Zacharius Usta

Jules Verne
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·49 syf.··
2023 20. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2023 20:38
Fazlasıyla sürükleyici, tek solukta hatta birkaç saat içinde bitirebileceğiniz bir eser . Din ile bilimin çatışmasını konu alan, kibrin insan hayatını nasıl etkilediğini, dönemin ustası Zacharius Usta üzerinden anlatan bir hikaye. Ustanın saatleri büyük bir övgü ile satın alınmakta ve bu övgü ustamızı kibre sürüklemektedir. Fakat bir nedenden yaptığı saatler durmaya başlar ve usta bunları bir türlü tamir edemez. Sıkıntı büyüdükçe usta hastalanır ve zayıf düşer. zaman geçtikçe aklını ve ruhunu kaybeden usta öyle bir an gelir ki kızını bir ihtiyara vermeyi bile düşünür. Zamanla tüm saatlerin yok olmasıyla usta da acılar içinde can verir. Zamana bağlanan bir ruhun, kibre bürünen bir iradenin hazin sonu. “ Tanrı’nın dengi olmaya kalkışan, sonsuza kadar lanetlenecektir.”
1000Kitap
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
8/10
·49 syf.··
2025 177. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 11:11
Bu eser, bilimle insan ruhunun çatışmasını çok güzel sembollerle anlatıyor. Zacharius, saat ustası olarak zamanı kontrol ettiğine inanıyor. Aslında saatler üzerinden “tanrılaşma” arzusunu taşıyor; zamanın efendisi olma hırsı, onun en büyük zaafı. Bu açıdan bakınca, hikâye bana hem insanın teknoloji karşısındaki kibirini hem de bilimin sınırlarını unuttuğunda ruhunu kaybetme tehlikesini düşündürüyor. Ayrıca Zacharius’un giderek çöken ruh hali, bana “zamanı yönetmeye çalışan insanın aslında onun tutsağı olduğu” fikrini de hatırlatıyor. Saatler durduğunda onun da iç dünyası çözülüyor; yani makinelerle özdeşleşmesi, onu insanlığından uzaklaştırıyor. Bu bana günümüzde teknolojiyi hayatımızın merkezine koyduğumuzda yaşadığımız bağımlılığı çağrıştırıyor. Öykünün gotik havası, ölümle yaşam arasındaki sınırı ve kaderin değişmezliğini de hissettiriyor. Kısacası ben “Zacharius Usta”yı bir bilim-kurgu klasiği olmasının yanında, aynı zamanda ahlaki bir masal gibi görüyorum: “İnsan, zamanı ve doğayı tümüyle sahiplenemez; aksi halde kendi varlığını tüketir.”
1000Kitap
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
Dünyadaki en büyük hastalık kibirdir…
8/10
·49 syf.··
2024 17. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2024 21:21
Jules Verne geleceğe yeni bir bakış açısıyla bakabilen ve bu yeni bakış açısını üstün bir yetenekle analiz ve sentez edebilen ender yazarlardan birisidir. Genellikle bilim ve teknoloji konularında yazmıştır. Edebiyatta bilimkurgu türünün doğmasına da öncülük etmiştir. Jules Verne, yazın alanında evreninin ana merkezine teknolojiyi koyarak uygarlık yolunda insanlığın ilerleyişini çok öncesinden öngören yapıtlar meydana getirmiştir. Bilimkurgu-fantastik karışımından oluşan eserlerinde verdiği teknik detaylarda konuya ne kadar hakim olduğunu gösteriyor. Tıpkı “Zacharıus Usta” kitabında olduğu gibi. Bir saat imalatçısı ve tamircisi olan Zacharius Usta öyle yeteneklidir ki kusursuz işçiliği ile ürettiği saatleriyle dünyada onun üzerine kimse yoktur. Saaatçilik