Vadideki Zambak

7,8/10  (867 Oy) · 
4.041 okunma  · 
777 beğeni  · 
25.497 gösterim
İnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Taşra Yaşamından Sahneler başlığı altında yer alan Vadideki
Zambak 1836 yılında yayımlandı. Roman, gençlikten yetişkinliğe uzanan yolu, evli bir kadına duyduğu aşkla
kateden Felix’in hikâyesini anlatıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2017
  • Sayfa Sayısı:
    328
  • ISBN:
    9786053328582
  • Orijinal Adı:
    Le Lys Dans la Vallée
  • Çeviri:
    Volkan Yalçıntoklu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bahtiyar 
22 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aşk bedende değil ruhta yaşanmali ve aşk, geçici değil sonsuz olmali tüm benliğiyle. Ve de çokça ve de çocukça olmalı tüm saflığıyla....
Iste Balzac tamda boyle anlatıyor, asla birlikte yaşayamacakları iki sevgilinin hikayesini. Sürükleyici, bir solukta okumak isteyeceğiniz güzel bir yapıt olmuş..:)

Münzevi Okur 
24 Şub 2016 · Kitabı okudu · 15 günde

Yine okuyup etkisinde kaldığım güzel klasiklerden birisi.Kitabımıza aile sevgisini göremeyip, mutluluktan bihaber olan karakterimiz Felix'in Natalie de Manerville'e yazdığı mektupla başlıyor. Kendi hayatını, hayatındaki zorlukları
ve evli olan Henriette'ye duyduğu o imkansız aşkı konu ediniyor.
Aslında Henriette de evliliğinden memnun değildir. İkisi de birbirini sevmektedir. Araya birde Leydi Dudley geldikten sonra romanın seyri değişmekte. Kitabın sonunda da yine Natalie'den gelen bir mektupla son buluyor. Yalnız Natalie yazdığı cevap da haklıda olsa bana göre biraz ağır gibi geldi. Aslında yazacak çok şey var ama ne kadar çok yazarsam o kadar spoiler vermiş olacağım. Okumanızı tavsiye edebileceğim kitaplardan. Şimdiden
okuyacaklara keyifli okumalar dilerim...

Vadideki Zambak benzeri kitaplar

sezen 
31 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Balzac'la tanışmam bu kitapla birlikte oldu. Masum bir aşk hikayesi. Masum ve imkansız. Çaresiz ve hasret dolu... Ben kitabı okurken pek çok satırın altını çizdim. Felix'in ailesi tarafından dışlanması, Natalie'ye karşı duyduğu tutku, Natalie'nin anaç ruhunun Felix'i sarması, birlikte ettikleri sohbetler... Kitap sarsıyor. Tasvirler kimilerine sıkıcı gelebilir ama ben hiç bir satırının boşa yazılmış olduğunu düşünmüyorum. İnce ruhlu insanların anlayabileceği, diğerlerininse ahlak bekçiliğine soyunacağı bir kitap.

Palyaço İsmaiL / 小丑伊斯梅爾 
 27 Mar 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Vadideki Zambak

Honore De Balzac'ın beğenmediğim eseri, tam aksine insanların ilgiyle ve sevgiyle okuduğu bir eser ama, bu demek olmuyor ben Honore De Balzac eserleri sevmiyorum. Goriot Baba, Eugenie Grandet gibi, eserleri çok hoşuma gitti doğrusu. Bu eserde ise beğenmediğim yanı, bir kadınla bir adam yasak bir ilişki yaşıyorlar ve bunu bende yaşadım, birbirlerini güya taparcasına seviyorlar, en çokta genç adam seviyor ve ihanet ediyor. O kadar yeminler ediyor, bir tek seni seveceğim diye. Sonra hallere "bak bak hele" dedirtiyor. Zaten kadında ondan nefret ediyor. Bir insan ne olursa, olsun sözünün eri olmalı, dansöz gibi kıvırmamalı. Aşk, sevgi ihanet edilecek bir duygu değildir. İnsanın duygusuyla oynanmamalı. Birde ben bu tapıyorum, ölüyorumlara bitiyorum arkadaş, ilah mı bu tapıyorsun. Ondan zaten bu boklar geliyor sevginizin başına, fazla abartmadan sevemiyor musunuz? Bak o zaman nasıl mutlu olursunuz.

