Vadideki Zambak

7,9/10  (498 Oy) · 
2.501 okunma  · 
384 beğeni  · 
13.675 gösterim
O, Vadinin Zambağıydı; çiçeklerini cennet için açan, vadiyi erdemlerinin kokusuyla dolduran. Balzac'ın 1836 yılında yayımlanan, üzerinde en çok çalıştığı ve "en kusursuz romanım" dediği Vadideki Zambak romantizm ile realizmin kavşağında yaratılmış; tutkunun ateşten çekiciyle dövülmüş büyük bir yapıttır. Romanda, kocasıyla mutlu olmayan ama buna karşın ona ve anneliğine ihanet etmeyi asla düşünmeyen bir kadının, duyguları ile değerleri arasındaki savaşına şahit oluruz. Balzac'ın da dediği gibi, "Madam de Mortsauf ile tutku arasında, Indre bölgesinin bir vadisinde patlak veren ve kimsenin bilmediği savaş, belki de bilinen en ünlü savaşlar kadar büyüktür."
  • Baskı Tarihi:
    2016
  • Sayfa Sayısı:
    328
  • ISBN:
    9786053328582
  • Orijinal Adı:
    Le Lys Dans la Vallée
  • Çeviri:
    Volkan Yalçıntoklu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Münzevi Okur 
24 Şub 2016 · Kitabı okudu · 15 günde

Yine okuyup etkisinde kaldığım güzel klasiklerden birisi.Kitabımıza aile sevgisini göremeyip, mutluluktan bihaber olan karakterimiz Felix'in Natalie de Manerville'e yazdığı mektupla başlıyor. Kendi hayatını, hayatındaki zorlukları
ve evli olan Henriette'ye duyduğu o imkansız aşkı konu ediniyor.
Aslında Henriette de evliliğinden memnun değildir. İkisi de birbirini sevmektedir. Araya birde Leydi Dudley geldikten sonra romanın seyri değişmekte. Kitabın sonunda da yine Natalie'den gelen bir mektupla son buluyor. Yalnız Natalie yazdığı cevap da haklıda olsa bana göre biraz ağır gibi geldi. Aslında yazacak çok şey var ama ne kadar çok yazarsam o kadar spoiler vermiş olacağım. Okumanızı tavsiye edebileceğim kitaplardan. Şimdiden
okuyacaklara keyifli okumalar dilerim...

Celal Aslan 
22 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aşk bedende değil ruhta yaşanmali ve aşk, geçici değil sonsuz olmali tüm benliğiyle. Ve de çokça ve de çocukça olmalı tüm saflığıyla....
Iste Balzac tamda boyle anlatıyor, asla birlikte yaşayamacakları iki sevgilinin hikayesini. Sürükleyici, bir solukta okumak isteyeceğiniz güzel bir yapıt olmuş..:)

Kitap yalnızca 
30 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben de bir sıkıntı var galiba okurken bu kadar mi sıkılır insan bir kitabı, dünya klasiği olmuş bu günlere kadar okuyucular severek okumus ama ben bir aydır iteleyerek okuyorum sonunda bugün bitirdim. Basladigimdan beri kaç kitap bitirdim ama bu kitap yok bitmedi.Betimlemeler içinde boğuldum koptum resmen icerikten, sonlara doğru diyaloglar arttı da akicilasti biraz.
Kitabin istediği sonsuz ve imkansiz ask ikilisini çok guzel yansitmis Balzac. Insanlarin icindeki gelgitleri, duygusal devinimlerini sonuna kadar hissettim okumalisiniz benden daha cok zevk alicaginiza eminim:(

sezen 
31 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Balzac'la tanışmam bu kitapla birlikte oldu. Masum bir aşk hikayesi. Masum ve imkansız. Çaresiz ve hasret dolu... Ben kitabı okurken pek çok satırın altını çizdim. Felix'in ailesi tarafından dışlanması, Natalie'ye karşı duyduğu tutku, Natalie'nin anaç ruhunun Felix'i sarması, birlikte ettikleri sohbetler... Kitap sarsıyor. Tasvirler kimilerine sıkıcı gelebilir ama ben hiç bir satırının boşa yazılmış olduğunu düşünmüyorum. İnce ruhlu insanların anlayabileceği, diğerlerininse ahlak bekçiliğine soyunacağı bir kitap.