de adeta yeni bir çığır açmıştır. Fakat elinden çıkan bu mükemmel saatler sebepsiz yere birdenbire çalışmamaya başlayınca olaylarda böylece başlamış olur. Peki titizlikle ürettiği saatleri neden öylece durmuştur. Ve yeniden çalışacak mıdır? Zacharius Usta, oldukça yaşlı hatta yaşını tahmin etmek nerdeyse imkansız birisi, yürürken bile tıpkı bir duvar saati gibi bir oraya bir buraya sallanan, iç karartıcı tablolara benzeyen, zayıf ve kuru yüzü genelde asık olan bir kişidir. Fakat yaptığı saatlerin ünü Cenevre’de sınırlı kalmayarak Fransa ve Almanya’ya kadar uzanınca kendini üstün görmeye başlar. Hatta o kadar övünür ki kendisini Zamanın yaratıcısı sanır. “Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, Zacharius Usta da zamanı yarattı.” Sözüyle de Tanrıyla kendini denk görmeye başlaması da bu düşüncesini doğrular nitelikte. Kibrin insan üzerinde ne gibi olumsuz etkileri olduğunu, ahlâken kötü duygulara; mantıken yanlış düşüncelere sevk ettiğini, insanı felakete götürebilecek kadar tehlikeli bir durum olduğunu akıcı ve trajik bir
1000Kitap
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
10/10
·49 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Verne, bu eserinde yalnızca bir mekanik ustasının trajedisini anlatmıyor bize, modern insanın, bilimi kendi varoluşsal sınırlarını aşmanın bir aracı hâline getirme tutkusunu da gözler önüne seriyor. Bu bakımdan eser, 19. yüzyılın bilimsel ilerleme heyecanını taşırken aynı zamanda o ilerlemenin içinde gizlenen metafizik korkuları da fark etmemizi sağlıyor. Zacharius karakteri, klasik “trajik kibir” figürünün modernleşmiş bir versiyonu gibi. Antik tragedyalardaki tanrılara meydan okuyan kahramanların yerini burada bilim ve mekanik aracılığıyla sonsuzluğa ulaşmak isteyen bir saat ustası almış… Eserde zaman kavramı özellikle dikkat çekiyor. Verne için zaman burada yalnızca ölçülen bir şey olmaktan çıkıyor; kaderle, ölümle ve ruhla bağlantılı metafizik bir kuvvete dönüşüyor. Zacharius’un saatlerine kendi ruhundan parçalar yüklediğine inanması, modern makine çağının insan üzerindeki yabancılaştırıcı etkisinin erken bir alegorisi gibi yorumlanabilir bence. İnsan, kendi yarattığı mekanizmanın içine kendi benliğini hapsediveriyor farkında olmadan… Bu yönüyle eser, daha sonra ortaya çıkacak pek çok bilim kurgu anlatısının öncülü sayılabilecek fikirler taşıyor. Pittonaccio adlı bir karakter var romanda ve cidden romanın en ilginç unsurlarından biri. O, düz anlamda bir kötü karakterden ziyade Zacharius’un içindeki kibrin beden bulmuş hâli gibi çıkıyor karşımıza. Şeytani bir figür, ama aynı zamanda son derece sembolik… Verne’nin onu doğrudan ve detaylıca açıklamaması, karakteri daha da rahatsız edici kılıyor. Çünkü Pittonaccio, dışarıdan gelen bir kötülükten çok insanın içinde büyüyen karanlığın temsili gibi. Zacharius’un yıkımını hazırlayan şey aslında Pittonaccio değil; onun kendi arzuları... Bunu idrak ediyoruz kitabın sonunda. Verne’nin mekanik ayrıntılara gösterdiği
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
7/10
·49 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 17:41