Aşk Kerem ile Aslı'nın, Leyla İle Mecnun'un yaşadığı mazoşist aşk değildir. Aşk birlikte duyguların paylaşıldığı, sevginin sımsıcak yaşandığı anlardır. İşte gerçek aşk budur. Aşk her bireyin kendi içinde yaşayacağı bir duygu değildir, tek başına yaşanmaz. Bu yüzden pek beğenmedim, zaten karakterinde yaptıkları beni çileden çıkardı. Evli bir kadına umut veriyorsun, sonra onu başka kadın ile aldatıyorsun. Bir kadının umutları, duyguları, acıları, bu kadar değersiz mi? Sorarım size... bunu kabul edemedim. Bu bencillik, oysa kadın ona bencillik yapmadı. Kendi durumunu anlattı, iki yüzlülük etmedi. Her neyse, yinede ibret alınacak yönleri var. Okuyan herkese keyifli okumalar dilerim. En tatlı, en güzel kitaplar sizin olsun Türkiye ...

Kitap yalnızca 
30 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben de bir sıkıntı var galiba okurken bu kadar mi sıkılır insan bir kitabı, dünya klasiği olmuş bu günlere kadar okuyucular severek okumus ama ben bir aydır iteleyerek okuyorum sonunda bugün bitirdim. Basladigimdan beri kaç kitap bitirdim ama bu kitap yok bitmedi.Betimlemeler içinde boğuldum koptum resmen icerikten, sonlara doğru diyaloglar arttı da akicilasti biraz.
Kitabin istediği sonsuz ve imkansiz ask ikilisini çok guzel yansitmis Balzac. Insanlarin icindeki gelgitleri, duygusal devinimlerini sonuna kadar hissettim okumalisiniz benden daha cok zevk alicaginiza eminim:(

Pınar 
 11 Kas 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · 6/10 puan

Honore de Balzac 'ın en bilinen eserlerinden Vadideki Zambak. Lisede ve üniversitede okumaya çalıştığım fakat bir türlü okuyamadığım kitaptır kendisi. Geçenlerde iki arkadaşımın elinde de gördükten sonra ve arkadaşlarımın ısrarla okutmaya çalışmasına dayanamayarak okumaya başladım. İlk defa bir kitabın hemen sonu gelsin istedim. Yanlış anlaşılmasın kitabın sonunu merak ettiğimden değil kitabın sıkıcılığındandı bu yakarışım. Okumaya başladıktan sonra yıllar önce bu kitabı neden sürekli yarıda bıraktığımı bir kez daha anladım. Uzun ve sıkıcı betimlemelerin boğuculuğu, konusunun sadece aşk üzerine kurulu olması beni kitaptan uzaklaştırıyordu. Bu yüzden 1 haftada zor bitirdim. Antik batı ve dünya klasiklerini sevmeme rağmen Vadideki Zambak asla favori kitaplarımdan olmayacak. Okumasanız hiçbir şey kaybetmezsiniz. Akıcı bir kitap okumak isteyenlere tavsiye etmiyorum. Büyük bir okucuyucu kitlesinden yüksek puan almış olsa da Vadideki Zambak için notum 6.
Kitabın genel özeti şöyle ( SPOILER IÇERIR) :
Aristokrat bir ailenin küçük oğLu Felix de Vandennesse, ailesinin sıcak sevgisinden ,ilgisinden yoksun, otoriter bir ortamda yetişmiş bir çocuktur. Tours’a gittikten sonra bir gün bir baloya katılır. Baloda bir genç kadın görür.Onun güzelliği karşısında büyülenir, ona karşı derin bir sevgi duyar.Bu genç kadını uzun süre unutamaz.

Bir gün, İndre nehrinin kıyısında Clochegourde satosunda bu genç kadınla karşıLaşır. Kadının adı Kontes Henriette de Mortsauf’tur. Felix kadının güzelliğinin vadinin adı ile özdeşleştiğini düşünür.Vadinin adı Zambak’tır.Henriette de tıpkı zambaklar gibi temizi saf ve güzeLdir.Felix ve Henriette tanışırlar.Henriette, Felix’e hayat hikayesini anlatır.Henriette, evlidir ve kocası asık suratlı, sert, soğuk bir insandır.Mutsuz bir hayatı vardır.Felix de ona ailesinden, çocukLuğundan bahseder. Karşılıklı dertleşmeler ikisini birbirine yakınlaştırır.Aralarında temiz fakat gizLi bir aşk başLar.