ertugrul aslan 
10 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

hayır ben kımseyı sevmedim yalnizca col ortasinda susadim

gonlum kartaldan daha yukseklere ucacak cunku beni orda hic aldatmayacak bir sevgi var

Deniz 
16 Mar 20:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Okurken kendimi sürekli Felix'in yerinde olsaydım ne yapardım sorusuyla buluşturdum. Ruhsal aşk ve tensel aşk... Siz olsaydınız hangi yollarla başvururdunuz,kişisine göre değişir tabi. Bir tarafta umutsuz bir aşk, diğer tarafta şehvetli bir tutku ...

Yasin YALÇIN 
 08 Şub 19:55 · Kitabı okudu · 8 günde · 6/10 puan

Önceki devirleri anlamak için klasikleri okumanın gerekli olduğunu söylerler. Bu kitapları bu kadar yücelten okurlar, klasiklerin her devrin eseri olacağını da eklerler. Vadideki Zambak yazıldığı devri tarihi olaylardan soyutlayarak çok iyi yansıtmakla birlikte bu devrin eseri değil. Benim düşünceme göre bugün hiçbir erkek Felix gibi sevemez. Henriette'nin ona ısrarla kardeş, dost gözüyle baktığını bilirken yine de taparcasına onu sevemez, durum bu kadar vahim, bu kadar umutsuzken başka kadınlara gönlünü kapatamaz. İşte bu yüzden Felix karakterini bir türlü bugünün, kendi dünyamın içine alamadım. Çok uzaklarda kalmış, bugüne göre haddinden fazla soylu, sahte bir karakter gibi geldi bana. Çocukları için yaşayan ve aşklarını içlerine gömen Henriette'ler ise sanırım hala yaşamakta.

Bu kitabı ilk olarak ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum ama gittiğim her kütüphanenin baş köşesine yerleşmiş kitaplardan biriydi. Açıkçası sadece merak ettiğim için okudum ve yeterince zevk almadım. Herkesin okumayacağı, okuyamayacağı ve okumak istemeyeceği kadar ağır bir kitap bu. Kitabı okurken bir betimlemeler okyanusunun içinde yüzüyorsunuz ve bu betimlemeler bulunulan ortamı tarif etmekten ziyade soyut nesneleri ve duyguları dışa vuruyor. Bu da haklı olarak okuyucuyu sıkıyor. Maalesef MEB'in 100 temel eseri arasına girmiş ve okulda okutulmaya başlanan ilk kitaplardan biri. Bizzat şahit olduğum için söylüyorum, okumaya bu kitapla başlayan bazı kişilerin kitap okuma macerası başlamadan bitiyor.

Kitapta dikkatimi çeken birkaç nokta oldu. İlki, ısrarla üzerinde durulan bir konu: sevgiliye hangi isimle hitap edileceği meselesi. Bayan de Mortsauf, Felix'e değer vermeye başladığında kendisine teyzesinin seslendiği isimle, Henriette diye hitap etmesini ister. Aynı durum Romeo ve Juliet'te de karşımıza çıkıyor. Sevgiliye özel tek bir ad olmasını istediklerinden kaynaklanıyor olsa gerek. Bahsetmek istediğim ikinci nokta ise şu: Roman Fransız Devrimi'nden sonraki zamanda geçiyor. Napoleon'un tahta bir inip bir çıktığı zamanlar. Elde anlatacak bu kadar zengin bir olaylar dizisi varken Balzac'ın sadece Felix'in Henriette'e duyduğu aşkı anlatması yazarın, kişinin aşık olduğunda bütün dünyayı görmediğini anlatmaya çalışmasından ileri geliyor. Zaten bu durum romanda da Felix tarafından sıklıkla belirtiliyor.

