaz. Fakat bir gün yaptığı saatler teker teker durmaya başlar. Üzüntüden hastalanıp yatağa düşen Usta, çalışan son bir saatin kaldığını öğrenince onu bulmak için yollara düşer ve kendi sonuna gider. Hikaye olarak Dorian Gray'e benziyor kitap. Kitabın üslubu akıcı, sade ve düşündürücü:)
Jules Verne okumanın yaşı yoktur.O her yaşın romancısı.Her yaşın romanını yazmak ise onun gibi çok özel insanlara mahsus olsa gerek.Daha önce gençlik yıllarında birçoğunu okuduğum kitaplarını şimdi İş Bankası Kültür Yayınlarından tekrar okuyorum.Ama Zacharıus Usta'yı nasıl olmuşsa okumamışım.Kısa hikayelerinden biri ama çoğundan farklı. Saatçilik mesleğinde başarının ve kibrin zirvesine çıkmış bir ihtiyar ve kızının fantastik hikayesi. Oldukça akıcı ve eğlenceli.
"Ah," diye bağırdı acıyla, "dünyada en sevdiğin varlıklar tarafından bile anlaşılmamış olmak!
Halbuki şimdi uyumak ve güzel rüyalarda biraz neşe bulmak zamanı! Yaşadığımız şu lanetli çağda kim mutlu gün yüzü görüyor ki?
"Tanrı biliyor ya, acıkmamış olmasını anlıyorum, çünkü söyleyeceği şeyler midesine çöreklenmiş, ağzından tek laf alabilene şaşarım!"
Elbette, eğer yaşam yapılan işlerin niceliğiyle ölçülecek olursa daha kısa yaşanıyordu ama daha iyi yaşanıyordu.
Halbuki şimdi uyuma ve güzel rüyalarda biraz neşe bulma zamanı! Yaşadığımız bu kahrolası çağda, mutluluk dolu bir güne uyanacağımız ne malum?
Jules Verne
Sayfa 5 - TİB Kültür Yayınları, Çev: Alev Özgüner, 1. Basım
Yeryüzünde her şeyin ömrü sınırlıdır, ilelebet var olacak bir şey insan elinden çıkamaz.
Jules Verne
Sayfa 6 - İş Bankası Yayınları - 1. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zacharius Usta
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052953204
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Maître Zacharius
Çeviri:
Alev Özgüner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün saatlerin ortada görünür bir sebep olmaksızın birden durmasıyla, öfkeli müşteriler evinin kapısını aşındırmaya başlar. Bilimle manevi değerler arasındaki çatışma Jules Verne’in 1854 yılında yayımladığı bu fantastik öykünün ana temasıdır. Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşen ve ruhunu kaybeden Zacharius Usta için çöküş kaçınılmazdır.

Kitabı okuyanlar 204 okur

  • Tuğçe
  • Eylem Yarıcı
  • Müşerref köse
  • Turhan Yıldırım
  • EBRU VURAL
  • Merve Üstüner
  • Tuğba G.
  • Esra Koç
  • huzurkarane
  • N.esli

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.3
14-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%26.4
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%17
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.3
Erkek
%43.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.9 (8)
9
%14.9 (15)
8
%23.8 (24)
7
%27.7 (28)
6
%13.9 (14)
5
%6.9 (7)
4
%3 (3)
3
%0
2
%0
1
%2 (2)

Kitabın sıralamaları