“tanrı’nın dengi olmaya kalkışan sonsuza kadar lanetlenecektir!” tam da kasvetli kış günleri okunabilecek türden tadımlık bir öykü kitabı olan zacharius usta, çok ünlü bir saatçinin kibrinin de tesiriyle başına gelenleri konu ediniyor. sonunda ne olduğunu söyleyip okumayanların şevkini kırmayayayım lakin kitaptaki kibir meselesi, cennet’ten kibri yüzünden kovulan şeytan ile aynı minvalde ele alınmış. kibir üzerine verilmek istenen ana mesaj dışında sanatın sanatçılar için bir yaşam kaynağı olduğu, icra ettikleri sanatları olmaz ise onların da varlıklarınının bir anlamı olmayacağı kitabın içine çok güzel bir şekilde yedirilmiş. birkaç saatte bitirebileceğiniz bir kitap olmasının yanında ben bu eserin öykü değil de roman olmasını yani daha uzun ve derinlemesine yazılmasını tercih ederdim. çünkü konu edinilen mesele oldukça sürükleyici olmasına rağmen küçük hacimli bir kitap olduğundan bu sürükleyiciliğin zedelendiğini düşünüyorum. tıpkı çok sevdiğiniz bir filmi ilerlete ilerlete izlediğinizde detayları kaçırıp sadece konuya hakim olacağınız gibi bu kitap da okuru detayların güzelliğinden mahrum bırakmış fakat oldukça etkileyici bir konuyu ele almış. yazarın aklına güzel bir fikir gelmesiyle beraber hemen kağıdı, kalemi eline alıp “unutmadan hızlıca yazayım da bitsin.” diyişinin hissiyatini aldım bir okur olarak. eleştirim sadece bu yönde olabilir. onun haricinde bu kitaptan esinlenilerek oldukça güzel bir tiyatro eseri de yazılabileceği kanaatindeyim. içerisindeki fantastik ve kasvetli unsurlar, seyirciye çok daha iyi aşılanabilir. hatta belki o zaman kitapta saklanmış detaylar da sahnede vurgulanabilir. “kibir, iyilik için yaratılmış bir meleği yok etti. insanoğlunun kaderinin tosladığı engeldir o. bütün kötülüklerin anası olan kibre hiçbir mantıkla karşı konulamaz;
Edebiyat
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
Tek Kelimeyle Muhteşem!
10/10
·49 syf.··
Beğendi
·
2024 59. kitabı
Jules Verne denilince muhtemelen aklınıza ilk Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, Seksen Günde Dünya Gezisi yahut Balonla Beş Hafta gelir. Ama bu kitap da en az onlar kadar kıymetli! Zacharius Usta, dünya çapında bilinen bir saat ustasıdır. Yaptığı saatler kusursuzdur, saati tam olarak gösterirler; ne bir dakika geri ne de bir dakika ileri. Başlarda her şey Zacharius Usta için iyi gitse de bir süre sonra kibrine yenik düşen Zacharius Usta'nın büyük bir titizlikle ürettiği saatler bozulmaya başlar… Kitabın konusunun yanı sıra yazım diline de hayran kaldım. Gerek akıcılığı olsun, gerek Jules Verne'in muhteşem benzetmeleri olsun, gerek betimlemeler olsun… Ayrıca incecik bir hikaye kitabından bu kadar derin bir anlam çıkarılabilmesi de mükemmel bir olay. Kitabı kesinlikte tavsiye ederim, verebileceğim en düşük puan 10.
Edebiyat
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
7/10
·49 syf.··
2024 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2024 19:52
Jules Verne bu kısacık eserinde çok önemli bir insani duyguya değinmiş. Kibir. Ben beğendim. Çok az karakterle örmüş kurgusunu. Bir oturuşta bitebilecek, sıkmayan bir eser. İyi okumalar...