Kitapta karakter sayısı bir romana göre oldukça az ve olaylar çok durağan. Bu da zaten akıcı olmayan romanın okunmasını daha da zorlaştırıyor. Balzac bu kitapta çok saygıdeğer, bir ömre bedel bir aşkı anlatıyor ve ne olursa olsun karakterlerinin soyluluğunu korumayı başarıyor. Ne mutlu Henriette gibi sevilebilenlere!

Unutmadan söyleyeyim. Kitabı Oda Yayınları'ndan okudum. Bu yayın evinden okuduğum ikinci kitap ve şu kanıya vardım: Bu yayın evinden bir kitabı sakın almayın ve gördüğünüz yerde koşarak uzaklaşın. Çevirme ve basım o kadar özensiz ki kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Kitapta üzüm üzüm üzülmek, çan sıkıntısı gibi ifadeler bulunuyordu. Ne demek istediğimi anladınız sanırım.

Kitaba karşı biraz acımasız bir eleştiri olduğunun farkındayım ama Vadideki Zambak bu basit sözlerden etkilenmeyecek kadar büyük bir eser. Keyifli okumalar...

"Şu ana kadar okuduğum kitaplar içerisinde en duygu yüklü kitap(tı)." Yazdığım bu cümle Vadideki Zambak'ı okurken ya da okuduktan sonra bana "Nasıldı, nasıl?" diye sorulan sorulara verdiğim cevap ve belki bir sonrakini bulana kadar da Vadideki Zambak'ı tanımlamak için kuracağım cümle olacak. Hem kalınlığından hem de neredeyse her sene başka bir öğretmen tarafından ödev listelerine konuyor olmasından dolayı çekindiğim bu kitabı okurken hiç sıkılmadım. Yapılan betimlemelerden ve bazen Fransa hakkında yazdığı ya da bu ülkenin kadınları hakkında yazdığı uzunca yazılardan dolayı beğenilmeyen bir kitap olmasına da üzülmedim değil. Bazen uzatıldığını hissettiğim kısımlar vardı ama hiç bir yerde "Ne zaman bitecek?" sorusunu sormadım kendime. Sabır isteyen bir kitap, Vadideki Zambak.

Beni bu kadar coşkulandıran bu kitabın kendisi de çok yoğun. Felix isimli bir gencin kendisinden büyük ve başkası ile evli olan bir kadına olan aşkını mektup şeklinde anlatıyor. Bu aşkı okurken sonunda ne olduğuna, neden mektup şekilde anlatıldığına Natalie'nin kim olduğuna dair sorular kafanızda devamlı dönmese de kitabı okumaya karşı olan isteğinizi artırıyor ama asıl bu isteği, kitabın cümleleri, yazarın kullandığı tamlamalar artırıyor. İnsanı kitabın sonunda çarpan şey ise mektubun muhatabı. Bundan olacak ki kitabın son sayfalarında yazan şu cümle bana çok şey hissettirdi: "Biliyor musunuz en çok kime acıdım? Seveceğiniz dördüncü kadına. Çünkü o, ister istemez üç kişiyle mücadele etmek zorunda kalacak."

Kitaptan bu kadar etkilenmemin nedeni sanırım ilk kez gerçek bir aşkı okumuş olmamdı. Felix'in Madam Mortsauf'a yazdığı mektupta ona karşı hissettiklerini okuduğumda ne hissedeceğimi ve o cümlelerle ne yapacağımı bilemedim. Bir erkek bir kadını ancak bu kadar güzel sevebilir ya da bir aşk, ancak bu kadar güzel ifade edilebilir herhalde. "Sizin karşınızda baştan ayağa duygu kesiliyorum." Müthiş...

Çok kişisel bir yorum olduğunun farkındayım ama klasikler hakkında hissettiklerimden başka bir söyleyecek durumda değilim. Özellikle klasiklerden kaçtıklarını bildiğim yaşıtlarıma tavsiyemdir. Sabırla okuyun.