Felix paristeki hayatı sırasında, elit tabakadan Lady Dudley ile tanışır.Onun gösterişinden etkilenir ve bir süre sonra aşık oLduğunu zanneder.Bu olayı öğrenen Henriette hastaLanır, sonunda Felix' i affetse de bu hastaLık oun ölümüne neden olur.

ertugrul aslan 
10 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

hayır ben kımseyı sevmedim yalnizca col ortasinda susadim

gonlum kartaldan daha yukseklere ucacak cunku beni orda hic aldatmayacak bir sevgi var

Yasin YALÇIN 
 08 Şub 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · 6/10 puan

Önceki devirleri anlamak için klasikleri okumanın gerekli olduğunu söylerler. Bu kitapları bu kadar yücelten okurlar, klasiklerin her devrin eseri olacağını da eklerler. Vadideki Zambak yazıldığı devri tarihi olaylardan soyutlayarak çok iyi yansıtmakla birlikte bu devrin eseri değil. Benim düşünceme göre bugün hiçbir erkek Felix gibi sevemez. Henriette'nin ona ısrarla kardeş, dost gözüyle baktığını bilirken yine de taparcasına onu sevemez, durum bu kadar vahim, bu kadar umutsuzken başka kadınlara gönlünü kapatamaz. İşte bu yüzden Felix karakterini bir türlü bugünün, kendi dünyamın içine alamadım. Çok uzaklarda kalmış, bugüne göre haddinden fazla soylu, sahte bir karakter gibi geldi bana. Çocukları için yaşayan ve aşklarını içlerine gömen Henriette'ler ise sanırım hala yaşamakta.

Bu kitabı ilk olarak ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum ama gittiğim her kütüphanenin baş köşesine yerleşmiş kitaplardan biriydi. Açıkçası sadece merak ettiğim için okudum ve yeterince zevk almadım. Herkesin okumayacağı, okuyamayacağı ve okumak istemeyeceği kadar ağır bir kitap bu. Kitabı okurken bir betimlemeler okyanusunun içinde yüzüyorsunuz ve bu betimlemeler bulunulan ortamı tarif etmekten ziyade soyut nesneleri ve duyguları dışa vuruyor. Bu da haklı olarak okuyucuyu sıkıyor. Maalesef MEB'in 100 temel eseri arasına girmiş ve okulda okutulmaya başlanan ilk kitaplardan biri. Bizzat şahit olduğum için söylüyorum, okumaya bu kitapla başlayan bazı kişilerin kitap okuma macerası başlamadan bitiyor.

Kitapta dikkatimi çeken birkaç nokta oldu. İlki, ısrarla üzerinde durulan bir konu: sevgiliye hangi isimle hitap edileceği meselesi. Bayan de Mortsauf, Felix'e değer vermeye başladığında kendisine teyzesinin seslendiği isimle, Henriette diye hitap etmesini ister. Aynı durum Romeo ve Juliet'te de karşımıza çıkıyor. Sevgiliye özel tek bir ad olmasını istediklerinden kaynaklanıyor olsa gerek. Bahsetmek istediğim ikinci nokta ise şu: Roman Fransız Devrimi'nden sonraki zamanda geçiyor. Napoleon'un tahta bir inip bir çıktığı zamanlar. Elde anlatacak bu kadar zengin bir olaylar dizisi varken Balzac'ın sadece Felix'in Henriette'e duyduğu aşkı anlatması yazarın, kişinin aşık olduğunda bütün dünyayı görmediğini anlatmaya çalışmasından ileri geliyor. Zaten bu durum romanda da Felix tarafından sıklıkla belirtiliyor.

Kitapta karakter sayısı bir romana göre oldukça az ve olaylar çok durağan. Bu da zaten akıcı olmayan romanın okunmasını daha da zorlaştırıyor. Balzac bu kitapta çok saygıdeğer, bir ömre bedel bir aşkı anlatıyor ve ne olursa olsun karakterlerinin soyluluğunu korumayı başarıyor. Ne mutlu Henriette gibi sevilebilenlere!

Unutmadan söyleyeyim. Kitabı Oda Yayınları'ndan okudum. Bu yayın evinden okuduğum ikinci kitap ve şu kanıya vardım: Bu yayın evinden bir kitabı sakın almayın ve gördüğünüz yerde koşarak uzaklaşın. Çevirme ve basım o kadar özensiz ki kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Kitapta üzüm üzüm üzülmek, çan sıkıntısı gibi ifadeler bulunuyordu. Ne demek istediğimi anladınız sanırım.