Edebiyat
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
7/10
·49 syf.··
2025 17. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2025 13:57
Bu kitapta kibir konusu ustaca işlenmiş. Saat ustası Zacharius, yaptığı saatlere hayat verdiğine inanarak kendisini Tanrı’ya eş tutacak kadar büyük görmeye başlar. Ancak zamanın kontrolü yalnızca ona ait değildir ve bu kibri, daha sonra hem zihinsel hem de fiziksel çöküşüne neden olur. Jules Verne bize insanın kendi sınırlarını unutarak kibire kapılmasının, kaçınılmaz bir düşüşle sonuçlanacağını güzel bir şekilde anlatmış. Zacharius Usta
Alıntı
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
9/10
·49 syf.··
2023 25. kitabı
“(Eskiden)Elbette ki, hayat yapılan işlerin niceliğiyle ölçülürse, daha az yaşanıyor, ama daha iyi bir hayat sürülüyordu. Şaheserleri hayranlıkla seyretmenin yarattığı soylu duygular ruhu zenginleştiriyor, sanat arkadan atlı kovalıyormuş gibi yapılmıyordu.” Çok kısa bir öykü okudum. Jules Verne hiç yan yollara sapmadan, net mesajını vermiş:Kibir insanı yok eder. Zacharius Usta saat maşasını icat ederek, saatlerine ritim kazandırır ve artık saatler saniyesi saniyesine düzenli çalışmaktadır. Yüzyıllardır milim oynamayan saat teknolojisi, kendi icadı sayesinde devrim geçirmiş, kendisine büyük ün sağlamıştır. Ancak, bu ün kibrini ortaya çıkarmış; günün birinde bütün saatlerinin bir anda durması ile büyük bir inançsızlığın içine düşmüştür. Ne yapacaktır usta: Kendini mi gözden geçirecektir yoksa kibrine devam mı edecektir? Zacharius Usta usta üzerinden Jules Verne çağının/çağımızın temel bir sorununu anlatmış. Zacharius Usta nın saatlerin durmaya başlamasının kendisinin ölümüne işaret ettiğini düşünmesi gibi, insanda kendisi olmadan dünyanın dönmeyeceğine inanıyor. Aslında kısa olmasına rağmen, hepimizin bilerek veya bilmeyerek yaşadığımız bir çelişkiler anlatılmış. Bilim, eşya, maddiyat, ruh bunlar hayatımızın neresinde? Konu itibariyle öyle kolay kolay içinden çıkılacak gibi değil. Yazımın başında dediğim gibi kibir kötü bir şeydir ve insanı yok eder. “Kibir, dedi keşiş misafirlerine, iyilik için yaratılmış bir meleği yok etti. İnsanoğlunun kaderinin tosladığı engeldir o. Bütün kötülüklerin anası olan kibre hiçbir mantıkla karşı konulamaz; çünkü kibirli insan, tabiatı gereği, o mantıklı sözlere kulak tıkar.”
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
Geçiş Ustalığı
9/10
·49 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
İşyerindeyken bir çırpıda bitirdiğim kısa ama harika bir kitap... Başta mekanik bir açıdan başlayan hikaye harika geçişlerle din ve ruha bağlanarak bitiyor. Belki din ve ruh eserin başından itibaren eşlik de ediyor olabilir. İşte kitap bittikten sonra aklınızı korcalayan belli başlı konulardan biri bu oluyor. Eser tam da istenilen viteste başlayıp, yavaş yavaş hızlanarak bitiyor. Ve sonunda tüm sorulardan daha çok Ütopik bir eser okuduğunuzu anlıyorsunuz. Kısa ama öz...