Öz 
09 Nis 19:44 · Kitabı okudu · 7 günde · 9/10 puan

Okuduğumuz her yapıt mutlaka betimlemelerden beslenir,olmazsa olmazdır en basit kitap için bile olsa yahut o kitap hangi alanda olursa olsun.Bir yazarın vazgeçilmezidir bir anlatıda.Ancak bu kitabı inanılmaz bir hayal gücü örneği ve "betimlemenin divası" olarak nitelendiriyorum.Daha önce bu kadar sıra dışı etkileyicilikte ve bu kadar uzun cümlelerden oluşan tasvirlerin yer aldığı bir yapıt okumamıştım.Zaman zaman yorucu olsa da 'kim bilir daha neleri nasıl bir hayal gücüyle tavsir etmiştir' merakıyla okumaya devam ediyorsunuz.Pek çok yerde 'hadi canım' deyip o kısmı tekrar okuma hevesi içine giriyorsunuz.Bu kadarı olmaz dedirtiyor insana.. Kitabın konusu hayranlık uyandırmaktan çıkıyor,betimlemelerin çarpıcılığında kaybolup gidiyorsunuz..Yazar adeta,bir taşı alıp yontarak,takdir edilesi bir çabayla işleyerek o taşı size altın tepside pahalı bir mücevher olarak sunma kabiliyeti sergilemiş tasvirlerinde.Yoktan var etme sanatı icra etmiş.Gözünüzde canlandıracağınız en sıradan görüntüyü inanılmaz bir ihtişamla en narin hislerle betimleyerek büyülenmenizin kaçınılmaz olduğunu satır satır ruhunuza nakşetme amacı gütmüş adeta.Edebiyatta süslü ifadelere,imgelemlere,metaforlara,derinlikli ve çarpıcı betimlemelere ilgisi olanlar bu eseri aradıkları her şeyi bulabilecekleri tek rehber olarak olarak görebilir diye düşünüyorum..Ruhunuzu,düş dünyanızı ve kelime hazinenizi dahi çokça zenginleştiren inanılmaz güçlü bir yapıt..Sanırım türünün tek örneği..

Balzac' ın çok güvendiği bir kitabı olmasına rağmen o öldükten sonra çok okunan kitaplar arasına girmiştir. Kitap çocukluğunda büyük travmalar geçiren Felix ile ondan yaşça büyük ve evli Henriette ile arasındaki imkansız aşk etrafında gelişen olaylardan oluşuyor. Kitabın içindeki her karaktere çok dengeli bir biçimde yer verilmiş. Kitabı okurken Balzac' ın çok küçük ayrıntılara bile büyük yer verdiğini görüyorsunuz. Olayların geliştiği her mekan uzun betimlemeler ile anlatılmış. Klasik okumak isteyenlere, seçenekleri arasında Vadideki Zambak kitabına yer vermelerini tavsiye ediyorum.

Kitaptan 446 Alıntı

İnce tavırlar, güzel davranışlar yürekten gelir.

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 107 - antik batı klasikleri)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 107 - antik batı klasikleri)
Aysel 
28 Tem 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bugün daha az acı çekiyorum, demek ki sizi daha az seviyorum."

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 223 - Norm Kitap)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 223 - Norm Kitap)
Sadettin TANIK 
31 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

'' Birçok mutsuz kişi için yarın anlamsız bir sözcüktür. ''

Vadideki Zambak, Honore De BalzacVadideki Zambak, Honore De Balzac
Sergen Özen 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bugünkü toplum, insana yararlı olmaktan çok onu kullanmıyor mu?

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 137 - Akvaryum Yayınevi)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 137 - Akvaryum Yayınevi)

Hayatta yalnız olan insanların bu dünyadan kopuk olduklarını düşünmeyin. Çok acı çeken insan, çok yaşamış demektir.

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 101)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Sayfa 101)
Sergen Özen 
29 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kadınlara saygılı davranmak, toplumsal farklılıklara belli etmeden uymak büyük bir inceliktir.

Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Akvaryum Yayınevi)Vadideki Zambak, Honore De Balzac (Akvaryum Yayınevi)
45 /