Kitaba karşı biraz acımasız bir eleştiri olduğunun farkındayım ama Vadideki Zambak bu basit sözlerden etkilenmeyecek kadar büyük bir eser. Keyifli okumalar...

Esma Tezgi 
26 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 16 günde · 8/10 puan

Balzac'ın en tanınmış ve en sevilen eserlerinden biri. İmkansız bir aşkı, temiz ruhları ve saflığı konu alan bir roman. Girişi oldukça acıklı olsa da (okurken çok üzülmüştüm), ilerleyen bölümlerde aşkın derinliklerinde yüzüyor ve umut ile umutsuzluk arasında hikayenin sonunu merakla bekliyorsunuz.

"Her acının öğrettiği bir şey vardır, onca acı çektiğim için bilgim derindir."

Kitaptaki karakterler hem güçlü hem de özgünler. Gerçek aşk ve sevgiyi irdeliyor ve saf sevginin ne olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Her karakter sevginin başka bir biçimini temsil ediyor, hepsi hayatın içinden hepsi olağan, bununla birlikte hepsi kusurlu.

Ben kitabı yaklaşık iki haftada okudum, zaman bulup başına hiç geçemediğim günler oldu, bu da kitapla arama girdi ne yazık ki. İstediğim etki bende tam anlamı ile uyanmadı, daha kısa bir sürede okusam daha çok seveceğime eminim. Uzun betimlemeler bazen hikayeden kopmanıza sebep olsa da sevginin çeşitli hallerini okumak ve inceleme fırsatı bulmak hoşuma gitti. Vadideki Zambak'ı ne kadar sevsem de Goriot Baba hala favorim.

Yeşim Gökyıldız 
 18 Ara 2017 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 7/10 puan

◇ Bu aralar hep Fransız edebiyatı ağırlıklı kitaplar okuyorum.Daha önce okuduğum Tuna Kılavuzu da Fransız edebiyatına aitti. :))

◇ Yine klasikleşmiş,ses getiren,ellerden ve dillerden düşmeyen bir kitap ve yine ben.Sahi "Vadideki Zambak" adını işitmeyen kaldı mı? Romantik kitapların atalarından sayılıyor bu kitap.Arka kapak yazısında "Tutkunun ateşten çekiciyle dövülmüş büyük bir yapıttır," demiş yayın evi.Büyük bir yapıt olduğu bariz.Kuşaktan kuşağa aktarılan ve günümüzde bile getirdiği sesi devam ettiren,Fransız Edebiyatı'nın önemli romanlarındandır.Yazar Balzac'ın üzerinde en çok çalıştığı romanı,en kusursuz kitabı saydığı bir romandır ayrıca.

◇ Sizin hiç gün ışığım dediğiniz birisi oldu mu? Gününüzü güzelleştiren,kalbinize ışık veren,onun yanında kendinizi güvende hissettiğiniz biri.Felix için bu kişi Tours adında bir yerde yaşayan Henriette.Kitabımız Felix'in Kontes Natalie'ye yazdığı mektupla başlıyor.Bu mektup romanımızı oluşturuyor.

◇ İki karakterimiz var kitabı şekillendiren.Biri Felix.Ailesi tarafından serseriden başka bir kişi olamayacak,tembel,işe yaramaz,hayta gibi görülen Felix.Kalabalık çevresinde kendini yapayalnız hisseden,düşüncelerinin denizine dalıp giden bir Felix var kitapta.Sevgiden yoksun,tek başına.Değersiz.Çorak bir arazi gibi.Çiçek vermeyen,kuru ve varlığı yokluğu fark etmeyen bir araziydi Felix.Daha çocukluğunda bile terk edilmiş bu kalp,aşkı Indre bölgesindeki vadide bulacaktı.Hayatını değiştirecek aşkı.Istırapla dolu bir geçmişiniz olsaydı siz ne yapardınız?

◇ Bir diğer karakter ise Henriette.Nam-ı diğer Vadinin Zambağı...Felix'in gözbebeği,Mösyö Mortsauf'un eşi,Jacques ve Madeleine'in annesi.Vadiyi erdemiyle dolduran narin bir çiçek Madam Henriette.Felix'in gözüyle anlatılan bu kadına hayran olmamak imkansız.Aşk,hiç kimseyi "o"ndan güzel kılamıyor.Vadinin Zambağı Henriette,duyguları ve değerleri arasında seçim yapmaya mahkum.Beraber mutsuz olduğu eşi mi yoksa kalben bağlı olduğu Felix mi? Duygularına söz geçiremeyen ama yuvasına ihanet etmeyi düşünmeyen bu kadın ve çocukluğundan beri terk edilmeye mahkum Felix'in hikayesine bir göz atmak,seçimlerine ortak olmaya ne derdiniz? O zaman Madam de Mortsauf ile tutku arasında,Indre bölgesinin bir vadisinde patlak veren ve kimsenin bilmediği savaşın hikayesiyle tanışın.