Edebiyat
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma

Yazar Hakkında

Jules VerneYazar · 157 kitap
Verne, Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile genellikle "Bilim kurgunun babası" olarak adlandırılır. Eserlerinde ayrıntılarıyla tarif ettiği buluşlar ve makinaların o sıralarda gelişmekte olan Avrupa sanayisi ve teknolojisine ilham kaynağı olduğu düşünülür. Özellikle uzay, hava taşıtları, denizaltılar hakkında yazmıştır. Daha çok Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864) ve Seksen Günde Devr-i Alem (1873) romanlarıyla tanınır. UNESCO'nun çeviri kitap veritabanına (Index Translationum) göre dünyada en çok çevrilen ikinci bireysel yazardır. Hayatı Çocukluğu 8 Şubat 1828'de Fransa'nın Nantes şehrinde doğdu. Varlıklı bir avukat olan Pierre Verne ile eşi Sophie Henriette Allotte de la Fuye'nin beş çocuğundan en büyüğüdür. Kış aylarında yoğun trafikli bir liman şehri olan Nantes'da; yaz aylarında ise Loire Nehri kıyısında yelkenlileri ve gemileri izleyerek geçirdiği çocukluğu, seyahat ve macera üstüne hayallerini ateşledi. 12 yaşında iken tayfalık yapmak üzere bir gemiye binip evden kaçmaya yeltenen Jules Verne'in, babası tarafından yakalanıp gemiden indirildiğinde "bundan sonra yalnız hayal dünyasında seyahat edeceğine" dair ailesine söz verdiği rivayet edilir Bu hikayenin gerçekliği hakkında şüpheler vardır. Jules Verne'nin deniz ve macera tutkusunu kardeşi Paul de paylaşıyordu; Paul, sonunda bir deniz mühendisi oldu. Jules Verne ise kısa hikayeler ve şiirler yazmaya başladığı yatılı okul döneminin ardından 1846'da babasının işini devam ettirebilmek için hukuk öğrenimi görmek üzere Paris'e gitti. Gençlik yılları Jules Verne, Paris'e gittikten sonra kısa sürede hukuk diplomasını aldı ancak bu süre içinde edebiyat hevesinin hukuka ilgisinden daha büyük olduğunu farketti. Amcası aracılığıyla Paris edebiyat çevresi ile tanıştı. Şahsen tanıdığı Victor Hugo, Alexandre Dumas (oğul) gibi yazarların etkisinde tiyatro oyunları kaleme aldı; bohem bir hayat sürdürdü. Baba-mesleğini devam ettirmek yerine tiyatro ve edebiyata yönelmesine kızan babası maddi desteğini kesince geçimini yazarak karşılamak zorunda kaldı. Yazarlığa, arkadaşı müzisyen Jean Louis Aristide Hignard ile birlikte tiyatro oyunları yazarak başladı. İlk tiyatro eseri 12 Haziran 1850'de sahnelendi. 1852-1855'te bir Paris tiyatrosunda sekreterlik yaptı; komediler, operetler yazdı; kısa hikayeler kaleme alıp dergilerde yayınlatmaya başladı. Çoğu Paris'te çıkan "Musée des familles" adlı dergide yayınlandı. Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nın eserlerini okuduktan sonra onun büyük bir hayranı olan Verne, Poe etkisinde yazılar üretmeye başladı. Bir gemi ile dünyayı dolaşmış olan Fransız seyyah Jacques Arago ile dost oldu. Bu dostluk ona, Paris'ten daha geniş ve ilginç dünyalar hakkında yazılar yazması için ilham verdi; Fransa dışına hiç çıkmamış olsa da hayal gücünü kullanarak başka dünyaları anlattı. Evliliği, borsacılık yılları, ilk seyahatleri 1857'de iki kız çocuğu sahibi bir dul hanım olan Honorine de Viane More ile evlendi. Eşinin borsacı erkek kardeşinin etkisi ile Paris Menkul Kıymetler Borsası'nda brokerlik yapmaya başladı ama edebi çalışmalarına ara vermedi. 1859'da arkadaşı Aristide Hignard ile birlikte ilk defa Fransa'nın dışına çıkarak, Britanya Adaları'nı gezdi. Bu seyahatin notlarını "İskoçya Seyahati" adıyla romanlaştırdı. 1861 yazında aynı arkadaşı ile çıktığı İskandinavya Seyahati, eşinin doğum yaptığı haberinin gelmesi üzerine yarıda kaldı. Jules Verne'in, 5 Ağustos'ta dünyaya gelen oğullarına "Michel" adı verildi. Balonla Beş Hafta Verne, borsadaki işine devam ederken yirmiden fazla günlük gazeteyi, her türlü bilimsel yayınları okuyor; astronomi, meteoroloji ve fizyoloji alanlarındaki deneyleri, keşifleri yakından takip ediyor; coğrafya ile ilgileniyordu. Okuduklarına dayanarak o günlerde Avrupalılar için gizemli bir kıta olan Afrika'da balonla yapılan bir seyahat hakkında kitap yazmayı düşündü. O yıl Fransız fotoğrafçı Nadar, adını "Dev" koyduğu bir sıcak hava balonu yapmaya çalışıyordu ve bu konu kamuoyunun çok ilgisini çekiyordu. Jules Verne, kitabı üzerinde çalışırken Nadar ile tanıştı; bu ilişki sayesinde romanı için gerekli teknik bilgileri edindi. Yazdığı roman, coğrafi gerçekler, bilimsel buluşlar ve hayal ürünü bir hikayeyi bir araya getiren yeni bir tür roman idi. "Balonla Beş Hafta" adlı bu eseri, daha sonraki çalışmalarında izlediği biçimin temelini oluşturdu. Yayıncı Hetzel Yayınlatmaya çalıştığı kitabı çeşitli yayıncılar tarafından reddedilen Jules Verne'in edebi kariyeri yayıncı Pierre Jules Hetzel ile tanıştıktan sonra başladı. "Balonla Beş Hafta", 1863 yılında Hetzel tarafından yayımlandı ve bir anda büyük başarı kazandı. Kitabın başarısından sonra borsacılığı bırakıp kendisini tamamen edebi çalışmalara veren Jules Verne, Hetzel ile bir sözleşme yaptı ve yirmi yıl boyunca her yıl iki cilt fenni roman veya daha kısa sürede 40 adet fenni roman yazmayı taahhüt etti. İlk olarak Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864), Aya Seyahat (1865), Ayın Etrafında (1870) adlı kitaplarını yayınladı. Kitapçı Hetzel, yazarla yaptığı ilk sözleşmeyi içine daha parlak şartlar koyarak beş defa tekrarladı. Jules Verne, ömrü boyunca ardı ardına eser vermeyi sürdürdü. Yapıtları arasında Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Bir Gazetecinin Yolculuk Notları (1872), Seksen Günde Devr-i Alem(1873), Esrarlı Ada (1875), Chancellor Kazazedeleri (1875), Michael Strogoff (1876), 15 Yaşında Bir Kaptan (1878) vardır. Seyahatleri Jules Verne, 1859 ve 1861'de arkadaşı Aristide Hignard ile yaptığı ilk yurtdışı seyahatlerinden sonra Nisan 1867'de kardeşi Paul ile birlikte Amerika kıtasına seyahat etti. Verne'nin bu seyahatinin 26 günü gemide geçmişti; sadece sekiz gününde New York'u ve Niagara Şelalesi'ni görebildi. Ancak bu gezisi, "Yüzen Şehir" adlı kitabına "Denizler Altında 20.000 Fersah" adlı romanındaki birçok fikre ilham sağladı. Yazar, 1872'de eşinin doğduğu şehir olan Amiens'e yerleşti. Kitaplarından elde ettiği kazançla "St. Michel" adını verdikleri bir yat satın aldı ve kendi hayatında da kitaplarındaki gibi maceralar yaşamak üzere yatı ile seyahatlere çıktı. Seyahatleri yeni kitapları için ilham sağladı. 