◇ Günümüzdeki çoğu aşklar o kadar bayağı ve sıradan ki.Gönül eğlendirmenin,yüz güzelliğine vurulmanın,ufak bir hoşlantının,sadece tensel çekim hissetmenin adı aşık olmak olmuş.(Aşk her türlü yaşanır orası ayrı ama bu saydıklarımı yapıp çok aşığım triplerine girilmemeli bence.)

◇ Büyük aşkların çoğu geride kaldı şimdi.En güzel aşk,bence uğruna fedakarlık yapılan aşktır.Her türlü zorluğa göğüs germektir,sadakattir.İki kalbin sıcacık duygularla birbirine bağlanmasıdır.

◇ Bir kadın düşünün...Soylu bir kadın,nikahlı bir kadın ve çocuklu bir kadın.Ve ona umutsuzca bir aşk beslediğinizi düşünün.O kadın ruhunun aynası,yaşamının bir parçasıdır artık.Senin gözünde eşi benzeri bulunmaz bir kadındır.Çocuğu senin çocuğundur,evi senin evindir,eli senin elindir,acısı senin acındır.Diyor ki Felix : "Notaların bir flütün içinde ayrılması gibi,onun ruhunun nefesi de hecelere dağıtılıyordu."

◇ İçerdiği yoğun romantizm,ayrıntılı mekan betimlemeleri,güçlü anlatım ve özgün karakterlere sahip güzel bir roman.Kitabın ilk yarısını tebessüm ederek ve Felix'in karşılıksız aşkına tanıklık ederek okuyorsunuz.Orta yarılarda da Felix'in Paris'e gitmesini okuyoruz,Madam Mortsauf ile biraz daha samimi olmaların okuyoruz.Leydi Dudley de kitabın içine girince olaylar sarpa sarıyor ve gidişat değişiyor.(Tabi ben de Felix'e kafa göz dalmak istiyorum.)

◇ Son kısmında da yüreğinizde bir acı hissediyorsunuz ve boşluktaymış gibi oluyorsunuz.Öfkeleniyorsunuz,karakterlere kızıyorsunuz ve burukluk hissediyorsunuz.Henriette'in son mektubunda yüreğim acıdı ve gözlerim doldu.Son kısımlarında yüreğimin burkulduğu ve "Keşke sonu farklı bitseydi," diye içimden geçirdiğim,etkileyici bir sondu.

◇ Vadideki Zambak,güçlü etkiler yaratacak bir aşk kitabı olmuş.Yazarın kitaba büyük bir emek sarf ettiği belli.Betimlemeler mekanı gözünüzün önünde canlandırmanıza yetecek kadar kuvvetli,her cümle ilmek ilmek işlenmiş ve özenle yazılmış.Altını çizeceğiniz pek çok anlamlı cümle var.Kitabın gidişatına kapılıyorsunuz.Sözcükler,cümlelere dönüşüyor.Cümleler,paragraflara.Paragraflar,sayfalara.Okunması zor,idrak edilmesi zor,uzun cümleleri anlamaya çalışmak zor,yoğun betimlemelerle dolu satırları okumak zordur biliyorum.Lakin...

◇ Saf bir aşkla donatılmış bu roman güçlü bir etki bırakıyor.Aşkı sorgulatıyor.Size 1800'lü dönemlerden pek çok esinti sunuyor.Kendinizi soylu bir ailenin bir dostu olarak vadide buluyorsunuz.Bir şatodasınız.Karakterlerle gülüp ağlıyorsunuz.İçinizi bunaltan gereksiz detaylar olsa da Vadideki Zambak,aşk duygusunun mükemmel etkisini bir kez daha vurguluyor.(Tabi Felix'in "Sana Tanrı'dan daha fazla tapıyorum." cümlesi yanlış.Bir kadına çok aşık olabilirsin ama bu cümle kurulamaz bence,abartı olmuş.)

◇ 19.yüzyıla yolculuk etmek ve kendinizi gösterişli şatonun vadisinde bulmak istiyorsanız,öfke,neşe,burukluk,heyecan gibi pek çok duyguyu duyumsamak istiyorsanız...En önemlisi aşkın anlamını bir kez daha sorgulamak istiyorsanız bu eseri tercih edebilirsiniz.Kirlenmiş aşklar olan medya,magazin ve gösteriş aşklarından uzaklaşıp 1800'lü yıllardaki sıcak ve çalkantılı bir aşk hikayesinin ortasında bulmak isteyenler için bu yapıt güzel bir seçim olacaktır.Herkese keyifli okumalar ve bol huzurlu günler.

KISA BİR DEĞERLENDİRME

~Konu ve kurgunun güzelliği :
Konu aslında yaratıcı sayılmaz.Pek çok insanın aklına gelebilecek bir konu.Ama Balzac,kendine özgü diliyle kitaba yön veriyor.İşleyiş yavaş olsa da kitap kendini merak ettiriyor.

~Akıcılık ve sürükleyicilik :
Henriette ve Felix'in arasında neler yaşanacağını merak ettiğim için hızlı okumaya çalıştım ama neticesinde çok betimleme ve anlamı güçlendirmek için kullanılan kelimeler okumayı yavaşlattı.Yıldırım hızıyla okunmasa da,aşırı sıkıcı bir kitap değil.Ağır ilerlediği de bir gerçek tabi.

~Karakterler :
Henriette'in zarafetini çok sevdim,naifliğini ve kişiliğini de öyle.Çocukları uğruna sevmediği bir adamın çilesini çekmeyi göze almış bir karakter.Felix'i de çok sevdim ama Henriette'e ettiği ihanet kabul edilemezdi.Leydi Dudley'den ilik ilik nefret ettim.Ama genel olarak sevilesi karakterler vardı.Ve Aşk ve Gurur'da olduğu gibi karakter kalabalığı yoktu.

~Çeviri :
Çevirmen Meriç Selvi,kitabı günümüz diline uygun olarak çevirmiş.Bilmediğim bir kelimeye neredeyse rastlamadım.Çeviri yeterince anlaşılır.Bence çok güzel bir çeviriydi,kitabın özünü de bozmamış.Selvi'ye kocaman bir alkış!

~Baskı :
Martı Yayınları'nın baskılarına bayıldığım gibi bu kitabın baskısı da çok özenliydi.Üstelik böyle bir baskıyı dört liraya almak da ayrı bir mutluluk oldu benim için.Tam metin olması da çok güzel.Sadece gözüme bazı yazım yanlışları çarptı.

~Kapak tasarımı :
Kapak görseli olsun,süslemeleri olsun çok güzel.Kapaktaki kadın tam zihnimdeki Henriette'i yansıtmış.Kırmızı renk,kitaba çok yakışmış.Ben kapağı çok sevdim.

~Orijinal İsim :
Kitabın Fransızca adı Le Lys Dans la Valleé.İngilizce adı da The Lily of The Valley.Her iki isim de Vadideki Zambak'ı karşılıyor.Yani isim de orijinaline uygun.

~Son :
Sonunu Henriette'in yazdığı ve Natalie'nin yazdığı mektuplar dışında pek beğenmedim.Kitaba yaraşan son kesinlikle böyle değildi.
:((

~Genel Düşüncem : Bayılarak olmasa da severek okuduğum bir roman oldu.

Aysel 
28 Tem 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bugün daha az acı çekiyorum, demek ki sizi daha az seviyorum."

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 223 - Norm Kitap)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 223 - Norm Kitap)

İnce tavırlar, güzel davranışlar yürekten gelir.

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 107 - antik batı klasikleri)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 107 - antik batı klasikleri)
Sergen Özen 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Bugünkü toplum, insana yararlı olmaktan çok onu kullanmıyor mu?

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 137 - Akvaryum Yayınevi)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 137 - Akvaryum Yayınevi)
Sadettin TANIK 
31 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

'' Birçok mutsuz kişi için yarın anlamsız bir sözcüktür. ''

Vadideki Zambak, Honore De BalzacVadideki Zambak, Honore De Balzac

Hayatta yalnız olan insanların bu dünyadan kopuk olduklarını düşünmeyin. Çok acı çeken insan, çok yaşamış demektir.

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 101)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 101)
Sergen Özen 
29 Eki 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Kadınlara saygılı davranmak, toplumsal farklılıklara belli etmeden uymak büyük bir inceliktir.

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Akvaryum Yayınevi)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Akvaryum Yayınevi)
138 /