1872'de Londra ve Woolwich, 1871-1873 arasında yayıncısı Hertzel'in davetiyle Manş Adaları'na geziler yaptı, 1876'da İngiltere kıyılarını dolaştı. 1878'de yatı ile uzun bir geziye çıkarak Lizbon, Tanca ve Cebelitarık'ı dolaştı. 1881'de Hollanda, Danimarka, Almanya'yı ziyaret etti. 1884'te yeniden yatıyla Akdeniz gezisine çıkarak Cezayir, Malta, İtalya'yı dolaştı. 1883'te yayımladığı ve mekan olarak Osmanlı topraklarını seçtiği "İnatçı Keraban" adlı kitabındaki detaylı İstanbul tasvirlerinden ötürü yazarın Türkiye'ye de seyahat etmiş olduğu düşünülür ancak bunun da Verne'nin gerçekte hiç Türkiye'de bulunmadığı, bunun da onun hakkındaki efsane ve söylentilerden birisi olduğu söylenir. Son yılları 1886'da evine döndükten sonra akıl hastası olan yeğeni tarafından vuruldu ve bu nedenle hayatının geri kalanında baston kullanmak zorunda kaldı; tedavi için sürekli uğraştı. 1887'de yayıncısı Hetzel'in ve ardından annesinin ölümü üzerine hayatının karamsar bir dönemine girdi. 1888'de siyasete atılan Jules Verne, Amiens belediye meclisinde görev aldı. Tiyatrolar, okullar ve şehircilik gibi kültürel sorunlarla ilgilendi. 1889'da Belediye Sirkini kurdu. 1892, 1896 ve 1900 dönemlerinde de Meclis üyeliğine yeniden seçildi. İlerleyen şeker hastalığı sonucu 1902'de kısmen görme yeteneğini kaybeden yazar, 24 Mart 1905'te Amiens'teki evinde hayatını kaybetti. Amiens'te La Madeleine Mezarlığı'na defnedilmiştir. Ölümünden iki yıl sonra mezarının başına bir heykeli dikildi. Heykelde Verne, mezarında doğrulmuş, bir elini yıldızlara uzatır biçimde betimlenir. Eserlerinin Türkçe yayınlanması Jules Verne eserlerinin Türkçeye çevrilip yayınlanmasının geçmişi 1875 yılını bulur. Harf Devrimi'nden sonra eserleri yeni harflerle tekrar yayımlandı. En önemli Jules Verne çevirmeni, Ferid Namık Hansoy'dur. 1940'larda Jules Verne'in eserlerini çevirmeye başlayan Hansoy, yazarın elli eserini Türkçeye kazandırdı. Yirminci Yüzyıl'da Paris Yirminci Yüzyıl'da Paris romanı, kaleme alındıktan 130 yıl sonra yayımlanabilmiş bir eseridir. Verne, bu kitabı 1863 yılında kaleme almış ama yayınıcısı Hertezel, fazla karamsar olduğu gerekçesiyle yayımlamayı reddetmişti. Eserin kaybolduğu sanılan yazması, 1990'da ailesi tarafından eski bir sandıkta bulundu. Eser, 1994 yılında Fransa'da yayımladı ve büyük ilgi gördü. Bilimkurgu yazarlığı Jules Vernes ismi, kaynakların çoğunda Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile birlikte bilimkurgunun babası olarak anılıyor olsa da öykülerindeki ayrıntıları bilimsel gerçeklere dayanarak kaleme alındığı için Jule Verne'nin bilimkurgu yazarı değil, bilim yazarı veya teknoloji yazarı olarak anılması gerektiği iddia edilir. Filme alınan eserleri Verne'nin romanları, pek çok filme esin kaynağı olmuştur. Bunların başlıcaları şunlardır : - A Trip to the Moon (Aya Yolculuk), 1902, Georges Méliés - Vynâlez zkâzy (Jules Verne'in Muhteşem Dünyası), 1958, Karel Zeman - 20,000 Leagues Under the Sea (Denizler Altında 20.000 Fersah), 1954, Walt Disney - Journey to the Center of the Earth (Dünyanın Merkezine Seyahat), 1959, Henry Levin - Five Weeks in a Balloon (Balonda Beş Hafta), 1962, Irwin Allen